Sayıştay 8. Dairesi 44855 Kararı - Denetleyici Kurumlar Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

44855

Karar Tarihi

23 Aralık 2020

İdare

Düzenleyici ve Denetleyici Kurumlar

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Düzenleyici ve Denetleyici Kurumlar

  • Yılı: 2017

  • Daire: 8

  • Dosya No: 44855

  • Tutanak No: 48552

  • Tutanak Tarihi: 23.12.2020

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

KONU: Asilde aranan koşulları taşımayan personel görevlendirilmesi

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

55 sayılı İlamın 1 inci maddesinde tazmin hükmü, … Akademisi’nde daha önce araştırıcı olarak çalışmayan ve yabancı dil şartını taşımayan …’un ilgili yasal düzenlemelere uyulmadan, … Başkanı tarafından “Başuzman Araştırıcı” olarak açıktan atanması sonucu … TL kamu zararı oluştuğu gerekçesiyle verilmiştir.

… sayılı Kanun Hükmünde Kararname

… Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin “Geçici Görevlendirme” kenar başlıklı 15 inci maddesinde … Akademisi’nde kadro şartı aranmaksızın yerli veya yabancı geçici süreli anlaşmalı araştırıcı ve danışman çalıştırılabileceği hükme bağlanmıştır.

… Genel Kurulu ve … Konseyinin Çalışma Esasları ile Akademi Başkanının Görev ve Yetkileri Hakkında Yönetmelik

… Kanun Hükmünde Kararnamenin 16 ncı maddesine dayanılarak hazırlanan, … Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “… Görev ve Yetkileri Hakkında Yönetmelik”in 7 nci maddesinde akademi başkanının görev ve yetkileri düzenlenmiştir. Bu maddede Akademi Konseyince alınan kararları uygulamak; Anlaşmalı Başkan danışmanları ve araştırıcıları atamak, gerektiğinde, usulüne uygun şekilde süresi dolmadan, görevlerine son verebilmek; Akademi faaliyetlerinin gerektiği gibi yürütülmesi için Kanun Hükmünde Kararname, yönetmelikler ve yetkili organların verdiği görevleri yerine getirmek akademi başkanının görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.

… Personel Yönetmeliği

… Kararnamenin 16 ncı maddesine dayanılarak hazırlanan, … Yönetmeliğinin “Danışmanlığa ve Araştırıcılığa Atanacaklarda Aranacak Şartlar” kenar başlıklı 11 inci maddesinde danışmanlığa atanacaklarda doktora yapmış olmak veya uzmanlık derecesini elde etmek, araştırıcılık görevine atanacaklarda ise lisans düzeyinde yükseköğrenimini tamamlamış olmak şartının aranacağı belirtilmiştir.

Araştırıcı Personelin Atanma, Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esasları

Akademi Konseyi’nin 28.01.2015 tarih ve 248/9.1 sayılı kararı ekinde … Personel Yönetmeliğine dayanılarak hazırlanan ve Konsey tarafından kabul edilme tarihi olan 28.01.2015 tarihinde yürürlüğe giren “Araştırıcı Personelin Atanma, Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esasları” bulunmaktadır.

Bu Esasların “amaç” kenar başlıklı 1 inci maddesinde Esasların amacının …’da çalışan araştırıcı personelin görevde yükselmesine ve yeni unvan almasına ilişkin usul ve esasları düzenlemek olduğu belirtilmiştir.

Esasların “kapsam” kenar başlıklı 2 nci maddesinde Esasların …’da çalışan araştırıcı personeli kapsadığı, başka görevi olanlardan araştırıcı olarak çalışanların bu Esasların kapsamı dışında olduğu belirtilmiştir.

Esasların “atanma ve görevde ilerleme” kenar başlıklı ikinci bölümünde 5 ve 6 ncı maddeler yer almaktadır.

“Atanma” kenar başlıklı 5 inci maddede; … Akademisi tarafından kadro şart aranmaksızın tam zamanlı ve kısmi zamanlı araştırıcılar çalıştırılabileceği, araştırıcı olarak atanacaklarda en az lisans düzeyinde yükseköğrenimini tamamlamış olma şartının aranacağı ve Başkan tarafından görevin niteliğine göre ilave şartlar belirlenebileceği belirtilmiştir.

“Görevde ilerleme” kenar başlıklı 6 ncı maddede; Araştırıcıların her yıl Konseyce belirlenen ücret tablosunda belirtilen kademelerde ilerleyeceği, Aynı kademede üç yıl çalışan araştırıcının Başkan’ın değerlendirmesi üzerine bir üst dereceye yükselebileceği belirtilmiştir.

Esasların “görevde yükselme ve unvan değişikliği” kenar başlıklı üçüncü bölümünde 7, 8 ve 9 uncu maddeler yer almaktadır.

“Görevde Yükselme” kenar başlıklı 7 nci maddede; görevde yükselerek unvanı değişecek araştırıcılarda, olumlu sicil ve ÜDS/KPDS/YDS sınavlarından 65 not aldığını belgelemek veya görev gereklerini dikkate alarak Başkan tarafından uygun görülecek kurum içi yabancı dil sınavında başarılı olma şartlarının arandığı belirtilmiştir.

“Unvan Değişikliği” kenar başlıklı 8 inci maddede, 5 inci maddede sayılan şartları taşıyan araştırıcılardan;

a) Doktora yapmış olanlar ile yüksek lisans yapıp alanında en az iki yıl veya lisans diplomasına sahip olup alanında en az dört yıl tecrübe sahibi olanların Uzman Araştırıcı;

b) Doktora yapıp alanında en az iki yıl, yüksek lisans yapıp alanında en az dört yıl veya lisans diplomasına sahip olup alanında en az sekiz yıl tecrübe sahibi olanların ise Başuzman Araştırıcı unvanını

alacağı belirtilmiştir.

“Unvan değişikliği” kenar başlığı altında yer alan 9 uncu maddede görevde yükselme ve unvan değişikliğinin Başkanın önerisi üzerine Konsey’in alacağı kararla gerçekleşeceği belirtilmiştir.

Özetle, … sayılı KHK, … Akademi Genel Kurulu ve Akademi Konseyinin Çalışma Esasları ile Akademi Başkanının Görev ve Yetkileri Hakkında Yönetmelik, … Personel Yönetmeliği ve Araştırıcı Personelin Atanma, Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esasları hükümleri incelendiğinde: araştırıcı ve danışman unvanları dışında başka bir unvan ile -yani uzman araştırıcı ve başuzman araştırıcı unvanları ile- atama şeklinin yer almadığı; uzman araştırıcı veya başuzman araştırıcı unvanını almanın sadece görevde yükselme ve unvan değişikliği esaslarına göre yapılabileceği, görevde yükselme ve unvan değişikliğinin ise Başkanın önerisi üzerine Konsey’in alacağı kararla gerçekleşeceğinin düzenlendiği görülmektedir.

Başuzman araştırıcı olarak dışarıdan atama yapılabileceği iddiası

İlam hükmünün gerekçesine esas alınan “araştırıcı unvanı ile atama dışında bir atama şeklinin yer almadığı” hususu karşısında sorumlu üst yönetici … tarafından özetle:

“Tüm mevzuat hükümleri incelendiğinde, uzman araştırmacı ve başuzman araştırmacı olarak dışarıdan atama yapılamayacağına dair hüküm bulunmadığı, bu konuda düzenleyicilerin iradelerinin mevzuata yeterince yansıtılamamış olduğu,

29.01.2016 tarih ve 260 sayılı Konsey Kararında: “Araştırıcı, Danışman, Komite, Kurul, Çalışma Grubu, Komisyon Üye ve Yürütücüleri, Hakem ve Mentör vb. belirlenmesi, yurtiçi ve yurtdışı görevlendirmeler ve bunların ücret ve çalışma koşullarının belirlenmesi hususunda akademi başkanına yetki verildi” denildiği; “Vb” ifadesi değerlendirildiğinde, başuzman araştırıcı unvanının bu yetki dahilinde olduğu”

İddiaları ileri sürülmüştür. Ancak bu iddiaların yerinde olmadığı değerlendirilmektedir.

Öncelikle, mevzuatta uzman araştırmacı ve başuzman araştırmacı olarak dışarıdan atama yapılamayacağına dair açık hüküm bulunmamaktadır. Ancak İdare hukukunda işlem yapmada yetkisizlik kural, yetkili olmak istisnadır. Yani kamu görevlilerinin bir işlemi yapmak konusunda mevzuatta açıkça yetkilendirilmeleri gerekir. İlama konu uygulamada başuzman araştırıcı olarak açıktan atamanın yapılabilmesi için, bu konuda mevzuatta açık bir düzenlemenin varlığı gerekir. Aksi halde yapılan atama yasal dayanaktan yoksun olacaktır. Konuyla ilgili olarak yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri incelendiğinde, açıktan başuzman araştırıcı atanması konusunun mevzuatta yer almadığı görülmektedir.

Bu konuda sorumlu tarafından ileri sürülen iddialardan biri “düzenleyicilerin iradelerinin aslında açıktan başuzman araştırıcı atamanın engellenmesi olmadığı, ancak bu iradelerinin mevzuata yeterince yansıtılamamış olduğu” yönündedir. Sorumlu, İlama konu atama işleminde, yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerini düzenleyenlerin açıktan başuzman araştırıcı atanması konusunda sessiz kalmakla aslında bu kapsamda atama yapmayı yasal kılmak veya en azından engellememeyi amaçladığı iddiasındadır. Ancak bu iddianın yerinde olmadığı değerlendirilmektedir. Tüm kanunlar, yönetmelikler ve diğer mevzuat gibi, yukarıda yer verilen KHK, Yönetmelik ve Esaslar kendilerini ortaya çıkaran iradelerden ayrı, onlardan bağımsız bir varlığa sahiptir. Tekrar belirtmek gerekirse, ilgili mevzuat hükümleri incelendiğinde, açıktan başuzman araştırıcı atanması konusunun düzenlenmemiş olduğu görülmektedir.

Sorumlu tarafından iddia edilen diğer bir husus, 29.01.2016 tarih ve 260 sayılı Konsey Kararında yer alan “Araştırıcı, Danışman, Komite, Kurul, Çalışma Grubu, Komisyon Üye ve Yürütücüleri, Hakem ve Mentör vb. belirlenmesi, … hususunda akademi başkanına yetki verildi” ifadesinde yer alan “vb” ifadesinin kapsamına başuzman araştırıcı unvanının da girdiği, dolayısıyla başuzman araştırıcıların belirlenmesinde de akademi başkanına yetki verildiği konusundadır. Bu iddianın yerinde olmadığı değerlendirilmektedir. İlama konu uygulamayla ilgili olarak mevzuatta doğrudan başuzman araştırıcı atanması düzenlenmemişken, Konsey kararında yer alan vb ifadesi kapsamında Akademi Başkanına açıktan başuzman araştırıcı atama yetkisinin verildiği yorumu mevzuata uygun değildir.

İlamda yeni bir gerekçeye yer verildiği iddiası

Sorumlu tarafından temyiz dilekçesinde aşağıda yer alan iddiaya yer verilmiştir:

İlama dayanak teşkil eden Sorguda, “Konsey kararına aykırı bir atama”dan söz edilmesine karşın İlamda, ilk defa, “Konseyin “Ücret Belirleme..” konusunda yetki devrinde bulunmasının yasal dayanaktan yoksun olduğu” iddiası/gerekçesi ileri sürülerek, sorgu konusu ile ilamda ileri sürülen ve dayanak olarak gösterilen gerekçeler arasında farklılık oluştuğu,

İlamda, sorguda ve duruşma sırasında hiç gündeme getirilmeyen bu YENİ GEREKÇEnin: “… s. KHK’nın 15’inci maddesinde;....ücretlerin Konsey tarafından tespit edileceği hükme bağlanmış” (olduğu) ve ilgili Yönetmeliğin 5. Maddesinde de bu hususun vurgulandığı” belirtilerek “Ayrıca, … sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede, münhasıran Akademi Konseyine verilen bu yetkinin başkalarına devredilebileceğine ilişkin bir herhangi bir hükme yer verilmemiştir. Bu itibarla, idarenin yasallık ilkesi gereği, yasal düzenlemelerin kurmuş olduğu yetki düzeninin yine yasa tarafından izin verilmedikçe, İdarece değiştirilmesi mümkün olmadığından, münhasıran Akademi Konseyine verilen araştırıcıların çalışma şartları ve anlaşmalarına göre verilecek ücretlerin tespit edilmesi yetkisini içeren 29 Ocak 2016 tarih ve 260 sayılı toplantıda alınan karar yasal dayanaktan yoksundur” şeklinde ifade edildiği,

Bununla birlikte, konsey kararının “yetki devri” olup olmadığına, ilama kadar ileri sürülen asli bir gerekçeyi geçersiz kılması hususuna ve bunun sonuçlarına, bunun bir sorumluluk doğurup doğurmadığına ve varsa bundan kimlerin sorumlu olduğuna dair bir değerlendirmeye de ilamda ver verilmemiş olduğu,

Halbuki, sorguda kamu zararına dayanak olarak gösterilen hususlar ile ilamda tazmin hükmüne konu edilen hususların birbiri ile aynı veya paralel olması gerektiği, Aksi halde sorgunun dayanağı olan konunun değişmesi durumunda ya yeniden sorgu konusu yapılmalı veya en azından duruşma sırasında konunun farklı yönde ele alındığı veya alınacağının tarafına bildirilmesi gerektiği ve ona göre savunmasını genişletme imkanı verilmesi gerektiği, Bu yönüyle de ilama konu olan tazmin hükmünün, savunmanın eksik alınması ve sorguda yer alan hususların dışına çıkılarak (yeni bir gerekçeyle) hüküm kurulması sonucunu doğurduğu, Bu durumun bile TEK BASINA ilamda verilen TAZMİN HÜKMÜNÜN TEMYİZ KURULUNCA KALDIRILMASI’nı gerektirdiği”

Sorumlu tarafından ileri sürülen bu iddianın yerinde olmadığı değerlendirilmektedir.

Sorgu’da yer alan ve sorumlu üst yönetici …’dan açıklanması istenen hususu içeren paragraf aynen: “Yukarıda açıklanan Esaslar çerçevesinde, personelin önce araştırıcı olarak çalıştırılması, daha sonra belirli koşulları gerçekleştirmeleri durumunda görevde yükselme ve unvan değişikliği ile Uzman Araştırıcı ve Başuzman Araştırıcı unvanının verilmesi gerekirken, …’da daha önce Araştırıcı olarak çalışmayan, yabancı dil şartını taşımayan ve bu görevde yükselme zincirine uyulmadan, Başkan tarafından Başuzman Araştırıcı atanması sonucu aşağıdaki tabloda hesap detayı gösterildiği üzere brüt toplam … TL ödeme yapılması sonucu kamu zararına neden olunmasının açıklanması,” ifadelerini içermektedir.

İlamda yer alan ve konunun esas yönünden incelenmesi sonucu ilamın esas yönünden gerekçesini oluşturan paragraf aynen: “Sonuç itibariyle, … personel mevzuatında “araştırıcı” unvanı ile atama dışında bir atama şeklinin yer almaması; uzman/baş uzman araştırıcı unvanının alınmasının ise ancak görevde yükselme ve unvan değişikliği esaslarına göre mümkün olması nedenleriyle …'da bu unvan ile istihdam edilecek personelin önce “Araştırıcı” olarak atanması, sayılan diğer şartlarla birlikte yabancı dil şartını sağladıktan sonra Başkanın önerisi ve Konsey’in kararı ile “Başuzman Araştırıcı” olarak çalıştırılması gerektiği halde, yapılan incelemede yabancı dil şartını da taşımadığı tespit edilen …’un Kurumda önce “araştırıcı” olarak çalıştırılmadan doğrudan “Başuzman Araştırıcı” unvanı ile … Başkanı tarafından açıktan atandığı ve bunun sonucunda … TL tutarında kamu zararına yol açıldığı tespit edilmiştir.” ifadelerini içermektedir.

Sorguda açıklanması istenen husus ile İlamda yer alan hükmün gerekçesi karşılaştırıldığında, bunların tam olarak örtüştüğü, İlamın gerekçesinde yeni bir hususa yer verilmediği görülmektedir.

Sorumlu … tarafından belirtilen ve özetle “29 Ocak 2016 tarih ve 260 sayılı toplantıda (Akademi Konseyi toplantısı) alınan kararın yasal dayanaktan yoksun olduğu” sonucunu içeren ifadeler ise sorumlunun iddia ettiği üzere sorguda yer almamakta, ilk defa İlamda yer almaktadır. Sorumlu tarafından iddia edildiği ve İlamdan anlaşıldığı üzere bu yeni hususa duruşma sırasında da yer verilmemiştir. Bununla birlikte, yeni olan bu husus, İlamın gerekçesi kapsamında olmayıp, 260 sayılı Konsey toplantısına dair bir tespit niteliğindedir. Aslında bu tespit İlama konu uygulamanın dışında, ayrı bir konudur.

İlamda yer alan bu yeni tespit iddianın genişletilmesi kapsamına da girmemektedir.

Dolayısıyla, sorumlu tarafından ileri sürülen “İlamda yeni bir gerekçeye yer verildiği iddiası”nın yerinde olmadığı değerlendirilmektedir.

… tarafından giderin yapılmasında TÜBİTAK mevzuatının esas alınması

… sayılı KHK’nın “mali hükümler” kenar başlıklı 14 üncü maddesinde:

“Madde 14 – Akademi hizmetleriyle ilgili bütün giderler, mali yıl başında (Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu bütçesinde açılacak özel tertibe aktarılmak üzere) Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bütçesine bu amaçla konulan ödenekle karşılanır.

Bütçe teklifi Akademi Konseyi tarafından hazırlanarak Temmuz ayı başında Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına gönderilir.

Giderlerin yapılmasında, 278 sayılı Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu Kanununda yer alan esas ve usüller uygulanır. Akademi'nin faaliyetlerinden dolayı sağlanan gelirler ve yapılan bağışlar, Akademi hizmetlerinde kullanılmak üzere (Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu bütçesinde) Akademi adına açılan özel tertibe gelir kaydedilir.

Akademi'nin hesapları, Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu hesapları ile birlikte aynı usul ve esaslar dahilinde denetlenir.

Akademi'nin sekretarya hizmetleri Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu tarafından yerine getirilir.”

Hükümleri yer almaktadır.

… sayılı KHK’nın 14 üncü maddesi kapsamında, sorumlu üst yönetici …’ın temyiz dilekçesinde yer alan iddia aynen aşağıya alınmıştır:

“Personel atamalarının … mevzuatınca “çok açık ve ayrıntılı biçimde” düzenlendiği gerekçesiyle TÜBİTAK mevzuatının kullanılamayacağı iddiası, geçerli ve tutarlı değildir: Çünkü; 1)Böyle bir yorum, öncelikle KHK’nin 14’üncü maddesindeki “TÜBİTAK usul ve esaslarının uygula(nacağı) yönündeki ilgili hükümleri geçersiz kılmak anlamına gelmektedir. 2)…’nın istihdam ve atamalar ilişkin mevzuatı, KHK’nın 14’üncü maddesindeki düzenlemenin de bir sonucu olarak, bütün istihdam ve atama işlemlerini ayrıntılı olarak (esaslar düzeyinde) düzenlememiştir. 3)…’ın söz konusu esasları “bütün personel atamalarını ve yükseltmelerini” düzenlerken, …’nın ilgili esasları sadece “araştırıcıların yükseltilmeleri”ni düzenlemiştir. Bu durumda, … mevzuatını/esaslarının TÜBİTAK’ın ilgili mevzuatını/esaslarını ikame ettiğini ileri sürmek, gerçekçi/tutarlı değildir ve dayanaktan yoksundur. …”

Buna göre, sorumlu tarafından … personel atamalarının … sayılı KHK md.14 kapsamında TÜBİTAK usul ve esaslarına göre yapılabileceği iddia edilmektedir. İlama konu uygulama özelinde ifade etmek gerekirse, … mevzuatında düzenlenmemiş bir istihdam şeklinin TÜBİTAK mevzuatında düzenlenmiş olması halinde, bu istihdam şeklinin … tarafından uygulanmasında TÜBİTAK mevzuatının kıyas yoluyla esas alınabileceği iddia edilmektedir.

Öncelikle, personel istihdam edilmesine yönelik idari işlemler, md.14’te yer alan ifadesiyle “giderin yapılması” kapsamında değildir. Personel istihdamı sonucunda maaş, ikramiye, harcırah gibi ödemelerin yapılması, bu ödeme sırasında aranacak belgeler, harcama talimatının verilmesi ve ödemelerin gerçekleştirilmesinden sorumlu personelin görev ve yetkileri, kullanılacak muhasebe hesapları ve bunların bütçeyle bağlantısının kurulması gibi hususlar “giderin yapılması” kapsamındadır. Personel istihdamı ise bir personelin hangi şartlarla, hangi usulle ve hangi kadrolarda istihdam edileceği gibi hususları içermekte olup, bunlar giderin yapılması kapsamına girmemektedir.

Dolayısıyla …’ya açıktan başuzman atanmasının giderin yapılması kapsamında olmadığı değerlendirilmektedir.

Bu durumda, … tarafından açıktan başuzman araştırıcı atanmasının … sayılı KHK md.14 dayanak gösterilerek TÜBİTAK mevzuatıyla açıklanması hukuka uygun değildir.

Kaldı ki, … Başkanı … ile … arasında 18.08.2016 tarihinde ve 25.07.2017 tarihinde imzalanan belirli süreli iş sözleşmelerinin 2 nci maddesinde aynen: “…, … Kanun Hükmünde Kararnamenin 15 inci maddesine göre Başuzman Araştırıcı olarak, … Personel Yönetmeliği çerçevesinde Akademi Konseyince belirlenen … ücret tablosundaki … derece kademe karşılığı … tam süreli çalışmayı, … da çalıştırmayı kabul eder. …” ifadeleri yer almaktadır. Buna göre de, …’un açıktan başuzman araştırıcı olarak atanmasındaki mevzuat TÜBİTAK mevzuatı değil, … mevzuatıdır.

Yanıt dilekçesinde yer verilen mevzuat değişikliği

Sorumlu tarafından Başsavcılık mütalaası üzerine verilen yanıt dilekçesinde:

“İlama dayanak tutulan ve … Personel Yönetmeliği uyarınca 28 Ocak 2015 tarihli ve 248/9.1 sayılı Konsey Kararıyla çıkarılan “Araştırıcı Personelin Atanma, Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esasları”nda yer alan bazı hususların vuzuha kavuşturulması ve farklı yorumlamaların ortadan kaldırılması amacıyla, söz konusu Esasları düzenlemeye yetkili olan Akademi Konseyinin 26.12.2018 tarih ve 296 sayılı Kararıyla esaslarda değişikliğe gidildiği,

Yapılan değişiklikle gerek uygulamada gerekse Sayıştay denetimi sırasında farklı yorumlamalara yol açan hususlar açıklığa kavuşturulmak istendiği ve Esasların ilgili maddelerinde değişiklik yapılarak ilgili yerlerine işlendiği,

Söz konusu değişiklikle Esasların yürürlük tarihi ilk defa düzenlemenin yapıldığı tarihe götürüldüğü, Bununla öncelikle kazanılmış hakların korunması ve yeni hak kayıplarının önüne geçilmesinin amaçlandığı,

Yapılan değişiklikle kararın gerekçesinde de belirtildiği üzere, konseyin ta başta yer alan ancak Esaslara tam olarak yansıtılmadığı anlaşılan iradesinin mevzuat düzenlemesine yansıması da sağlanmış olduğu”

İfade edilmiştir.

Yanıt dilekçesinde özetle: 55 sayılı İlamın dayanakları arasında olan Araştırıcı Personelin Atanma, Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarında geriye yürüme yoluyla mevzuat değişikliğine gidildiği, bunun sonucu olarak İlama konu uygulamanın artık mevzuata uygun hale geldiği ve kamu zararının bulunmadığı iddia edilmektedir.

55 sayılı İlama konu olan sözleşmeli personel görevlendirilmesi, bu sözleşmenin imzalandığı tarihte, ertesi yıl sözleşmenin yenilendiği tarihte ve Daire İlamının karar tarihi olan 13.12.2018’de yürürlükte olan mevzuata aykırıydı. Bununla birlikte, 26.12.2018 tarih ve 296 sayılı Akademi Konseyi Kararıyla, Araştırıcı Personelin Atanma, Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarında, 28.01.2015 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere değişikliğe gidilmiştir. Esaslar’da yapılan bu değişikliklerle 28.01.2015 tarihinden itibaren …’ya doğrudan uzman veya başuzman araştırıcı atanabileceği, atanmalarda yabancı dil koşulu muhafaza edilmekle birlikte, atanacakları pozisyon veya görevin gereklerine göre … Başkanı tarafından bu kişilerin yabancı dil koşulundan muaf tutulabilecekleri düzenlemelerine yer verilmiştir.

Akademi Konseyinin düzenleme yapma yetkisi … sayılı KHK md.10’dan kaynaklanmaktadır. KHK’ya uygun şekilde … Görev ve Yetkileri hakkında Yönetmelik md.5’te de Akademi Konseyinin bu yetkisi yer almaktadır. Dolayısıyla … sayılı KHK ve Personel Yönetmeliğine uygun şekilde ve bunlarda yer alan hususların uygulanmasını sağlamak amacıyla Araştırıcı Personelin Atanma, Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarının hazırlanması ve bunda değişikliğe gidilmesi Akademi Konseyinin yetkisi dahilindedir.

Bununla birlikte, 26.12.2018 tarih ve 296 sayılı Kararda, Akademi Konseyi tarafından Araştırıcı Personelin Atanma, Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarında yapılan değişiklik 28.01.2015’ten itibaren geçerli olmakla, -geçmişe dönük yönüyle- …’nın kuruluşunu düzenleyen … sayılı KHK’nın “amaç” kenar başlıklı 1 inci maddesinde yer alan “Türkiye'de tüm bilim alanlarındaki araştırmaları, bilimci kişiliğini ve araştırıcılığı özendirmek ve bu alanlarda emeği geçenleri onurlandırmak; gençleri bilim ve araştırma alanına yöneltmek; Türkiye'deki bilimcilerin ve araştırıcıların toplumsal statülerinin yükseltilmesi ve korunmasına çalışmak; bilim ve araştırma standardlarının uluslararası düzeye çıkarılmasına yardım etmek amacı”na dönük sonuç sağlamayacaktır. Esaslarda yapılan değişikliğin 28.01.2015’ten itibaren geçerli olmasının geçmişe dönük olarak etkileyeceği husus sadece Sayıştay denetimleri ve yargısı sonucu tespit edilen kamu zararının ortadan kaldırılması olacaktır.

Bu durumda, Akademi Konseyi tarafından Esaslar’da değişiklik yapılması Konsey’in yetkisi dahilinde olmakla birlikte, 26.12.2018 tarih ve 296 sayılı Karar ekinde yer alan Esaslarda yapılan 28.01.2015 yürürlük tarihli değişikliğin Konsey’in yetkisinin amacından saptırılarak kullanılması niteliğinde olduğu değerlendirilmektedir.

Türk Medeni Kanununun “dürüst davranma” kenar başlıklı 2 nci maddesinde:

“Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.

Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.”

Denilmektedir.

Buna göre, sorumlu Akademi Başkanı … tarafından 55 sayılı İlama konu uygulamayla ilgili olarak Akademi Konseyinin 26.12.2018 tarih ve 296 sayılı Kararı ekinde bulunan 28.01.2015 yürürlük tarihli düzenlemelerin ileri sürülmesinin, hukuk düzeni tarafından korunmayacağı değerlendirilmektedir.

Kamu zararı

6085 sayılı Kanuna göre Sayıştay yargısında tazminine hükmedilen kamu zararı, 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinde tanımı yapılan kamu zararıdır.

Buna göre, İlama konu uygulamada mevzuatında yer alan düzenlemenin dışında personel görevlendirilmesi sonucunda mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması dolayısıyla kamu zararı oluştuğu değerlendirilmektedir.

İlamda kamu zararının tutarı, başuzman araştırıcıya yapılan ödemeler ile bu kişi araştırıcı olarak atansaydı yapılacak olan ödemeler arasındaki fark esas alınarak tespit edilmiştir. Kamu zararının bu yolla hesaplanmasının 5018 sayılı Kanun ve diğer mevzuata uygun olduğu değerlendirilmektedir.

Bu itibarla, yukarıda belirtilen gerekçelerle sorumlu ve fer’i müdahilin iddiaları reddedilerek, … Akademisinde daha önce araştırıcı olarak çalışmayan ve yabancı dil şartını taşımayan kişinin ilgili yasal düzenlemelere uyulmadan, … Başkanı tarafından “Başuzman Araştırıcı” olarak açıktan atanması sonucu kamu zararı oluştuğu yönünde verilen 55 sayılı İlam hükmünün TASDİKİNE (Bu karar yönünde Üyeler …, … ve …’ın aşağıda yazılı ilave gerekçesi ve bu karar karşısında Kurul Başkanı ve ….Daire Başkanı …, Üyeler …, …, …, … ve …’ün aşağıda yazılı karşı oy gerekçelerine karşı), oyçokluğuyla,

6085 sayılı Kanunun 57 nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,

Karar verildiği 23.12.2020 tarih ve 48552 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

(İlave gerekçe

Üyeler …, … ve …’ın ilave gerekçesi:

55 sayılı İlamla ilgili olarak yukarıda belirtilen çoğunluk kararında yer alan gerekçeyle hükmün tasdikine karar verilmesi gerekmekle birlikte, buna ilave olarak … sayılı …’ya göre …’nın idari personel çalıştırma yetkisi bulunmaması dolayısıyla da 55 sayılı İlam hükmünün tasdikine karar verilmesi gerekmektedir.

… sayılı KHK’nın “mali hükümler” kenar başlıklı 14 üncü maddesi:

“Akademi hizmetleriyle ilgili bütün giderler, mali yıl başında (Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu bütçesinde açılacak özel tertibe aktarılmak üzere) Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bütçesine bu amaçla konulan ödenekle karşılanır.

Bütçe teklifi Akademi Konseyi tarafından hazırlanarak Temmuz ayı başında Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına gönderilir.

Giderlerin yapılmasında, 278 sayılı Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu Kanununda yeralan esas ve usüller uygulanır. Akademi'nin faaliyetlerinden dolayı sağlanan gelirler ve yapılan bağışlar, Akademi hizmetlerinde kullanılmak üzere (Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu bütçesinde) Akademi adına açılan özel tertibe gelir kaydedilir.

Akademi'nin hesapları, Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu hesapları ile birlikte aynı usul ve esaslar dahilinde denetlenir.

Akademi'nin sekretarya hizmetleri Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu tarafından yerine getirilir.”

Hükümlerini içermektedir. Buna göre, …’nın sekretarya hizmetlerinin TÜBİTAK tarafından yerine getirilmesi gerekmektedir.

KHK’nın “geçici görevlendirme” kenar başlıklı 15 inci maddesinde:

“… Akademisi kadro şartı aranmaksızın yerli veya yabancı geçici süreli anlaşmalı araştırıcı ve danışman çalıştırabilir.

Anlaşmalı araştırıcılar ve danışmanlar; üniversiteler, genel ve katma bütçeli dairelerle özel idare ve belediyeler ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi kurumların mensupları arasından da seçilebilir. Bunların asli görevlerine ait bütün hakları saklı kalır ve her türlü tazminatlarına halel gelmez. Çalışma şartları ve anlaşmalarına göre verilecek ücretler Konsey'ce tespit edilir.”

Denilmektedir. Buna göre, KHK’nın “amaç” kenar başlıklı 1 inci maddesine yönelik çalışmaları yürütmek üzere araştırıcı ve danışmanların geçici görevlendirmeyle …’da çalıştırılabileceği öngörülmektedir.

KHK’da 14’üncü maddesinde yer alan sekreterya hizmetlerinin TÜBİTAK tarafından yapılması ve 15 inci maddesinde yer alan geçici görevlendirmeyle araştırıcı veya danışman çalıştırılması halleri dışında bir çalışma şekli öngörülmemiştir.

55 sayılı İlama konu uygulamada, adı geçen kişinin başuzman araştırıcı olarak açıktan atanmakla birlikte idari bir görev olan genel koordinatörlük görevini yürütmesi, yani idari görev yürütmesi zaten … sayılı KHK’da öngörülmüş bir çalışma şekli değildir.

İlama konu uygulamanın bu yönüyle değerlendirilmesi sonucunda da 55 sayılı İlam hükmünün Tasdikine karar verilmesi gerekmektedir.

Karşı oy gerekçeleri

Kurul Başkanı ve ….Daire Başkanı …’nın karşı oy gerekçesi:

İlama konu personel çalıştırılmasında, …’nın kendi mevzuatı olan … sayılı KHK, … Yönetmelik, Personel Yönetmeliği ve Araştırıcı personelin Atanma, Görevde Yükselme ve Unvan değişikliği Esaslarında gerekli düzenlemelerin yer aldığı görülmektedir. Bu durumda, iş akdiyle personel çalıştırılmasında … mevzuatında yer alan çerçeveye uyulması gerekmektedir; Bu konuda TÜBİTAK mevzuatının kıyasen uygulanması hukuka aykırılık teşkil edecektir.

Atamaya yetkili makam olan Akademi Başkanı tarafından Akademiyi temsilen iş akdi imzalanarak adı geçen kişi …’da çalışmıştır. Bu kişinin çalıştırılmasında gereken koşullar konusunda da 26.12.2018 tarih ve 296 sayılı Akademi Konseyi kararı ekinde yer alan değişiklikle Esaslar 28.01.2015 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere değiştirilmiştir. Esaslar’da yapılan bu değişikliğin, Esaslar’ın, …’nın fiili durumunun gereklerine uygun hale getirilmesi için yapılmış açık düzenlemelere duyulan ihtiyaç üzerine yapıldığı iddiasının değerlendirilmesi ve İlama konu personel çalıştırılmasının, Esaslar’da yapılan bu değişiklikler kapsamında yeniden değerlendirilerek hüküm kurulması gerekmektedir.

… sayılı KHK’da …’da personel çalıştırılmasının md.15’te yer aldığı üzere geçici görevlendirmeyle ve sekreterya hizmetlerinin de TÜBİTAK tarafından yerine getirilmesi şeklinde yapılacağı öngörülmüştür. Ancak …’da fiili durum genel koordinatör olarak idari görevli personel istihdamını zorunlu kıldığı görülmektedir. Konunun bu yönden de değerlendirilerek hüküm kurulması gerekmektedir.

Ayrıca, sorumlu tarafından ileri sürülen 2008-2009-2010 yıllarında benzer bir personel çalıştırılmasının olduğu ancak bu konuda Sayıştay denetimleri ve yargılaması sonucunda kamu zararı olduğu yönünde hüküm kurulmamış olması konusunun da emsal olması yönüyle incelenerek hüküm kurulması gerekmektedir.

Bu itibarla, yukarıda belirtilen hususlarda konunun yeniden değerlendirilerek hüküm kurulması gerekçesiyle 55 sayılı İlam hükmünün Bozularak, yeniden hüküm tesisini teminen dosyanın Dairesine Gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir.

Üyeler …, …, …, … ve …’ün karşı oy gerekçesi

55 sayılı İlamın 1 inci maddesinde, … Akademisi’nde daha önce araştırıcı olarak çalışmayan ve yabancı dil şartını taşımayan …’un ilgili yasal düzenlemelere uyulmadan, … Başkanı tarafından “Başuzman Araştırıcı” olarak açıktan atanması sonucu oluşan kamu zararının tazmini yönünde hüküm verilmiştir.

Öncelikle, Araştırıcı Personelin Atanma, Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarının hazırlanması ve bunda değişikliğe gidilmesi Akademi Konseyinin yetkisi dahilindedir.

26.12.2018 tarih ve 296 sayılı Akademi Konseyi Kararıyla, Araştırıcı Personelin Atanma, Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarında, 28.01.2015 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere değişikliğe gidilmiştir. Esaslar’da yapılan bu değişikliklerle 28.01.2015 tarihinden itibaren …’ya doğrudan uzman veya başuzman araştırıcı atanabileceği, atanmalarda yabancı dil koşulu muhafaza edilmekle birlikte, atanacakları pozisyon veya görevin gereklerine göre … Başkanı tarafından bu kişilerin yabancı dil koşulundan muaf tutulabilecekleri düzenlemelerine yer verilmiştir.

26.12.2018 tarih ve 296 sayılı Akademi Konseyi Kararı ekinde yer alan mevzuat değişikliği sonucunda açıktan başuzman atanabileceği ve atamanın yapılacağı pozisyonun özelliğine göre Akademi Başkanı tarafından dil muafiyeti tanınabileceği yönündeki düzenlemeler sonucunda, 55 sayılı İlam hükmünün gerekçesinde yer alan hususlar ortadan kalkmış bulunduğundan, İlama konu personel çalıştırılmasında Temyiz yargılamasının yapıldığı tarih itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Ayrıca, … sayılı KHK’da …’nın sekreterya hizmetlerinin TÜBİTAK tarafından yapılması ve geçici görevlendirmeyle …’da personel çalıştırılması öngörülmüş olmakla birlikte, fiili durumda KHK’da yer alan personele yönelik bu düzenlemeler yetersiz kalmaktadır. Fiili durum …’da idari personel çalıştırılmasını zorunlu kılmaktadır.

Diğer bir açıdan, Sayıştay Daireleri tarafından aynı konunun 2016 ve 2018 yılı hesaplarının yargılaması sonucunda ilişilecek husus bulunmadığı kararları verilmiş olması, hukuk güvenliği bakımından 2017 yılı hesabıyla ilgili verilmiş olan kamu zararının tazmini hükmünün kaldırılmasını gerektirmektedir.

Buna göre, yukarıda belirtilen gerekçelerle 55 sayılı İlam hükmünün Kaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir.)

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:07

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim