Sayıştay 8. Dairesi 44855 Kararı - Özel Bütçe Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8
Sayıştay Kararı
44855
13 Nisan 2022
Diğer Özel Bütçeli İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Diğer Özel Bütçeli İdareler
-
Yılı: 2017
-
Daire: 8
-
Dosya No: 44855
-
Tutanak No: 51600
-
Tutanak Tarihi: 13.04.2022
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
KONU: Personel görevlendirilmesi
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
55 İlam sy Daire Kararının 1 inci maddesiyle, … daha önce araştırıcı olarak çalışmayan ve yabancı dil şartını taşımayan …’un ilgili yasal düzenlemelere uyulmadan, … Başkanı tarafından “Başuzman Araştırıcı” olarak açıktan ve doğrudan atanması sonucu adı geçen kişiye yapılan ödemelerden oluşan … TL kamu zararının, görevlendirmeye dair sözleşmeleri imzalayan … Başkanı …’dan tahsiline ilişkin hüküm tesis edilmiştir.
23.12.2020 tarih ve 48552 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararıyla, Daire Kararının Tasdikine hükmedilmiştir.
Esas yönünden inceleme
… Kanun Hükmünde Kararnamenin “Mali Hükümler” başlıklı 14’üncü maddesinde “...Giderlerin yapılmasında, 278 sayılı Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu Kanununda yer alan esas ve usuller uygulanır. ...” hükmüne yer verilmiştir.
… Konseyi tarafından alınan 29 Ocak 2016 tarihli ve 260 sayılı kararda “Araştırıcı, Danışman, Komite, Kurul, Çalışma Grubu, Komisyon Üye ve Yürütücüleri, Hakem ve Mentör vb. (ve benzeri)... yurtiçi ve yurtdışı görevlendirmeler ve bunların ücret ve çalışma koşullarının belirlenmesi hususunda … Başkanına yetki verildi.” denilmiştir.
… Konseyinin 28 Ocak 2015 tarihli ve 248/9.1 sayılı kadarıyla yürürlüğe konulan “Araştırıcı Personelin Atanma, Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esasları”nın 1 inci maddesinde, bu Esasların amacı “…’nde çalışan araştırıcı personelin görevde yükselmesine ve yeni unvan almasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir” şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinde; Araştırıcı Personelin Atanma, Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarının; …de araştırıcı olarak çalışan personelin görevde yükselmesi ve unvan değişikliği ile ilgili sınırlı düzenlemeleri içerdiği ancak uzman/başuzman araştırıcıların ilk defa işe alınması ile ilgili olarak herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği görülmüştür. Bu nedenle, …ye Kurum dışından ilk defa görevlendirilecek veya atanacak uzman araştırıcı ve başuzman araştırıcıların alımında … sayılı KHK’nın 14 üncü maddesi hükmü çerçevesinde TÜBİTAK tarafından uygulanan düzenlemeler dikkate alınacağından, açıktan başuzman araştırıcı görevlendirilmesinde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Ayrıca, … sayılı KHK’da …’nın sekreterya hizmetlerinin TÜBİTAK tarafından yapılması ve geçici görevlendirmeyle TÜBA’da personel çalıştırılması öngörülmüş olmakla birlikte, fiili durumda KHK’da yer alan personele yönelik bu düzenlemeler yetersiz kalmaktadır. Fiili durum TÜBA’da idari personel çalıştırılmasını zorunlu kılmaktadır.
Diğer bir açıdan, Sayıştay Daireleri tarafından aynı konunun 2016 ve 2018 yılı hesaplarının yargılaması sonucunda ilişilecek husus bulunmadığı kararları verilmiş ve bunların kesinleşmiş olması, hukuk güvenliği bakımından 2017 yılı hesabıyla ilgili verilmiş olan kamu zararının tazmini hükmünün kaldırılmasını gerektirmektedir.
BU İTİBARLA, yukarıda belirtilen gerekçelerle Daire Kararına konu olan somut uygulamada kamu zararı bulunmadığı anlaşıldığından, 23.12.2020 Tarihli 48552 Tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının KARAR DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLDUĞUNA, 55 İlam sayılı Daire Kararının BOZULARAK, yeniden hüküm kurulmak üzere dosyanın DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE (Üye …’in yargılama usulü yönünden ilave gerekçesiyle birlikte; Üyeler …, …, …, …, …’ın aşağıda yer alan karşı oy gerekçelerine karşı), oy çokluğuyla,
Karar verildiği 13.04.2022 tarih ve 51600 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
(İlave gerekçe
Üye …’in yargılama usulü yönünden ilave gerekçesi
Karar düzeltilmesine mahal olduğuna yönelik yukarıda belirtilen Karara katılmakla beraber, ayrıca hesap yargılama usulü bağlamında temyiz mercii olan Temyiz Kurulu çalışma usulüne ilişkin olarak;
Sayıştay Yargılamasında ilk derece mahkemesi olarak Dairelerce verilen kararlara karşı sorumlular olağan kanun yolu olarak temyiz ve karar düzeltme, olağanüstü kanun yolu olarak ise yargılamanın iadesi yoluna müracaat edebilirler. 6085 sayılı Kanun’un, “Temyiz” başlıklı 55’inci maddesindeki düzenlemeye göre Temyiz Kurulu; temyiz olunan hükmü olduğu gibi veya düzelterek tasdik etmeye, bozma kararı vererek ilgili Daireye göndermeye ya da Kurul üye tam sayısının üçte iki çoğunluğu ile Daire kararını tümüyle ortadan kaldırmaya karar verebilir. Kaldırma kararı (doğası gereği Sayıştay Dairelerince kamu zararının sorumlularına ödettirilmesi yönündeki kararlar hakkında verilebilecek bir karar olup) kamu zararının oluşmadığı dolayısıyla da Dairece haklarında hüküm tesis edilen sorumlular hakkında hüküm tesis edilmesi gerekmediği sonucuna ulaşan ve sorumluların beraatı anlamına gelen bir hükümdür.
Bu düzenlemede yer verilen “kurul üye sayısının üçte iki çoğunluğu ile kaldırılması” şeklindeki kısmın klasik anlamdaki temyiz uygulamalarının dışına taşan bir düzenleme olduğu ortadadır. Hukuk sisteminde ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararın kaldırılması ve bunun yerine yeni bir karar verilmesi uygulaması istinaf mahkemeleri aşamasında görülebilen bir uygulamadır. İstinaf mahkemelerince verilen kararlar (İlk derece mahkemesinin kararını kaldıran kararlar dâhil) hakkında da belli şartlar altında temyiz yoluna gidilebilmektedir. Oysa Sayıştay Temyiz Kurulunca verilen kaldırma kararına karşı karar düzeltme dışında müracaat edilebilecek bir kanun yolu ve mercii bulunmamaktadır. Türk Hukuk Sisteminde Temyiz İncelemesi sürecinde verilebilecek kararlardan farklı ve temyizi kabil olmayan bir yöntem olarak belirlenmiş olması nedeniyle de 6085 Sayılı Kanunda normal karar çoğunluğundan farklı olarak kaldırma kararı için Kurulun üçte ikisinin çoğunluğu aranmıştır.
İlk derecede kamu zararını tazminle yükümlü tutulmuş olan sorumlular haklarında verilmiş olan bu kararın, sorumlular lehine sonuçlanması için en kısa ve kesin olan yol Dairece verilmiş olan tazmin kararının kaldırılması olup sorumluların temyiz başvuruları da çoğunlukla “kararın kaldırılması veya bozulması” şeklinde bir taleple sonlandırılmaktadır. Bu sebeple temyiz başvurusunda taraflarca kaldırma talep edilmişse öncelikle bu talebin görüşülmesi ve sonuçlandırılması gereklidir.
Ancak kaldırma kararının alınabilmesi için bozma veya tasdik kararlarından farklı bir çoğunluk (Kurulun üçte ikisinin oyu) aranmakta olduğundan bunun altında kalan oylama sonuçlarında bozma kararı verildiği kabul edilemeyeceğinden sonuca ulaşmak üzere müzakere ve oylamaya devam edilmesi gerekmektedir.
Kaldırma talebine yönelik müzakereler sonrasında yapılan oylamada Kurulun üçte iki çoğunluğu ile kaldırma kararı çıkmadığı halde kaldırma yönünde kullanılan oyların karar çoğunluğuna ulaştığı gerekçe gösterilerek müzakerelere devam edilmemiş ve kaldırma gerekçelerine dayalı olarak bozma kararı verildiği sonucuna ulaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle kaldırma kararının oylandığı ancak bu kararın gerektirdiği üçte iki çoğunluğa ulaşılmadığı halde kurulun çoğunluğunun kaldırma yönünde oy kullandığı gerekçesiyle kaldırma gerekçeli bozma kararı verildiği sonucuna ulaşılamaz. Açıklanan nedenlerle müzakerelere devam edilerek İlam hükmüne ilişkin kaldırma kararı dışındaki seçenekler üzerinde görüşme yapılmalı, tasdik veya bozma kararları oylanmalıdır.
Karşı oy gerekçesi
Üyeler …, …, …, …’ın karşı oy gerekçesi
… sayılı KHK, … Genel Kurulu ve … Konseyinin Çalışma Esasları ile … Başkanının Görev ve Yetkileri Hakkında Yönetmelik, … Personel Yönetmeliği ve Araştırıcı Personelin Atanma, Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esasları hükümleri incelendiğinde: araştırıcı ve danışman unvanları dışında başka bir unvan ile -yani uzman araştırıcı ve başuzman araştırıcı unvanları ile- atama şeklinin yer almadığı; uzman araştırıcı veya başuzman araştırıcı unvanını almanın sadece görevde yükselme ve unvan değişikliği esaslarına göre yapılabileceği, görevde yükselme ve unvan değişikliğinin ise Başkanın önerisi üzerine Konseyin alacağı kararla gerçekleşeceğinin düzenlendiği görülmektedir.
Başuzman araştırıcı olarak doğrudan atama yapılamaması
Daire Kararının gerekçesinde esas alınan “araştırıcı ve danışman unvanı ile atama dışında bir atama şeklinin yer almadığı” hususu karşısında sorumlu üst yönetici … ve … adına … Başkanı … tarafından “Uzman Araştırıcı ya da Başuzman Araştırıcı statüsünde görevlendirilme liyakatine sahip olan birini, Başkanın …'da doğrudan Uzman Araştırıcı veya Başuzman araştırıcı olarak çalıştırmasının önünde hukukî bir engel bulunmadığı” iddiası ileri sürülmüştür. Ancak bu iddianın hukuka uygun olmadığı değerlendirilmektedir.
Araştırıcı Personelin Atanma, Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına göre, araştırıcı ve danışmanlar doğrudan atanabilir; Uzman araştırıcı veya başuzman araştırıcı unvanını almak ise sadece görevde yükselme ve unvan değişikliği esaslarına dayalı olarak gerçekleşebilir.
Mevzuatta uzman araştırmacı ve başuzman araştırmacı olarak doğrudan görevlendirme yapılabileceğine dair hüküm bulunmamaktadır. İdare hukukunda işlem yapmada yetkisizlik kural, yetkili olmak istisnadır. Yani kamu görevlilerinin bir işlemi yapmak konusunda mevzuatta açıkça yetkilendirilmeleri gerekir. İlama konu uygulamada başuzman araştırıcı olarak açıktan atamanın yapılabilmesi için, bu konuda mevzuatta açık bir düzenlemenin varlığı gerekir. Aksi halde yapılan atama yasal dayanaktan yoksun olacaktır. Doğrudan başuzman araştırıcı atanması konusu mevzuatta düzenlenmemiştir.
Dolayısıyla Daire Kararına konu olan doğrudan başuzman araştırıcı olarak görevlendirmeyi konu alan sözleşmelerin yapıldığı 2016 ve 2017 yıllarında ve kamu zararının oluştuğu 2017 yılında, mevzuatta, …ye doğrudan başuzman araştırıcı görevlendirilmesi düzenlenmemişti.
Giderin yapılmasında TÜBİTAK mevzuatının esas alındığı iddiası
… sayılı KHK’nın “mali hükümler” kenar başlıklı 14 üncü maddesinde:
“Madde 14 – … hizmetleriyle ilgili bütün giderler, mali yıl başında (Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu bütçesinde açılacak özel tertibe aktarılmak üzere) Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bütçesine bu amaçla konulan ödenekle karşılanır.
Bütçe teklifi … Konseyi tarafından hazırlanarak Temmuz ayı başında Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına gönderilir.
Giderlerin yapılmasında, 278 sayılı Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu Kanununda yer alan esas ve usüller uygulanır. …’nin faaliyetlerinden dolayı sağlanan gelirler ve yapılan bağışlar, … hizmetlerinde kullanılmak üzere (Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu bütçesinde) … adına açılan özel tertibe gelir kaydedilir.
…'nin hesapları, Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu hesapları ile birlikte aynı usul ve esaslar dahilinde denetlenir.
…'nin sekretarya hizmetleri Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu tarafından yerine getirilir.”
Hükümleri yer almaktadır.
… sayılı KHK’nın 14 üncü maddesi ile ilgili olarak, sorumlu üst yönetici … ve … Başkanı … tarafından … personel görevlendirmelerinin “giderin yapılması” olduğu ve … sayılı KHK md.14 kapsamında TÜBİTAK usul ve esaslarına tabi olduğu iddia edilmektedir. Ancak bu iddianın mevzuata uygun olmadığı değerlendirilmektedir.
Personel istihdam edilmesine yönelik idari işlemler, m.14’te yer alan ifadesiyle “giderin yapılması” kapsamında değildir. Personel istihdamı sonucunda maaş, ikramiye, harcırah gibi ödemelerin yapılması, bu ödeme sırasında aranacak belgeler, harcama talimatının verilmesi ve ödemelerin gerçekleştirilmesinden sorumlu personelin görev ve yetkileri, kullanılacak muhasebe hesapları ve bunların bütçeyle bağlantısının kurulması gibi hususlar “giderin yapılması” kapsamındadır. Personel istihdamı ise bir personelin hangi şartlarla, hangi usulle ve hangi kadrolarda istihdam edileceği gibi hususları içermekte olup, giderin yapılması kapsamında değildir; Personel istihdamı/görevlendirilmesi, giderin yapılması dışında ayrı mevzuat hükümlerine tabi olan ayrı bir birel idari işlemdir.
Dolayısıyla …’ya açıktan başuzman atanmasının giderin yapılması kapsamında olmadığından, … tarafından açıktan başuzman araştırıcı atanmasının … sayılı KHK m.14 dayanak gösterilerek TÜBİTAK mevzuatına dayandırılması hukuka uygun değildir.
Görevlendirmelerde TÜBİTAK mevzuatının esas alınamayacağı
Sorumlu üst yönetici … ve … adına … Başkanı …’in karar düzeltilmesi dilekçelerinde:
“… Açıktan “uzman veya başuzman araştırıcı" atamasında, bu hususun … mevzuatında ayrıntılı olarak düzenlenmediği için, … s. KHK'deki söz konusu hükme (m.14 hükmüne) istinaden TÜBİTAK’ın ilgili esaslarına göre işlem yapılabileceğinin kabulü gerektiği”
iddiası yer almaktadır. Yani … mevzuatında düzenlenmemiş bir görevlendirme şeklinin TÜBİTAK mevzuatında düzenlenmiş olması halinde, bu istihdam şeklinin … tarafından uygulanmasında TÜBİTAK mevzuatının esas alınabileceği ifade edilmektedir.
Ancak bu iddianın hukuka uygun olmadığı değerlendirilmektedir.
Araştırıcı Personelin Atanma, Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına göre, …ye araştırıcı ve danışmanlar doğrudan atanabilir; Uzman araştırıcı veya başuzman araştırıcı unvanını almak ise sadece görevde yükselme ve unvan değişikliği esaslarına dayalı olarak gerçekleşebilir.
…de bir personelin görevlendirilmesi … sayılı KHK’nın 14 üncü maddesinde belirtilen giderin yapılması kapsamında olmadığı gibi, Esaslar’da …de görevlendirilecek personelde aranan özellikler, bunların görevlendirilebileceği unvanlar, görev süreleri, görevde yükselme ve unvan değişikliği zaten düzenlenmiştir.
Kaldı ki, … Başkanı … ile … arasında 18.08.2016 tarihinde ve 25.07.2017 tarihinde imzalanan belirli süreli iş sözleşmelerinin 2 nci maddesinde aynen: “… Kanun Hükmünde Kararnamenin 15 inci maddesine göre Başuzman Araştırıcı olarak, … Personel Yönetmeliği çerçevesinde … Konseyince belirlenen … ücret tablosundaki AG-6/9 (2017’de AG-6/10) derece kademe karşılığı … tam süreli çalışmayı, … da çalıştırmayı kabul eder. …” ifadeleri yer almaktadır. Buna göre de, …’un açıktan başuzman araştırıcı olarak atanmasındaki mevzuat TÜBİTAK mevzuatı değil, … mevzuatıdır.
Adı geçen personelin Genel Koordinatör olarak istihdam edilmesi
Sorumlu … Başkanı … tarafından, …’un …de Genel Koordinatör olarak görevlendirildiği belirtilmiştir.
4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin … bölümü …’yı düzenlemektedir. Bu bölümde yer alan “huzur hakkı ve personel istihdamı” kenar başlıklı … inci maddenin değişik ikinci fıkrasında: “(2) (Değişik:RG-19/6/2019-30806-CK-39/12 md.) …de ilgisine göre 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 25 inci, ek 26 ncı ve ek 28 inci maddelerine göre personel çalıştırılabilir” denilmektedir. 4 sayılı CBK’nın yürürlük tarihi 15.08.2018 olup, değişik ikinci fıkranın yürürlük tarihi de 19.06.2019 olduğundan, 4 sy CBK’da yer alan bu düzenleme, Daire Kararına konu görevlendirme bakımından uygulanacak mevzuat değildir. Söz konusu görevlendirme 2016 ve 2017 yıllarında yürürlükte olan mevzuat kapsamında incelenecektir.
… sayılı KHK’nın “mali hükümler” kenar başlıklı 14 üncü maddesinin beşinci fıkrasında: “…'nin sekretarya hizmetleri Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu tarafından yerine getirilir” denilmektedir. Buna göre, …’nın sekretarya hizmetlerinin TÜBİTAK tarafından yerine getirilmesi gerekmektedir.
… sayılı KHK’nın KHK’nın “geçici görevlendirme” kenar başlıklı 15 inci maddesinde:
“… kadro şartı aranmaksızın yerli veya yabancı geçici süreli anlaşmalı araştırıcı ve danışman çalıştırabilir.
Anlaşmalı araştırıcılar ve danışmanlar; üniversiteler, genel ve katma bütçeli dairelerle özel idare ve belediyeler ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi kurumların mensupları arasından da seçilebilir. Bunların asli görevlerine ait bütün hakları saklı kalır ve her türlü tazminatlarına halel gelmez. Çalışma şartları ve anlaşmalarına göre verilecek ücretler Konsey'ce tespit edilir.”
Denilmektedir. Buna göre, KHK’nın “amaç” kenar başlıklı 1 inci maddesine yönelik çalışmaları yürütmek üzere araştırıcı ve danışmanların geçici görevlendirmeyle …’da çalıştırılabileceği öngörülmektedir.
…de, KHK’nın 14 üncü maddesinde yer alan sekreterya hizmetlerinin TÜBİTAK tarafından yapılması ve 15 inci maddesinde yer alan geçici görevlendirmeyle araştırıcı veya danışman çalıştırılması halleri dışında herhangi bir çalışma şekli öngörülmemiştir.
55 İlam sayılı Daire Kararına konu uygulamada, adı geçen kişinin başuzman araştırıcı olarak açıktan atanmakla birlikte idari bir görev olan genel koordinatörlük görevini yürütmesi, yani idari görev yürütmesi zaten … sayılı KHK ve ilgili diğer mevzuatta öngörülmüş bir çalışma şekli değildir.
Esaslarda yapılan 26.12.2018 tarihli değişiklikler
13.12.2018 Karar tarihli 147 Karar-55 İlam sayılı Daire Kararında, …’un görevlendirilmesiyle ilgili olarak mevzuata aykırı olduğu tespit edilen hususlar şunlardır: Başuzman araştırıcı olarak görevlendirilmenin görevde yükselme ve unvan değişikliğine tabi olarak gerçekleştirilebileceği, yani açıktan ve doğrudan başuzman araştırıcı atanamayacağı ve …’un yabancı dil koşulunu sağlamıyor olması.
Daire Kararına konu olan personel görevlendirmesi, bu görevlendirmeye dair sözleşmenin imzalandığı 2016 yılında, sözleşmenin yenilendiği 2017 yılında, kamu zararının oluştuğu 2017 yılı boyunca ve Daire Kararının karar tarihi olan 13.12.2018’de yürürlükte olan mevzuata aykırıydı.
Bununla birlikte, 26.12.2018 tarih ve 296 sayılı … Konseyi Kararıyla, Araştırıcı Personelin Atanma, Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarında, 28.01.2015 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere değişikliğe gidilmiştir. Esaslar’da yapılan bu değişikliklerle 28.01.2015 tarihinden itibaren …’ya doğrudan uzman veya başuzman araştırıcı görevlendirilebileceği, görevlendirmeye konu pozisyon veya görevin gereklerine göre … Başkanı tarafından bu kişilerin yabancı dil koşulundan muaf tutulabilecekleri düzenlemelerine yer verilmiştir.
Sorumlu üst yönetici … ve … Başkanı …’in karar düzeltilmesi dilekçelerinde bu konuyla ilgili olarak:
“… Konseyinin 2018 tarihli Esas Değişikliklerine ilişkin kararının, esasen Sayıştay 8. Dairesinin 23.01.2019/55 sayılı ilamından sonra ortaya çıkan eksik ve yanlış yorumlamaları gidermeye ve 2015'ten beri var olan iradesini vuzuha kavuşturmaya yönelik olduğu, Esas değişikliklerinin "Yürürlük tarihinin 2015 olarak düzenlenmesi"nin de esasen o zaman da Konsey iradesinin aynı olduğunu açıklığa kavuşturma amacına yönelik olarak değerlendirilmesi gerektiği”
ifade edilmektedir.
Tüm kanunlar, yönetmelikler ve diğer mevzuat gibi, yukarıda yer verilen KHK, Yönetmelik ve Esaslar kendilerini ortaya çıkaran iradelerden ayrı, onlardan bağımsız bir varlığa sahiptir. Ayrıca ilgili mevzuatta, açıktan ve doğrudan başuzman araştırıcı atanması düzenlenmemiş, bilakis görevde yükselme ve unvan değişikliği yoluyla başuzman araştırıcı atanması açıkça düzenlenmiştir. Esasların 2015-2018 yılları arasında yürürlükte olan halinde bu konuda müphemlik bulunmamaktadır. Yani somut olaya uygulanan mevzuat hükümlerinin anlamının açık ve kesin olması dolayısıyla, bu hükümlerin yoruma ihtiyacı yoktur.
… Konseyinin düzenleyici işlem yapma yetkisi … sayılı KHK m.10’dan kaynaklanmaktadır. KHK’ya uygun şekilde … Genel Kurulu ve … Konseyinin Çalışma Esasları ile … Başkanının Görev ve Yetkileri hakkında Yönetmelik m.5’te de … Konseyinin bu yetkisi yer almaktadır. Dolayısıyla … sayılı KHK ve Personel Yönetmeliğine uygun şekilde ve bunlarda yer alan hususların uygulanmasını sağlamak amacıyla Araştırıcı Personelin Atanma, Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarının hazırlanması ve bunda değişikliğe gidilmesi … Konseyinin yetkisi dahilindedir. Her yetki gibi … Konseyinin düzenleyici işlem yapma yetkisi de sınırsız değildir, mevzuat dahilinde kullanılmalıdır.
26.12.2018 tarih ve 296 sayılı Kararda, … Konseyi tarafından Araştırıcı Personelin Atanma, Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarında yapılan değişiklik 28.01.2015’ten itibaren geçerli olmakla, -geçmişe dönük yönüyle- …’nın kuruluşunu düzenleyen … sayılı KHK’nın “amaç” kenar başlıklı 1 inci maddesinde yer alan “Türkiye'de tüm bilim alanlarındaki araştırmaları, bilimci kişiliğini ve araştırıcılığı özendirmek ve bu alanlarda emeği geçenleri onurlandırmak; gençleri bilim ve araştırma alanına yöneltmek; Türkiye'deki bilimcilerin ve araştırıcıların toplumsal statülerinin yükseltilmesi ve korunmasına çalışmak; bilim ve araştırma standardlarının uluslararası düzeye çıkarılmasına yardım etmek amacı”na dönük sonuç sağlamamaktadır. Esaslarda 26.12.2018’de yapılan değişikliğin 28.01.2015’ten itibaren geçerli olmasının geçmişe dönük olarak etkileyeceği husus sadece Sayıştay denetimleri sırasında tespit edilerek Sayıştay yargısı ile hükme bağlanan kamu zararının ortadan kaldırılması olacaktır.
Bu durumda, … Konseyi tarafından Esaslarda değişiklik yapılması Konseyin yetkisi dahilinde olmakla birlikte, 26.12.2018 tarih ve 296 sayılı Karar ekinde yer alan Esaslarda yapılan 28.01.2015 yürürlük tarihli değişikliğin, Konseyin yetkisinin amacından saptırılarak kullanılması niteliğinde olduğu değerlendirilmektedir.
Türk Medeni Kanununun “dürüst davranma” kenar başlıklı 2 nci maddesinde:
“Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.
Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.”
Denilmektedir.
Buna göre, sorumlu … Başkanı … ve …Başkanı … tarafından 55 İlam sayılı Daire Kararına konu uygulamayla ilgili olarak … Konseyinin 26.12.2018 tarih ve 296 sayılı Kararı ekinde bulunan 28.01.2015 yürürlük tarihli düzenlemelerin ileri sürülmesinin, dürüst davranmaya aykırı olduğu değerlendirilmektedir.
Sayıştay Kararları arasındaki çelişkinin giderilmesi talebi
Sorumlu … Başkanı … ve … Başkanı … tarafından karar düzeltilmesi kanun yolu başvurularında aşağıda yer alan iddiada bulunulmaktadır:
“Oysa, tazmin kararı çıkarılmasını gerektirecek hiçbir ihlal olmadığı gibi, aynı konuda denetçilerin 2016 ve 2018 yıllarının da “denetim kapsamına alınması” yönündeki taleplerinin Sayıştay Dairesince kabulünden sonra 2016 ve 2018 yılları için düzenlenen yargılamaya esas raporlar aynı şekilde 8. Daire ve 1. Daire tarafından yargılandığı, bu defa aynı konuda "ilişilecek bir durum olmadığı (beraat)” yönünde kararlar verildiği, Dolayısıyla, aynı kişi, aynı kurum, aynı konu hakkında tersine kesinleşmiş kararlar var iken, tazmin kararı verilmiş olmasının giderilmesi gereken bir çelişki ortaya çıkardığı”
2016 yılı hesabıyla ilgili 185 İlam sayılı 8.Daire Kararı ile 2018 yılı hesabıyla ilgili 24 İlam sayılı 1.Daire Kararının gerekçesinde, söz konusu açıktan ve doğrudan başuzman araştırıcı atanması hususunun … sayılı KHK’nın mali hükümleri düzenleyen 14 üncü maddesinde yer alan “giderin yapılması” kapsamında değerlendirildiği görülmektedir.
Ancak yukarıda açıklandığı üzere, personel görevlendirilmesi “giderin yapılması” değildir. Personele maaş, ikramiye, harcırah gibi ödemelerin yapılması, bu ödeme sırasında aranacak belgeler, harcama talimatının verilmesi ve ödemelerin gerçekleştirilmesinden sorumlu personelin görev ve yetkileri, kullanılacak muhasebe hesapları ve bunların bütçeyle bağlantısının kurulması gibi hususlar “giderin yapılması” kapsamındadır. Personel istihdamı bir personelin hangi şartlarla, hangi usulle ve hangi kadrolarda istihdam edileceği gibi hususları içeren kendi ilgili mevzuatına tabi olan bir birel idari işlemdir. Personel görevlendirilmesi/istihdamı giderin yapılmasının dışında, ayrı bir birel işlemdir.
Buna göre, ilişilecek husus bulunmadığı hükümlerini içeren 2016 yılı hesabıyla ilgili 185 İlam sayılı 8.Daire Kararı ile 2018 yılı hesabıyla ilgili 24 İlam sayılı 1.Daire Kararın gerekçesinin mevzuata uygun olmadığı değerlendirilmekteyse de, belirtilen Daire Kararları –sorumlunun lehine olarak- bu haliyle kesinleşmiştir.
Her ne kadar, 2016 yılı hesabıyla ilgili 185 İlam sayılı 8.Daire Kararı ile 2018 yılı hesabıyla ilgili 24 İlam sayılı 1.Daire Kararından farklı bir gerekçe ve farklı bir hüküm içerse de, 2017 yılı hesabıyla ilgili 13.12.2018 karar tarihli-147 Karar-55 İlam sayılı 8.Daire Kararı ve bu Kararın Tasdiki hükmünü içeren 23.12.2020 tarih ve 48552 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının gerekçelerinin ve hükümlerinin mevzuata uygun olduğu değerlendirilmektedir.
Dolayısıyla, 23.12.2020 tarih ve 48552 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının Karar Düzeltilmesine Mahal Bulunmadığı değerlendirilmektedir.
Kamu zararı
6085 sayılı Kanuna kapsamında Sayıştay tarafından kesin hükme bağlanan kamu zararı, 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinde tanımı yapılan kamu zararıdır.
Buna göre, Daire Kararına konu uygulamada, mevzuatında yer alan düzenlemenin dışında personel görevlendirilmesi sonucunda 71 inci maddenin ikinci fıkrasının g-bendinde yer alan mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması kapsamında kamu zararı oluştuğu değerlendirilmektedir.
Daire Kararında kamu zararı, başuzman araştırıcı görevi dolayısıyla kişiye fiilen yapılan ödemeler ile bu kişi araştırıcı olarak görevlendirilseydi yapılacak olan ödemeler arasındaki fark esas alınarak tespit edilmiştir. Kamu zararının bu yolla hesaplanmasının 5018 sayılı Kanun ve diğer mevzuata uygun olduğu değerlendirilmektedir.
BU İTİBARLA, yukarıda belirtilen gerekçelerle, …nde daha önce araştırıcı olarak çalışmayan ve yabancı dil şartını taşımayan adı geçen kişinin ilgili yasal düzenlemelere uyulmadan, … Başkanı tarafından “Başuzman Araştırıcı” olarak açıktan ve doğrudan atanması sonucu oluşan kamu zararının sorumlusuna ödettirilmesi yönünde verilen 55 İlam sayılı Daire Kararının Tasdiki hükmünü içeren 23.12.2020 tarih ve 48552 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının KARAR DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA karar verilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.
Üye …’ın karşı oy gerekçesi
Esas yönünden, karar düzeltilmesine mahal olmadığına yönelik yukarıda “Üyeler …, …, …, …’ın karşı oy gerekçesi” başlığı altında belirtilen görüşe katılmaktadır.
Ayrıca yargılama usulü yönünden, “Üye …’in yargılama usulü yönünden ilave gerekçesi“ başlığı altında belirtilen görüşe katılmaktadır. Buna göre, yargılama usulü yönünden sonuç olarak, kaldırma kararının oylandığı ancak bu kararın gerektirdiği üçte iki çoğunluğa ulaşılmadığı halde kurulun çoğunluğunun kaldırma yönünde oy kullandığı gerekçesiyle kaldırma gerekçeli bozma kararı verildiği sonucuna ulaşılamaz. Müzakerelere devam edilerek İlam hükmüne ilişkin kaldırma kararı dışındaki seçenekler üzerinde görüşme yapılmalı, tasdik veya bozma kararları oylanmalıdır.)
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:45