Sayıştay 8. Dairesi 37607 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8
Sayıştay Kararı
37607
30 Ekim 2014
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2010
-
Daire: 8
-
Dosya No: 37607
-
Tutanak No: 39572
-
Tutanak Tarihi: 30.10.2014
-
Konu:
KARAR
Duruşmada hazır bulunan dilekçiler ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü:
- 27 sayılı ilamın 1.maddesi ile; Flap Kongre Toplantı Hizmetleri Otomotiv A.Ş.ye ihale edilen “16.Dünya Verimlilik Kongresi ve 2010 Avrupa Verimlilik Konferansı Organizasyon Hizmetinin Şartnamesi Gereği Kapalı Teklif Usulü ile Satılması” işinde sözleşmeye aykırı olarak ilk taksit bedelinin ertelenmesi nedeni ile ortaya çıkan cezanın kesilmemesi sonucu kamu zararına neden olunduğu gerekçesi ile 106.800,00 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle; 16. Dünya Verimlilik Kongresi ve 2010 Avrupa Verimlilik Konferansının, 4734 sayılı Kamu İhale Yasası veya 2886 sayılı Devlet ihale Yasası hükümlerine tabi bir ihale şeklinde yapılmadığını, hazırlık aşamasında yapılan değerlendirme ve çalışmalarda, kongre için sponsorluk ve reklam geliri olarak tahmini bir bütçe düzenlendiğini ve bu bütçe esas alınarak, tümüyle özel hukuk hükümleri çerçevesinde bir sözleşme yapıldığını,
Ortada ihale yasalarına göre bir ihale olmamasına rağmen, rekabet ve açıklığı sağlamak açısından birden fazla istekliden kapalı teklif almak sureti ile teklifler toplandığını ve en yüksek fiyatı teklif eden firma ile sözleşme imzalandığını,
Kongre bitiminde, firmanın öngördüğü reklam ve sponsorluk gelirlerinin çok altında gelir elde edildiğini ve bu elde edilen gelire ilişkin verilerin de Yönetim Kurulu bilgisine sunulduğunu,
Medeni Yasanın 2, 3. maddeleri ile, Borçlar Yasasının 96 ve devamı maddeleri ile özel borç ilişkilerine ilişkin öngörülmüş hükümleri uyarınca, sözleşmenin taraflarından biri için sözleşme koşullarını yerine getirmek çekilmez olmuş ise, o tarafın koşulların değişikliğini isteme hatta sözleşmenin hükümlerinin yerine getirilmemesini isteme hakkının saklı olduğunu,
Bu konuda tarafın, yargı yoluna başvurarak sözleşme hükümlerinde değişiklik yapılmasını isteme hakkı bulunduğunu kaldı ki düzenlenen sözleşmede de buna ilişkin hükme yer verildiğini,
Bu kapsamda öngörülen gelir seviyesine ulaşılamayınca, firmanın Kuruma başvurarak, ilk taksit ödemesi tutarının bir ay ertelenmesini talep ettiğini,
Düzenlenen sözleşme ve Borçlar Yasasının sözü edilen hükümleri birlikte değerlendirilerek, Yönetim Kurulunca, ilk taksit ödemesinin ertelenmesine karar verildiğini,
Sözleşme bedelinde herhangi bir değişiklik olmadığını, Firmanın yazılı talebi üzerine Mali İşler Bölüm Başkanlığı ve Hukuk Müşavirliğinin görüşü alınarak Yönetim Kurulu Başkanı ve ilgili Genel Sekreter Yardımcısının imzasıyla ek sözleşme düzenlenerek ilk taksit tutarının ¼’ üne tekabül eden 100.000 TL. nin ödeme tarihinin 1 ay ötelendiğini,
Ertelenen miktar toplam paranın ¼’ü iken, bu ertelemeye ilişkin kamu zararı olduğu gerekçesiyle tazmin istenmesinin yersiz olduğunu, zaten 1 ay ödemesi ertelenen tutarın kendisinin 100.000 TL. olduğunu,
Ertelenen tutardan daha fazla bir miktarın gecikme faizi olarak hesaplanmasının açıkça yasal düzenlemelere aykırı düştüğünü,
Bu durumun yanında, aslında ortada ödemenin 1 ay ertelenmesinden doğan bir kamu zararı da bulunmadığını,
5018 sayılı Kanun'un 71. maddesinde kamu zararının;
"kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması" şeklinde tanımlandığını, söz konusu tanım çerçevesinde; kamu görevlilerinin varlığı, mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemlerin bulunması, mevzuata aykırılığın kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmalleri sonucu ortaya çıkması ve kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasının kamu zararının unsurlarını oluşturduğunu,
Kamu zararının oluşumu için ortada Anayasa, kanun, kanun hükmünde kararname, tüzük, yönetmelik veya diğer düzenleyici işlemlerin bulunması ve yapılan işlem veya eylemin bu düzenlemelere aykırı olması gerektiğini, mevzuata aykırılık teşkil etmeyen mali karar, işlem veya eylemler nedeniyle bir zarar oluşsa bile sorumlularca tazmin edilmesi gereken kamu zararının ortaya çıkmayacağını,
Tazmine konu ödemenin dayanağının, Yönetim Kurulunca verilen ödemenin ertelenmesi kararı olduğunu ve bu kararın dayanağının da içerisinde kendisinin bulunmadığı bir komisyon tarafından verilen “ödemenin ertelenmesinin uygun olduğuna dair görüş” olduğunu,
Yine, kamu zararının oluşabilmesi için, hukuka aykırı işlemin, kamu görevlisinin kast, kusur veya ihmalinden kaynaklanması gerektiğini,
5018 sayılı Yasa ile, kamu zararı ile ilgili olarak, kusur sorumluluğu ilkesi getirildiğini, Kusur sorumluluğunun en önemli ayrım noktalarından birisinin, bir işlem veya eylemi yapan kişinin sübjektif durumunun nazara alınması olduğunu, Objektif sorumlulukta ise, kişilerin sübjektif durumlarının dikkate alınmadığını sadece bir sonuca sebep olunmasının yeterli görüldüğünü,
Ceza kanunlarında suçun unsurları arasında maddi ve manevi unsurlar bulunduğunu, suçun manevi unsurunun, işlenen fiil ile fail arasındaki manevi bağı ifade ettiğini, suçun manevi unsurunun kast ve ihmal olarak ortaya çıktığını,
Temel ilke olarak kusur sorumluluğunu esas alan 5018 sayılı Kanunla, sorumluların mali karar, işlem veya eylemleri sonucu oluşan kamu zararının kendilerine ödettirilebilmesi için manevi unsur olarak kasıt, kusur veya en azından bir ihmalin varlığının gerektiğini,
Kastın, failin zararlı sonucu bilerek ve isteyerek hareket etmesi olduğunu, Kamu mali yönetiminde sorumluların, mali karar, işlem veya eylemlerinin yürürlükteki mevzuata aykırılık teşkil ettiğini bilerek hareket ettikleri takdirde eylemin manevi unsuru olan kastın gerçekleşeceğini,
Sorumluluk hukukunda kusurun, her şeyden önce hukuka aykırı bir davranışı gerektirdiğini, mevzuata aykırı bir karar, işlem veya eylemin bulunmadığı durumlarda bir kusurdan da bahsedilemeyeceğini, kusurun, bir kişinin hukuk düzeni tarafından tasvip edilmeyen ve uygun görülmeyen davranış biçimleri olduğunu,
Burada, Yönetim Kurulunca, oluşturulan komisyonun uygun görüşü doğrultusunda işlem yapıldığını ve kendisinin de kurumun karar organı olan Yönetim Kurulunun bu kararı doğrultusunda, gerçekleştirme görevlisi sıfatı ile işlem yaptığını,
Tüm bu hususların yanında, yapılan bu işlemle, kamu kaynağında bir eksilme veya artışında bir azalma olmadığını,
Kurumun aleyhine herhangi bir durumun söz konusu olmadığını, sözleşme uyarınca tahsil edilmesi gereken tüm tutarın tahsil edildiğini,
Tüm bu hususların yanında, bir kamu kurumunda, bu şekilde bir uluslararası kongrenin düzenlenme şekline bakıldığında, hiçbir kamu kurumunun, böyle bir kongreyi kar-gelir elde etmek için yapmadığını, Merkezin kuruluş yasasına bakıldığında, bu tip kongreler düzenlenmesinin zaten merkezin asli görevlerinden olduğunu,
Merkezce gerçekleştirilen bu kongrede, tek bir kuruş dahi kamu kaynağı kullanılmadan, tümüyle organize eden firma tarafından yapılacak giderlerle, üstelik kuruma gelir de sağlayacak biçimde işlem yapıldığını,
Ortada 5018 sayılı Yasa uyarınca herhangi bir kamu zararı oluşmadığını belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Savcılık; ilamın 1. maddesine ilişkin olarak, Yönetim Kurulunca verilen karar doğrultusunda, ilk taksit tutarının ¼’üne tekabül eden 100.000TL’lik kısmının ödemesinin 1 ay süreyle ertelenmesinde, herhangi bir yasal düzenlemeye aykırılık bulunmadığı ifade edilmekte ve tazmin hükmünün kaldırılması istenilmektedir.
Teknik şartnamenin 16. maddesinde kongre bitimini müteakip işle ilgili materyallerin 15 iş günü içerisinde teslim edileceği öngörülmüş, sözleşmenin 16/1-b maddesinde de işin süresinden önce yapılması veya teslim edilmesi kaydıyla işin süresi ve bu süreye uygun olarak ödeme şartlarına ait hususlarda sözleşme hükümlerinde değişiklik yapılabileceği belirtilmiştir. Materyallerin süresinden önce idareye teslim edildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında savunmanın yeterli görülerek tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi,” yönünde görüş bildirmiştir.
İlama konu Organizasyon hizmetinin satışı sözleşmesinde sözleşme konusu iş; Milli Prodüktivite Merkezinin ev sahipliğinde 02-05 Kasım 2010 tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirilecek “16.Dünya Verimlilik Kongresi ve 2010 Avrupa Verimlilik Konferansı” Organizasyon Hizmetinin şartnamesi gereği kapalı teklif usulü ile satılması işi, olarak tanımlanmıştır.
Sözleşmenin toplam götürü bedeli yüklenicinin idareye teklif etmiş olduğu KDV hariç 1.068.000,00 TL.dir.
20.08.2009 tarihinde MPM ile Flap Kongre Toplantı Hizmetleri Otomotiv ve Turizm A.Ş. arasında imzalanan organizasyon hizmeti satışı sözleşmesinin “Ödeme Yeri ve Şartları” başlıklı 12.maddesinde;
“İhale konusu işe ilişkin ödeme Milli Prodüktivite Merkezinin T.C. Ziraat Bankasının Güvenevler Şubesi 6027200-5010 nolu hesabına;
-Toplam bakiyenin % 40’ı 31.12.2010 tarihine kadar,
-Toplam bakiyenin % 20’si 31.03.2011 tarihine kadar,
-Toplam bakiyenin % 40’ı 30.04.2011 tarihine kadar yapılacaktır.” ve
16.maddesinde “Sözleşmede Değişiklik Yapılması” düzenlenmiş;
16.1.Sözleşme bedelinin aşılmaması ve İdare ile Yüklenicinin karşılıklı olarak anlaşması kaydıyla,
a)İşin yapılma veya teslim yeri,
b)İşin süresinden önce yapılması veya teslim edilmesi kaydıyla işin süresi ve bu süreye uygun olarak ödeme şartlarına ait hususlarda sözleşme hükümlerinde değişiklik yapılabilir.
16.2.Bu hallerin dışında sözleşme hükümlerinde değişiklik yapılamaz ve ek sözleşme düzenlenemez.” ,
“İşe Başlama ve İşi Bitirme Tarihi” başlıklı 2.maddesinde;
“Sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 5 (beş) gün içinde işe başlanır. İşin süresi 31.12.2010 tarihine kadardır.” denilmiştir.
29.12.2010 tarihinde taraflar arasında imzalanan Ek Sözleşmenin 3.maddesinde “Sözleşmenin Düzenlenme Nedeni” olarak;
“Milli Prodüktivite Merkezi ile Flap Kongre Toplantı Hizmetleri Otomotiv ve Turizm A.Ş. arasında 20.08.2009 tarihinde imzalanan asıl sözleşmeye ek olarak yüklenici firmanın 29.12.2010 tarihli yazılı talebinin idare tarafından uygun görülmesi üzerine sözleşmenin 12.maddesi olan ödeme yeri ve şartlarının 16.maddenin 16.1.b maddesi uyarınca yeniden düzenlenmesi için yapılmıştır.” gerekçesi gösterilmiş,
- maddesinde de;
“Esas sözleşmenin 12.maddesinde tanımlanan birinci taksit vade bitimi 31.12.2010 tarihinden 31.01.2011 tarihine uzatılmıştır.” denilerek ilk taksit ödeme tarihi bir ay ötelenmiştir.
Uygulamada;
Kongre bitiminde, firmanın öngördüğü reklam ve sponsorluk gelirlerinin çok altında gelir elde edilmesi nedeniyle Firmanın yazılı talebi üzerine Mali İşler Bölüm Başkanlığı ve Hukuk Müşavirliğinin görüşü alınarak Yönetim Kurulu Başkanı ve ilgili Genel Sekreter Yardımcısının imzasıyla 29.12.2010 tarihinde ek sözleşme düzenlenerek, esas sözleşmenin 12.maddesinde tanımlanan birinci taksitin vade bitimi 31.12.2010 tarihinden 31.01.2011 tarihine uzatılmıştır.
Söz konusu ek sözleşmenin, yüklenicinin 29.12.2010 tarihli yazılı talebinin idarece uygun bulunması sonucu esas sözleşmenin 12.maddesi olan ödeme yeri ve şartlarının, 16.maddesinin 16.1.b maddesi uyarınca yeniden düzenlenmesi için imzalandığı ek sözleşmenin 3.maddesinde belirtilmektedir.5 Kasım 2010 tarihi ise sözleşme konusu işin bitim tarihi değil Kongrenin bitim tarihidir.
Sözleşme eki teknik şartnamede yer aldığı üzere kongre bitim tarihinden sonrada yüklenicinin yerine getirmek zorunda olduğu edimleri söz konusudur.Bu nedenle İşin bitim süresi sözleşmenin 2.maddesine göre 31.12.2010 tarihidir.
Taraflar arasında ek sözleşme imzalanmış ve bu sözleşme uyarınca hareket edilmiştir.
Dolayısıyla sözleşme ve şartname hükümleri çerçevesinde yüklenici firma ile Ek Sözleşme imzalanmak sureti ile ilk taksitin ödeme tarihi bir ay ertelenmiş olduğundan yükleniciye ceza kesilmesini gerektirecek şartların oluşmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle 27 sayılı ilamın 1.maddesi ile 106.800,00 TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
- 27 sayılı ilamın 2.maddesi ile; Milli Prodüktivite Merkezinde istihdam edilen sözleşmeli personele 06.06.1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında belirlenen brüt ücret tavanının üzerinde sözleşme ücreti ödenmesi nedeniyle 1.635.545,04 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi ilamın 2,3,4,5,6,7,8,9,10,11,12,13 ve 17.maddelerine ilişkin olarak dilekçesinde özetle; ilamda, ücretleri belirleyebilmek için yasal yetkinin olmadığının öne sürüldüğünü, oysa mülga 580 sayılı Yasanın 16. maddesinde " ....bu Kanunun uygulanması için gereken diğer konularda yönetmelik çıkarma" yetkisini, Genel Kurula tanımış olduğunu,
Kurumda görev alacak olan personeli işe alma ve işlerine son vermenin, 580 sayılı yasanın 8/j bendi uyarınca Yönetim Kuruluna verilen bir görev olduğunu yani personel çalıştırılmasına ilişkin konuların yönetim kurulunun yetkisinde ve aynı yasanın 16. maddesinde de bu yasadaki konularda yönetmelik çıkarma yetkisinin Genel Kurulda olduğunu, bu kapsamda çıkarılan yönetmelikle ücretlerin belirlendiğini,
İlamda, Kurum personelinin 631 sayılı KHK.ye tabi olmadığı dolayısıyla anılan KHK de belirtilen ücretlerin ödenemeyeceğinin ileri sürüldüğünü oysa, Genel Kurulun bu konuda yönetmelik yapma yetkisi ve ücretleri bu yönetmeliğe göre belirleme yetkisinin olması hususunun yanında, kurum personeline ödenecek ücret, fazla çalışma, izin, doğum yardımı gibi tüm parasal haklar yönünden 631 sayılı KHK.ye tabi olduğunun Başbakanlık Hukuk Müşavirliğinin 24/02/2003 tarih ve B.02.0.HUK.722-2003-4/00-1650 sayılı görüşü ile ayrıntılı olarak açıklandığını ve Başbakanlık Müsteşarlığınca 27/02/2003 tarihinde bu görüşün uygun bulunduğunu,
Yani Kurumda çalışan sözleşmeli personele ilişkin tavan ücretlerin, 631 sayılı KHK uyarınca belirlenmesi gerektiğinin, Başbakanlık yazısı ile belirtildiğini Başbakanlığın bu yazısı uyarınca da, 631 sayılı KHK hükümlerine göre yapıldığını,
Yine, Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün 05/06/2006 tarih ve B.07.0.BMK.0.22-115909 - 10041 sayılı yazısında da açıkça kurum personeli ücret ve parasal haklarına ilişkin 631 sayılı KHK.de öngörülen sınırlar içerisinde ödeme yapılabileceğinin belirtildiğini,
Bu yazıların dayanağı olan 631 sayılı KHK.nin 14. maddesinde açıkça "....özel kanunlarla kamu tüzel kişiliğine haiz olarak kurulan....kurum ……. tarafından, …… tüm personeli için ilgili mevzuatları uyarınca belirlenen her türlü maaş, aylık, ücret, ek ücret, prim, zam, tazminat, ikramiye, fazla mesai, kar payı ve her ne ad altında olursa olsun yapılan diğer mali ödemeler ile sosyal hak kapsamında yapılan bütün ayni ve nakdi ödemelerin tümünün aylık net ortalaması toplamı ……." hakkında tavan ücret getirildiğini Kurum personel yönetmeliğinde de bu tavan esas alınarak ödemeler yapıldığını,
Kurum personelinin maaş ve diğer tüm parasal haklarına ilişkin yönetmelikle düzenleme yapıldığı ve 631 sayılı KHK uyarınca bu ödemelerin belirlendiği, Başbakanlığa ve Maliye Bakanlığına gönderilen yazılarda da net bir şekilde belirtildiğini ve bu durumun düzenlemelere uygun olduğunun anılan kurumlarca kabul edildiğini,
İlamın 1. maddesine ilişkin temyiz itirazında da belirtildiği üzere, kamu zararının oluşabilmesi için öncelikle ortada mevzuata aykırı bir işlemin bulunması gerektiğini,
Yapılan ödemeler, tümüyle yönetmeliğe ve konu hakkındaki Başbakanlık ve Maliye Bakanlığı görüşü ile 631 sayılı KHK.ye dayandığından, ortada mevzuata aykırı bir işlem olmadığını,
Kurum personeline yapılan tüm ödemelerin, 631 sayılı KHK de belirtilen tavan dahilinde yapılması gerektiği, Merkezin tüzel kişiliğine son verilip Bakanlık bünyesinde Verimlilik Genel Müdürlüğüne dönüştürülmesinden sonra, personele yapılacak ödemeler hakkında düzenleme getiren Maliye Bakanlığının 05/03/2012 tarih ve 2882 sayılı yazısındaki "Verimlilik Genel Müdürlüğüne devredilen kadro karşılıksız sözleşmeli personele mevzuatında ödenmesi öngörülen ikramiye ödemeleri ile diğer ödemelerin 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14. maddesi ile bu madde uyarınca yürürlüğe konulan 8/2/2002 tarihli ve 2002/3729 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde ödenmesine devam olunacağı " yönündeki uygulama esası ile de bir kez daha ortaya konulduğunu,
Yani ilamda, 631 sayılı KHK’deki açık hükme rağmen, kurum personelinin parasal ve mali haklarına ilişkin uygulanmayacağı belirtilirken; Merkez, Bakanlığa devredildikten sonra dahi personele 631 sayılı KHK’de belirtilen ücretlerin ödenmeye devam edileceğinin belirtilmesinin, Merkezin tüzel kişiliğini sürdürürken 631 sayılı yasadaki tavan esas alınarak ödemelerin yapılmasının uygun olduğuna dair bir başka kanıtı olduğunu belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Savcılık; İlamın 2. maddesine ilişkin olarak, Kurumun kendi çalışanlarının sözleşme ücretlerini belirleme yetkisi olmadığı ve bu kapsamda ödenen sözleşme ücretlerinin kamu zararı oluşturduğu gerekçesiyle tazmin hükmolunduğu, oysa personel çalıştırılmasına ilişkin konuların yönetim kurulunun yetkisinde olduğu ve mülga 580 sayılı Yasanın 16. maddesinde de bu yasadaki konularda yönetmelik çıkarma yetkisinin Genel Kurula verildiği ve bu kapsamda çıkarılan yönetmelikle ücretlerin belirlendiği, ayrıca kurum personeline ödenecek ücret, fazla çalışma, izin, doğum yardımı gibi parasal haklar yönünden 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi oldukları yönünde Başbakanlık Hukuk Müşavirliğinin görüşü olduğu ileri sürülerek tazmin hükmünün kaldırılması talep edilmektedir.
Daire Kararında da belirtildiği üzere, Anayasa’nın 128. maddesinde; memurların ve diğer kamu görevlilerinin aylık ve ödenekleri ile diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği hüküm altına alınmıştır. 580 sayılı Milli Prodüktivite Merkezi Kuruluş Kanununda personel istihdamı, istihdam şekilleri, sözleşmeli personel, personelin özlük hakları vs. hakkında herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Anayasanın 128. maddesi uyarınca kanunla düzenlenmesi gereken bir alanda, yetki verilmemesine rağmen çıkarılan bir yönetmeliğin hukuki geçerliliğinin bulunmadığı, dolayısıyla Milli Prodüktivite Merkezinde istihdam olunacak sözleşmeli personele, 06.06.1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların uygulanması gerektiği düşünülmektedir.
Bu nedenlerle ilamın 2. maddesine ilişkin talebin reddedilerek Daire kararının onanmasına” şeklinde görüş bildirmiştir.
17.04.1965 tarih ve 11978 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 580 sayılı Milli Prodüktivite Merkezi Kuruluş Kanununun 1.maddesinde; “Kamu kurumu niteliğinde tüzel kişiliği haiz, bütün işlemlerinde özel hukuk hükümlerine tabi” bir kuruluş olduğu belirtilmiş, 3.maddesinde organları, 6.maddesinde Genel Kurulun görevleri, 8.maddesinde Yönetim Kurulunun yetki ve görevleri sıralanmıştır.
16.maddesinde ise;
“MPM nin Genel Kurulunun, Yönetim Kurulunun, Denetleme Kurulunun ve Danışma Kurullarının toplanma esas ve usulleri, bütçesinin düzenlenmesi, gelirlerinin toplanması ve harcanması şekli, toplantıya katılan Yönetim ve Denetleme Kurulu üyelerine, Danışma kurulları üyelerine verilecek huzur haklarının (Beher toplantı günü için 50 lirayı ve aylık toplamı da 500 lirayı geçmemek şartiyle) miktarı, bu kanunun uygulanmasını gerektiren diğer konular Yönetim Kurulunca hazırlanıp Genel Kurul tarafından kabul edilecek yönetmeliklerde belirtilir.” hükmü getirilmiş olup; bu yetki çerçevesinde Yönetim Kurulunca hazırlanarak 28 Mart 1991 tarihinde yapılan Genel Kurulda onaylanan ve 31.12.2002 tarihli ve 24980 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren MPM Personel Yönetmeliği hükümleri gereğince personel ücretleri ödenmiştir.
27 sayılı ilamla tazminine hükmedilen ödemelere ilişkin Yönetmeliğin ilgili maddeleri ise aşağıdaki şekildedir.
“Amaç
Madde 1 —Bu Yönetmeliğin amacı, Milli Prodüktivite Merkezi’nde idari sözleşme ile çalıştırılan görevlilerin hak ve yükümlülükleri, görevlendirme, nakil, işe son verme, disiplin hükümleri ile çalışma kural ve koşullarını düzenlemektir.
Dayanak
Madde 3 —Bu Yönetmelik, 580 sayılı Milli Prodüktivite Merkezi Kuruluş Kanununun "Yönetmelikler" başlıklı 16. maddesine göre hazırlanmıştır.
Hizmet ve Emeklilik Tazminatı
Madde 16 —Hizmet ve emeklilik tazminatı aşağıdaki şekilde ödenir.
a) Hizmet Tazminatı:
Merkezdeki görevi en az bir yıl sürmüş olmak kaydıyla, muvazzaf askerlik nedeniyle görevinden ayrılmak zorunda kalarak sözleşmesini feshedenlere, ya da evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde ayrılan kadın görevliye veya sözleşmesi Merkez tarafından uzatılmayan, yenilenmeyen görevlilere veya ölüm nedeniyle sözleşmesi kendiliğinden sona erenlerin kanuni mirasçılarına, Merkezde geçen her tam hizmet yılı için son görev ve unvanı karşılığı olan aylık ücreti tutarında hizmet tazminatı ödenir.
Bir yıldan artan hizmet süreleri için orantılı olarak ödeme yapılır. Hizmet tazminatının hesabında, kadro ücreti dışında bu Yönetmelikle veya sözleşmesi ile sağlanmış diğer ayni ve nakdi menfaatlerin bir aya düşen miktarı dahil edilir. Ancak yıllık hizmet tazminatı, 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesi hükmü kapsamı içinde Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet Memuruna 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami Emeklilik İkramiyesini geçemez.
Bunların dışında herhangi bir nedenle Merkezden ayrılan veya çıkarılan görevliye hizmet tazminatı ödenmez.
b) Emeklilik Tazminatı:
Merkezde çalışırken ihtiyarlık veya malûllük aylığına ya da toptan ödemeye hak kazandığı için Merkezdeki görevinden ayrılan görevliye, SSK’ya bu konuda yaptığı müracaatını belgelemesi şartıyla, Merkezde geçen her tam yıl için, son görev unvanı karşılığı ödenen ücret tutarında emeklilik tazminatı ödenir.
Emeklilik tazminatının hesabında, hizmet süresi, tazminata esas ücret ve tazminatın tavanı hususunda hizmet tazminatındaki esaslar uygulanır.
Aynı kıdem süresi için bir defadan fazla emeklilik veya hizmet tazminatı ödenmez.
Aylıkların Tanımı ve Ödeme Zamanı
Madde 51 —Aylık ücret, görevlilere bir aylık çalışmaları karşılığında ödenen paradır. Aylık ücretler her ayın 14 üncü günü ödenir. Ayın 14 üncü günü tatile rastlıyorsa tatilden önceki gün ödeme yapılır.
Çalışma Saatleri ve Fazla Mesai
Madde 55 —Merkez görevlileri haftada 40 saat çalışır. Merkez görevlilerinin haftalık çalışma saatleri yasal çalışma sürelerini aşmamak koşulu ile Yönetim Kurulunca tespit edilir. Yönetim Kurulu görevlilerin işe başlama, dinlenme, işi bitirme saatlerini iş gereklerine göre belirler.
Normal çalışma saatlerinin dışında istisnaen fazla çalışma yapılmasını gerektiren durumlar ve ödenecek fazla çalışma ücretleri Yönetim Kurulunca bir yönergeyle düzenlenir.
Yurt İçi Yolluk
Madde 56 —MPM Genel Kurul, Yönetim Kurulu, Denetleme ve Danışma Kurulu üyeleri ile personeline geçici olarak ikamet ettikleri mahallerin belediye hudutları dışındaki yerlerde görev yapmaları halinde MPM Harcırah Yönetmeliği hükümleri uygulanır.
Yurt Dışı Yolluklar
Madde 57 —Yurt dışı görev ve seyahatlerde ödenecek yolluk miktarlarının tespitinde "MPM Harcırah Yönetmeliği" hükümleri uygulanır.
İkramiye
Madde 58 —Tam gün esasına göre çalışan görevlilere yılda dört aylıkları tutarında ikramiye ödenir.
Hizmeti bir yıldan aşağı olanlara ikramiye yıl içinde çalıştığı süre oranında ödenir. Ay içinde kesirler tam’a iblağ olunur.
Adaylık süresi içinde bulunan personelin ikramiye hakları tecrübe süresinin başarı ile sona ermesinden ve başarının belgelenmesinden sonra ödenir.
İkramiye süresinin hesabında hastalık izinleri ile senelik ücretli izin süreleri çalışılmış gibi hesaba katılır.
İkramiyeler, Mart, Haziran, Eylül ve Aralık aylarında Yönetim Kurulu’nca saptanacak bir günde ödenir.
Yemek Yardımı
Madde 59 —Tam-gün esasına göre sürekli çalışan görevlilere, tam çalıştıkları günler için yapılacak yemek yardımı miktarı her yıl bütçe imkanlarına göre Yönetim Kurulu’nca tespit edilir. Geçici olarak Ankara dışında görevlendirilenlere yolluk ödendiğinden ayrıca yemek yardımı yapılmaz.
Ulaşım Yardımı
Madde 60 —"D" Yardımcı Hizmet Sınıfı Görevlilere, her ay aylık abonman otobüs kartı verilir.
Aile Yardımı
Madde 61 —Tam-gün esasına göre sürekli çalışan görevliler Devlet Memurları için ödenen aile ve çocuk yardımından aynı esas ve usuller çerçevesinde yararlandırılır.
Doğum Yardımı
Madde 62 —Tam-gün esasına göre sürekli çalışan görevlilerden çocuğu dünyaya gelenlere doktor raporu ile belgelendirmek koşuluyla benzer kamu kuruluşlarındaki ödemeler düzeyinde olmak üzere Yönetim Kurulunca her yıl saptanacak miktarda doğum yardımı yapılır.
Eşlerin ikisinin de çalışması halinde bu yardım eşlerden birine yapılır.
Çocuğun ölü dünyaya gelmesi halinde de bu yardım yapılır.
Sosyal Yardım
Madde 63 —Yönetim Kurulu, Devlet Memurlarına ödenmekte olan Taban Aylığı miktarını geçmemek kaydıyla sosyal yardım yapılmasına karar verebilir. Ancak, bu yardımı asıl görev yerinden alan personel ile bir sosyal güvenlik kurumundan emekli olup da MPM de görevlendirilmiş bulunan personel bu yardımı alamaz.
Kasa Tazminatı
Madde 64 —MPM de nakit ve kıymet sorumlularına ödenecek kasa tazminatının kimlere ve ne miktarda ödeneceği o konudaki sorumlulukları esas alınarak Yönetim Kurulu’nca tespit edilir.
Konut Tahsisi
Madde 65 —MPM personeline "MPM Konut Yönetmeliği" esasları dahilinde konut tahsis edilir.
Ölüm Yardımı
Madde 66 —Tam-gün esasına göre sürekli çalışan görevlilerden birinin ölümü halinde eş ve çocuklarına, bunlar yok ise ana ve babasına, görevlinin eş ve çocuklarının bakmakla mükellef olduğu ana-babasının her birinin ölümü halinde ise görevliye, belgelendirilmek koşulu ile benzer kamu kuruluşlarındaki ödemeler düzeyinde olmak üzere Yönetim Kurulu’nca her yıl saptanacak miktarda ölüm yardımı yapılır.
Giyim Yardımı
Madde 67 —"D" sınıfı görevlilerine aşağıda sayılan giyim yardımları yapılır:
- Yazlık ve kışlık olmak üzere iki takım elbise,
(Kışlık elbisenin yelekli bulunmaması halinde uygun renk ve desende bir süveter verilebilir.)
-
İki gömlek, iki kravat, iki çift çorap,
-
Yazlık ve kışlık olmak üzere iki çift ayakkabı,
-
4 yılda bir palto,
Belirtilen giyim eşyaları, şartnamesine istinaden, teklif alınmak suretiyle sağlanır.”
Yukarıda yer verilen kanun maddesi ve yönetmelik hükümlerinden Milli Prodüktivite Merkezi tarafından istihdam edilen sözleşmeli personele yapılacak ücretlerin 580 sayılı Kanunun 16. maddesi çerçevesinde çıkarılan yönetmelik hükümleri ile belirlendiği anlaşılmaktadır.
13.07.2001 tarih ve 24461 Mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 631 sayılı KHK.nin 14.maddesi de buna cevaz vermektedir.
Konuyla ilgili Başbakanlık ve Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü yazılarında da buna değinilmiş ve;
-Başbakanlık Hukuk Müşavirliğinin 24.02.2003 tarih ve B.02.0.HUK.722-2003-4/00-1650 sayılı görüşü ile açıklanan ve Başbakanlık Müsteşarlığınca 27.02.2003 tarihinde Olur verilen yazıda özetle;
“631 sayılı KHK.nin 14.maddesi açıklanan istisnalar dışında, özel kanunlarla kurulan kamu tüzel kişiliğine sahip kurul, üst kurul, kurum, enstitü, teşebbüs, teşekkül, fon ve diğer adlarla kurulan tüm kamu kurum ve kuruluşlarını kapsamaktadır. Dolasıyla Milli Prodüktivite Merkezinin 580 sayılı özel kanunla kurulduğu, anılan Kanunun 1.maddesi uyarınca tüzel kişiliğe sahip kamu kurumu olduğu, 631 sayılı KHK.nin 14.maddesindeki istisnalar arasında yer almadığı dikkate alındığında bu kurumun söz konusu KHK.nin 14.maddesindeki kapsama dahil bir kuruluş olduğu açıktır.
Diğer taraftan maddede kurul, üst kurul, kurum, enstitü, teşebbüs, teşekkül, fon ve sair adlarla kurulmuş olan bütün kamu kurum ve kuruluşlarının kapsama dahil olduğu belirtildiğinden “Merkez” tanımlamasının da tanıma dahil bulunduğu, yine maddeye göre üst sınır uygulamasının kurum ve kuruluşların yönetim ve denetim kurulu ile kurul, üst kurul üyeleri dahil tüm personelini kapsadığı belirtilerek personel açısından bir ayrıma gidilmediği, keza madde de her türlü maaş, aylık, ücret, ek ücret, prim, zam, tazminat, ikramiye, fazla mesai, kar payı ve her ne ad altında olursa olsun yapılan diğer mali ödemeler ile sosyal hak kapsamında yapılan bütün ayni ve nakdi ödemelerin tümünden bahsedilerek her türlü ücret sisteminin madde kapsamına alındığı ve madde de personellerin niteliği, tabi olduğu sosyal güvenlik kuruluşları, tabi olunan hukuk hükümleri ve denetim mercileri açısından da bir ayrım ve istisna yer almadığından kurum personelinin oluşumunun, niteliğinin, ücret sisteminin, SSK’ya tabi olmasının, kurum faaliyetlerinde özel hukuk hükümlerinin uygulanmasının ya da denetleme merciinin bu madde açısından bir önem arz etmediği dolayısıyla ilgi yazıda dikkat çekilen bu nevi iddiaların kurum hakkında 14.maddenin uygulanmasına bir etkisi olmayacağı ortadadır.
Öte yandan 631 sayılı KHK.nin 14.maddesi kapsamında olan kurum ve kuruluşların personeline, mevzuatları uyarınca belirlenmesi öngörülen ödemelere, kamuda ücret adaletinin sağlanması amacıyla üst sınır getirildiğinden kapsama dahil kurum ve kuruluşların 631 sayılı KHK ve bu KHK.ye dayanılarak çıkarılan Bakanlar Kurulu Kararında öngörülen sınırı aşmamak kaydıyla mevzuatları dahilinde personellerinin mali ve sosyal haklarını belirleme yetkisi ise devam etmektedir. Danıştay 1.Dairesince verilen 18.11.2002 gün ve E:2002/172- K:2002/182 sayılı emsal istişari görüş de bu yönündedir.
Açıklanan nedenlerle Müşavirliğimizce; Milli Prodüktivite Merkezinin 631 sayılı KHK’nin 14.maddesinde belirtilen “kapsama dahil kuruluş” lar arasında yer aldığı ve söz konusu düzenlemeye dayanılarak çıkarılan Bakanlar Kurulu Kararları kapsamında bulunduğu düşünülmektedir.” denilmiştir.
-Yine, Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün 05.06.2006 tarih ve B.07.0.BMK.0.22-115909 - 10041 sayılı yazısında da kurum personeli ücret ve parasal haklarına ilişkin 631 sayılı KHK.de öngörülen sınırlar içerisinde ödeme yapılabileceğinin belirtildiği,
Söz konusu Yazıda;
“…
Bilindiği üzere 13.07.2001 tarihli ve 24459 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14.maddesinde;
Madde 14 - Genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler, kamu iktisadi teşebbüsleri, döner sermayeler, meslek kuruluşları, kefalet sandıkları, mahalli idareler ve bunların birlikleri hariç olmak üzere, özel kanunlarla kamu tüzel kişiliğini haiz olarak kurul, üst kurul, kurum, enstitü, teşebbüs, teşekkül, fon ve sair adlarla kurulmuş olan bütün kamu kurum ve kuruluşları (bundan sonra "kapsama dahil kuruluş" olarak anılacaktır) tarafından; yönetim ve denetim kurulu ile kurul, üst kurul üyeleri dahil tüm personeli için; ilgili mevzuatları uyarınca belirlenen her türlü maaş, aylık, ücret, ek ücret, prim, zam, tazminat, ikramiye, fazla mesai, kar payı ve her ne ad altında olursa olsun yapılan diğer mali ödemeler ile sosyal hak kapsamında yapılan bütün ayni ve nakdi ödemelerin tümünün altı aylık net ortalaması toplamı (bundan sonra "ortalama ücret toplamı" olarak anılacaktır), 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet memuruna her ne ad altında olursa olsun fiilen yapılan mali ve sosyal hak niteliğindeki her türlü ödemeler dahil bulunacak toplamının altı aylık net ortalamasını (bundan sonra "ortalama kanuni ücret tavanı" olarak anılacaktır) geçemez.
Bakanlar Kurulu; kapsama dahil kuruluşlarda uygulanacak ortalama ücret toplamı üst sınırını, ortalama kanuni ücret tavanını geçmemek üzere, anılan her kuruluş için ayrı ayrı veya birlikte tespit etmeye veya değiştirmeye; gerektiğinde ortalama ücret toplamı içinde yer alan ödeme unsurlarını ayrıca belirlemeye veya sınırlandırmaya; uygulamaya ilişkin esas, usul ve diğer hususlar ile ödeme tarihlerini düzenlemeye; ortalama ücret toplamı ve ortalama kanuni ücret tavanı kapsamındaki ödemeleri belirlemeye, kapsama dahil edip etmemeye, bu husustaki tereddütleri gidermeye; Devlet memurlarının mali ve sosyal haklarında yapılacak genel veya kısmi nitelikteki artış oranlarını geçmemek üzere ortalama ücret toplamı üst sınırını daha düşük oranlarda artırmaya yetkilidir.
Kapsama dahil kuruluşlar, Bakanlar Kurulu kararıyla tespit edilecek ortalama ücret toplamı üst sınırının altında, ortalama ücret toplamı alan personeli hakkında; Bakanlar Kurulu kararıyla tespit edilecek ortalama ücret toplamı üst sınırını aşmamak, usul ve esaslar ile diğer belirlemelere uymak kaydıyla, ortalama ücret toplamını oluşturan ödemeleri mevzuatları dahilinde tespit etmeye devam ederler. Ancak, bu tespitlerini yaparken hiçbir surette ortalama ücret toplamı üst sınırını aşacak şekilde ödemeye sebep olacak düzenleme, değişiklik veya artış yapamazlar.
Diğer kanunların bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz.”
Geçici 1.maddesinde de;
“Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 14. maddesi uyarınca çıkarılacak Bakanlar Kurulu kararı yürürlüğe girinceye kadar; bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yayımı tarihinde mevcut karar, onay veya diğer mevzuatı uyarınca yapılmış bulunan belirlemelerin, mali ve sosyal haklarda hiçbir artış ya da değişikliğe yol açmayacak şekilde aynen uygulanmasına devam olunur.
Bakanlar Kurulu kararıyla yapılacak belirlemeler çerçevesinde tespit edilecek ortalama ücret toplamı üst sınırından daha fazla miktarda ortalama ücret toplamı olan personel hakkında kapsama dahil kuruluşlar tarafından, bu fazlalık devam ettiği sürece, hiçbir ücret artışı veya değişikliği yapılamaz. Bu durumda bulunan personelin ortalama ücret toplamı artış oranları Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenir ve kapsama dahil kuruluşlar tarafından anılan personele bu artış oranları uygulanır.
Bakanlar Kurulu, bu durumda olan personelin ortalama ücret toplamı ile ortalama ücret toplamı üst sınırı arasındaki farkı, 31/12/2006 tarihine kadar aşamalı olarak gidermeye yönelik gerekli tedbirleri almaya, bu durumdakiler için daha düşük oranlarda artış yapmaya ya da artış oranlarını farklı tarihlerde uygulamaya yetkilidir.” hükmü yer almıştır.
Söz konusu Kanun Hükmünde Kararnamenin anılan hükümleri uyarınca yürürlüğe konulan 08.02.2002 tarihli ve 2002/3729 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının değişik 2.maddesinde ortalama ücret toplamı üst sınırı, 3.maddesinde ise kapsama dahil idarelerin kurum içi hiyararşik yapıların gerektirdiği ölçüde, mevzuatları dahilinde, yetkili organlar tarafından yapabilecekleri zam oranları tespit edilmiş bulunmaktadır.
Diğer taraftan, 28.08.2002 tarihli ve 2002/4811 sayılı Kararnamenin eki Kararın 3.maddesi ile anılan Kararnameye eklenen ek 1.madde de; “Mevcut esas ve usuller çerçevesinde kazanılmış hak niteliğindeki ilerleme ve yükselmelerden kaynaklanan ücret artışları bu Kararın değişik 3.maddesi kapsamında belirtilen esaslara bağlı olmaksızın yapılabilir. Ancak yetkili organlarınca, aylık ücret ile diğer mali ve sosyal hakların tespitinde hizmet yılı, eğitim seviyesi, performans veya benzeri kriterler dikkate alınmaksızın unvan veya hizmet grubu bazında yalnızca taban veya tavan ücret dikkate alınarak mali ve sosyal hakları belirlenmiş bulunan kadro veya pozisyonlara yapılacak atamalarda, atanacak personelin mali ve sosyal hakları, söz konusu unvana ilişkin taban tutarlar uygulanmak suretiyle belirlenir.” hükmü yer almaktadır.
Anılan düzenleme ile ilgili personelin tabi olduğu mevzuat çerçevesinde kıdem, öğrenim durumu ve benzeri hususlarda meydana gelen değişikler ile görevde yükselme gibi statü değişikliklerinde kapsama dahil idarelerde, ilgili idarenin kendi mevzuatındaki düzenlemeler bu yönde olmak kaydıyla kadro unvanı, yetki ve sorumluluk gibi nitelikleri aynı olan personel arasında ücret dengesizliği oluşmaması için anılan kriterler dikkate alınmak suretiyle ücretlerin belirlenmesine imkan sağlanmıştır.
Bu itibarla, Milli Prodüktivite Merkezinin … organizasyon şemasının mevzuatı çerçevesinde yeniden düzenlenmesinde ve bu kapsamda kurum için değer yaratmayan kadro unvanlarının kaldırılmasında, birleştirilmesinde ya da yeniden tanımlanmasında ve bunların mali ve sosyal haklarına ilişkin intibakların ve bazı unvanlara ilişkin belirlemelerin, 631 KHK’nin 14 ve geçici 1. maddeleri ile bu kapsamda yürürlüğe konulan ve yukarıda anılan Kararnamenin ilgili maddelerinde yer alan hükümler ile kurum içi hiyerarşik yapı, ilgili personelin mevcut durumda almakta olduğu ücret, ilgili personelin kadro unvanı, görev, yetki ve sorumluluk gibi kriterler göz önünde bulundurulmak suretiyle yapılabileceği değerlendirilmektedir.” denilmiştir.
İlam hükmü, Milli Prodüktivite Merkezinde istihdam edilen sözleşmeli personele 06.06.1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında belirlenen brüt ücret tavanının üzerinde sözleşme ücreti ödenmesi nedeniyle verilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4.maddesinde memurlar dışındaki kamu görevlileri; sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler olmak üzere gruplandırılmış ve bu üç grup kamu görevlisinin de sözleşmelerle istihdam edilmesi öngörülmüştür.İşçiler hakkında iş mevzuatının, sözleşmeli ve geçici personel hakkında ise 657 sayılı Kanundaki hükümlerin uygulanacağı açıktır.
657 sayılı Kanuna tabi olmayan kurumlarda, 4/b maddesi kapsamındaki sözleşmeli personelden ayrı ve tamamiyle kendi mevzuatına tabi sözleşmeli personel çalıştırılması da mümkündür.
580 sayılı Kanunun 2.maddesine göre ülke ekonomisinin gelişmesine katkıda bulunmak üzere kamuda ve özel sektörde verimliliğin artırılmasına ve kaynakların etkin kullanılmasına yönelik tedbirleri araştırmak, verimlilik alanında danışmanlık ve eğitim hizmetleri vermek amacıyla 1965 yılında kurulan MPM, yine kuruluş kanununun 1.maddesine göre kamu kurumu niteliğinde tüzel kişiliğe haiz, bütün işlemlerinde özel hukuk hükümlerine tabi bir kurumdur.
Dolayısıyla 657 sayılı Kanuna tabi kurumlardan olmadığı buna bağlı olarak istihdam edilen sözleşmeli personelin de 4/b kapsamında olmayan idari sözleşmeli kamu görevlileri olduğunu kabul etmek gerekir.Devlet Personel Başkanlığı’nın 28.01.2009 tarihli 2115 sayılı görüş yazısında da MPM personeli, “580 sayılı Teşkilat Kanunu MPM Personel Yönetmeliğine tabi personel” olarak nitelendirilmiştir.
Ayrıca yukarıda yer verilen Başbakanlık ve Maliye Bakanlığı görüş yazıları da bu doğrultudadır.
657 sayılı Kanunun 4/b maddesindeki sözleşmeli personel, “Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Bakanlar Kurulunca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde kurumun teklifi ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca vizelenen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri” olarak tanımlanmıştır.
Madde hükmünde sözleşmeli personelin hangi hallerde ve işlerde, hangi süre ve şartlarda istihdam edileceği açıkça belirtilmiş olup ancak önemli projelerin hazırlanması ve yürütülmesi için şart olan zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere, özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, 4/b maddesi kapsamında personel çalıştırılabilecektir.
MPM’de ise, istihdam edilen personel kadrosunun büyük bir kısmını verimlilik uzmanı ünvanını taşıyan kariyer uzmanları oluşturmakta bunun yanı sıra yönetici, idari ve teknik sınıf personel de görev yapmaktadır.
MPM’nin teşkilat kanununda tanımlanmış görevleri gereği yürüttüğü kamu hizmetinin niteliği, 657 sayılı Kanunun 4/b maddesinde tarif edilen “geçici, istisnai” işler kapsamında olmadığından ilgili personelin tamamını 4/b maddesi ile Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar kapsamında değerlendirmek mümkün değildir.
Sonuç olarak, 580 sayılı MPM Kanununun 6.maddesi gereği personel kadrosu Başbakanın tasvibine sunulan, Kamu Kurumu niteliğinde tüzel kişiliği haiz, bütün işlemlerinde özel hukuk hükümlerine tabi, 631 sayılı KHK.nin 14.maddesi kapsamında oldukları Başbakanlık ve Maliye Bakanlığı görüş yazı ve olurları ile belirtilen Kurum personeline yapılan ödemelerde yine 631 sayılı KHK hükümleri doğrultusunda yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu Kararlarında (2010/7 ve 2010/654 sayılı BKK) ) yer alan ücret sınırlamalarına riayet edildiği dolayısıyla uygulamada mevzuata aykırılık olmadığı görülmektedir.
Bu nedenle 27 sayılı ilamın 2.maddesi ile 1.635.545,04 TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
- 27 sayılı ilamın 3.maddesi ile; sözleşme ile istihdam edilen Milli Prodüktivite Merkezi Genel Sekreteri Kerim ÜNAL'a 06.06.1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nda belirlenen brüt ücret tavanının üzerinde sözleşme ücreti ödenmesi nedeniyle 59.718,24 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
İlam hükmüne ilişkin dilekçe ve savcılık karşılaması iş bu ilamın 2.maddesinde belirtildiği gibi olup sözü edilen madde de yer alan gerekçelerle tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
- 27 sayılı ilamın 4.maddesi ile; Milli Prodüktivite Merkezi'nde sözleşme ile istihdam edilen personele mevzuata aykırı olarak aile ve çocuk yardımı ödenmesi nedeniyle 58.169,66 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
İlam hükmüne ilişkin dilekçe ve savcılık karşılaması iş bu ilamın 2.maddesinde belirtildiği gibi olup sözü edilen madde de yer alan gerekçelerle tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
- 27 sayılı ilamın 5.maddesi ile; Milli Prodüktivite Merkezi'nde sözleşme ile istihdam edilen personele mevzuata aykırı olarak fazla çalışma ücreti ödenmesi nedeniyle 33.764,72 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
İlam hükmüne ilişkin dilekçe ve savcılık karşılaması iş bu ilamın 2.maddesinde belirtildiği gibi olup sözü edilen madde de yer alan gerekçelerle tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
- 27 sayılı ilamın 6.maddesi ile; Milli Prodüktivite Merkezi'nde sözleşme ile istihdam edilen personele mevzuata aykırı olarak ikramiye ödenmesi nedeniyle 1.811.403,73 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
İlam hükmüne ilişkin dilekçe ve savcılık karşılaması iş bu ilamın 2.maddesinde belirtildiği gibi olup sözü edilen madde de yer alan gerekçelerle tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
- 27 sayılı ilamın 7.maddesi ile; Milli Prodüktivite Merkezi sözleşmeli personeline mevzuata aykırı olarak yemek yardımı yapılması nedeniyle 174.495,48 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
İlam hükmüne ilişkin dilekçe ve savcılık karşılaması iş bu ilamın 2.maddesinde belirtildiği gibi olup sözü edilen madde de yer alan gerekçelerle tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
- 27 sayılı ilamın 8.maddesi ile; Milli Prodüktivite Merkezi sözleşmeli personeline mevzuata aykırı olarak yemek yardımı yapılması nedeniyle 40.292,01 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Rapor dosyası ve eki belgeler incelendiğinde;
05.01.2010 tarih ve B 14 2 MPM 0 00 00 00 00/4 sayılı Genel Sekreterlik Makamına yazılmış yazıda;
“Yönetim Kurulunun 1 Mayıs 2007 tarih ve 2/16 nolu kararı uyarınca Bölge Müdürlükleri personelinin yemek bedelinin her yıl 12 aylık ortalama Üretici Fiyat Endeksi oranında artırılması için Genel Sekreterliğe yetki verilmişti.2009 yılı 12 aylık ortalama Üretici Fiyat Endeksi %1.23 olarak gerçekleşmiştir.Bölge Müdürlüğümüz personeli için günlük 7,89 TL. olarak uygulanmakta olan yemek bedelinin bu oranda artırılarak 2010 yılı için günlük 7,98 TL. olarak uygulanması …” denilerek Genel Sekreterlik Makamınca Olur verildiği,
Güneydoğu Anadolu, İstanbul, Ege ve Karadeniz Bölge Müdürlükleri personeline Genel Sekreterlik makam olurundaki günlük belirlenen tutarda ticket–bilet verme şeklinde yemek yardımı yapıldığı görülmüştür.
580 sayılı Milli Prodüktivite Merkezi Kuruluş Kanununun "Yönetmelikler" başlıklı 16. maddesine dayanılarak çıkarılan 31.12.2002 tarih ve 24980 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren MPM Personel Yönetmeliğinin “Yemek Yardımı” başlıklı 59.maddesinde;
“Tam-gün esasına göre sürekli çalışan görevlilere, tam çalıştıkları günler için yapılacak yemek yardımı miktarı her yıl bütçe imkanlarına göre Yönetim Kurulu’nca tespit edilir. Geçici olarak Ankara dışında görevlendirilenlere yolluk ödendiğinden ayrıca yemek yardımı yapılmaz.”denilmiştir.
İlam hükmüne ilişkin dilekçe ve savcılık karşılaması iş bu ilamın 2.maddesinde belirtildiği gibi olup sözü edilen madde de yer alan gerekçeler ve yukarıda yer verilen madde hükümleri çerçevesinde 27 sayılı ilamın 8.maddesi ile 40.292,01 TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
- 27 sayılı ilamın 9.maddesi ile; Milli Prodüktivite Merkezi'nde sözleşme ile istihdam edilen personele mevzuata aykırı olarak giyim yardımı ödenmesi nedeniyle 5.375,00 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
İlam hükmüne ilişkin dilekçe ve savcılık karşılaması iş bu ilamın 2.maddesinde belirtildiği gibi olup sözü edilen madde de yer alan gerekçelerle tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
10-27 sayılı ilamın 10.maddesi ile; Milli Prodüktivite Merkezi'nde sözleşme ile istihdam edilen sözleşmeli personele mevzuata aykırı olarak ulaşım yardımı ödenmesi nedeniyle 9.738,30 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
(Ulaşım yardımı, merkez personel yönetmeliğinin 60.maddesi ve 22.02.2001 tarih ve 12/279 sayılı Yönetim Kurulu Kararı uyarınca yardımcı hizmet sınıfı personel abonman bilet ücreti şeklinde yapılmıştır.)
İlam hükmüne ilişkin dilekçe ve savcılık karşılaması iş bu ilamın 2.maddesinde belirtildiği gibi olup sözü edilen madde de yer alan gerekçelerle tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
11-27 sayılı ilamın 11.maddesi ile; Milli Prodüktivite Merkezi'nde sözleşme ile istihdam edilen sözleşmeli personele mevzuata aykırı olarak doğum yardımı ödenmesi nedeniyle 20.331,92 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
İlam hükmüne ilişkin dilekçe ve savcılık karşılaması iş bu ilamın 2.maddesinde belirtildiği gibi olup sözü edilen madde de yer alan gerekçelerle tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
12-27 sayılı ilamın 12.maddesi ile; Milli Prodüktivite Merkezi'nde sözleşme ile istihdam edilen sözleşmeli personele 06.06.1978 Tarih ve 7/15754 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nda belirlenen Esaslar'a aykırı olarak yurtiçi sürekli görev harcırahı verildiği gerekçesi ile 5.878,15 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
İlam hükmüne ilişkin dilekçe ve savcılık karşılaması iş bu ilamın 2.maddesinde belirtildiği gibi olup sözü edilen madde de yer alan gerekçelerle tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
13-Dilekçi 27 sayılı ilamın 13.maddesine itiraz etmekte ise de, söz konusu tazmin hükmü ilamda isimleri yazılı gerçekleştirme görevlisi ve harcama yetkilisine yöneltilmiş olup dilekçi Necmettin ERKAN’ın bu tazmin hükmünde sorumluluğa iştiraki bulunmamaktadır.
Sayıştay Dairelerince verilen kararlara karşı Temyiz Kurulu nezdinde temyize yetkili olanlar 832 sayılı Kanunun 68.maddesinin (c) fıkrasının atıfta bulunduğu 63.maddesinde belirtilen daire ve makamlar ile kendilerine tazmin hükmedilmiş olan memurlardan ibaret olup bunlar arasında yer almayan dilekçinin işbu madde ile ilgili itirazı üzerine Kurulumuzca yapılacak işlem olmadığına,
14-27 sayılı ilamın 14.maddesi ile; Türkeli Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd.Şti. yükleniminde yapılan "9 kişi ile Özel Güvenlik Hizmet Alımı" işi ile ilgili olarak asgari ücret fiyat farkının sözleşme hükümlerine uygun hesaplanmadığı gerekçesi ile 2.727,18 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle; konuya ilişkin İdari Şartnamenin;
"Teklif fiyata dahil olan diğer giderler" başlıklı 25.3.1. maddesinde;
"İşin süresi ve personel sayısı dikkate alınarak ilgili mevzuatına göre hesaplanacak işçilik ücreti: Teknik şartnamede tanımlanan ekip sorumlusu 2 kişiye 16 yaşından büyük işçiler için geçerli olan brüt asgari ücretin en az % 50 fazlası, diğer çalışan 7 kişiye brüt asgari ücretin en az % 25 fazlası ödeme yapılacak olup teklif fiyata dahildir." şeklinde düzenlendiğini,
Sözleşme ve Şartname hazırlanırken bu konuda mevzuatın İdareye tanıdığı yetkiye istinaden bu kişilerin nitelikli personel oldukları dikkate alınarak bunlara asgari ücretin üzerinde ücret ödenmesi ve bunun değişmesi halinde de ödeme tarihindeki asgari ücretin belirli % fazlasının aynen yansıtılması ilkesinin getirildiğini, İlamda bu husus yok sayılarak yersiz ödemeye hükmedildiğini,
Sözleşme ile belirlenmiş ilkelere uygun olarak yapılmış ödemede mevzuata aykırı bir hususun bulunmadığını belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Savcılık: “İlamın 14. maddesine ilişkin olarak, Türkeli Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd.Şti. yükleniminde yapılan ‘‘hizmet alımı’’ işinde, asgari ücret fiyat farkının sözleşme hükümlerine uygun hesaplanmadığı gerekçesiyle tazmin hükmolunduğunu, oysa sözleşme ve şartname hazırlanırken bu konuda mevzuatın İdareye tanıdığı yetkiye istinaden bu kişilerin nitelikli personel oldukları dikkate alınarak, bunlara asgari ücretin üzerinde ücret ödenmesi ve bunun değişmesi halinde de ödeme tarihindeki asgari ücretin belirli % fazlasının aynen yansıtılması ilkesinin getirildiği ifade edilerek tazmin hükmünün kaldırılması talep edilmektedir.
Dilekçede ileri sürülen hususların yeterli görülerek tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi,”şeklinde görüş bildirmiştir.
İlama konu işe ilişkin Sözleşmeye göre yükleniciye 31.12.2002 tarih ve 24980 (3. mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhalesi Yapılacak Olan Hizmet Alımlarına İlişkin Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esaslar çerçevesinde fiyat farkı ödenecektir.
Söz konusu Esaslar’ın 8. maddesinde “İhale konusu hizmetin gerçekleştirilebilmesi için çalıştırılacak 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa tabi personelin, sayı ve günlük çalışma saatinin belirtilmesi kaydıyla;
Asgari ücret tespit komisyonunca ihale (son teklif verme) tarihinde 16 yaşını doldurmuş işçiler için belirlenmiş asgari ücretin değiştirilmesi halinde eski ve yeni asgari ücret arasındaki fark,
İhale (son teklif verme) tarihi itibarıyla işveren tarafından karşılanacak olan sosyal sigorta primi ve işsizlik sigortası primine ilişkin toplam tutarda; asgari ücret değişikliği veya sigorta primi alt sınır değişikliği ile prim oranlan değişikliği gibi sebeplerle meydana gelecek fark,
506 sayılı Kanunun 77 nci maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde sözleşmede öngörülen ücret ekleri nedeniyle, işveren tarafından karşılanmakta olan sosyal sigorta primi ve işsizlik sigorta primine ilişkin toplam tutarda meydana gelecek fark,
toplamı (a), (b) ve (c) bentleri toplamı), 506 sayılı Kanun gereğince işveren nâm ve hesabına Hazinece yapılacak olan ödemeler de dikkate alınmak suretiyle bu Esasların 7 nci maddesi uygulanmaksızın ödenir veya kesilir.
Sözleşmede yer alan fiyat farkına ilişkin esas ve usullerde sözleşme imzalandıktan sonra değişiklik yapılamaz." denilmiştir.
Yukarıdaki mevzuat hükmünden anlaşıldığı üzere; Esasların 8. maddesinin uygulandığı durumda, sayı ve günlük çalışma saatinin belirtilmesi kaydıyla, ihale konusu hizmetin gerçekleştirilebilmesi için çalıştırılacak 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’na tabi tüm personel için -vasıflı vasıfsız personel ayrımı yapılmaksızın- verilecek fiyat farkı; yeni ve eski asgari ücret arasındaki fark ile bu değişiklikten kaynaklanan işveren sigorta primi ve işsizlik sigortası primi tutarlarında meydana gelecek farkların toplamıdır.
İşin şartnamesinde çalıştırılacak personelden bazılarına ücret olarak asgari ücretin %... fazlası ödeneceği hüküm altına alındığı gerekçesiyle asgari ücret fiyat farkının da %... artırımlı ödendiği görülmüştür. Oysa sadece eski ve yeni asgari ücret arasındaki artış miktarı ile buna bağlı olarak işveren sigorta primi ile işsizlik sigorta priminde meydana gelen artış miktarı ödenebileceğinden, asgari ücret fiyat farkı tutarının yüzde artırımlı tutarlar üzerinden hesaplanması mevzuata uygun değildir.
Bu nedenle 27 sayılı ilamın 14.maddesi ile 2.727,18 TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
15-27 sayılı ilamın 15.maddesi ile Koçlar Turizm Taşıma San. Tic. Ltd.Şti. yükleniminde yapılan "7 Adet Sürücülü ve 2 Adet Sürücüsüz Araç Kiralanması Hizmet Alımı" işi ile ilgili olarak asgari ücret fiyat farkının mevzuat hükümlerine uygun hesaplanmadığı gerekçesi ile 2.137,98 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle; İdari Şartnamenin; "Teklif Fiyata Dahil Olan Giderler" başlıklı 25.3.1 nci maddesi; "İşin süresi ve personel sayısı dikkate alınarak ilgili mevzuatına göre hesaplanacak işçilik ücreti:
•Milli Prodüktivite Merkezinin Ankara Merkez teşkilatı emrinde görevlendirilecek 3 adet sürücüye 16 yaşından büyük işçiler için geçerli olan brüt asgari ücretin en az % 50 fazlası ödeme yapılacak olup teklif fiyata dahildir.
•Milli Prodüktivite Merkezinin Bölge Müdürlükleri emrinde görevlendirilecek 4 adet sürücüye 16 yaşından büyük işçiler için geçerli olan brüt asgari ücretin en az % 25 fazlası ödeme yapılacak olup teklif fiyata dahildir." şeklinde düzenleme yapıldığını,
Sözleşme ve Şartname hazırlanırken bu konuda mevzuatın İdareye tanıdığı yetkiye istinaden bu kişilerin nitelikli personel oldukları dikkate alınarak bunlara asgari ücretin üzerinde ücret ödenmesi ve bunun değişmesi halinde de ödeme tarihindeki asgari ücretin belirli % fazlasının aynen yansıtılması ilkesinin getirildiğini, İlamda bu husus yok sayılarak yersiz ödemeye hükmedildiğini,
Sözleşme ile belirlenmiş ilkelere uygun olarak yapılmış ödemede mevzuata aykırı bir hususun bulunmadığını belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Savcılık; verilen tazmin hükmünün kaldırılması yönünde görüş bildirmiştir.
İlama konu işe ilişkin Sözleşmeye göre yükleniciye 31.12.2002 tarih ve 24980 (3. mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhalesi Yapılacak Olan Hizmet Alımlarına İlişkin Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esaslar çerçevesinde fiyat farkı ödenecektir.
Söz konusu Esaslar’ın 8. maddesinde “İhale konusu hizmetin gerçekleştirilebilmesi için çalıştırılacak 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa tabi personelin, sayı ve günlük çalışma saatinin belirtilmesi kaydıyla;
Asgari ücret tespit komisyonunca ihale (son teklif verme) tarihinde 16 yaşını doldurmuş işçiler için belirlenmiş asgari ücretin değiştirilmesi halinde eski ve yeni asgari ücret arasındaki fark,
İhale (son teklif verme) tarihi itibarıyla işveren tarafından karşılanacak olan sosyal sigorta primi ve işsizlik sigortası primine ilişkin toplam tutarda; asgari ücret değişikliği veya sigorta primi alt sınır değişikliği ile prim oranlan değişikliği gibi sebeplerle meydana gelecek fark,
506 sayılı Kanunun 77 nci maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde sözleşmede öngörülen ücret ekleri nedeniyle, işveren tarafından karşılanmakta olan sosyal sigorta primi ve işsizlik sigorta primine ilişkin toplam tutarda meydana gelecek fark,
toplamı (a), (b) ve (c) bentleri toplamı), 506 sayılı Kanun gereğince işveren nâm ve hesabına Hazinece yapılacak olan ödemeler de dikkate alınmak suretiyle bu Esasların 7 nci maddesi uygulanmaksızın ödenir veya kesilir.
Sözleşmede yer alan fiyat farkına ilişkin esas ve usullerde sözleşme imzalandıktan sonra değişiklik yapılamaz." denilmiştir.
Yukarıdaki mevzuat hükmünden anlaşıldığı üzere; Esasların 8. maddesinin uygulandığı durumda, sayı ve günlük çalışma saatinin belirtilmesi kaydıyla, ihale konusu hizmetin gerçekleştirilebilmesi için çalıştırılacak 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’na tabi tüm personel için -vasıflı vasıfsız personel ayrımı yapılmaksızın- verilecek fiyat farkı; yeni ve eski asgari ücret arasındaki fark ile bu değişiklikten kaynaklanan işveren sigorta primi ve işsizlik sigortası primi tutarlarında meydana gelecek farkların toplamıdır.
İşin şartnamesinde çalıştırılacak personelden bazılarına ücret olarak asgari ücretin %... fazlası ödeneceği hüküm altına alındığı gerekçesiyle asgari ücret fiyat farkının da %... artırımlı ödendiği görülmüştür. Oysa sadece eski ve yeni asgari ücret arasındaki artış miktarı ile buna bağlı olarak işveren sigorta primi ile işsizlik sigorta priminde meydana gelen artış miktarı ödenebileceğinden, asgari ücret fiyat farkı tutarının yüzde artırımlı tutarlar üzerinden hesaplanması mevzuata uygun değildir.
Bu nedenle 27 sayılı ilamın 15.maddesi ile 2.137,98 TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
16-27 sayılı ilamın 16.maddesi ile; Onur Endüstriyel Temizlik İlaçlama Gıda Peyzaj Turizm Sosyal Hiz. San. Tic. Ltd.Şti. yükleniminde yapılan "2010 Yılı Malzemeli Genel Temizlik, İlaçlama ve Teknisyenlik Hizmet Alımı" işinde asgari ücret fiyat farkının mevzuat hükümlerine uygun hesaplanmadığı gerekçesi ile 1.357,34 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle; yapılan işle ilgili idari şartnamenin, "Teklif fiyata dahil olan giderler" başlıklı 25.3.1. maddesinde; "İşin süresi ve personel sayısı dikkate alınarak ilgili mevzuatına göre hesaplanacak işçilik ücreti; Teknik şartnamede ekip sorumlusu olarak tanımlanan 1 kişi ile teknisyen olarak tanımlanan 2 kişiye 16 yaşından büyük işçiler için geçerli olan brüt asgari ücretin en az % 50 fazlası ödeme yapılacak olup teklif fiyata dahildir." denildiğini,
Ayrıca, Genel Temizlik, İlaçlama ve Teknisyenlik Hizmet Alımı işlerinde Sigorta prim oranı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından %3 olarak belirlendiğinden; İdari şartnamenin 25.5. maddesinde;
"İl Sigorta Müdürlüğünce bu iş için belirlenen kısa vadeli sigorta kolları prim oranı % 3'dür. " şeklinde düzenleme yapıldığını oysa İlamda bu oranın hatalı bir biçimde %1 olarak hesaplandığını,
Gerek bu husus, gerekse de Sözleşme ve Şartname hazırlanırken bu konuda mevzuatın İdareye tanıdığı yetkiye istinaden bu kişilerin nitelikli personel oldukları dikkate alınarak bunlara asgari ücretin üzerinde ücret ödenmesi ve bunun değişmesi halinde de ödeme tarihindeki asgari ücretin belirli % fazlasının aynen yansıtılması ilkesinin getirildiğini, İlamda bu husus yok sayılarak yersiz ödemeye hükmedildiğini,
Sözleşme ile belirlenmiş ilkelere uygun olarak yapılmış ödemede mevzuata aykırı bir hususun bulunmadığını belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Savcılık; temyiz talebinin kabulü ile verilen tazmin hükmünün kaldırılması yönünde görüş bildirmiştir.
İlama konu işe ilişkin Sözleşmeye göre yükleniciye 31.12.2002 tarih ve 24980 (3. mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhalesi Yapılacak Olan Hizmet Alımlarına İlişkin Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esaslar çerçevesinde fiyat farkı ödenecektir.
Söz konusu Esaslar’ın 8. maddesinde “İhale konusu hizmetin gerçekleştirilebilmesi için çalıştırılacak 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa tabi personelin, sayı ve günlük çalışma saatinin belirtilmesi kaydıyla;
Asgari ücret tespit komisyonunca ihale (son teklif verme) tarihinde 16 yaşını doldurmuş işçiler için belirlenmiş asgari ücretin değiştirilmesi halinde eski ve yeni asgari ücret arasındaki fark,
İhale (son teklif verme) tarihi itibarıyla işveren tarafından karşılanacak olan sosyal sigorta primi ve işsizlik sigortası primine ilişkin toplam tutarda; asgari ücret değişikliği veya sigorta primi alt sınır değişikliği ile prim oranlan değişikliği gibi sebeplerle meydana gelecek fark,
506 sayılı Kanunun 77 nci maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde sözleşmede öngörülen ücret ekleri nedeniyle, işveren tarafından karşılanmakta olan sosyal sigorta primi ve işsizlik sigorta primine ilişkin toplam tutarda meydana gelecek fark,
toplamı (a), (b) ve (c) bentleri toplamı), 506 sayılı Kanun gereğince işveren nâm ve hesabına Hazinece yapılacak olan ödemeler de dikkate alınmak suretiyle bu Esasların 7 nci maddesi uygulanmaksızın ödenir veya kesilir.
Sözleşmede yer alan fiyat farkına ilişkin esas ve usullerde sözleşme imzalandıktan sonra değişiklik yapılamaz." denilmiştir.
Yukarıdaki mevzuat hükmünden anlaşıldığı üzere; Esasların 8. maddesinin uygulandığı durumda, sayı ve günlük çalışma saatinin belirtilmesi kaydıyla, ihale konusu hizmetin gerçekleştirilebilmesi için çalıştırılacak 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’na tabi tüm personel için -vasıflı vasıfsız personel ayrımı yapılmaksızın- verilecek fiyat farkı; yeni ve eski asgari ücret arasındaki fark ile bu değişiklikten kaynaklanan işveren sigorta primi ve işsizlik sigortası primi tutarlarında meydana gelecek farkların toplamıdır.
İşin şartnamesinde çalıştırılacak personelden bazılarına ücret olarak asgari ücretin %... fazlası ödeneceği hüküm altına alındığı gerekçesiyle asgari ücret fiyat farkının da %... artırımlı ödendiği görülmüştür. Oysa sadece eski ve yeni asgari ücret arasındaki artış miktarı ile buna bağlı olarak işveren sigorta primi ile işsizlik sigorta priminde meydana gelen artış miktarı ödenebileceğinden, asgari ücret fiyat farkı tutarının yüzde artırımlı tutarlar üzerinden hesaplanması mevzuata uygun değildir.
Bu nedenle 27 sayılı ilamın 16.maddesi ile 1.357,34 TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
17-27 sayılı ilamın 17.maddesi ile; Milli Prodüktivite Merkezi'nde sözleşme ile istihdam edilen sözleşmeli personele geçici görev yolluğu ödemelerinde mevzuata uyulmadığı gerekçesi ile 22.338,17 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Rapor dosyası ve eki belgeler incelendiğinde; 580 sayılı Milli Prodüktivite Merkezi Kuruluş Kanununun "Yönetmelikler" başlıklı 16. maddesine dayanılarak çıkarılan 31.12.2002 tarih ve 24980 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren MPM Personel Yönetmeliğinin “Yurt İçi Yolluk” başlıklı 56.maddesinde;
“MPM Genel Kurul, Yönetim Kurulu, Denetleme ve Danışma Kurulu üyeleri ile personeline geçici olarak ikamet ettikleri mahallerin belediye hudutları dışındaki yerlerde görev yapmaları halinde MPM Harcırah Yönetmeliği hükümleri uygulanır.”denilmiş, 20.08.1991 tarih ve 20966 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan MPM Harcırah Yönetmeliğinin “Yurt İçinde Verilecek Yollukların Miktarı” başlıklı 4.maddesine;
“Bu Yönetmelik kapsamına girenlere yurt içinde yapacakları vazife seyahatlerinde ödenecek gündelik miktarları ile otel ücretleri MPM Genel Kurulu tarafından her yıl tespit edilir.” hükmü konulmuştur.
Milli Prodüktivite Merkezi Personel İdari Sözleşmesinin 9.maddesinde de;
“Görevli 6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümlerine tabidir.Görevlinin memuriyet mahalli dışında yapılacak görevlendirmelerde, yurt içinde verilecek gündeliğinin miktarı, Harcırah Kanununun 33.maddesi (a) fıkrasına göre kadro ve unvanlarına karşılık gelen gündeliğinin 1,5 katı tutarındadır.” hükmü yer almıştır.
İlam hükmüne ilişkin dilekçe ve savcılık karşılaması iş bu ilamın 2.maddesinde belirtildiği gibi olup sözü edilen madde de yer alan gerekçeler ve yukarıda yer verilen yönetmelik ve sözleşme hükümleri çerçevesinde 27 sayılı ilamın 17.maddesi ile 22.338,17 TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
Karar verildiği 30.10.2014 tarih ve 39572 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:10