Sayıştay 8. Dairesi 37952 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

37952

Karar Tarihi

27 Mayıs 2014

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2009

  • Daire: 8

  • Dosya No: 37952

  • Tutanak No: 39089

  • Tutanak Tarihi: 27.05.2014

  • Konu:

KARAR

Duruşma talep eden dilekçilere duruşma günü bildirilmiş olmasına karşın duruşmaya katılmadıklarından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369’uncu maddesi hükmü uyarınca dosya üzerinde ve gıyaplarında, gereği görüşüldü;

1200 sayılı ilamın 38. maddesiyle; Sünbül Gıda Besicilik Taşımacılık Temizlik Güvenlik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. yüklenimindeki “Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü Yol Çizgi Boyalarının Yaptırılması, Kavşakların Düzenlenmesi, Aplikasyon ve Sinyalizasyon İşlerinin Yaptırılması, Veri Tabanlarının Hazırlanması Hizmet Alımı İşi” ile ilgili olarak vasıflı işçiler için fiyat farkının hatalı hesaplandığı ve hazinece yapılan ödemelerin dikkate alınmadığı gerekçesi ile 24.046,93- TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçiler temyiz dilekçesinde özetle; İşe ait idari şartnamenin 48. maddesinde SSK ve Akaryakıt Fiyat Farkının verileceğinin belirtildiğini; ayrıca 7. maddeye göre oranlar tespit edildiğini, vasıflı işçilik, vasıfsız işçiliğin içerisinde değerlendirildiğini, hâlbuki adı geçen işte ki vasıflı işçilik oranın 739.225,00/464.850,00 = 0,18 olduğunu, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhalesi Yapılacak Olan Hizmet Alımlarına İlişkin Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esasların 4. maddesine göre, hizmet alımlarında fiyat farkı hesaplanabilmesi için bu esasların 7 ve 8. maddelerine yer alan hükümlerin idari şartname ve sözleşmelere konulması gerektiğini, adı geçen işin sözleşme ve idari şartnamesinde ise sadece asgari ücret ile ilgili fiyat farkı ve akaryakıt fiyat farkı verileceğinin yazılı olduğunu, Esasların 7.maddesinde TUİK endekslerine göre, 8. maddesinde ise asgari ücretteki artış göz önüne alınarak fiyat farkı verileceğinin belirtildiğini, ilamda, asgari ücretteki artış miktarı ve işverence karşılanan prim miktarları kadar olan farkların ödenmesi kabul edildiğini, diğerlerinin ise kabul edilmediğini, hâlbuki fiilen hesap edilen fiyat farkı yönteminin, 7 ve 8. maddeleri beraber kapsadığını, sadece asgari ücretteki artış miktarı kadar olan farkı kabul edip, asgari ücretteki artış oranı yani fiilen ödenen miktarlar arasındaki farkın ödenmesini kabul etmemenin doğru olmadığını,

Fiyat farkı kararnamesinin 7 ve 8. maddelerine göre fiyat farkı verileceğinin idari şartname ve sözleşmede belirtilmemesi, hakkaniyet ve adalet ölçülerinin aranmayacağı anlamına gelmemesi gerektiğini, vasıflı işçilere, öngörülen ücret ödendiğine göre bunun maliyetine katlanan yükleniciye de aradaki farkın ödenmesi gerektiğini, çünkü idari şartname ve sözleşme hükümlerine göre, vasıflı personele verilecek ücretlerde, tespit edilen oranlara uyulacağını ve asgari ücretin değişmesi halinde de aynı şekilde hareket edileceğini, bu şekilde "vasıflı personelin ücretleri ile asgari ücret arasındaki oranın korunmasının idari şartname ve sözleşme gereği olduğuna" ilişkin Sayıştay Daire kararları bulunduğunu, gerçekten de, idari şartname ve sözleşmede belirlenen ve vasıflı personele verilecek ücretin tespitinde kullanılan oranların korunması, sadece yeni asgari ücretle yeni asgari ücret arasındaki farkın verilmesiyle sağlanamayacağını, asgari ücretin artması halinde idari şartname ve sözleşmede belirtilen vasıflı personel ücretine yeni asgari ücretle eski asgari ücret arasındaki farka da söz konusu oranların uygulanması ile ulaşılacağını, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu' nun 3. maddesinde yer alan "Sözleşmelerin tarafları, sözleşme hükümlerinin korunmasında eşit hak ve yükümlülüklere sahiptir. İhale dokümanı ve sözleşmelere bu prensibe aykırı maddelere yer verilmez." hükmü gereği, vasıflı personel için tespit edilen oranların uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığını,

Öte yandan, Fiyat Farkı Esaslarının 7. maddesindeki a1, a2, b1, b2, c ve d değerlerinin önceden belirlenmemiş olması hakkaniyetle yaklaşmayı engellememesi gerektiğini, İhalede gerçekleşen fiyatlar üzerinden a1 dışı vasıflı işçilik oranı (418.510,00/1.274.703,00) 0,33' olduğunu, bu rakam üzerinden esasların 7. maddesine göre hesaplama yapılarak karşılaştırma sonucuna bakılması gerektiğini, esasların 7. maddesine göre hesaplamada,

KDV hariç 10.279,96 TL (10.279,96x1,18=12.130,35 KDV Dâhil) fiyat farkı hesaplanması gerektiğini, ilamda hesaplanan kamu zararının KDV Dâhil 24.046,93 TL olduğunu,

Sonuç olarak; vasıflı personele eski ve yeni asgari ücretin artırımlı tutarı arasındaki farkın fiyat farkı olarak ödenmesinin yürürlükteki mevzuatla bağdaşmayan bir yönü bulunmadığı, belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.

Sayıştay Başsavcılığı karşılama yazısında;” İşe ait idari şartname ve sözleşmede, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhalesi Yapılacak Olan Hizmet Alımlarına ilişkin Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esasların ilgili hükümlerine yer verilmemiş ve a1, a2, b1, b2, c ve d katsayıları ihaleden önce belirlenmemiştir. Bu durumda şartnamedeki, fiyat farkı verileceği ifadesinden, Esasların 8’inci maddesinde düzenlenen asgari ücret fiyat farkının ödeneceği anlaşılmalıdır. Bu nedenle talebin reddedilerek Daire kararının onanmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir.” Demiştir.

İşe ait idari şartnamenin 48 inci maddesinde, yükleniciye sigorta ve akaryakıt fiyat farkı verileceği ifade edilmektedir. Aynı hüküm sözleşmede de yer almaktadır.

4734 sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhalesi Yapılacak Olan Hizmet Alımlarına İlişkin Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esasların “Asgari ücret ve diğer işçilik maliyetlerindeki değişiklikten kaynaklanan fark” başlıklı 8’inci maddesinde belirtilen fiyat farkı ödemesinin amacı, ihale tarihinde (son teklif verme tarihinde) geçerli olan asgari ücretin değişmesi nedeniyle işçilik maliyetinde meydana gelen farkın yükleniciye ödenmesidir. Yüklenici söz konusu iş kapsamında istihdam ettiği personele asgari ücretin belli bir katı ücret vermeyi taahhüt etmiştir. İdari şartname ve sözleşmede belirlenen ve vasıflı personele verilecek ücretin belirlenmesinde kullanılan oranların korunması, sadece yeni asgari ücretle eski asgari ücret arasındaki farkın verilmesi ile sağlanamaz. Asgari ücretin artması halinde, idari şartname ve sözleşmede belirlenen vasıflı personel ücretine, yeni asgari ücretle eski asgari ücretin arasındaki farka söz konusu oranların uygulanmasıyla ulaşılacaktır. Başka bir deyişe, sözleşmelerine göre asgari ücretin belli katları üzerinden ücret ödenen vasıflı elemanların ücretlerinde, asgari ücret bunların ücreti değil, ücretin hesabında dikkate alınması gereken matrahtır. Matrahın artması durumunda aynı oranların yeni matraha da uygulanması ilgili sözleşme hükmü gereğidir.

Bu nedenle, asgari ücretin değişmesiyle ücretleri asgari ücretin belli bir yüzdesi üzerinden artırımlı olarak ödenmesi öngörülen personelin ücretlerinde meydana gelen maliyet artışının karşılanması amacıyla bu işçilerin artırımlı eski ücretleri ile artırımlı yeni ücretleri arasındaki fark ile bu farka ait sosyal sigorta primi ve işsizlik sigortası primi toplamının fiyat farkı olarak ödenmesi gerekmektedir.

Sözleşmeye göre asgari ücrette artış olması halinde fiyat farkı ödeneceği belirtilmiştir. Fiyat cetvelinde verilen teklif, yürürlükteki (teklif tarihinde) asgari ücret üzerinden hesaplanarak verilmiş olup, asgari ücretin artması halinde, fazla mesai, tatil ve bayram ücretlerinin de artan ücrete göre yeniden hesaplanması 4857 sayılı Kanun gereğidir.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 81 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (ı) bendi hükmünün amacı özel sektör işverenlerinin desteklenmesidir. Başka bir ifadeyle anılan Kanun hükmü ile özel sektör işverenlerin teşvik edilmesi, onların sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmelerinin özendirilmesi ve böylece Sosyal Güvenlik Kurumunun finansman ihtiyacının karşılanması amaçlanmıştır.

Hazinece karşılanan bu sigorta prim tutarına tazmin hükmünün tasdik denilmesi anılan Kanunun amacına aykırı olur.

Ayrıca, yüklenici 5510 sayılı Kanun gereğince yapılan indirimleri tazmine konu edilen idareden almamış olup, Hazinenin sağladığı bir katkıdan yararlanmıştır. Yapılan bu işlem, ne sözleşmede geçen fiyat farkı ödemesidir, ne de idareden aldığı sözleşme bedeline ek bir taleptir. Sadece sigorta ödemelerinde Devletin sağladığı bir ek katkıdır. Mevzuatın kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirerek hak kazandığı bu katkının idareye geçirilmesinin kabulü mümkün değildir.

Her ne kadar Fiyat Farkı Kararnamesinin 8 inci maddesinin son fıkrasında, Hazinece yapılacak olan ödemeler de dikkate alınmak suretiyle fiyat farkı ödenir veya kesilir denilmekte ise de; anılan hüküm 5510 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden önce düzenlenmiş olup, 5510 sayılı Kanunun sözü edilen hükmünün amacı dikkate alınmamıştır. Ayrıca normlar hiyerarşisinde kanunlar kararnamelerden önce gelmekte olup, Kanunla verilen bir hakkın Kararnameyle ortadan kaldırılmasının kabulü mümkün değildir.

Bu itibarla, dilekçilerin talebinin kabulü ile 1200 sayılı ilamın 38. maddesi ile 24.046,93 TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,

Karar verildiği 27.05.2014 tarih ve 39089 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:10

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim