Sayıştay 8. Dairesi 38114 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8
Sayıştay Kararı
38114
5 Kasım 2013
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2009
-
Daire: 8
-
Dosya No: 38114
-
Tutanak No: 37830
-
Tutanak Tarihi: 05.11.2013
-
Konu:
KARAR
Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten ve duruşmada hazır bulunan murafaacılar ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamaları dinlendikten sonra gereği görüşüldü:
- 1319 sayılı ilamın 1.maddesi ile; Osmaniye İl Özel İdaresince 2009 yılı içerisinde 1, 2 ve 3. derece yönetici kadrolarında bulunan memurlara fazla çalışma ücreti ödenmesi nedeniyle 10.799,35 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle; 13.03.1975 tarih ve 15176 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Fazla Çalışmanın Uygulama Esaslarını Gösterir Yönetmeliğin "Fazla Çalışmanın Ücretle Karşılanması" başlıklı 8. maddesinde;
"1, 2 ve 3. derece yönetici kadrolarında bulunanlara fazla çalışma ücreti ödenmez." ifadesine aykırı olarak ilamın ilgili madde hükümlerinde belirtilen "fazla mesai ödemek" suretiyle "Kamu Zararı" oluşturulduğu gerekçesiyle, Kamu Zararı Hesap Tablosunda ayrıntıları gösterilen toplam 10.799,40 TL tutarındaki tazmin kararının 832 sayılı Sayıştay Kanunu'nun 67 ve 68/a maddeleri, 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 10. 11. ve 18. maddeleri, 5018 sayılı Kamu Mah Yönetimi Ve Kontrol Kanunu'nun 11. maddesi, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'nun 13. maddesi, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 3., 25., 29., 30., 35., 36. maddeleri çerçevesinde temyiz ettiğini,
Ödeme emri belgeleri ekindeki Fazla Mesai puantajları incelendiğinde, Osmaniye İl Özel İdaresinde görev yapan Müdür ve Müdür Vekillerinden bazılarına yapılan fazla mesai ödemelerinin 13.03.1975 Tarih ve 15176 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Fazla Çalışmanın Uygulama Esaslarını Gösterir Yönetmeliğin "Fazla Çalışmanın Ücretle Karşılanması" başlıklı 8. maddesinde; "1, 2 ve 3. derece yönetici kadrolarında bulunanlara fazla çalışma ücreti ödenmez." ifadesine aykırı bulunarak Kamu zararı oluşturulduğuna hükmedilirken (Ahmet ARSLAN, İ.Halil KAYA, Mehmet KARİP, Hüseyin DİDİN, Abdullah ALTUNCU); aynı puantajlarda kayıtlı aynı görevleri yapan bazı personellere yapılan fazla çalışma ücreti ödemesinin hüküm dışında bırakıldığını (örneğin, Abdullah ÇOLAK, Mesut OVALI, Ahmet BÜLBÜL),
İlam hükmünün, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın, Kanun önünde eşitlik başlıklı 10. maddesine de aykırı olduğunu,
Fazla Mesai karşılığında yapılan ödemelerin, Valilik Makamının OLUR emri ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 35. maddesinde ifade edilen, "Genel sekreter, il özel idaresi hizmetlerini vali adına ve onun emirleri yönünde, mevzuat hükümlerine, il genel meclisi ve il encümeni kararlarına, il özel idaresinin amaç ve politikalarına, stratejik plan ve yıllık çalışma programına göre düzenler ve yürütür. Bu amaçla il özel idaresi kuruluşlarına gereken emirleri verir ve bunların uygulanmasını gözetir ve sağlar."hükmüne uygun olarak yapıldığını,
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın, Zorla çalıştırma yasağı başlıklı 18. maddesinde: "Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır". hükmü bulunduğunu, bu durumda, amirin emri ile yapılan bir çalışmanın karşılığının ödenmesi gerektiğini,
Yine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın, Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü başlıklı 11. maddesinde: "Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır.
Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz." hükmü bulunduğunu, buna göre, 13.03.1975 tarih ve 15176 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Fazla Çalışmanın Uygulama Esaslarını Gösterir Yönetmeliğin ve bu Yönetmeliğin hazırlanmasına esas teşkil eden 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun değişik 178. maddesi hükümlerinin, Anayasası'nın, Zorla çalıştırma yasağı başlıklı 18. maddesi hükmüne aykırı olamayacağının görüleceğini,
5442 sayılı İl İdaresi Kanununun; İl Memurlarının Tayin Usulü başlıklı 6. maddesinde:
"Valiler, İçişleri Bakanlığının inhası, Bakanlar Kurulunun kararı ve Cumhurbaşkanının tasdiki ile tayin olunurlar. Vali tayininde 3656 sayılı kanun hükümleri cari değildir.",
Valilerin Teftiş Ve Denetleme Yetkileri başlıklı 13. maddesinde:
"Vali, (Dördüncü maddenin son fıkrasında belirtilen adli ve askeri daireler hariç) Bakanlıklar ve tüzelkişiliği haiz genel müdürlüklerin ile teşkilatında çalışan bütün memur ve müstahdemlerinin en büyük amiridir.Bu sıfatla:
A)Memur ve müstahdemlerin çalışmalarına nezaret eder.
B)Teşkilatın işlemesini denetler.",
10.06.2007 tarih ve 26548 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe İl Özel İdareleri Norm Kadro İlke Ve Standartlarına Dair Yönetmeliğin Amaç başlıklı 1. maddesinde:
"Bu Yönetmeliğin amacı; kamu kaynaklarının etkili ve verimli kullanılması, yerel hizmetlerin dengeli dağılımının temin edilmesi, il özel idareleri tarafından sunulan hizmetlerde kalitenin artırılması, ihtiyaç duyulan nitelik, unvan ve sayıda personel istihdamının sağlanmasıdır.",
5018 sayılı Kamu Malı Yönetimi Ve Kontrol Kanunu'nun Üst Yöneticiler başlıklı 11. maddesinde;
"Bakanlıklarda müsteşar, diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Ancak, Milli Savunma Bakanlığı'nda üst yönetici Bakandır.",
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun:Tanımlar başlıklı 3. maddesinin b fıkrasında: "İl özel idaresinin organları: İl genel meclisini, il encümenini ve valiyi, ifade eder.",
Vali başlıklı 29. maddesinde: "Vali, il özel idaresinin başı ve tüzel kişiliğinin temsilcisidir."
Norm kadro ve personel istihdamı başlıklı 36. maddesinde: " Norm kadro ilke ve standartları İçişleri Bakanlığı ve Devlet Personel Başkanlığı tarafından müştereken belirlenir.
Bu ilke ve standartlar çerçevesinde norm kadro çalışmasını il özel idaresi yapar veya yaptırır.
İl özel idaresi personeli, vali tarafından atanır ve ilk toplantıda il genel meclisinin bilgisine sunulur." denildiğini,
Valinin, İldeki bütün kamu kuruluşları üzerinde vesayet ve denetim yetkisine sahip olduğunu, İl özel idarelerinde ise; Üst yönetici olduğunu,
İl Özel İdaresinin üç organından birisi olarak İl özel idaresinin başı ve tüzel kişiliğinin temsilcisi olduğunu,
Diğer kamu kurumları üzerindeki genel denetim yetkisi dışında, il özel idaresinin başı olma sıfatıyla doğrudan çalışma plan ve programlarını, bütçesini hazırlama gibi iş ve işlemlerini yürütme ve karar organı olan il genel meclisinin kararlarına uygun olarak uygulama görevleri bulunduğunu, bu durumun, valinin il özel idaresinde yönetici olması sonucunu doğurduğunu,
Valinin atanmasının, İl Özel İdareleri Norm Kadro İlke Ve Standartlarına Dair Yönetmeliğe göre değil, farklı bir prosedüre göre yapıldığını,
Bu nedenle, "il özel idareleri tarafından sunulan hizmetlerde kalitenin artırılması, ihtiyaç duyulan nitelik, unvan ve sayıda personel istihdamının sağlanmasını amaçlayan bu yönetmelik ekindeki, Osmaniye İli'nin de içinde olduğu B-5 grubu illerin norm kadrosunu gösteren listede vali unvanının yer almaması, valinin il özel idaresinde 1. derecede yönetici olmadığı sonucunu doğurmayacağını,
Özel idare teşkilatı tanımlanırken, "İl özel idaresi teşkilatı; genel sekreterlik, mali işler, sağlık, tarım, imar, insan kaynakları, hukuk işleri birimlerinden oluşur." denildiğinden, genel sekreterliğin bir birim olarak kabul edildiğini, Bu kabulden dolayı da "İl encümeni valinin başkanlığında, il genel meclisinin her yıl kendi üyeleri arasından bir yıl için gizli oyla seçeceği beş üye ile biri mali hizmetler birim amiri olmak üzere valinin her yıl birim amirleri arasından seçeceği beş üyeden oluşur." hükmü gereğince, genel sekreterin encümen üyesi olarak görevlendirilebildiğini,
Buradan da, söz konusu ilam hükmünde belirtildiği gibi, Osmaniye İl özel İdaresinde, 1, 2 ve 3. derece yönetici kadrolarında bulunanların sıralamasının genel sekreter, genel sekreter yardımcısı, müdür şeklinde olmayıp; vali, genel sekreter, genel sekreter yardımcısı şeklinde olması gerektiği sonucunun çıktığını,
Yukarıda izah edildiği şekilde, başta İl Özel İdaresi Kanunu olmak üzere ilgili mevzuat hükümlerinin valinin Osmaniye İl özel İdaresinin 1. derece yöneticisi olduğunu gösterdiğini, dolayısıyla müdür unvanlı personele yapılan fazla çalışma ücretinin de kamu zararı tablosundan çıkarılması gerektiğini belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Savcılık; “Fazla Çalışmanın Uygulama Esaslarını Gösterir Yönetmelikte, hiyerarşik bir sıralamadan bahsedilmemektedir.Anılan yönetmelikte, “Ancak 1,2 ve 3.derece yönetici kadrolarında bulunanlara fazla çalışma ücreti ödenmez.” denilmek suretiyle kadro derecesi 1,2 ve 3 olan yöneticilerin fazla çalışma ücreti alamayacağı hükme bağlandığından 1,2 ve 3. dereceli kadrolarda genel sekreter, genel sekreter yardımcısı ve müdürlük görevlerinde bulunan personele fazla çalışma ücreti ödenmesi mümkün görülmemektedir.
Öte yandan dilekçe ekinde yer alan temmuz, ekim ve aralık 2009 aylarına ilişkin mesai bordrolarının tetkikinden müdür kadrosunda bulunan Abdullah Çolak, Mesut Ovalı ve Ahmet Bülbül’ün, isimleri bordroda yer almasına rağmen anılan personele yapılan ödemelerin kamu zararı tablosunda yer almadığı anlaşılmıştır.
Bu nedenle hükmün bozularak kamu zararının yeniden hesaplanması amacıyla dosyanın Dairesine gönderilmesine karar verilmesi,” şeklinde görüş bildirmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Deyimler” başlıklı 147. maddesinde fazla çalışma ücreti; “Kurumların, bu Kanunun 178. maddesinde yazılı esaslar çerçevesinde normal çalışma saatleri dışında çalıştırdıkları memurlara, fazla çalışma saati itibariyle ödenen para,..” olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanun’un “Fazla Çalışma Ücreti” başlıklı 178. maddesinde;
“A) 99 ve 100 üncü maddeler hükümleri uyarınca tespit olunan günlük çalışma saatleri dışında;
a) Salgın hastalık ve tabii afetler gibi olağanüstü hallerin olması (Bu hallerin devamı süresince),
b) Fabrika, atelye, şantiye, işletme gibi yerlerde İş Kanununa tabi olarak işçi çalıştıran kurumlarca hizmetin gereği olarak işçi ile birlikte çalışma saatleri ve günü dışında çalışmanın zorunlu bulunması,
hallerine münhasır olmak üzere, yapılan fazla çalışmalar ücretle karşılanır.
Yukarıda sayılan hallerde yaptırılacak fazla çalışmanın süresi ve saat başına ödenecek ücret Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenir.” denilmiştir.
13.3.1975 tarih ve 15176 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan Fazla Çalışmanın Uygulama Esaslarını Gösterir Yönetmeliğin “Fazla Çalışmanın Ücretle Karşılanması” başlıklı 8. maddesinde;
“1, 2 ve 3. derece yönetici kadrolarında bulunanlara fazla çalışma ücreti ödenmez.” ifadesine yer verilmiştir.
İlama konu olayda 1, 2 ve 3. derece kadrolarda müdür, genel sekreter, genel sekreter yardımcısı görevlerinde bulunan personele fazla çalışma ücreti ödenmiştir.
Yapılan ödemeler, Fazla Çalışmanın Uygulama Esaslarını Gösterir Yönetmeliğin yukarıda yer alan hükmü çerçevesinde mevzuata aykırıdır.
Dilekçede Fazla Çalışmanın Uygulama Esaslarını Gösterir Yönetmeliğin 8. maddesi son fıkrasında yer alan 1, 2 ve 3. derece yönetici kadroları ifadesinden yöneticinin derece kademesinin değil, hiyerarşik açıdan 1, 2 ve 3. derece yöneticilerin anlaşılması gerektiğini, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunun 29. maddesi hükmü gereğince illerde birinci derece yöneticinin Vali olduğunu, ayrıca İl Özel İdareleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına Dair Yönetmeliğin ekinde yer alan ve bu listede B-5 grubu içinde gösterilen Osmaniye İl Özel İdaresinin yapılanması için tahsis edilen kadrolarda genel sekreterin ikinci derece yönetici ve genel sekreter yardımcısının ise 3. derece yönetici olarak belirtildiği dolayısı ile müdür kadrolarının Fazla Çalışmanın Uygulama Esaslarını Gösterir Yönetmeliğin 8. maddesi son fıkrası hükmü kapsamında bulunmadığı ifade edilmiş ise de ilamda belirtildiği üzere İl Özel İdareleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına Dair Yönetmeliğin ekinde yer alan ve listede B-5 grubu içinde gösterilen Osmaniye İl Özel İdaresinin yapılanması için tahsis edilen kadrolarda il özel idarelerinde illerde birinci derece yöneticinin Vali olduğunu, Genel Sekreterin ikinci derece yönetici, Genel Sekreter Yardımcısının ise 3. derece yönetici olduklarını gösteren bir ifade gerek ilgili maddede ve gerek kadro listesinde bulunmamaktadır.
Bu nedenle 1319 sayılı ilamın 1.maddesi ile 10.799,35 TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- 1319 sayılı ilamın 2.maddesi ile; Genel Sekreter Ertuğrul Kılıçkıran’a Özel Hizmet Tazminatı, Makam Tazminatı, Görev Tazminatı ve Ek Ödemeye ilişkin fazla ödemede bulunulması nedeniyle 4.269,20 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle; 6009 sayılı Kanunun Geçici 8. maddesinde;" memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek” denildiğini, Anayasanın 53. maddesinde;
“Madde 53 -İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.Toplu iş sözleşmesinin nasıl yapılacağı kanunla düzenlenir.” ve 4483 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununun Toplu Görüşmenin Kapsamı Başlıklı 28. maddesinde; “Madde 28: Toplu görüşme; kamu görevlileri için uygulanacak katsayı ve göstergeler, aylık ve ücretler, her türlü zam ve tazminatlar, fazla çalışma ücretleri, harcırah, ikramiye, lojman tazminatı, doğum, ölüm ve aile yardımı ödenekleri, tedavi yardımı ve cenaze giderleri, yiyecek ve giyecek yardımları ile bu mahiyette etkinlik ve verimlilik artırıcı diğer yardımları kapsar.” taraflar başlıklı 29. Maddesine “Madde 29: Toplu görüşmenin tarafları, kamu işverenleri adına Kamu İşveren Kurulu, kamu görevlileri adına her hizmet kolunda kurulu yetkili kamu görevlileri sendikaları ile bunların bağlı bulundukları konfederasyonlardır....” hükümlerine istinaden memur temsilcileri ile işveren temsilcilerinin memurlara yapılacak mali ödemelerle ilgili görüşmelerde bulunurlar ve yine aynı kanunun Toplu Görüşmenin Sonuçlanması ve Mutabakat Metni başlıklı 34.maddesine “MADDE 34. - Toplu görüşme en geç onbeş gün içinde sonuçlandırılır. Bu süre içinde anlaşmaya varılırsa, düzenlenen mutabakat metni taraflarca imzalanır.” Hükümlerine istinaden mutabakat metninin imzalandığı ve sözleşme yapıldığı, Memur temsilcilerinin ancak sözleşme akdederek kamu görevlilerine bir mali hak alabildikleri yani memur temsilcileri ile görüşülerek bir ödeme yapılacaksa mutlaka kanun gereği sözleşme akdedilmek zorunluluğu bulunduğunu veya (burada veya denerek bir önceki cümleden bağımsız) başka tasarrufta bulunarak memur temsilcileriyle akdedilen sözleşme dışında tamamen idarenin kendi insiyatifiyle başka tasarrufta bulunarak ..İl özel İdaresinde çalışan kamu personeline (Genel Sekreter de Kamu Personelidir) her ne ad altında olursa olsun ( ek özel hizmet tazminatı gibi) ek ödemelerde ( bu ek özel hizmet tazminatı da ek bir ödemedir) bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve tatbikat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır, denildiğini,
Bu konuda Sayıştay 1. Dairenin 2010 yılında aldığı beraat kararları ve yine Sayıştay 4. Dairenin aldığı beraat kararları bulunduğunu,
Dolayısıyla 6009 sayılı Kanunun 61. maddesinin geçici 8. maddesinden faydalanılması icab ederek tazmin kararının kaldırılıp beraat kararı verilmesi gerektiğini,
Anayasanın 10. maddesine de (Kanun önünde eşitlik) aykırılık teşkil ettiğini,
Ayrıca, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 36. maddesinde "Genel Sekreterlik kadrosuna atananlar, Büyükşehir belediyesi bulunan illerde genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürü, diğer illerde ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil müstakil daire başkanı için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar;" denildiğini, İç işleri bakanlığında Genel İdari Hizmetler Sınıfında müstakil daire başkanlığı kadrosu bulunmadığını,
Bu sosyal hak mali bir konu olduğu için, Maliye bakanlığındaki Genel İdari Hizmetleri sınıfında bulunan müstakil daire başkanının emsal alındığını, onun aldığı ek tazminat miktarı kadar ek tazminat ödendiğini,
Mevzuatın, sözlük tanımı itibarıyla, yürürlükte olan bütün yasa ve buna bağlı düzenlemeleri ifade ettiğini,
Bu tanıma bakıldığında 5302 Sayılı Yasanın 36. maddesinde yer alan ilgili mevzuat kavramı içinde sadece 657 sayılı Yasa ile sağlanan mali ve sosyal haklar yer almamakta, memurlara mali ve sosyal hak ile diğer hakları sağlayan bütün yasa ve düzenlemelerin yer aldığını belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Savcılık; “6009 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik yapılmasına Dair Kanunun Geçici 8. maddesiyle getirilen düzenleme, herhangi bir mevzuatla öngörülmemiş olan, toplu sözleşme ile ya da idari bir tasarrufla mahalli idarelerin tüm personeli için çalışanların koşullarını iyileştirici nitelikte genel olarak bütün çalışanlar için yapılan ek ödemelerle ilgili olup, İl Özel İdaresi Genel Sekreterine 5302 sayılı Kanun hükümlerine aykırı olarak ödenen ek ödemeyi bu Kanun kapsamında değerlendirmek mümkün değildir. Ayrıca, 1. ve 4. Dairenin vermiş olduğu beraat kararlarının diğer daireler üzerinde herhangi bir bağlayıcılığı bulunmamakta olup, konu hakkında nihai karar mercii Temyiz Kuruludur.Öte taraftan 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 36. maddesindeki; "...Genel Sekreterlik kadrosuna atananlar, büyükşehir belediyesi bulunan illerde genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürü, diğer illerde ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil müstakil daire başkanı için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar...." hükmünde geçen tüm haklar ifadesinden anlaşılması gereken, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve ekli cetvellerine göre bakanlık genel müdürleri veya müstakil daire başkanlarına ödenen; ek gösterge, özel hizmet tazminatı, iş güçlüğü zammı gibi ödemeler olup, Maliye Bakanlığı veya diğer bakanlıkların kendi teşkilatlan ile ilgili kanuni düzenlemelere göre sadece kendi personeline yapılan ödemeler değildir.Bu nedenle talebin reddedilerek, Daire Kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.” şeklinde görüş bildirmiştir.
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 36. maddesinde;
“Genel Sekreterlik kadrosuna atananlar, büyükşehir belediyesi bulunan illerde genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürü, diğer illerde ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil müstakil daire başkanı için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar; bunlar valinin teklifi ve İçişleri Bakanlığının onayı ile atanır…” denilmiştir.
Devlet Memurlarına Uygulanacak Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar’a ekli II Sayılı Cetvelin 5. Grubunda Genel Sekreter için özel hizmet tazminatı, % 210 olarak belirlenmiştir. Makam tazminatı göstergelerini belirleyen 657 Sayılı Kanun’a ekli IV sayılı Cetvelde müstakil daire başkanı için 3000 gösterge rakamının Devlet memurları katsayısına uygulanması sonucu bulunacak tutar kadar makam tazminatının İl Özel İdare Genel Sekreteri için ödeneceği öngörülmüştür.
Diğer taraftan görev tazminatı tutarı, İl Özel İdare Genel Sekreteri için 631 Sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Mali ve Sosyal Haklarında Düzenlemeler ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve 2008/13694 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı gereğince 3000 gösterge rakamının Devlet Memurları katsayısına uygulanması sonucu bulunacak tutar olarak belirlenmiştir.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 3. maddesi uyarınca İl Özel İdare Genel Sekreterine en yüksek devlet memuru aylığının % 41 oranında ek ödeme verilmesi öngörülmüş, bunun da 2008/13694 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 4. maddesi gereğince en fazla % 20 oranında görev tazminatından mahsup edilmesi gerektiği düzenlenmiştir.
Söz konusu olayda Osmaniye İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Ertuğrul Kılıçkıran’a en yüksek Devlet memuru aylığının % 210 yerine % 400’ü oranında özel hizmet tazminatı ve aylık 642,06 TL makam tazminatı ödendiği görülmüştür.
5302 sayılı Kanunun 36. maddesinde belirtilen “ilgili mevzuat” ve “haklar” ibarelerinden; üstlenilen görevin özelliği ve hizmet gereği gibi farklı nedenlerle ödemeler öngören mevzuat hükümleri değil, görev yaptığı kurum ne olursa olsun, “genel idare hizmetleri sınıfına dâhil bakanlık genel müdürleri,” ve “genel idare hizmetleri sınıfına dâhil bakanlık müstakil daire başkanları” için istisnasız aynı miktar ve oranda mali hakların (aylık, ek gösterge, taban aylığı, kıdem aylığı, iş güçlüğü zammı, temininde güçlük zammı, makam tazminatı, özel hizmet tazminatı, görev tazminatı, denge tazminatı) ödenmesini düzenleyen 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 4505 sayılı Temsil Tazminatı Ödenmesi Hakkında Kanun ile 375 ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler olarak anlaşılması gerekmektedir.
Bunun dışında hizmetin gereği ve özelliği gibi nedenlerle, Bakanlıklara göre farklılık arz eden ve bir kısmında hiç ödenmeyen; ek ödeme, fon, ikramiye, teşvik ikramiyesi, döner sermaye ve katkı payı gibi ödemeleri öngören özel nitelikteki mevzuatı, 5302 sayılı Kanunun 36. maddesindeki “ilgili mevzuat” ve “haklar” kapsamında yorumlayıp, il özel idare genel sekreterlerine de kıyasen uygulamanın yasal dayanağı bulunmamaktadır.
Ayrıca Dilekçi, tazmin hükmünün 6009 sayılı Kanunla getirilen af kapsamında değerlendirilerek, tazmin hükmünün kaldırılmasını istemekte ise de; 6009 sayılı Kanunun geçici 8. maddesinde, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı hükmü, herhangi bir mevzuatla öngörülmemiş olan, toplu sözleşme ile ya da idari bir tasarrufla mahalli idarelerin bütün personeli için çalışanların koşullarını iyileştirici nitelikte genel olarak bütün çalışanlar için yapılan ek ödemelerle ilgili olup, İl Özel İdaresi Genel Sekreterine, 5302 sayılı Kanun hükümlerine aykırı olarak ödenen ek ödemeyi, bu kanun kapsamında değerlendirmek mümkün değildir.
Bu nedenle ilamın 2.maddesi ile 4.269,20 TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
Karar verildiği 05.11.2013 tarih ve 37830 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:00:01