Sayıştay 8. Dairesi 43384 Kararı - Genel Bütçe Çeşitli Konular

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

43384

Karar Tarihi

14 Kasım 2018

İdare

Genel Bütçe Kapsamındaki İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Genel Bütçe Kapsamındaki İdareler

  • Yılı: 2015

  • Daire: 8

  • Dosya No: 43384

  • Tutanak No: 45320

  • Tutanak Tarihi: 14.11.2018

  • Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar

KARAR

Konu: Cep telefonu alımı

243 sayılı ilamın 107 nci maddesi ile; … İl Müdürlüğünce 3516 sayılı Ölçüler ve Ayar Kanununun 19 uncu maddesi ile 2007/3 sayılı Başbakanlık Tasarruf Tedbirleri Genelgesine aykırı olarak cep telefonu alım giderinin yerinde muayene giderleri hesabından ödenmesi nedeniyle … TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Sorumlu … (Harcama yetkilisi) temyiz dilekçesinde özetle; 2011 yılında Bakanlıkların yeniden yapılanması sürecinde … tüzel kişiliği kaldırıldığını ve 03.06.2011 tarih ve 635 sayılı Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının kurulduğunu,

Bakanlığın 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I) sayılı cetvelde yer alan genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri arasında yer aldığını,

635 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin “Görevler” başlıklı paragrafında İl Müdürlüklerinin görevleri arasında;

Yasal Metroloji Kapsamında ölçü ve ölçü aletlerinin muayene ve damgalama işlemleri yapmak, piyasa gözetimi ve denetimi faaliyetleri yürütmek ve veri tabanına işlemek, 11/01/1989 tarihli 3516 sayılı Ölçüler ve Ayar Kanunu kapsamında idari yaptırım kararlarını almanın bulunduğunu,

Ayrıca Bakanlık ile Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) arasında 28/06/2006 tarihinde yapılan işbirliği protokolü ile yurt içinde pazarlanan petrol, madeni yağ ve sıvılaştırılmış petrol gazları (LPG) ile EPDK tarafından üretim ve ithaline izin verilen ürünlerin denetimlerinin yapılmasını teminen, akaryakıt bayi, oto gaz bayi, dolum ve depolama tesisi, LPG tüpü, rafineri ile taşıma araçlarından usulüne uygun olarak numune alınması, alınan numunelerin kuramca belirlenen akredite laboratuvarlara teslimi, akaryakıt ve oto gaz bayileri, depolama, dolum tesisleri ve taşıma araçlarında lisans kapsamında yer alan diğer işlemlerin mevzuata uygunluğunun tespiti ile piyasada faaliyet gösteren kişilerin lisans kontrolü işlemlerinin yapılmasının da İl Müdürlüğü ölçü ve ayar personeli tarafından gerçekleştirildiğini,

"Ölçüm bilimi” anlamına gelen metrolojinin, ticaret, çevre ve sağlık gibi alanlarda faydaları olduğunu, aynı zamanda bilimsel faaliyetlerin de temeli olan metrolojinin; zamanla bilimsel, endüstriyel ve yasal metroloji olarak üç bileşene ayrılarak gelişim gösterdiğini, bu bileşenlerden yasal metrolojinin, “yasal gereklerden kaynaklanan, ölçüleri, ölçüm birimlerini, ölçü aletlerini, ölçüm yöntemlerini ilgilendiren ve yetkili kuruluşlar tarafından yürütülen faaliyetlerle ilgili metroloji alanı” olarak tanımlandığını, özellikle, ticari işlemlerde rol oynaması sebebiyle bu alanın büyük önem taşıdığını,

Yasal metroloji kapsamında: akaryakıt/LPG sayacı yanı sıra elektrik, su ve doğalgaz sayaçları, tartı aletleri, taksimetreler, naklimetreler, akım ve gerilim ölçü transformatörleri gibi çok sayıda ölçü ve ölçü aleti yer aldığını, bu ölçü aletlerinin her birinin, farklı sektörlerdeki ürünlerin ölçümünde/tartımında kullanıldığını,

Akaryakıt ve LPG sektöründeki ürünlerin tüketicilere pazarlanmasında yasal metroloji kapsamında yer alan akaryakıt/LPG sayaçlarının büyük fonksiyona sahip olduğunu, bu sektörün satıcı ve tüketici (gerçek kişi, tüzel kişi) arasında adil ve sağlıklı çalışması/işlemesi için bu ölçü aletlerinin varlığının önemli olduğunu, Türkiye İstatistik Kurumu verileri dikkate alındığında ülkemizde 19 milyondan fazla araç bulunduğunu, söz konusu araçların ihtiyaç duyduğu yakıtın ilgili akaryakıt ve LPG istasyonlarında belirtilen ölçü aletlerinin kullanılması yoluyla satın alınabildiğini,

Yukarıda bahsedildiği gibi büyük ekonomik değere sahip akaryakıt/LPG sektörü ürünlerinin tüketicilere satılmasında belirtilen sayaçların önemli bir yer işgal ettiğini, kullanılan söz konusu ölçüm aletlerinin herhangi bir kesimin aleyhine/lehine olmayacak bir şekilde ilgili mevzuatlar dâhilinde kullanım ömrü boyunca doğru ölçüm yapması için usulüne uygun muayenesi ve damgalanması gibi hususların önem kazandığını,

Kullanımdaki akaryakıt/LPG sayaçlarına 3516 sayılı Kanun temelinde denetime tabi tutularak işlem uygulandığını,

3516 sayılı Kanunun amacının; "milli ekonominin ve ticaretin gereklerine ve kamu yararına uygun olarak Türkiye hudutları içinde her türlü ölçü ve ölçü aletlerinin doğru ayarlı ve uluslararası birimler sistemine uygun olarak imalini ve kullanılmasını sağlamaktır.” olduğunu,

Ölçü ve ölçü aletlerinin bulundukları yerlerde yapılacak muayenelerine ilişkin giderlerin 3516 sayılı Kanunun “Yerinde muayene giderleri” başlıklı 19 uncu maddesinde “Ölçü ve ölçü aletlerinin bulundukları yerlerde yapılacak muayeneleri için görevlendirilecek memurların 6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümlerine göre tahakkuk ettirilecek yollukları ile muayene için gerekli araç ve gereçlerin taşıma ücretleri, muayene isteğinde bulunanlar tarafından ödenir. İhbar üzerine yapılan muayenelerde yolluk ve giderler Bakanlık bütçesinden karşılanır." şeklinde düzenleme yapıldığını,

Ölçü ve Ölçü Aletleri Muayene Yönetmeliğinin “Yerinde Muayene Giderleri" başlıklı 16 ncı maddesinin ise; “Periyodik muayene için 6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümlerine göre tahakkuk ettirilecek yolluklar ile muayenelerde gerekli olan araç ve malzemenin taşıma ücretleri, periyodik muayene yapılmak üzere gidilen yerdeki ölçü ve ölçü aletleri sahiplerince ödenir (Bunlar belediye, kişi veya kuruluşlardır)” şeklinde olduğunu,

Gerek 19 uncu gerekse 16 ncı maddelerde yerinde muayene giderlerinin muayene isteğinde bulunanlar tarafından karşılanması gerektiği belirtilmesine rağmen bu giderlerin nasıl tahsil edileceğine ve ne şekilde harcanacağına dair herhangi bir hüküm bulunmadığını,

Bu sebeple uygulama birliğinin sağlanması ve bahsedilen ihtilafların önlenmesi açısından yerinde muayene giderlerinin kullanılmasına ilişkin ...tarihli ve ... sayılı Bakan Olurunun yayınlandığını, bu olur ile;

  • Aynı ilde “Memuriyet mahalli” sınırları içinde yapılacak muayeneler için ... TL,

  • Aynı ilde “Memuriyet mahalli” sınırları dışında yapılacak muayeneler için ...TL,

  • İl dışında başka illerde yapılacak muayeneler için ...TL,

  • Kapasitesi 2000 kilogramın üzerinde olan otomatik olmayan tartı aletlerinin muayenelerinin Bakanlığımıza ait vinç ve etalon donanımlı kamyonlarla yapılması durumunda yukarıda belirtilen ücretlerin üç katı tutarında ücret alınması,

  • Aynı gün aynı adreste yapılacak muayene için tek ücret alınması,

  • Yerinde muayene giderlerinin il müdürlüklerince; Ziraat Bankası, Halk Bankası veya Vakıflar Bankası nezdinde bu amaçla açılacak bir hesaba yatırılması,

Söz konusu hesapta toplanacak paranın;

  • Muayeneyi yapan memurların 6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümlerine göre tahakkuk ettirilecek yollukları ile muayene için gerekli araç ve gereçlerin taşıma ücretlerinin ödenmesinde,

  • Ölçüler ve ayar hizmetleri için temin edilen araçların kullanımına ilişkin hizmet satın alınması veya diğer yollarla temin edilecek personelin harcırah giderlerinin karşılanmasında,

  • Bu giderlerin karşılanmasından sonra kalan paranın, muayene için gerekli araç ve gereçlerin tamir, bakım ve kalibrasyonları ile araçların yakıt giderleri ve konu ile ilgili demirbaş ve kırtasiye satın almalarında kullanılması,

hususlarının düzenlendiğini,

Bahsi geçen Olur’un yürürlüğe girdiği tarihten bu güne kadar yapılan ödemelerde yukarıda ayrıntılı olarak yer verilen mevzuat hükümleri ile bu hükümlere uygun olarak tesis edilen Bakan Olur’una göre işlem tesis edildiğini,

Diğer taraftan; ...85 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde kamu zararı kavramının 5018 sayılı Kanuna atıf yapılarak tanımlandığını, 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinde “kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.” denildiğini,

Aynı maddenin ikinci fıkrasında da kamu zararının belirlenmesinde;

  • İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,

  • Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,

  • Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,

  • İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,

  • İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,

  • Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması, hususlarının esas alınacağının belirtildiğini,

Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte ise kamu zararının; “Mevzuata aykırı karar, işlem, eylem veya ihmal sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıyla doğan zarar.” şeklinde tanımlandığını,

Aynı Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde ise kamu zararının belirlenmesinde;

  • Yapılan iş, alınan mal veya hizmet karşılığı olarak ilgili mevzuatında belirtilen ya da mevzuatında öngörülen karar, onay, sözleşme ve benzeri belgelerde belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,

  • İlgili mevzuatında öngörülen haller dışında, iş yaptırılmadan, mal veya hizmet alınmadan önce ödeme yapılması,

  • Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,

  • İlgili mevzuatı gereğince görevlendirilen komisyon veya kişilerce rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla iş yaptırılması, mal veya hizmet alınması,

  • Kamu idarelerine ait malların kiraya verilmesi, tahsisi, yönetimi, kullanımı ve elden çıkarılması işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,

  • Görevlilere teslim edilen taşınırların zarara uğraması,

  • İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,

  • Kamu idaresinin yükümlülüklerinin mevzuatına uygun bir şekilde yerine getirilmemesi nedeniyle kamu idaresine faiz, tazminat, gecikme zammı, para cezası gibi ek malî külfet getirilmesi,

  • Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,

hususlarının esas alınacağının belirtildiğini,

Nitekim Danıştay 2. Dairesinin 21/11/2011 tarihli ve E.2011/10531, K.2011/5633 sayılı kararında:

“5018 sayılı Kanunun "Kamu zararı” başlıklı 71 inci maddesinde;

“Kamu zararı, mevzuata aykırı karar, işlem, eylem veya ihmal sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.

Kamu zararının belirlenmesinde:

a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması.

b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,

c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,

d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,

e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması.

f) (5436 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin c/9 fıkrası ile çıkarılan bend)

g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması, esas alınır.

Yukarıdaki maddenin birinci fıkrasında kamu zararı tanımı yapılmış, ikinci fıkrada ise birinci fıkrada tanımlanan hususların geçerli sayılacağı haller belirlenmiştir. Bu itibarla 5018 sayılı Kanuna göre kamu zararı sayılan halleri belirlemek için anılan maddenin ikinci fıkrasına bakmak gerekecektir.

İkinci fıkrada yer alan bentler birlikte değerlendirildiğinde ise, 5018 sayılı Kanunun kamu zararı kapsamının: kamu kaynakları kullanılarak piyasadan mal ve hizmet satın alınması sırasında fazla ödeme yapılması, idarenin gelirlerinin tahsili sırasında mevzuata aykırı davranılması ve mevzuatta öngörülmeyen bir ödeme yapılması suretiyle yol açılan zararla sınırlı olduğu anlaşılmaktadır.” denildiğini,

Söz konusu Danıştay kararında da belirtildiği üzere kamu zararının tespitinde;

  • Kamu kaynakları kullanılarak piyasadan mal ve hizmet satın alınması sırasında fazla ödeme yapılması,

  • İdarenin gelirlerinin tahsili sırasında mevzuata aykırı davranılması,

  • Mevzuatta öngörülmeyen bir ödeme yapılması suretiyle zarara yol açılması hususlarına hasren inceleme yapılacak ve bu sayılan hususlar gözetilerek kamu zararının meydana gelip gelmediği tespit edilecektir, vurgusunun yapıldığını,

Bakanlık tarafından yerinde muayene giderlerinin kullanılmasına ilişkin ...tarihli ve ... sayılı Bakan Olur’u kapsamında yapılan ödemelerin Danıştay uygulaması göz önünde bulundurulduğunda kamu zararı olarak kabul edilemeyeceğini,

Ayrıca Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17/04/2007 tarihli ve E.2007/4-88, K.2007/94 sayılı kararında "kamu zararının bulunup bulunmadığı bu şekilde belirlenirken; norma aykırı her davranışın, kamuya duyulan güveni sarstığı, dolayısıyla, kamu zararına yol açtığı veya zarara uğrama ihtimalini ortaya çıkardığı şeklindeki bir varsayımla hareket edilmemelidir. ” görüşüne yer verildiğini,

Müdürlük ölçü ve ayar servisinde çalışan personel tarafından ölçü ve ayar işleri ile Enerji Piyasası Denetleme Kurumu (EPDK) ile yapılan iş birliği protokolü çerçevesinde düzenlenen denetimlerde kullanılan ...numaralı cep telefonu hattı ile KBS taşınır mal kayıt sistemine kayıtlı ...cep telefonunun 2006 yılından itibaren aktif olarak kullanıldığını, özellikle akaryakıt kaçakçılığı ile mücadelede akaryakıt istasyonlarındaki marker denetimleri esnasında, yapılan ölçümün hatalı olması durumunda, olay mahallinde TÜBİTAK UME tesisleri ile görüşülmesi gerektiğini, ayrıca, ölçü ve ayar servisinin iş ve işlemlerinde de kullanıldığını, öyle ki, yapılan ölçü aleti denetimlerinde tespit edilen aykırılıkların İl Müdürlüğü ile anında paylaşılması, idari işlemin nasıl ve ne şekilde uygulanacağı ile ilgili koordinasyon sağlanmasının ayrıca ölçü-ayar personeli tarafından yapılan ani ve periyodik denetimler esnasında tespit edilen uygunsuzlukların fotoğraflanması ve tutulan tutanağa eklenmesinin de idari yaptırım kararlarına karşı mahkemeler nezdinde yapılacak iptal başvurularında büyük önem taşıdığını, bu nedenle de 1 adet fotoğraf makinesine ihtiyaç duyulduğunu,

Mevcut 2006 model ... model cep telefonunun şarj tutmaması yedek parçasının piyasada bulunmaması, tamir imkanının artık mümkün olmaması ve fotoğraf makinesine duyulan ihtiyaç nedeniyle her İki ihtiyacın ekonomik olarak karşılanması için yeni nesil bir cep telefonu alınmasına karar verildiğini,

Genel bütçe kapsamına girmeyen yerinde muayene giderleri hesabında yeterli miktarda paranın olması, 2007/3 sayılı Başbakanlık genelgesinden yaklaşık 2 sene sonra yayınlanan 2010/... sayılı Bakanlık Olur'unda ölçü ve ayar işleriyle ilgili her türlü demirbaş alımlarına izin verilmesi, cep telefonu alınması ile ilgili herhangi bir kısıtlamanın olmaması, alınacak ilgili ürünün ölçü-ayar işlerinde kullanılması nedeniyle yerinde muayene giderleri hesabından alınmasına karar verildiğini,

Alınan ürünün KBS taşınır mal kayıt sistemine kayıt yapılarak devlet demirbaş envanterine işlendiğini dolayısıyla maddi olarak herhangi bir zararın oluşmadığını, yukarıda 17 nci madde de tarif edilen kamu zararı tariflerinin hiç birisine girmediği, Danıştay 2. Dairesinin 2011 yılında vermiş olduğu kararda belirtilen kamu zararının oluşacağı belirtilen hiçbir kritere uymadığını,

Sayıştay kararında belirtilen Başbakanlık 2007/3 sayılı Tasarruf Tedbirleri Genelgesinin “Haberleşme Giderleri” başlıklı bölümünde; cep telefonunun sadece Genelgeye ekli Ek-II sayılı cetvelin 1 inci sırasında belirtilen makam ve hizmetler ile 2 nci sırasında yer alan makamlar için tahsis edilebileceği, 2 sayılı cetvelin 2 nci sırasındaki makamlar dışında zorunlu görülen hizmetler için cep telefonu tahsisinin bağlı veya ilgili Bakan onayı ile yapılabileceğinin hüküm altına alındığını,

Ancak, Müdürlüğün kullanımına sunulan cep telefonu hattının ve cep telefonunun 2006 yılından beri aktif olarak kullanıldığı yine bahsedilen Başbakanlık Genelgesinin yayımlanmasından yaklaşık 2 sene sonra da Bakanlık tarafından 2010/... sayılı Olur'un yayımlandığı, yayımlanan Bakanlık Olur'unda alınacak demirbaşlar ile ilgili herhangi bir kısıtlamanın yapılmamasından, dolaylıda olsa cep telefonu gibi haberleşme giderlerinin de alınmasına olur verildiğinin anlaşıldığını,

Sayıştay Başkanlığı 8.Dairesi tarafından verilen kararda, Bakanlık tarafından verilen 2010/... sayılı Olur'dan hiç bahsedilmediğini, Kararda 3516 sayılı Ölçüler ve Ayar Kanununun 19 uncu maddesine aykırılıktan bahsedildiğini,

Halbuki 2010/... sayılı Bakanlık Olur’unda 3516 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi ile ölçü-ayar yaptırma talebinde bulunan vatandaşlardan alınan ve genel bütçe kapsamına girmeyen yerinde muayene giderlerinde biriken paranın nasıl harcanacağından bahsedildiğini, cep telefonu alım işinin sadece 3516 sayılı Kanunun 19 uncu maddesine göre değerlendirilmemesi gerektiğini, nitekim, üst birimlerce verilen yazılı talimatların kendileri için emir hükmünü taşıdığını dolayısıyla ilgili malzemenin alınmasının verilen 2010/... sayılı Olur’a uygun olduğunu, Olur’da ölçü-ayar ile ilgili demirbaş alımlarına da onay verildiğini herhangi bir istisnadan bahsedilmediğini,

Devlet demirbaş sistemine kaydı yapılarak aktif olarak halen kullanılmakta olan cep telefonunun, hizmetlerin aksatılmadan yerine getirilmesi için zaruri olduğunu, kamu zararından ziyade kamu yararı bulunduğunu belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.

Başsavcılık mütalaasında;

“… İlamda da belirtildiği üzere,

18.01.2007 tarihli ve 26407 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2007/3 sayılı Başbakanlık Tasarruf Tedbirleri Genelgesinin ‘‘Haberleşme Giderleri’’ başlıklı bölümünde cep telefonlarının sadece bu Genelgeye ekli EK-II sayılı cetvelin 1 inci sırasında belirtilen makam ve hizmetler ile 2 nci sırasında yer alan makamlar için tahsis edilebileceği, II sayılı cetvelin 2 nci sırasındaki makamlar dışında, zorunlu görülen hizmetler için cep telefonu tahsisinin bağlı veya ilgili/ilişkili Bakan onayı ile yapılabileceği belirtilmektedir.

Ayrıca, cep telefonu alımının yerinde muayene giderleri hesabından yapılması, 3516 sayılı Ölçüler ve Ayar Kanunun 19 uncu maddesine de aykırılık teşkil etmekte olup, alımların belgeye dayalı olarak yapılmış olması kamu zararının oluşumunu ortadan kaldırmamaktadır.

Bu nedenlerle talebin reddedilerek Daire kararının tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.” denilmiştir.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

3516 sayılı Kanunun “Yerinde muayene giderleri” başlıklı 19 uncu maddesinde;

“Ölçü ve ölçü aletlerinin bulundukları yerlerde yapılacak muayeneleri için görevlendirilecek memurların 6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümlerine göre tahakkuk ettirilecek yollukları ile muayene için gerekli araç ve gereçlerin taşıma ücretleri, muayene isteğinde bulunanlar tarafından ödenir. İhbar üzerine yapılan muayenelerde yolluk ve giderler Bakanlık bütçesinden karşılanır.” denilmiştir.

Söz konusu madde hükmünde; yerinde muayene giderleri hesabında bulunan paranın, sadece muayene için görevli memurların 6245 sayılı Kanuna göre tahakkuk ettirilecek yollukları ile muayene için gerekli araç ve gerecin taşıma ücretlerinin ödenmesi için kullanılacağı belirtilmektedir.

İlamda da tazmin hükmü, … İl Müdürlüğünce, 3516 sayılı Ölçüler ve Ayar Kanununun 19 uncu maddesi ile 2007/3 sayılı Başbakanlık Tasarruf Tedbirleri Genelgesine aykırı olarak cep telefonu alım giderinin yerinde muayene giderleri hesabından ödenmesi nedeniyle verilmiştir.

Ancak Bakanlık ile Enerji Piyasası Denetleme Kurumu (EPDK) arasında imzalanan “Petrol Piyasası ve LPG Piyasasında Yapılacak Denetimlere İlişkin İşbirliği Protokolü” çerçevesinde düzenlenen denetimlerde EPDK, TÜBİTAK ve diğer kurum personeli ile koordinasyonu sağlama amacıyla ölçü-ayar hizmetinde görevli personele tahsis edildiği ve İl Müdürlüğünün demirbaş kayıtlarına girdiği anlaşılan cep telefonuna ilişkin ödemede mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.

Bu nedenle 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesinin 7 nci fıkrası uyarınca, yukarıda belirtilen hususların tekrar değerlendirilmesini teminen 243 sayılı ilamın 107 nci maddesi ile … TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün bozularak dosyanın ilgili Daireye Gönderilmesine,

(Temyiz Kurulu ve ..Daire Başkanı … ile Üyeler …,…,…’in aşağıda yazılı azınlık görüşlerine karşı) oy çokluğu ile,

Karar verildiği 14.11.2018 tarih ve 45320 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

KARŞI OY GEREKÇESİ:

(Temyiz Kurulu ve 3.Daire Başkanı … ile Üyeler …,…,…in;

“3516 sayılı Kanunun “Yerinde muayene giderleri” başlıklı 19 uncu maddesinde;

“Ölçü ve ölçü aletlerinin bulundukları yerlerde yapılacak muayeneleri için görevlendirilecek memurların 6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümlerine göre tahakkuk ettirilecek yollukları ile muayene için gerekli araç ve gereçlerin taşıma ücretleri, muayene isteğinde bulunanlar tarafından ödenir. İhbar üzerine yapılan muayenelerde yolluk ve giderler Bakanlık bütçesinden karşılanır.” denilmiştir.

Söz konusu madde hükmünde; yerinde muayene giderleri hesabında bulunan paranın, sadece muayene için görevli memurların 6245 sayılı Kanuna göre tahakkuk ettirilecek yollukları ile muayene için gerekli araç ve gerecin taşıma ücretlerinin ödenmesi için kullanılacağı belirtilmektedir.

5018 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde; kamu kaynağının tanımı; “borçlanma suretiyle elde edilen imkânlar dahil kamuya ait gelirler, taşınır ve taşınmazlar, hesaplarda bulunan para, alacak ve haklar ile her türlü değerler” şeklinde yapılmıştır. Bu hüküm göz önüne alındığında, yerinde muayene isteğinde bulunanlardan tahsil edilen muayene ücretleri; her ne kadar Bakanlığın muhasebe kayıt sistemi içerisine alınmamış olsa da, 3516 sayılı Kanunun 19 uncu maddesine dayanılarak tahsil edildiğinden ve İl Müdürlüklerince Bakanlık adına açılan banka hesaplarında yer aldığından bu yönleriyle kamu kaynağı olarak değerlendirilmiştir. Dolayısıyla bu kaynaktan 3516 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinin öngörmediği herhangi bir harcamanın yapılması, 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesi gereği kamu zararını oluşturacaktır.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükmüne göre, …İl Müdürlüğünce, cep telefonu alımı için yerinde muayene giderleri hesabının kullanılması, 3516 sayılı Kanunun 19 uncu maddesine aykırılık teşkil etmektedir.

Kurumca ölçü-ayar hizmetinde görevli personele adı geçen Kanunun 19 uncu madde hükmüne aykırı olarak cep telefonu tahsis edilmesi nedeniyle verilen tazmin hükmünün tasdiki gerekir.”)

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:42

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim