Sayıştay 8. Dairesi 49662 Kararı - Yüksek Öğretim Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

49662

Karar Tarihi

14 Aralık 2022

İdare

Yüksek Öğretim Kurumları

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Yüksek Öğretim Kurumları

  • Yılı: 2019

  • Daire: 8

  • Dosya No: 49662

  • Tutanak No: 52617

  • Tutanak Tarihi: 14.12.2022

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Dekana vekalette vekalet edene dekanlık için belirlenen ödemelerin yapılması;

  1. 92 sayılı İlamın 22. maddesiyle; Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Dekanlığı görevini vekaleten yürüten …’a, vekalet ettiği dönemde, dekanlık için belirlenen ödemelerin yapıldığı gerekçesiyle … TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.

Yukarıda adı geçen sorumlu, temyiz dilekçesinde özetle; işbu tutanağın 1. maddesinde İlamın 21. maddesine yönelik dilekçesinde yukarıda dile getirdiği hususları (bu kez ahiz olarak … açısından) aynen tekrar etmiştir.

Başsavcılık mütalaası da, işbu tutanağın 1. maddesinde İlamın 21. maddesine yönelik yukarıda belirtilen Başsavcılık mütalaası ile tamamen aynıdır.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Dekan” başlıklı 16 ncı maddesinin (a) fıkrasında:

“a. (Değişik: 14/4/1982 - 2653/2 md.) Atanması: Fakültenin ve birimlerinin temsilcisi olan dekan, rektörün önereceği, üniversite içinden veya dışından üç profesör arasından Yükseköğretim Kurulunca üç yıl süre ile seçilir ve normal usul ile atanır. Süresi biten dekan yeniden atanabilir.

Dekan kendisine çalışmalarında yardımcı olmak üzere fakültenin aylıklı öğretim üyeleri arasından en çok iki kişiyi dekan yardımcısı olarak seçer. (Ek: 2/1/1990 - KHK - 398/2 md.; Değiştirilerek Kabul: 7/3/1990 - 3614/2 md.) Ancak merkezi açıköğretim yapmakla görevli üniversitelerde, gerekli hallerde açıköğretim yapmakla görevli fakültenin dekanı tarafından dört dekan yardımcısı seçilebilir.

Dekan yardımcıları, dekanca en çok üç yıl için atanır.

Dekana, görevi başında olmadığı zaman yardımcılarından biri vekalet eder. Göreve vekalet altı aydan fazla sürerse yeni bir dekan atanır.”

Denilmektedir.

Yukarıya alınan madde hükmüne göre dekanı “atamaya yetkili makam” Yükseköğretim Kurulu olup, atama işlemi maddede sayılan şartları taşıyanlar arasından “normal usul” ile gerçekleştirilmektedir. Maddenin devamında ise dekana, görevi başında olmadığı zaman yardımcılarından birinin vekâlet edeceği, vekâletin altı aydan fazla sürmesi durumunda yeni bir dekan atanacağı belirtilmektedir.

Kamu zararı tablosunda adı geçen öğretim üyesi, Rektörün önerisi üzerine YÖK’ün … tarihli ve … sayılı yazısı ile Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Dekanlığı görevine vekaleten atanmıştır.

Burada, öncelikle “Dekana, görevi başında olmadığı zaman yardımcılarından biri vekâlet eder. Göreve vekâlet altı aydan fazla sürerse yeni bir dekan atanır.” hükmünün, dekanlık kadrosunun dolu veya boş ayrımı olmaksızın her iki durumda da vekâleten atama işleminde uygulanması gereken kural olup olmadığının tespit edilmesi gerekmektedir.

Söz konusu hükümde, dekan yardımcılarının dekana vekâlet etmesi, dekanın “görevi başında olmadığı zaman” şartına bağlanmaktadır. Burada, bir kadronun boş olması haline (dekanlık/kadro) değil, o kadroda görev yapan bir kişinin (dekan/şahıs) görevinin başında olmadığı bir zaman dilimine işaret edilmiş, bir başka ifadeyle dekan yardımcısının dekana vekâlet etmesi ile dekanın görevi başında bulunamadığı zaman dilimi arasında bir illiyet bağı kurulmuştur.

Özetle, dekanlık görevine vekaleten atama, benzetme yoluyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’ndaki boş kadroya vekalet; 2547 sayılı Kanun’da yer alan “Dekana, görevi başında olmadığı zaman yardımcılarından biri vekalet eder.” hükmü de dolu kadrodaki geçici ayrılmalar nedeniyle vekalet olarak değerlendirilmelidir. Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına hitaben yazdığı 23.03.2009 tarihli ve 3449 sayılı görüş yazısında, benzetmiş olduğumuz dolu kadroya vekalet durumunda ödeme yapılıp yapılmayacağı açıklanmakta, söz konusu yazı boş kadroya vekalet durumunu ise kapsamamaktadır.

Kaldı ki, 2547 sayılı Kanunun amacı, kapsamı ve kanun sistematiği ile TBMM’deki yasalaşma süreci incelendiğinde de; Kanunun 16 ncı maddesindeki düzenlemenin dekanlık kadrosunun geçici süreli boşalması haline ilişkin olduğu ve boş bulunan kadroya vekâleten görevlendirmenin ne şekilde yapılacağı ile ilgili olarak Kanunda özel bir düzenleme bulunmadığı görülmektedir.

Olayın bu yönüyle, İlamdaki gibi boş olan dekanlık görevine dekan yardımcıları dışındaki ilgilinin görevlendirilemeyeceğini ve dolayısıyla dekana yapılan ödemelerin bu kişiye yapılamayacağını söylemek, Kanun Koyucunun iradesini aşan bir değerlendirme olacaktır.

Ayrıca aynı ilgili, var olan bir dekanın geçici olarak ayrılması dolayısıyla vekaleten atanmış olmadığından, mükerrer bir ödeme de söz konusu değildir. Bunun yanı sıra, 2547 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinin (a) fıkrası uyarınca, dekanlık görevine sadece profesör olan öğretim üyeleri arasından atama yapılabilmektedir. Adı geçen ilgili de profesör kadrosunda olup, dekanlık görevine asaleten atanması için aranan akademik koşulları da taşımaktadır.

Öte yandan, her ne kadar Rektör tarafından dekanlık için YÖK’e üç aday önerilmesi gerekirken, sadece bir kişi olarak adı geçen kişi önerilmiş ise de; 2547 sayılı Kanunun Ek 1 inci maddesinde yer alan; “Üniversite rektörleri, fakülte dekanları, enstitü ve yüksekokul müdürleri ile bunların yardımcıları ve bölüm başkanları, gerektiğinde bu Kanunda belirtilen süreleri dolmadan tayinlerindeki usule uygun olarak görevlerinden alınabilirler.” hükmü uyarınca Kanunda belirtilen süre dolmadan atamadaki usule uygun olarak görevden alma yetkisine sahip olan atamaya yetkili amirin, asaleten atamadaki usule uygun olarak vekaleten dekan atama yetkisine de sahip olduğu konusunda kuşku bulunmadığından; söz konusu işlemdeki usul eksikliği ilgilinin Dekan Vekili olarak atanmasına engel teşkil etmemektedir. Dekanlık görevi kadroya dayalı bir görev değildir, dekanlık kadrosu bulunmamaktadır. Dekan atamasında asil olarak atanma ile vekaleten atama arasında 3 yıllık atamanın getirdiği güvence dışında fark yoktur. Her iki halde de aynı görev aynı sorumluluk ve yetki çerçevesinde yapılmaktadır. Yukarıdaki maddeye göre süre dolmadan da yetkili makamca görevden alınabileceğinden; asil olarak atanma ile vekil olarak atanma arasında bu açıdan da fark yoktur.

Olayın diğer bir yönüyle, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Özlük hakları” başlıklı 62 nci maddesinde; bu Kanun’da belirtilmeyen hususlar için Üniversite Personel Kanunu, Üniversite Personel Kanunu’nda bulunmayan hususlar için ise genel hükümlerinin uygulanacağı, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununun “Uygulanacak diğer kanun hükümleri” başlıklı 20 nci maddesinde ise; mezkûr Kanun’da hüküm bulunmayan hallerde 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerinin uygulanacağı ifade edilmektedir.

Vekâleten atanma yöntemi ve vekâleten atanmaya bağlı ödemeler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile zam, tazminat, ek ödeme vb. konularını düzenleyen diğer kanunlarda yerini alınmıştır. 657 sayılı Kanun ve bu Kanun’a dayalı çıkarılan ikincil mevzuata uygun olarak vekâleten atanan personele söz konusu mevzuatta belirtilen ödemelerin yapılması gerekmektedir. Yine 657 sayılı Kanun’da vekâleten atamaların “kadro”ya yapılacağı ifade edilmiştir. Dolayısıyla, vekâleten atamalarda mevzuatında tanımlanmış bir memuriyet kadrosu söz konusu olup, atanan kadronun dolu veya boş olmasına göre yapılacak ödemeler farklı şekillerde düzenlenmiştir.

2914 sayılı Kanun ile 2547 sayılı Kanun incelendiğinde ise 657 sayılı Kanun’da olduğu gibi vekâleten atama yönteminin/kurumunun düzenlenmediği görülmektedir. İster rektörlük isterse de dekanlık ve enstitü/yüksekokul müdürlükleri olsun yukarıda da değinildiği gibi kadro statülü olarak değil “görev” tanımlı olarak yapılan kamu hizmetleridir. Haliyle, 2914 sayılı Kanun ile 2547 sayılı Kanun’da, 657 sayılı Kanun’da olduğu gibi bir vekâleten atanma yönteminin/kurumunun düzenlenmediği açıktır. Bu durumda, kamu hizmetlerinin sürekliliği ilkesi gereği yapılan vekâleten dekan atamalarında/görevlendirmelerinde vekâlete bağlı ödemelerin yapılıp yapılamayacağı hususunun “ilgili mevzuatında hüküm bulunmayan haller” kapsamında değerlendirilmesi ve 657 sayılı Kanun’a atıf yapılması nedeniyle bu Kanun’daki vekâleten atanma kurumunun kıyasen uygulanabilecek “genel bir hukuk usul ve esası” olarak kabul edilmesi yerinde olacaktır. Yani, usulüne uygun yapılan vekâleten atamalarda, vekâleten görev yapan personele yaptığı görev karşılığı olarak bir ödemenin yapılması adalet ilkesine de uygun olacaktır.

Her ne kadar 2547 saylı Yüksek Öğretim Kanununun 16 ncı maddesinin lafzından dekanlığa vekâletin altı aylık süreyle sınırlı olduğu ve söz konusu vekâlet görevinin dekan yardımcısı tarafından ifa edileceği yorumu çıkarılabilirse de; mevzuatında boş olan dekanlık kadrosuna/görevine asaleten veya vekâleten atanma ayrımı ve düzenlenmesi yapılmamış olduğundan, ilama konu edilen atamaları/görevlendirmeleri mezkûr 16 ncı madde bağlamında değerlendirmek isabetli olmayacaktır. Zira, vekaleten de olsa “uygun görüş ve onay” usulüne göre atanmış ve ilgili mevzuata göre yetki kullanıp görev ve sorumluluklarını yerine getiren bir kamu görevlisinden söz edilmektedir.

Tüm bu açıklamalar bağlamında, asaleten atanma şartlarını haiz olan ve dekanlık görevini Kanunda belirtilen usuller dâhilinde vekaleten yürüten öğretim üyesine vekalet görevi süresince, asaleten atanacak dekana yapılması mümkün olan mali hakların ödenmesinde mevzuata aykırılık bulunmadığı gibi Dekanlık görevini vekâleten yürüten akademik personele asil dekan gibi yapılan ödemelerin, ilgili personelin asaleten atanması da mümkün iken idari tercih olarak vekâleten atanması nedeniyle harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri açısından kasıt, kusur ve ihmal kriterleri ile değerlendirilmesi ve kamu zararı olarak kabul edilmesi de mümkün değildir.

Sonuç itibarıyla, ilam maddesinde adı geçen öğretim üyesine yürüttüğü dekan vekilliği nedeniyle dekana yapılan ödemelerin yapılmasında 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71 inci maddesi kapsamında kamu zararı oluşmadığından; 92 sayılı İlamın 22. maddesiyle verilen … TL’nin tazminine ilişkin hükmün 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesinin 7 nci fıkrası uyarınca BOZULMASINA ve yukarıda belirtilen hususların tekrar değerlendirilmesini teminen yeni hüküm tesisi için dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE, (…. Daire Başkanı …’ın usule ilişkin yukarıda İlamın 21. maddesine yönelik işbu tutanağın 1. maddesinde yazılı ilave görüşüyle), (…. Daire Başkanı … ile Üye …, Üye …, Üye … ve Üye …’nin yukarıda İlamın 21. maddesine yönelik işbu tutanağın 1. maddesinde yazılı azınlık görüşlerine karşı) oy çokluğuyla,

Karar verildiği 14.12.2022 tarih ve 52617 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:49

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim