Sayıştay 8. Dairesi 51855 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler İş Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

51855

Karar Tarihi

26 Nisan 2023

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2020

  • Daire: 8

  • Dosya No: 51855

  • Tutanak No: 54900

  • Tutanak Tarihi: 26.04.2023

  • Konu: İş Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Konu: Kıdem Tazminatı ödenmemesi nedeniyle Belediye aleyhine açılan davada, icra inkar tazminatı, yargılama gideri, vekalet ücreti ve faiz gideri ödenmesi ve bu ödemelerin sorumlularına rücu edilmemesi.

61 sayılı ilamın 1 inci maddesi ile, Fen İşleri Müdürlüğünde işçi olarak çalışan ...’ın emeklilik nedeniyle iş akdinin feshedilmesi sonucu hak ettiği kıdem tazminatının kendisine ödenmemesi nedeniyle Belediye aleyhine açılan davada, icra inkar tazminatı, yargılama gideri, vekalet ücreti ve faiz gideri ödenmesi ve bu ödemelerin sorumlularına rücu edilmemesi sonucu oluşan ... TL kamu zararının tamamının, Harcama Yetkilisi (Fen İşleri Md. V.) ...’a tek başına, ödettirilmesine karar verilmiştir.

Harcama Yetkilisi (Fen İşleri Md. V.) ...’ın temyiz dilekçesinde özetle;

“Fazla ödenen para ile sorumluluğu bulunmadığı, burada fazla yapılan ödemeye engel teşkil eden olayın işçi ...’ın Belediyeyi icra vermesi ve de Belediye vekili tarafından bu borca itiraz edilmesi sonucu mahkeme tarafından verilen haksız borca itiraz sebebi ile icra inkar tazminatı, ilam vekalet ücreti ve faiz olduğu,

İlamda her ne kadar ödeme emrinin Belediye avukatından önce idareye tebliğ edilmiş olduğu, Avukat ...’nun 5018 sayılı Kanun’a göre harcama sürecinden sorumlu olmadığı ve idare kararından bağımsız hareket etmediğinden dolayı sorumlu olmadığından bahsedilmiş ise de bu değerlendirmenin hatalı olduğu, Yapılan ödemenin Mahkeme ilamının kesinleşmesinden dolayı ilam sonucu yapılan bir ödeme olduğu, Burada fazla ödemeden bahsedilen kısım olarak icra inkar tazminatı, ilam vekalet ücreti ve de faiz olduğu, İcra Müdürlüğünden gelen ödeme emrinin önce idareye tebliğ edildiği ve de idare tarafından idarenin vekiline gönderilmesinin, borca itiraz edileceğine karine teşkil etmeyeceği, Burada Vekilin, İdareden talimat alarak idare adına işlem yaptığı, Belediye Vekili olan Avukat ...’nun kimden talimat alarak borca itiraz ettiği ile ilgili dosyaya yazılı bir belge sunmadığı, İdarenin İcradan gelen ödeme emrinin hukuki nitelendirilmesini yapamayacağı, gelen ödeme emrinin ne olduğunu bile bilemeyeceği, Gelen evrakın ne olduğunu bilmek için idarenin avukata evrağı göndermiş olabileceği, Kuvvetle muhtemel bu sebeple gönderildiği, Burada önemli olan hususun İdarenin borca itiraz etmesi için Avukata talimat verip vermediği olduğu, Yukarıda da değinildiği üzere Avukatın bu yönde bir talep ya da talimat sunamadığı, Kaldı ki gerek verdiği savunmada , gerek ise Üst Yönetici ve Gerçekleştirme Görevlisinin vermiş olduğu savunmalarda, Avukata, borca itiraz edilmesi yönünde bir talimat verilmediğinin açıkça belirtildiği, Burada Avukatın kendi başına iş yapmış ve de bu kendi başına vermiş olduğu borca itiraz neticesinde İdarenin, icra inkar tazminatı, ilam vekalet ücreti ve faiz ödemesi yapmış olduğu, Bu sebepler ile şahsın kendi sorumluluğundan bahsedilemeyeceği, ifade edilmiş olup,

61 sayılı ilamın 1 inci maddesi ile verilen tazmin hükmünün kaldırılması talep edilmiştir.

Başsavcılık mütalaasında;

“... ... Belediyesi 2020 yılı hesabının 8'inci Dairede yargılanması sonucunda düzenlenen 01.06.2022 tarih ve 61 nolu ilamın 1'inci maddesinde yer alan tazmin hükmünü temyiz eden ...'ın, ilgi yazı ekinde gönderilen 10.08.2022 tarihli dilekçesi incelendi.

Dilekçede özetle, Fen İşleri Müdürlüğünde çalışan işçi ...'a Belediye bütçesinden kıdem tazminatına ek olarak ödenen icra inkar tazminatı, yargılama gideri ve faiz nedeniyle sorumluluğuna karar verilmiş ise de, fazla ödeme ile ilgili bir sorumluluğunun bulunmadığı ileri sürülmekte ve tazmin hükmünün kaldırılması talep edilmektedir.

Fen İşleri Müdürlüğünde işçi olarak çalışmakta iken emekliye ayrılan ...'ın kıdem tazminatının nakit yetersizliği gerekçe gösterilerek ödenmeyerek, ilgilinin açtığı davaya bağlı olarak Belediye bütçesinden kıdem tazminatına ilave olarak icra inkar tazminatı, yargılama gideri ve faiz adı altında ödemede bulunulması nedeniyle kamu zararına sebep olunmuştur. Mahkeme kararı üzerine anılan ödemeler yapıldıktan sonra konunun 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 12 ve 13 üncü maddeleri kapsamında ele alınıp değerlendirilmesi ve sonucuna göre işlem tesis edilmesi, yani icra inkar tazminatı, yargılama gideri ve faizin oluşumunda kusuru olanlara rücu edilmesi gerekirdi.

Kurumca bu değerlendirme işlemine ilişkin süreç başlatılmadığından, olayın oluştuğu tarihte görev başındaki birim amiri olan Fen İşleri Müdür Vek. ...'ın sorumluluğu bulunmaktadır.

Bu nedenle talebin reddedilerek Daire kararının tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı mütalaa olunmaktadır.” Denilmektedir.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

5018 sayılı Yasanın 71 inci maddesinde:

“Madde 71 – Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.

Kamu zararının belirlenmesinde;

a)İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,

b)Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,

c)Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,

d)İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,

e)İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,

f)(Mülga fıkra: 22/12/2005-5436 S.K./10. mad)

g)Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,

Esas alınır.

(Değişik fıkra: 22/12/2005-5436 S.K./10. mad) Kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararı, zararın oluştuğu tarihten itibaren ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faiziyle birlikte ilgililerden tahsil edilir.” denilmiştir.

Yapılan incelemede, ... Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğünde işçi olarak çalışan ...’ın emeklilik gerekçesiyle, 13/05/2014 tarihli dilekçesi ile işten ayrılma talebinde bulunduğu ve 14/05/2014 tarihinde iş akdinin feshedildiği anlaşılmıştır. T.C. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ... Sosyal Güvenlik Müdürlüğünün ... sayılı ve ‘’Kıdem Tazminatı Hk.” konulu yazısı ile ...’a 15/05/2014 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı (emeklilik) bağlanacağının idareye bildirildiği görülmüştür.

İlgili ödeme emri ve eklerinde yer alan, T.C. ... Asliye Hukuk Mahkemesinin (İş Mahkemesi Sıfatıyla) vermiş olduğu ... tarih ve ... Esas sayılı kararının incelenmesi sonucunda; ...'ın emekliliğe hak kazanmış olması nedeniyle iş akdinin sona erdirildiği, 22/05/2014 tarih ve 38701010/SC-183 sayılı yazı ile Belediye Başkanlığı tarafından olur verilmesine rağmen kıdem tazminatı ödenmediği, bunun üzerine İşçi ... ın, T.C. ... İcra Dairesinde 10/09/2014 tarih ve 2014/625 sayılı ilamsız takiplerde ödeme emri ile cebri icra yoluna başvurmuşsa da idare tarafından 19/09/2014 tarih ve 2014/625E sayılı başvuru ile ödeme emrine itiraz edildiği tespit edilmiştir. Bunu müteakiben, itirazın hükümden düşürülmesi için itirazın iptali davası açılmış, ilişikli ödeme emrine eklenmiş olan ... tarih ve ... Esas sayılı Mahkeme kararından anlaşılacağı üzere davanın idare tarafından kaybedilmesi üzerine temyiz yoluna başvurulması sonucu T.C. Yargıtay ... Dairesinin 15/07/2016 tarih ve 2016/32950 Esas sayılı kararı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.

İlam hükmünde, Emeklilik nedeniyle 1475 sayılı İş Kanununun 14.maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendi gereği kıdem tazminatı hakkını kazanan personele yasal hakkından doğan kıdem tazminatı tutarının verilmemesi sonucu yapılan ilamsız icra takibine Belediye tarafından itiraz edildiği; bunun sonunda açılan davanın kaybedildiği ve borcun inkarı yoluna da gidildiğinden kıdem tazminatına ek olarak icra inkar tazminatı, yargılama gideri ve yasal faizin Belediyece ödenmesine karar verilmiştir.

Yukarıdaki mevzuat hükmüne göre; Mahkeme kararı üzerine anılan ödemeler yapıldıktan sonra konunun 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 12 ve 13’üncü maddeleri kapsamında ele alınıp değerlendirilmesi ve sonucuna göre işlem tesis edilmesi, yani icra inkar tazminatı, yargılama gideri, vekalet ücreti ve faizin oluşumunda kusuru olanlara rücu edilmesi gerekirdi.

Başkan ...’ın, kıdem tazminatının ödenmesine ilişkin imzalı emri bulunması ve müteakip ödeme süreçlerinde ödemenin yapılmamasına ilişkin herhangi bir karan mevcut olmadığından, oluşan kamu zararında sorumluluğu bulunmamaktadır.

Şef ...’in ise gerçekleştirme görevlisi sıfatıyla ödemelerin yapılmasına iştirakinin sadece Mahkeme Kararının yerine getirilmesini temin etmek için olduğu, kamu zararının ortaya çıkmasında herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmıştır.

Kurumca bu değerlendirme işlemine ilişkin süreç başlatılmadığından, oluşan kamu zararında, olayın oluştuğu tarihte görev başında olan birim amiri Harcama Yetkilisi (Fen İşleri Müdür V.) ...’ın sorumluluğu bulunmaktadır.

Bu itibarla, sorumlunun temyiz dilekçesindeki iddialarının reddedilerek, 61 sayılı ilamın 1 inci maddesi ile ... TL’ye verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE; (üye ...’in ilave görüşleri ile, .... Daire Başkanı ..., Üyeler ..., ..., ..., ..., ..., ...’in azınlık görüşlerine karşı), oyçokluğu ile

6085 sayılı Kanunun 26 ncı maddesi hükmü gereğince Başkanın bulunduğu tarafın çoğunluğu sağlamış olması suretiyle,

Karar verildiği 26.04.2023 tarih ve 54900 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

Üye ...’in ilave görüşü

Karara esas yönünden iştirak edilmekle birlikte, sorumluluk yönünden yapılan inceleme neticesinde;

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Harcama Talimatı ve Sorumluluk” başlıklı 32 inci maddesinde; “… Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.” hükmü yer almaktadır. Söz konusu hüküm uyarınca ödemeye ilişkin hususlarda bütçe ilke esaslarına ve ödenek durumuna uygun hareket edilmiş olunması sorumluluğu ortadan kaldırmak için yeterli değildir. Sorumluların mali iş ve işlemlerinde diğer ilgili mevzuat hükümlerine de uygun hareket etmesi gerekmektedir.

5018 sayılı Kanunun “Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33 üncü maddesinde; “Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir” denilmekte ve gerçekleştirme görevlilerinin, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli olan belgelerin hazırlanması görevlerini yürütecekleri hüküm altına alınmıştır. Maddenin devam eden fıkrasında ise gerçekleştirme görevlilerinin bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumlu oldukları belirtilmiştir.

Bu düzenlemeler bağlamında somut olayda sebep olunan kamu zararının tazmininden ilişikli ödeme emirlerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ile birlikte gerçekleştirme görevlisinin de sorumlu tutulması gerekmektedir.

.... Daire Başkanı ..., Üyeler ..., ..., ..., ..., ..., ...’in azınlık görüşü

Emekli olan personele yasaya aykırı biçimde, hak kazandığı kıdem tazminatının ödenmemesi sonucu Belediye aleyhine açılan dava sonucunda Belediyenin ödemekle yükümlü kılındığı, inkar tazminatı, yargılama gideri ve faiz tutarlarının sorumlusuna rücu edilmemesi hususunun kamu zararına yol açtığı değerlendirilmektedir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 12 ve 13 üncü maddelerinde;

“Madde 12 – Devlet memurları, görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmek ve kendilerine teslim edilen Devlet malını korumak ve her an hizmete hazır halde bulundurmak için gerekli tedbirleri almak zorundadırlar.

Devlet memurunun kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucu idare zarara uğratılmışsa, bu zararın ilgili memur tarafından rayiç bedeli üzerinden ödenmesi esastır.

Zararların ödettirilmesinde bu konudaki genel hükümler uygulanır. Ancak fiilin meydana geldiği tarihte en alt derecenin birinci kademesinde bulunan memurun brüt aylığının yarısını geçmeyen zararlar, kabul etmesi halinde disiplin amiri veya yetkili disiplin kurulu kararına göre ilgili memurca ödenir.

Madde 13 – Kişiler kamu hukukuna tabi görevlerle ilgili olarak uğradıkları zararlardan dolayı bu görevleri yerine getiren personel aleyhine değil, ilgili kurum aleyhine dava açarlar. Ancak, Devlet dairelerine tevdi veya bu dairelerce tahsil veya muhafaza edilen para ve para hükmündeki değerli kağıtların ilgili personel tarafından zimmete geçirilmesi halinde, zimmete geçirilen miktar, cezai takibat sonucu beklenmeden Hazine tarafından hak sahibine ödenir. Kurumun, genel hükümlere göre sorumlu personele rücu hakkı saklıdır.

İşkence ya da zalimane, gayri insani veya haysiyet kırıcı muamele suçları nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince verilen kararlar sonucunda Devletçe ödenen tazminatlardan dolayı sorumlu personele rücu edilmesi hakkında da yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır.

12 nci maddeyle bu maddede belirtilen zararların nevi, miktarlarının tespiti, takibi, amirlerin sorumlulukları ve yapılacak işlemlerle ilgili diğer hususlar Başbakanlıkça düzenlenecek yönetmelikle belirlenir.” denilmek suretiyle idarenin kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan dolayı ödemek zorunda kaldığı tazminatı yasal yollara başvurarak, sorumluluğu saptanan görevlilerden tahsil etmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.

5018 sayılı Kamu Yönetimi ve Kontrol Kanunun 8 ve 71 inci maddelerinde ise;

“Madde 8 – Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”

Devlete ve Kişilere Memurlarca Verilen Zararların Nevi ve Miktarlarının Tespiti, Takibi, Amirlerinin Sorumlulukları, Yapılacak Diğer İşlemler Hakkında Yönetmelik’in “

“Memurların Sorumlulukları ve Zararları Tazmin Mükellefiyeti” başlıklı 4 üncü maddesinde;

“Memurlar görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmek; Devlet malını korumak ve her an hizmete hazır halde bulundurmak için gerekli tedbirleri almakla görevli ve sorumludurlar.

Memurlar, bu görev ve sorumlulukların yerine getirilmemesi sebebiyle doğan zararları bu yönetmelikte belli edilen usul ve esaslar uyarınca tazminle mükelleftirler. Sayıştaya karşı sorumlu olanların sorumlulukları hakkında 832 sayılı Sayıştay Kanunu hükümleri saklıdır.”

“Amirlerin Sorumlulukları” başlıklı 9 uncu maddesinde;

“a) Amirler, emirlerindeki memurların, görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmelerini, Devlet malını korumak ve heran hizmete hazır halde bulundurmak için gerekli tedbirleri almalarını temin ve takip etmekle görevli ve sorumludurlar.

b) Memurlarca verilen zararların miktarının tesbiti ve ilgililerden bu yönetmelik veya genel hükümlere göre tahsili konusunda yapılacak işlemlerin zamanında ve eksiksiz yürütülmesinden, zararı veren memurların görevli bulundukları kurum ve kuruluşların o mahaldeki amirleri müteselsilen sorumludurlar.” hükümleri yer almaktadır.

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediye başkanının görev ve yetkileri” başlıklı 38 inci maddesinde ise;

“Belediye başkanının görev ve yetkileri şunlardır:

a) Belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek, belediyenin hak ve menfaatlerini korumak.

c) Belediyeyi Devlet dairelerinde ve törenlerde, davacı veya davalı olarak da yargı yerlerinde temsil etmek veya vekil tayin etmek.

f) Belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmek.” hükümleri yer almaktadır.

Mezkur Yönetmeliğin “Amirlerin Sorumlulukları" başlıklı 9’uncu ve “Zararların Takibi ve Yapılacak İşlemler” başlıklı 10’uncu maddesi ile 12’nci maddede belirtilen zarar kavramı hem doğrudan doğruya idareye verilen zararları hem de üçüncü kişilere personelin verdiği zararların takip ve tahsil sorumluluğunu, atamaya yetkili amire vermektedir. Rücu hakkı idare tarafından genel hükümlere göre kullanılacak olup rücunun genel hükümlere göre yapılmasından öncelikle anlaşılması gereken, bunun bir idari kararla yapılmasıdır.

Mahkeme kararının gerekçesinden veya olayın gelişim tarzından ilgili memurun da kusurunun bulunduğu anlaşılıyorsa rücu müessesesinin işletilmesi zorunlu olup; bu anlamda kanunun açık hükmü karşısında rücu yolunu uygulayıp uygulamama bağlamında idarenin takdir yetkisinin varlığından söz edilemeyeceği değerlendirilmektedir.

Somut olayda kamu zararına sebep olan husus, personelin yasadan kaynaklanan hakkının kendine verilmemesi sonucu açılan davada kıdem tazminatının çıplak değeri dışında belediyenin ödemekle yükümlü kılındığı diğer kalemlerin (tazminat, faiz ve yargılama giderleri) mahkeme kararı uyarınca ödenmesi değil; bu tutarın belediyece ödenmesinden sonra ilgililere rücu edilmemesidir. Rücu süreci ise yukarıda belirtilen hükümlere göre atamaya yetkili amir tarafından başlatılması gereken bir idari işlemdir. Kamu görevlisine rücu edilmesinin hem doktrinde hem de yargı kararlarında ifade edildiği üzere bir takdir yetkisi değil, kamu görevlisinin kusurunun idarece saptanması ve zararın meydana gelmesinde bu kusurlu fiilin de tesirinin bulunması durumunda bir bağlı yetki niteliğini haiz olduğu görülmektedir. Bu nedenle, rucü edilmemesi hususundan tek başına 5393/49 gereği atamaya yetkili amir olan Belediye Başkanının sorumlu olduğu değerlendirilmekte olup; kıdem tazminatına ilişkin ödeme onayında Başkanın olurunun bulunmasının; rücü sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı düşünülmektedir.

Bu itibarla, Daire kararı ile verilen tazmin hükmünün sorumluluk yönüyle bozulması gerekir.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:17

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim