Sayıştay 8. Dairesi 38210 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

38210

Karar Tarihi

3 Mart 2015

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2009

  • Daire: 8

  • Dosya No: 38210

  • Tutanak No: 40090

  • Tutanak Tarihi: 03.03.2015

  • Konu:

KARAR

TEMYİZ KURULU KARARI

İlamda sorumluluğu bulunan Murat TÖRÜNER ve vekil avukatı Avukat Hayriye Anıl ŞEN YILMAZ ile Sayıştay Başsavcı Vekilinin sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;

1328 sayılı ek ilamın 1. maddesiyle, mesai dışı doğrudan gelir getirici katkıya dayanan döner sermaye gelirlerinden karşılanmak üzere rektör ve rektör yardımcıları ile döner sermaye gelirinin elde edildiği fakültelerin dekan ve dekan yardımcıları ile başhekim ve başhekim yardımcılarına yasada öngörülen orandan (% 10) daha fazla oranlarda (% 350-400) döner sermaye payı ödemesi yapıldığı gerekçesiyle 983.920,67 TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir. *[831 sayılı (asıl) ilamın 3. maddesiyle, söz konusu ödemelerin 23.01.2009 tarih ve 35 sayılı Döner Sermaye Yürütme Kurulu Kararı ile yapıldığı görüldüğünden Yürütme Kurulu üyelerinin sorumluluğunu teminen ödemelere ilişkin verile emirleri toplam tutarının hüküm dışı bırakılmasına karar verilmiş, 1328 sayılı ek ilamın 1. maddesiyle ise hüküm dışı kaydının kaldırılarak yukarıda belirtilen tutarın tazminine hükmedilmiştir.]

İlam hükmüne karşı ilgili dilekçiler [Tahakkuk Memuru sıfatıyla temyiz talep edenler Döner Sermaye İşletme Müdürü Osman SOLMAZLAR ve Döner Sermaye İşletme Müdür Vekili Hakan BÜYÜKÇAYLI ile Diğer Sorumlu sıfatıyla temyiz talep edenler Döner Sermaye Yürütme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nilgün HALLORAN ve Döner Sermaye Yürütme Kurulu Üyeleri Doç. Dr. Murat TÖRÜNER (duruşma sırasında adına Vekil Avukat sıfatıyla Av. Murat KAYA) ve Prof. Dr. Engin UZUN] ortaklaşa gönderdikleri temyiz dilekçesinde özetle;

A- ÖDEME YAPILAN KİŞİLERİN YASA KAPSAMINDA OLDUĞUNU:

  1. Rektör ve rektör yardımcıları ile bu kapsamdaki gelirin (döner sermaye gelirinin) elde edildiği fakültelerin dekan ve dekan yardımcıları ile başhekim ve başhekim yardımcılarına döner sermaye ödemesi yapılacağının 2547 sayılı Yasanın 58’inci maddesinde düzenlendiğini,

  2. Anılan yasal düzenleme uyarınca,

a- Rektörler ve rektör yardımcılarının, üniversite veya yüksek teknoloji enstitülerindeki döner sermaye gelirinin elde edildiği birimlerin birinden katkılarına bakılmaksızın bu maddedeki esaslara göre her ay pay alabileceklerini ve bunlara bir ayda ödenebilecek payın, bir ayda alacakları aylık (ek gösterge dahil), ödenek (geliştirme ödeneği hariç) ve her türlü tazminat (makam, temsil ve görev tazminatları hariç) toplamının iki katını geçemeyeceğini,

b- Öğretim üyelerine saat 14.00'den sonra döner sermayeye yaptıkları doğrudan gelir getirici katkılarından dolayı ilave olarak, almakta oldukları aylık (ek gösterge dahil), ödenek (geliştirme ödeneği hariç) ve her türlü tazminat (makam, temsil ve görev tazminatları hariç) toplamının on katına kadar pay verilebileceğini,

c- Rektör ve rektör yardımcıları ile bu kapsamdaki gelirin elde edildiği fakültelerin dekan ve dekan yardımcıları ile başhekim ve başhekim yardımcılarına doğrudan gelir getirici katkılarına bakılmaksızın bu kapsamda elde edilen gelirlerden karşılanmak üzere, bir ayda alacakları aylık (ek gösterge dahil), ödenek (geliştirme ödeneği hariç) ve her türlü tazminat (makam, temsil ve görev tazminatları hariç) toplamının yüzde 10'una kadar ayrıca pay verilebileceğini,

  1. Görüldüğü gibi Yasa maddesinde, öğretim üyeleri ile Üniversite ve Fakülte yöneticilerine yapılacak döner sermaye ödemeleri için, birden fazla kaynak, birden fazla sebep ve birden fazla hesaplama oranı düzenlendiğini, ancak temyiz konusu yapılan Ek İlamın, Yasada düzenlenen ödeme sebepleri ve ödeme oranlarından yalnızca bir tanesinin hukuksal geçerliği üzerine kurulduğunu; öteki sebepler ile yapılacak ödemelerin hukuka aykırı olarak değerlendirildiğini,

  2. Oysa "rektör ve rektör yardımcıları ile döner sermaye gelirinin elde edildiği fakültelerin dekan ve dekan yardımcıları ile başhekim ve başhekim yardımcıları" nın, aynı zamanda yine 2547 sayılı Yasanın 58’inci maddesinde düzenlenen saat 14.00'den sonra yürütülen faaliyetler sebebiyle döner sermaye ödemesi alabilecekler arasında olduğunu, "Öğretim üyelerine saat 14.00'den sonra döner sermayeye yaptıkları doğrudan gelir getirici katkılarından dolayı ilave olarak, almakta oldukları aylık (ek gösterge dahil), ödenek (geliştirme ödeneği hariç) ve her türlü tazminat (makam, temsil ve görev tazminatları hariç) toplamının on katına kadar pay verilebilir." şeklindeki düzenlemenin ilgili kişilerinin belirlenmesinde, düzenlemenin lafzında geçen iki hususun önem taşımakta olduğunu; bunların "öğretim üyesi" ile "makam, temsil ve görev tazminatı" kavramları olduğunu, temyiz başvurusunda bulunanların sorumluluğuna hükmedilmesine gerekçe olarak yapılan ödemelerin yapıldığı kişilerin "öğretim üyesi" olduğu konusunda herhangi bir tartışma bulunmadığını, aynı düzenlemede "makam, temsil ve görev tazminatı" da anılmak suretiyle, aynı zamanda "makam, temsil ve görev tazminatı" alacak nitelikte görevleri yürüten öğretim üyelerinin de madde kapsamındaki öğretim üyeleri arasında bulunduğunun belirtildiğini, bu durumda, sorgu ve İlam konusu yapılan ödemelerin yapıldığı kişilerin (rektör ve rektör yardımcıları ile döner sermaye gelirinin elde edildiği fakültelerin dekan ve dekan yardımcıları ile başhekim ve başhekim yardımcılarının), anılan yasal düzenleme kapsamında döner sermaye ödemesi almasında herhangi bir hukuksal engel bulunmadığını,

B- YAPILAN ÖDEMELERİN HUKUKA UYGUN OLDUĞUNU:

  1. Fakülte öğretim üyelerinin saat 14.00'ten sonra döner sermayeye yaptıkları doğrudan gelir getirici katkılarından elde edilen döner sermaye gelirinden, kesintiler uygulandıktan sonra (% 35'i araç, gereç ve araştırma için, % 15'i hazine payı, % 5'i araştırma fonu) % 5. 8'inin döner sermaye fonu olarak ayrılması, kalan miktarın öğretim üyesine ödenmesi için Yönetim Kurulu Kararı alındığını,

  2. Aynı Kararda, 14.00'dan sonra yürütülen faaliyetlere doğrudan katılımları nedeniyle, döner sermaye gelirlerinin artırılmasına yönelik olarak, Fakülte faaliyet alanındaki çalışmaların planlanması, kontrolü, belgelerin toplanması, gerekli araştırma ve geliştirmenin yapılması, etkin ve verimli olmasının sağlanılması, ileriye dönük strateji geliştirilmesi, sağlık hizmetlerinin koordine edilmesi, kalite çalışmalarının yürütülmesi, mesai dışında yapılacak çalışmaların verimli olmasının planlanması ve hizmetlerde sürekliliğin temin edilmesi için gerekli organizasyon ve yönetim kademelerinde görev alan öğretim üyelerine % 1 . % 400 oranında döner sermaye verilmesine karar verildiğini,

  3. Söz konusu bu ödemelerin genel döner sermaye gelirlerinden yapılmadığını, bu ödemelerin kaynağının, öğretim üyelerinin saat 14.00'ten sonra döner sermayeye yaptıkları doğrudan gelir getirici katkılarından elde edilen döner sermaye gelirinden, kesintiler (% 35'i araç, gereç ve araştırma için, % 15'i hazine payı, % 5'i araştırma fonu kesintileri) uygulandıktan sonra kalan ve öğretim üyelerine dağıtılacak olan miktarın % 5. 8'i ile oluşturulan döner sermaye fonu olduğunu,

  4. Sorgu ve İlam konusu yapılan ödemelerin yapıldığı öğretim üyelerinin, saat 14.00'dan sonra yapılan ve döner sermaye geliri doğuran çalışmalara doğrudan doğruya katıldıklarını; planlama ve koordinasyonunu sağladıklarını, hizmetin gerektiği gibi ve verimli gerçekleşmesi için gereken türlü faaliyetleri yürütmüş kişiler olduklarını,

  5. Saat 14.00'dan sonra yapılan ve döner sermaye geliri getiren çalışmaların yalnızca hasta muayenesinden ibaret olduğunu söylemenin olanaklı olmadığını; çünkü öğretim üyesi ile hastanın kendiliğinden karşılaşmasının düşünülemeyeceğini, bu faaliyetin, Üniversite üst yönetiminden başlayarak kademe kademe birçok kişinin katılımıyla yürütülebilecek nitelikte bir faaliyet olduğunu ve bu faaliyetin her kademesinde emeği bulunanların tümünün döner sermayeye "doğrudan gelir getirici" nitelikte katkıda bulunduğunun kabulünün gerektiğini, Şöyle ki:

Tüm koordinatörlerin hastaneye nasıl daha çok gelir getirilebileceği ile ilgili, makamların ve işlem süreçlerinin yönetmeliklere uygun hale gelmesi, Sosyal Güvenlik Kurumu'na kesilen faturalarda kesintilerin en aza indirilmesi, hangi hastaya hangi malzeme kullanıldı ise hesaplara doğru işlenilmesi, epikrizlerin doktorlar tarafından doğru yazılması, depoların kontrolü, birimlerin maliyetlerinin-giderlerinin doğru hesaplanması, tıbbi malzeme ve ilaçların ucuza alınması, doktorlara performans artırıcı eğitimler verilmesi, bilgi işlem sisteminde tüm verilerin, yapılan işlemlerin sağlıklı görülmesi işlerinin hepsi; yani tüm gelir getirici ve gelir artırıcı işlemler için çalıştıklarını, yapılan bu çalışmalardan sonra Ankara'daki emsal üniversitelere göre SGK kesintilerinin belirgin olarak azaltılarak, hastane gelirine direkt bir katkı sağlandığını, SGK kesintilerinin % 30'lardan % 5 seviyesine indiğini, kurumlarına gelen parada ciddi anlamda artış olduğunu, kuşkusuz, örneklenen bu faaliyetlerin tümünün döner sermayeye "doğrudan gelir getirici" nitelikte katkı olduğunu,

C- ORTADA KAMU ZARARI BULUNMADIĞINI:

  1. Temyiz başvurusunda bulunanların sorgu ve İlam konusu yapılan davranışları sonucu herhangi bir kamu zararı doğmuş olmadığını, 5018 sayılı Kanun'un 71’inci maddesine göre kamu zararının kavramının özünde "MEVZUATA AYKIRI KARAR, İŞLEM VEYA EYLEMLERİ SONUCUNDA KAMU KAYNAĞINDA ARTIŞA ENGEL VEYA EKSİLMEYE NEDEN OLUNACAKTIR." hükmünün yer aldığını, bu bağlamda eylem mevzuata aykırı olsa bile Kanun'un lafzına ve ruhuna uygun davranılarak denetim elemanlarının öncelikle irdelemesi gerekenin, anılan eylemin gerçekleştirilmesi sonucunda, gerçekten de KAMU KAYNAĞINDA ARTIŞA ENGEL VEYA EKSİLMEYE NEDEN OLUNUP OLUNMADIĞI konusu olduğunu,

  2. 5018 sayılı Kanun'un 71’inci maddesindeki kamu zararı tanımı çerçevesinde; kamu görevlilerinin varlığı, mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemlerin bulunmasının, mevzuata aykırılığın kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmalleri sonucu ortaya çıkmasının ve kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasının kamu zararının unsurlarını oluşturmakta olduğunu, benzer tanıma Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 4/(c) hükmünde de yer verildiğini, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu'nun 2’nci maddesinde de kamu zararı için 5018 sayılı Kanun'a atıfta bulunarak tanımlama yapıldığını,

  3. Kamu zararı bakımından zarar görenin, her zaman idarenin temsil ettiği kamu olduğunu, bu nedenle kamu zararının, idarenin malvarlığındaki eksilmeyi ifade etmekte olduğunu, idarenin malvarlığındaki eksilmenin ise idarenin mallarına zarar verilmesi, idarenin tazminat ödemek ya da harcama yapmak zorunda bırakılması gibi malvarlığındaki azalma seklinde olabileceği gibi, kamu alacağının alınmaması, tahsilatın yapılmaması gibi idarenin malvarlığında olması gereken artışa engel olunması seklinde olabileceğini,

  4. Mevzuat ve öğreti ışığında, kamu zararının varlığından veya mali sorumluluktan bahsedilebilmesi için her somut olayda;

• Kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemin bulunması,

• Mevzuata aykırı karar, işlem veya eylem sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması,

• Kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması durumu ile mevzuata aykırı karar, işlem veya eylem arasında bir illiyet bağının olması,

şartlarının birlikte aranacağını,

  1. Mevzuat ve öğreti çerçevesinde kamu zararı kavramı göz önünde tutulduğunda sorgu ve İlam konusu yapılan ödemeler ile herhangi bir kamu zararının ortaya çıkmadığını, çünkü bu ödemeler nedeniyle kamu kaynağında artışın engellenmesi veya kamu kaynağında eksilmenin söz konusu olmadığını, yukarıda ayrıntılı biçimde anlatıldığı gibi, sorgu ve İlam konusu yapılan ödemelerin kaynağının genel döner sermaye gelirleri olmayıp öğretim üyelerinin saat 14.00'ten sonra döner sermayeye yaptıkları doğrudan gelir getirici katkılarından elde edilen döner sermaye gelirinden, kesintiler (% 35'i araç, gereç ve araştırma için, % 15'i hazine payı, % 5'i araştırma fonu kesintileri) uygulandıktan sonra kalan ve öğretim üyelerine dağıtılacak olan miktarın %5. 8'i ile oluşturulan döner sermaye fonu olması hasebiyle bu fonda toplanan paranın, % 35 araç, gereç ve araştırma, % 15 hazine payı, % 5 araştırma fonu kesintileri yapılmış ve saat 14.00'dan sonra yürütülen faaliyetler için öğretim üyelerine ödenecek olan para olduğunu, yani içinde herhangi bir kamu payı kalmamış nitelikte bir para olduğunu, söz konusu ödemelerden önce tüm kamu payı kesintilerinin yapılmış olduğunun, denetim dosyasındaki belgelerle sabit olduğunu,

  2. Öte yandan, sorgu ve İlam konusu hesap dönemi döner sermaye gelirlerinde önceki dönemlere göre artış söz konusu olduğunu; dolayısıyla kamu zararı bir yana dursun, kamuya aktarılan gelirlerde artıştan bahsedilebileceğini,

Tüm bu açıklamalar ve hukuksal değerlendirme çerçevesinde ek ilam hükmünün duruşma düzenlenmek suretiyle temyizen incelenerek kaldırılmasına ya da kaldırılması uygun bulunmazsa bozulmasına karar verilmesini talep emişlerdir.

Bu itiraz üzerine Temyiz Kurulu, 01.10.2013 tarih ve 37678 tutanak sayılı Kararı’nda özetle; “tarihsel süreci dikkatlice incelendiğinde birçok kez değişikliğe uğradığı bilinen 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 58’inci maddesi hükümleri mali hesap yılı olan 2009 yılından kısa bir süre önce de değişikliğe uğradığını, ancak bu değişikliğin 2009 yılı itibariyle Döner Sermaye Yürütme Kurulu’nca dikkate alınmadığını ve kanunun amir hükmüne rağmen Ankara Üniversitesi’nde görevli rektör ve rektör yardımcıları ile döner sermaye gelirinin elde edildiği fakültelerin dekan ve dekan yardımcıları ile başhekim ve başhekim yardımcılarına kanun hükümlerindeki değişiklikten önceki oranlar üzerinden ödeme yapılmaya devam edildiğini, dolayısıyla kanun hükmünün açıkça ihlal edilmesi sonucu kamu zararına sebebiyet verildiğini” gerekçe göstererek dilekçi iddialarının reddi ile tazmin hükmünün tasdikine karar vermiştir.

Bu defa dilekçi (İlamda Diğer Sorumlu olarak sorunluluğu bulunan Döner Sermaye Yürütme Kurulu Üyesi Doç. Dr. Murat TÖRÜNER adına Vekil Av. sıfatıyla karar düzeltilmesi talebinde bulunan Hayriye Anıl ŞEN YILMAZ), karar düzeltilmesi kanun yoluna başvurarak gönderdiği dilekçede;

I- Yargılamaya Konu Ödemelerde Mevzuata Aykırılık Bulunmadığını;

Sayıştay Temyiz Kurulu'nca tasdik edilen Sayıştay 8. Dairesi'nin ilamında; müvekkilinin, "Rektör, Rektör Yardımcıları, döner sermaye gelirlerinin elde edildiği fakültelerin Dekan ve Dekan Yardımcıları ile Başhekim ve Başhekim Yardımcılarına, 2547 Sayılı Kanunda öngörülen orandan (%10) daha fazla oranlarda (%350-400) döner sermaye katkı payı ödendiği”nden bahisle tazminle yükümlü kılındığını, oysa ki yargılamaya konu edilen ödemelerin; 2547 Sayılı Kanun'un 58/a maddesinin 24.07.2008 Tarih ve 5793 Sayılı Kanunla değişik 4’üncü paragrafında öngörülen "Öğretim üyelerine saat 14.00'dan sonra döner sermayeye yaptıkları doğrudan gelir getirici katkılarından dolayı ilave olarak, almakta oldukları aylık (ek gösterge dahil), ödenek (geliştirme ödeneği hariç) ve her türlü tazminat (makam, temsil ve görev tazminatları hariç) toplamının on katına kadar pay verilebilir" düzenlemesine istinaden gerçekleştirildiğini, önemle belirtmek gerekir ki işbu yargılamaya konu edilen ödemelerin muhatabı, öğretim üyelerine; 2547 Sayılı Kanun'un 58. maddesinin değişik fıkralarında yer alan düzenlemeler uyarınca ödenmesi gereken döner sermaye payı ödemelerinin tamamının, tek bir seferde ödendiğini ve bu ödemelerin işbu yargılamaya konu edildiğini, dolayısıyla da Sayıştay Temyiz Kurulu'nun 01.10.2013 tarihli ilamında yer aldığı şekilde 2547 Sayılı Kanun'un 58. maddesinin değişik fıkraları uyarınca hak kazanılan döner sermaye paylarının ayrı ayrı ödeme emri (verile emirleri) belgelerine istinaden gerçekleştirilmesinin söz konusu olmadığını, işbu yargılamaya konu edilen ödemelerin muhatabı öğretim üyelerinin, saat:14.00'dan sonra yapılan ve döner sermaye geliri getiren çalışmalara, planlama ve koordinasyonu sağlamak, hizmetin gerektiği gibi ve verimli gerçekleşmesi için gereken faaliyetleri yürütmek suretiyle, doğrudan katıldıklarını, saat 14.00'dan sonra döner sermayeye yapılan doğrudan gelir getirici katkıların; üniversite üst yönetiminden başlayarak kademe kademe birçok kişinin katılımıyla yürütülen faaliyetlerin bütünü olarak ifade edilmesinin, hakkaniyete ve gerçekliğe uygun olduğunu, bu doğrultuda doğrudan gelir getirici faaliyetin yalnızca döner sermayeye hasılat sağlayan ameliyat, muayene vb. işler olarak dar bir biçimde tanımlanamayacağını, gelirin; teknik anlamda, işletmenin faaliyetleri sonucunda varlıklarında artış meydana getiren her türlü unsurun adı olduğunu, işbu yargılamaya konu ödemelerin muhatabı öğretim üyelerine de saat: 14.00'dan sonra, hastaneye nasıl daha çok gelir getirilebileceği ile ilgili ve işlem süreçlerinin yönetmeliklere uygun hale gelmesi, Sosyal Güvenlik Kurumu'na kesilen faturalarda kesintilerin en aza indirilmesi, hangi hastaya hangi malzeme kullanıldı ise hesaplara doğru işlenilmesi, epikrizlerin doktorlar tarafından doğru yazılması, depoların kontrolü, birimlerin maliyetlerinin-giderlerinin doğru hesaplanması, tıbbi malzeme ve ilaçların ucuza alınması, doktorlara performans arttırıcı eğitimler verilmesi, bilgi işlem sisteminde tüm verilerin, yapılan işlemlerin sağlıklı görülmesi işlerinin hepsi yani tüm doğrudan gelir getirici ve gelir arttırıcı işlemler için çalışmış olduklarını, kaldı ki işbu dilekçe ekinde yer alan belgelerden açıkça tespit olunacağı üzere (Doç. Dr. Murat TÖRÜNER, Prof. Dr. Atilla ARAL, Prof. Dr. Çetin ATASOY, Doç. Dr. Haydar GÖK, Doç. Dr. Sadık ERYILMAZ tarafından 2009 Yılında Bakılan Hasta ve Yapılan İşlemler Listeleri) işbu yargılamaya konu ödemelerin muhatabı öğretim üyelerinin, döner sermaye geliri getiren çalışmalara, planlama ve koordinasyonu sağlamak, hizmetin gerektiği gibi ve verimli gerçekleşmesi için gereken faaliyetleri yürütmek suretiyle yaptıkları doğrudan katkı yanında; hasta bakmak ve uzmanlık alanları dahilindeki çeşitli tıbbi operasyonları gerçekleştirmek suretiyle ayrıca doğrudan katkıda bulunduklarının da sabit olduğunu, bu nedenlerle, Sayıştay Temyiz Kurulu'nun 01.10.2013 tarih ve 37678 nolu ilamında yer aldığı şekilde, bir an için, "doğrudan gelir getirici katkı”dan kastın; ameliyat, bilimsel araştırma, proje vb. döner sermaye birikiminin satış gelirlerini doğrudan etkileyen çalışmalarda bizzat yer almak olduğu, düşünüldüğünde dahi; işbu yargılamaya konu ödemelerin muhatabı öğretim üyelerinin bu şartı da sağladıklarının açık olduğunu, Ankara Üniversitesi dışındaki üniversiteler tarafından da yukarıda belirtilen uygulamayla örtüşen, uygulamalar gerçekleştirildiği, müvekkilinin de dahil olduğu akademik çevrede malum olunan bir gerçek olduğunu, bu kapsamda, tüm üniversitelerin hesaplarına ilişkin olarak Sayıştay tarafından inceleme yapıldığını ve incelenen bu hesaplara ilişkin diğer üniversitelere yönelik ve başkaca bir tazmin hükmü kurulmamış olması karşısında; gerçekte Sayıştay tarafından da, yapılan uygulamanın mevzuata uygun olduğunun kabul edildiğini ve her halükarda işbu temyize konu ilamın kanun önünde eşitlik ilkesine de aykırılık teşkil ettiğini,

II- Somut Olayda Kamu Zararının Mevcut Olmadığını;

Kamu zararı kavramının 6085 sayılı Sayıştay Kanunu'nun 2’nci maddesinin yaptığı yollama hükmü ve 5018 sayılı Kanun'un 71’inci maddesi uyarınca en genel ifade ile; "kamu kaynağında artışa engel olunması veya eksilmeye neden olunması" olarak ifade edilebileceğini, 19.10.2006 Tarih ve 26324 Sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 4’üncü maddesinde; kamu kaynağımın; “borçlanma suretiyle elde edilen imkanlar dahil kamuya ait gelirler, taşınır ve taşınmazlar, hesaplarda bulunan para, alacak ve haklar ile her türlü değerler”, kamu zararının; “mevzuata aykırı karar, işlem, eylem veya ihmal sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıyla doğan zarar” olarak tanımlandığını, Sayıştay Temyiz Kurulu'nun 01.10.2013 tarih ve 37678 nolu Kararı ile Sayıştay 8. Dairesi'nin 05.11.2012 Tarih ve 1328 Sayılı ilamında yer aldığı şekliyle; yargılamaya konu ödemelerin muhatabı öğretim üyelerine, 2547 Sayılı Kanun'un 58/a maddesinin 24.07.2008 tarih ve 5793 sayılı Kanunla değişik halinde öngörülen; "Rektör ve rektör yardımcıları ile bu kapsamdaki gelirlerin elde edildiği fakültelerin dekan ve dekan yardımcıları ile başhekim ve başhekim yardımcılarına doğrudan gelir getirici katkılarına bakılmaksızın elde edilen gelirlerden karşılanmak üzere, bir ayda alacakları aylık (ek göstergeler dahil), ödenek (geliştirme ödeneği hariç) ve her türlü tazminat (makam, temsil ve görev tazminatları hariç) toplamının %10'una kadar ayrıca pay verilebilir." hükmü kapsamında yapıldığını gösterdiği yönündeki tespiti kabul anlamına gelmemekle birlikte; işbu temyiz incelemesine konu yargılama kapsamında ele alınan 2009 yılı hesap dönemine ilişkin olmak üzere; Ankara Üniversitesi Döner Sermaye İşletmesi tarafından yapılan ödemelerin, hiçbir şekilde kamusal nitelik taşımayan ve toplam döner sermaye gelirinin yaklaşık % 5-8 ile oluşturulan ve öğretim üyelerinin saat 14.00'dan sonra döner sermayeye yaptıkları doğrudan gelir getirici katkılarından elde edilen "döner sermaye fonu"ndan gerçekleştirildiğini, işbu yargılamaya konu ödemelerin kaynağı olan "döner sermaye fonu"nun; genel döner sermaye gelirlerinden değil; öğretim üyelerinin saat: 14.00'dan sonra döner sermayeye doğrudan gelir getirici katkılarından elde edilen döner sermaye gelirlerinden, aşağıda belirtilen yasal kesintiler gerçekleştirildikten sonra kalan ve tamamı öğretim üyelerinde dağıtılacak olan meblağdan % 5-8'i oranında yapılan kesinti ile oluşturulmakta olduğunu, dolayısıyla "döner sermaye fonu" oluşturulmadan önce, döner sermaye fonu kesintisi yapılacak gelirler içerisinden kamusal / yasal paylar olan; % 35'lik araç, gereç ve araştırma payı, % 15'lik hazine payı ve % 5'lik araştırma fonu kesintileri öncelikle gerçekleştirildiği için; "döner sermaye fonu" içerisinde herhangi bir şekilde kamu payı kalmadığını ve bu nedenle, "döner sermaye fonu"ndan yapılan hiçbir ödeme ile (ödeme emri hangi mevzuat hükmüne atıfta bulunularak ve hangi gerekçeyle yapılmış olursa olsun) hiçbir şekilde kamu kaynağındaki artışın engellenmesine yahut kamu kaynaklarının eksiltilmesine sebebiyet verilmediğini, ayrıca; öğretim üyelerinin saat: 14.00'dan sonra döner sermayeye doğrudan gelir getirici katkılarından elde edilen döner sermaye gelirlerinden, yasal kesintiler gerçekleştirildikten sonra kalan ve tamamı öğretim üyelerinde dağıtılacak olan meblağdan % 5-8'i oranında yapılan kesinti oluşturulan "döner sermaye fonu"nun, artık, bir kamu kaynağı olarak nitelendirilmesinin de mümkün olmadığını, bir başka deyişle, işbu yargılamaya konu ödemeler gerçekleştirilmeseydi bile, kamu kaynağında herhangi bir artıştan söz edilmesi mümkün olmayacağı gibi; gerçekleştirildiği için de kamu kaynağında herhangi eksilmeye sebebiyet verilmediğini, belirtilen nedenlerle, işbu yargılamaya konu edilen ve "döner sermaye fonu" kullanılarak gerçekleştirilen ödemeler nedeniyle kamu zararından söz edilemeyeceği ve olmayan kamu zararının tazminine karar verilemeyeceğinin sarih olduğunu, bu noktada belirtmek gerekir ki yargılamaya konu ödemelerin "döner sermaye fonu"ndan yapılmış olmasının; bu ödemelerin "ödemelerin muhatabı öğretim üyelerine Saat 14.00'dan sonra döner sermayeye yaptıkları doğrudan gelir getirici katkıları nedeniyle yapıldığı" gerçeğini değiştirmediğini, ödemelerin kaynağı, herhangi bir şekilde kamu kaynağı olarak nitelendirilemeyeceğinden ve her halükarda yapılan ödemeler nedeniyle bir kamu zararından söz edilemeyeceğinden; yargılamaya konu ödemelerin mevzuata aykırılığından da söz edilemeyeceğini,

III- İlama Dayanak Yürütme Kurulu Kararının, Harcama Talimatının Yasal Unsurlarını Taşımadığını;

Müvekkilinin, işbu yargılama kapsamında 5018 sayılı Kanun'un 31/III’üncü maddesinin; "Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur." hükmüne paralel olarak Ankara Üniversitesi Döner Sermaye İşletmesi Yürütme Kurulu üyesi olmasından mütevellit iddia olunan kamu zararından sorumlu kabul edildiğini, müvekkilinin üyesi olduğu kurul işlemlerinin mevzuata aykırı olduğu ve/veya kamu zararına sebebiyet verildiği iddiasını hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte; Sayıştay Genel Kurulu'nun 5189/1 karar numaralı ve 14.06.2007 tarihli kararında belirtildiği üzere; "Kurul halinde görev yapan karar organlarının genellikle icra yetkileri bulunmamaktadır. Ancak Savunma Sanayi Müsteşarlığında olduğu gibi bazı kuruluşların karar organlarının icra yetkisi bulunmaktadır. Bu nedenle Kanunun 31'inci maddesinin üçüncü fıkrasında sayılan yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk belirlenirken; kararın, harcama talimatının unsurlarını taşıyıp taşımadığının ve kurul, komisyon veya komitenin harcama sürecinde rol alıp almadığının belirlenmesi gerekmektedir" denildiğini, Harcama talimatının unsurları ise, 5018 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinde; "... Harcama talimatlarında; hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır." şeklinde sayıldığını, somut vakıada; müvekkilinin de üyesi olduğu Yürütme Kurulu'nun aldığı 23.01.2009 tarihli ve 35 sayılı Kararın, harcama talimatının yasal unsurlarını taşımadığını ve salt mesai dışı katkı payı ödemesi oranını ihtiva etmekte olduğundan tek başına harcama sonucu doğuracak nitelikte bulunmadığını, kaldı ki, müvekkilinin de üyesi olduğu kurulun harcama sürecinde de rol almadığını, Sayıştay Genel Kurulu'nun 5189/1 karar numaralı ve 14.06.2007 tarihli Kararında yine açıkça aktarıldığı üzere;

"- Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, encümen gibi adlarla teşkil edilen yönetim organlarının kararı, harcama talimatının taşıması gereken unsurları taşıyor ve kurul, komisyon, komite harcama sürecinde yer alıyorsa, harcama yetkisinden doğan sorumluluğun yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul, komite veya komisyona ait olacağına,

  • Yönetim kurulu, icra komitesi, encümen gibi adlarla teşkil edilen yönetim organlarının kararı, harcama talimatının taşıması gereken unsurları taşıyor, ancak kurul, komisyon, komite harcama sürecinde yer almıyorsa, yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komitenin sadece harcama talimatının kanun, tüzük ve yönetmeliklere uygun olmasından sorumlu olacağına..." karar verildiğini,

şüphesiz yürütme kurulu kararının harcama talimatının unsurlarını taşıması; ancak kurulun harcama sürecinde yer almaması durumunda dahi hesap yargılamasına konu mali sorumluluğun doğmayıp salt idari sorumluluğun doğacağı tespiti karşısında; müvekkilinin de üyesi olduğu yürütme kurulu kararının hiçbir şekilde harcama talimatının unsurlarını taşımaması ve kurulun bilahare harcama sürecinde yer almaması hasebiyle ilgili yürütme kurulunun / müvekkilin hiçbir şekilde mali ve/veya idari sorumluluğunun doğmayacağının tartışmadan ari olduğunu,

Ancak 01.10.2013 Tarih ve 37678 Sayılı Karar içeriğinde ilama dayanak yürütüme kurulu kararının harcama talimatının yasal unsurlarını taşımadığına yönelik temyiz itirazlarının karşılanmadığını, sadece bu halin dahi, sözü edilen Sayıştay Temyiz Kurulu kararına karşı karar düzletme talebinin haklılığını ortaya koymakta olduğunu,

belirterek Sayıştay Temyiz Kurulu'nun 01.10.2013 Tarih ve 37678 Sayılı Kararı'na karşı karar düzeltme talebinin kabulü ile Sayıştay 8. Dairesi'nin Ankara Üniversitesi Döner Sermaye Saymanlığı'nın 2009 yılı hesap dönemi hakkındaki 05.11.2012 tarih ve 1328 sayılı ilam maddesinin yukarıda belirtilen sebeplerle kaldırılmasını istemiştir.

Karar düzeltilmesine ilişkin Başsavcılık karşılamasında özetle; dilekçede, temyiz talebine ilişkin olarak gönderilen dilekçeden farklı bir husus bulunmadığı, ileri sürülen iddialarda yargılama ve temyiz aşamasında dikkate alındığından 832 sayılı Sayıştay Kanununa göre karar düzeltilmesi şartlarının oluşmadığı, bu nedenle de talebin reddine karar verilmesinin uygun olacağı uygun olacağı mütalaa edilmiştir.

Sorumluluk Yönünden İnceleme:

5018 sayılı Kanunun 31’inci maddesinin 3’üncü fıkrası kanunun verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisi ve bu yetkiden doğan sorumluluğun, kurul, komite veya komisyona ait olacağını düzenlenmektedir.

Sayıştayca yapılan incelemeler sonucunda kamu zararı tespit edildiğinde ve kamu kaynağının verimli, etkin ve ekonomik kullanılmadığı saptandığında, 10.12.2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu çerçevesinde sorumlu tutulacak görevli ve yetkililerin belirlenmesi hususundaki tereddütleri gidermeye yönelik 14.06.2007 tarih ve 5189/1 karar No’lu Sayıştay Genel Kurul Kararı’nın "SORUMLULAR" başlıklı 3’üncü Bölümünün "Harcama Yetkilileri" başlıklı 3’üncü maddesinin "Kurul, Komite veya Komisyon Üyelerinin Harcama Yetkisinden Doğan Sorumluluğu" başlıklı (b) fıkrasında da:

"Kurul halinde görev yapan karar organlarının genellikle icra yetkileri bulunmamaktadır. Ancak Savunma Sanayi Müsteşarlığında olduğu gibi bazı kuruluşların karar organlarının icra yetkisi bulunmaktadır. Bu nedenle Kanunun 31 'inci maddesinin üçüncü fıkrasında sayılan yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk belirlenirken; kararın, harcama talimatının unsurlarını taşıyıp taşımadığının ve kurul, komisyon veya komitenin harcama sürecinde rol alıp almadığının belirlenmesi gerekmektedir.

Bu durumda;

  • Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, encümen gibi adlarla teşkil edilen yönetim organlarının kararı, harcama talimatının taşıması gereken unsurları taşıyor ve kurul, komisyon, komite harcama sürecinde yer alıyorsa, harcama yetkisinden doğan sorumluluğun yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul, komite veya komisyona ait olacağına,

  • Yönetim kurulu, icra komitesi, encümen gibi adlarla teşkil edilen yönetim organlarının kararı, harcama talimatının taşıması gereken unsurları taşıyor, ancak kurul, komisyon, komite harcama sürecinde yer almıyorsa, yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komitenin sadece harcama talimatının kanun, tüzük ve yönetmeliklere uygun olmasından sorumlu olacağına,

  • Yönetim kurulu, icra komitesi, encümen gibi adlarla teşkil edilen yönetim organlarının kararı bir giderin yapılması için harcama yetkilisine izin verme seklinde düzenlenmiş ise, bu halde kurul, komisyon veya komitenin harcamaya izin veren kararın kanun, tüzük ve yönetmeliğe uygun olmasıyla sınırlı olarak sorumlu olacağına" şeklinde karar verilmiştir.

Ancak, söz konusu Kararın “Gerçekleştirme Görevlileri" başlıklı 4’üncü maddesinin "Kurul, Komisyon veya Benzeri Bir Organca Düzenlenen Gerçekleştirme Belgelerinde Sorumluluk” başlıklı (c) fıkrasında da:

“5018 sayılı Kanunun 33’üncü maddesi uyarınca mali işlemin gerçekleştirilmesinde görevli olanların sorumluluğu, bu işlemleri yetkili ve görevli olarak yapmalarına ve yapılan giderin bu kişilerce düzenlenen belgeye dayanılarak yapılması hususlarına göre belirlenmektedir.

Bu nedenle mevzuatına göre oluşturulan kurul, komisyon veya benzeri bir organ tarafından düzenlenen keşif, rapor, tutanak, karar veya ödemeye esas benzeri belgelerden doğacak sorumluluğa, işlemi gerçekleştiren ve bu belgeyi düzenleyip imzalayan kurul üyelerinin de dahil edilmeleri ve bu işlem nedeniyle harcama yetkilisiyle birlikte sorumlu tutulmaları gerektiğine çoğunlukla,” denilerek kurul, komisyon veya benzeri bir organca düzenlenen gerçekleştirme belgelerindeki sorumluluk durumu açıklığa kavuşturulmuştur.

Bu bağlamda dilekçi Avukat, 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararında belirtilen hususlar doğrultusunda somut vakıada; müvekkilin de üyesi olduğu Yürütme Kurulu'nun aldığı 23.01.2009 tarihli ve 35 sayılı Kararın, harcama talimatının yasal unsurlarını taşımadığını ve salt mesai dışı katkı payı ödemesi oranını ihtiva etmekte olduğundan tek başına harcama sonucu doğuracak nitelikte bulunmadığını, müvekkilin üyesi olduğu kurul harcama sürecinde de rol almadığını, yürütme kurulu kararının harcama talimatının unsurlarını taşıması; ancak kurulun harcama sürecinde ver almaması durumunda dahi hesap yargılamasına konu mali sorumluluğun doğmayıp salt idari sorumluluğun doğacağı tespiti karşısında; müvekkilin de üyesi olduğu yürütme kurulu kararının hiçbir şekilde harcama talimatının unsurlarını taşımaması ve kurulun bilahare harcama sürecinde ver almaması hasebiyle ilgili yürütme kurulunun / müvekkilinin hiçbir şekilde mali ve/veya idari sorumluluğunun doğmayacağını iddia etmekte ise de; burada bahsi geçen husus harcama yetkisinden doğan (dolayısıyla ilgili kurula geçen) bir sorumluluk olmadığından ilgili Kararın harcama talimatının unsurlarını taşıyıp taşımaması önemli olmayıp anılan Sayıştay Genel Kurul Kararında açıkça belirtildiği üzere, mevzuatına göre oluşturulan kurul, komisyon veya benzeri bir organ tarafından düzenlenen keşif, rapor, tutanak, karar veya ödemeye esas benzeri belgelerden doğacak sorumluluğa, işlemi gerçekleştiren ve bu belgeyi düzenleyip imzalayan kurul üyelerinin de dahil edilmeleri ve bu işlem nedeniyle harcama yetkilisiyle birlikte sorumlu tutulmaları gerekmekte olduğundan ödemelerin yürütme kurulu kararlarıyla gerçekleşmiş olması karşısında yürütme kurulu üyelerine sorumluluk tevcih edilmesinde yasal mevzuata aykırılık bulunmamaktadır. Kaldı ki, bu sebepten ötürü 2009 yılı hesabına ilişkin 01.02.2012 tarih ve 831 (7103 tutanak) sayılı Sayıştay 8. Dairesi İlamında (asıl ilamda); “… savunmalarda söz konusu ödemelerin Ankara Üniversitesi Döner Sermaye İşletmesi Yürütme Kurulu’nun 23.01.2009 tarih ve 35 sayılı Kararı ile yapıldığı görüldüğünden denetçi tarafından yürütme kurulu üyelerine ek sorgu yazılarak alınan savunmalara göre ek rapor düzenlenmesi için denetçisine muhtıra verilmesine ve düzenlenen bu ek raporun dairede yargılanmasına değin 12 adet ödeme emri belgesi tutarı 1.011.262,53 TL’nin hüküm dışı bırakılmasına” denilmek suretiyle asıl ilamda söz konusu olay karara bağlanmamış Yürütme Kurulu üyelerinin savunmaları alındıktan sonra ek ilam düzenlenerek (sorumluluk konusunda Yürütme Kurulu üyelerini de kapsayacak) şekilde tazmin hükmü verilmiştir.

Diğer taraftan, 5018 Kanunun 22.12.2005 tarih ve 5436 sayılı Kanunun 10’uncu maddesiyle değişik geçici 11’inci maddesinin 2’nci fıkrası gereğince Kanun kapsamında kamu idarelerinde kurulmuş döner sermaye işletmelerinin yapılandırılması 31.12.2010 tarihine kadar uzatılmıştır. Hesap yılı itibariyle de Ankara Üniversitesi Döner Sermaye İşletmesinin 5018 sayılı Kanun gereğince gerekli yapılandırılması da tamamlanmamış olduğundan, ödemeler ita amiri, tahakkuk memuru ve sayman tarafından imzalanan tahakkuk müzekkeresi ve verile emri düzenlenerek gerçekleştirilmiştir.

Bu konuda herhangi bir itiraz olmamasına rağmen; gerek 05.07.1983 tarih ve 18098 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 58. Maddesine Göre Döner Sermaye İşletmelerinin Kurulmasında Uyulacak Esaslara İlişkin Yönetmelik” in “Yönetim ve Örgüt” başlıklı Üçüncü Bölümünde yer alan 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17 ve 18’inci maddeler gerekse 01.05.2007 tarih ve 26509 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Döner Sermayeli İşletmeler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin “Gelirlerin Tahakkuku, Takibi ve Tahsili, Harcama Yetkilisinin Yetki ve Sorumluluğu, Gerçekleştirme Görevlileri ve Sorumluluğu” başlıklı İkinci Bölümünde” yer alan 9 ve 10’uncu maddeler doğrultusunda ve 5018 sayılı Kanun’un ve yukarıda bahsi geçen Sayıştay Genel Kurulu’nun ilgili maddeleri karşısında diğer sorumluluklar (tahakkuk memuru, sayman, harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi) açısından da mevzuata aykırı bir husus bulunmamaktadır.

Buraya kadar yapılan açıklamalarda ilamda kendilerine sorumluluk tevcih edilen kişiler açısından yasal mevzuat açısından bir sorun olmamasına karşın; söz konusu Yürütme Kurulu Kararlarının Tıp Fakültesi Dekanlığı Yönetim Kurulu Kararlarının (2009 yılında; 07.01.2009 tarih ve 954/16380 sayılı, 2010 yılında ise; 27.01.2010 tarih ve 17408 sayılı) uygun olduğuna karar verilmesi diğer bir ifadeyle onaylanması şeklinde gerçekleştirilmiştir.

Yukarıdaki mevzuat hükümleri karşısında kamu zararına oluşturduğuna hükmedilen harcamaya öncelikli olarak anılan Yönetim Kurulu Kararları vasıtasıyla sebebiyet verildiği dikkate alınacak olursa bu Kararları alan kurul üyelerinin de sorumluluğa dahil edilmesi (sorumluluğun genişletilmesi) gerekmektedir.

Dolayısıyla, sorumluluk yönüyle sadece ilamda mevcut olan kişiler açısından tazmin hükmü verilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.

Konunun Esası Yönünden İnceleme:

Öncelikli olarak, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde “Kamu Geliri”:

“Kanunlarına dayanılarak toplanan vergi, resim, harç, fon kesintisi, pay veya benzeri gelirler, faiz, zam ve ceza gelirleri, taşınır ve taşınmazlardan elde edilen her türlü gelirler ile hizmet karşılığı elde edilen gelirler, borçlanma araçlarının primli satışı suretiyle elde edilen gelirler, sosyal güvenlik primi kesintileri, alınan bağış ve yardımlar ile diğer gelirleri,

…ifade eder.” şeklinde tanımlanmaktadır.

Aynı Kanunun “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinde:

“(Değişik birinci fıkra: 25/4/2007-5628/4 md.) Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.

Kamu zararının belirlenmesinde;

a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,

b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,

c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,

d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,

e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,

f) (Mülga:22/12/2005-5436/10 md.)

g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,

Esas alınır.” denilmektedir.

Öte yandan, Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “Kamu Zararının Belirlenmesi” başlıklı 6’ncı maddesinde:

“a) Yapılan iş, alınan mal veya hizmet karşılığı olarak ilgili mevzuatında belirtilen ya da mevzuatında öngörülen karar, onay, sözleşme ve benzeri belgelerde belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,

b) İlgili mevzuatında öngörülen haller dışında, iş yaptırılmadan, mal veya hizmet alınmadan önce ödeme yapılması,

c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,

ç) İlgili mevzuatı gereğince görevlendirilen komisyon veya kişilerce rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla iş yaptırılması, mal veya hizmet alınması,

d) Kamu idarelerine ait malların kiraya verilmesi, tahsisi, yönetimi, kullanımı ve elden çıkarılması işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,

e) Görevlilere teslim edilen taşınırların zarara uğraması,

f) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,

g) Kamu idaresinin yükümlülüklerinin mevzuatına uygun bir şekilde yerine getirilmemesi nedeniyle kamu idaresine faiz, tazminat, gecikme zammı, para cezası gibi ek malî külfet getirilmesi,

ğ) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,

esas alınır.” hükümleri yer almaktadır.

Bu anlamda, yasal mevzuatımızda yer alan “kamu geliri” ve “kamu zararı” tanımlamalarından da açıkça görüleceği üzere saat 14.00’ten sonra ve tatil günlerinde (mesai dışında) kişilerden tedavi ücreti olarak tahsil edilen ve döner sermaye bütçesine gelir olarak kaydedilen tutarların bu yönüyle kamu kaynağını oluşturduğu; dolayısıyla bu kaynaktan mevzuata aykırı olarak yapılan ödemelerin kamu zararı niteliğinde olduğu konusunda herhangi bir şüphe bulunmamaktadır.

Konunun yasal mevzuat açısından değerlendirilmesine gelinecek olursa;

24/07/2008 tarihi ile 30/01/2011 tarihleri arasında yürürlükte olan 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 58’inci maddesinin (a) fıkrasının dördüncü paragrafında (24/07/2008 tarihli ve 5793 sayılı Kanunun 4’üncü maddesiyle yapılan değişikliklerden sonra):

“Her eğitim-öğretim, araştırma veya uygulama birimi veya bölümü ile ilgili öğretim elemanlarının katkısıyla toplanan döner sermaye gayrisafi hasılatının en az yüzde 35'i o kuruluş veya birimin araç, gereç, araştırma ve diğer ihtiyaçlarına ayrılır. Kalan kısmı ise üniversite yönetim kurulunun belirleyeceği oranlar çerçevesinde bağlı bulunduğu üniversitenin bilimsel araştırma projeleri ile döner sermaye gelirinin elde edildiği fakülte, enstitü, yüksek okul, konservatuar ile uygulama ve araştırma merkezlerinde görevli öğretim elemanları ve aynı birimlerde görevli 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tâbi personel (döner sermaye işletme müdürlüğü ve döner sermaye saymanlık personeli dahil) ile aynı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) bendine göre sözleşmeli olarak çalışan personel arasında katkıları da dikkate alınmak suretiyle paylaştırılır. Öğretim üyeleri ile Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca kabul edilen sağlık, teknik ve sanatla ilgili birimlerde görevli öğretim elemanlarına döner sermayeden bir ayda ayrılacak payın tutarı, bunların bir ayda alacakları aylık (ek gösterge dahil), yan ödeme, ödenek (geliştirme ödeneği hariç) ve her türlü tazminat (makam, temsil ve görev tazminatı hariç) toplamının yüzde 200’ünü, diğer öğretim elemanları ile 657 sayılı Kanuna tâbi personel için ise yüzde 100'ünü geçemez. Bu oran; tıp ve diş hekimliği fakülteleri uygulama ve araştırma merkezlerinde (hastaneler dahil) görev yapan 657 sayılı Kanuna tâbi personelden başhemşire için yüzde 200, diğerleri için yüzde 150, işin ve hizmetin özelliği dikkate alınarak yoğun bakım, doğumhane, yeni doğan, süt çocuğu, yanık, diyaliz, ameliyathane, kemik iliği nakil ünitesi ve acil serviste çalışan sağlık personeli için yüzde 200 olarak uygulanabilir. Sözleşmeli personele yapılacak ödeme tutarı, sözleşmeli personelin çalıştığı birim ve bulunduğu pozisyon unvanı itibariyle aynı veya benzer unvanlı memur kadrosunda çalışan, hizmet yılı ve öğrenim durumu aynı olan emsali personel dikkate alınarak belirlenir. Emsali bulunmayan sözleşmeli personele yapılacak ödeme tutarı ise brüt sözleşme ücretlerinin yüzde 25’ini geçemez. Rektörler ve rektör yardımcıları, üniversite veya yüksek teknoloji enstitülerindeki döner sermaye gelirinin elde edildiği birimlerin birinden katkılarına bakılmaksızın bu maddedeki esaslara göre her ay pay alabilirler ve bunlara bir ayda ödenebilecek pay, bir ayda alacakları aylık (ek gösterge dahil), ödenek (geliştirme ödeneği hariç) ve her türlü tazminat (makam, temsil ve görev tazminatları hariç) toplamının iki katını geçemez. Öğretim üyelerine saat 14.00’ten sonra döner sermayeye yaptıkları doğrudan gelir getirici katkılarından dolayı ilave olarak, almakta oldukları aylık (ek gösterge dahil), ödenek (geliştirme ödeneği hariç) ve her türlü tazminat (makam, temsil ve görev tazminatları hariç) toplamının on katına kadar pay verilebilir. Rektör ve rektör yardımcıları ile bu kapsamdaki gelirin elde edildiği fakültelerin dekan ve dekan yardımcıları ile başhekim ve başhekim yardımcılarına doğrudan gelir getirici katkılarına bakılmaksızın bu kapsamda elde edilen gelirlerden karşılanmak üzere, bir ayda alacakları aylık (ek gösterge dahil), ödenek (geliştirme ödeneği hariç) ve her türlü tazminat (makam, temsil ve görev tazminatları hariç) toplamının yüzde 10’una (*24/07/2008 tarihli ve 5793 sayılı Kanunun 4’üncü maddesiyle yapılan değişiklikten önce dört katına) kadar ayrıca pay verilebilir. Bu fıkra uyarınca 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa tabi personele yapılan ödemeler, 4505 sayılı Sosyal Güvenlikle İlgili Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Temsil Tazminatı Ödenmesi Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin (c) fıkrası ile 631 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Mali ve Sosyal Haklarında Düzenlemeler ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 16 ncı maddesi hükümlerinin uygulanmasında dikkate alınmaz.”

Denilmek suretiyle yükseköğretim kurumları bünyesindeki döner sermaye birimlerinde görevli akademik ve idari personele ödenecek döner sermaye paylarına ilişkin esaslar açıklanmıştır.

17.09.2004 tarih ve 5234 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun Geçici 1’inci maddesinin 1’inci fıkrasında; Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelere bağlı olarak kurulmuş olup, 5018 sayılı Kanuna ekli (I) ve (II) sayılı cetvellerde yer alan idarelere bağlı döner sermayeli işletmelerin aylık gayrisafi hasılatından tahsil edilen tutarın % 15'inin genel bütçeye irat kaydedilmek üzere ilgili saymanlıklara yatırılacağı, aylık gayrisafî hasılattan irat kaydedilecek oranı döner sermayeler itibariyle % 1’e kadar indirmeye Maliye Bakanının yetkili olacağı (28.03.2007 tarih ve 5615 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 28’inci maddesi) belirtilmiştir. Maliye Bakanlığı tarafından 31.01.2008 tarihli onayı ile üniversite döner sermaye işletmelerinin aylık gayrisafi hasılatından genel bütçeye aktarılacak miktarlara esas olmak üzere tespit edilen % 15 olan hazine payı oranının 01.01.2008 tarihinden itibaren % 5 olarak uygulanması uygun bulunmuştur. Ayrıca, 17.09.2004 tarih ve 5234 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 2’nci maddesinde yer alan; “Üniversitelerde araştırma projelerinin finansmanında kullanılmak üzere, üniversite döner sermaye işletmelerinden öğretim üyelerinin doğrudan veya dolaylı katkısı olup olmadığına bakılmaksızın elde edilen her türlü gayrisafi hasılatın % 5'inden az olmamak kaydıyla, üniversite yönetim kurulunun belirleyeceği orandaki tutar, döner sermaye saymanınca tahsilatı takip eden ayın yirmisine kadar bütçe dairesi başkanlığı hesabına yatırılır.” hükmüne binaen bilimsel araştırma projeleri fon payına ilişkin oran da üniversite yönetim kurulu tarafından % 5 olarak belirlenmiştir.

Yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri gereği, döner sermaye birimi olarak Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinde görevli öğretim üyelerinin çalışma günleri saat 08.00-14.00 dışında kalan zaman aralığı ile tatil günleri tüm gün olmak üzere diğer bir deyişle mesai dışında döner sermayeye yaptıkları doğrudan gelir getirici katkılarından elde edilen;

Gayrisafi hasılatın en az % 35'inin o kuruluş veya birimin araç, gereç, araştırma ve diğer ihtiyaçlarına ayrılması,

Gayrisafi hasılatın % 5’inin hazine payı olarak genel bütçeye aktarılması,

Gayrisafi hasılatın (yönetim kurulunca belirlenen) % 5'inin bilimsel araştırma projelerinin finansmanında kullanılmak üzere bütçe dairesi başkanlığı (strateji geliştirme daire başkanlığı) hesabına yatırılması yasal bir zorunluluktur.

Bu durumda mevzuat hükümleri saat 14.00’ten sonra ve tatil günlerinde (mesai dışında) öğretim üyelerinin döner sermayeye yaptıkları doğrudan gelir getirici katkılarından oluşan toplam gelirin % 45’lik yasal kesintiden geriye kalan kısmı olan (en fazla) % 55’lik kısmının yalnızca doğrudan gelir getirici katkıları bulunan öğretim üyelerine on (10) kat ve doğrudan gelir getirici katkılarına bakılmaksızın yöneticilere (rektör ve rektör yardımcıları ile bu kapsamdaki gelirin elde edildiği fakültelerin dekan ve dekan yardımcıları ile başhekim ve başhekim yardımcılarına) % 10 (24/07/2008 tarihli ve 5793 sayılı Kanunun 4’üncü maddesiyle yapılan değişiklikten önce dört kat) sınırlaması dahilinde döner sermaye payı olarak ödenebilmesine izin vermektedir.

Yöneticilere (rektör ve rektör yardımcıları ile bu kapsamdaki gelirin elde edildiği fakültelerin dekan ve dekan yardımcıları ile başhekim ve başhekim yardımcılarına) yapılacak döner sermaye payı ödemesi için doğrudan gelir getirici katkıya dayanan toplam gelirden kaynak (fon) ayrılması ise; bu kişilere yapılacak ödemenin doğrudan gelir getirici katkı kapsamında elde edilen gelirlerden karşılanmasının zorunlu olması karşısında üniversite yönetimince belirlenmesi gereken bir husustur. Nitekim Ankara Üniversitesi yönetimince de % 5-8 oranında bir kaynak (fon) söz konusu yöneticilere (rektör ve rektör yardımcıları ile bu kapsamdaki gelirin elde edildiği fakültelerin dekan ve dekan yardımcıları ile başhekim ve başhekim yardımcılarına) yapılacak döner sermaye payı ödemesi için ayrılmıştır. Ancak bu kaynağın (fonun) ayrılmış olması bu kaynağın (fonun) tamamıyla yöneticiler (rektör ve rektör yardımcıları ile bu kapsamdaki gelirin elde edildiği fakültelerin dekan ve dekan yardımcıları ile başhekim ve başhekim yardımcıları) için döner sermaye payı ödenmesinde kullanılması gerektiği manasına gelmemektedir. Bu yasal sınır da yukarıda detaylı olarak belirtildiği gibi 24/07/2008 tarihli ve 5793 sayılı Kanunun 4’üncü maddesiyle değiştirilerek % 10’a indirilmiştir. Değişen bu hüküm karşısında hükmün yürürlükte kaldığı 24/07/2008-30/01/2011 tarihleri arasında bu yasal sınırın uygulanması gerekmekte olup üniversite döner sermaye yürütme kurulunun hiçbir şekilde kanunun emredici hükümlerine aykırı bir şekilde bu oranı artıracak şekilde karar alma ve bu kararı uygulama yetkisi bulunmamaktadır.

Bu minvalde, öğretim üyelerinin saat 14.00'ten sonra döner sermayeye doğrudan gelir getirici katkılarından elde edilen döner sermaye gelirlerinden, yasal kesintiler gerçekleştirildikten sonra kalan tutarın tamamının öğretim üyelerine dağıtabileceği, % 5-8'i oranında yapılan kesinti oluşturulan "döner sermaye fonu" da dağıtılabilecek olan meblağdan ayrıldığı için artık bir kamu kaynağı olarak nitelendirilmesinin de mümkün olmadığı, bir başka deyişle, işbu ilama konu ödemeler gerçekleştirilmeseydi bile, kamu kaynağında herhangi bir artıştan söz edilmesi mümkün olmayacağı gibi; gerçekleştirildiği için de kamu kaynağında herhangi eksilmeye sebebiyet verilmediği şeklindeki iddianın da gayrisafi hasılatın en az % 35'inin o kuruluş veya birimin araç, gereç, araştırma ve diğer ihtiyaçlarına ayrılması gerektiği diğer bir ifadeyle daha fazlasının da ayrılabileceği durumu karşısında hukuki bir temeli bulunmamaktadır.

Buna karşın, dilekçiler temyiz dilekçesinde tazmin hükmüne karşı yaptıkları itirazın temel dayanak noktası olarak söz konusu ödemenin; ilamda belirtildiği gibi 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 58’inci madde metninde öngörülen; “Rektör ve rektör yardımcıları ile bu kapsamdaki gelirin elde edildiği fakültelerin dekan ve dekan yardımcıları ile başhekim ve başhekim yardımcılarına doğrudan gelir getirici katkılarına bakılmaksızın bu kapsamda elde edilen gelirlerden karşılanmak üzere, bir ayda alacakları aylık (ek gösterge dahil), ödenek (geliştirme ödeneği hariç) ve her türlü tazminat (makam, temsil ve görev tazminatları hariç) toplamının yüzde 10’una kadar ayrıca pay verilebilir.” hükmü kapsamında yapılmadığını, adı geçen kişilerin, üniversitenin Tıp Fakültesi döner sermaye gelirlerinin artırılmasına yönelik olarak, araştırma ve uygulama hastanelerinin faaliyet alanındaki çalışmaların planlanması, tedavi hizmetinin en iyi şekilde sunulması, mesai dışında yapılacak çalışmaların kontrolü, hizmetlerin etkin ve verimli olarak yürütülmesini teminen araştırma ve geliştirmenin yapılması ve kurumsal gelişimin sürdürülebilirliği için gerekli organizasyon ve yönetim kademelerinde görev almalarından kaynaklanan mesai dışı doğrudan gelir getirici katkıları sebebiyle 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 58’inci madde metninde öngörülen; “Öğretim üyelerine saat 14.00’ten sonra döner sermayeye yaptıkları doğrudan gelir getirici katkılarından dolayı ilave olarak, almakta oldukları aylık (ek gösterge dahil), ödenek (geliştirme ödeneği hariç) ve her türlü tazminat (makam, temsil ve görev tazminatları hariç) toplamının on katına kadar pay verilebilir.” hükmü kapsamında; Üniversite Tıp Fakültesi Yönetim Kurulunun 07/01/2009 tarih ve 16380 sayılı kararı ile Döner Sermaye Yürütme Kuruluna/önerildiğini ve anılan Kurulun 23/01/2009 tarih ve 35 sayılı (02/02/2010 tarih ve 23 sayılı) kararında belirtilen oranlar doğrultusunda yapıldığını iddia etmişlerdir.

Bu bağlamda, dilekçe ekinde yer alan belgeleri [Doç. Dr. Murat TÖRÜNER, Prof. Dr. Atilla ARAL, Prof. Dr. Çetin ATASOY, Doç. Dr. Haydar GÖK, Doç. Dr. Sadık ERYILMAZ tarafından 2009 Yılında Bakılan Hasta ve Yapılan İşlemler Listeleri (sadece 2009)] göndermişler, ilama konu ödemelerin muhatabı öğretim üyelerinin, döner sermaye geliri getiren çalışmalara, planlama ve koordinasyonu sağlamak, hizmetin gerektiği gibi ve verimli gerçekleşmesi için gereken faaliyetleri yürütmek suretiyle yaptıkları ve kendilerince doğrudan katkı olarak nitelendirdikleri bu katkının yanında; hasta bakmak ve uzmanlık alanları dahilindeki çeşitli tıbbi operasyonları gerçekleştirmek suretiyle ayrıca doğrudan katkıda bulunduklarının da sabit olduğunu, bu nedenlerle, ödemelerin muhatabı öğretim üyelerinin bu şartı da sağladıklarını dile getirmişlerdir.

Ancak, gerek 2547 sayılı Kanunun 58’inci maddesinde saat 14.00’ten önce (mesai içinde) yapılan (genel döner sermaye işlemleri olarak adlandırılan) işlemlerde sadece “katkı” ibaresine yer verilirken saat 14.00’ten sonra ve tatil günlerinde (mesai dışında) yapılan işlemlerde “doğrudan katkı” ibaresine yer verilmesi, gerekse 09/07/2005 gün ve 25870 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yükseköğretim Kanunu ve Yükseköğretim Personel Kanunu Genel Tebliği (Seri No: 18)’nde doğrudan katkıdan ne anlaşılması gerektiğinin belirtilmesi kanun koyucunun öğretim üyesi katkısında dolaylı-doğrudan katkı ayrımına gittiğini açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Dilekçilerin iddia ettiği 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 58’inci maddesi gereğince öğretim üyelerine döner sermaye payı hesabına esas maaş matrahlarının on (10) katı oranında döner sermaye payı verilmesi hususu ise öğretim üyelerinin doğrudan gelir getirici katkılarına bağlanmıştır. Dolayısıyla, ilamda adı geçen yöneticilerin (rektör ve rektör yardımcıları ile bu kapsamdaki gelirin elde edildiği fakültelerin dekan ve dekan yardımcıları ile başhekim ve başhekim yardımcılarının) asli görevi niteliğindeki fakülte faaliyet alanındaki çalışmaların planlanması, kontrolü, belgelerin toplanması, gerekli araştırma ve geliştirmenin yapılması, etkin ve verimli olmasının sağlanılması, ileriye dönük strateji geliştirilmesi, sağlık hizmetlerinin koordine edilmesi, kalite çalışmalarının yürütülmesi, mesai dışında yapılacak çalışmaların verimli olmasının planlanması ve hizmetlerde sürekliliğin temin edilmesi gibi katkılarının hizmet gelirlerini artıran doğrudan gelir getirici katkılar olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. İlamda da belirtildiği üzere doğrudan gelir getirici katkıdan kasıt öğretim üyelerinin saat 14.00’dan sonra ve tatil günlerinde (mesai dışında) ameliyat, bilimsel araştırma, proje vb. döner sermaye biriminin satış gelirlerini doğrudan etkileyen çalışmalarda bizzat yer almış olmalarıdır. Kaldı ki doğrudan katkıdan ne anlaşılması gerektiği Yükseköğretim Kanunu ve Yükseköğretim Personel Kanunu Genel Tebliği (Seri No: 18)’nin 6’ncı maddesinde; “Doğrudan katkıdan; resmi çalışma günlerinde saat 08:00-14:00 arasındaki zaman dilimi dışındaki zamanlarda ve tatil günlerinde, öğretim üyesinin hizmet süresince bilfiil yer alarak mal ve hizmet oluşumunda birebir bulunması ile döner sermaye gelirlerine sağladıkları katkının anlaşılması gerekmektedir. Hangi işlemlerin doğrudan gelir getireceği katkı kapsamında değerlendirileceği, belirtilen koşulların bulunması ve genel iş akışı içerisinde gerçekleştirilen mal ve hizmet üretimlerini içermemesi Üniversite Yönetim Kurullarının yetki ve sorumluluğundadır.” ifadeleriyle tereddüte yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulmuştur. Dilekçilerin iddia ettiği şekilde yönetim-planlama-koordinasyon faaliyetlerin doğrudan gelir getirici faaliyetler kapsamında değerlendirilmesi ise hem Kanun ve Tebliğ lafzına uymamakta; hem de kanun koyucunun dolaylı-doğrudan katkı ayrımına ilişkin iradesini ortadan kaldırmaktadır.

Dolayısıyla Yürütme Kurulu Kararında geçen katkıların ancak dolaylı birer katkı olarak nitelendirilmesi gerekmektedir ki bu katkının karşılığı da yine 2547 sayılı Kanunun 58’inci maddesi ile yasal güvence altına alınmıştır. Şöyle ki; bu katkıların saat 14.00’ten önce (mesai içinde) ve genel döner sermaye işlemlerini ilgilendirenleri karşılığında söz konusu yöneticilerden döner sermaye gelirinin elde edildiği fakültelerin dekan ve dekan yardımcıları ile başhekim ve başhekim yardımcılarına yaptıkları katkının dolaylı ya da doğrudan olduğuna bakılmaksızın Kanunda geçen; “Öğretim üyeleri ile Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca kabul edilen sağlık, teknik ve sanatla ilgili birimlerde görevli öğretim elemanlarına döner sermayeden bir ayda ayrılacak payın tutarı, bunların bir ayda alacakları aylık (ek gösterge dahil), yan ödeme, ödenek (geliştirme ödeneği hariç) ve her türlü tazminat (makam, temsil ve görev tazminatı hariç) toplamının yüzde 200’ünü, … geçemez.” hükmü gereğince döner sermaye payı hesabına esas maaş matrahlarının % 200’ü (iki katı), rektör ve rektör yardımcılarına ise bu ödemeye ilaveten Kanunda geçen; “Rektörler ve rektör yardımcıları, üniversite veya yüksek teknoloji enstitülerindeki döner sermaye gelirinin elde edildiği birimlerin birinden katkılarına bakılmaksızın bu maddedeki esaslara göre her ay pay alabilirler ve bunlara bir ayda ödenebilecek pay, bir ayda alacakları aylık (ek gösterge dahil), ödenek (geliştirme ödeneği hariç) ve her türlü tazminat (makam, temsil ve görev tazminatları hariç) toplamının iki katını geçemez.” hükmü gereğince katkılarına dahi bakılmaksızın döner sermaye payı hesabına esas maaş matrahlarının iki katı (% 200’ü) daha döner sermaye payı ödenebilmesi imkanı sağlanmıştır. Bu katkıların saat 14.00’ten sonra ve tatil günlerinde (mesai dışında) olanları karşılığında ise kanun koyucu tarafından İdarecilerin (rektör ve rektör yardımcıları ile bu kapsamdaki gelirin elde edildiği fakültelerin dekan ve dekan yardımcıları ile başhekim ve başhekim yardımcılarının) üst düzey sorumluluğu gözetilerek doğrudan gelir getirici katkılarına bakılmaksızın sırf yöneticilik (idarecilik) görevleri nedeniyle belli bir tutarda döner sermaye payı alabilmeleri hüküm altına alınarak yukarıda da belirtildiği üzere kendilerine döner sermaye payı hesabına esas maaş matrahlarının ancak % 10’una kadar ayrıca döner sermaye payı ödenebilmesi imkanı sağlanmıştır.

Buraya kadar yapılan açıklamalar karşısında Ankara Üniversitesi’nde görevli rektör ve rektör yardımcıları ile döner sermaye gelirinin elde edildiği fakültelerin dekan ve dekan yardımcıları ile başhekim ve başhekim yardımcılarına yöneticilik (idarecilik) faaliyetleri dolayısıyla kanun hükümlerindeki değişiklikten önceki oranlar üzerinden ödeme yapılması mevzuata aykırılık teşkil etmekle beraber sorumlu Murat TÖRÜNER’in avukatı vasıtasıyla ibraz ettiği dilekçesinde belirttiği ve duruşma sırasında tekrar ettiği bir konu hakkında tereddüt hasıl olmuştur. Sorumlu Murat TÖRÜNER dilekçe ekinde gönderilen Bakılan Hasta ve Yapılan İşlemler Listelerinden açıkça görüleceği üzere ilama konu kişilerin ilamın işaret ettiği şekilde doğrudan gelir getirici katkılarının da bulunduğunu, ancak bu kişilere mesai içi katkıları ve hasta bakımına dayalı doğrudan gelir getirici katkıları nedeniyle yaptıkları faaliyetlerden dolayı herhangi bir ödemenin yapılmadığını, sırf ilamda bahsi geçen ödemeden yararlandıklarını ifade etmiş olup bu durum çeşitli döner sermaye katkı payı ödemelerinin (mesai içi katkı payı ödemeleri, mesai dışı hasta bakımında dayalı doğrudan katkı payı ödemeleri ve yöneticilik faaliyetlerinden kaynaklanan katkı payı ödemeleri) farklı ödeme emri belgeleriyle bir bordroda toplandığı gerçeğini ortaya çıkarmaktadır. Bu durumda, mevcut belgelerle ilama konu edilen öğretim üyelerinin mesai içi katkıları ve Kanundaki 10 kat sınırlaması dahilinde hasta bakımına dayalı faaliyetleri dolayısıyla döner sermaye katkı payı alıp almadıklarının tespiti mümkün olmamaktadır. Bu nedenle, kamu zararı oluşup oluşmadığı, ancak bu belgelerin (mesai içi katkı payı ödemelerini ve mesai dışı hasta bakımında dayalı doğrudan katkı payı ödemelerini gösteren ödeme emri belgeleri) değerlendirilmesi ve yapılacak mukayese sonucunda ortaya çıkabilecektir. İlamda adı geçen kişilerin mesai içi katkı payı ödemelerine ve hasta bakımına dayalı doğrudan katkı payı ödemelerine ilişkin ödeme emri belgelerinde isimleri yer alıyor ve Kanundaki sınırlamalar dahilinde döner sermaye katkı payı ödemesi aldıkları ispat edilebiliyor ise ilamda belirtildiği şekliyle yöneticilik (idarecilik) faaliyetleri dolayısıyla Kanundaki % 10 sınırlamasından fazla ödeme alamayacaklarından; yani kamu zararından, söz edilebilecek aksi takdirde söz edilemeyecektir.

Bu itibarla, konunun esası yönüyle söz konusu ödeme emri belgelerinin detaylı incelemesi ve mukayesesi yapılmadan tazmin hükmü kurulmasında da hukuki isabet bulunmamaktadır.

Tüm bu açıklamalar çerçevesinde, karar düzeltme talebinin kabul edilerek 01.10.2013 tarih ve 37678 tutanak sayılı/21863 ilam sayılı TEMYİZ KURULU KARARININ DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLDUĞUNA ve 1328 sayılı ek ilamın 1. maddesiyle verilen 983.920,67 TL tutarındaki tazmin hükmünün hem sorumluluk hem konunun esası yönünden BOZULMASINA ve yukarıda belirtilen hususların tekrar değerlendirilmesini teminen yeniden hüküm tesisi için dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE;

Karar verildiği 03.03.2015 tarih ve 40090 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:57:11

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim