Sayıştay 8. Dairesi 38349 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

38349

Karar Tarihi

17 Haziran 2014

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2009

  • Daire: 8

  • Dosya No: 38349

  • Tutanak No: 39216

  • Tutanak Tarihi: 17.06.2014

  • Konu:

KARAR

Duruşmada hazır bulunan dilekçi ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü:

  1. Dilekçi 1376 sayılı ilamın 4.maddesi ile 7.060,44 TL.nin tazminine dair hükme itiraz etmekte ise de; aynı tazmin hükmünde harcama yetkilisi sıfatı ile iştiraki bulunan Osman YILDIRIMKAYA’nın başvurusu üzerine düzenlenen 17.06.2014 tarih ve 39215 tutanak sayılı Temyiz Kurulu İlamı ile Kaldırılmış bulunduğu anlaşılmakla dilekçinin iş bu madde ile ilgili itirazı üzerine Kurulumuzca Yapılacak İşlem Olmadığına,

  2. 1376 sayılı ilamın 6.maddesi ile; Arzu Hizmet, Tabldot, İnşaat, Bilgisayar Sanayi Tic.Ltd.Şti’ye ihale edilen 306.122,40 TL. bedelli 12 ay 366 takvim günü süre ve 30 kişi ile cadde, sokak, meydan, pazar yeri, mücavir alandaki yerleşim birimleri ve diğer yerleşim birimlerini süpürme, yıkama, çöp toplama ve toplanan çöplerin nakli hizmet alımı işine ilişkin hak ediş ödemelerinde, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primlerinin 01.10.2008 tarihinden itibaren hazinece karşılan %5’lik kısmının düşülmemesi nedeniyle 3.177,96 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde özetle; İşverenlerin söz konusu teşvikten yararlanabilmesi için Kanun türünü 5510 olarak seçmesi gerektiğini, ihale tarihi itibariyle SGK'dan alınan borcu yoktur yazılarında işverenlerin 5 puanlık prim teşvikinden yararlanıp yararlanmadığı hususunun görülebildiğini, idarelerin işverenin 5 puanlık prim teşvikinden yararlandığını görmesi durumunda hak edişinden kesinti yapacağını,

5 puanlık prim teşvikinin hak edişten kesilmemesine yönelik farklı bir bakış açısının da yargıdan geldiğini, Ankara Asliye İkinci Ticaret Mahkemesi'nin 14.07.2010 tarih ve E.2009/213 K.2010/441 sayılı kararında "…Davacı şirket 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğünden itibaren bu kanun gereğince 5 puanlık indirimleri uygulamak sureti ile sigorta primlerinin tahakkuk ettirmiş ve ödemiştir. Ancak, davalı idare davacının söz konusu prim indirimlerini hakedişlerden kesmiş bulunmaktadır. Oysa davacı yüklenici 5510 sayılı Kanun gereğince yapılan indirimleri davalı idareden almamış olup Hazinenin sağladığı bir indirim söz konusudur. Yaptığı bu işlem, ne sözleşmede geçen fiyat farkı talebidir, ne de idareden alacağı sözleşme bedeline ek bir taleptir. Sadece sigorta ödemelerinde devletin sağladığı bir ek katkıdır. Sigorta primlerini ödemeyi üstlenmiş olan yüklen,c„ kendi sorumluluğunu yerine getirirken ve bu arada devletin sağladığı bu katkıdan yararlanırken bunun idareye geçirilmesi yerinde değildir. Çünkü davacının sağladığı bu katkı nedeniyle davalı idarenin sorumluluğu artmadığı gibi.... Bu nedenle davalı idarece yapılan kesintinin yerinde olmadığı ……" hususlarına yer verildiğini ve bütün hizmet alımlarında yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca 01.03.2011 tarihinden sonraki dönemlere ait prim ödemelerinde işveren hissesinin 5 puanlık kısmına isabet eden tutarın Hazinece karşılanması uygulamasına son verildiğini, yüklenicilerin 2011 yılının Mart ayı ve sonrasındaki aylara ait hak edişlerinden 5510 sayılı Kanunun 8. maddesi fıkrasının (ı) bendi kapsamında herhangi bir kesinti yapılmayacağını belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.

Savcılık; “İlamın 6. maddesine ilişkin olarak, hakediş ödemelerinde beş puanlık prim indiriminin kesilmemesi nedeniyle tazmin hükmolunmuş ise de, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.07.2010 tarih ve E.2009/213 K.2010/441 sayılı kararında davalı idarece yapılan kesintinin yerinde olmadığı yönünde kararının olduğu belirtilmekte ve tazmin hükmünün kaldırılması talep edilmektedir.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık. Sigortası Kanununun "Prim Oranlan ve Devlet Katkısı" başlıklı 81. maddesinin bir numaralı fıkrasının "ı" bendinde yer alan düzenleme ile özel sektör işverenleri üzerindeki sosyal güvenlik prim yükünün hafifletilerek istihdamın artırılması amaçlanmış olup hazinece karşılanan 5 puanlık prim indiriminin teşvik mahiyetinde olması nedeniyle, fiyat farkı olarak nitelendirilmemesi gerektiği düşünülmektedir. Bu nedenlerle sorumluların talebi doğrultusunda tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi” şeklinde görüş bildirmiştir.

07.05.2004 tarih ve 25455 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhalesi Yapılacak Olan Hizmet Alımlarına İlişkin Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esasların;

Asgari ücret ve diğer işçilik maliyetlerindeki değişiklikten kaynaklanan fark (Değişik: 07.05.2004- 25455/ 3 md.) başlıklı 8. maddesi;

“İhale konusu hizmetin gerçekleştirilebilmesi için çalıştırılacak 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa tabi personelin, sayı ve günlük çalışma saatinin belirtilmesi kaydıyla;

a) Asgari ücret tespit komisyonunca ihale (son teklif verme) tarihinde 16 yaşını doldurmuş işçiler için belirlenmiş asgari ücretin değiştirilmesi halinde eski ve yeni asgari ücret arasındaki fark,

b) İhale (son teklif verme) tarihi itibarıyla işveren tarafından karşılanacak olan sosyal sigorta primi ve işsizlik sigortası primine ilişkin toplam tutarda; asgari ücret değişikliği veya sigorta primi alt sınır değişikliği ile prim oranları değişikliği gibi sebeplerle meydana gelecek fark,

c) 506 sayılı Kanunun 77 nci maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde sözleşmede öngörülen ücret ekleri nedeniyle, işveren tarafından karşılanmakta olan sosyal sigorta primi ve işsizlik sigorta primine ilişkin toplam tutarda meydana gelecek fark,

toplamı ((a), (b) ve (c) bentleri toplamı), 506 sayılı Kanun gereğince işveren nâm ve hesabına Hazinece yapılacak olan ödemeler de dikkate alınmak suretiyle bu Esasların 7. maddesi uygulanmaksızın ödenir veya kesilir.” şeklindedir.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun ‘Prim Oranları ve Devlet Katkısı’ başlıklı 81. maddesine 5763 sayılı Kanunun 24. maddesiyle eklenen (ı) bendi ile, 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin, 81. maddenin birinci fıkrasının (a) bendine göre yatırdıkları malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin beş puanlık kısmına isabet eden tutarı Hazinece karşılanmaya başlanmıştır. Söz konusu teşvikten yararlanma koşulları anılan bentte ayrıntısıyla ele alınmış olup, yeni düzenleme dolayısıyla, 01.10.2008 tarihinden itibaren işverenin prim yükü %5 oranında azalmış olmaktadır. Bu nedenle hazine tarafından karşılanan söz konusu prim oranının, yükleniciye hakedişi ödenirken düşülmesi gerekmektedir.

Kamu İhale Genel Tebliğinin XIII/G-17 maddesinde;

“15/5/2008 tarihli ve 5763 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi ile 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 81 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (ı) bendinde; özel sektör işverenlerinin, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutarın Hazinece karşılanacağı hüküm altına alınmıştır.

İhale dokümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatlerinin tamamının idare için kullanıldığı tüm hizmet alımı ihalelerinde, teklifler Hazine tarafından karşılanacak olan işveren sigorta primi tutarı dikkate alınmadan, işveren payları üzerinden hesaplanarak sunulacak ve değerlendirilecektir. Bu çerçevede, fiyat farkı hesaplanması öngörülen ihalelerde sözleşmenin yürütülmesi aşamasında, yüklenicinin yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca prim teşvikinden yararlanması halinde 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhalesi Yapılacak Olan Hizmet Alımlarına İlişkin Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esasların 8 inci maddesinde yer alan, “b) İhale (son teklif verme) tarihi itibarıyla işveren tarafından karşılanacak olan sosyal sigorta primi ve işsizlik sigortası primine ilişkin toplam tutarda; asgari ücret değişikliği veya sigorta primi alt sınır değişikliği ile prim oranları değişikliği gibi sebeplerle meydana gelecek fark,

…506 sayılı Kanun gereğince işveren nam ve hesabına Hazinece yapılacak olan ödemeler de dikkate alınmak suretiyle bu Esasların 7 nci maddesi uygulanmaksızın ödenir veya kesilir.” hükmü gereğince, Hazine tarafından karşılanan prim tutarı, idare tarafından yüklenicinin hakedişinden kesilecektir.” hükmüne yer verilmiştir.

Bu hükümlere karşın, hakedişlerde, fiyat farkları hesap edilirken, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primlerinin 01.10.2008 tarihinden itibaren hazinece karşılanan %5’lik kısmının düşülmemesi mevzuata aykırıdır.

Bu nedenle 1376 sayılı ilamın 6.maddesi ile 3.177,96 TL. ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

  1. 1376 sayılı ilamın 7.maddesi ile; Yıldırım Altyapı, İnşaat, Hizmet, Bilgisayar Sanayi Tic.Ltd.Şti.ye ihale edilen 345.472,50 TL. bedelli 30 kişi ile 365 takvim günü, cadde, sokak, meydan, pazar yeri, mücavir alandaki yerleşim birimleri ve diğer yerleşim birimlerini süpürme, yıkama, çöp toplama ve toplanan çöplerin nakli hizmet alımı işinde;

4734 ve 4735 sayılı Kanunlar ile bu Kanunlar çerçevesinde hazırlanan İdari Şartnamede belirlenen ve sınırlayıcı nitelikte olan %20’lik iş artışı hükümlerine aykırı olarak yüklenici ile ek sözleşme imzalanması ve %20’lik iş artışı da dahil, hesaplanan 414.567,00 TL. tutarındaki sözleşme bedelinin, ek sözleşme ile aşılması ve yükleniciye sözleşme bedelinin üzerinde ödeme yapılması nedeniyle 44.383,05 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde özetle; 5393 sayılı Belediye Kanununun 14.maddesinde; Belediyenin görev ve sorumlulukları ile yine aynı Kanunun 15.maddesinde belediyenin yetkileri ve imtiyazlarının belirtildiğini,

Hizmet satın alınması usulüyle 2009 yılında çalıştırılacak olan personeller için 2008 yılında 30 işçi üzerinden 27.11.2008 tarih ve 2008/172976 kayıt numara ile ihale yapıldığını ancak 2009 Ocak ayında 49, Şubat ayında 49, Mart ayında 50, Nisan ayında 53, Mayıs ayında 53, Haziran ayında 40 ve Temmuz ayında 40 kişi olmak üzere personel çalıştırıldığını,

31 Mart 2009 itibari ile 6 memur, 1 tam zamanlı sözleşmeli, 2 kısmi zamanlı sözleşmeli, 36 kadrolu işçi ve 50 hizmet satın alma yolu ile olmak üzere toplam 95 kişinin belediyede değişik şekillerde görev yaptığını,

Rakamlardan da görüleceği üzere seçim yılı olması nedeni ile ilk aylarda hizmet satın alma yoluyla yapılan 30 kişilik ihalenin çok üzerinde yaklaşık % 60 oranında artışla işçi çalıştırılmış olduğunu, kalan aylarda ayda 30 işçi çalıştırılmış dahi olsa 2009 yılının son 3 ayında hiç işçi çalıştırılmaması gerekeceğini,

Bu durumda da Belediye hizmetlerinin aksamasına veya hiç yapılmamasına neden olunacağını, böylesi bir durumda 5393 sayılı Kanunun 57.maddesi gereğince hizmetlerde aksama olacağından haklarında işlem yapılacağını,

Bu durumlarla karşılaşmamak için 27.07.2009 tarih ve 2009/97961 kayıt numaralı ihale ile 5 kişilik yeni bir hizmet alımı yapıldığını ve 30.07.2009 tarihinde de sözleşme imzalandığını ama ilk 7 ayda % 60 artışla işçi çalıştırıldığından dolayı yasal %20 lik artışın üzerinde personel istihdam edilmiş gözüküldüğünü,

Özellikle kanalizasyon, alt ve üst yapı hizmetleri arttığı ve başka birimler oluşturulduğu halde 31 Mart 2013 tarihi itibari ile 7 memur, 3 tam zamanlı sözleşmeli, 25 kadrolu işçi ve 61 hizmet satın alma yoluyla olmak üzere toplam 96 personel istihdam edildiğini,

Sonuç olarak;

Belediye hizmetlerinin aksamadan yürütülmesi için bu sayıda (işçi, memur, sözleşmeli, hizmet satın alma) personel çalıştırılmasının zorunlu olduğunu,

Kaldı ki, 2008 yılında 30 kişi üzerinden ihale edilerek fazladan işçi çalıştırılması sonucunda ödenen tutarın, ücret olarak işçiye, sigorta ve vergi olarak da devlete ödendiğini,

Kamu kurumu olarak ücretsiz ve sigortasız işçi çalıştırmanın mümkün olmadığını,

Hizmetin gereği olduğundan, halkın sağlık, huzur ve esenliğinin hayati derecede olumsuz etkilenmemesi ve belediye hizmetlerinin ciddi bir biçimde aksatılmaması için bu durumun ortaya çıktığını, fazladan çalıştırılmış olan işçilerin de 2008 yılındaki sözleşmede belirtilen şartlarda istihdam edildiğini belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.

Savcılık; İlamın 7. maddesine ilişkin olarak, hizmet satın alınması yoluyla 2009 yılında çalıştırılacak olan personel için 2008 yılında 30 işçi üzerinden ihale yapıldığı ancak özellikle kanalizasyon, alt ve üst yapı hizmetlerinin artması sonucu belediye hizmetlerinin aksatılmadan yürütülmesi amacıyla %20 iş artışı oranının üzerinde işçi istihdam edilerek ücretlerinin ödendiği belirtilmekte ve kamu zararının oluşmadığı ileri sürülerek tazmin hükmünün kaldırılması talep edilmektedir.

4734 ve 4735 sayılı Kanunlar ile bu Kanunlar çerçevesinde hazırlanan İdari Şartnamede belirlenen ve sınırlayıcı nitelikte olan %20 lik iş artışı hükümlerine aykırı olarak yüklenici ile ek sözleşme imzalanması ve ödemede bulunulması açıkça mevzuata aykırılık teşkil etmekte ve idari sorumluluğu gerektirmektedir. Ancak yapılan ödemenin karşılığı olan hizmetin alınmış olması nedeniyle 5018 sayılı Kanunun 71. maddesinde belirtilen kamu zararının unsurlarının oluşmadığı değerlendirildiğinden, talebin kabul edilerek Daire kararının kaldırılmasına karar verilmesi” şeklinde görüş bildirmiştir.

4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun “Sözleşme kapsamında yaptırılabilecek ilave işler, iş eksilişi ve işin tasfiyesi” başlıklı 24. maddesinde birim fiyat teklif almak suretiyle ihale edilen mal ve hizmet alımları sözleşmelerinde sözleşmeye esas proje içinde kalınması ve idareyi külfete sokmaksızın asıl işten ayrılmasının teknik veya ekonomik olarak mümkün olmaması durumunda sözleşme bedelinin yüzde 20’sine kadar oran dâhilinde süre hariç sözleşme ve ihale dokümanındaki hükümler çerçevesinde aynı yükleniciye işin yaptırılabileceği hüküm altına alınmıştır.

İlama konu hizmet alımında, 15.09.2009 tarihinde yüklenici ile 126.200,00 TL. tutarında ek sözleşme imzalanmıştır. İmzalanan bu ek sözleşme ile iş artışına ilişkin %20’lik üst sınır aşılmış ve yükleniciye bu sözleşme çerçevesinde ödeme yapılmıştır.

Adı geçen Kanunun 24.maddesindeki birim fiyat teklif almak suretiyle ihale edilen mal ve hizmet alımları sözleşmelerinde, sözleşme bedelinin % 20 'sine kadar olan oran dahilinde, sözleşme ve ihale dokümanındaki hükümler çerçevesinde aynı yükleniciye iş yaptırılabilir, şeklinde getirilen sınır aşılmış olmakla birlikte taraflar arasında ek sözleşme imzalanmış ve bu sözleşme uyarınca hizmet alınmış olduğundan fiilen yapılmış olan işlerin karşılığının ödenmesi gerekmektedir.Bu nedenle dilekçi iddialarının kabulü ile 1376 sayılı ilamın 7.maddesi ile 44.383,05 TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,

  1. 1376 sayılı ilamın 8. maddesi ile; Yıldırım Altyapı, İnşaat, Hizmet, Bilgisayar Sanayi Tic.Ltd.Şti’ye ihale edilen 345.472,50. TL bedelli 30 kişi ile 365 takvim günü, cadde, sokak, meydan, pazar yeri, mücavir alandaki yerleşim birimleri ve diğer yerleşim birimlerini süpürme, yıkama, çöp toplama ve toplanan çöplerin nakli hizmet alımı işine ilişkin hak ediş ödemelerinde, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primlerinin 01.10.2008 tarihinden itibaren hazinece karşılanan %5’lik kısmının düşülmemesi nedeniyle 17.129,26 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde özetle; İşverenlerin söz konusu teşvikten yararlanabilmesi için Kanun türünü 5510 olarak seçmesi gerektiğini, ihale tarihi itibariyle SGK'dan alınan borcu yoktur yazılarında işverenlerin 5 puanlık prim teşvikinden yararlanıp yararlanmadığı hususunun görülebildiğini, idarelerin işverenin 5 puanlık prim teşvikinden yararlandığını görmesi durumunda hak edişinden kesinti yapacağını,

5 puanlık prim teşvikinin hak edişten kesilmemesine yönelik farklı bir bakış açısının da yargıdan geldiğini, Ankara Asliye İkinci Ticaret Mahkemesi'nin 14.07.2010 tarih ve E.2009/213 K.2010/441 sayılı kararında "…Davacı şirket 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğünden itibaren bu kanun gereğince 5 puanlık indirimleri uygulamak sureti ile sigorta primlerinin tahakkuk ettirmiş ve ödemiştir. Ancak, davalı idare davacının söz konusu prim indirimlerini hakedişlerden kesmiş bulunmaktadır. Oysa davacı yüklenici 5510 sayılı Kanun gereğince yapılan indirimleri davalı idareden almamış olup Hazinenin sağladığı bir indirim söz konusudur. Yaptığı bu işlem, ne sözleşmede geçen fiyat farkı talebidir, ne de idareden alacağı sözleşme bedeline ek bir taleptir. Sadece sigorta ödemelerinde devletin sağladığı bir ek katkıdır. Sigorta primlerini ödemeyi üstlenmiş olan yüklen,c„ kendi sorumluluğunu yerine getirirken ve bu arada devletin sağladığı bu katkıdan yararlanırken bunun idareye geçirilmesi yerinde değildir. Çünkü davacının sağladığı bu katkı nedeniyle davalı idarenin sorumluluğu artmadığı gibi.... Bu nedenle davalı idarece yapılan kesintinin yerinde olmadığı ……" hususlarına yer verildiğini ve bütün hizmet alımlarında yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca 01.03.2011 tarihinden sonraki dönemlere ait prim ödemelerinde işveren hissesinin 5 puanlık kısmına isabet eden tutarın Hazinece karşılanması uygulamasına son verildiğini, yüklenicilerin 2011 yılının Mart ayı ve sonrasındaki aylara ait hak edişlerinden 5510 sayılı Kanunun 8. maddesi fıkrasının (ı) bendi kapsamında herhangi bir kesinti yapılmayacağını belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.

Savcılık; “5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun "Prim Oranlan ve Devlet Katkısı" başlıklı 81. maddesinin bir numaralı fıkrasının "ı" bendinde yer alan düzenleme ile özel sektör işverenleri üzerindeki sosyal güvenlik prim yükünün hafifletilerek istihdamın artırılması amaçlanmış olup hazinece karşılanan 5 puanlık prim indiriminin teşvik mahiyetinde olması nedeniyle, fiyat farkı olarak nitelendirilmemesi gerektiği düşünülmektedir. Bu nedenlerle sorumluların talebi doğrultusunda tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi” şeklinde görüş bildirmiştir.

07.05.2004 tarih ve 25455 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhalesi Yapılacak Olan Hizmet Alımlarına İlişkin Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esasların;

Asgari ücret ve diğer işçilik maliyetlerindeki değişiklikten kaynaklanan fark (Değişik: 07.05.2004- 25455/ 3 md.) başlıklı 8. maddesi;

“İhale konusu hizmetin gerçekleştirilebilmesi için çalıştırılacak 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa tabi personelin, sayı ve günlük çalışma saatinin belirtilmesi kaydıyla;

a) Asgari ücret tespit komisyonunca ihale (son teklif verme) tarihinde 16 yaşını doldurmuş işçiler için belirlenmiş asgari ücretin değiştirilmesi halinde eski ve yeni asgari ücret arasındaki fark,

b) İhale (son teklif verme) tarihi itibarıyla işveren tarafından karşılanacak olan sosyal sigorta primi ve işsizlik sigortası primine ilişkin toplam tutarda; asgari ücret değişikliği veya sigorta primi alt sınır değişikliği ile prim oranları değişikliği gibi sebeplerle meydana gelecek fark,

c) 506 sayılı Kanunun 77 nci maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde sözleşmede öngörülen ücret ekleri nedeniyle, işveren tarafından karşılanmakta olan sosyal sigorta primi ve işsizlik sigorta primine ilişkin toplam tutarda meydana gelecek fark,

toplamı ((a), (b) ve (c) bentleri toplamı), 506 sayılı Kanun gereğince işveren nâm ve hesabına Hazinece yapılacak olan ödemeler de dikkate alınmak suretiyle bu Esasların 7. maddesi uygulanmaksızın ödenir veya kesilir.” şeklindedir.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun ‘Prim Oranları ve Devlet Katkısı’ başlıklı 81. maddesine 5763 sayılı Kanunun 24. maddesiyle eklenen (ı) bendi ile, 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin, 81. maddenin birinci fıkrasının (a) bendine göre yatırdıkları malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin beş puanlık kısmına isabet eden tutarı Hazinece karşılanmaya başlanmıştır. Söz konusu teşvikten yararlanma koşulları anılan bentte ayrıntısıyla ele alınmış olup, yeni düzenleme dolayısıyla, 01.10.2008 tarihinden itibaren işverenin prim yükü %5 oranında azalmış olmaktadır. Bu nedenle hazine tarafından karşılanan söz konusu prim oranının, yükleniciye hakedişi ödenirken düşülmesi gerekmektedir.

Kamu İhale Genel Tebliğinin XIII/G-17 maddesinde;

“15/5/2008 tarihli ve 5763 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi ile 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 81 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (ı) bendinde; özel sektör işverenlerinin, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutarın Hazinece karşılanacağı hüküm altına alınmıştır.

İhale dokümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatlerinin tamamının idare için kullanıldığı tüm hizmet alımı ihalelerinde, teklifler Hazine tarafından karşılanacak olan işveren sigorta primi tutarı dikkate alınmadan, işveren payları üzerinden hesaplanarak sunulacak ve değerlendirilecektir. Bu çerçevede, fiyat farkı hesaplanması öngörülen ihalelerde sözleşmenin yürütülmesi aşamasında, yüklenicinin yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca prim teşvikinden yararlanması halinde 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhalesi Yapılacak Olan Hizmet Alımlarına İlişkin Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esasların 8 inci maddesinde yer alan, “b) İhale (son teklif verme) tarihi itibarıyla işveren tarafından karşılanacak olan sosyal sigorta primi ve işsizlik sigortası primine ilişkin toplam tutarda; asgari ücret değişikliği veya sigorta primi alt sınır değişikliği ile prim oranları değişikliği gibi sebeplerle meydana gelecek fark,

…506 sayılı Kanun gereğince işveren nam ve hesabına Hazinece yapılacak olan ödemeler de dikkate alınmak suretiyle bu Esasların 7 nci maddesi uygulanmaksızın ödenir veya kesilir.” hükmü gereğince, Hazine tarafından karşılanan prim tutarı, idare tarafından yüklenicinin hakedişinden kesilecektir.” hükmüne yer verilmiştir.

Bu hükümlere karşın, hakedişlerde, fiyat farkları hesap edilirken, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primlerinin 01.10.2008 tarihinden itibaren hazinece karşılanan %5’lik kısmının düşülmemesi mevzuata aykırıdır.

Bu nedenle 1376 sayılı ilamın 8.maddesi ile 17.129,26 TL. ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

Karar verildiği 17.06.2014 tarih ve 39216 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:10

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim