Sayıştay 8. Dairesi 43507 Kararı - Özel Bütçe Çeşitli Konular

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

43507

Karar Tarihi

29 Ocak 2020

İdare

Diğer Özel Bütçeli İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Diğer Özel Bütçeli İdareler

  • Yılı: 2015

  • Daire: 8

  • Dosya No: 43507

  • Tutanak No: 47155

  • Tutanak Tarihi: 29.01.2020

  • Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar

KARAR

Konu: Destek ödemesi.

257 sayılı EK İlamın 1. Maddesi ile, ... ... Müdürlüğü tarafından İşbirliği-Güçbirliği Destek Programı çerçevesinde desteklenmesine karar verilen ... no’lu projenin ortaklarının beyan ettikleri ana faaliyet sektörleri ile gerçekte faaliyet gösterdikleri sektörlerin birbirini tutmaması nedeniyle İşbirliği-Güçbirliği Destek Programı Uygulama Esaslarının 7’nci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “en az üç firmanın aynı veya birbirini tamamlayan sektörde faaliyet göstermesi şartı”nın sağlanmaması nedeniyle ...TL’ye verilen tazmin hükmünün 09.01.2019 tarih ve 45497 sayılı Temiz Kurulu Kararı ile tasdikine karar verilmiştir.

İlamda harcama yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ...’nın karar düzeltme dilekçesinde özetle;

Sayıştay Temyiz Kurulunun 09.01.2019 tarih ve 45497sayılı Kararı ile Sayıştay ... Dairesinin 222-257 sayılı Ek İlam hükmünün TASDİKİNE oy çokluğu ile karar verildiğini, bu Kararın 5018 sayılı Kanun ile Sayıştay Kanunun 35. maddesine ve 3628 sayılı ... Kanunu ile Borçlar Kanununa ve hukukun temel ilkelerine açıkça aykırı olduğunu, hükmün kurulmasına esas olması nedeniyle; kamu zararı iddiası, kamu zararı iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olması, iddia edilen kamu zararının oluşum tarihinin belirlenmesindeki yanlış tespit ve değerlendirmeler, geçerli bir Kurul Kararının mevcudiyeti, ikinci Kurulun yetki gasbında bulunarak önceki Kurul Kararını BUTLAN saymasının hukuki sonuçlarındaki sakatlıklar, asıl sorumluların yanlış bilgi ve belge sunan işletme yetkilileri olmasına rağmen iradesi sakatlanan Kurul üyelerinin sorumlu tutulmasını, Kurul Kararında hukuka aykırılık bulunmaması, Sayıştay ... Daire Kararında ve Temyiz Kurulu Kararında mevzuatta tamamlayıcı sektör tanımlaması olmamasına rağmen Kurulun takdir yetkisinin yok sayılması, hukuki yargılama sınırlarının aşılarak yerindelik denetimi yapılması, mer'i mevzuatta yer almayan e-vergi sorgulamasından sorumlu tutulma, lehe olan mevzuat değişikliğinin sanık lehine uygulanması hukukun temel prensibi iken uygulanmayıp aleyhe olan daha sonra yürürlüğe giren e-vergi sorgulamasından sorumlu tutulması gibi durumların karar düzeltme talebini zorunlu kılan hukuka uygunsuzluk halleri olup gerekçelerinin aşağıda izah edildiğini, şöyle ki;

... Kuruluş Kanunu ve İşbirliği Güç birliği Destek Programının amaçları beraber değerlendirildiğinde, işletmelere mer'i mevzuata göre ödeme yapılmasında kamu zararı olmadığını, görevi KOBİ'lere destek ödemesi yaparak ülkenin refah düzeyine katkıda bulunmak olan bir Kurumun, NACE kodları ... desteklerinden yararlanabilecek olan işletmelere hukuken geçerli Kurul Kararına istinaden destek ödemesi yapmasında bir kamu zararı olmadığının açık olduğunu, ... tarafından işletmelere yapılan geri ödemesiz desteklerin transfer niteliğinde ödemeler olup kamu zararının belirlenmesinde 5018 sayılı Kanunun 71. maddesinin ç fırkasında belirtilen durumun esas alınacağını, ilgili Kanun maddesine göre transfer niteliğindeki ödemelerde mevzuata aykırı biçimde fazla ve yersiz ödemeler kamu zararı oluşturur. Oysa ki işletmelere mevzuata aykırı biçimde yapılmış fazla ve yersiz ödeme bulunmadığını, ödemelerin hukuk aleminde geçerli bir Kurul Kararına dayanılarak yapıldığını, ödemelerin yapıldığı tarihte fesih edilmiş bir Kurul Kararının bulunmadığını, Kurulun destek kararının, eldeki bilgi ve belgelere göre takdir yetkisi kapsamında alındığını, İlk Kurul ile ikinci yani projenin sonlandırıldığı Kurul arasında geçerli bir Kurul Kararı olduğunu ve ödemelerin bu Kurul Kararına istinaden yapıldığını, hukuk aleminde geçerli olan bu işlemler hukuka uygun olduğundan Kanunlara göre kamu zararı oluşturmadığını,

Kamu zararı iddiası var ise bu iddianın %100 hiç bir şüphe ve tereddütte imkan bırakmayacak biçimde ispat edilmesi gerektiğini, burada cevaplandırılması zaruri soruların şunlar olduğunu; 1. Kamu zararı oluşmuş mudur? 2. Kamu zararının oluştuğu tarih nedir? 3. Kamu zararına sebebiyet veren sorumlular kimlerdir? 4. Kamu zararına hangi hukuka aykırı işlemler ile sebebiyet verilmiştir?

Transfer ödemelerinde kamu zararının tespitinde 5018 sayılı Kanunun 71. maddesinin c fıkrasında belirtilen hususların esas alındığını, bu hususların izahının ilgili maddelerde yapıldığını, hem 5018 sayılı Kanunun 71. maddesi hem de 3624 sayılı Kanun uyarınca Bakanlar Kurulu Kararınca desteklenen sektörlere göre NACE kodlarının bu sektörler içinde bulunan işletmelerin meri mevzuata göre desteklenmesinin kamu zararını oluşturmayacağının kesin olduğunu, 2. hususun iddia edilen kamu zararının oluştuğu tarihin belirlenmesi olduğunu, “İşletmelerden faaliyet konusu nedeniyle temin edemeyeceği belgeler istenmez.” amir hükmünce işletmelerin KOBİ Bilgi Beyannamesi ve KOBİ Bilgi Dokümanını doldurarak eki belgeler olan imza sirküsü/beyannamesi ve bağlı oldukları, odadan aldıkları Faaliyet Belgesi ve Ticaret Sicil Gazetesi ile ... veri tabanına kayıtlarını yaptıklarını, İşbirliği Güçbirliği Destek Programının 5. maddesinin amir hükmünün açıkça başka bir belge istenmesini, işletmelerin desteklere ulaşımını kolaylaştırmak için yasakladığını, bu açık amir hükme rağmen başka bilgi ve belgeler yoluyla kontrol yapmanın açıkça Kanuna ve BKK ile çıkarılan Yönetmeliğe ve Destek Programlarına aykırılık oluşturacağını, başka bilgi ve belgeler istemek başka kontroller yapmak işletmelerin desteklere ulaşımını engellemek ve zorlaştırmak anlamını taşıyacağını, bu durumun yönetim ile denetim arasındaki yaklaşım farkını gündeme getirdiğini, gerçeğe aykırı beyan ve bilgilerin sorumluluğunun işletmelere ait olup bu hususun Yönetmelikle ve Taahhütname ile imza altına alındığını, bu tür ilave, mevzuatta olmayan kontrollerin işletmelerin desteklere ulaşımını ve Kanun ile verilen görevlerin yerine getirilmesini engellemek ve geciktirmek anlamına geleceğini, gerçeğe aykırı beyan ve bilgilerin tespiti halinde ise yapılması gerekenlerin mevzuatta yer aldığını, burada anti parantez ifade edilecek bir hususun da; yargılamalarda esas olan yargılanan açısından lehe olan değişikliklerin uygulanması aleyhe olanların ise hukuki güvenlik ilkesi gereği yargılananlara uygulanmaması olduğunu, oysa ki Temyiz Kurulu Kararında Kurul Kararından 1 yıl sonra mevzuata giren e-vergi sorgulaması yapılmamasından sorumlu tutulduklarını ancak aynı ve tamamlayıcı sektör olma şartını kaldıran lehe mevzuat değişikliğinin lehe değerlendirilmediğini, Müdürlük ve 28.10.2014 tarihli Kurul olarak istenilmesi gerekli belgeler ile değerlendirilme yapıldığını ve karar verildiğini, Temyiz Kurulu "Her ne kadar sorumlular savunmalarında olay tarihinde e-vergi sorgulaması mevzuatta yer almadığını, 17/09/2015 tarihli Olur ile mevzuata eklendiğini belirtseler de.... sorumluların inceleme ve kontrol yöntemleri konusunda herhangi bir sınırlama da getirilmemiştir " biçimindeki hükme esas kararı ile Kanunen verilmemiş ucu acık bir sorumluluk tanımlaması yapıldığını ve başka bir Bakanlığın görev ve yetki sınırlarında olan e-vergi sorgulaması yöntemini bilememekten sorumlu tutulduklarını, ancak bir denetim yahut teftiş faaliyeti ile ortaya çıkarılabilecek bir hususta yönetim sorumluluğunun olamayacağının açık olduğunu, malum olduğu üzere sorumluluğun bir görev ve yetki olduğunu, görev ve yetkilerin tadadi ve tahdidi olarak sayıldığını, taraflarına sunulan bu belge ve bilgilerden yanlış ve yanıltıcı olanlarından işletme yetkililerinin sorumlu olduğunu, bu yanıltıcı bilgi ve belgelerden sorumlu tutulmalarının hukuka alenen aykırı olduğunu, Borçlar hukukundaki iradeyi sakatlayan hallerde iradesi sakatlanan kişinin sorumlu olamayacağının temel bir esas olduğunu, 28.10.2014 tarihli Kurulun 'Takdir Yetkisi" kapsamında tamamlayıcı sektör tanımlamasının mevzuatta bulunmadığı için de kendi bilgi ve irfanına göre değerlendirme yaptığını ve yetkisinde olan bir konuda işletmelerin telekominikasyon sektörünün ileri ve geri doğru entegrasyon süreçlerinde faaliyet gösterdiğine bu sebeple de tamamlayıcı sektör şartını yerine getirdiğine karar verdiğini, takdir yetkisi kapsamında hukuka ve mevzuata uygun verilen destek kararının butlan kabul edilmesinin hele de bu kararı yetkisinde olmadığı halde daha sonra teşkil edilen bir Kurulun almasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, çünkü sonraki bir Kurulun bu yönde bir karar alma yetkisinin olmadığını, asıl yok hükmünde olanın açık yetkisizlik nedeniyle alınmış olan bu karar olduğunu, 28.09.2015 tarihli Kurulun yeni bilgi ve belgeler ışığında proje ile ilgili olarak şu kararları alabileceğini; bu konudaki hükümlerin Uygulama Esaslarının altıncı bölümü olan çeşitli ve son hükümler bölümünün madde 17 (15) inci bendinde düzenlendiğini; "(15) Proje süresinde işletici kuruluşun tasfiyesinin başlaması veya Kurul tarafından projenin sonlandırılması halinde; destek süreci sonlandırılır. Destek süreci sonlandırılan işletici kurulusun durumu Kurul tarafından değerlendirilir. Kurula sunulan bilgi ve belgeler doğrultusunda, sonlandırmanın; işletici kuruluşun kastı veya ağır kusuru bulunmaksızın faaliyetlerini engelleyecek nitelikte ölüm, ağır kaza, ağır hastalık, tutukluluk, yangın, deprem, su basması, hırsızlık, finansal yetersizlik veya Kurul tarafından uygun bulunan buna benzer gerekçeler nedeniyle mücbir sebep veya zaruri hal oluştuğuna ilişkin karar verilmesi halinde yapılan geri ödemesiz desteklerin iadesi istenmez, geri ödemeli destekler ise sürecine uygun olarak tahsil edilir. Aksi takdirde; yapılan geri ödemeli destekler kurul karar tarihinde muaccel hale gelir ve teminat nakde çevrilmek suretiyle, geri ödemesiz destekler ise ödeme tarihinden itibaren muaccel hale gelir ve işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsil edilir." hükmünün yer aldığını, yani Kurulun sonlandırma işleminin işletici kuruluşun kastı yahut ağır kusuru sebebiyle olduğuna karar verirse yapılan ödemeler için işletici kuruluştan tahsili cihetine gidecek aksi kanaatte ise zaten bir kamu zararı oluşmadığından yapılan ödemelerin geri talep edilmeyeceğini,

Burada sorunun yeni Kurulun projeyi sonlandırması halinde de kusur ve kasıt hallerinin varlığına karar vermesinin gerekli olduğunu, daha sonra Kurulun neye karar verdiğini bilinmediğini, şayet Kurulun kasıt ve ağır kusurunun varlığına karar verdi ise Müdürlüğün bu parayı tahsil etmesi gerektiğini, aksine karar verdi ise zaten mevzuatı gereği bu paranın tahsil edilmeyeceğini, her iki halde de kamu zararının oluşmadığını, yeni Kurulun önceki Kurul Kararını yok sayma yetkisinin bulunmadığını, Yeni Kurulun elde edilen yeni bilgi ve belgeler muvahecesinde eski Kurulun iradesi sakatlandığından projeyi feshedebileceğini, bu çerçevede yukarıda izah edilen mevzuata göre işlem tesis edilmesi gerektiğini, burada iptal edilebilen bir hukuki işlemin söz konusu olduğunu, iradeyi sakatlayan hallerden dolayı iptal edilen bu işlem baştan itibaren hükümsüz olacağını, işletmelere yapılan ödemelerin geri tahsil edileceğini, geri tahsil edilen ödemelerden dolayı da kamu zararının oluşmamış olacağını, yukarıdaki açıklamalardan açıkça anlaşılacağı üzere ilk Kurulun kararı ile kamu zararının oluşmadığını, Kurulun kararının yetkisi içinde olduğunu ve hukuka uygun olduğunu, ancak ikinci Kurulun önceki Kurul Kararını ‘BUTLAN’ kabul yetkisinin olmadığını, yeni bilgiler çerçevesinde ‘FESİH’ yetkisinin olduğunu, bu sebeple iradesi yanıltıcı bilgi ve belgelerle sakatlanan Kurulun ve Müdürlüğün oluştuğu iddia edilen kamu zararında sorumluluğunun bulunmadığını, iddia edilen kamu zararının oluşum tarihinin, ilk Kurul tarihi değil yetkisinde olmadığı halde Fesih yerine Butlan kararı alan ve ... Müdürlüğüne yanıltıcı bilgi ve belgeler sunulduğu ve bu durum tespit edildiği halde kasıt ve ağır kasıt hallerini araştırmayan ve işletmeye yapılan ödemeleri tahsil etmeyen yeni Kurulun Karar tarihi olan 28.09.2015 olduğunu,

Aslında ikinci maddede izah edilen hususların sorumluların tespitinde de geçerli olduğunu, sorumluların sunulan bilgi ve belgelere göre hukuka uygun karar alan 28.10.2014 tarihli Kurulun değil, yanıltıcı bilgi ve belge sunan işletme yetkilileri ile yetkisinde olmadığı halde BUTLAN kararı alan ve kasıt ve ağır kusur hallerini incelemeyen ikinci Kurul olduğunu,

Kamu görevlisinin kamu zararına sebebiyet verme suçu işlemesi için açıkça hukuka aykırı bir iş, işlem ve eyleminin bulunması gerektiğini, bir çok Temyiz Kurulu üyesinin “takdir yetkisi” kapsamında değerlendirmesi gerektiği kararının, hukuka aykırılığın olmadığının açık göstergesi olduğunu, mevzuatta tamamlayıcı sektör tanımlamasının bulunmamasına rağmen açıkça hukuka aykırı işlem kabul edilerek hüküm kurulmasında hukuka uygunluk bulunmadığını, aynı minvalde yanıltıcı bilgi ve belge sunarak Kurul iradesini sakatlayan işletme yetkililerinin asıl sorumlular olduklarını, ikincil sorumluluğun ise yetkisinde olmadığı halde önceki Kurul Kararını butlan kabul eden 28.09.2015 tarihli Kurulda olduğunu, yanıltıcı bilgi ve belgelerin tespitinden sonra iş ve işlemleri mevzuata uygun yürütmediğinden kamu zararına sebebiyet verildiğinin aşikar olduğunu,

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun kamu zararının tespitinde kusur sorumluluğu ilkesini kabul ettiğini, 1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanununun aksine kusursuz sorumluluk ilkesinin yerini yeni Kanunla kusur sorumluluğu ilkesine bıraktığını, gerek Borçlar Kanunu gerekse 5018 sayılı Kanuna göre 3. kişilerin kusurlu davranışlarından dolayı bir sorumluluklarının bulunmadığını, hem Sayıştay denetim raporunda hem de sekizinci dairenin ek ilamında, hem de Sayıştay Başsavcılığının mütalaasında “Gerçeğe aykırı olarak verilmiş beyanın sorumluluğunun, 18.11.2005 tarih ve 25997 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin Tanımı, Nitelikleri ve Sınıflandırılması Hakkında Yönetmeliğin 17. maddesinde işletmeye ait olduğu” Destek Programı Taahhütnamesinin 2. ve 3. maddelerine de atıf yapılarak asıl sorumluluğun gerçeğe aykırı bilgi ve belge sunan işletmelere ait olduğunun tescil ve tespit edildiğini, bu tespitin Temyiz Kurulunun (“ ... İşbirliği Güçbirliği Destek Programı kapsamında ... ... Müdürlüğünce desteklenen işletmelerin beyan ettikleri sektörlerde faaliyet göstermedikleri” sayfa 13) kararında da yer aldığını, aynı hususun karşı oy gerekçesinde de “...yanlış beyanda bulunmanın sorumluluğu firmalara ait olup...” tespiti ile de yargılama safahatındaki tüm tarafların aynı hususta hemfikir olduklarını ortaya koyduğunu, yani hem tazmine hükmeden Temyiz Kurulu üyeleri hem karşı oy kullanan üyeler hem de Sayıştay Başsavcılığının işletme yetkililerinin yanıltıcı bilgi ve belge sunarak Kurul iradesini sakatladığını tasdik ettiklerini, bu durumda 3. kişilerin sorumluluğu halinde kusur sorumluluğu ilkesi gereği işletmelere yapılan ödemelerden dolayı tazmin sorumluluğunun da bulunmaması gerektiğini,

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunun “Kamu zararı” başlıklı 71’inci maddesinde; "Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır. ” olarak belirtildiğini, bilindiği üzere kusur, kasıt ve ihmalden kaynaklanabileceğini, kusur sorumluluğunun iki görünümünün kasıt ve ihmal halinin mevcudiyeti olduğunu, yukarıda izah ve isnat edildiği üzere kasten mevzuata aykırı bir karar ve işlemlerinin söz konusu olmadığını, tamamlayıcı sektör tanımının bulunmaması, işletmelerin yanıltıcı bilgi ve belge sunması, Kurul tarihindeki mevzuatta e-vergi sorgulamasının bulunmaması, tamamlayıcı sektöre karar verme yetkisinin “Takdir Yetkisi” kapsamında Kurula ait olması, “3 işletmenin aynı ve tamamlayıcı sektörde bulunması şartının” kaldırılması, destek ödemesi yapılan işletmelerin Nace kodlarına göre BKK ile ... desteklerinden yararlanabilen sektörlerde ver alması şartlarının kasten yahut ihmalen mevzuata aykırı karar verilmediğini açıkça gösterdiğini, yani hukuka aykırı bir işlemi olmadığı gibi kasıt yahut ihmalimden kaynaklanan bir durumun da söz konusu olmadığını,

Kamu zararının mücbir sebepler veya üçüncü kişilerin kusurlu davranışlarından kaynaklandığı hallerde kamu görevlisi kusurlu olmadığından sorumlu tutulamaması gerektiğini, Borçlar Kanununun 49. Maddesine göre kusurla ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğunu,

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu kapsamında 71 ve devamı maddelerinde kamu zararında sorumluluğun 4 şartının düzenlendiğini;

  1. “Kamu görevlisinin hukuka aykırı bir karar, işlem veya eylemi söz konusu olmalıdır.

  2. “Kamu görevlisinin karar, işlem veya eylemi sonucunda bir zarar meydana gelmiş olmalıdır. ”

  3. “Kamu görevlisi kusurlu olmalıdır. ”

  4. “Kamu görevlisinin fiili ile kamu zararı arasında uygun illiyet bağı bulunmalıdır. ”

Bütün yukarıda izah edilen maddelerden de anlaşılacağı üzere bir kamu görevlisinin görevi ile ilgili kamu zararı suçlaması ile karşı karşıya bırakılabilmesi için 4 maddenin hepsindeki şartların birlikte sağlanması gerektiğini, bu şartlardan birinin eksikliğinin kamu zararı ile ilgili olarak kamu görevlisinin sorumluluğunu düşüreceğini, yukarıda yazılı 4 şarttan birinin eksikliği üzerlerine atılı kamu zararına sebebiyet verme suçu iddiasını düşürmeye yetecekken 4 şartın 4’ünün de mevcut olmadığının aşikar olduğunu, şöyle ki; kamu görevlisinin hukuka aykırı bir karar, işlem veya eyleminin söz konusu olması ile ilgili olarak; Kurul olarak toplanmanın ve karar almada sunulan belge ve bilgilere göre karar almalarında hukuka aykırı bir karar, işlem ve eylemin söz konusu olmadığını, tamamlayıcı sektör tanımlamasının mevzuatta yer almadığının Temyiz Kurulu kararında da açıkça ifade edildiğini,

Kamu görevlisinin karar, işlem ve eylemi sonucu bir zarar meydana gelmesi ile ilgili olarak; yukarıda izah edildiği üzere ortada bir kamu zararı varsa da aldıkları karara istinaden ortaya çıkmadığını, 5018 sayılı KMYK’nın 71. maddesinde belirtilen transfer ödemelerinde kamu zararı olabilmesi için fazla ve yersiz ödemede bulunulması yahut mevzuatta öngörülmediği halde ödeme yapılması gerektiğini, oysa ki ne fazla ve yersiz ödeme de bulunulduğunu ne de mevzuatta öngörülmediği halde ödemede bulunulduğunu, 28.10.2014 tarihli Kurul Kararının hukuka uygun olduğunu, bu tarihten sonra kurul kararının fesih edildiği 28.09.2015 tarihli Kurul Kararına kadar geçerli olduğunu, 28.09.2015 tarihli Kurulun önceki Kurul Kararını, Butlan sayma yetkisinin hem acık ve tam yetkisizlik nedeniyle hem de Butlanı gerektiren hallerin olmamasından dolayı yerinde olmadığını, yeni tespitler ışığında fesih kararı verilmesi ve uygunsuzluk Yönergesine göre işlem tesis edilmesi gerektiğini, Butlan ve Fesih kararlarının hukuki sonuçlarının aynı olmadığını, nitekim Temyiz Kurulunun hem Tasdik hem Kararın kaldırılması gerektiğine, dair karsı oy gerekçesinde 28.09.2015 tarihli Kurul Kararı ile projenin sonlandırılmasına karar verildiği kabul edilmek sureti ile Butlan kararının geçersizliği, verilen kararın Fesih kararı olduğunun kabul edildiğini, bu tespitler neticesinde 28.10.2014 ile 28.09.2018 tarihleri arasında geçerli bir hukuki işlem olduğunu ve bu Kurul Kararı ile yapılan ödemeler ile kamu zararı meydana gelmediğinin açık olduğunu,

Kamu görevlisinin kusurlu olması ile ilgili olarak; 5018 sayılı Kanun ile kusurlu sorumluluk kavramının mevzuata girdiğini, bu bağlamda kamu zararında sorumluluk haksız fiil esaslarına dayandığından kamu görevlisinin hukuka aykırı iş ve işleminin açıkça ve hiçbir tereddüte mahal bırakmayacak biçimde iddia eden tarafından ispat edilmesi gerektiğini, karşı oy kararında değil Tasdik Kararında dahi e-vergi sorgulamasının bir yıl sonra mevzuata girdiği ve “...beyan edilen ana faaliyet alanları ile gerçek faaliyet alanlarının birbirini tutmadığının Sayıştay Denetimi sırasında e-vergi sorgulaması yoluyla kontrol edildiğinde anlaşıldığı” tespitinin bulunduğunu, denetim elemanlarının belki bilebileceği ancak başka bir Bakanlığa ait bir sorgulama yöntemini mevzuata girmeden bilebilmelerinin ve bu yöntemi bilmemelerinden ve uygulamamalarından sorumlu tutulmamalarının hukuka uygun olmadığını, Kusur, kasıt yahut ihmal öğelerinin varlığının gerektiğini,

Kamu görevlisinin fiili ile kamu zararı arasında uygun illiyet bağı bulunması ile ilgili olarak; yukarıda da ispat edildiği üzere hukuka uygun ve geçerli bir karar olduğunu ve bu Kurul Kararı ile oluştuğu iddia edilen kamu zararı arasında uygun illiyet bağı bulunmadığını, iddia edilen kamu zararının, denetim sırasında tespit edilen yeni bilgi ve belgelere göre toplanan Kurulun hukuka açıkça aykırı olarak aldığı BUTLAN kararı ve sonrasında karar vermesi gereken konularda karar almamasının, iş ve işlemleri Uygunsuzluk Yönergesine göre yürütmemesinden kaynaklandığını, yanıltıcı belgelerin tespitinden sonra “Fesih Karan” ve hukuki sonuçlarını ve sonrasında yapılması gerekenlerden yukarıda bahsedildiğini,

Sayıştay Kanunu 35 (1) a) ve 35 (2) a) ve b) maddeleri ile 5018 sayılı KMYK'nun ilgili maddeleri ve ... Kanununa göre ve Sayın Kurul tarafından re’sen dikkate alınacak sebeplerle tarafına yöneltilen tazmin Kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

İlamda gerçekleştirme görevlisi sıfatıyla sorumlu tutulan ...’ın karar düzeltme dilekçesinde özetle;

Gerçekleştirme Görevlisi olarak kamu zararından sorumlu tutulmuş olmasına rağmen, hatalı olduğu ileri sürülen işin, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununda belirtilen Gerçekleştirme Görevlisi tanımına uymaması nedeni ile verilen kararın Kanuna aykırı olduğunu ve karar düzeltilmesi yoluyla kaldırılması gerektiğini,

Destek ödemesinin mevzuat hükümlerinde yer alan, proje ortağı işletmelerden en az 3 (üç)’ünün aynı veya tamamlayıcı sektörlerde yer alması şartını sağlamadığı ileri sürülerek kamu zararı oluştuğuna karar verildiğini, oysaki firmaların tamamlayıcı sektörlerde yer alıp almadığı konusunda karar verme yetkisinin sadece Proje başvurusunun değerlendirildiği Değerlendirme ve Karar Kurulu'nda olduğunu, Yargılama Heyetinin bu konuda Değerlendirme ve Karar Kurulu gibi davrandığını ve İdarenin takdir yetkisine müdahalede bulunduğunu, bu nedenle yetki aşımı olduğundan karar düzeltmesi yapılarak kararın kaldırılmasının talep edildiğini,

Tarafına tebliğ edilen 09/01/2019 tarih ve 45497 sayılı Temyiz Kurulu İlamında özetle; ...'in (Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı) KOBİ’lere yönelik uyguladığı destek programlarından biri olan İşbirliği- Güçbirliği Destek Programı kapsamında ... ... Müdürlüğüne yapılan başvurulardan, 28.10.2014 tarihli Değerlendirme ve Karar Kurulu tarafından desteklenmesine karar verilmiş olan ... no'lu proje ile ilgili olarak, Proje ortaklarının ... ... Müdürlüğüne sunmuş oldukları KOBİ Bilgi Beyannamelerinde beyan etmiş oldukları faaliyet alanları ile Maliye Bakanlığı e-vergi levha sorgulaması yoluyla elde edilen faaliyet alanlarının farklı olduğunun görüldüğü, bu durumda proje ortaklarının İşbirliği-Güçbirliği Destek Programı Uygulama Esaslarının “ İşletici kuruluş ortaklık modelleri ve yapısı” başlıklı 7’inci maddesinin dördüncü fıkrasında;

“ Proje başvurusunda bulunan işletmelerin en az 1 (bir) yıl önce kurulmuş olması ve bu işletmelerden en az 3 (üç) ’ünün aynı veya birbirini tamamlayan sektörlerde faaliyet göstermesi şartı aranır. " şeklinde belirtilen hükme uymadığı bu nedenle proje kapsamında işletici kuruluşa yapılan ...TL tutarlı destek ödemesinin kamu zararı oluşturduğunun ileri sürüldüğünü,

Söz konusu kamu zararından Gerçekleştirme Görevlisi olarak sorumlu tutulmasına gerekçe olarak da;

“Yine aynı uygulama esaslarının “Proje başvurusu ve değerlendirme" başlıklı 8'inci maddesinde;

“…

(2) Proje başvurusu evrak kaydına alınır ve Hizmet Merkezi tarafından sorumlu personel görevlendirilir.

… …

(4) Proje başvurusu, sorumlu personel tarafından KOBİ Bilgi Beyannamesi, mevzuata uygunluk, bilgi, belge ve şekil yönünden incelenerek ekte yer alan İşbirliği-Güçbirliği Destek Programı Ön Değerlendirme Formu hazırlanır." hükümleri gereğince tarafına verilen sorumluluğu yerine getirmediğinin belirtildiğini, bu kararın yetki aşımı ve kanuna aykırılık nedeni ile kaldırılması gerektiğini, şöyle ki;

Gerçekleştirme görevlisi olarak yerine getirmediği iddia olunan sorumluluk ile Değerlendirme Kurulu üyeleri tarafından verilen destekleme kararı ve destek ödemesi arasında bir illiyet bağının bulunmadığını, işletmeler tarafından ... veri tabanına kayıt esnasında verilen Beyannamelerdeki faaliyet alanlarının aynı faaliyet kodları seçilerek oluşturulduğunu, ancak Destek Programına başvurunun ayrı bir işlem olup Kurul Değerlendirmesine konu olan proje dokümanı hazırlanarak yapıldığını, Kurul üyelerince değerlendirilen bu proje dokümanının proje ortaklarına ilişkin genel bilgiler kısmında, işletmelerin aynı sektörde yer almadıklarının açıkça belirtildiğini, bu nedenle Kurul üyelerinin de firmaları aynı sektörde yer almaları nedeni ile değil de tamamlayıcı sektörde yer almaları nedeni ile destek kararını verdiklerini temyiz dilekçelerinde de belirttiklerini, yani gerçekleştirme görevlisi olarak sorumluluğunu yerine getirirken hatalı olarak yaptığı iddia edilen işleme dayanarak destek kararı verilmediğini, öyle olsaydı Kurul üyelerinin, firmaların aynı sektörde yer aldıkları bilgisine dayanarak destek karan verdiklerini ifade etmeleri gerektiğini, bu nedenle yapmış olduğu işlemin Kurul değerlendirmesine etki etmemiş bir ön hazırlık çalışması niteliğinde olup 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nda ve 5189/1 nolu Sayıştay Genel Kurul Kararında yapılan Gerçekleştirme Görevlisi tanımında belirtilen işler ile uyumlu olmadığından kanuna aykırı verilen bu kararın düzeltilmesi gerektiğini,

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nda ve 5189/1 nolu Sayıştay Genel Kurul Kararında Gerçekleştirme Görevlisinin “bir harcama talimatı üzerine ışın yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerim yürütürler.“ şeklinde tanımlandığını, yani görevin bir harcama talimatı ile başlıyor olması gerektiğini, yapmış olduğu destek ödemesinde harcama talimatının, Değerlendirme ve Karar Kurulu’nun vermiş olduğu destekleme kararı olduğunu, Gerçekleştirme görevinin de bu tarihten sonrasını kapsadığını, söz konusu destek ödemesinin, bu harcama talimatına dayanarak, mal veya hizmetin Kurul Kararına uygun olarak alındığının tespitinden ve gerekli belgelerin hazırlanmasından sonra yapıldığını, bu nedenle yapılan destek ödemesinde Gerçekleştirme görevlisi olarak herhangi bir kusur, kasıt veya ihmalinin bulunmadığını, yukarıda da belirtildiği gibi bu olayda yerine getirilmediği iddia edilen sorumluluğun harcama talimatından önce yapılan Kurul kararına herhangi bir etkisi bulunmayan ancak bir ön hazırlık çalışması niteliğinde olabilecek bir işlem ile ilgili olduğunu, ön hazırlık çalışmalarının da gerçekleştirme görevi kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığının yine Sayıştay Genel Kurul Kararında belirtildiğini,

Hatalı yapıldığı ileri sürülen işlemin, proje ortaklarının KOBİ Beyannameleri ile beyan ettikleri faaliyet alanları ile Maliye Bakanlığı e-vergi levha sorgulaması yoluyla elde edilen faaliyet alanlarının farklı olmasından kaynaklandığını, bu durumun sorumluluğunu yerine getirmediğinden kaynaklandığının belirtildiğini, halbuki ortaklardan yalnız 3'ünün ... kayıtları tarafından onaylandığını, diğer iki ortağın ... kayıtlarının ise diğer uzmanlar tarafından onaylandığını, kararda bu hususun dikkate alınmadığını, bu konunun tekrar değerlendirilmesinin karar değiştirmede etkili olacağını, Uygulama esaslarında belirtilen en az 3‘ünün tamamlayıcı sektörlerde yer alması gerektiği şartını sağladığı düşünülen işletmelerden ikisinin ... kayıtları diğer uzmanlar tarafından onaylanmış olup bu beyanların vergi levhası ile uyumlu olmadığını, tarafından onaylanan ve tamamlayıcı sektör şartını sağlayan diğer işletmenin beyanının ise vergi levhası ile uyumlu olduğunu, bu nedenle beyanlardaki uyuşmazlıkların sorumluluğunun kendisine ait olmaması gerektiğini, beyanları ile vergi levhalarındaki faaliyet alanları arasında uyum olmayan işletmelerin KOBİ Beyannamelerinin onaylanmasından sorumlu tutulmaması gerektiğini, çünkü kendisi ve diğer Uzmanlar tarafından yapılmış olan KOBİ Beyannamesi onay işlemlerinin, 18.11.2005 tarih ve 25997 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin Tanımı, Nitelikleri ve Sınıflandırılması Hakkında Yönetmeliğin “Beyan” başlıklı 17. Maddesine ; “Bu yönetmelik ekinde yer alan formlar ilgili işletme tarafından beyan esasına göre doldurulur. Bu Yönetmelik kapsamında yapılacak işlemlerde esas alınan belge ve formların içerdiği her türlü bilgiden başvuran işletme sorumludur. Yanlış ve yanıltıcı bilgilere ve belgelere dayanılarak yapılan işlemlerle elde edilen menfaatler kazanılmış hak sayılmaz.” Denildiğini, bu işlemlerin tüm ... Müdürlüklerinde bu şekilde yapıldığını, bununla beraber ortaya çıkabilecek herhangi bir anlaşmazlığa karşı da destek başlangıcında firmadan Destek Programı Taahhütnamesi alındığını, bu taahhütnamenin 1. Maddesinde;

“... Destek Programları Yönetmeliğinin İşbirliği-Güçbirliği Destek Programı ile bu Programa ilişkin Uygulama Esaslarının ve ... Uygunsuzluk Yönergesinin bu taahhütnamenin ayrılmaz bir parçası ve eki olduğunu, bu mevzuatın tamamını okuduğumuzu, bunlarda yapılacak düzenlemelere ilişkin değişiklikler doğrultusunda yapılacak işleri baştan kabul ettiğimizi ve tüm hükümlerine kayıtsız şartsız uyacağımızı,

  1. Maddesinde;

“ ...'e vereceğimiz bilgi, belgeler ile bunların ekinde yazılı olan bilgilerin doğru olduğunu, yanıltıcı bilgi vermediğimizi, bilgilerde değişiklik olması halinde yeni bilgileri vereceğimizi, satın alacağımız mal hizmete yönelik olarak yanlış ve yanıltıcı bilgi vermeyeceğimizi, söz konusu bilgilerin gerçeğe aykırı olduğunun tespiti halinde, ... tarafından hakkımızda yapılacak yasal işlemleri şimdiden kabul ettiğimizi, "

  1. Maddesinde;

“ Program ve proje başvurusu ile ...'in taahhüt altına girmediğini, destek kararı alınmış olsa dahi ... 'e sorumluluk yüklemeyeceğimizi,

Mevzuata ve iş bu taahhütnameye uymamamız durumunda, ... tarafından hakkımızda yapılacak işlemleri kabul ettiğimizi, uyuşmazlığın giderilmemesi halinde, hiçbir kanuni kovuşturmaya gerek kalmaksızın ... tarafından talep edilen meblağı, yasal faizi ile birlikte herhangi bir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın geri ödeyeceğimizi ve hiçbir hak talep etmeyeceğimizi kabul, beyan ve taahhüt ederiz. " hükümlerinin bulunduğunu ve bu şekilde tedbirler alındığını, İşletme tarafından bu Taahhütnamenin de imzalandığını, bu nedenle gerçeğe aykırı verilmiş bir beyanın sorumluluğunun tamamen işletmeye ait olduğunu,

Ayrıca KOBİ Beyannamesi onaylarına ilişkin işlemlerin yapılmış olduğu tarihte www.gib.gov.tr adresinden e-vergi sorgulaması yapılarak faaliyet gösterilen sektör bilgileri ile mükellefiyetinin devam edip etmediğinin kontrol edilmesi gerekliliğinin mevzuatta yer almadığını, sorguyu yapabilecekleri herhangi bir araç, yöntem ve uygulamanın da bulunmadığını, işlem yapıldıktan yaklaşık bir yıl sonra 17/09/2015 tarihli olur ile www.gib.gov.tr adresinden e-vergi sorgulaması yapılarak faaliyet gösterilen sektör bilgileri ile mükellefiyetinin devam edip etmediğinin kontrol edilmesi gerektiği hükmünün mevzuata dahil edildiğini ve kullanılan KDS sistemine sorgu yapılabilmesi için bir bağlantı eklendiğini, bu nedenle KOBİ Beyannamelerinin beyana dayalı olarak verildiği, bahsedilen yönetmeliklerde açıkça ifade edilmişken ve herhangi bir doğrulama kaynağı ve buraya ulaşım yetkisi Uzman personele bildirilmemişken ... kaydına ilişkin verilen onay işlemi nedeni ile sorumlu tutulmasının doğru olmayacağını,

Yerinde inceleme konusunun Sayıştay Başkanlığının ... 2016 yılı Düzenlilik Denetim Raporu'nda da yer aldığını ve “Bulgu 6: Proje Destek Kararlarının Yerinde Tespit Yapılmadan Yalnızca Sunulan Belgeler Üzerinden Verilmesi” bölümünde özetle;

Destek programları kapsamında verilen destekler il düzeyinde teşkilatlanmış olan ... Müdürlükleri bünyesinde teşkil edilmiş ... Değerlendirme ve Karar Kurulları tarafından karara bağlanmaktadır. Bu kurullar gerektiğinde başvuranları da dinlemek suretiyle değerlendirme yapmakta ve başvurunun kabulüne, reddine ya da revizyonuna ilişkin kararlar verebilmektedir. Bu nedenle Kamu kaynağı ile desteklenecek projelerin belirlenmesinde kurul kararı en temel aşamayı oluşturmaktadır, denilerek Kurul üyelerinin sorumluluklarının sayıldığını ve Uzmanların Türkiye genelinde başvurularının evrak üzerinden incelediğini ve yerinde incelemenin yapılmadığının eleştirildiğini, konuyla ilgili ... Başkanlığının vermiş olduğu cevapta ise mevcut uzman sayısının yetersiz olduğunu, yerinde inceleme için farklı uzmanlık alanlarının gerektiğini, bunun da şu aşamada mümkün olmadığının belirtildiğini,

Yine aynı raporun “Bulgu 3: ... Desteklerinden Yararlanmanın Temel Koşulu Olan KOBİ Olma Vasfının Dayanağı Verilerin Doğruluğunun Araştırılmaması ve Yararlanıcılar Tarafından KOBİ Bilgi Beyannamesi ile Beyan Edilen Bilgilerin Veri Kabul Edilmesi” bölümünde özetle;

“Konu ile ilgili yapılan incelemede, KOBİ bilgi beyannamelerinin ilk defa ya da güncellenip ilgili müdürlüğe sunulması aşamalarında; işletmeler tarafından beyan edilen bilgilerin doğru kabul edildiği, bunların teyidine yönelik müdürlüklerce herhangi bir araştırma yapılmadığı tespit edilmiştir.” denilerek 2016 yılı içerisinde ... tarafından 15.000 KOBİ için uygulamaya konulan 50.000-TL 'lik Sıfır Faizli İşletme Kredisi Faiz Destek Programı'nın uygulanma sürecine ilişkin 3.358 işletmenin beyanlarının incelendiğini ve bunların %65 'inin hatalı olduğunun tespit edildiğini, bu durumdan da anlaşılacağı üzere KOBİ Bilgi Beyannamelerinin tüm Müdürlüklerce 18.11.2005 tarih ve 25997 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin Tanımı, Nitelikleri ve Sınıflandırılması Hakkında Yönetmeliğin “Beyan" başlıklı 17. Maddesine istinaden beyan esasına göre onaylandığını, bu nedenle ortaya çıkabilecek kamu zararı gibi durumlarda KOBİ Beyannamesini onaylayan Uzmanların Gerçekleştirme Görevlisi olarak sorumlu tutulmalarının doğru olmayacağını,

İlamda Gerçekleştirme görevlisi olarak sorumlu tutulmasına dair diğer bir gerekçenin de;

İşbirliği-Güçbirliği Destek Programı Uygulama Esaslarının ‘'Proje başvurusu ve değerlendirme" başlıklı 8’inci maddesinin 4. fıkrasında

“(4) Proje başvurusu, sorumlu personel tarafından KOBİ Bilgi Beyannamesi, mevzuata uygunluk, bilgi, belge ve şekil yönünden incelenerek ekte yer alan İşbirliği-Güçbirliği Destek Programı Ön Değerlendirme Formu hazırlanır. ” hükmü gereğince tarafına verilen sorumluluğu yerine getirmediğinin belirtildiğini, ancak mevzuatın ilgili maddesinde bahsedilen İşbirliği-Güçbirliği Destek Programı Ön Değerlendirme Formu’nun matbu bir form olup Proje Başvuru Formunda yer alan unsurların karşısında açılmış “VAR" “YOK" kutucuklarından oluştuğunu, yani sadece bu unsurların varlığı ve yokluğuna bakılmakta olup şekil yönünden değerlendirme yapılması için oluşturulduğunu, esasa yönelik bir değerlendirmenin KOBİ Uzmanları tarafından yapılamadığını,

KOBİ Bilgi Beyannamelerinin incelenmesi ise aynı Uygulama Esaslarının “Programdan Yararlanma Koşulu” başlıklı 5. Maddesinde;

"(1) Programdan yararlanmak için; ... Veri Tabanında kayıtlı ve aktif durumda olan, en az 5 (beş) işletmenin bir araya gelerek proje başvurusu yapmaları esastır.” hükmü gereği işletme ortaklarının tamamının ... veri tabanında kayıtlı ve aktif olup olmadıklarının kontrolü ile ilgili olduğunu, bu kontrolün ... KDS sistemi üzerinden yapılabildiğini, yani beyanların doğruluğunun tespitine ilişkin olmadığını, bu şekilde olsa idi doğrulamanın yapılacağı kaynağın ve bu kaynağa ulaşım imkanının KOBİ Uzmanlarına sağlanmış olması gerektiğini, ayrıca projeye farklı illerde faaliyet gösteren firmaların da ortak olabileceğini, bu firmalara ilişkin Beyanname incelemelerinin de ancak Uzmanların işlem yaptığı ... KDS sistemi üzerinden güncellik ve aktiflik durumu ile sınırlı olacağını, bu nedenlerle proje başvurusunun şeklen incelenmiş ortakların hepsinin KOBİ Beyannamelerinin onaylı, yani aktif olduğunun kontrol edildiğini ve karara bağlanması için Değerlendirme ve Karar Kuruluna sevk edildiğini,

Proje başvurusunun her halükarda kurula sevk edildiğini, çünkü tamamlayıcı sektör konusuyla ilgili hiçbir mevzuatta bir tanım bulunmadığını, bu nedenle desteklenen sektörler içerisinde olmak şartıyla, başvuru yapan firmaların sektörleri ne olursa olsun başvurusunun Karar Kurulu'na sevk edildiğini ve Kurul’un tamamlayıcı sektör ile ilgili değerlendirmesine göre karar oluşturulduğunu, bu konuda Uzmanların herhangi bir değerlendirme ve karar verme yetkisinin bulunmadığını, sonuç olarak NACE kodları ister hepsi aynı olsun ister hepsi birbirinden farklı olsun proje başvurusunun kurula sevk edildiğini,

Yukarıda bahsedilen tüm hususlar değerlendirildiğinde, şahsıyla beraber diğer Uzmanlar tarafından hatalı olarak onaylandığı ileri sürülen işlemin yapıldığı tarihteki mevzuata uygun olduğunu, KOBİ Beyannamesi onay işleminin işletmelere sadece desteklere başvuru hakkı tanıdığını, ön değerlendirmenin de şeklen “VAR" - “YOK" incelemesinden ibaret olduğunu, bu işlemlerin herhangi bir harcama talimatı olmaksızın gerçekleştirilen bir ön hazırlık işleminden ibaret olduğunu ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrolü Kanununda ve 5189/1 nolu Sayıştay Genel Kurul Kararında geçen Gerçekleştirme Görevlisi tanımı kapsamına girmeyeceğini ve yapılan ödemenin de Harcama Talimatına yani Destekleme ve Karar Kurulunun vermiş olduğu destekleme kararına uygun olarak gerçekleşmiş olması nedeni ile İlamda hakkında verilen kararın Kanuna aykırılık oluşturması nedeni ile karar düzeltme yoluyla kaldırılmasını talep ettiğini,

İkinci olarak destek ödemesinin, mevzuat hükümlerinden proje ortağı işletmelerden en az 3 (üç)’ünün aynı veya tamamlayıcı sektörlerde yer alması şartını sağlamadığı ileri sürülerek kamu zararına karar verildiğini, oysa ki firmaların tamamlayıcı sektörlerde yer alıp almadığı konusunda karar verme yetkisinin sadece Proje başvurusunun değerlendirildiği Değerlendirme ve Karar Kurulunda olduğunu, Yargılama Heyetinin bu konuda Değerlendirme ve Karar Kurulu yerine geçerek karar verdiğini, bu açıdan da yetki aşımı yönünden temyiz edilerek İlamda yer alan kararın tüm sorumlular açısından kaldırılması gerektiğini,

...'in işletmelere sağladığı destek programlarından bir tanesinin İşbirliği- Güçbirliği Destek Programı olduğunu, bu programın amacının ilgili mevzuatta; “Küçük ve orta ölçekli işletmelerin İşbirliği-Güçbirliği anlayışıyla bir araya gelerek, ortak tedarik, ortak tasarım, ortak pazarlama, ortak laboratuvar, ortak makine-teçhizat kullanımı ve benzeri konularda hazırlayacakları projelerin desteklenmesi...." şeklinde tanımlandığını, Programa İlişkin Uygulama Esaslarının ise Başkanlık tarafından birkaç defa güncellendiğini, söz konusu destek ödemesinin yapıldığı tarihte yürürlükte olan “Uygulama Esasları Programından Yararlanma Koşulu” başlıklı Madde 5’de;

"(1) Programdan yararlanmak için; ... Veri Tabanında kayıtlı ve aktif durumda olan, en az 5 (beş) işletmenin bir araya gelerek proje başvurusu yapmaları esastır.'’ Denildiğini,

Yine aynı Uygulama Esaslarının “İşletici Kuruluş Ortaklık Modelleri ve Yapısı” başlıklı Madde 7'de;

"(4) Proje başvurusunda bulunan işletmelerin en az 1 (bir) yıl önce kurulmuş olması ve bu işletmelerden en az 3 (üç) ’ünün aynı veya bir birini tamamlayan sektörlerde faaliyet göstermesi şartı aranır." Denildiğini, aynı sektörde olma şartının NACE kodlarına göre değerlendirildiğini ve 4 haneli kodların aynı olması gerektiğini, tamamlayıcı sektör seçeneğinin ise mevzuata 17/09/2012 tarih ve 12665 sayılı olur ile eklendiğini ancak herhangi bir tanımın yapılmadığını, firmaların tamamlayıcı sektörlerde faaliyet gösterip göstermediklerine Değerlendirme ve Karar Kurulunun karar verdiğini,

İlamda en az 3 (üç) işletmenin aynı veya birbirini tamamlayan sektörlerde yer almadığı ileri sürülerek destek ödemesinin kamu zararı olduğuna karar verildiğini, Yargı Heyetinin, Proje Ortaklarının ... ... Müdürlüğüne sunmuş oldukları KOBİ Bilgi Beyannamelerinde beyan etmiş oldukları faaliyet alanları ile Maliye Bakanlığı e-vergi levha sorgulaması yoluyla elde edilen faaliyet alanlarının farklı olduğunun tespit edildiğini ve Maliye Bakanlığı e-vergi levha sorgulaması yoluyla elde edilen faaliyet alanlarına göre en az 3 (üç) firmanın aynı veya tamamlayıcı sektörlerde yer almadığına karar verdiğini, Maliye Bakanlığı e-vergi levha sorgulaması yoluyla elde edilen faaliyet alanlarına göre aynı sektörde yer almadıklarının doğru olduğunu, ancak destek kararının bu nedenle verilmediğini, destek kararının tamamlayıcı sektörlerde yer alınması nedeni ile verildiğinin de Kurul üyelerinin ifadelerinde yer almadığını, tamamlayıcı sektör kararını verme yetkisinin de sadece Karar Kurulu Üyelerinde olduğunu, Kurul üyelerinin de firmaların tamamlayıcı sektörlerde yer aldıklarını değerlendirerek destek kararı verdiklerini ifade ettiklerini,

Tamamlayıcı sektörlerde yer aldığına kanaat getirilen firmaların kayıtlı oldukları odalardan almış oldukları faaliyet belgelerinde yer alan faaliyet alanlarının şu şekilde olduğunu;

  1. ... Uydu Haberleşme Hizmetleri ve Bilgi Teknolojileri San. Tic. Ltd. Şti. için NACE Kodu: 61.30.01 Uydu Üzerinden TELEKOMİNİKASYON

Faaliyetleri

  1. ... İletişim İnşaat Üretim ve Pazarlama San. Ve Tic. Ltd. Şti. içinde NACE Kodu: 47.42.01 Belirli bir mala tahsis edilmiş mağazalarda TELEKOMİNİKASYON teçhizatının perakende ticareti ( Telefon, Cep Telefonu, Faks vb.)

  2. ...işletmesi için NACE Kodu: 47.42.01; Belirli bir mala tahsis edilmiş mağazalarda TELE KOMİNİ KAS YON teçhizatının perakende ticareti ( Telefon, Cep Telefonu, Faks vb.),

Görüldüğü gibi üç firmanın da TELEKOMİNİKASYON sektörünün faklı alanlarında faaliyet gösterdiğini, Değerlendirme ve Karar Kurulu Üyelerince değerlendirilerek destek kararı verilen Proje başvuru formunun ilgili kısımlarında da firmaların faaliyet alanları hakkında bilgi verildiğini,

Şöyle ki;

  1. 1 Proje Ortağı İşletmelere Ait Bilgiler başlığı altında (sayfa 4-5 ve 6)

... İletişim için “... İletişim bir limited şirket olup 12 yıllık köklü bir geçmişe sahiptir. İşletmemiz önceleri cep telefonu pazarında aksesuar tamir bakım faaliyetleri yürütürken daha sonraları bu sektörel bilgisi GSM operatör temsilciliği ile güçlendirmiştir. Şirkete ait sermaye oranlan … %75 ...%25 Şeklindedir.”,

...için “...işletmesi bir şahıs işletmesi olarak 3 yıllık bir ticari tecrübeye sahiptir. İşletme daha önceleri cep telefonu pazarında faaliyetlerini yürütürken bu bilgisini daha sonra iletişim ve internet hizmetleri konusunda güçlendirerek sektörel anlamda güçlü bir bilgiye sahip bir işletmeye dönüşmüştür." Denildiğini,

    1. Proje Ortaklarının Tarihçeleri ve Genel Bilgileri başlığı altında (sayfa 7)

... Uydu Haberleşme Hizmetleri ve Bilgi Teknolojileri San. Tic. Ltd. Şti. için

“Şirketimiz 1 yıllık bir geçmişe sahip sermayesinin tamamı % 100 Oğuz Akdemire aittir. Şirketimiz iletişim alanında bölgemizde bulunmayan kablosuz ve kablolu internet hizmetleri servis sağlayıcılığı alanında faaliyette bulunmaktadır.”

... İletişim için “... iletişim bir limited şirket olup 12 yıllık köklü bir geçmişe sahiptir. İşletmemiz önceleri cep telefonu nazarında aksesuar tamir bakım faaliyetleri yürütürken daha sonraları bu sektörel bilgisi GSM operatör temsilciliği ile güçlendirmiştir. Şirkete ait sermaye oranları oğuz akdemir %75 ...%25 şeklindedir. Şirketimiz GSM alanında daha sonraları pazara ilave edilen kablolu ve kablosuz network ağları kurulu teknik hizmetlerini de yürütmektedir.”

...için “...işletmesi bir şahıs işletmesi olarak 3 yıllık bir ticari tecrübeye sahiptir. İşletme daha önceleri cep telefonu pazarında faaliyetlerini yürütürken bu bilgisini daha sonra iletişim ve internet hizmetleri konusunda güçlendirerek sektörel anlamda güçlü bir bilgiye sahip bir işletmeye dönüşmüştür. İşletmemiz ayrıca kablosuz net work ağ ürünlerine ilişkin malzeme satışları gerçekleştirmektedir.” Denildiğini,

Değerlendirme ve Karar Kurulu üyelerinin projede yer alan bu bilgileri incelediğini ve başvuruda bulunanları da Kurulda dinledikten sonra İşbirliği - Güçbirliği Uygulama Esasları Madde 8 (8)’ de ;

''Kurul projeyi;

a) Bölgesel, sektörel ve ölçeksel ihtiyaçlar,

b) Amacı, hedefleri, niteliği, kullanılacak yöntemler,

c) Yapılabilirlik, sürdürülebilirlik,

d) Proje ortakları ve paydaşları,

e) Ekonomiye, paydaşlara ve ortakların rekabet gücüne katkısı,

f) Projeyi yürütecek insan kaynağının yeterliliği,

g) İş-zaman planı,

h) Bütçe ve maliyet erkinliği,

i) İşletmelerin proje/faaliyet deneyinden

j) Proje çıktıları

ve benzeri hususları da dikkate alarak değerlendirir." Denildiğini, dolayısıyla belirtilen hususlar doğrultusunda Kurulun değerlendirdiğini ve bu üç firmanın tamamlayıcı sektörlerde olduğuna kanaat getirerek destekleme kararı verdiğini, yani Değerlendirme ve Karar Kurulu firmaların hatalı olduğu ileri sürülen KOBİ Beyannamelerinde beyan ettikleri faaliyet alanlarına göre değil, kayıtlı oldukları odalardan aldıkları faaliyet belgeleri ve Maliye Bakanlığı e-vergi levha sorgulaması yoluyla elde edilen faaliyet alanları ile uyumlu olan Proje başvuru formundaki bilgilere göre değerlendirme yaptığını ve destek kararı verdiğini,

Bununla birlikle programın asıl amacının başta belirtildiği gibi KOBİ’lerin bir araya gelmelerinin sağlanması olduğundan İşbirliği - Güçbirliği Uygulama Esaslarında 20/05/2016 tarihinde tekrar güncelleme yapıldığını ve en az 3 işletmenin aynı veya tamamlayıcı sektörlerde yer alma zorunluluğunun da mevzuattan kaldırıldığını, 5 işletmenin ortak olmasının yeterli olacağı yönünde düzenleme yapıldığını,

Sonuç olarak Proje ortağı işletmelerin vergi levhalarında bulunan NACE kodları Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen destek alabilecek sektörler içerisinde yer aldığından, destek başvurusunun yetkili organı olan Değerlendirme ve Karar Kurulu tarafından değerlendirilerek, en az 3 işletmenin tamamlayıcı sektörde olması şartının sağlandığını ve başvurunun desteklenmesine karar verildiğini, destek ödemesi de Kurul Kararına istinaden yapıldığından mevzuata aykırı bir durumun bulunmadığını ve kamu zararı oluşmadığını, itiraza konu İlam'da Yargılama Heyetinin Değerlendirme ve Karar Kurulu yerine geçerek tamamlayıcı sektör konusunda değerlendirme yapmasının yerindelik denetimi kapsamına girdiğinden ve idarenin takdir yetkisine müdahale oluşturduğundan İlam'daki kararın yetki aşımı olduğunu bu sebeple kararın düzeltilmesi yoluna gidilerek hakkımda verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İlamda Diğer Sorumlu sıfatıyla sorumlu tutulan ...karar düzeltme dilekçesinde özetle;

İşbirliği Güçbirliği desteğine yapılan başvuru esnasında beyanname başvuruları ile ilgili başvurunun kabulü ve desteğin verilmiş olduğu tarihlerdeki uygulama esasları yani mesul olunan mevzuat hükmünün “Hizmet merkezi tarafından gerekli inceleme yapılır. Başvurunun uygun bulunması halinde elektronik ortamda uygunluk teyidi verilerek söz konusu işletmelerin ... veri tabanına kaydı tamamlanır.” Şeklinde olduğunu (İşbirliği Güçbirliği Destek Programı Uygulama Esasları) zaten Türkiye'de yer alan bütün ... Müdürlüklerinde KOBİ Bilgi Beyannamesi inceleme, beyannamenin diğer evrak ile uyumu, doğruluğu ve onay işlemlerinin firmadan sorumlu ilgili KOBİ Uzmanı / Uzman Yrd. tarafından gerçekleştirildiğini, bu kapsamda KOBİ Bilgi Beyannamesi ve ekinde yer alan oda faaliyet belgesinin vs. hiçbir şekilde Kurulun incelemesinden geçmediğini,

Desteğe ilişkin uygulamanın da mevzuat ile uyumlu olduğunu, Kurul üyelerince elektronik ortamda erişim sağlanabilen işbirliği güçbirliği başvuru dosyasında beyanname, beyanname eki, oda faaliyet belgesi veya e-vergi sorgularının dosya içerisinde veya ek olarak yer almadığını, Kurul üyelerine ... veri tabanınca sadece proje başvurusu ve projeye ilişkin proforma faturaların erişimine açıldığını, zaten KOBİ Bilgi Beyannamelerinin onaylanması aşamasında www.gib.gov.tr adresinden e-vergi sorgulaması yapılması işlemi, bu işlemler yapıldıktan bir yıl sonra 17/09/2015 tarihinde mevzuata eklendiğini,

Tüm bu nedenler doğrultusunda işletmelerin sunmuş oldukları KOBİ Bilgi Beyannamelerinin gerçekliğe uygunluğu hususunun ilgili Müdürlüğün yetki ve sorumluluğunda olduğunu, zaten uygulamada da sadece ilgili Müdürlüğün gerekli inceleme ve araştırmayı yaparak beyanname onay ve reddi işlemini gerçekleştirdiğini,

İşbirliği güçbirliği destek başvurusu kapsamında, sorguda da yer aldığı üzere 5 (beş) ayrı firma tarafınca KOBİ Bilgi Bevanname başvurusunun yapıldığını, bu beş ayrı beyannameye de ... Müdürlüğünce uygunluk verildiğini, ilgili beyannamelerin gerçekliğe uygunluğu hususunda verilen her bir onayın ayrı birer idari işlem niteliği taşıdığını, tesis edilen bu idari işlemlerin her birisinin de karine olarak hukuka uygun olduğunu,

İşbirliği Güçbirliği Destek Programı Başvuru Formunda yer alan proje ortağı işletmelere ait faaliyet kodları (NACE) bilgisinin sistemde KOBİ Uzmanı Yrd./Uzmanı tarafından onaylanmış KOBİ Beyannamesinden çekilerek otomatik olarak geldiğini, Proje Başvuru ekranında ilgili faaliyet kodlarının elle girilmesinin veya değiştirilmesinin mümkün olmadığını, Müdürlük tarafından onaylanmış proje ortağı işletmelere ait olan faaliyet kodlarının esas alınmasının zorunlu olduğunu, Proje başvuru formu ekinde işletmelerin faaliyet konularını gösteren belgenin ayrıca yer almadığını,

... Malatya Müdürü olarak farklı bir İlde faaliyet gösteren herhangi bir firmanın beyannamesinin gerçeğe uygun olup olmadığını, hele de gerçek olduğu yönünde tesis edilen (... ... Müdürlüğünce) idari işlemler söz konusu iken hem bu idari işlemleri hem de ilgili beyanları ayrıca sorgulamanın veya araştırmanın yetki, sorumluluk ve görev alanı içerisinde yer almadığını,

Bununla birlikte programın asıl amacının; KOBİ’lerin bir araya gelmelerinin sağlanması olduğundan İşbirliği-Güçbirliği Uygulama Esaslarında 20/05/2016 tarihinde tekrar güncelleme yapılmış ve en az 3 işletmenin aynı veya tamamlayıcı sektörlerde yer alma zorunluluğunun da mevzuattan kaldırıldığını, 5 işletmenin ortak olmasının yeterli olacağı yönünde düzenleme yapıldığını, bu durum da dikkate alındığında destek kararının programın amacına ve mevzuata uygun olarak verildiğini ve herhangi bir hatalı işlemin olmadığının görüleceğini,

Sonuç olarak Proje Ortağı İşletmelerin ... ... Müdürlüğü tarafından onaylanan KOBİ Bilgi Beyannamelerinde belirtikleri faaliyet alanları (NACE kodları) Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen destek alabilecek sektörler içerisinde yer aldığından, destek başvurusunun Değerlendirme ve Karar Kurulu tarafından değerlendirilerek, en az 3 işletmenin tamamlayıcı sektörde olması şartınının sağlandığını ve başvurunun desteklenmesine karar verildiğinden mevzuata aykırı bir durumun bulunmadığını ve kamu zararı oluşmadığını, İtiraza konu İlam’da Yargılama Heyetinin Değerlendirme ve Karar Kurulu yerine geçerek tamamlayıcı sektör konusunda değerlendirme yapması yerindelik denetimi kapsamına girdiğinden ve idarenin takdir yetkisine müdahale oluşturduğundan İlam'daki kararın yetki aşımı yönünden Karar Düzeltme yoluyla kaldırılmasını talep etmiştir.

Başsavcılık mütalaasında

“ İlamda, ... ... Müdürlüğü tarafından 28/10/2014 tarihli kurul toplantısı sonucunda İşbirliği-Güçbirliği Destek Programı çerçevesinde desteklenmesine karar verilen ... no’lu projenin ortaklarının ana faaliyet alanlarına ilişkin beyanları ile Maliye Bakanlığı e-vergi levha sorgulaması yoluyla elde edilen faaliyet alanlarının farklılık göstermesi ve işbirliği-Güçbirliği Destek Programı Uygulama Esaslarının 7’nci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan en az üç firmanın aynı veya birbirini tamamlayan sektörde faaliyet gösterme şartının sağlanmadığı gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiş ve bu Karar Temyiz Kurulunca da aynı gerekçelerle tasdik edilmiştir.

Gerçeğe aykırı olarak verilmiş olan beyanın sorumluluğunun, 18/11/2005 tarih ve 25997 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Küçük ve Orta Büyüklükteki işletmelerin Tanımı, Nitelikleri ve Sınıflandırılması Hakkında Yönetmeliğin 17. maddesinde işletmeye ait olduğu belirtilmiştir. Ayrıca Destek Programı Taahhütnamesinin 2. ve 3. maddelerinde ...’e verilecek bilgi ve belgelerin doğru olduğu, söz konusu bilgilerin gerçeğe aykırı olduğunun tespiti halinde ... tarafından yapılacak yasal işlemleri kabul ettikleri, uyuşmazlığın giderilmemesi halinde, hiçbir kanuni kovuşturmaya gerek kalmaksızın ... tarafından talep edilen meblağı yasal faizi ile birlikte herhangi bir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın geri ödeyecekleri taahhüt altına alınmıştır.

Öte yandan, KOBİ beyannamelerinin onaylanması aşamasında www.gib.gov.tr adresinden e- vergi sorgulaması yapılarak faaliyet gösterilen sektör bilgileri ile mükellefiyetin devam edip etmediğinin kontrol edilmesi gerekliliği, işlem yapıldıktan yaklaşık bir yıl sonra 17/09/2015 tarihli olur ile mevzuata eklenmiştir. Dolayısıyla işlemin yapıldığı tarihte mevzuatta yer almayan bir hüküm esas alınarak karar verilmesi isabetli değildir. Ayrıca, proje ortağı işletmelerin vergi levhalarında bulunan NACE kodları da Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen destek alabilecek sektörler içerisinde yer aldığından, işletmelerin destek programına başvurmasına engel bir durum da bulunmamaktadır.

Ayrıca, tamamlayıcı sektörlerin belirlenmesine yönelik olarak mevzuatta herhangi bir açıklama bulunmamakta olup, firmaların tamamlayıcı sektörlerde faaliyet gösterip göstermediklerine Değerlendirme ve Karar Kurulunca karar verilmektedir. İşbirliği-Güçbirliği Uygulama Esaslarında 20/05/2016 tarihinde yapılan değişiklik ile de, en az 3 işletmenin aynı veya tamamlayıcı sektörlerde yer alma zorunluluğu kaldırılmış ve 5 işletmenin ortak olmasının yeterli olacağı yönünde düzenleme yapılmıştır.

Bu nedenlerle, kararın düzeltilmesi isteminin kabul edilmesine karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.

Arz ederim.” Denilmiştir.

Duruşma talebinde bulunmasına rağmen harcama yetkilisi ... mazereti nedeniyle duruşmaya katılamadığından ve duruşma talep eden diğer dilekçilerden gerçekleştirme görevlisi ... ve diğer sorumlu …’ye duruşma gününe ilişkin tebligat yapılmasına rağmen duruşmada hazır bulunmadıkları, kanuni bir vekil göndermedikleri ve duruşmada hazır bulunmama nedenlerini kabul edilebilir bir belge ile tevsik etmedikleri anlaşılmakla, dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

257 sayılı EK İlamın 1. Maddesi ile, ... ... Müdürlüğü tarafından İşbirliği-Güçbirliği Destek Programı çerçevesinde desteklenmesine karar verilen ... no’lu projenin ortaklarının beyan ettikleri ana faaliyet sektörleri ile gerçekte faaliyet gösterdikleri sektörlerin birbirini tutmaması nedeniyle İşbirliği-Güçbirliği Destek Programı Uygulama Esaslarının 7’nci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “en az üç firmanın aynı veya birbirini tamamlayan sektörde faaliyet göstermesi şartı”nın sağlanmaması nedeniyle ...TL’ye verilen tazmin hükmünün 09.01.2019 tarih ve 45497sayılı Temiz Kurulu Kararı ile tasdikine karar verilmiştir.

Sorumluluk Yönünden inceleme

Gerçekleştirme görevlisi sıfatıyla sorumlu tutulan ...kendisi ile beraber diğer Uzmanlar tarafından hatalı olarak onaylandığı ileri sürülen işlemin yapıldığı tarihteki mevzuata uygun olduğunu, KOBİ Beyannamesi onay işleminin işletmelere sadece desteklere başvuru hakkı tanıdığını, ön değerlendirmenin de şeklen “VAR" - “YOK" incelemesinden ibaret olduğunu, bu işlemlerin herhangi bir harcama talimatı olmaksızın gerçekleştirilen bir ön hazırlık işleminden ibaret olduğunu ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrolü Kanununda ve 5189/1 nolu Sayıştay Genel Kurul Kararında geçen Gerçekleştirme Görevlisi tanımı kapsamına girmeyeceğini ve yapılan ödemenin de harcama talimatına yani Destekleme ve Karar Kurulunun vermiş olduğu destekleme kararına uygun olarak gerçekleşmiş olduğunu, işletmelerin faaliyet gösterdikleri sektörler ile mükellefiyetlerinin devam edip etmediklerine ilişkin e-vergi sorgulaması yapma zorunluluğunun 17/09/2015 tarihli uygulama esasları değişikliği ile getirildiğini, bu tarihten önce böyle bir zorunluluk bulunmaması nedeni ile sorumlu olmadığını iddia etmekte ise de;

İşbirliği-Güçbirliği Destek Programı Uygulama Esaslarının “Proje Başvurusu ve Değerlendirme” başlıklı sekizinci maddesinde;

“(2) Proje başvurusu evrak kaydına alınır ve Uygulama Birimi tarafından sorumlu personel görevlendirilir.

......

(4) Proje başvurusu, sorumlu personel tarafından KOBİ Bilgi Beyannamesi, mevzuata uygunluk, bilgi, belge ve şekil yönünden incelenerek ekte yer alan İşbirliği-Güçbirliği Destek Programı Proje Ön Değerlendirme Formu hazırlanır.

(5) Proje ve eklerinde eksiklik tespit edilmesi halinde Başvuru Sahibine bildirilir.

…..” hükümlerine yer verilmiştir. Bu hükümlere göre projeden sorumlu olan uzman personel, başvuru sahibinin sunmuş olduğu bilgi ve belgelerin doğruluğunu, mevzuata uygunluğunu ve tamlığını kontrol etmekle ve bunlara ilişkin olarak tespit ettiği eksiklikleri tamamlatmak ile sorumludur. Başvuru belgeleri eksiksiz ve tam olan başvuruları ise hazırlayacağı değerlendirme formu ile kurula sevk eder. Bu aşamadan sonra Kurul tarafından yapılacak olan değerlendirme, projenin içeriğine ilişkin ve proje sahibi tarafından sunulmuş olan beyanların doğruluğuna ilişkin ilgili uzmanın beyanına dayanacaktır.

Nitekim, söz konusu projeye ilişkin olarak 28.09.2015 tarihli Kurul kararında proje başvuru esnasında işletme faaliyet kodlarının nasıl olması gerektiğine dair görüşe yer verilerek, proje hakkında sonlandırma kararı verilmiştir. Buna göre işletmeler tarafından doğru beyan verilmesi ya da hatalı beyanın ön değerlendirme formunda bildirilmesi Kurul kararını etkilemektedir. Bunun yanında, sorumlu her ne kadar, www.gib.gov.tr adresinden e-vergi sorgulaması yapılarak faaliyet gösterilen sektör bilgileri ile mükellefiyetinin devam edip etmediğinin kontrol edilmesi gerekliliğinin olay tarihinde mevzuatta yer almadığını, söz konusu kontrol yükümlülüğünün işlem yapıldıktan yaklaşık bir yıl sonra 17/09/2015 tarihli olur ile mevzuata eklendiğini belirtmiş ise de, İşbirliği-Güçbirliği Destek Programı Uygulama Esaslarının 5 inci maddesinde;

“(17/09/2015 tarih ve 10139 sayılı OLUR ile değişiklik öncesi) İşletmelerin ... Veri Tabanında yer almak için www.....gov.tr internet adresinden KOBİ Bilgi Beyannamesi ve KOBİ Bilgi Dokümanını doldurarak ... Veri Tabanına kaydını yapmaları gerekir. İşletmeler, bu belgelere, işletme yetkilisi/yetkililerinin imza sirküleri/imza beyannamesi, bağlı bulunduğu odadan alınmış Faaliyet Belgesi ve Ticaret/Esnaf Sicili Gazetesini ekleyerek Hizmet Merkezine teslim ederler. İşletmelerin faaliyet konusu nedeniyle temin edemeyeceği belgeler istenmez.”

hükümlerine göre, ... veri tabanında yer alan bütün işletmelerin KOBİ Bilgi Dokümanını doldurmaları ve başvuru belgelerine, bağlı bulunduğu odadan alınmış Faaliyet Belgesi ve Ticaret/Esnaf Sicili Gazetesinin eklenmesi gerekmektedir. Dosyada yer alan 19.10.2016 tarihli Uygunsuzluk Tespit Formunda da belirtildiği üzere, işletmelere ait ... dosyasında yer alan Faaliyet Belgesi ve Ticaret/Esnaf Sicili Gazetesinde de işletmelere ait NACE kodlarına ilişkin bilgilerin (e-vergi kayıtlarına paralel) yer aldığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, işletmelerin NACE kodlarının tespiti için tek yöntem e-vergi sorgulaması yapmak olmayıp, Faaliyet Belgesi ve Ticaret/Esnaf Sicili Gazetesi üzerinde yapılacak basit bir inceleme ile de NACE kodlarına ilişkin kontrolün yapılabileceği ve yapılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. İlgili Kobi Uzmanı tarafından bu araştırma yapılmış olsaydı, proje başvuru formunun hatalı beyanla Kurula sevki yapılmamış olacaktı.

Sonuç olarak, sorumlulardan gerçekleştirme görevlisi KOBİ Uzmanı …’ın İşbirliği-Güçbirliği Destek Programı Uygulama Esaslarının “Proje başvurusu ve değerlendirme” başlıklı sekizinci maddesinde yer alan “proje başvurusu, sorumlu personel tarafından KOBİ Bilgi Beyannamesi, mevzuata uygunluk, bilgi, belge ve şekil yönünden incelenerek ekte yer alan İşbirliği-Güçbirliği Destek Programı Proje Ön Değerlendirme Formu hazırlanır” ve “Proje ve eklerinde eksiklik tespit edilmesi halinde Başvuru Sahibine bildirilir.” hükümleri gereğince kendisine verilen sorumluluğu tam olarak yerine getirmediği anlaşıldığından oluşan kamu zararında sorumluluğu bulunmaktadır.

Harcama yetkilisi ve Kurul Başkanı ... temyiz dilekçesinde; ilk Kurulun kararı ile kamu zararının oluşmadığını, Kurulun kararının yetkisi içinde olduğunu ve hukuka uygun olduğunu, ancak ikinci Kurulun önceki Kurul Kararını ‘BUTLAN’ kabul yetkisinin olmadığını, yeni bilgiler çerçevesinde ‘FESİH’ yetkisinin olduğunu, bu sebeple iradesi yanıltıcı bilgi ve belgelerle sakatlanan Kurulun ve Müdürlüğün oluştuğu iddia edilen kamu zararında sorumluluğunun bulunmadığını, iddia edilen kamu zararının oluşum tarihinin, ilk Kurul tarihi değil yetkisinde olmadığı halde Fesih yerine Butlan kararı alan ve ... Müdürlüğüne yanıltıcı bilgi ve belgeler sunulduğu ve bu durum tespit edildiği halde kasıt ve ağır kasıt hallerini araştırmayan ve işletmeye yapılan ödemeleri tahsil etmeyen yeni Kurulun Karar tarihi olan 28.09.2015 tarihi olduğunu, bunun yanında diğer sorumluların da yanıltıcı bilgi ve belge sunan işletme yetkilileri olduğunu belirterek sorumluluğa itiraz etmişse de; kamu zararına neden olan kararı veren 28.10.2014 tarihli Kurul Kararı olup, Kurul İşbirliği-Güçbirliği Destek Programı Uygulama Esaslarının “Proje Başvurusu ve Değerlendirme” başlıklı 8’inci maddesinin sekizinci fıkrasının (d) bendine göre projeyi proje ortakları ve paydaşları açısından da değerlendirmekle mükelleftir. Söz konusu değerlendirme gerektiği gibi yapılmadığından İşbirliği-Güçbirliği Destek Programı Uygulama Esaslarının 7’nci maddesinde yer alan “işletmelerden en az 3 (üç)’ünün aynı veya birbirini tamamlayan sektörlerde faaliyet göstermesi şartı”nı sağlamayan firmalara destek ödemesi yapılmıştır. Şöyle ki; birisi telekomünikasyon sektöründe, diğeri imalat sektöründe, diğer üçü ise toptan ve perakende ticaret sektöründe faaliyet göstermekte olup, telekomünikasyon sektöründe olduğu ifade edilen işletmelerin ise sadece alım-satım yapan ticari işletmeler olduğu anlaşılmış, buna göre proje sektörü olan telekomünikasyon sektöründe faaliyet göstermekte olan firma sayısının İşbirliği-Güçbirliği Destek Programı Uygulama Esaslarının yedinci maddesinde yer alan asgari şartı sağlamadığı görülmüştür.

Diğer taraftan, sorumlu, yanıltıcı bilgi ve belge sunan işletme yetkililerinin sorumlu olması gerektiğini iddia etmekte ise de; Sayıştay ilâmlarının muhatabı, ilâmda kendilerine tazmin borcu yükletilen ve mali mevzuat gereğince, işlemlerinden dolayı sorumlu tutulan harcama yetkilisi, gerçekleştirme görevlisi, muhasebe yetkilisi gibi görevliler olup, ilâmlarda gösterilen tazmin tutarlarının bu “sorumlu” kişilerden tahsili gerekmektedir. İlâmlarda gösterilen tutarların bu kişilerce Hazineye ödenmesinden sonra, bunların ödemenin yapıldığı üçüncü kişilere rücu etmesi, sorumlularla ahizler arasında ayrı bir hukuki ilişkinin konusunu teşkil etmektedir. Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, Harcama yetkilisi ve Kurul Başkanı ...’ın da sorumluluğu bulunmaktadır.

Kurul üyelerinden ..., destek başvurusunda bulunan firmalar tarafından sunulan bilgi ve belgelerin doğruluğunu kontrol etme görevinin ilgili müdürlük personelinin sorumluluğunda olduğunu, kurul üyeleri olarak böyle bir sorumluluk taşımadıklarını, kurul üyelerine sadece elektronik ortamda başvuru dosyasının verildiğini ve bu dosyanın ekinde firmaların beyannamelerinin ya da vergi levhalarının bulunmadığını, kurul tarafından verilen destekleme kararının ... Müdürlüğü tarafından firmaların beyannamelerine yapılan onaya binaen verildiğini ve bu nedenle kusurlarının bulunmadığını belirtmişse de; İşbirliği-Güçbirliği Destek Programı Uygulama Esaslarının “Proje Başvurusu ve Değerlendirme” başlıklı 8’inci maddesinin sekizinci fıkrasının (d) bendine göre kurul projeyi proje ortakları ve paydaşları açısından da değerlendirmekle mükellef olup, Kurul tarafından yapılması beklenen bu değerlendirmenin sadece firmaların yeterlilikleri ile sınırlı olacağını söylemek mümkün değildir. Uygulama Esaslarında da böyle bir ifade yoktur. Bu nedenle Kurulun değerlendirmesinin İşbirliği-Güçbirliği Destek Programı Uygulama Esaslarının 7’nci maddesinde yer alan “işletmelerden en az 3 (üç)’ünün aynı veya birbirini tamamlayan sektörlerde faaliyet göstermesi şartı”nı da araştıracak şekilde olması gerekmekte olup, “kurul üyelerine sadece elektronik ortamda başvuru dosyasının verildiği ve bu dosyanın ekinde firmaların beyannamelerinin ya da vergi levhalarının bulunmadığı” ifadesi de bu açıdan yeterli bir mazeret olarak kabul edilemez. Başvuru dosyası kurul toplantısı esnasında ve öncesinde tüm kurul üyelerine açık olup, gerekli tüm bilgi ve belgeleri içerdiğinden ve dosya içeriğini incelemelerine engel bir durum bulunmadığından Kurul üyeleri de oluşan kamu zararından sorumludur.

Esas yönünden inceleme

... tarafından sağlanan destek programlarından birisi olan “İşbirliği-Güçbirliği Destek Programı”, küçük ve orta ölçekli işletmelerin bir araya gelerek ortak sorunlara ortak çözümler bulmaları amacıyla hazırlanmıştır. Söz konusu desteğe ilişkin başvuru ve diğer süreçler “İşbirliği-Güçbirliği Destek Programı Uygulama Esasları” içerisinde ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiştir.

İşbirliği-Güçbirliği Destek Programı Uygulama Esasları’nın “İşletici kuruluş ortaklık modelleri ve yapısı” başlıklı 7’nci maddesinin dördüncü fıkrasında; “Proje başvurusunda bulunan işletmelerin en az 1 (bir) yıl önce kurulmuş olması ve bu işletmelerden en az 3 (üç)’ünün aynı veya birbirini tamamlayan sektörlerde faaliyet göstermesi şartı aranır.” denilmektedir.

Anılan Uygulama Esaslarının “Proje başvurusu ve değerlendirme” başlıklı 8’inci maddesinde ise;

“……

(2) Proje başvurusu evrak kaydına alınır ve Hizmet Merkezi tarafından sorumlu personel görevlendirilir.

……

(4) Proje başvurusu, sorumlu personel tarafından KOBİ Bilgi Beyannamesi, mevzuata uygunluk, bilgi, belge ve şekil yönünden incelenerek ekte yer alan İşbirliği-Güçbirliği Destek Programı Ön Değerlendirme Formu hazırlanır.

(5) Proje ve eklerinde eksiklik tespit edilmesi halinde Başvuru sahibine bildirilir.

……

(8) Kurul projeyi;

……

d) Proje ortakları ve paydaşları, …… ve benzeri hususları da dikkate alarak değerlendirir.” hükümleri yer almaktadır.

Destek Programı Uygulama Esaslarının yedinci maddesinde belirtilen sektör şartına ilişkin olarak ... açısından belirleyici olan norm firmaların “NACE kodları”dır. ... tarafından verilecek hizmetler ve desteklerden yararlanacak küçük ve orta büyüklükteki işletmelere ilişkin sektörler, 18.09.2009 tarihli ve 27353 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2009/15431 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenmiştir. Bu BKK’ya göre ... tarafından verilecek hizmet ve desteklerden yararlandırılacak KOBİ sektörleri, Avrupa Topluluğunda Ekonomik Faaliyetlerin İstatistiki Sınıflaması, Revize 2 esas alınarak oluşturulan ve hem BKK ekinde hem de ... resmi web sitesinde yayımlanan listede gösterilmiştir. Buna göre ...’e yapılan destek başvurularında beyan edilen faaliyet alanına ilişkin kodların bahsedilen listede belirtilen kodlarla uyumlu olması gerekmektedir.

... ... Müdürlüğü tarafından 28.10.2014 tarihli kurul toplantısı sonucunda İşbirliği-Güçbirliği Destek Programı çerçevesinde desteklenmesine karar verilen ... no’lu projenin ortaklarının ana faaliyet alanlarına ilişkin beyanları Sayıştay denetimi sırasında Maliye Bakanlığı e-vergi levha sorgulaması yoluyla kontrol edildiğinde farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. 257 sayılı Ek İlamda ayrıntıları gösterildiği üzere başvuru formunda proje sahipleri tarafından beyan edilen ana faaliyet alanları ile gerçek ana faaliyet alanlarının birbirini tutmadığı anlaşılmıştır. Buna göre İşbirliği-Güçbirliği Destek Programı Uygulama Esaslarının 7’nci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan en az üç firmanın aynı veya birbirinin tamamlayan sektörde faaliyet göstermesi şartının sağlanmadığı anlaşılmaktadır.

Söz konusu projeye ilişkin olarak yapılan Sayıştay denetimi sonrasında, ... ... Müdürlüğünce projenin her safhasının detaylı olarak yeniden incelendiği, eksikliklerin bir tutanakla tespit edildiği, 28.09.2015 tarihli Kurul toplantısında konunun yeniden değerlendirildiği, proje başvurusunda bulunan işletmelerin faaliyet kodlarını proje başvurusunda doğru beyan etmediklerinin anlaşıldığı ve başvuruda bulunan işletmelerin aynı veya tamamlayıcı sektörde olma şartını taşımadıkları kanaatine varılarak, elde edilen bu bilgiler ışığında projenin sonlandırılmasına karar verildiği ayrıca söz konusu projenin Sayıştay denetimi sonrasında ... Denetim ve Rehberlik Kurulu Başkanlığı tarafından da incelemeye alındığı, düzenlenen 07.11.2016 tarihli soruşturma raporunda işletmelerin ... ... Müdürlüğüne sundukları KOBİ Bilgi Dokümanına ekledikleri bağlı bulundukları odadan aldıkları Faaliyet Belgesi ve Ticaret/Esnaf Sicili Gazetelerinin de incelenmesi sonucunda, işletmelerin beyan ettikleri sektörlerde faaliyet göstermediklerinin tespit edildiği ve mevcut durumda İşbirliği-Güçbirliği Destek Programı kapsamında projenin desteklenmesinin mümkün olamayacağının belirtildiği görülmektedir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar neticesinde, İşbirliği-Güçbirliği Destek Programı kapsamında ... ... Müdürlüğünce desteklenen işletmelerin beyan ettikleri sektörlerde faaliyet göstermedikleri, İşbirliği-Güçbirliği Destek Programı Uygulama Esaslarında belirtilen en az üç firmanın aynı veya birbirinin tamamlayan sektörde faaliyet göstermesi şartının da firmalarca sağlanmadığı ve ilgili projenin gerekli şartları taşımadığı için sonlanmasına Kurulca karar verildiği anlaşılmaktadır.

Her ne kadar sorumlular dilekçelerinde, www.gib.gov.tr adresinden e-vergi sorgulaması yapılarak faaliyet gösterilen sektör bilgileri ile mükellefiyetinin devam edip etmediğinin kontrol edilmesi gerekliliğinin olay tarihinde mevzuatta yer almadığını, söz konusu kontrol yükümlülüğünün işlem yapıldıktan yaklaşık bir yıl sonra 17/09/2015 tarihli olur ile mevzuata eklendiğini belirtmiş iseler de, projenin desteklenmesine karar verildiği Kurul Toplantı tarihi olan 28.10.2014 tarihinde yürürlükte bulunan İşbirliği-Güçbirliği Destek Programı Uygulama Esaslarının 5 inci maddesinde;

“(17/09/2015 tarih ve 10139 sayılı OLUR ile değişiklik öncesi) İşletmelerin ... Veri Tabanında yer almak için www.....gov.tr internet adresinden KOBİ Bilgi Beyannamesi ve KOBİ Bilgi Dokümanını doldurarak ... Veri Tabanına kaydını yapmaları gerekir. İşletmeler, bu belgelere, işletme yetkilisi/yetkililerinin imza sirküleri/imza beyannamesi, bağlı bulunduğu odadan alınmış Faaliyet Belgesi ve Ticaret/Esnaf Sicili Gazetesini ekleyerek Hizmet Merkezine teslim ederler. İşletmelerin faaliyet konusu nedeniyle temin edemeyeceği belgeler istenmez.” hükmü yer almaktadır.

Yukarıdaki mevzuat hükümlerine göre, ... veri tabanında yer alan bütün işletmelerin KOBİ Bilgi Dokümanını doldurmaları ve başvuru belgelerine, bağlı bulunduğu meslek odasından alınmış Faaliyet Belgesi ve Ticaret/Esnaf Sicili Gazetesinin eklenmesi gerekmektedir. Dosyada yer alan 19.10.2016 tarihli Uygunsuzluk Tespit Formunda da belirtildiği üzere, işletmeye ait ... dosyasında yer alan Faaliyet Belgesi ve Ticaret/Esnaf Sicili Gazetesinde de işletmeye ait NACE kodlarına ilişkin bilgilerin (e-vergi kayıtlarına paralel) yer aldığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, işletmelerin NACE kodlarının tespiti için tek yöntem e-vergi sorgulaması olmayıp, Faaliyet Belgesi ve Ticaret/Esnaf Sicili Gazetesin üzerinde yapılacak basit bir inceleme ile de NACE kodlarına ilişkin kontrolün yapılabileceği anlaşılmış olup sorumlular tarafından söz konusu inceleme yapılmadığından en az üç firmanın aynı veya birbirinin tamamlayan sektörde faaliyet göstermesi şartını sağlamadığı halde destek ödemesinde bulunulmuştur.

Bu itibarla, 09.01.2019 tarih ve 45497sayılı Temyiz Kurulu Kararında, KARAR DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA, (… Daire Başkanı …, ... Daire Başkanı … ile Üyeler …, …, …, … ile …’ın aşağıda yazılı karşı oy gerekçelerine karşı) oyçokluğu ile,

29.01.2020 tarihinde karar verildi.

Karşı oy gerekçesi

… Daire Başkanı …, ... Daire Başkanı … ile Üyeler …, …, …, … ile …’ın karşı oy gerekçesi

Rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesinde,

... Uydu Haberleşme Hizmetleri ve Bilgi Teknolojileri Ltd. Şti, ... İletişim, …Reklam (…), …Eczanesi (…) ve ...firmalarının; başvuru sahibi olarak ... Uydu Haberleşme firması öncülüğünde, ... ... Müdürlüğüne İşbirliği - Güçbirliği Destek Programı kapsamında otuz altı sayfadan müteşekkil Proje Başvuru Formu düzenleyerek başvuruda bulunduğu,

Söz konusu; “... Her Yerde Sîzinle - İnternet Sağlayıcılığı Hizmetleri” Proje Başvuru Formuna ilişkin Proje Ön Değerlendirme Formu’nun; ”'Proje bilgi, belge ve şekil yönünden incelenmiş olup Kurula sevk edilmesi uygundur” kısmının işaretlenerek KOBİ Uzman Yardımcısı ...tarafından ön değerlendirmesinin yapıldığı ve Müdür ... tarafından onaylanarak birlikte imzaladıkları,

... ... Müdürlüğü’nde 28.10.2014 tarihinde İşbirliği-Güçbirliği Destek Programına ilişkin olarak toplanan Kurulda; ... Toplantı No.lu ve 1 Karar No.lu Kurul Karar Formuna göre; “ ... Her Yerde Sizinle” Proje Adına sahip İşbirliği-Güçbirliği proje başvurusunun 12 ay süre ile desteklenmesine karar verildiğinin görüldüğü,

... Uydu Haberleşme ve Bilgi Teknolojileri Ltd. Şti. firmasına, ... ... Müdürlüğünce İşbirliği - Güçbirliği Destek Programı kapsamında kabul edilen projesi için;

18.06.2015 tarihinde … TL,

18.06.2015 tarihinde … TL,

21.07.2015 tarihinde … TL tutarında olmak üzere; Toplam ...TL tutarında destek ödemesinin yapıldığının anlaşıldığı,

Daha sonrasında, 28,09.2015 tarihinde ... ... Müdürlüğünde 2015-581-16 toplantı no.lu olarak toplanan İşbirliği - Güçbirliği Destek Programına ilişkin Kurulda; söz konusu Projenin sonlandırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.

... tarafından sağlanan destek programlarından birisi olan “İşbirliği-Güçbirliği Destek Programı”, küçük ve orta ölçekli işletmelerin bir araya gelerek ortak sorunlara ortak çözümler bulmaları amacıyla hazırlanmıştır. Söz konusu desteğe ilişkin başvuru ve diğer süreçler “İşbirliği-Güçbirliği Destek Programı Uygulama Esasları” içerisinde ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiştir.

İşbirliği-Güçbirliği Destek Programı Uygulama Esasları’nın “İşletici kuruluş ortaklık modelleri ve yapısı” başlıklı 7’nci maddesinin dördüncü fıkrasında;

“Proje başvurusunda bulunan işletmelerin en az 1 (bir) yıl önce kurulmuş olması ve bu işletmelerden en az 3 (üç)’ünün aynı veya birbirini tamamlayan sektörlerde faaliyet göstermesi şartı aranır.” denilmektedir.

Anılan Uygulama Esaslarının “Proje başvurusu ve değerlendirme” başlıklı 8’inci maddesinde ise;

“……

(2) Proje başvurusu evrak kaydına alınır ve Hizmet Merkezi tarafından sorumlu personel görevlendirilir.

……

(4) Proje başvurusu, sorumlu personel tarafından KOBİ Bilgi Beyannamesi, mevzuata uygunluk, bilgi, belge ve şekil yönünden incelenerek ekte yer alan İşbirliği-Güçbirliği Destek Programı Ön Değerlendirme Formu hazırlanır.

(5) Proje ve eklerinde eksiklik tespit edilmesi halinde Başvuru sahibine bildirilir.

(8) Kurul projeyi;

……

d) Proje ortakları ve paydaşları,

……ve benzeri hususları da dikkate alarak değerlendirir.” hükümleri yer almaktadır.

Destek Programı Uygulama Esaslarının yedinci maddesinde belirtilen sektör şartına ilişkin firmaların NACE kodları, 18.09.2009 tarihli ve 27353 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2009/15431 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yapılmıştır. Bu BKK’ya göre ... tarafından verilecek hizmet ve desteklerden yararlandırılacak KOBİ sektörleri, Avrupa Topluluğunda Ekonomik Faaliyetlerin İstatistiki Sınıflaması, Revize 2 esas alınarak oluşturulan ve hem BKK ekinde hem de ... resmi web sitesinde yayımlanan listede gösterilmiştir. Firmaların ...’e yapılan destek başvurularında beyan edilen faaliyet alanına ilişkin kodların, bahsedilen listede belirtilen kodlara uyumlu olması gerekmektedir.

... ... Müdürlüğü tarafından 28.10.2014 tarihli kurul toplantısı sonucunda İşbirliği-Güçbirliği Destek Programı çerçevesinde desteklenmesine karar verilen ... no’lu projenin ortaklarının ana faaliyet alanlarına ilişkin beyanları, daha sonra Maliye Bakanlığı e-vergi levha sorgulaması yoluyla kontrol edildiğinde farklılıklar olduğu tespit edilmiş ve İşbirliği-Güçbirliği Destek Programı Uygulama Esaslarının 7’nci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan en az üç firmanın aynı veya birbirini tamamlayan sektörde faaliyet gösterme şartının sağlanmadığı gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.

KOBİ beyannamelerinin onaylanması aşamasında www.gib.gov.tr adresinden e-vergi sorgulaması yapılarak faaliyet gösterilen sektör bilgileri ile mükellefiyetin devam edip etmediğinin kontrol edilmesi gerekliliği, işlem yapıldıktan yaklaşık bir yıl sonra 17/09/2015 tarihli olur ile mevzuata eklenmiştir. Buna göre, başvuru tarihindeki mevzuata göre, İşbirliği-Güçbirliği Destek Programı Proje Başvuru Formunda yer alan unsurların varlığı ve yokluğuna bakarak şekil yönünden değerlendirme yapan KOBİ Uzmanını sorumlu tutmak doğru değildir. Üstelik İlamda gerçekleştirme görevlisi olarak sorumlu tutulan Zekeriya bahadır KATAR ortaklardan yalnız 3’ünün ... kayıtlarının tarafından onaylandığını, diğer iki ortağın ... kayıtlarının ise diğer uzmanlar tarafından onaylandığını, diğer uzmanlar tarafından onaylanan beyanlarda vergi levhası ile uyum bulunmadığını, bu nedenle karara herhangi bir etkisi bulunmadığını ifade etmiştir.

Değerlendirme ve Karar Kurulu Üyelerince değerlendirilerek destek kararı verilen Proje başvuru formunun ilgili kısımlarında da firmaların faaliyet alanları hakkında bilgi verildiği anlaşılmaktadır.

Proje Ortaklarının Tarihçeleri ve Genel Bilgileri başlığı altında;

Proje Ortağı İşletmelere Ait Bilgiler başlığı altında ... İletişim için “... iletişim bir limited şirket olup 12 yıllık köklü bir geçmişe sahiptir. İşletmemiz önceleri cep telefonu pazarında aksesuar tamir bakım faaliyetleri yürütürken daha sonraları bu sektörel bilgisi GSM operatör temsilciliği ile güçlendirmiştir. Şirkete ait sermaye oranları oğuz akdemir%75 ...%25 şeklindedir. ”,

...için “...işletmesi bir şahıs işletmesi olarak 3 yıllık bir ticari tecrübeye sahiptir. İşletme daha önceleri cep telefonu pazarında faaliyetlerini yürütürken bu bilgisini daha sonra iletişim ve internet hizmetleri konusunda güçlendirerek sektörel anlamda güçlü bir bilgiye sahip bir işletmeye dönüşmüştür, "

... Uydu Haberleşme Hizmetleri ve Bilgi Teknolojileri San. Tic. Ltd. Şti. için "Şirketimiz 1 yıllık bir geçmişe sahip sermayesinin tamamı % 100 Oğuz Akdemir ’e aittir. Şirketimiz iletişim alanında bölgemizde bulunmayan kablosuz ve kablolu internet hizmetleri servis sağlayıcılığı alanında faaliyette bulunmaktadır. ’’ bilgilerinin yer aldığı anlaşılmaktadır.

Değerlendirme ve Karar Kurulu üyelerinin, projede yer alan bu bilgileri inceleyerek ve başvuruda bulunanları da Kurulda dinledikten sonra bu üç firmanın tamamlayıcı sektörlerde olduğuna kanaat getirerek destekleme kararı verdiği anlaşılmaktadır.

Yani Kurula faaliyet gösterdikleri sektöre ilişkin kodlar hatalı beyan edilmiş olsa bile Kurul, firmaların faaliyet bilgilerini inceleyerek 3 işletmenin tamamlayıcı sektörde olması şartının sağlandığına ve başvurunun desteklenmesine karar vermiştir.

Öte yandan tamamlayıcı sektörlerin belirlenmesine yönelik olarak mevzuatta herhangi bir açıklama bulunmamakta olup, firmaların tamamlayıcı sektörlerde faaliyet gösterip göstermedikleri hususu ise Değerlendirme ve Karar Kurulunca takdir edilmektedir. İşbirliği-Güçbirliği uygulama esaslarında 20/05/2016 tarihinde değişiklik yapılarak en az 3 işletmenin aynı veya tamamlayıcı sektörlerde yer alma zorunluluğu da mevzuattan kaldırılmıştır.

Bunun yanı sıra, Proje ortaklarının Vergi Levhalarına göre sahip oldukları NACE kodlarının da, Bakanlar Kurulu Kararı ile destek alabilecek sektörler içinde yer aldığı anlaşılmaktadır.

Ayrıca, İşletmelerin yanıltıcı bilgi ve belge sunmaları ve gerçeğe aykırı beyanda bulunmaları halinde desteklerin yasal faizi ile geri alınacağı hususunda taahhütname alındığı anlaşılmaktadır. Yanlış beyanda bulunmanın sorumluluğu firmalara ait olup, denetim ve incelemeler neticesinde e-vergi sorgulaması yapılmış işletme beyanları ile vergi kayıtlarına göre sektör sınıflarının farklı olduğunun tespit edilmesi üzerine bütün işlemlerin “... Uygunsuzluk Yönergesine” göre 28.09.2015 tarihli Kurul Kararı ile projenin sonlandırıldığı anlaşılmaktadır.

Yapılan açıklamalara göre, destek başvurusunun yetkili organ olan Değerlendirme ve Karar Kurulu tarafından değerlendirilerek, en az 3 işletmenin tamamlayıcı sektörde olması şartının sağlandığına ve başvurunun desteklenmesine karar verilmesinde mevzuata aykırı bir durum bulunmadığından, karar düzeltme talebinin kabul edilerek, verilen tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:35

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim