Sayıştay 8. Dairesi 40013 Kararı - Denetleyici Kurumlar Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

40013

Karar Tarihi

11 Ocak 2017

İdare

Düzenleyici ve Denetleyici Kurumlar

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Düzenleyici ve Denetleyici Kurumlar

  • Yılı: 2013

  • Daire: 8

  • Dosya No: 40013

  • Tutanak No: 42605

  • Tutanak Tarihi: 11.01.2017

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Konu: Üst kurul üyelerinin maaşlarının hatalı ödenmesi.

100 sayılı ilamın 1 inci maddesi ile; Üst Kurul üyelerinin maaş ödemelerinde, 02.11.2011 tarih ve 28103 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 666 sayılı "Kamu Görevlilerinin Mali Haklarının Düzenlenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname" hükümleri geçerli olduğu halde, 11.07.2013 tarih ve 13 numaralı Üst Kurul kararı ile … üyelerinin TBMM tarafından seçildiği ve mali haklar konusunda diğer kurulların üye ve Başkanlarına ilişkin düzenlemeye dahil olmadıkları şeklindeki karara dayanarak 15.01.2012 tarihinden sonra seçilen Üst Kurul Üyelerinin maaşlarının hatalı ödendiği gerekçesiyle … TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmü 26.01.2016 tarih ve 41344 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararı ile tasdik edilmiştir.

… Üst Kurulu adına karar düzeltilmesi talebi ile dilekçe veren Av. … dilekçede özetle;

  1. İlamın dayanağı olan düzenlemenin Anayasa Mahkemesince iptal edildiğini, bu hususun gözetilmesi gerektiğini,

Temyiz Kurulunca Anayasaya aykırılık itirazının, "Denetçi sorgusu üzerine yapılan savunmalarda ileri sürülmediği gibi, Dairede yapılan yargılama aşamasında da sorumlular tarafından ileri sürülmemiştir. Sorumlularca ileri sürülmeyen bu iddia, Dairece de resen göz önüne alınıp değerlendirilmemiş ve bu konuda bir karar verilmemiştir.

Bu durumda Temyiz Kurulunun, Daire tarafından değerlendirilmemiş bu konuyu, sadece temyiz müracaatı üzerine ele alıp, esas hükümle birlikte değerlendirmesi mümkün değildir." şeklindeki gerekçe ile reddedildiğini,

Anayasaya itiraz yoluna başvuran yer olması bakımından üzerinde durulması gereken konunun; dosyanın temyiz merciinde görüşülmesi sırasında, mahkeme önünde ileri sürülmeyen Anayasaya aykırılık iddiasının ileri sürülüp sürülemeyeceği hususu olduğunu,

Bu durumda temyiz merciinin söz konusu hususu inceleyerek bir karara varması gerektiğini, öyle ki, mahkeme tarafından reddedilen Anayasaya aykırılık itirazının daha sonra temyiz merci tarafından tekrar incelenebilmesine olanak tanıyan Anayasanın (m. 152) ve 2949 sayılı Kanunun (m.28), bu konuda yasaklayıcı bir hüküm getirmemiş olması sebebiyle, incelemenin yapılabilmesine olanak tanıdığını, Anayasa Mahkemesinin de, 15.06.1971 tarih, E.1971/17-K.1971/58 sayılı kararında (EK-1) temyiz merciinde Anayasaya aykırılık iddiasının ileri sürülebileceğini açık bir şekilde belirttiğini,

"Yukarıdaki açıklamalara göre, Yargıtay’ın bir dâva mahkemesi olarak görevini yaparken gördüğü dâvalarda uygulama durumunda olduğu kanun hükümlerinin Anayasaya aykırı bulundukları kanısına varması halinde itiraza yetkili bulunduğunda, yani Anayasaya aykırılık sorununu gerek kendiliğinden ve gerek tarafların ileri sürmelerine dayanarak Anayasa Mahkemesine getirebilme yetkisine sahip olduğundan hiçbir kuşku yoktur.

İtiraz yoluna başvuran yer olması bakımından üzerinde durulması gereken asıl sorun ise, Yargıtay’ın temyiz inceleme yeri olarak görevini yaparken incelediği kararlara ilişkin dâvalarda da itiraz yoluna başvurma yetkisini taşıyıp taşımadığıdır. Öğretide henüz kesin bir görüş birliğine varılamamış olmakla birlikte, genel doğrultunun ve çoğunluğun kanısının, Yargıtay’ın bu konuda yetkili bulunduğu...görülmektedir." şeklinde karar verdiğini,

Görüldüğü üzere, dâvanın Yargıtay aşamasında tarafların ileri sürecekleri Anayasaya aykırılık itirazının temyiz merci tarafından karara bağlanacağı ve iddianın ciddî bulunması halinde söz konusu merciin Anayasa Mahkemesine başvurabileceğinin açıkça belirtildiğini,

Bununla birlikte, 12.04.2016 tarih ve 10534 sayılı ek beyanlarında da; Sayıştay 8.Dairesinin, Üst Kurulun 2014 yılı hesabı ile ilgili olarak 24 Şubat 2016 tarih, 72 sayılı ilamı üzerine, 25/03/2016 tarihli ve 29664 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, Anayasa Mahkemesinin 16/03/2016 tarihli E.2016/15, K.2016/14 sayılı kararı ile 375 sayılı KHK'ye 666 sayılı KHK'nin 1 inci maddesiyle eklenen Ek 11 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ”... kurul üyesi.." ibarelerinin Anayasa aykırılığı sebebiyle iptaline karar verildiği bildirilmiş olmasına karşın, ek beyanımızdaki hususların dikkate alınmadığını,

  1. Anayasa Mahkemesinin uyuşmazlığa konu ilamın dayanağı olan düzenleme ile ilgili verdiği iptal kararı uyarınca tazmin hükmünün kaldırılması gerektiğini,

Anayasa Mahkemesinin, 25.03.2016 tarihli ve 29664 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 16.03.2016 tarihli ve E.2016/15 K.2016/14 sayılı kararı ile "söz konusu hükümlerin, 666 sayılı KHK'nın dayandığı 6223 sayılı Yetki Kanunu kapsamında yapılabilecek düzenlemeler olamayacakları ve bu nedenle Anayasaya aykırı oldukları" gerekçesine dayalı olarak;

"27.06.1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye, 11.10.2011 tarihli ve 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 1. maddesiyle eklenen ek 11. maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan;

A-".. .kurul üyesi..." ibarelerinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALLERİNE,

B-"..,kurul üyesi..." ibarelerinin iptalleri nedeniyle uygulanma olanağı kalmayan, aynı bentte yer alan " için bakanlık müsteşar yardımcısı ...." ibaresinin de 30.3.2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince İPTALİNE," karar verildiğini (EK-2),

Anayasa Mahkemesinin iptal kararının Resmi Gazetede yayınlanması ile iptal kararının geçmişe yürüyerek uyuşmazlık konusu yapılan işlerin karara bağlanacağının Danıştay’ın yerleşik içtihatları ile sabit olduğunu,

Keza, Anayasanın 160 ıncı maddesine istinaden merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idarelerinin, sosyal güvenlik kurumlarının ve mahalli idarelerin hesap ve işlemlerini denetleyen Sayıştay’ın, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin hesap ve işlemleri üzerinde yapacağı hukukilik denetimini ise 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 68 inci maddesi uyarınca "kamu idarelerinin gelir, gider ve mallarına ilişkin mali işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygun olup olmadığının tespiti," şeklinde gerçekleştireceğinin ifade edildiğini,

Sayıştay tarafından yerine getirilen hukukilik denetiminin esas ve usullerini belirleyen 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 32 inci maddesinde Sayıştay tarafından yapılan hukukilik denetiminde esas alınacak normlar hiyerarşisinin düzenlendiğini, söz konusu 32 inci maddede denetçilerin incelenmek üzere kendilerine verilen idare hesaplarıyla kesin hesapları ve işlemleri, kanun, tüzük, yönetmelik ve genelgelerdeki esas ve usuller dairesinde inceleyeceklerinin belirtildiğini,

Bu bağlamda, karar düzeltmeye konu uyuşmazlığın (ilamın) dayandığı, 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen ek-11 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "kurul üyesi" ibaresinin, Anayasa Mahkemesince Anayasaya aykırı bulunarak iptal edildiğinden, bu ibareye dayalı olarak tesis edilen işlemlerin de hukuka aykırı hale geldiğini, bu nedenle Anayasa Mahkemesince iptal edilen "kurul üyesi" ibaresine dayalı olarak tesis edilen ilamın da dayanağını kaybetmiş bulunduğunu,

Açıklanan nedenlerle, dayandığı kural Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilen; … Üst Kurulunun 2013 yılı hesap döneminin denetimi sonucunda, Sayıştay 8. Dairesi'nin 04.11.2014 tarih ve 34 sayılı kararı ile hükme bağlanan 10.02.2015 tarih ve 100 sayılı ilamının 1 inci maddesinin kaldırılması yönünde Temyiz Kurulu Kararının düzeltilmesini istemiştir.

Başsavcılık; “…Dilekçelerde özetle; Temyiz Kurulu kararının, 6223 sayılı Yetki Kanunu kapsamında çıkarılan 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1. maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Ek 11 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendine dayandırıldığı, oysa Anayasa Mahkemesinin 25.03.2016 tarih ve 29664 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 16.03.2016 tarih ve E.2016/15, K.2016/14 sayılı kararı ile düzenleyici ve denetleyici kurumlar ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun kadro ve pozisyonlarına ilk defa veya yeniden atanan Kurul Üyelerine yapılacak aylık ödemeleri ve bunların emeklilik haklarını düzenleyen 375 sayılı KHK’ya 666 sayılı KHK ile eklenen Ek 11 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan “...kurul üyesi...” ve “...için bakanlık müsteşar yardımcısı...” ibarelerinin iptaline karar verildiği, bu karar sonucunda hakkında verilen hükmün yasal dayanağının kalmadığı ileri sürülmekte ve tazmin kararının kaldırılması talep edilmektedir.

Anayasa Mahkemesinin 16.03.2016 tarih ve E.2016/15, K.2016/14 sayılı kararı ile düzenleyici ve denetleyici kurumlara 15.01.2012 tarihinden sonra ilk defa ve yeniden atanan kurul üyelerine 375 sayılı KHK’nın Ek 11 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi yerine, 631 sayılı KHK’ya göre ücret verilmesinden kaynaklanan kamu zararı nedeniyle tazmin hükmü verilmesinin yasal dayanağı kalmadığından, karar düzeltilmesi talebinin kabul edilerek tazmin hükmünün sorumlular üzerinden kaldırılmasına karar verilmesinin uygun olacağı” şeklinde görüş bildirmiştir.

Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü:

100 sayılı ilamın 1 inci maddesi ile; Üst Kurul üyelerinin maaş ödemelerinde, 02.11.2011 tarih ve 28103 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 666 sayılı "Kamu Görevlilerinin Mali Haklarının Düzenlenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname" hükümleri geçerli olduğu halde, 11.07.2013 tarih ve 13 numaralı Üst Kurul kararı ile … üyelerinin TBMM tarafından seçildiği ve mali haklar konusunda diğer kurulların üye ve Başkanlarına ilişkin düzenlemeye dahil olmadıkları şeklindeki karara dayanarak 15.01.2012 tarihinden sonra seçilen Üst Kurul Üyelerinin maaşlarının hatalı ödendiği gerekçesiyle … TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmü 26.01.2016 tarih ve 41344 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararı ile tasdik edilmiştir.

… 2014 yılı yargılamaya esas raporunun Sayıştay 8.Dairesinde yargılanması esnasında; 666 sayılı KHK’nın 1 inci maddesi ile 375 sayılı KHK’ya eklenen Ek 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan; “…kurul üyesi…” ibarelerinin, 6223 sayılı Yetki Kanunu kapsamında bulunmadığından Anayasanın 91 inci maddesine aykırılık taşıdığı sonucuna ulaşılmış ve söz konusu ibarelerin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi üzerine yapılan başvurunun Anayasa Mahkemesinde görüşülmesi sonucunda alınan 16.03.2016 tarihli E.2016/15 esas ve K.2016/14 sayılı Anayasa Mahkemesi Kararında aynen;

“27.6.1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye 11.10.2011 tarihli ve 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesiyle eklenen ek 11 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan;

A- “…kurul üyesi…” ibarelerinin Anayasa’ya aykırı olduklarına ve İPTALLERİNE,

B- “…kurul üyesi…” ibarelerinin iptalleri nedeniyle uygulanma olanağı kalmayan, aynı bentte yer alan “…için bakanlık müsteşar yardımcısı,…” ibaresinin de 30.3.2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun 43 üncü maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince İPTALİNE,

16.3.2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.” denilmiştir.

Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonraki 375 sayılı KHK’nın ek 11 inci maddesi:

“b) (Değişik: 14/4/2016 - 6704/30 md.) 5018 sayılı Kanuna ekli (III) sayılı Cetvelde sayılan düzenleyici ve denetleyici kurumlar ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun kadro ve pozisyonlarına 15/1/2012 tarihinden sonra ilk defa veya yeniden atanan kurul başkanı, kurul üyesi ve başkan yardımcısı ile murakıp ve uzman unvanlı meslek personeline, ilgili mevzuatı uyarınca ödenen her türlü maaş, aylık, ücret, ek ücret, prim, zam, tazminat, ikramiye, fazla çalışma ücreti, kâr payı ve her ne ad altında olursa olsun yapılan diğer ödemeler ile sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılan bütün ayni ve nakdî ödemelerin bir aylık toplam net tutarı; kurul başkanı için bakanlık müsteşarı, kurul üyesi için bakanlık müsteşar yardımcısı, başkan yardımcısı için bakanlık genel müdürü, murakıp ve uzman unvanlı meslek personeli için Başbakanlık uzmanlarına mevzuatında kadrosuna bağlı olarak mali haklar ile sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılması öngörülen ödemelerin bir aylık toplam net tutarını geçemez ve bunlar, emeklilik hakları bakımından da emsali olarak belirlenen personel ile denk kabul edilir.” şeklinde işlenmiştir.

Değişiklik yapan 6704 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin yürürlüğü ise;

“MADDE 31 – Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.” olarak belirlenmiştir. 6704 sayılı Kanun ise 26.04.2016 tarih ve 29695 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.

Sonuç itibariyle;

Anayasa Mahkemesinin 16.03.2016 tarihli ve E.2016/15 esas ve K.2016/14 sayılı Kararında aynen;

“27.6.1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye 11.10.2011 tarihli ve 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesiyle eklenen ek 11 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan;

A- “…kurul üyesi…” ibarelerinin Anayasa’ya aykırı olduklarına ve İPTALLERİNE,

B-“…kurul üyesi…” ibarelerinin iptalleri nedeniyle uygulanma olanağı kalmayan, aynı bentte yer alan “…için bakanlık müsteşar yardımcısı,…” ibaresinin de 30.3.2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun 43 üncü maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince İPTALİNE,

16.3.2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.” hükmü yer almaktadır.

Anayasa Mahkemesinin söz konusu Kararı sonrasında; 15.01.2012 tarihinden sonra … üyeliğine seçilen üyelere yapılan maaş ödemelerinde, 02.11.2011 tarih ve 28103 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 666 sayılı Kamu Görevlilerinin Mali Haklarının Düzenlenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesi ile 375 sayılı KHK’ya eklenen Ek 11 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan “kurul üyesi” ibaresi iptal edildiğinden yani “…kurul üyesi…” ibaresinin Anayasa Mahkemesi Kararı ile Anayasaya aykırı bulunarak iptal edildiği sabit olduğundan temyize konu ilam hükmü yasal dayanaktan yoksun hale gelmiştir.

Bu nedenle 26.01.2016 tarih ve 41344 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının düzeltilmesine mahal olduğuna, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesinin 7 nci fıkrası uyarınca, yukarıda belirtilen hususların değerlendirilerek yeniden hüküm tesisi için 100 sayılı ilamın 1 inci maddesi ile … TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün bozulmasına ve dosyanın ilgili Daireye gönderilmesine,

Oy çokluğu ile,

(Üyeler …, …, …, … ve …’in;

375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesi ile eklenen ek 11 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde aynen;

“Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra;

a) ……..

b) 5018 sayılı Kanuna ekli (III) sayılı Cetvelde sayılan düzenleyici ve denetleyici kurumların kadro ve pozisyonlarına ilk defa veya yeniden atanan kurul başkanı, kurul üyesi ve başkan yardımcısı ile murakıp ve uzman unvanlı meslek personeline, ilgili mevzuatı uyarınca ödenen her türlü maaş, aylık, ücret, ek ücret, prim, zam, tazminat, ikramiye, fazla çalışma ücreti, kâr payı ve her ne ad altında olursa olsun yapılan diğer ödemeler ile sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılan bütün ayni ve nakdi ödemelerin bir aylık toplam net tutarı; kurul başkanı için bakanlık müsteşarı, kurul üyesi için bakanlık müsteşar yardımcısı, başkan yardımcısı için bakanlık genel müdürü, murakıp ve uzman unvanlı meslek personeli için Başbakanlık uzmanlarına mevzuatında kadrosuna bağlı olarak mali haklar ile sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılması öngörülen ödemelerin bir aylık toplam net tutarını geçemez ve bunlar, emeklilik hakları bakımından da emsali olarak belirlenen personel ile denk kabul edilir.” denilmiştir.

İlgili madde hükmünde herhangi bir istisnaya yer verilmeksizin … Üst Kurulunun da yer aldığı 5018 sayılı Kanuna ekli III sayılı cetvelde yer alan bütün düzenleyici ve denetleyici kurumların kadro ve pozisyonlarına Kanunun yürürlük tarihi olan 15.01.2012 tarihinden sonra ilk defa veya yeniden atanan kurul başkanı, kurul üyesi ve sayılan diğer unvanlara ait ödemelerin ne şekilde yapılacağı düzenlenmiştir.

Buna göre düzenleyici ve denetleyici kurumların kadro ve pozisyonlarına ilk defa veya yeniden atanan Kurul üyelerine azami Bakanlık müsteşar yardımcısı kadar net ücret ödeneceği hüküm altına alınmıştır. 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesiyle 375 sayılı KHK.ye eklenen ek 11 inci maddesinin (b) bendi hükümlerine göre işlem yapılması gerekirken, 11.07.2013 tarih ve 13 numaralı Üst Kurul Kararı ile … üyelerinin TBMM tarafından seçildiği ve mali haklar konusunda diğer kurulların üye ve başkanlarına ilişkin düzenlemeye dâhil olmadıkları şeklindeki karara dayanarak maaş ödenmesi mevzuata uygun değildir.

Bu noktada; Anayasanın “Anayasa Mahkemesinin Kararları” başlıklı 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında iptal kararlarının geriye yürümeyeceği açıkça belirtilmiş olup, söz konusu olayda gerekçe olarak belirtilen Anayasa Mahkemesi kararı 16.03.2016 tarihlidir.

Kurulumuzda görüşülmekte olan konu 2013 yılı hesabına ilişkin olup, yapılan uygulama 2013 yılında yürürlükte bulunan 666 sayılı KHK hükümlerine aykırıdır. Ancak mevcut olayımızda 2016 yılında verilmiş Anayasa Mahkemesi kararı gerekçe gösterilerek Dairenin 2013 yılı hesabına ilişkin olarak tesis etmiş olduğu tazmin kararını tasdik eden Temyiz Kurulu kararının düzeltilmesi ve tazmin hükmünün kaldırılması istenilmektedir. Söz konusu gerekçeyle tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi Anayasanın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “iptal kararlarının geriye yürümezlik“ kuralına aykırılık teşkil etmektedir.

Bu nedenle Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümeyeceği kuralı gereğince Temyiz Kurulu Kararının düzeltilmesine mahal yoktur, şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı,)

Karar verildiği 11.01.2017 tarih ve 42605 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:53:06

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim