Sayıştay 8. Dairesi 37482 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

37482

Karar Tarihi

24 Şubat 2015

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2009

  • Daire: 8

  • Dosya No: 37482

  • Tutanak No: 40046

  • Tutanak Tarihi: 24.02.2015

  • Konu:

KARAR

Duruşma talebinde bulunan dilekçi Selami ÖZTÜRK ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;

  1. ) 1063 sayılı İlam’ın 2. maddesi ile, 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nda, istisna olarak sayılanlar dışındaki Devlet mallarının sigorta edilmemesinin esas olduğu belirtildiği halde, Caddebostan Kültür Merkezi için sigorta yaptırılması nedeniyle 94.739,00. TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde özetle, İlam’da Sayıştay Kanunu’nun 51. maddesinin “ç-h” bentlerinde belirtilen hususlar eksik bulunduğu için temyiz savunması sırasında bu konuda yararlanması gereken hususlardan eksik kaldığını; zira, denetçi raporundaki hukuki sebepler ile bu konudaki savcının düşüncesinin ne olduğunun yanı sıra “h” maddesinde belirtilen kararın oy birliği veya oy çokluğu ile alınmış olduğunun, muhalefet şerhinin olup olmadığının kararda belirtilmediği için öğrenilemediğini ve ilamdaki bu eksikler nedeni ile en yasal hakkı olan savunma hakkının kısıtlandığını; yasada açıkça belirtilen bu hususların olmayışı nedeniyle kararın yeniden düzenlenmesi gerektirdiğinden bozma sebebi olduğunu;

Caddebostan Kültür Merkezinin, Belediye malı olmakla birlikte içinde 8 adet sinema, 1 adet spor ve sağlık merkezi, 1 adet cafe, 2 adet büyük kitap satış merkezi kirada olan ve yıllık 1.748.825.00 TL kira geliri olan bir merkez olduğunu; örneğin kiracılardan AFM 8 Sinema için 1.363.354.00 TL öderken kendilerine gelen müşterilerin bina içerisinde sigortalı olmasını talep ettiklerini; yürüyen merdivenleri ve asansörleri ile tiyatroların teknik donanımları gereği yoğun teknolojinin kullanılmasının yanı sıra bunların getirmiş olduğu risklerin karşılanmasının istendiğini; binanın mülk sahibi olarak bu risklerin Belediye tarafından karşılanması ve yerine konulması gerektiğini;

Belediyenin 37 ayrı yerde tapulu hizmet binaları varken bunların içinden sadece Caddebostan Kültür Merkezi’nin sigorta yaptırılmasının bu binanın kullanımı itibarı ile risklere açık olması ve istisnai olmasından kaynaklandığını; itfaiye ve ambulansların sigorta ettirilebilme mantığı ile buradaki mantığı aynı olduğunu; dolayısıyla Caddebostan Kültür Merkezi’nin istisnai olarak bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini;

Kasıt, kusur ve ihmalin olmadığını ve tamamen kamu zararı oluşmaması için doğabilecek daha büyük zararları karşılama amaçlı yapılmış istisnai bir işlemin söz konusu olduğunu;

Belediyelerin itfaiye ve cankurtaranları sigorta ettirebilmesindeki risk mantığının Caddebostan Kültür Merkezi gibi günde on binlerce kişinin girdiği bir merkez için de geçerli olduğunu belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Başsavcılık karşılama yazısında; “Dilekçede usule yönelik değerlendirmelerin hukuki dayanağı bulunmamaktadır, talebin bu yönü itibariyle yargılama dönemi için yürürlükte olmayan hükümlerin uygulanmasının mümkün olmadığı dikkate alınarak reddinin uygun olacağı düşünülmektedir. Esas yönünden yapılan savunmaların gerekçeleri dikkate alındığında adı geçenin temyiz talebinin kabulü ile verilen tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesinin uygun olacağı mütalâa olunmaktadır.” denilmiştir.

5393 sayılı Belediye Kanununun 60. maddesinin (h) bendinde “faiz, borçlanmaya ilişkin diğer ödemeler ile sigorta giderleri” denilerek sigorta giderleri, belediyenin giderleri arasında sayılmıştır. Ancak burada ifade edilen sigorta giderleri mevzuatın izin verdiği sigorta giderlerini kapsamaktadır.

İl özel idaresi, belediye, bağlı idare ve mahalli idare birliklerinin bütçe ve muhasebe kayıt ve işlemlerini kapsayan Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği 10.03.2006 tarih ve 26104 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01.01.2006 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. Söz konusu yönetmelikte tüm sigorta giderinin ödeneceğine dair açık bir hüküm bulunmadığı gibi “Hüküm Bulunmayan Haller” başlıklı 464. maddesinde de;

“Bütçeye ilişkin olarak bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan ve ihtiyaç duyulan hallerde, Maliye Bakanlığınca Genel Bütçe için yapılan düzenlemeler esas alınır.” denilmektedir.

Buradan hareketle 31.12.2008 tarih ve 27097 sayılı 1. Mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanan Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun (E) cetvelinin 25. sırasında;

“Bütçelerin diğer tertiplerinin esas giderlerine ilişkin olarak ödenen sigorta giderleri dışında Devlet mallarının sigorta edilmemesi esastır.

Ancak;

a)Yanıcı, patlayıcı maddeler, gemi, uçak, helikopter ve ilaç depolama yerlerinin sigorta giderleri,

b)Dış ülkelerdeki Devlete ait temsilcilik binaları ile Devlete ait eşyanın ve kira ile tutulan bina için yapılan sözleşmede sigorta zorunluluğu varsa kiralık binanın, Türk mülkiyetinde olan veya kira ile tutulan yerlerde organizatör şirket tarafından sigorta zorunluluğu konulmuşsa söz konusu yerlerin sigorta giderleri,

c)Dış kuruluşlarla ilgili olarak taşıt sigortası (misyon şefinin uygun gördüğü hallerde tam kasko) giderleri,

d)Belgelerine göre ayrılması mümkün olmayan sigorta ve navlun giderleri,

e)Belediyelere ait itfaiye ve ambulans araçlarının kasko sigortası giderleri,

bütçelerinin ilgili tertiplerinden, Sağlık Bakanlığına ait 112 acil ambulanslarının kasko sigortası giderleri döner sermaye bütçelerinden, Türk Silahlı Kuvvetleri (Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı dahil) envanterinde bulunan ve erbaş ve erler tarafından kullanılan teknik donanımı yüksek ve özel nitelikli askeri araçların kasko sigortası giderleri ise Askeri Kantin Yönetmeliğinde belirlenecek esaslar ve usuller çerçevesinde askeri kantin gelirlerinden ödenir.” hükmüne yer verildiği görülmektedir.

Buna göre, Merkezi Yönetim kapsamındaki idarelere ait devlet mallarının bazı istisnalar hariç, ilke olarak sigorta ettirilmemesi esası benimsenmiştir. Mahalli idareler, merkezi yönetim kapsamında olmamakla birlikte malları Devlet malı niteliğinde olduğundan, istisna olarak sayılan giderler dışında Devlet mallarının sigorta giderlerinin bütçeden karşılanması yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine göre mümkün değildir.

Ayrıca dilekçede, İlam’ın 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 51. maddesinin “ç-h” bentlerinde belirtilen hususlar eksik bulunduğu için temyiz savunması sırasında bu konuda yararlanması gereken hususlardan eksik kalındığı ve bu nedenle savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle kararın yeniden düzenlenmesi gerektiğinden bozma sebebi olduğu ileri sürülmüştür.

03.12.2010 tarih ve 27790 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun Geçici 3. maddesinin 2. fıkrasında; “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce başlanmış seçim, denetim ve hükme bağlama işlemleri 832 sayılı Kanun hükümlerine göre sonuçlandırılır.” hükmü bulunmaktadır. Kadıköy Belediyesi Muhasebe Birimi 2009 Mali Yılı Hesabı da 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 55’inci, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 68’inci ve 832 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 46’ncı maddesi uyarınca 2010 yılı yerinde inceleme programına alınmış olup o tarihte yürürlükte bulunan 832 sayılı Sayıştay Kanunu hükümlerine göre incelenmiş, ilgili Sayıştay Dairesinde yargılanmış ve ilamı düzenlenmiştir.

832 sayılı Sayıştay Kanunu’nda ise, ilamlarda denetçinin rapora konu ettiği hususlarla ilgili savcının düşüncesinin ne olduğuna; kararın oy birliği veya oy çokluğu ile alınmış olduğuna, muhalefet şerhinin olup olmadığına yer verileceğine dair hükümler bulunmadığından, 1063 sayılı İlam 832 sayılı Kanun’a uygun olarak düzenlenmiş olup ilamda yer alması gereken hususlarla ilgili olarak herhangi bir eksiklik bulunmamaktadır.

Bu itibarla, dilekçi iddialarının reddedilerek 1063 sayılı İlam’ın 2. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

  1. ) 1063 sayılı İlam’ın 4. maddesi ile, Belediyenin, görev, yetki ve sorumluluk alanında yer almadığı halde erkek öğrenci yurdu işletmesi ve bu yurt için personel hizmeti alımı suretiyle Belediye bütçesinden harcama yapması nedeniyle 265.536,00. TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde özetle; Yurt hizmetinin belediyeye yasaklanmış, sadece merkez yönetim tarafından ifa edilecek bir hizmet olmadığını; bazı hizmetlerin hem merkezi yönetim hem de yerel yönetimler tarafından görülebilmesinin hukuken mümkün olduğunu; belediyelerin üniversitede öğrenim gören öğrencilere kalacak yer sağlamalarının kanunda sayılan görevleri kapsamına girdiğini ve bu hizmet ile okul öncesi eğitim kurumu açılmasının mukayese edilemeyeceğini; okul öncesi eğitim açılması görevinin belediyenin yetki alanına girmediğinin Anayasa Mahkemesi tarafından karar altına alındığını; Sayıştay’ın Anayasa Mahkemesi gibi hareketle öğrenci yurdu işletmesinin Belediyelerin yetkisinde olmadığını tespit etme yetkisine sahip olmadığını;

351 sayılı Yüksek Öğretim Kredi ve Yurtlar Kanunu incelendiğinde, bu alanda faaliyet gösterme yetkisinin münhasıran merkezi idareye verilmediğinin de anlaşıldığını; Nitekim 5661 sayılı yükseköğrenim öğrenci yurtları ve aşevleri hakkındaki kanuna ek kanunun birinci maddesi ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından yemekli ve yemeksiz öğrenci yurtları ve buna benzer kurumlar açılmasını ve işletilmesini Milli Eğitim Bakanlığının izni çerçevesinde serbest bıraktığını; mevzuatın incelenmesinden anlaşılacağı üzere merkezi yönetimlerin dışında kalan aktörelerin de yüksek öğrenci yurdu açmasında herhangi bir engel bulunmadığını;

5393 sayılı Belediye Kanununda görev ve sorumlulukları düzenleyen 14. madde ile belediyelerin, mahalli müşterek nitelikli konut, kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spor, sosyal hizmet ve yardım hizmetleri ile sorumlu kılındığını; ayrıca aynı maddenin, Devlet’e ait her derecedeki okul binalarının inşaatı, bakımı ve onarımı, her türlü araç ve gereç malzeme alımının Belediyece karşılanabileceğini, gerektiğinde öğrencilere malzeme ve destek sağlayacağını belirterek Belediyelerin bu alanlarda faaliyet gösterebileceğine hükmettiğini;

Buna göre, yükseköğrenim öğrencilerinin barınma ihtiyaçlarının karşılanmasının Anayasanın 127. maddesinde sözü edilen mahalli müşterek ihtiyaç çerçevesinde değerlendirilmesi önünde, ne hukuki ne de maddi hiçbir engelin olmadığını;

Öğrenci yurdu işletilmesi faaliyetinin belediyenin görevleri arasında olmadığının belirlenmesinin, kanun koyucunun ve Anayasa Mahkemesinin görev alanına müdahale niteliğinde olduğunu; belediyelerin görev ve yetkilerinin belirlenmesinin hukuka uygunluk denetimini aştığını ve kanuni idare ilkesine aykırılık oluşturduğunu; somut olayda öğrenci yurdu işletilmesinin mahalli müşterek nitelikte ihtiyaç olmadığını belirterek Sayıştay’ın Anayasa Mahkemesi gibi karar verdiğini;

Kanun’un yurt hizmetini münhasıran Bakanlığa ve Yüksek Öğretim Kredi ve Yurtlar Kurumu’na vermediğini; İlamda da belirtildiği üzere Bakanlıktan izin almak suretiyle yurt işletmenin hukuken mümkün olduğunu; dolayısıyla Belediye tarafından sunulan yurt hizmeti, sadece merkezi yönetim tarafından ifa edilebilecek bir hizmet olmadığını ve belediyelere yasaklanmadığını

Belediye sınırları içerisinde üniversite bulunan ve yurt ihtiyacı öne çıkmış yerlerde yurt binasının aynı zamanda mahalli bir ihtiyaç olduğunu; 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15’inci maddesinde mahalli müşterek olmak kaydı ile gençlik ve spor hizmetleri yapmak ve yaptırmanın, gerektiğinde öğrencilere gerekli desteği sağlamanın belediyelere görev olarak verildiğini; yükseköğrenim öğrencilerine yurt hizmeti vermenin bir gençlik hizmeti ve öğrencilere verilen bir destek olduğunu ve belediye sınırları içerisinde verilen bu hizmetin mahalli müşterek nitelikteki ihtiyaçların karşılanmasına yönelik olduğunu;

Belediyelere verilen bu hizmetin yürütülmesi için gerekli giderlerin yapılmasına da 5393 sayılı Kanun’un 60. maddesinin 1. fıkrasının “p” bendi hükmü ile imkan sağlandığını; bütün bu gerekçelerle belediyelerin yükseköğrenim öğrencileri için yurt açmaları ve işletmelerinin mümkün olduğunu; öğrencilerin de belde sakini olduğunu;

5018 sayılı Kanun’un 71. maddesindeki şartlardan hiçbirinin bu olayda oluşmadığını; zira yapılmış bulunan işin de bir kamu hizmeti olduğunu ve zararın oluşması için kamu tarafından hiç yapılmaması gereken bir işin yapılmış olmasının gerektiğini; belediyenin yurt işletmesi için yapmış olduğu masrafın, belediye tarafından yapılmasa kredi yurtlar kurumu veya üniversite tarafından yapılacağını ve bunun da yine bir kamu masrafı gerektireceğini; dolayısıyla aynı havuzdan yüklenen bir görev için yasal sınırlar içerisinde masraf yapılmasının kamu zararını doğurmayacağını; ancak, belediyelerin yurt işletmesi yasaya aykırı ise ilgili kurumlara bilgilendirme yapılarak faaliyetten yasaklanmasının gerektiğini; aksi takdirde, olmayan bir kamu zararının çıkarılarak ödenmesinin istenilmesinin hukuka ve anayasaya aykırı olduğunu;

Sayıştay ilamında kamu zararı olarak bildirilen 265.536,17 TL’lik gider kamu zararı olarak çıkarılırken, Kadıköy Belediyesi Mali Hizmetler Müdürlüğünün 11.07.2012 tarih ve 0.12.1733134 sayılı yazısı ile bildirilmiş olan, 2009 yılı içerisinde yurtta kalmış bulunan öğrencilerden elde edilen 178.405,00 TL tutarındaki gelirin zarardan düşülmesi gerektiği belirtilerek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Başsavcılık karşılama yazısında, tazmin hükmünün kaldırılması yönünde görüş bildirilmiştir.

16.08.1961 tarihli ve 351 sayılı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Kanununun “Kurumun Görevleri” başlıklı Üçüncü Bölümünde, Kurum tarafından yükseköğrenim öğrencilerine öğrenim kredisi verilmesi; yurt yapı ve tesisleri için arsa temin edilmesi; bu arsalar üzerinde yurtların yapım, donatım, bakım ve onarım işleri ile bunlarla ilgili tesislerin Kurum tarafından hazırlanacak bir programa göre Bayındırlık Bakanlığınca ve öncelikle yürütülmesi; inşası ve donatımı tamamlanan yurtların işletilmek üzere üniversitelere devri; her üniversiteye yurt işletmeleri için lüzumlu döner sermayenin Kurumca temin olunması gibi hususlar düzenlenmiştir.

Ancak bu Kanunda, belediyelerin yükseköğrenim öğrencileri için yurt açmalarını yasaklayıcı herhangi bir hüküm bulunmadığı gibi, bu konudaki yetkiyi münhasıran Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumuna veren bir hüküm de bulunmamaktadır.

Kanun koyucu gerekli gördüğü hallerde belli bir kuruma “münhasır yetki” vermekte, ya da kamu kurumları için yasaklayıcı hükümler getirmektedir. Nitekim 03.03.2004 tarihli ve 5102 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs Kredi Verilmesine İlişkin Kanunun 2’nci maddesinde, “Genel bütçeli daireler, katma bütçeli idareler, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları, bütçenin transfer tertibinden yardım alan kuruluşlar, İl Özel İdareleri ve bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmeler, özel bütçeli kuruluşlar, özelleştirme kapsam ve programına alınmış, hisselerinin yarısından fazlası kamuya ait olan özel hukuk hükümlerine tabi kuruluşlar, fonlar, döner sermayeler, kamu bankaları, kanunlarla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan kurumlar ile kurul/üst kurullar ve diğer tüm kamu kurum ve kuruluşları (belediyeler hariç) birinci fıkrada belirtilen yüksek öğrenim öğrencilerine burs, kredi ve nakdi yardım adı altında herhangi bir ödeme yapamazlar; ilgili mevzuatları gereği burs, kredi verilmesini öngördükleri yüksek öğrenim öğrencilerini Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumuna bildirirler.” denilmek suretiyle belediyeler dışındaki kamu kurum ve kuruluşlarının, yüksek öğrenim öğrencilerine burs, kredi ve nakdi yardım adı altında ödeme yapamayacakları açıkça belirtilmiş; Anayasa Mahkemesinin 20/11/2008 tarihli ve E.2004/24, K.2008/165 sayılı kararı ile bu maddedeki “belediyeler hariç” ibaresini iptalinden sonra kamu kurum ve kuruluşları için getirilen bu yasağın istisnası da kalmamıştır. Oysa izin, ruhsat ya da denetim gibi hususlar dışında, yükseköğrenim öğrencileri için yurt açma konusunda, herhangi bir kuruma inhisari nitelikte yetki tanıyan, ya da belediyelerin bu konuda faaliyet göstermelerini yasaklayan açık bir kanun hükmü bulunmamaktadır.

22.11.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Özel Öğrenci Yurtları Yönetmeliğinin “Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinde ise, “Bu Yönetmelik, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerine ait ortaöğretim ve yükseköğretim yurtlarının açılması, yönetilmesi, işletilmesi, devri, nakli, denetlenmesi, kapatılması ile öğrenci disiplin işlerine ilişkin hükümleri kapsar.” denilmek suretiyle, birer kamu tüzel kişisi olan belediyeler, bu yönetmeliğin kapsamı dışında tutulmuşlardır. Dolayısıyla bu Yönetmelik hükümlerinden hareketle, belediyelerin yükseköğrenim öğrencileri için yurt açıp açamayacakları hususunda bir sonuca ulaşmak mümkün değildir.

Yasaklayıcı bir hükmün bulunmaması, herhangi bir kamu kurumunun istediği alanda sınırsız biçimde faaliyet gösterebileceği anlamına da gelmemektedir. Zira, Anayasa’nın 6’ncı maddesi hükmü gereğince, hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasa’dan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz. Dolayısıyla, belediyelerin yükseköğrenim öğrencilerine yurt hizmeti sağlayabilmeleri için, yasaklayıcı bir hükmün bulunmamasının yanı sıra, bahse konu alanda faaliyet gösterebilmelerine imkan sağlayan bir hukuki dayanağın da bulunması gerekir.

Bu açıdan bakıldığında, 03.07.2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununda bu konuda belediyelere görev ve yetki veren yeterli hükümlerin mevcut olduğu görülmektedir.

Bu cümleden olmak üzere, 5393 sayılı Kanunun 14. maddesinde, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla; gençlik ve spor hizmetleri yapmak veya yaptırmak, gerektiğinde öğrencilere gerekli desteği sağlamak, belediyelere görev olarak verilmiştir.

Aynı Kanunun 15. maddesinde de, belde sakinlerinin mahalli müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla her türlü faaliyet ve girişimde bulunmak, mahalli müşterek nitelikteki hizmetlerin yerine getirilmesi amacıyla, belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde taşınmaz almak, kamulaştırmak, satmak, kiralamak veya kiraya vermek, trampa etmek, tahsis etmek, bunlar üzerinde sınırlı ayni hak tesis etmek, belediyenin yetkileri ve imtiyazları arasında gösterilmiştir.

Yükseköğrenim öğrencilerine yurt hizmeti vermek, bir gençlik hizmeti ve öğrencilere verilen bir destek olup, belediye sınırları içinde verilen bu hizmetin mahalli müşterek nitelikteki ihtiyaçların karşılanmasına yönelik olduğunda da kuşku yoktur.

Yukarıda açıklanan kanun hükümleriyle belediyelere verilen bu hizmetin yürütülmesi için gerekli giderlerin yapılmasına da, 5393 sayılı Kanun’un “Belediyenin giderleri” başlıklı 60’ıncı maddesinin birinci fıkrasının (p) bendinde yer alan, “Kanunla verilen görevler ve hizmetlerin yürütülmesi için yapılan diğer giderler” hükmüyle imkan sağlanmıştır.

Bu konuda Sayıştay Genel Kurulu’nun, yükseköğrenim öğrencilerine yurt hizmeti sağlama görevinin Milli Eğitim Bakanlığında olduğu ve belediyelerce öğrenci yurtlarının açılması ve işletilmesinin mümkün olmadığı yönünde 01.03.2010 tarih ve 5270/1 sayılı Kararı bulunmakta olup, 1063 sayılı İlam’ın 4. maddesinde konu edilen husus bu karardan önce gerçekleşmiştir.

Bütün bu gerekçelerle, belediyelerin yükseköğrenim öğrencileri için yurt açmaları ve işletmelerinde mevzuata aykırı bir husus bulunmamaktadır.

Bu itibarla, dilekçi talebinin kabul edilerek 1063 sayılı İlam’ın 4. maddesi ile verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,

Karar verildiği 24.02.2015 tarih ve 40046 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:57:11

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim