Sayıştay 8. Dairesi 48322 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler İhale Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8
Sayıştay Kararı
48322
19 Ocak 2022
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2018
-
Daire: 8
-
Dosya No: 48322
-
Tutanak No: 50912
-
Tutanak Tarihi: 19.01.2022
-
Konu: İhale Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Konu: Gecikme cezası.
128 sayılı İlamın 2. Maddesiyle ... Tic. San. Ltd. Şti.’nin yükleniminde bulunan “... İli ... ... ve ... İlçelerinin Köy Yollarına Asfalt Kaplama ve Menfez Yapım İşi” ile ilgili olarak, mevzuata ve işin sözleşmesine aykırı bir şekilde verilen ilave 185 günlük süre uzatımına bağlı olarak işin tesliminde yaşanan 38 günlük gecikme için yükleniciye yapılacak ödemelerden kesilmesi gereken gecikme cezasının kesilmemesi sonucu oluşan kamu zararı tutarı ... TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
... tarihinde imzalanan Sözleşmenin; “İşe başlama ve bitirme tarihi” başlıklı 9’uncu maddesinde; “ 9.1. Sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 7 gün içinde Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümlerine göre yer teslimi yapılarak işe başlanır. 9.2. Yüklenici taahhüdün tümünü, işyeri teslim tarihinden itibaren 482 gün içinde tamamlayarak geçici kabule hazır hale getirmek zorundadır. Sürenin hesaplanmasında; havanın fen noktasından çalışmaya uygun olmayan dönemi ile resmi tatil günleri dikkate alındığından, bu nedenlerle ayrıca süre uzatımı verilmez. … 9.4. Bu işyerinde havanın fen noktasından çalışmaya uygun olmadığı günler 01.11-15.04 tarihleri arasındaki 165 gündür. Ancak, işin bitiminde bu devre dikkate alınmaz ve idare yükleniciden teknik şartları yerine getirerek işi tamamlaması için bu dönemde çalışmasını isteyebilir.” “Süre uzatımı verilebilecek haller ve şartları” başlıklı 18’inci maddesinde; “Süre uzatımıyla ilgili hususlarda Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümleri uygulanır.” denilmiştir.
Yapım İşleri Genel Şartnamesinin “İşin süresi ve sürenin uzatılması” başlıklı 29’uncu maddesinde; “ (1) İşin, sözleşmesinde belirlenen zamanda tamamlanıp geçici kabule hazır hale getirilmemesi durumunda, gecikilen her gün için sözleşmesinde öngörülen günlük gecikme cezası uygulanır.
(2) Mücbir sebepler nedeniyle süre uzatımı verilebilecek haller aşağıda sayılmıştır:
a) Doğal afetler.
b) Kanuni grev.
c) Genel salgın hastalık.
ç) Kısmi veya genel seferberlik ilanı.
d) Gerektiğinde Kamu İhale Kurumu tarafından belirlenecek benzeri diğer haller.
(3) İkinci fıkrada belirtilen hallerin mücbir sebep olarak kabul edilmesi ve Yükleniciye süre uzatımı verilebilmesi için, mücbir sebep olarak kabul edilecek durumun;
a) Yüklenicinin kusurundan kaynaklanmamış olması,
b) Taahhüdün yerine getirilmesine engel nitelikte olması,
c) Yüklenicinin bu engeli ortadan kaldırmaya gücünün yetmemesi,
ç) Mücbir sebebin meydana geldiği tarihi izleyen yirmi gün içinde Yüklenicinin İdareye yazılı olarak bildirimde bulunması,
d) Yetkili merciler tarafından belgelendirilmesi, zorunludur.
(4) İdarenin, sözleşmenin ifasına ilişkin yükümlülüklerini Yüklenicinin kusuru olmaksızın yerine getirmemesi (yer teslimi, projelerin onaylanması, iş programının onaylanması, ödenek yetersizliği gibi) ve bu sebeple sorumluluğu Yükleniciye ait olmayan gecikmelerin meydana gelmesi, bu durumun taahhüdün yerine getirilmesine engel nitelikte olması ve Yüklenicinin bu engeli ortadan kaldırmaya gücünün yetmemiş olması halinde, işi engelleyici sebeplere ve yapılacak işin niteliğine göre, işin bir kısmına veya tamamına ait süre en az gecikilen süre kadar uzatılır.
(5) Öngörülemeyen durumlar nedeniyle bir iş artışının zorunlu olduğu hallerde ilave işin gerektirdiği ek süre Yükleniciye verilir.
(6) Mücbir sebepler ve/veya idarenin sebep olduğu hallerden dolayı, işte sorumluluğu yükleniciye ait olmayan gecikmelerin meydana gelmesi halinde, durum idarece incelenerek işi engelleyici sebeplere ve yapılacak işin niteliğine göre işin bir kısmına veya tamamına ait süre uzatılır.
(7) Yüklenicinin, sürenin uzatılmasını gerektiren hallerin meydana geldiği tarihi izleyen yirmi gün içinde, idareye yazılı olarak bildirimde bulunması ve yetkili merciler tarafından usulüne göre düzenlenmiş belgelerle mücbir sebebin meydana geldiğini tevsik etmesi zorunludur. Yüklenici bildiriminde, iş üzerinde gecikmeye yol açtığını düşündüğü sebeplerin ayrıntılarını, işin süresinin ne kadar uzatılması gerektiğini belirtecektir. Uzatılacak sürenin tespiti o anda mümkün değilse bunun da sebeplerini ayrıca belirtecek, durumun netlik kazanmasından sonra istediği süre uzatımını da ayrı bir yazı ile derhal bildirecektir. Ancak idarenin sebep olduğu süre uzatımını gerektiren gecikmelerde, yüklenicinin yirmi gün içinde yazılı bildirimde bulunma şartı aranmaz.
(8) Zamanında yapılmayan yazılı bildirimler dikkate alınmaz ve yüklenici müracaat süresini geçirdikten sonra süre uzatımı talebinde bulunamaz. Mücbir sebeplerin devamı sırasında yapılacak bildirim, yirmi gün öncesinden geçerli olmak üzere dikkate alınabilir.
(9) İşin tamamlanması için sözleşmesinde tespit edilen tarih veya süre haricinde başkaca kayıt bulunmayan işlerde, havanın fen noktasından çalışmaya uygun olmayan devresi ile resmi tatil günleri göz önünde tutularak iş bitim tarihi veya süresi belirlenmiş sayılacağından, yüklenici, çalışmadığı bu gibi günleri öne sürerek süre uzatılması isteğinde bulunamaz. Ancak süre uzatımlarında, yapılacak işin özelliğine göre çalışılamayacak günler de dikkate alınarak verilecek süre belirlenir.” hükümlerine yer verilmiş bulunmaktadır.
Rapor dosyası ve eklerinin incelenmesi sonucu, asfalt kaplama ve menfez yapım işinde; asfalt imalatında kullanılan agrega malzemesinin üretilebilmesi için gerekli olan patlayıcı maddenin kullanım izni için İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ile yürütülen yazışmanın uzaması nedeni ile 29 gün, yine asfalt çalışması yapılacak yol güzergâhları ile NATO Boru Hattı ve Bakü-Tiflis-Ceyhan Ham Petrol Boru Hattının çakışması nedeniyle Kontrol teşkilatı ile BOTAŞ arasında yürütülen yazışmaların gecikmesi nedeni ile de 56 gün olmak üzere Yükleniciye 85 gün süre uzatımı verilmesinin kararlaştırıldığı ve bu sürenin sözleşmeye göre işin bitirilmesi gereken 27.11.2017 tarihine eklenmesi durumunda işin 20.02.2018 tarihine kadar bitirilmesi gerekmekte ise de gerek bu dönemin havanın fen noktasından çalışmaya uygun olmayan dönemine denk gelmiştir.
Sorumlular tarafından Verilen süre uzatımının Yüksek Fen Kurulu Kararı, KGM Karayolu Teki Şartnamesi ve ... İli için geçmiş dönem hava sıcaklıkları ve yağış ortalamaları göz önünde bulundurulmak suretiyle verildiği,
-
İhale kapsamında ağırlıklı iş kaleminin asfalt olduğu düşünüldüğünde, yapılacak imalatların niteliği KGM Karayolu Teknik Şartnamesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği,
-
Süre uzatımı verilirken istatistiksel veriler göz önünde bulundurularak bu zaman aralığındaki sıcaklık ve yağış oranlarının asfalt ve alt yapısı için uygun olmayacağının değerlendirildiği,
-
Yapım İşleri Teknik Şartnamesinin 29/9 maddesine, KGM Teknik Şartnamesinin 103.03, 407.05 maddelerine ve meteoroloji raporlarına göre verilen doğru süre uzatım kararında kamu yararı gözetildiği ve keyfi kullandırılmadığı
Anlaşılmıştır.
Yüklenicinin herhangi bir kusurunun olmaması sebebiyle İdarenin takdiri doğrultusunda verilen ilave 185 günlük süre uzatımında mevzuata aykırı bir durum bulunmamaktadır.
Bu itibarla, 128 sayılı İlamın 2. Maddesiyle verilen tazmine ilişkin hükmünün yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda BOZULMASINA, yeni hüküm tesisi için dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE (Üye …, Üye …, Üye …, Üye …, Üye …, Üye …, Üye …‘ın aşağıda yazılı oy gerekçelerine karşı) oy çokluğuyla,
Karar verildiği 19.01.2022 tarih ve 50912 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi
Üye …, Üye …, Üye …, Üye …, Üye …, Üye …, Üye …‘ın karşı oy gerekçeleri:
128 sayılı İlamın 2. Maddesiyle ... Tic. San. Ltd. Şti.’nin yükleniminde bulunan “... İli ... ... ve ... İlçelerinin Köy Yollarına Asfalt Kaplama ve Menfez Yapım İşi” ile ilgili olarak, mevzuata ve işin sözleşmesine aykırı bir şekilde verilen ilave 185 günlük süre uzatımına bağlı olarak işin tesliminde yaşanan 38 günlük gecikme için yükleniciye yapılacak ödemelerden kesilmesi gereken gecikme cezasının kesilmemesi sonucu oluşan kamu zararı tutarı ... TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Esas yönünden;
... tarihinde imzalanan Sözleşmenin; “İşe başlama ve bitirme tarihi” başlıklı 9’uncu maddesinde; “ 9.1. Sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 7 gün içinde Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümlerine göre yer teslimi yapılarak işe başlanır. 9.2. Yüklenici taahhüdün tümünü, işyeri teslim tarihinden itibaren 482 gün içinde tamamlayarak geçici kabule hazır hale getirmek zorundadır. Sürenin hesaplanmasında; havanın fen noktasından çalışmaya uygun olmayan dönemi ile resmi tatil günleri dikkate alındığından, bu nedenlerle ayrıca süre uzatımı verilmez. … 9.4. Bu işyerinde havanın fen noktasından çalışmaya uygun olmadığı günler 01.11-15.04 tarihleri arasındaki 165 gündür. Ancak, işin bitiminde bu devre dikkate alınmaz ve idare yükleniciden teknik şartları yerine getirerek işi tamamlaması için bu dönemde çalışmasını isteyebilir.” “Süre uzatımı verilebilecek haller ve şartları” başlıklı 18’inci maddesinde; “Süre uzatımıyla ilgili hususlarda Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümleri uygulanır.” denilmiştir.
Yapım İşleri Genel Şartnamesinin “İşin süresi ve sürenin uzatılması” başlıklı 29’uncu maddesinde; “ (1) İşin, sözleşmesinde belirlenen zamanda tamamlanıp geçici kabule hazır hale getirilmemesi durumunda, gecikilen her gün için sözleşmesinde öngörülen günlük gecikme cezası uygulanır.
(2) Mücbir sebepler nedeniyle süre uzatımı verilebilecek haller aşağıda sayılmıştır:
a) Doğal afetler.
b) Kanuni grev.
c) Genel salgın hastalık.
ç) Kısmi veya genel seferberlik ilanı.
d) Gerektiğinde Kamu İhale Kurumu tarafından belirlenecek benzeri diğer haller.
(3) İkinci fıkrada belirtilen hallerin mücbir sebep olarak kabul edilmesi ve Yükleniciye süre uzatımı verilebilmesi için, mücbir sebep olarak kabul edilecek durumun;
a) Yüklenicinin kusurundan kaynaklanmamış olması,
b) Taahhüdün yerine getirilmesine engel nitelikte olması,
c) Yüklenicinin bu engeli ortadan kaldırmaya gücünün yetmemesi,
ç) Mücbir sebebin meydana geldiği tarihi izleyen yirmi gün içinde Yüklenicinin İdareye yazılı olarak bildirimde bulunması,
d) Yetkili merciler tarafından belgelendirilmesi, zorunludur.
(4) İdarenin, sözleşmenin ifasına ilişkin yükümlülüklerini Yüklenicinin kusuru olmaksızın yerine getirmemesi (yer teslimi, projelerin onaylanması, iş programının onaylanması, ödenek yetersizliği gibi) ve bu sebeple sorumluluğu Yükleniciye ait olmayan gecikmelerin meydana gelmesi, bu durumun taahhüdün yerine getirilmesine engel nitelikte olması ve Yüklenicinin bu engeli ortadan kaldırmaya gücünün yetmemiş olması halinde, işi engelleyici sebeplere ve yapılacak işin niteliğine göre, işin bir kısmına veya tamamına ait süre en az gecikilen süre kadar uzatılır.
(5) Öngörülemeyen durumlar nedeniyle bir iş artışının zorunlu olduğu hallerde ilave işin gerektirdiği ek süre Yükleniciye verilir.
(6) Mücbir sebepler ve/veya idarenin sebep olduğu hallerden dolayı, işte sorumluluğu yükleniciye ait olmayan gecikmelerin meydana gelmesi halinde, durum idarece incelenerek işi engelleyici sebeplere ve yapılacak işin niteliğine göre işin bir kısmına veya tamamına ait süre uzatılır.
(7) Yüklenicinin, sürenin uzatılmasını gerektiren hallerin meydana geldiği tarihi izleyen yirmi gün içinde, idareye yazılı olarak bildirimde bulunması ve yetkili merciler tarafından usulüne göre düzenlenmiş belgelerle mücbir sebebin meydana geldiğini tevsik etmesi zorunludur. Yüklenici bildiriminde, iş üzerinde gecikmeye yol açtığını düşündüğü sebeplerin ayrıntılarını, işin süresinin ne kadar uzatılması gerektiğini belirtecektir. Uzatılacak sürenin tespiti o anda mümkün değilse bunun da sebeplerini ayrıca belirtecek, durumun netlik kazanmasından sonra istediği süre uzatımını da ayrı bir yazı ile derhal bildirecektir. Ancak idarenin sebep olduğu süre uzatımını gerektiren gecikmelerde, yüklenicinin yirmi gün içinde yazılı bildirimde bulunma şartı aranmaz.
(8) Zamanında yapılmayan yazılı bildirimler dikkate alınmaz ve yüklenici müracaat süresini geçirdikten sonra süre uzatımı talebinde bulunamaz. Mücbir sebeplerin devamı sırasında yapılacak bildirim, yirmi gün öncesinden geçerli olmak üzere dikkate alınabilir.
(9) İşin tamamlanması için sözleşmesinde tespit edilen tarih veya süre haricinde başkaca kayıt bulunmayan işlerde, havanın fen noktasından çalışmaya uygun olmayan devresi ile resmi tatil günleri göz önünde tutularak iş bitim tarihi veya süresi belirlenmiş sayılacağından, yüklenici, çalışmadığı bu gibi günleri öne sürerek süre uzatılması isteğinde bulunamaz. Ancak süre uzatımlarında, yapılacak işin özelliğine göre çalışılamayacak günler de dikkate alınarak verilecek süre belirlenir.” hükümlerine yer verilmiş bulunmaktadır.
Rapor dosyası ve eklerinin incelenmesi sonucu, asfalt kaplama ve menfez yapım işinde; asfalt imalatında kullanılan agrega malzemesinin üretilebilmesi için gerekli olan patlayıcı maddenin kullanım izni için İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ile yürütülen yazışmanın uzaması nedeni ile 29 gün, yine asfalt çalışması yapılacak yol güzergâhları ile NATO Boru Hattı ve Bakü-Tiflis-Ceyhan Ham Petrol Boru Hattının çakışması nedeniyle Kontrol teşkilatı ile BOTAŞ arasında yürütülen yazışmaların gecikmesi nedeni ile de 56 gün olmak üzere Yükleniciye 85 gün süre uzatımı verilmesinin kararlaştırıldığı ve bu sürenin sözleşmeye göre işin bitirilmesi gereken 27.11.2017 tarihine eklenmesi durumunda işin 20.02.2018 tarihine kadar bitirilmesi gerekliliğinin ortaya çıktığı, ancak bu sürenin de çalışılmayan döneme denk gelmesi ve asfalt imalatı yapılması için uygun olmadığı göz önüne alınarak İdarece 2017 yılının Kasım ayında alınan 1 sayılı süre uzatım kararı ile Yükleniciye ilave 185 gün süre verildiği, söz konusu 185 günlük süre hesaplanırken de; sözleşmede havanın fen noktasından çalışmaya uygun olmayan devresi olarak belirtilen 01.11.2017-15.04.2018 tarihleri arasındaki 165 gün ile geçmiş dönem hava raporları ve fiilen yapılan çalışmalar neticesinde edinilen deneyim doğrultusunda; Nisan ve Mayıs ayı sıcaklık ortalamalarının ve bahar yağışlarının asfalt serimi ve sıkıştırılması için uygun olmadığı gerekçesiyle İdarece takdir edilen ilave 20 günün dikkate alındığı, dolayısıyla da Yükleniciye (85 gün +185 gün= ) toplamda 270 gün süre uzatımı verildiği ve Yüklenici tarafından ilave verilen 185 günlük sürenin 177’nci gününde işin bitirildiği anlaşılmıştır.
İlam hükmünde, Sözleşmenin 9.4. fıkrasında yer alan “Bu işyerinde havanın fen noktasından çalışmaya uygun olmadığı günler 01.11-15.04 tarihleri arasındaki 165 gün olduğu, Ancak, işin bitiminde bu devre dikkate alınmaz ve idare yükleniciden teknik şartları yerine getirerek işi tamamlaması için bu dönemde çalışmasını isteyebilir.” hükmü gereği söz konusu 85 günlük ilave sürenin, sözleşmeye göre işin bitirilmesi gereken 27.11.2017 tarihi ile sözleşmeye göre havanın fen noktasından çalışmaya uygun olmayan devresinin sona erdiği 15.04.2018 tarihleri arasındaki (27.11.2017-15.04.2018) 139 günden sonra işletilmeye başlatılması gerektiği yükleniciye çalışılmayan dönemden kaynaklanan 139 gün ile İdare ve Yüklenicinin dışında gelişen nedenlerle verilen 85 gün nedeniyle toplamda 224 gün süre uzatımı verilmesi gerekirken, uygulamada 27.11.2017-31.05.2018 tarihlerini kapsayacak şekilde (185 gün +85 gün =) 270 gün süre uzatımı verildiği ve “geçmiş dönem hava raporları ve fiilen yapılan çalışmalar neticesinde edinilen deneyim doğrultusunda; Nisan ve Mayıs ayı sıcaklık ortalamalarının ve bahar yağışlarının asfalt serimi ve sıkıştırılması için uygun olmadığı” şeklinde bir gerekçeye dayanılarak tamamen İdarenin tasarrufuyla verildiği, ancak, çalışılmaya uygun olmayan devreler iller itibariyle Yüksek Fen Kurulu tarafından belirlenip duyurulduğundan, somut olayda olduğu gibi İdarenin çalışılmayan dönem dışında tamamen kendi tasarrufuyla Yükleniciye ilave süre vermesi mevzuata uygun olmadığı, İdarece Yükleniciye (85+139=) 224 gün süre uzatımı verilmek suretiyle işin bitim tarihinin 09.07.2018 olarak belirlenmesi gerekirken, yapılan incelemede, 270 gün süre uzatımı verilmek suretiyle işin bitim tarihinin 25.08.2018 olarak belirlendiği, böylelikle de Yükleniciye mevzuata aykırı olarak fazladan 46 gün süre uzatımı verildiği, diğer taraftan, işin geçici kabulünün 17.08.2018 tarihinde yapıldığı dikkate alındığında, kesilmesi gereken gecikme cezası, 38 gün üzerinden hesap edilerek ... TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Sorumlular tarafından Verilen süre uzatımının Yüksek Fen Kurulu Kararı, KGM Karayolu Teki Şartnamesi ve ... İli için geçmiş dönem hava sıcaklıkları ve yağış ortalamaları göz önünde bulundurulmak suretiyle verildiği,
-
İhale kapsamında ağırlıklı iş kaleminin asfalt olduğu düşünüldüğünde, yapılacak imalatların niteliği KGM Karayolu Teknik Şartnamesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği,
-
Süre uzatımı verilirken istatistiksel veriler göz önünde bulundurularak bu zaman aralığındaki sıcaklık ve yağış oranlarının asfalt ve alt yapısı için uygun olmayacağının değerlendirildiği,
-
Yapım İşleri Teknik Şartnamesinin 29/9 maddesine, KGM Teknik Şartnamesinin 103.03, 407.05 maddelerine ve meteoroloji raporlarına göre verilen doğru süre uzatım kararında kamu yararı gözetildiği ve keyfi kullandırılmadığı ileri sürülmekte ise de;
İl ve ilçelere göre belirlenmiş olan çalışılmayan günler, o yörede çalışılmayan günler içerisinde harçlı imalatların yapılamayacağı ön kabulüne dayanılarak hazırlanmıştır. İlam hükmünde bu husus dikkate alınarak süre uzatımının havanın fen noktasından çalışmaya uygun olmayan devresinin sona erdiği 15.04.2018 tarihleri arasındaki (27.11.2017-15.04.2018) 139 günden sonra işletilmeye başlatılması gerektiği yükleniciye çalışılmayan dönemden kaynaklanan 139 gün ile İdare ve Yüklenicinin dışında gelişen nedenlerle verilen 85 gün nedeniyle toplamda 224 gün süre uzatımı verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Böylelikle de Yükleniciye mevzuata aykırı olarak fazladan 46 gün süre uzatımı verilmiştir, ancak, işin geçici kabulünün 17.08.2018 tarihinde yapıldığı dikkate alındığında, kesilmesi gereken gecikme cezası, 38 gün üzerinden hesap edilerek ... TL olmaktadır.
Bu itibarla, 128 sayılı İlamın 2. Maddesiyle 38 günlük gecikme için yükleniciye yapılacak ödemelerden kesilmesi gereken gecikme cezasının kesilmemesi sonucu oluşan kamu zararı tutarı ... TL’ye verilen tazmin hükmünün mevzuata uygun olduğu değerlendirilmektedir.
Sorumluluk yönünden;
Harcama yetkilisi ..., o tarihte Fen İşleri Daire Başkanlığına vekaleten sadece bir adet Hakedişe ve buna ilişkin bir adet Ödeme Emri Belgesine imza atmış bulunduğu, Dolayısıyla, sonradan verilen süre uzatımı hususunda, herhangi bir görev ve yetkisinin ve imzasının bulunmadığı ifade ederek sorumluluk itirazında bulunmuşsa da;
Yapılan incelemede; Denetçi tarafından kamu zararı tutarı ... TL olarak hesaplanmış olup, 8 nolu hakedişe (Kesin) ilişkin 01.08.2018 tarihli ve 8716 nolu ... TL tutarlı ödeme belgesi ilişikli tutulmuş, hesaplanan kamu zararı tutarı 8 nolu hakkediş bedelinden fazla olduğundan, ( ... TL-... TL =... TL) geriye kalan ... TL için 7 nolu hakedişe ilişkin 19.01.2018 tarihli ve 1397 nolu ödeme belgesi de ilişikli tutulmuştur.
Daire ilamında kamu zararı tutarı ... TL olarak hesap edildiğinden, 7 nolu hakedişe ilişkin 19.01.2018 tarihli ve 1397 nolu ödeme belgesinin ilişiği kalmamıştır.
Bu nedenle 7 nolu hakkedişi ve 19.01.2018 tarihli ve 1397 nolu ödeme belgesini Harcama Yetklisi olarak imzalayan ...’ın sorumluluğu bulunmamaktadır.
Bu itibarla, 128 sayılı İlamın 2. Maddesiyle tazmine ilişkin hükmünün yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda esas yönünden MEVZUATA UYGUN OLDUĞUNA; sorumluluk yönünden ise BOZULMASINA, yeni hüküm tesisi için dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE karar verilmesi gerekir.
Üye …’ın karşı oy gerekçesi:
Daire kararının esas yönüyle tasdikine, sorumluluk yönüyle bozulmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkin azınlık görüşündeki üyelerin görüş ve gerekçelerine katılmakla birlikte; usul yönünden;
Sayıştay Yargılamasında ilk derece mahkemesi olarak dairelerce verilen kararlara karşı sorumlular olağan kanun yolu olarak temyiz ve karar düzeltme, olağanüstü kanun yolu olarak ise yargılamanın iadesi yoluna müracaat edebilirler. 6085 Sayılı Kanunun, Temyiz başlıklı 55. Maddesindeki düzenlemeye göre Temyiz Kurulu; temyiz olunan hükmü olduğu gibi veya düzelterek tasdik etmeye, bozma kararı vererek daireye göndermeye ya da Kurul üye tam sayısının üçte iki çoğunluğu ile daire kararını tümüyle ortadan kaldırmaya karar verebilir. Kaldırma kararı (doğası gereği Sayıştay dairelerince kamu zararının sorumlularına ödettirilmesi ile yönündeki kararlar hakkında verilebilecek bir karar olup) kamu zararının oluşmadığı dolayısıyla da dairece haklarında hüküm tesis edilen sorumlular hakkında hüküm tesis edilmesi gerekmediği sonucuna ulaşan ve sorumluların beratı anlamına gelen bir hükümdür.
Bu düzenlemede yer verilen “kurul üye sayısının üçte iki çoğunluğu ile kaldırılması” şeklindeki kısmın klasik anlamdaki temyiz uygulamalarının dışına taşan bir düzenleme olduğu ortadadır. Hukuk sisteminde ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararın kaldırılması ve bunun yerine yeni bir karar verilmesi uygulaması istinaf mahkemeleri aşamasında görülebilen bir uygulamadır. İstinaf mahkemelerince verilen kararlar (İlk derece mahkemesinin kararını kaldıran kararlar dahil) hakkında da belli şartlar altında temyiz yoluna gidilebilmektedir. Oysa Sayıştay Temyiz Kurulunca verilen kaldırma kararına karşı karar düzeltme dışında müracaat edilebilecek bir kanun yolu ve mercii bulunmamaktadır. Türk Hukuk Sisteminde Temyiz İncelemesi sürecinde verilebilecek kararlardan farklı ve temyizi kabil olmayan bir yöntem olarak belirlenmiş olması nedeniyle de 6085 Sayılı Kanunda normal karar çoğunluğundan farklı olarak kaldırma kararı için Kurulun üçte ikisinin çoğunluğu aranmıştır.
İlk derecede kamu zararını tazminle yükümlü tutulmuş olan sorumluların haklarında verilmiş olan bu kararın, sorumlular lehine sonuçlanması için en kısa ve kesin olan yol dairece verilmiş olan tazmin kararının kaldırılması olup sorumluların temyiz başvuruları da çoğunlukla “kararın kaldırılması veya bozulması” şeklinde bir taleple sonlandırılmaktadır. Bu sebeple temyiz başvurusunda taraflarca kaldırma talep edilmişse öncelikle bu talebin görüşülmesi ve sonuçlandırılması gereklidir.
Ancak kaldırma kararının alınabilmesi için bozma veya tasdik kararlarından farklı bir çoğunluk (Kurulun üçte ikisinin oyu) aranmakta olduğundan bunun altında kalan oylama sonuçlarında bozma kararı verildiği kabul edilemeyeceğinden sonuca ulaşmak üzere müzakere ve oylamaya devam edilmesi gerekmektedir.
Kaldırma talebine yönelik müzakereler sonrasında yapılan oylamada Kurulun üçte iki çoğunluğu ile kaldırma kararı çıkmadığı halde kaldırma yönünde kullanılan oyların karar çoğunluğuna ( 9 ile 13 arasında bir oya) ulaştığı gerekçe gösterilerek müzakerelere devam edilmemiş ve kaldırma gerekçelerine dayalı olarak bozma kararı verildiği sonucuna ulaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle kaldırma kararının oylandığı ancak bu kararın gerektirdiği üçte iki çoğunluğa ulaşılmadığı halde kurulun çoğunluğunun kaldırma yönünde oy kullandığı gerekçesiyle kaldırma gerekçeli bozma kararı verildiği sonucuna ulaşılamaz. Açıklanan nedenlerle müzakerelere devam edilerek kaldırma kararı dışındaki seçenekler üzerinde görüşme yapılmalı, tasdik veya bozma kararları oylanmalıdır.
Üye …’in karşı oy gerekçesi:
Daire kararının esas yönüyle tasdikine, sorumluluk yönüyle düzeltilerek tasdikine karar verilmesi gerektiğine ilişkin azınlık görüşündeki üyelerin görüş ve gerekçelerine katılmakla birlikte; usul yönünden;
Sayıştay Yargılamasında ilk derece mahkemesi olarak dairelerce verilen kararlara karşı sorumlular olağan kanun yolu olarak temyiz ve karar düzeltme, olağanüstü kanun yolu olarak ise yargılamanın iadesi yoluna müracaat edebilirler. 6085 Sayılı Kanunun, Temyiz başlıklı 55. Maddesindeki düzenlemeye göre Temyiz Kurulu; temyiz olunan hükmü olduğu gibi veya düzelterek tasdik etmeye, bozma kararı vererek daireye göndermeye ya da Kurul üye tam sayısının üçte iki çoğunluğu ile daire kararını tümüyle ortadan kaldırmaya karar verebilir. Kaldırma kararı (doğası gereği Sayıştay dairelerince kamu zararının sorumlularına ödettirilmesi ile yönündeki kararlar hakkında verilebilecek bir karar olup) kamu zararının oluşmadığı dolayısıyla da dairece haklarında hüküm tesis edilen sorumlular hakkında hüküm tesis edilmesi gerekmediği sonucuna ulaşan ve sorumluların beratı anlamına gelen bir hükümdür.
Bu düzenlemede yer verilen “kurul üye sayısının üçte iki çoğunluğu ile kaldırılması” şeklindeki kısmın klasik anlamdaki temyiz uygulamalarının dışına taşan bir düzenleme olduğu ortadadır. Hukuk sisteminde ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararın kaldırılması ve bunun yerine yeni bir karar verilmesi uygulaması istinaf mahkemeleri aşamasında görülebilen bir uygulamadır. İstinaf mahkemelerince verilen kararlar (İlk derece mahkemesinin kararını kaldıran kararlar dahil) hakkında da belli şartlar altında temyiz yoluna gidilebilmektedir. Oysa Sayıştay Temyiz Kurulunca verilen kaldırma kararına karşı karar düzeltme dışında müracaat edilebilecek bir kanun yolu ve mercii bulunmamaktadır. Türk Hukuk Sisteminde Temyiz İncelemesi sürecinde verilebilecek kararlardan farklı ve temyizi kabil olmayan bir yöntem olarak belirlenmiş olması nedeniyle de 6085 Sayılı Kanunda normal karar çoğunluğundan farklı olarak kaldırma kararı için Kurulun üçte ikisinin çoğunluğu aranmıştır.
İlk derecede kamu zararını tazminle yükümlü tutulmuş olan sorumluların haklarında verilmiş olan bu kararın, sorumlular lehine sonuçlanması için en kısa ve kesin olan yol dairece verilmiş olan tazmin kararının kaldırılması olup sorumluların temyiz başvuruları da çoğunlukla “kararın kaldırılması veya bozulması” şeklinde bir taleple sonlandırılmaktadır. Bu sebeple temyiz başvurusunda taraflarca kaldırma talep edilmişse öncelikle bu talebin görüşülmesi ve sonuçlandırılması gereklidir.
Ancak kaldırma kararının alınabilmesi için bozma veya tasdik kararlarından farklı bir çoğunluk (Kurulun üçte ikisinin oyu) aranmakta olduğundan bunun altında kalan oylama sonuçlarında bozma kararı verildiği kabul edilemeyeceğinden sonuca ulaşmak üzere müzakere ve oylamaya devam edilmesi gerekmektedir.
Kaldırma talebine yönelik müzakereler sonrasında yapılan oylamada Kurulun üçte iki çoğunluğu ile kaldırma kararı çıkmadığı halde kaldırma yönünde kullanılan oyların karar çoğunluğuna ( 9 ile 13 arasında bir oya) ulaştığı gerekçe gösterilerek müzakerelere devam edilmemiş ve kaldırma gerekçelerine dayalı olarak bozma kararı verildiği sonucuna ulaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle kaldırma kararının oylandığı ancak bu kararın gerektirdiği üçte iki çoğunluğa ulaşılmadığı halde kurulun çoğunluğunun kaldırma yönünde oy kullandığı gerekçesiyle kaldırma gerekçeli bozma kararı verildiği sonucuna ulaşılamaz. Açıklanan nedenlerle müzakerelere devam edilerek kaldırma kararı dışındaki seçenekler üzerinde görüşme yapılmalı, tasdik veya bozma kararları oylanmalıdır.
Üye …, Üye …‘ın karşı oy gerekçesi:
Daire kararının esas yönüyle tasdikine karar verilmesi gerektiğine ilişkin azınlık görüşündeki üyelerin görüş ve gerekçelerine katılmakla birlikte; sorumluluk yönüyle;
Daire ilamında kamu zararı tutarı ... TL olarak hesap edildiğinden, 7 nolu hakedişe ilişkin 19.01.2018 tarihli ve 1397 nolu ödeme belgesinin ilişiği kalmamıştır.
Bu nedenle 7 nolu hakedişi ve 19.01.2018 tarihli ve 1397 nolu ödeme belgesini Harcama Yetklisi olarak imzalayan ...’ın sorumluluğu bulunmamaktadır.
Bu itibarla, Daire ilamının ...’ın sorumluluğu kaldırılarak düzeltilerek tasdiki gerekir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:45