Sayıştay 8. Dairesi 37611 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

37611

Karar Tarihi

30 Ekim 2014

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2010

  • Daire: 8

  • Dosya No: 37611

  • Tutanak No: 39574

  • Tutanak Tarihi: 30.10.2014

  • Konu:

KARAR

Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten ve duruşmada hazır bulunan murafaacı ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamaları dinlendikten sonra gereği görüşüldü:

  1. Dilekçi, 27 sayılı ilamın 2,3,4,5,6,7,9,10,11 ve 17.maddeleri ile verilen tazmin hükmüne itiraz etmekte ise de, aynı tazmin hükmünde harcama yetkilisi sıfatıyla iştiraki bulunan Necmettin ERKAN’ın başvurusu üzerine düzenlenen 30.10.2014 tarih ve 39572 tutanak sayılı Temyiz Kurulu İlamı ile Kaldırılmış bulunduğu anlaşılmakla dilekçinin işbu maddeler ile ilgili itirazı üzerine Kurulumuzca yapılacak işlem olmadığına,

  2. 27 sayılı ilamın 13.maddesi ile; sözleşme ile istihdam edilen Milli Prodüktivite Merkezi Genel Sekreteri Kerim ÜNAL'a sözleşmesi gereğince, sözleşme fesih tarihi ile sözleşme süresi sonu arasındaki dönem için ödenen mali haklarının ve yedi günlük ücretinin hesaplanmasında 06.06.1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nda belirlenen brüt ücret tavanının esas alınmaması nedeniyle 43.563,19 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde özetle; ilamda, ücretleri belirleyebilmek için yasal yetkinin olmadığının öne sürüldüğünü, oysa mülga 580 sayılı Yasanın 16. maddesinde " ....bu Kanunun uygulanması için gereken diğer konularda yönetmelik çıkarma" yetkisini, Genel Kurula tanımış olduğunu,

Kurumda görev alacak olan personeli işe alma ve işlerine son vermenin, 580 sayılı yasanın 8/j bendi uyarınca Yönetim Kuruluna verilen bir görev olduğunu yani personel çalıştırılmasına ilişkin konuların yönetim kurulunun yetkisinde ve aynı yasanın 16. maddesinde de bu yasadaki konularda yönetmelik çıkarma yetkisinin Genel Kurulda olduğunu, bu kapsamda çıkarılan yönetmelikle ücretlerin belirlendiğini,

İlamda, Kurum personelinin 631 sayılı KHK.ye tabi olmadığı dolayısıyla anılan KHK de belirtilen ücretlerin ödenemeyeceğinin ileri sürüldüğünü oysa, Genel Kurulun bu konuda yönetmelik yapma yetkisi ve ücretleri bu yönetmeliğe göre belirleme yetkisinin olması hususunun yanında, kurum personeline ödenecek ücret, fazla çalışma, izin, doğum yardımı gibi tüm parasal haklar yönünden 631 sayılı KHK.ye tabi olduğunun Başbakanlık Hukuk Müşavirliğinin 24/02/2003 tarih ve B.02.0.HUK.722-2003-4/00-1650 sayılı görüşü ile ayrıntılı olarak açıklandığını ve Başbakanlık Müsteşarlığınca 27/02/2003 tarihinde bu görüşün uygun bulunduğunu,

Yani Kurumda çalışan sözleşmeli personele ilişkin tavan ücretlerin, 631 sayılı KHK uyarınca belirlenmesi gerektiğinin, Başbakanlık yazısı ile belirtildiğini Başbakanlığın bu yazısı uyarınca da, 631 sayılı KHK hükümlerine göre yapıldığını,

Yine, Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün 05/06/2006 tarih ve B.07.0.BMK.0.22-115909 - 10041 sayılı yazısında da açıkça kurum personeli ücret ve parasal haklarına ilişkin 631 sayılı KHK.de öngörülen sınırlar içerisinde ödeme yapılabileceğinin belirtildiğini,

Bu yazıların dayanağı olan 631 sayılı KHK.nin 14. maddesinde açıkça "....özel kanunlarla kamu tüzel kişiliğine haiz olarak kurulan....kurum ……. tarafından, …… tüm personeli için ilgili mevzuatları uyarınca belirlenen her türlü maaş, aylık, ücret, ek ücret, prim, zam, tazminat, ikramiye, fazla mesai, kar payı ve her ne ad altında olursa olsun yapılan diğer mali ödemeler ile sosyal hak kapsamında yapılan bütün ayni ve nakdi ödemelerin tümünün aylık net ortalaması toplamı ……." hakkında tavan ücret getirildiğini Kurum personel yönetmeliğinde de bu tavan esas alınarak ödemeler yapıldığını,

Kurum personelinin maaş ve diğer tüm parasal haklarına ilişkin yönetmelikle düzenleme yapıldığı ve 631 sayılı KHK uyarınca bu ödemelerin belirlendiği, Başbakanlığa ve Maliye Bakanlığına gönderilen yazılarda da net bir şekilde belirtildiğini ve bu durumun düzenlemelere uygun olduğunun anılan kurumlarca kabul edildiğini,

Yapılan ödemeler, tümüyle yönetmeliğe ve konu hakkındaki Başbakanlık ve Maliye Bakanlığı görüşü ile 631 sayılı KHK.ye dayandığından, ortada mevzuata aykırı bir işlem olmadığını,

Kurum personeline yapılan tüm ödemelerin, 631 sayılı KHK de belirtilen tavan dahilinde yapılması gerektiği, Merkezin tüzel kişiliğine son verilip Bakanlık bünyesinde Verimlilik Genel Müdürlüğüne dönüştürülmesinden sonra, personele yapılacak ödemeler hakkında düzenleme getiren Maliye Bakanlığının 05/03/2012 tarih ve 2882 sayılı yazısındaki "Verimlilik Genel Müdürlüğüne devredilen kadro karşılıksız sözleşmeli personele mevzuatında ödenmesi öngörülen ikramiye ödemeleri ile diğer ödemelerin 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14. maddesi ile bu madde uyarınca yürürlüğe konulan 8/2/2002 tarihli ve 2002/3729 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde ödenmesine devam olunacağı " yönündeki uygulama esası ile de bir kez daha ortaya konulduğunu,

Yani ilamda, 631 sayılı KHK’deki açık hükme rağmen, kurum personelinin parasal ve mali haklarına ilişkin uygulanmayacağı belirtilirken; Merkez, Bakanlığa devredildikten sonra dahi personele 631 sayılı KHK’de belirtilen ücretlerin ödenmeye devam edileceğinin belirtilmesinin, Merkezin tüzel kişiliğini sürdürürken 631 sayılı yasadaki tavan esas alınarak ödemelerin yapılmasının uygun olduğuna dair bir başka kanıtı olduğunu belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.

Savcılık; Daire Kararında da belirtildiği üzere, Anayasa’nın 128. maddesinde; memurların ve diğer kamu görevlilerinin aylık ve ödenekleri ile diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği hüküm altına alınmıştır. 580 sayılı Milli Prodüktivite Merkezi Kuruluş Kanununda personel istihdamı, istihdam şekilleri, sözleşmeli personel, personelin özlük hakları vs. hakkında herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Anayasanın 128’inci maddesi uyarınca kanunla düzenlenmesi gereken bir alanda, yetki verilmemesine rağmen çıkarılan bir yönetmeliğin hukuki geçerliliğinin bulunmadığı, dolayısıyla Milli Prodüktivite Merkezinde istihdam olunacak sözleşmeli personele, 06.06.1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların uygulanması gerektiği düşünülmektedir.Bu nedenle talebin reddedilerek Daire kararının onanmasına” şeklinde görüş bildirmiştir.

17.04.1965 tarih ve 11978 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 580 sayılı Milli Prodüktivite Merkezi Kuruluş Kanununun 1.maddesinde; “Kamu kurumu niteliğinde tüzel kişiliği haiz, bütün işlemlerinde özel hukuk hükümlerine tabi” bir kuruluş olduğu belirtilmiş, 3.maddesinde organları, 6.maddesinde Genel Kurulun görevleri, 8.maddesinde Yönetim Kurulunun yetki ve görevleri sıralanmıştır.

16.maddesinde ise;

“MPM nin Genel Kurulunun, Yönetim Kurulunun, Denetleme Kurulunun ve Danışma Kurullarının toplanma esas ve usulleri, bütçesinin düzenlenmesi, gelirlerinin toplanması ve harcanması şekli, toplantıya katılan Yönetim ve Denetleme Kurulu üyelerine, Danışma kurulları üyelerine verilecek huzur haklarının (Beher toplantı günü için 50 lirayı ve aylık toplamı da 500 lirayı geçmemek şartiyle) miktarı, bu kanunun uygulanmasını gerektiren diğer konular Yönetim Kurulunca hazırlanıp Genel Kurul tarafından kabul edilecek yönetmeliklerde belirtilir.” hükmü getirilmiş olup; bu yetki çerçevesinde Yönetim Kurulunca hazırlanarak 28 Mart 1991 tarihinde yapılan Genel Kurulda onaylanan ve 31.12.2002 tarihli ve 24980 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren MPM Personel Yönetmeliği hükümleri gereğince personel ücretleri ödenmiştir.

Söz konusu Yönetmeliğin “Hizmet ve Emeklilik Tazminatı” başlıklı 16.maddesinin (a) bendinde;

“ Hizmet Tazminatı:

Merkezdeki görevi en az bir yıl sürmüş olmak kaydıyla, muvazzaf askerlik nedeniyle görevinden ayrılmak zorunda kalarak sözleşmesini feshedenlere, ya da evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde ayrılan kadın görevliye veya sözleşmesi Merkez tarafından uzatılmayan, yenilenmeyen görevlilere veya ölüm nedeniyle sözleşmesi kendiliğinden sona erenlerin kanuni mirasçılarına, Merkezde geçen her tam hizmet yılı için son görev ve unvanı karşılığı olan aylık ücreti tutarında hizmet tazminatı ödenir.

Bir yıldan artan hizmet süreleri için orantılı olarak ödeme yapılır. Hizmet tazminatının hesabında, kadro ücreti dışında bu Yönetmelikle veya sözleşmesi ile sağlanmış diğer ayni ve nakdi menfaatlerin bir aya düşen miktarı dahil edilir. Ancak yıllık hizmet tazminatı, 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesi hükmü kapsamı içinde Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet Memuruna 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami Emeklilik İkramiyesini geçemez.

Bunların dışında herhangi bir nedenle Merkezden ayrılan veya çıkarılan görevliye hizmet tazminatı ödenmez.” düzenlemesi yapılmıştır.

Ayrıca;

Genel Sekreter Kerim Ünal ile idare arasında yapılan MPM Görevlendirme ve Çalışma Sözleşmesinin 8.maddesinde Sözleşmenin Feshi düzenlenmiş ve madde de;

“MPM, Kerim Ünal’ın sabit bir suç veya yasa ve yönetmeliklere dayanmayan bir nedenle tek yanlı olarak sözleşmeyi süresinden önce fesh ettiği takdirde çalışmış olduğu süreye ait personel yönetmeliğinin 16.maddesinde yer alan tazminata ilaveten, sözleşme süresi bitimine kadar olan mali ve sosyal haklarını karşılar.” denilmiştir.

13.07.2001 tarih ve 24461 Mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 631 sayılı KHK.nin 14.maddesi de buna cevaz vermektedir.

Konuyla ilgili Başbakanlık ve Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü yazılarında da buna değinilmiş ve;

-Başbakanlık Hukuk Müşavirliğinin 24.02.2003 tarih ve B.02.0.HUK.722-2003-4/00-1650 sayılı görüşü ile açıklanan ve Başbakanlık Müsteşarlığınca 27.02.2003 tarihinde Olur verilen yazıda özetle;

“631 sayılı KHK.nin 14.maddesi açıklanan istisnalar dışında, özel kanunlarla kurulan kamu tüzel kişiliğine sahip kurul, üst kurul, kurum, enstitü, teşebbüs, teşekkül, fon ve diğer adlarla kurulan tüm kamu kurum ve kuruluşlarını kapsamaktadır. Dolasıyla Milli Prodüktivite Merkezinin 580 sayılı özel kanunla kurulduğu, anılan Kanunun 1.maddesi uyarınca tüzel kişiliğe sahip kamu kurumu olduğu, 631 sayılı KHK.nin 14.maddesindeki istisnalar arasında yer almadığı dikkate alındığında bu kurumun söz konusu KHK.nin 14.maddesindeki kapsama dahil bir kuruluş olduğu açıktır.

Diğer taraftan maddede kurul, üst kurul, kurum, enstitü, teşebbüs, teşekkül, fon ve sair adlarla kurulmuş olan bütün kamu kurum ve kuruluşlarının kapsama dahil olduğu belirtildiğinden “Merkez” tanımlamasının da tanıma dahil bulunduğu, yine maddeye göre üst sınır uygulamasının kurum ve kuruluşların yönetim ve denetim kurulu ile kurul, üst kurul üyeleri dahil tüm personelini kapsadığı belirtilerek personel açısından bir ayrıma gidilmediği, keza madde de her türlü maaş, aylık, ücret, ek ücret, prim, zam, tazminat, ikramiye, fazla mesai, kar payı ve her ne ad altında olursa olsun yapılan diğer mali ödemeler ile sosyal hak kapsamında yapılan bütün ayni ve nakdi ödemelerin tümünden bahsedilerek her türlü ücret sisteminin madde kapsamına alındığı ve madde de personellerin niteliği, tabi olduğu sosyal güvenlik kuruluşları, tabi olunan hukuk hükümleri ve denetim mercileri açısından da bir ayrım ve istisna yer almadığından kurum personelinin oluşumunun, niteliğinin, ücret sisteminin, SSK’ya tabi olmasının, kurum faaliyetlerinde özel hukuk hükümlerinin uygulanmasının ya da denetleme merciinin bu madde açısından bir önem arz etmediği dolayısıyla ilgi yazıda dikkat çekilen bu nevi iddiaların kurum hakkında 14.maddenin uygulanmasına bir etkisi olmayacağı ortadadır.

Öte yandan 631 sayılı KHK.nin 14.maddesi kapsamında olan kurum ve kuruluşların personeline, mevzuatları uyarınca belirlenmesi öngörülen ödemelere, kamuda ücret adaletinin sağlanması amacıyla üst sınır getirildiğinden kapsama dahil kurum ve kuruluşların 631 sayılı KHK ve bu KHK.ye dayanılarak çıkarılan Bakanlar Kurulu Kararında öngörülen sınırı aşmamak kaydıyla mevzuatları dahilinde personellerinin mali ve sosyal haklarını belirleme yetkisi ise devam etmektedir. Danıştay 1.Dairesince verilen 18.11.2002 gün ve E:2002/172- K:2002/182 sayılı emsal istişari görüş de bu yönündedir.

Açıklanan nedenlerle Müşavirliğimizce; Milli Prodüktivite Merkezinin 631 sayılı KHK’nin 14.maddesinde belirtilen “kapsama dahil kuruluş” lar arasında yer aldığı ve söz konusu düzenlemeye dayanılarak çıkarılan Bakanlar Kurulu Kararları kapsamında bulunduğu düşünülmektedir.” denilmiştir.

-Yine, Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün 05.06.2006 tarih ve B.07.0.BMK.0.22-115909 - 10041 sayılı yazısında da kurum personeli ücret ve parasal haklarına ilişkin 631 sayılı KHK.de öngörülen sınırlar içerisinde ödeme yapılabileceğinin belirtildiği,

Söz konusu Yazıda;

“…

Bilindiği üzere 13.07.2001 tarihli ve 24459 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14.maddesinde;

Madde 14 - Genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler, kamu iktisadi teşebbüsleri, döner sermayeler, meslek kuruluşları, kefalet sandıkları, mahalli idareler ve bunların birlikleri hariç olmak üzere, özel kanunlarla kamu tüzel kişiliğini haiz olarak kurul, üst kurul, kurum, enstitü, teşebbüs, teşekkül, fon ve sair adlarla kurulmuş olan bütün kamu kurum ve kuruluşları (bundan sonra "kapsama dahil kuruluş" olarak anılacaktır) tarafından; yönetim ve denetim kurulu ile kurul, üst kurul üyeleri dahil tüm personeli için; ilgili mevzuatları uyarınca belirlenen her türlü maaş, aylık, ücret, ek ücret, prim, zam, tazminat, ikramiye, fazla mesai, kar payı ve her ne ad altında olursa olsun yapılan diğer mali ödemeler ile sosyal hak kapsamında yapılan bütün ayni ve nakdi ödemelerin tümünün altı aylık net ortalaması toplamı (bundan sonra "ortalama ücret toplamı" olarak anılacaktır), 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet memuruna her ne ad altında olursa olsun fiilen yapılan mali ve sosyal hak niteliğindeki her türlü ödemeler dahil bulunacak toplamının altı aylık net ortalamasını (bundan sonra "ortalama kanuni ücret tavanı" olarak anılacaktır) geçemez.

Bakanlar Kurulu; kapsama dahil kuruluşlarda uygulanacak ortalama ücret toplamı üst sınırını, ortalama kanuni ücret tavanını geçmemek üzere, anılan her kuruluş için ayrı ayrı veya birlikte tespit etmeye veya değiştirmeye; gerektiğinde ortalama ücret toplamı içinde yer alan ödeme unsurlarını ayrıca belirlemeye veya sınırlandırmaya; uygulamaya ilişkin esas, usul ve diğer hususlar ile ödeme tarihlerini düzenlemeye; ortalama ücret toplamı ve ortalama kanuni ücret tavanı kapsamındaki ödemeleri belirlemeye, kapsama dahil edip etmemeye, bu husustaki tereddütleri gidermeye; Devlet memurlarının mali ve sosyal haklarında yapılacak genel veya kısmi nitelikteki artış oranlarını geçmemek üzere ortalama ücret toplamı üst sınırını daha düşük oranlarda artırmaya yetkilidir.

Kapsama dahil kuruluşlar, Bakanlar Kurulu kararıyla tespit edilecek ortalama ücret toplamı üst sınırının altında, ortalama ücret toplamı alan personeli hakkında; Bakanlar Kurulu kararıyla tespit edilecek ortalama ücret toplamı üst sınırını aşmamak, usul ve esaslar ile diğer belirlemelere uymak kaydıyla, ortalama ücret toplamını oluşturan ödemeleri mevzuatları dahilinde tespit etmeye devam ederler. Ancak, bu tespitlerini yaparken hiçbir surette ortalama ücret toplamı üst sınırını aşacak şekilde ödemeye sebep olacak düzenleme, değişiklik veya artış yapamazlar.

Diğer kanunların bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz.”

Geçici 1.maddesinde de;

“Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 14. maddesi uyarınca çıkarılacak Bakanlar Kurulu kararı yürürlüğe girinceye kadar; bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yayımı tarihinde mevcut karar, onay veya diğer mevzuatı uyarınca yapılmış bulunan belirlemelerin, mali ve sosyal haklarda hiçbir artış ya da değişikliğe yol açmayacak şekilde aynen uygulanmasına devam olunur.

Bakanlar Kurulu kararıyla yapılacak belirlemeler çerçevesinde tespit edilecek ortalama ücret toplamı üst sınırından daha fazla miktarda ortalama ücret toplamı olan personel hakkında kapsama dahil kuruluşlar tarafından, bu fazlalık devam ettiği sürece, hiçbir ücret artışı veya değişikliği yapılamaz. Bu durumda bulunan personelin ortalama ücret toplamı artış oranları Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenir ve kapsama dahil kuruluşlar tarafından anılan personele bu artış oranları uygulanır.

Bakanlar Kurulu, bu durumda olan personelin ortalama ücret toplamı ile ortalama ücret toplamı üst sınırı arasındaki farkı, 31/12/2006 tarihine kadar aşamalı olarak gidermeye yönelik gerekli tedbirleri almaya, bu durumdakiler için daha düşük oranlarda artış yapmaya ya da artış oranlarını farklı tarihlerde uygulamaya yetkilidir.” hükmü yer almıştır.

Söz konusu Kanun Hükmünde Kararnamenin anılan hükümleri uyarınca yürürlüğe konulan 08.02.2002 tarihli ve 2002/3729 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının değişik 2.maddesinde ortalama ücret toplamı üst sınırı, 3.maddesinde ise kapsama dahil idarelerin kurum içi hiyararşik yapıların gerektirdiği ölçüde, mevzuatları dahilinde, yetkili organlar tarafından yapabilecekleri zam oranları tespit edilmiş bulunmaktadır.

Diğer taraftan, 28.08.2002 tarihli ve 2002/4811 sayılı Kararnamenin eki Kararın 3.maddesi ile anılan Kararnameye eklenen ek 1.madde de; “Mevcut esas ve usuller çerçevesinde kazanılmış hak niteliğindeki ilerleme ve yükselmelerden kaynaklanan ücret artışları bu Kararın değişik 3.maddesi kapsamında belirtilen esaslara bağlı olmaksızın yapılabilir. Ancak yetkili organlarınca, aylık ücret ile diğer mali ve sosyal hakların tespitinde hizmet yılı, eğitim seviyesi, performans veya benzeri kriterler dikkate alınmaksızın unvan veya hizmet grubu bazında yalnızca taban veya tavan ücret dikkate alınarak mali ve sosyal hakları belirlenmiş bulunan kadro veya pozisyonlara yapılacak atamalarda, atanacak personelin mali ve sosyal hakları, söz konusu unvana ilişkin taban tutarlar uygulanmak suretiyle belirlenir.” hükmü yer almaktadır.

Anılan düzenleme ile ilgili personelin tabi olduğu mevzuat çerçevesinde kıdem, öğrenim durumu ve benzeri hususlarda meydana gelen değişikler ile görevde yükselme gibi statü değişikliklerinde kapsama dahil idarelerde, ilgili idarenin kendi mevzuatındaki düzenlemeler bu yönde olmak kaydıyla kadro unvanı, yetki ve sorumluluk gibi nitelikleri aynı olan personel arasında ücret dengesizliği oluşmaması için anılan kriterler dikkate alınmak suretiyle ücretlerin belirlenmesine imkan sağlanmıştır.

Bu itibarla, Milli Prodüktivite Merkezinin … organizasyon şemasının mevzuatı çerçevesinde yeniden düzenlenmesinde ve bu kapsamda kurum için değer yaratmayan kadro unvanlarının kaldırılmasında, birleştirilmesinde ya da yeniden tanımlanmasında ve bunların mali ve sosyal haklarına ilişkin intibakların ve bazı unvanlara ilişkin belirlemelerin, 631 KHK’nin 14 ve geçici 1. maddeleri ile bu kapsamda yürürlüğe konulan ve yukarıda anılan Kararnamenin ilgili maddelerinde yer alan hükümler ile kurum içi hiyerarşik yapı, ilgili personelin mevcut durumda almakta olduğu ücret, ilgili personelin kadro unvanı, görev, yetki ve sorumluluk gibi kriterler göz önünde bulundurulmak suretiyle yapılabileceği değerlendirilmektedir.” denilmiştir.

İlam hükmü, istihdam edilen sözleşmeli personele 06.06.1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında belirlenen brüt ücret tavanının üzerinde sözleşme ücreti ödenmesi nedeniyle verilmiştir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4.maddesinde memurlar dışındaki kamu görevlileri; sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler olmak üzere gruplandırılmış ve bu üç grup kamu görevlisinin de sözleşmelerle istihdam edilmesi öngörülmüştür.İşçiler hakkında iş mevzuatının, sözleşmeli ve geçici personel hakkında ise 657 sayılı Kanundaki hükümlerin uygulanacağı açıktır.

657 sayılı Kanuna tabi olmayan kurumlarda, 4/b maddesi kapsamındaki sözleşmeli personelden ayrı ve tamamiyle kendi mevzuatına tabi sözleşmeli personel çalıştırılması da mümkündür.

580 sayılı Kanunun 2.maddesine göre ülke ekonomisinin gelişmesine katkıda bulunmak üzere kamuda ve özel sektörde verimliliğin artırılmasına ve kaynakların etkin kullanılmasına yönelik tedbirleri araştırmak, verimlilik alanında danışmanlık ve eğitim hizmetleri vermek amacıyla 1965 yılında kurulan MPM, yine kuruluş kanununun 1.maddesine göre kamu kurumu niteliğinde tüzel kişiliğe haiz, bütün işlemlerinde özel hukuk hükümlerine tabi bir kurumdur.

Dolayısıyla 657 sayılı Kanuna tabi kurumlardan olmadığı buna bağlı olarak istihdam edilen sözleşmeli personelin de 4/b kapsamında olmayan idari sözleşmeli kamu görevlileri olduğunu kabul etmek gerekir.Devlet Personel Başkanlığı’nın 28.01.2009 tarihli 2115 sayılı görüş yazısında da MPM personeli, “580 sayılı Teşkilat Kanunu MPM Personel Yönetmeliğine tabi personel” olarak nitelendirilmiştir.

Ayrıca yukarıda yer verilen Başbakanlık ve Maliye Bakanlığı görüş yazıları da bu doğrultudadır.

657 sayılı Kanunun 4/b maddesindeki sözleşmeli personel, “Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Bakanlar Kurulunca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde kurumun teklifi ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca vizelenen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri” olarak tanımlanmıştır.

Madde hükmünde sözleşmeli personelin hangi hallerde ve işlerde, hangi süre ve şartlarda istihdam edileceği açıkça belirtilmiş olup ancak önemli projelerin hazırlanması ve yürütülmesi için şart olan zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere, özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, 4/b maddesi kapsamında personel çalıştırılabilecektir.

MPM’de ise, istihdam edilen personel kadrosunun büyük bir kısmını verimlilik uzmanı ünvanını taşıyan kariyer uzmanları oluşturmakta bunun yanı sıra yönetici, idari ve teknik sınıf personel de görev yapmaktadır.

MPM’nin teşkilat kanununda tanımlanmış görevleri gereği yürüttüğü kamu hizmetinin niteliği, 657 sayılı Kanunun 4/b maddesinde tarif edilen “geçici, istisnai” işler kapsamında olmadığından ilgili personelin tamamını 4/b maddesi ile Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar kapsamında değerlendirmek mümkün değildir.

Sonuç olarak, 580 sayılı MPM Kanununun 6.maddesi gereği personel kadrosu Başbakanın tasvibine sunulan, Kamu Kurumu niteliğinde tüzel kişiliği haiz, bütün işlemlerinde özel hukuk hükümlerine tabi, 631 sayılı KHK.nin 14.maddesi kapsamında oldukları Başbakanlık ve Maliye Bakanlığı görüş yazı ve olurları ile belirtilen Kurum personeline yapılan ödemelerde yine 631 sayılı KHK hükümleri doğrultusunda yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu Kararlarında (2010/7 ve 2010/654 sayılı BKK) ) yer alan ücret sınırlamalarına riayet edildiği dolayısıyla uygulamada mevzuata aykırılık olmadığı görülmektedir.

Bu nedenle 27 sayılı ilamın 13.maddesi ile 43.563,19 TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,

  1. 27 sayılı ilamın 14.maddesi ile; Türkeli Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd.Şti. yükleniminde yapılan "9 kişi ile Özel Güvenlik Hizmet Alımı" işi ile ilgili olarak asgari ücret fiyat farkının sözleşme hükümlerine uygun hesaplanmadığı gerekçesi ile 2.727,18 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde özetle; konuya ilişkin İdari Şartnamenin;

"Teklif fiyata dahil olan diğer giderler" başlıklı 25.3.1. maddesinde;

"İşin süresi ve personel sayısı dikkate alınarak ilgili mevzuatına göre hesaplanacak işçilik ücreti: Teknik şartnamede tanımlanan ekip sorumlusu 2 kişiye 16 yaşından büyük işçiler için geçerli olan brüt asgari ücretin en az % 50 fazlası, diğer çalışan 7 kişiye brüt asgari ücretin en az % 25 fazlası ödeme yapılacak olup teklif fiyata dahildir." şeklinde düzenlendiğini,

Sözleşme ve Şartname hazırlanırken bu konuda mevzuatın İdareye tanıdığı yetkiye istinaden bu kişilerin nitelikli personel oldukları dikkate alınarak bunlara asgari ücretin üzerinde ücret ödenmesi ve bunun değişmesi halinde de ödeme tarihindeki asgari ücretin belirli % fazlasının aynen yansıtılması ilkesinin getirildiğini, İlamda bu husus yok sayılarak yersiz ödemeye hükmedildiğini,

Sözleşme ile belirlenmiş ilkelere uygun olarak yapılmış ödemede mevzuata aykırı bir hususun bulunmadığını belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.

Savcılık: “İlamın 14. maddesine ilişkin olarak, Türkeli Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd.Şti. yükleniminde yapılan ‘‘hizmet alımı’’ işinde, asgari ücret fiyat farkının sözleşme hükümlerine uygun hesaplanmadığı gerekçesiyle tazmin hükmolunduğunu, oysa sözleşme ve şartname hazırlanırken bu konuda mevzuatın İdareye tanıdığı yetkiye istinaden bu kişilerin nitelikli personel oldukları dikkate alınarak, bunlara asgari ücretin üzerinde ücret ödenmesi ve bunun değişmesi halinde de ödeme tarihindeki asgari ücretin belirli % fazlasının aynen yansıtılması ilkesinin getirildiği ifade edilerek tazmin hükmünün kaldırılması talep edilmektedir.

Dilekçede ileri sürülen hususların yeterli görülerek tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi,”şeklinde görüş bildirmiştir.

İlama konu işe ilişkin Sözleşmeye göre yükleniciye 31.12.2002 tarih ve 24980 (3. mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhalesi Yapılacak Olan Hizmet Alımlarına İlişkin Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esaslar çerçevesinde fiyat farkı ödenecektir.

Söz konusu Esaslar’ın 8. maddesinde “İhale konusu hizmetin gerçekleştirilebilmesi için çalıştırılacak 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa tabi personelin, sayı ve günlük çalışma saatinin belirtilmesi kaydıyla;

Asgari ücret tespit komisyonunca ihale (son teklif verme) tarihinde 16 yaşını doldurmuş işçiler için belirlenmiş asgari ücretin değiştirilmesi halinde eski ve yeni asgari ücret arasındaki fark,

İhale (son teklif verme) tarihi itibarıyla işveren tarafından karşılanacak olan sosyal sigorta primi ve işsizlik sigortası primine ilişkin toplam tutarda; asgari ücret değişikliği veya sigorta primi alt sınır değişikliği ile prim oranlan değişikliği gibi sebeplerle meydana gelecek fark,

506 sayılı Kanunun 77 nci maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde sözleşmede öngörülen ücret ekleri nedeniyle, işveren tarafından karşılanmakta olan sosyal sigorta primi ve işsizlik sigorta primine ilişkin toplam tutarda meydana gelecek fark,

toplamı (a), (b) ve (c) bentleri toplamı), 506 sayılı Kanun gereğince işveren nâm ve hesabına Hazinece yapılacak olan ödemeler de dikkate alınmak suretiyle bu Esasların 7 nci maddesi uygulanmaksızın ödenir veya kesilir.

Sözleşmede yer alan fiyat farkına ilişkin esas ve usullerde sözleşme imzalandıktan sonra değişiklik yapılamaz." denilmiştir.

Yukarıdaki mevzuat hükmünden anlaşıldığı üzere; Esasların 8. maddesinin uygulandığı durumda, sayı ve günlük çalışma saatinin belirtilmesi kaydıyla, ihale konusu hizmetin gerçekleştirilebilmesi için çalıştırılacak 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’na tabi tüm personel için -vasıflı vasıfsız personel ayrımı yapılmaksızın- verilecek fiyat farkı; yeni ve eski asgari ücret arasındaki fark ile bu değişiklikten kaynaklanan işveren sigorta primi ve işsizlik sigortası primi tutarlarında meydana gelecek farkların toplamıdır.

İşin şartnamesinde çalıştırılacak personelden bazılarına ücret olarak asgari ücretin %... fazlası ödeneceği hüküm altına alındığı gerekçesiyle asgari ücret fiyat farkının da %... artırımlı ödendiği görülmüştür. Oysa sadece eski ve yeni asgari ücret arasındaki artış miktarı ile buna bağlı olarak işveren sigorta primi ile işsizlik sigorta priminde meydana gelen artış miktarı ödenebileceğinden, asgari ücret fiyat farkı tutarının yüzde artırımlı tutarlar üzerinden hesaplanması mevzuata uygun değildir.

Bu nedenle 27 sayılı ilamın 14.maddesi ile 2.727,18 TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

  1. 27 sayılı ilamın 15.maddesi ile Koçlar Turizm Taşıma San. Tic. Ltd.Şti. yükleniminde yapılan "7 Adet Sürücülü ve 2 Adet Sürücüsüz Araç Kiralanması Hizmet Alımı" işi ile ilgili olarak asgari ücret fiyat farkının mevzuat hükümlerine uygun hesaplanmadığı gerekçesi ile 2.137,98 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde özetle; İdari Şartnamenin; "Teklif Fiyata Dahil Olan Giderler" başlıklı 25.3.1 nci maddesi; "İşin süresi ve personel sayısı dikkate alınarak ilgili mevzuatına göre hesaplanacak işçilik ücreti:

•Milli Prodüktivite Merkezinin Ankara Merkez teşkilatı emrinde görevlendirilecek 3 adet sürücüye 16 yaşından büyük işçiler için geçerli olan brüt asgari ücretin en az % 50 fazlası ödeme yapılacak olup teklif fiyata dahildir.

•Milli Prodüktivite Merkezinin Bölge Müdürlükleri emrinde görevlendirilecek 4 adet sürücüye 16 yaşından büyük işçiler için geçerli olan brüt asgari ücretin en az % 25 fazlası ödeme yapılacak olup teklif fiyata dahildir." şeklinde düzenleme yapıldığını,

Sözleşme ve Şartname hazırlanırken bu konuda mevzuatın İdareye tanıdığı yetkiye istinaden bu kişilerin nitelikli personel oldukları dikkate alınarak bunlara asgari ücretin üzerinde ücret ödenmesi ve bunun değişmesi halinde de ödeme tarihindeki asgari ücretin belirli % fazlasının aynen yansıtılması ilkesinin getirildiğini, İlamda bu husus yok sayılarak yersiz ödemeye hükmedildiğini,

Sözleşme ile belirlenmiş ilkelere uygun olarak yapılmış ödemede mevzuata aykırı bir hususun bulunmadığını belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.

Savcılık; verilen tazmin hükmünün kaldırılması yönünde görüş bildirmiştir.

İlama konu işe ilişkin Sözleşmeye göre yükleniciye 31.12.2002 tarih ve 24980 (3. mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhalesi Yapılacak Olan Hizmet Alımlarına İlişkin Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esaslar çerçevesinde fiyat farkı ödenecektir.

Söz konusu Esaslar’ın 8. maddesinde “İhale konusu hizmetin gerçekleştirilebilmesi için çalıştırılacak 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa tabi personelin, sayı ve günlük çalışma saatinin belirtilmesi kaydıyla;

Asgari ücret tespit komisyonunca ihale (son teklif verme) tarihinde 16 yaşını doldurmuş işçiler için belirlenmiş asgari ücretin değiştirilmesi halinde eski ve yeni asgari ücret arasındaki fark,

İhale (son teklif verme) tarihi itibarıyla işveren tarafından karşılanacak olan sosyal sigorta primi ve işsizlik sigortası primine ilişkin toplam tutarda; asgari ücret değişikliği veya sigorta primi alt sınır değişikliği ile prim oranlan değişikliği gibi sebeplerle meydana gelecek fark,

506 sayılı Kanunun 77 nci maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde sözleşmede öngörülen ücret ekleri nedeniyle, işveren tarafından karşılanmakta olan sosyal sigorta primi ve işsizlik sigorta primine ilişkin toplam tutarda meydana gelecek fark,

toplamı (a), (b) ve (c) bentleri toplamı), 506 sayılı Kanun gereğince işveren nâm ve hesabına Hazinece yapılacak olan ödemeler de dikkate alınmak suretiyle bu Esasların 7 nci maddesi uygulanmaksızın ödenir veya kesilir.

Sözleşmede yer alan fiyat farkına ilişkin esas ve usullerde sözleşme imzalandıktan sonra değişiklik yapılamaz." denilmiştir.

Yukarıdaki mevzuat hükmünden anlaşıldığı üzere; Esasların 8. maddesinin uygulandığı durumda, sayı ve günlük çalışma saatinin belirtilmesi kaydıyla, ihale konusu hizmetin gerçekleştirilebilmesi için çalıştırılacak 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’na tabi tüm personel için -vasıflı vasıfsız personel ayrımı yapılmaksızın- verilecek fiyat farkı; yeni ve eski asgari ücret arasındaki fark ile bu değişiklikten kaynaklanan işveren sigorta primi ve işsizlik sigortası primi tutarlarında meydana gelecek farkların toplamıdır.

İşin şartnamesinde çalıştırılacak personelden bazılarına ücret olarak asgari ücretin %... fazlası ödeneceği hüküm altına alındığı gerekçesiyle asgari ücret fiyat farkının da %... artırımlı ödendiği görülmüştür. Oysa sadece eski ve yeni asgari ücret arasındaki artış miktarı ile buna bağlı olarak işveren sigorta primi ile işsizlik sigorta priminde meydana gelen artış miktarı ödenebileceğinden, asgari ücret fiyat farkı tutarının yüzde artırımlı tutarlar üzerinden hesaplanması mevzuata uygun değildir.

Bu nedenle 27 sayılı ilamın 15.maddesi ile 2.137,98 TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

  1. 27 sayılı ilamın 16.maddesi ile; Onur Endüstriyel Temizlik İlaçlama Gıda Peyzaj Turizm Sosyal Hiz. San. Tic. Ltd.Şti. yükleniminde yapılan "2010 Yılı Malzemeli Genel Temizlik, İlaçlama ve Teknisyenlik Hizmet Alımı" işinde asgari ücret fiyat farkının mevzuat hükümlerine uygun hesaplanmadığı gerekçesi ile 1.357,34 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde özetle; yapılan işle ilgili idari şartnamenin, "Teklif fiyata dahil olan giderler" başlıklı 25.3.1. maddesinde; "İşin süresi ve personel sayısı dikkate alınarak ilgili mevzuatına göre hesaplanacak işçilik ücreti; Teknik şartnamede ekip sorumlusu olarak tanımlanan 1 kişi ile teknisyen olarak tanımlanan 2 kişiye 16 yaşından büyük işçiler için geçerli olan brüt asgari ücretin en az % 50 fazlası ödeme yapılacak olup teklif fiyata dahildir." denildiğini,

Ayrıca, Genel Temizlik, İlaçlama ve Teknisyenlik Hizmet Alımı işlerinde Sigorta prim oranı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından %3 olarak belirlendiğinden; İdari şartnamenin 25.5. maddesinde;

"İl Sigorta Müdürlüğünce bu iş için belirlenen kısa vadeli sigorta kolları prim oranı % 3'dür. " şeklinde düzenleme yapıldığını oysa İlamda bu oranın hatalı bir biçimde %1 olarak hesaplandığını,

Gerek bu husus, gerekse de Sözleşme ve Şartname hazırlanırken bu konuda mevzuatın İdareye tanıdığı yetkiye istinaden bu kişilerin nitelikli personel oldukları dikkate alınarak bunlara asgari ücretin üzerinde ücret ödenmesi ve bunun değişmesi halinde de ödeme tarihindeki asgari ücretin belirli % fazlasının aynen yansıtılması ilkesinin getirildiğini, İlamda bu husus yok sayılarak yersiz ödemeye hükmedildiğini,

Sözleşme ile belirlenmiş ilkelere uygun olarak yapılmış ödemede mevzuata aykırı bir hususun bulunmadığını belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.

Savcılık; temyiz talebinin kabulü ile verilen tazmin hükmünün kaldırılması yönünde görüş bildirmiştir.

İlama konu işe ilişkin Sözleşmeye göre yükleniciye 31.12.2002 tarih ve 24980 (3. mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhalesi Yapılacak Olan Hizmet Alımlarına İlişkin Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esaslar çerçevesinde fiyat farkı ödenecektir.

Söz konusu Esaslar’ın 8. maddesinde “İhale konusu hizmetin gerçekleştirilebilmesi için çalıştırılacak 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa tabi personelin, sayı ve günlük çalışma saatinin belirtilmesi kaydıyla;

Asgari ücret tespit komisyonunca ihale (son teklif verme) tarihinde 16 yaşını doldurmuş işçiler için belirlenmiş asgari ücretin değiştirilmesi halinde eski ve yeni asgari ücret arasındaki fark,

İhale (son teklif verme) tarihi itibarıyla işveren tarafından karşılanacak olan sosyal sigorta primi ve işsizlik sigortası primine ilişkin toplam tutarda; asgari ücret değişikliği veya sigorta primi alt sınır değişikliği ile prim oranlan değişikliği gibi sebeplerle meydana gelecek fark,

506 sayılı Kanunun 77 nci maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde sözleşmede öngörülen ücret ekleri nedeniyle, işveren tarafından karşılanmakta olan sosyal sigorta primi ve işsizlik sigorta primine ilişkin toplam tutarda meydana gelecek fark,

toplamı (a), (b) ve (c) bentleri toplamı), 506 sayılı Kanun gereğince işveren nâm ve hesabına Hazinece yapılacak olan ödemeler de dikkate alınmak suretiyle bu Esasların 7 nci maddesi uygulanmaksızın ödenir veya kesilir.

Sözleşmede yer alan fiyat farkına ilişkin esas ve usullerde sözleşme imzalandıktan sonra değişiklik yapılamaz." denilmiştir.

Yukarıdaki mevzuat hükmünden anlaşıldığı üzere; Esasların 8. maddesinin uygulandığı durumda, sayı ve günlük çalışma saatinin belirtilmesi kaydıyla, ihale konusu hizmetin gerçekleştirilebilmesi için çalıştırılacak 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’na tabi tüm personel için -vasıflı vasıfsız personel ayrımı yapılmaksızın- verilecek fiyat farkı; yeni ve eski asgari ücret arasındaki fark ile bu değişiklikten kaynaklanan işveren sigorta primi ve işsizlik sigortası primi tutarlarında meydana gelecek farkların toplamıdır.

İşin şartnamesinde çalıştırılacak personelden bazılarına ücret olarak asgari ücretin %... fazlası ödeneceği hüküm altına alındığı gerekçesiyle asgari ücret fiyat farkının da %... artırımlı ödendiği görülmüştür. Oysa sadece eski ve yeni asgari ücret arasındaki artış miktarı ile buna bağlı olarak işveren sigorta primi ile işsizlik sigorta priminde meydana gelen artış miktarı ödenebileceğinden, asgari ücret fiyat farkı tutarının yüzde artırımlı tutarlar üzerinden hesaplanması mevzuata uygun değildir.

Bu nedenle 27 sayılı ilamın 16.maddesi ile 1.357,34 TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

Karar verildiği 30.10.2014 tarih ve 39574 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:10

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim