Sayıştay 8. Dairesi 38187 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

38187

Karar Tarihi

11 Kasım 2014

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2000

  • Daire: 8

  • Dosya No: 38187

  • Tutanak No: 39661

  • Tutanak Tarihi: 11.11.2014

  • Konu:

KARAR

Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü:

2291 sayılı Ek İlam ile, Belediye Meclisinin olağan ve olağanüstü toplantı gün sayısı toplamından fazla sayıda huzur ücreti ödenmesi nedeniyle verilen 31.351,50-TL tutarındaki tazmin hükmünün 5.292,00-TL’sinin deruhte-i mesuliyet veren Doğan Taşdelen’e münferiden, 5.041,50-TL’sinin Sayman İlker Kocaman ile Tahakkuk Memuru Sahriye Sefer’e, 3.091,50-TL’sinin Sayman Gülsemin Kurt ile Tahakkuk Memuru Bilgin Alptekin’e, Arta kalan 17.926,50-TL’sinin ise Sayman İlker Kocaman ile Tahakkuk Memuru Bilgin Alptekin’e müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine ve tazmin hükmünün bu yönde değiştirilmesine karar verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde, sorumlulukla ilgili olarak özetle; Devlet Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin 10. maddesinde hangi belgelerin verile emrine kanıtlayıcı belge olarak bağlanacağının belirtildiğini ve saymanlıkça ödeme yaparken bu belgelerin mevcudiyeti aranarak mevcut belgelere göre ödeme yapıldığını;

Hesap İşleri Müdürlüğünün Belediye Meclislerinin veya ihtisas komisyonlarının toplantılarının ne zaman, hangi gündemle ve ne amaçla yapıldığını bilmesine imkan olmadığını belirterek sorumluluğunun kaldırılmasını talep etmiştir.

Konunun esası ile ilgili olarak özetle; ihtisas komisyonlarının kendi görev alanları ile ilgili konularda muhtelif çalışmalar ve toplantılar yaptıklarını; komisyon üyelerinin bu göreve bir yıllığına seçildiğini ve çalışmalarını da yıl esasına göre yürüttüklerini; dolayısıyla komisyonlarda görev yapan meclis üyelerine ödemeler yapılırken bu hususun göz önüne alınması gerektiğini; meclisin olağan ve olağanüstü toplantı sayısına göre değil, toplantı süresinin esas alınması gerektiğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Başsavcılık karşılama yazısında; “Ankara Çankaya Belediyesi Saymanlığı 1997 yılı hesabının 8’inci Dairece yargılanması sonucunda düzenlenen 02.10.2012 tarih ve 2291 nolu ek ilam hükmünü (1408 nolu asıl ilamın 2’nci maddesi) sayman sıfatıyla temyiz eden Gülsemin KURT’un ilgi yazı ekinde gönderilen dilekçesi ve ekleri incelendi.

İlgili, dilekçesinde özetle; tazmin tutarının varsayımsal bir yaklaşımla tespit edildiğini, ilamda fazla ödemenin hesaplama şeklini gösterir bir hesap tablosunun bulunmadığını ve dilekçe ekinde yer alan Daire ve Temyiz Kurulu Kararlarını emsal göstermek suretiyle de, tazmine konu olan ödemenin mevzuata uygun olduğunu, ayrıca puantaj esasına dayalı olarak yapılan huzur hakkı ödemelerinden sayman sıfatıyla sorumlu tutulmaması gerektiğini ileri sürmekte ve tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.

Kamu zararının hesaplama şekli gerek 1408 nolu asıl ilamda, gerekse Temyiz Kurulunun bozma kararı üzerine Dairesince düzenlenen 1881 nolu ek ilamda ayrıntılı bir şekilde yer almaktadır.

Mülga 1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanununun 13’üncü maddesinde saymanların düzenledikleri belgenin doğruluğundan ve işlemin kanunlara uygunluğundan sorumlu oldukları hükme bağlanmak suretiyle, sorumluluk hali olarak “belgelerin doğruluğu” ve “kanunlara uygunluğu” ön şart olarak belirtilmiştir. Bu noktada 13’üncü maddenin 81’inci madde ile de ile de irtibatının kurulması gerekmektedir. Anılan madde, saymanın verile emri üzerinde yapacağı incelemeye ilişkin olup, maddede geçen “belgelerin doğruluğu” şartını, belirtilen madde ile birlikte mütalaa ettiğimizde, belgelerin tamam olması yanında maddi hata ve hüviyet; “kanunlara uygunluk” şartını da kanun tüzük ve kararlara uygunluk şartına ilave olarak ödenek, tertip ve kadro gibi genel anlamda “mevzuat” terimi içinde yer alan düzenleyici metinlere uygunluk olarak anlamak gerekmektedir.

Bu yönüyle sayman Gülsemin KURT’un, meclis ihtisas komisyonu üyelerine yapılan huzur hakkı ücreti ödemelerinin mevzuata uygun olmasından dolayı, sorumlu tutulması gerektiği değerlendirilmektedir. Dilekçede, benzer olaya ilişkin 21.05.1991 tarihli ve 22494 tutanak numaralı Temyiz Kurulu Kararında saymanın sorumluluğunun kaldırıldığı ifade edilmekte ise de, anılan karar da oy çokluğu ile saymanın sorumluluğunun devamı yönünde karar verilmiştir.

Diğer taraftan konunun esasına ilişkin olarak, yapılan ödemenin mevzuata uygun olduğu ileri sürülmekte ve buna gerekçe olarak Temyiz Kurulunun bozma kararları emsal gösterilmekte ise de; 8. Daire tarafından verilen 39.850,50 TL lik tazmin hükmü, fazla ödemenin olağan ve olağanüstü toplantı gün sayısı üzerinden değil, toplantı tarih aralıkları esas alınarak bunlar dışında kalan toplantılar üzerinden hesaplanması gerektiği gerekçesiyle Temyiz Kurulu tarafından bozulması üzerine, Dairesince yeniden yargılanmış ve 20.01.2004 tarih ve 1881 sayılı ek ilam ile 8.449,00 TL için denecek kalmadığından 31.351,50 TL nin sorumlularına ödettirilmesine karar verilmiştir.

Dolayısıyla esasa ilişkin olarak ileri sürülen hususlar, temyiz kurulunun kararı üzerine Dairesince yeniden değerlendirilmiş ve ilama bağlanmış olduğundan talebin reddedilerek, Daire Kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.” Denilmiştir.

Saymanın tanımı 1050 sayılı Kanunun 9. maddesinde yapılmış; görev ve sorumluluklarına ilişkin hükümlere ise, aynı Kanunun 13, 14, 22 ve 81. maddeleri ve Belediye Bütçe Muhasebe Usulü Tüzüğünün 42. maddesinde yer verilmiştir.

1050 sayılı Kanunun 13. maddesine göre, saymanlar düzenledikleri belgelerin doğruluğundan ve kanunlara uygunluğundan; 14. maddesine göre, aldıkları ve elden çıkardıkları nakit ve mallardan ve görevlerine ilişkin her türlü işlemlerden sorumludurlar. Saymanın ödeme belgesi üzerinde yaptırmak zorunda olduğu incelemenin kapsamı ise 81. maddede açıklanmıştır.

Saymana, 1050 sayılı Kanun çerçevesinde genel bir sorumluluk yüklenmiş olup; 1050 sayılı Kanunun yukarıda sayılan hükümlerine göre sayman, hazırlanmasında, düzenlenmesinde katkıları olmasa da, ödemeye esas olan belgelerin doğruluğundan, kanun, tüzük ve kararlara uygunluğundan sorumludur.

Bu itibarla, dilekçinin sorumluluk itirazına ilişkin talebinin REDDİNE karar verilerek konunun esasının görüşülmesine, Oybirliği ile karar verildi.

1580 sayılı Belediye Kanunu’nun “Meclisin Adi ve Olağanüstü Toplantısı” başlıklı 54. maddesinde; “Meclisin Adi Toplantısı Ekim, Şubat ve Haziran ayları başlarında olmak üzere yılda üç defadır.

Bütçe görüşmesine rastlayan toplantı süresi en çok 30 gün olup diğer toplantıların süresi en çok 15 gündür. Bu sürelerden önce iş bitmezse Vali 15 günü aşmamak üzere görüşme sürelerini uzatarak sebeplerini İçişleri Bakanlığına bildirir. Önemli ve acele bir iş çıkarsa Belediye Başkanının çağrısı üzerine meclisler olağanüstü toplanırlar. Olağanüstü toplantılarda çağrıyı gerektiren konudan başka bir iş görüşülemez.” hükmü yer almaktadır.

Aynı Kanununun Belediye Meclis Üyelerine huzur hakkı verilmesi ile ilgili 156. maddesinin uygulanmasına ilişkin Esasların 1. maddesinde, 1580 sayılı Belediye Kanunu’nun nüfusu 70 binden yukarı belediyelerde, lüzum görüldüğü takdirde meclis üyelerine huzur hakkı verilmesine ve bu huzur hakkının miktarını tayin eden meclis kararlarının İçişleri Bakanlığı’nın tasvibi ile kesinleşmesine ilişkin 156. maddesinin uygulanmasının bu esaslara göre yürütüleceği belirtilmiş; 2. maddesinde de, nüfusu 70 binden yukarı belediyelerde, belediye meclislerince lüzum görülmek şartıyla, üyelere meclisin olağan ve olağanüstü toplantıları sırasında katıldıkları oturumlar için gün hesabı ile huzur hakkı verileceği, bu olağanüstü toplantılar sırasında Belediye Kanunu’nun 62 ve 63. maddeleri uyarınca kurulacak encümenlerde görevlendirilecek üyelere de meclisin toplantı süresini aşmamak kaydıyla huzur hakkı ödenebileceği ifade edilmiştir.

Buna göre, meclis üyelerine ancak Ekim, Şubat ve Haziran aylarında yapılan olağan toplantılar ile, yukarıda belirtilen şartlar dahilinde yapıldığı taktirde olağanüstü toplantılar için huzur hakkı ödenmesi mümkün bulunmaktadır.

Bununla birlikte, İçişleri Bakanlığının “Belediye Meclislerinin toplantıları ve meclis üyelerinin huzur hakları” konulu 29.01.1993 tarihli Genelgesinde de; komisyon çalışma sürelerinin meclis olağan ve olağanüstü toplantı süresi ile sınırlı olduğu ve hiçbir şekilde bu sürenin dışına çıkılamayacağı; belediye meclis üyelerine huzur haklarının meclislerin olağan ve olağanüstü toplantı süreleri ile sınırlı olmak üzere sadece toplantı yapılan günler için ve ancak bu toplantılara katılan üyelere verilmesi gerektiği; ayrıca bir gün içinde hem komisyon hem de meclis ve hem de encümen toplantısı gerçekleşmiş ise, sadece bir toplantı için ödeme yapılabileceği şeklinde açıklamada bulunulmuştur.

Yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri gereği, ihtisas komisyonlarına katılan meclis üyelerine huzur hakkı ödenebilmesi için bu komisyonların meclis olağan ve olağanüstü toplantı süresinin içinde olması gerekmektedir. Örneğin meclisin bütçe görüşmeleri ekim toplantısında yapılmakta ve bu toplantının süresi yasa gereği 30 günle sınırlı bulunmaktadır. Ama 30 gününün tamamında meclisin toplantı yapması şart olmayıp, bu süre içinde komisyon toplantısı yapılmış ise, bu toplantıya katılan meclis üyelerine huzur hakkı ödenecek, yasal bir süre uzatımı alınmamış ise, 30 günlük sürenin bitiminden sonra yapılan komisyon toplantılarına katılan meclis üyelerine huzur hakkı ödenemeyecektir.

Dilekçi dilekçe ekindeki Temyiz Kurulu Kararlarında komisyon üyelerinin fiilen toplantı yaptıkları günlerin tamamında huzur ücreti ödenmesi gerektiğine karar verdiğini belirtmişse de, sözkonusu Temyiz Kurulu Kararlarının incelenmesinde, ihtisas komisyonu üyelerine meclisin olağan ve olağanüstü toplantı sayılarının değil, toplantı tarih aralıklarının esas alınarak yalnızca olağan ve olağanüstü toplantı tarihleri ile sınırlı olmak şartıyla ödeme yapılmasına karar verdiği anlaşıldığından dilekçinin bu yöndeki iddiasının geçerliliği bulunmamaktadır.

Bu itibarla, dilekçi iddialarının reddedilerek 2291 sayılı Ek İlam’ın 1. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

Karar verildiği 11.11.2014 tarih ve 39661 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:57:11

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim