Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
1. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/7646
2021/7304
21 Nisan 2021
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kasten yaralama
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dairemizin 16.05.2016 tarih ve 2019/2443 Esas 2019/10690 Karar sayılı onama ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 12.03.2021 tarih KD 2021/24033 sayılı itiraznamesi ile;
Başka suçtan farklı yargı çevresindeki cezaevinde hükümlü olduğu anlaşılan sanığın vareste talebi bulunmaması karşısında, hükmün açıklandığı 26/10/2015 tarihli son oturumda SEGBİS yoluyla duruşmada hazır bulunulması sağlanıp, yüzüne karışı hüküm verilmesi gerektiği gözetilmeden yokluğunda karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 193. ve 196. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlandığı bu nedenle hükmün bozulması talebiyle dosyanın itirazen incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
-
Yerinde görülen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE,
-
Dairemizin 16.05.2016 tarih ve 2019/2443 Esas 2019/10690 Karar sayılı, sanık hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmünün onanmasına dair kararının KALDIRILMASINA,
a) Hüküm tarihinde ... Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunan sanığın sorgusunda duruşmalardan vareste tutulma hakkının hatırlatılmadığı ve vareste tutulma konusunda bir beyanının olmaması karşısında, son duruşmada hazır bulundurulmadan ya da SEGBİS sistemi ile duruşmaya katılımı sağlanmadan mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Ludi/İsviçre, B. No: 12433/86, 15/06/1992 P. 49/50; Artico/İtalya, B. No: 6694/74, 13/5/1980 P. 33; Sejdovic/İtalya, B. No: 56581/00, 1/3/2006 P. 81) kararlarında belirtildiği üzere savunma hakkı kısıtlanarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “ Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti
Anayasası'nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nin 193 ve 196. maddesine muhalefet edilmesi,
b) Sanığın yargılama konusu eyleminin, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında yer alan “Basit Kasten Yaralama” suçuna ilişkin olduğu, bahse konu eylem yönünden öngörülen ceza miktarının “dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası”na ilişkin olduğu anlaşılmakla; 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesine göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesinde yer alan geçici 5/1 d. maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin, 19/08/2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan
25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “...basit yargılama usulü...” yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, CMK’de yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olsa da, iptal kararının sonuçları itibariyle Maddi Ceza Hukukuna ilişkin olduğu, zira CMK’nin 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesinin (Scoppola v İtalya (No: 3 – GC), No: 126/05, 22 Mayıs 2012) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Kanunsuz ceza olmaz” başlıklı 7. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nin 7. ve 5271 sayılı CMK’nin 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerden 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.04.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:38:41