SoorglaÜcretsiz Dene

Trabzon BAM 4. HD 2022/1246 E. 2023/644 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1246

Karar No

2023/644

Karar Tarihi

3 Nisan 2023

T.C.

TRABZON BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

4. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/1246

KARAR NO : 2023/644

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN :

ÜYE :

ÜYE :

KATİP :

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : TRABZON ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 23/03/2022

NUMARASI : 2020/555 - 2022/267 E.K.

DAVACI :

VEKİLİ : Av.

DAVALI : 1 -

VEKİLİ : Av.

: 2 -

VEKİLİ : Av.

: 3 -

VEKİLİ : Av.

DAVANIN KONUSU : Tazminat

KARAR TARİHİ : 03/04/2023

KARAR YAZIM TARİHİ : 03/04/2023

Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

DAVA :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23/06/2016 tarihinde Samsun ili Atakum ilçesi Sarı Işık mevkiinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında davalılardan .........Şti'nin işleteni olduğu, davalılardan ........... Şirketine 290087114 nolu Artan Mali Sorumluluk Kasko Poliçesi ile sigortalı bulunan davalılardan ...........A.Ş adı altında ticari faaliyet yürüten Sürücü ........... sevk ve idaresindeki ..........plakalı aracıyla Kavak istikametinden Samsun istikametine seyri sırasında aracın direksiyon hakimiyetini kaybedip tek taraflı maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, araç içeresinde yolcu olarak seyahat eden müvekkilinin sürekli sakat kalacak şekilde yaralandığını, kazanın oluşumunda ........ plakalı araç sürücüsü ......'un 2918 sayılı KTK'nın sürücü kusurlarından 56/1 (şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymama) kuralını ihlal ettiğini, kazadan sonra müvekkilinin sürekli sakat hale geldiğini, kaza yapan ..........plaka sayılı aracın, davalılardan ........... Şirketine Artan Mali Sorumluluk Kasko Poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçenin manevi tazminat klozunun 250.000 TL'ye kadar manevi tazminatın ödenmesi sigortacının sorumluluğunda ve güvence altına alındığını, müvekkilinin 08/08/1991 doğumlu, kaza tarihinde 25 yaşında Sivas ili Koyulhisar ilçesinde Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığını, gerek hastanede gerekse tedavisi sırasında büyük acılar çektiğini, büyük oranda zararı meydana geldiğini, sürekli olarak sakat kaldığını, ruhsal ve fiziksel sağlığını büyük ölçüde yitirdiğini belirterek kaza sonucu sürekli sakat kalması nedeniyle meydana gelen manevi acı ve üzüntüsünün karşılanması için 250.000 TL manevi tazminatın davalılardan ............. yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği 18.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile diğer davalılar .......... Ltd.Şti ve ........... A.Ş yönünden kaza tarihi olan 23.06.2016 tarihinden itibaren avans faizi işletilmek suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini dava ve talep ettikleri görülmüştür.

CEVAP :

Davalı .......... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkeme Trabzon mahkemesi değil, kazanın meydana geldiği yer olan Samsun mahkemeleri olduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber, işbu davaya konu edilen manevi tazminat talebi zamanaşımına uğradığını, uyuşmazlık bakımından müvekkili şirketin taraf sıfatı bulunmadığını, kazaya karışan araç bakımından müvekkili şirketin işleten sıfatı bulunmadığını, müvekkili şirketin kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, ceza mahkemesindeki dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının davaya konu kaza nedeni ile sigorta şirketlerinden veya sosyal güvenlik kurumlarından ödeme almış olması ihtimali bulunduğunu, kabul anlamına gelmemekle işbu dava sonunda davacı lehine karar verilmesi olasılığında, davacının aldığı ödemelerin hesaplanacak olan tazminattan düşürülerek sonuca gidilmesi gerektiğini, davacının, maluliyete ve meslekte kazanma gücüne ilişkin beyan ve iddialarını kabul etmediklerini belirterek öncelikle davanın usulden, aksi durumda esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı .............Şti. Vekili cevap dilekçesinde özetle; mevcut dava davacı ile davalı ........... arasında yapılan taşıma sözleşmesinden kaynaklandığını, somut olayda dava konusu uyuşmazlığın tüketici işlemi niteliğinde olduğunu, dava Tüketici Mahkemesinin görev alanına girdiğini, dava konusu olay 23.06.2016 tarihinde meydana geldiğini, davacının manevi tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin kazaya karışan ........ plakalı aracı uzun süreli araç kiralama sözleşmesi ile diğer davalı ........A.Ş.'ye kiraya verdiğini, Karayolları Trafik Kanunu 3. ve 85. maddeleri uyarınca aracın işleteni kiracı olduğundan davanın Metro Turizm'e yönlendirilmesi gerektiğini, müvekkili şirket açısından davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, Aracın işletmesi 2013 tarihinde yapılan araç kiralama sözleşmesi ile ........A.Ş'ye devredildiğini, davacının kaza yapan araçta yolcu konumunda olduğunu, otobüs biletini de davalı .........den satın aldığını, müvekkili şirkete atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, manevi tazminat talebinin kabul edilemeyeceğini, zira zararın meydana gelmesinde emniyet kemeri takılı olmayan davacının asli kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ......... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; ......... plakalı aracın sigortalı şirket tarafından tanzim edilen 01.07.2015/2016 vadeli 290087114 poliçe no’lu Artan Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin sorumluluğu sigorta poliçesindeki limitler ve sigortalıların kusuru ile sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte yerleşik Yargıtay içtihatları gereği manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılmamasının esas olduğunu, manevi tazminata hükmedilirken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi, eylemin niteliği, zarar görenin ve zarar verenin kişilikleri gibi özellikler göz önünde tutulması gerektiğini, davacı tarafından işbu dava açılmadan önce müvekkilime herhangi bir başvuru yapılmadığını belirterek fahiş talep nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; "Bilindiği üzere 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 90'ıncı maddesinde Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanacağı düzenlenmiştir(2918 s KTK 90).

Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebileceği Türk Borçlar Kanunun manevi tazminat başlığı taşıyan 56/2 hükmünde düzenlenmiştir.

Hakim, manevi tazminat miktarını özel durumları göz önünde tutarak adalete uygun olarak belirler. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.

Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.

Somut olayda, tüm dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının sürekli sakat kalacak şekilde yaralandığını ve %8 oranında malul kaldığı, davacının hayat boyu bu durumun acı ve etkisinde kalacağı, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, olayın ağırlığı dikkate alınarak" gerekçesiyle Açılmış bulunan davanın kısmen kabulü ile, 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemece avans faizi yerine yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, hükmedilen tazminat miktarının müvekkilinin mağduriyetini giderecek boyutta ve miktarda olmadığını, hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretlerinin hatalı olduğunu, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile mahkemece verilmiş olan kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

Davalı .............. A.Ş. Vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirketin husumet itirazının değerlendirilmediğini, kazada kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, hükmedilen manevi tazminat miktarı haksız ve fahiş olduğunu, yerel mahkemece eksik inceleme yapıldığını, kusur oranlarının belirlenmesi amacıyla bilirkişi raporu alınmadan hüküm tesis edilmesi hukuka aykırı olduğunu, davacının maluliyet oranının tespiti amacıyla rapor alınmadığını, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile mahkemece verilmiş olan kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

Davalı ........Ltd.Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, görevsizlik itirazlarının bulunduğunu, davanın husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, aracı uzun süreli kiralayan araç malikinin zarardan sorumlu tutulamayacağını, davaya konu olayda müvekkili şirkete atfedilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde karar verildiğini, hükmedilen tazminatın fahiş olduğunu faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, tazminat sorumluluğu sigorta poliçesi kapsamında sigorta şirketi nezdinde doğmuş olup müvekkili şirket açısından hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile mahkemece verilmiş olan kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

Davalı......Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, görev itirazlarının bulunduğunu, kusur raporu alınmaksızın sigortalı araç sürücüsünün %100 kabul edilerek hüküm kurulduğunu, Hükümde sigortalı araç sürücüsüne afaki olarak %100 kusur atfedilmesi dayanaksız ve isabetsiz olduğunu, bu nedenle Adli Tıp Kurumu'ndan kusura ilişkin rapor alınarak, yeni rapor üzerinden tazminat hesabı yapılmasını istediklerini, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile mahkemece verilmiş olan kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :

Dava, trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlara, yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; davacının araç içerisinde yolcu konumunda bulunması nedeniyle kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmaması, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve yaralanmanın davacı üzerindeki kalıcı etkisi göz önüne alınarak hakkaniyete uygun bir tazmi,nata hükmedildiğinin anlaşılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verildiğinin anlaşılması karşısında reddedilen kısım yönünden davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesinde isabetsizlik olmamasına, yine davalı araç sahibinin ve işletenin oluşan zarardan TBK madde 62 ve taraflar arasındaki kiralama sözleşmesi gereği müteselsil sorumlu olduklarının anlaşılmasına göre; davalı ve davacı vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.

Davalı ......... Aş. tarafından sigortalanan aracın (yolcu otobüsü) kullanım amacının ticari olması sebebiyle mahkemece ticari faize hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi isabetli olmamıştır.(Yargıtay 17.HD 2018/1228 E, 2019/12416 K). Öte yandan dava dilekçesinde tüm davalılar için kaza tarihinden itibaren ticari faiz talep edilmiş ise de; sigorta şirketi dışındaki davalıların sorumluluğu haksız fiil hükümlerine göre olup, bu davalılar yönünden haksız fiil yani kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak davalı sigorta şirketi yönünden yapılan değerlendirmede ise; temerrüt kaza tarihinden değil de sigorta şirketine yapılan başvuru üzerinden 8 iş günü sonrasında oluşacak olup, somut uyuşmazlıkta sigorta şirketine başvurunun davanın açılmasından sonraki bir tarih olduğunun sunulan 11/02/2021 tarihli başvuru dilekçesinden anlaşılmış olup sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi isabetli olmadığından davalı .......... Aş. Vekilinin ve davacı vekilinin açıklanan hususlardaki istinaf talepleri yerinde görülmüştür.

Tüm bu nedenlerle taraf vekillerinin istinaf başvurularının; davalılar ........ Ltd. Şti. vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nun 353/(1)-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davalı ......... Aş. vekilinin davacı taraf yönünden istinaf başvurusunun kabulü ile yapılan yanlışlığın yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşıldığından mahkemesince verilen kararın HMK'nun 353/(1)-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, kaldırılan karar yerine geçmek üzere yeniden esasa ilişkin hüküm tesisine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davalılar ........ ve ........... Şti. vekillerinin istinaf yasa yolu başvurularının HMK'nun 353/(1). b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

a- Alınması gerekli 3.415,50 TL harçtan istinaf başvurusu sırasında alınan toplam 1.707,88 TL harcın mahsubu ile 1.707,62 TL bakiye harcın davalılar ..........ve ............ Şti.'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

b-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalılar üzerinde BIRAKILMASINA,

  1. Davalı .......... Aş. vekilinin ve Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/03/2022 tarih ve 2020/555 Esas, 2022/267 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/(1). b. 2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

3-KALDIRILAN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;

"a-Davanın KISMEN KABULÜ 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ........... Aş ve ........ Ltd. Şti. yönünden olay tarihi olan 23/06/2016 tarihinden, davalı .......... Şirketi yönünden ise dava tarihi olan 26/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte DAVALILARDAN MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, fazlaya dair istemin REDDİNE,

b-Davacı kendisini vekil ile temsil ettiğinden; Manevi tazminat yönünden yürürlükte bulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 7.300,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak DAVACILARA ÖDENMESİNE,

c-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettiğinden; manevi tazminat yönünden yürürlükte bulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/2 maddesi gereğince hesap edilen 7.300,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALILARA ÖDENMESİNE,

d-Davacının yapmış olduğu yargılama gideri olan toplam 163,20 TL'nin davanın kabul ve ret oranları dikkate alınarak takdiren 32,64‬ TL'nin davalılardan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

e-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.320,00 TL arabulucuk ücretinin davanın kabul ve ret oranları dikkate alınarak 264,00 TL'nin davalılardan, 1.056,00‬ TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR YAZILMASINA,

f-Davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde İADESİNE," şeklinde YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,

  1. Davacı ve davalı ....... Aş. vekili tarafından istinaf başvurusu sırasında yatırılan harcın talep halinde YATIRANA İADESİNE,

  2. İstinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle davacı ve davalı ......... A.Ş. tarafından yargılama giderleri olarak yapılan, istinaf kanun yoluna başvuru harcı, posta masrafı olmak üzere (davalı ..A.Ş. Yönünden 275,00 TL, davacı yönünden 266,20 TL) olmak üzere toplam 541,20 TL'nin davalılar ......... Aş ve ........... Ltd. Şti alınarak dan alınarak davacı ve davalı ........ A.Ş.ye VERİLMESİNE,

  3. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından bu aşama için taraflar yararına vekalet ücreti taktirine YER OLMADIĞINA,

  4. Kararın tebliğ, kesinleştirme, harç ve gider/delil avansı iadesine ilişkin işlemlerinin mahkemesince yerine GETİRİLMESİNE,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nun 362-(1)/a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 03/04/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye- Katip-

E-imzalı E-imzalı E-imzalı E-imzalı

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıngelirtesisinehazineyeyenidenTazminatdavacıyadavacılarakonusuödenmesinetahsilibırakılmasınareddinedeğerlendirilmesigerekçeyazılmasınavekiliverilmesineiadesine"davalılaramüteselsilenkısmendavalılardandelillerinkabulükaydınahüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:11:28

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim