Sayıştay 8. Dairesi 46015 Kararı - Özel Bütçe Çeşitli Konular
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8
Sayıştay Kararı
46015
21 Nisan 2021
Diğer Özel Bütçeli İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Diğer Özel Bütçeli İdareler
-
Yılı: 2017
-
Daire: 8
-
Dosya No: 46015
-
Tutanak No: 49530
-
Tutanak Tarihi: 21.04.2021
-
Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
KARAR
Konu: Kira Artış Oranının Hatalı Tespiti
- 184 sayılı İlamın 21’inci maddesiyle; ... ... Müdürlüğü tarafından ...’dan kiralanan ...’deki atölye binası için yıllık kira bedelinin, Maliye Bakanlığının 2009-1 sayılı Kamu İdarelerinin Taşınmaz Kiralamalarına İlişkin Genelgesi hükmü gereği Üretici Fiyatları Endeksi (ÜFE bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde değişim oranı) oranı kadar artırılması gerekirken TEFE-TÜFE ortalamasına göre artırılması sonucu oluşan ... TL kamu zararının tazmine karar verilmiştir.
Sorumlu Harcama Yetkilisi ... (... ... Müd Yrd.) tarafından gönderilen temyiz dilekçesinde [Aynı İlam maddesine ilişkin olarak temyiz talebinde bulunan Gerçekleştirme Görevlileri; ... (İd. ve Mali Sos. İşl. Müd.) ve ... (İd. ve Mali Sos. İşl. Müd. V.) tarafından gönderilen temyiz dilekçelerinde de aynı mahiyette olmak üzere] özetle;
Sorgu maddesinde; "...08.10.2009 tarih ve 27370 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maliye Bakanlığının 2009-1 sayılı Genelgesinde açıkça; daha önceki yıllarda kiralanmış olupta, sonraki yıllarda kiralanmasına devam edilecek taşınmazların kira bedelinin, Türkiye İstatistik Kurumunca artışın yapılacağı ayda yayımlanan Üretici Fiyatları Endeksi oranını geçmeyecek şekilde artırılacağının belirtildiği, ... ... Müdürlüğünce ... de bulunan atölye binasının ...’dan 15.05.2010 tarihinde kiralandığı, 15.05.2016 tarihinde yenilenen kira sözleşmesinde yıllık kira artış oranına ilişkin olarak "... bir önceki yıl kira bedelinin TEFE_TÜFE ortalamasına göre artırılacağı.. ” ifadesine yer verildiği, oysa Maliye Bakanlığı nın genelgesine göre kamu kurumlarınca taşınmaz kiralamalarında kira bedelinin TÜİK tarafından artışın yapılacağı ayda yayımlanan ÜFE oranı kadar artırılması gerektiği...” belirtilerek (Hatta 15.5.2017 sözleşmesi ÜFE’ye göre yapıldığı halde) tarafına 2010 yılından başlayarak hesaplanan kamu zararının çıkarıldığı,
Bahsi geçen kamu zararının yasalara ve hakkaniyete aykırı olduğu, Şöyle ki;
-
04.02.2011 tarihli ve 27836 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu “A-Uygulama alanı” başlıklı 339’uncu maddesinde, Kamu kurum ve kuruluşlarında hangi usul ve esaslar içinde olursa olsun yaptıkları kira sözleşmelerine Kanunun konut ve işyeri kiralamaya ilişkin hükümlerinin uygulanacağının belirtildiği,
-
Aynı Kanunun 344’üncü maddesinde; “Tarafların yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmaları, bir önceki kira yılında üretici fiyat endeksindeki artış oranını geçmemek koşulu ile geçerlidir. Bu kural bir yıldan uzun süreli kira sözleşmelerine de uygulanır.” denildiği, bu hükümlere göre kamu kurumlarının taşınmaz kira sözleşmelerinde Borçlar Kanunu hükümlerinin tatbik olunacağı, ancak 12.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6353 sayılı Kanunun 53’üncü maddesi ile değişik 6217 sayılı Kanunun Geçici 2’nci maddesinde; (dilekçe ek: 1)
-
“GEÇİCİ MADDE 2 – (Değişik: 4/7/2012-6353/53 md.) Kiracının Türk Ticaret Kanununda tacir olarak sayılan kişiler ile özel hukuk ve kamu hukuku tüzel kişileri olduğu işyeri kiralarında, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 323, 325, 331, 340, 342, 343, 344, 346 ve 354 üncü maddeleri 1/7/2012 tarihinden itibaren 8 yıl süreyle uygulanmaz. Bu halde, kira sözleşmelerinde bu maddelerde belirtilmiş olan konulara ilişkin olarak sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümleri tatbik olunur. Kira sözleşmelerinde hüküm olmayan hallerde mülga Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır.” düzenlemesine yer verildiği,
-
Dolayısı ile Borçlar Kanunu’nun kira artışının ÜFE oranını geçemeyeceği şeklindeki düzenlemeyi içeren 344’üncü maddesinin, kamu kurumlarının işyeri kiralamalarında 01.07.2020 tarihine kadar geçerli olmayacağı,
-
Bu durumda sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümlerinin geçerli olacağı ve yapılan işlemin mevzuata uygun olduğu,
-
Nitekim Savcı görüşünün de aynı doğrultuda olduğu, (dilekçe ek: 2)
-
12.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6353 sayılı Kanunun 53’üncü maddesi ile değişik 6217 sayılı Kanunun Geçici 2. maddesi karşısında artık İlamda yer alan 08.10.2009 tarihli ve 27370 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan genelge maddelerinin uygulanamaz olduğu, mevzuatın hiyerarşik yapısı içinde hiçbir genelgenin kanuna aykırı olmayacağı,
Anayasanın 115 inci maddesi ile Bakanlar Kuruluna kanunların uygulanmasını göstermek veya emrettiği işleri belirtmek üzere, kanunlara aykırı olmamak ve Danıştay’ın incelemesinden geçirilmek şartıyla tüzük çıkarma yetkisi verildiği, aynı madde ile, çıkarılacak tüzüklerin Cumhurbaşkanınca imzalanması ve kanunlar gibi yayımlanması esası da getirildiği, normlar hiyerarşisinde tüzüklerin kanunlardan sonra geldiği ve tüzüklerin kanunlara aykırı olmaması gerektiği,
- Aynı anda yürürlükte bulunan iki ayrı kanunda dahi, aynı olayda birbirinden farklı düzenlemeler içerdiği takdirde, sonraki kanunda yer alan hükümlerin olaya uygulandığı ve kanun koyucunun o mevzudaki iradesinin yeni getirilen düzenlemeler çerçevesinde değiştiğinin kabul edildiği, açıklama çerçevesinde sonradan kanun ile bir düzenleme yapılmış iken, kanundan önceki genelgeye dayanılarak kamu zararı çıkarılmasının Anayasal düzenlemelere aykırı olduğu,
... ile yapılan kira sözleşmelerinin, her sene yeni kira sözleşmesi olduğu ve bu sözleşmelerin yıllık düzenlenir hale geldiği, bu nedenle kira artışlarında ÜFE veya TEFE-TÜFE ortalamasının vb. alınmasına dahi gerek olmadığı, (dilekçe ek: 3)
Yine, kiralama yapılan yerlerin niteliği nazara alındığında fahiş bir ödeme olmadığı, kiralanan yerlerin oldukça merkeze yakın yerler olması yanında, kullanım amacı bakımından da zor bulunabilecek nitelikteki yerler olduğu, deponun merkeze yakın olmasının, hem temsil sonunda gece vakti dekorları söküp kamyonlara yükleyen ve akabinde depoya boşaltıp evine dönmek zorunda kalan personelin gece vakti zorlanmadan evlerine güvenle dönmelerini sağlamakta, hem de uzaktan yer tutulmayarak nakliyenin daha az maliyetli olmasına imkân sağladığı, daha da önemlisi, buraların, Kurum tarafından sunulan hizmetlere en uygun olabilecek yerler olduğu, zira ... gibi büyük metropolde biraz merkezi yerlerde en az 6 metre yüksekliğinde, personelin iş sağlığı ve güvenliği açısından sağlıklı bir ortamda çalışacağı, gece vakti evine güvenle (vasıta bularak] dönebileceği, imar-iskân ve ruhsatlı (çoğu yerlerin arsa tapulu, sağlıksız ve ruhsatsız olduğu düşünüldüğünde) bir yer bulmanın zor olduğu, tüm bunların kiralanan yerlerin Kurum açısından önemini ve yapılan kira ödemelerinin ise fahiş olmadığını gösterdiği,
Kira artışları ile ilgili olarak en son tarihli ve yine en üst norm olan Türk Borçlar Kanunu’na göre tacirler ile özel hukuk ve kamu hukuku tüzel kişilerinin kiracı olduğu işyeri kiralarında kira artışları; üretici fiyat endeksi artış oranlarına göre gerçekleştirme zorunluluğu bulunmamakta iken, Sayın Sayıştay Denetçisi ve Mahkeme Üyeleri yukarıda belirtilen 12 Temmuz 2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 4/7/2012 kabul tarih ve kanun no: 6353 sayılı Kanunun 53’üncü maddesinin Geçici Madde 2' ye göre değil, bu kanundan önce çıkan ve 2020'ye kadar askıya alınan ve kanunların daha alt normu olan Maliye Bakanlığının Genelgesine göre hüküm verdiği,
Bu bakımdan, "Kamu İdarelerinin Taşınmaz Kiralamalarına İlişkin Genelge'nin kira artış oranı hükmünün açık ve özel kanun (daha sonra yürürlüğe giren ve üstelik üst norm olan Türk Borçlar Kanunu) hükmüne göre, Kurumca yapılan kira sözleşmelerinin yasalara uygun yapıldığının kabulünün talep edildiği,
İlama konu ... ile yapılan kira sözleşmelerinin "bir yıl süreli" olduğu, sözleşmelerin birbirinden bağımsız olarak her sene yeniden imzalandığı halde şahsı adına yapılan geriye dönük kamu zararı hesabının yasaya aykırı olduğu, her yıl yeniden yapılan ve imzalanan sözleşmelerin birbirinin devamı olduğundan söz edilemeyeceği, dolayısı ile İlama konu hesaplamaların bu yönden de yasaya aykırı olduğu, (dilekçe ek: 3),
Normlar hiyerarşisinde genelgelerin kanunlardan sonra geldiği ve genelgelerin kanunlara aykırı olmaması gerektiği, temel hukuk kuralına aykırı olarak kamu zararının 08.10.2009 tarihli ve 27370 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan genelgeye göre çıkarıldığı,
İlama konu ... ile yapılan kira sözleşmesinde "kira artışı" konusunda hüküm mevcut olmakla, 12 Temmuz 2012 Tarih ve 28351 sayılı "BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN" nun MADDE 53- Geçici Madde 2 de “Kira sözleşmelerinde hüküm olmayan hallerde mülga Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır." düzenlemesi karşısında artış hükmü yokmuş gibi hareket edilerek (Yasanın amacına aykırı yorumla) zarar çıkarılmasının yasaya aykırı olduğu,
Yukarıdaki açıklamalar ışığında, 184 sayılı İlamın 21’inci maddesi ile verilen tazmin hükmünün Sayıştay Temyiz Kurulunuzca görüşülerek kaldırılmasını/bozulmasını talep ettiği, belirtilmiştir.
Sorumlu Gerçekleştirme Görevlisi ... tarafından ilave olarak;
2016 yılında da aynı sorgunun yazıldığı, 2016 yılında olduğu gibi 2017 yılında da kamu zararının kira sözleşmesinin yapıldığı 2010 yılından başlanarak hesaplandığı, 2016 yılına ilişkin temyiz başvurusunun henüz sonuçlanmadığı ancak savcı görüşüne ekte yer verildiği,
İdari Mali ve Sosyal İşler Şube Müdürlüğü görevine 28.4.2015 tarihinde atandığı, 2015 yılından sonra yapılan kira sözleşmelerinin yürürlükte olan Kanun hükümlerine göre gerçekleştirdiğini,
Bu tarihten önce ...’ın bu görevi 25 yıldır yürüttüğü, İlama esas kira sözleşmesinin tarafınca imzalanmadığı, 2017 yılında eleştiri konusu olan kira sözleşmesinin 2010 yılında yapılan sözleşmenin devamı niteliğinde olmadığı, devam eden sözleşme gibi gösterilerek geriye dönük işlem yapılmasının hukuka aykırı olduğu, her sene sözleşmenin yenilendiği, sözleşmenin ilk sayfasındaki “Kiralanan şeyin şimdiki durumu: Kontratın devamı” ifadesinin sehven yazıldığı, buradaki maksatın kira artışı değil kiralanan yerin devam eden yer olduğunu belirtmek olduğu,
Kamu zararı geriye dönük hesaplanmasına rağmen, tazmin işleminin sadece 2017 yılında ödeme evrakında imzası bulunan kişilere yapılmasının hukuka aykırı olduğu, kendisinin 28.4.2015 tarihinde göreve geldiği dikkate alındığında bu tarihten öncesi için hesaplanan tutardan da sorumlu tutulamayacağı, 2015 yılı öncesinde görev yapanlara sorumluluk atfedilmediği, belirtilmiştir.
Sorumlu Gerçekleştirme Görevlisi ... tarafından ilave olarak;
28.06.2017/13.07.2017 tarihleri arasında İdari, Mali ve Sosyal İşler Şube Müdürü ...'ın izinli olması nedeniyle yerine vekâleten görevlendirildiği,
Vekâlet ettiği 15 günlük dönemde kiralama işlemi tamamlanmış olan Küçükyalı'daki atölye için, Müdür Yardımcısı/İta Amiri (Sanatçı -İl Müdürü adına tüm idari/mali iş ve işlemleri yürütmek ve imzalama, yürütme yetkisi) ... ile mal sahibi ... arasında imzalanan sözleşme gereği; kiraların her ay zorunlu giderler kapsamında ödendiği, Müdür Yardımcısı ... ile Mal Sahibi ... arasında "Üfe" oranından artışlı yeni bir sözleşme yapıldığı, vekâlet ettiği tarihlerde devlette süreklilik esasına göre ödeme evraklarını tereddüt etmeden imzaladığı,
Vekâlet ettiği ve imzasının bulunduğu tarihler 28.06.2017/13.07.2017 haricinde, İlamda geçmiş yıllara ait kamu zararı ile ilgili olarak şahsının (vekâlet dönemi de olsa) yetki ve karar makamı pozisyonunda olmadığı, sözleşme imzalama yetkisinin bulunmadığı, sadece belge ile sabit olunan evrakların düzenlenmesinden ibaret olan görevi nedeniyle kamu zararından sorumlu tutulamayacağı, belirtilmiştir.
Sorumlu Gerçekleştirme Görevlisi ... (İd. ve Mali Sos. İşl. Müd. V.) tarafından gönderilen temyiz dilekçesinde özetle;
Kurumun İdari Mali ve Sosyal İşler Şube Müdürünün izne çıkması nedeniyle yerine vekâlet ettiğim tarihte Kurumun aylık, zorunlu, rutin işlemi niteliğindeki kira ödemesini gerçekleştirdiği, eski kira kontratının evveliyatından dolayı şahsının değil, kira kontratına imza atan makamın “ita makamının” sorumlu tutulması gerektiği, belirtilmiştir.
Başsavcılık mütalaasında (Tüm sorumlular için aynı mahiyette olmak üzere) özetle;
04.02.2011 tarihli ve 27836 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun "A. Uygulama alanı" başlıklı 339 uncu maddesinde; Kamu kurum ve kuruluşlarının, hangi usul ve esaslar içinde olursa olsun yaptıkları bütün kira sözleşmelerine Kanunun konut ve işyeri kiralamaya ilişkin hükümlerinin uygulanacağının belirtildiği,
Aynı Kanunun "E. II. Kira Bedeli Belirlenmesi" başlıklı 344 üncü maddesinde ise; "Tarafların yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmaları, bir önceki kira yılında üretici fiyat endeksindeki artış oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir. Bu kural, bir yıldan daha uzun süreli kira sözleşmelerinde de uygulanır." hükmünün yer aldığı,
Bu hükümlere göre kamu kurumlarının taşınmaz kira sözleşmelerinde Borçlar Kanunu hükümlerinin tatbik olunacağı, ancak 12.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6353 sayılı Kanunun 53’üncü maddesi ile değişik 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun Geçici 2’nci maddesinde; "Kiracının Türk Ticaret Kanununda tacir olarak sayılan kişiler ile özel hukuk ve kamu tüzel kişileri olduğu işyeri kiralarında, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 331, 340, 342, 343, 344, 346 ve 354 üncü maddeleri 1/7/2012 tarihinden 8 yıl süreyle uygulanmaz. Bu halde, kira sözleşmelerinde bu maddelerde belirtilmiş olan konulara ilişkin olarak sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümleri tatbik olunur. Kira sözleşmelerinde hüküm olmayan hallerde mülga Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır. " denildiği,
Dolayısıyla Borçlar Kanunu’nun kira artışının ÜFE oranını geçmeyeceği şeklinde düzenlemeyi içeren 344’üncü maddesinin, kamu kurumlarının işyeri kiralamalarında 01.07.2020 tarihine kadar geçerli olmayacağı, bu durumda sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümlerinin geçerli olacağı anlaşıldığından, talebin kabul edilerek tazmin hükmünün sorumlular üzerinden kaldırılmasına karar verilmesinin uygun olacağı, belirtilmiştir.
Başsavcılığın sorumlu ... için verdiği mütalaasında ilave olarak;
Dilekçede, İdari Mali ve Sosyal İşler Şube Müdürünün izne çıkması nedeniyle yerine vekalet ettiği tarihte, Kurumun aylık, zorunlu, rutin işlemlerini gerçekleştirdiği; eski kira kontratının evveliyatından dolayı şahsının değil, kira kontratına imza atan makamın sorumlu tutulmasının gerektiği ileri sürülerek sorumluluğunun kaldırılmasının talep edildiği,
İlgilinin, gerçekleştirme görevlisi sıfatıyla ilamda sorumlu tutulduğu, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Giderin gerçekleştirilmesi'” başlıklı 33’üncü maddesinde; Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerektiği; giderlerin gerçekleştirilmesinin, harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanacağı ve gerçekleştirme görevlilerinin, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumlu olduklarının hüküm altına alındığı,
İlama konu olan olayda bir yıl süreli olan kira sözleşmesinin 15.05 2016 tarihinde imzalandığı ve ödemelerin de her ayın 20 sinde yapıldığı, Merkezi Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin 45 inci maddesine göre “Taşınmaza ilişkin kira bedellerinin ödenmesinde” ödeme belgesine Taahhüt dosyası ve Faturanın bağlanacağı, anılan Yönetmeliğin 6’ncı maddesinde de taahhüt dosyasında bulunması gereken belgelerin sayıldığı ve taahhüt dosyasının ödemeden önce veya ilk hakedişle birlikte biri asıl diğeri onaylı suret olmak üzere iki nüsha (taahhüt olunan işin bedeli bir defada tahakkuk ettirildiği takdirde bir nüsha) olarak muhasebe yetkilisine verileceği, taahhüt dosyasının asıl nüshasının ödeme belgesinin Sayıştaya gönderilecek nüshasına bağlanacağı, onaylı suretinin ise bir defadan fazla tahakkuk ettirilen hakediş ödemelerinin kontrolü için muhasebe biriminde saklanacağının hüküm altına alındığı,
Buna göre kira sözleşmesini de içeren taahhüt dosyası sadece ilk aya ait ödeme belgesine bağlandığından, kira sözleşmesinde yer alan bir ifadeye dayanılarak tespit edilen kamu zararından, sözleşmenin imzalandığı tarihten sonraki bir ayda ödeme emri belgesinde gerçekleştirme görevlisi olarak imzası bulunan ilgilinin sorumlu tutulmaması gerektiği, belirtilmiştir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra, işbu dosyayla duruşma talebinde bulunan Harcama Yetkilisi ...’a 06.04.2021 tarihinde, aynı İlam maddesinde sorumluluğu bulunup sırasıyla 45530 ve 46014 sayılı dosyalarla duruşma talebinde bulunan Gerçekleştirme Görevlileri ... ile ...’e de aynı tarihte duruşma günü bildirilmiş olmasına karşın duruşmaya katılmadıklarından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369’uncu maddesi hükmü uyarınca dosya üzerinde ve gıyaplarında,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
İlam maddesinde; ... ... Müdürlüğü tarafından ...’dan kiralanan ...’deki atölye binası için yıllık kira bedelinin, Maliye Bakanlığının 2009-1 sayılı Kamu İdarelerinin Taşınmaz Kiralamalarına İlişkin Genelgesi hükmü gereği Üretici Fiyatları Endeksi (ÜFE bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde değişim oranı) oranı kadar artırılması gerekirken TEFE-TÜFE ortalamasına göre artırılarak kamu zararına sebebiyet verildiği belirtilmiştir.
Temyiz dilekçelerinde ise; kiralanan binanın Kurum ihtiyaçlarına uygun bir yerde olduğu, 2016 yılında yapılan kira sözleşmesinde kira bedelinin Borçlar Kanunu’nun sözleşme serbestisi hükümleri çerçevesinde bir önceki yıl kira bedelinin TEFE-TÜFE ortalamasına göre artırılarak belirlendiği, ayrıca kira sözleşmesinin her yıl yenilendiği ve ödenen bedelin ... şartlarına göre makul düzeyde olduğu belirtilmiştir.
Konuya ilişkin yapılan incelemede; ... ... Müdürlüğü tarafından ...’dan kiralanan ...’deki atölye binası için taraflar arasında 15.05.2016 tarihinde kira sözleşmesinin imzalandığı, söz konusu sözleşmede yıllık kira bedelinin, bir önceki yılda geçerli olan kira bedelinin 2016 Mayıs ayında yayımlanan TÜFE-TEFE (12 aylık ortalama değişim) ortalamasına göre artırılarak belirlendiği görülmüştür.
İlam maddesinde her ne kadar Maliye Bakanlığının 2009-1 sayılı Kamu İdarelerinin Taşınmaz Kiralamalarına İlişkin Genelgesinde yer alan “Daha önceki yıllarda kiralanmış olup da, sonraki yıllarda kiralanmasına devam edilecek taşınmazların kira bedeli, Türkiye İstatistik Kurumunca artışın yapılacağı ayda yayımlanan Üretici Fiyatları Endeksi (ÜFE bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde değişim oranı) oranını geçmeyecek şekilde artırılacaktır.” hükme aykırı işlem yapıldığı belirtilmiş ise de;
Maliye Bakanlığının bahsi geçen Genelgesinden sonraki bir tarihte (01.07.2012) yürürlüğe giren ve genel hükümler içeren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun “Kira Sözleşmesi” başlıklı 4’üncü bölümünde yer alan 339’uncu maddesinde aynen;
“A. Uygulama alanı
MADDE 339- …
Kamu kurum ve kuruluşlarının, hangi usul ve esaslar içinde olursa olsun yaptıkları bütün kira sözleşmelerine de bu hükümler uygulanır.” Denilmektedir.
Aynı Kanunun "E. II. Kira Bedeli Belirlenmesi" başlıklı 344 üncü maddesinde ise; "Tarafların yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmaları, bir önceki kira yılında üretici fiyat endeksindeki artış oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir. Bu kural, bir yıldan daha uzun süreli kira sözleşmelerinde de uygulanır." hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri çerçevesinde; 01.07.2012 tarihinden sonra yapılacak kamu kurumları taşınmaz kira sözleşmelerinde 6098 sayılı Borçlar Kanunu hükümleri tatbik olunacaktır.
Diğer yandan 12.07.2012 tarih ve 28351 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6353 sayılı Kanunun 53’üncü maddesi ile değişik 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun Geçici 2’nci maddesinde; "Kiracının Türk Ticaret Kanununda tacir olarak sayılan kişiler ile özel hukuk ve kamu tüzel kişileri olduğu işyeri kiralarında, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 331, 340, 342, 343, 344, 346 ve 354 üncü maddeleri 1/7/2012 tarihinden 8 yıl süreyle uygulanmaz. Bu halde, kira sözleşmelerinde bu maddelerde belirtilmiş olan konulara ilişkin olarak sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümleri tatbik olunur. Kira sözleşmelerinde hüküm olmayan hallerde mülga Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır. " hükmüne yer verilmiştir.
Dolayısıyla yukarıda yer verilen Kanun hükmünden; Borçlar Kanunu’nun kamu kurumlarının işyeri kiralamalarında kira artışının ÜFE oranını geçemeyeceği şeklindeki düzenlemeyi içeren 344’üncü maddesinin yürürlük tarihinin 01.07.2020 tarihine kadar ertelendiği, bu durumda sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümlerinin geçerli olacağı anlaşıldığından, bahse konu olayda kira bedelinin TÜFE-TEFE (12 aylık ortalama değişim) ortalaması kadar artırılması ile ilgili mevzuata aykırı bir durum söz konusu değildir.
Bu itibarla; konuya ilişkin dilekçi itirazlarının kabulü ile 184 sayılı İlamın 21’inci maddesiyle verilen ... TL’lik tazmin hükmünün, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesinin 7’nci fıkrası uyarınca KALDIRILMASINA, oy birliğiyle,
Karar verildiği 21.04.2021 tarih ve 49530 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:28