Sayıştay 8. Dairesi 37476 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8
Sayıştay Kararı
37476
3 Aralık 2013
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2009
-
Daire: 8
-
Dosya No: 37476
-
Tutanak No: 38074
-
Tutanak Tarihi: 03.12.2013
-
Konu:
KARAR
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü:
- 945 sayılı ilamın 13. Maddesi ile; Akçaabat kaymakamlığına vekalet eden Kaymakam Özkan Demir’e vekalet görevi nedeniyle il özel idaresi ödeneğinin mükerrer olarak ödenmesi suretiyle kamu zararına sebebiyet verildiği gerekçesi ile 514,46 TL.’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle; kaymakamlara verilen ödeneğin, 5302 sayılı kanuna göre verildiğini ve yasal olduğunu, 5302 sayılı Kanunun uygulaması konusunda oluşan tereddütleri gidermek için bizzat Bakan imzasıyla 02.07.2007 tarihinde 2007/70 sayılı genelge çıkartıldığını, bu genelgeyle kanunun nasıl uygulanacağının gösterildiğini, vali veya kaymakamların bakanlık genelgesini uygulamaması gibi bir durumun söz konusu olamayacağını,
Bu genelgede;
“1-Bazı valiliklerden intikal eden yazılarda; Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan 22/09/2005 tarih ve 99 sayılı genelge ile Hukuk Müşavirliği tarafından verilen 30/06/2006 tarih ve 6643 sayılı Hukuki Görüş arasında çelişki olduğundan bahisle, kaymakamlıklara vekalet eden kaymakam, vali yardımcısı ve diğer görevlerde bulunan mülki idare amirlerinin vekalet görevinde bulundukları her bir kaymakamlık görevi için özel idare ödeneği alıp almayacağı hususunda uygulamada tereddütlerin oluştuğu belirtilmektedir.
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 32 nci maddesinde, valinin, görev ve yetkilerinden bir kısmını uygun gördüğü takdirde, vali yardımcılarına, yöneticilik sıfatı bulunan il özel idaresi görevlileri ile ilçelerde kaymakamlara devredebileceği hükme bağlanmıştır.
Diğer taraftan 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 29 uncu maddesinde, kaymakamlığa sadece mülki idare amirliği hizmetleri sınıfından olanların vekalet edeceği belirtilmektedir. Bu çerçevede, Vali yardımcılarına veya kaymakamlara il özel idaresinin görevlerini yapmaları karşılığında aylık ödenek verilmektedir.İlçelere kaymakam atanmaması veya kaymakamların izin, kurs, görevlendirme gibi herhangi bir nedenle ilçelerden ayrılmaları durumunda kaymakamlığa ancak mülki idare amirliği hizmetleri sınıfından olanların vekalet edeceği açıktır.
Aynı Kanunun 63 üncü maddesinde ise, vali yardımcıları ve kaymakamların valinin verdiği il özel idaresinin görevlerini yapmakla yükümlü olduğu bu görev karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verileceği hüküm altına alınmıştır.
Vekaleten yürütülen ilçelerdeki o ilçeye ait özel idare işleri, vekalet eden mülki idare amirlerinin sorumluluğunda bizzat yapılmakta ve takip edilmektedir. Bir görevin vekaleten yürütülmesinde bütün görev, yetki sorumluluklar vekalet eden kişi tarafından yerine getirilmektedir. Bu itibarla mülki idare amirleri, asıl görevlerinin dışında vekaleten yürüttüğü bu görevleri için de hukuken sorumlu tutulmaktadır. Vekaleten başka bir ilçenin kaymakamlık görev ve yetkilerini uhdesinde bulunduran kaymakam veya diğer bir mülki idare amiri de aynı şekilde vekaleten baktığı görevin bütün yetkilerini kullandığı gibi sorumluluklarını da taşımaktadır. Bu yetki ve sorumluluk vekaleten bakılan ilçede yürütülen özel idare hizmetleri için de geçerlidir.
Dolayısıyla İl Özel İdaresi Kanununun 63 üncü maddesinde öngörülen ödeneğin, il özel idare görevlerinin bizzat yapılması karşılığında ödendiği dikkate alındığında, asaleten veya vekaleten bu görevi ifa eden mülki idare amirlerine ödeneceği aşikardır.
Bu nedenle, ortaya çıkan tereddütlerin giderilmesi ve uygulama birliğinin sağlanması amacı ile özel idare ödeneğinin ödenmesinde, 3152 sayılı İçişleri Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 17 inci maddesi gereğince Bakanlığımız Hukuk Müşavirliğinin konuya ilişkin görüşleri doğrultusunda aşağıda belirtilen esas ve usullere göre hareket edilmesi uygun bulunmuştur.
-
Kaymakamlar bir başka ilçeye veya ilçelere vekalet etmesi durumunda hem kendi ilçesinden hem de vekalet ettiği ilçelerin her birinden ayrı ayrı bu ödeneği alacaktır.
-
Vali yardımcısı, kaymakam adayı veya diğer görevlerde bulunan mülki idare amirleri bir veya birden fazla ilçenin kaymakamlık görevini vekaleten yürütmeleri durumunda vekalet ettikleri her bir ilçeden ayrı ayrı bu ödeneği alacaktır.
-
Vali yardımcılığına vekalet eden kaymakamlar ve diğer görevlerde bulunan mülki idare amirleri bu ödeneği alabilecekler, ancak kaymakamlar kendi ilçelerindeki görevleri uhdelerinde kalmaları durumunda kendi ilçelerinde de bu ödeneği alabilecekler, sadece Vali yardımcılığı görevini yürüten kaymakamlar ise, Vali yardımcısı vekili olarak bu ödeneği alabileceklerdir.
-
Vekaleten görevinin (kaymakamlık veya vali yardımcılığı) bir aydan az sürmesi durumunda o aya tekabül eden ödeneğin o ayın gün sayısına bölünerek vekalet süresine göre vekalet eden mülki idare amirlerine ödenmesi gerekmektedir.
-
Farklı uygulamalar nedeniyle özel idare ödeneğini alamamış kaymakamlara veya kaymakam vekillerine; 5302 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 04/03/2005 tarihinden itibaren, vali yardımcılarına veya vali yardımcılığına vekalet edenlere ise; 5391 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 13/07/2005 tarihinde itibaren ödeme yapılacaktır.”
Denildiğini, belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılması talebinde bulunmuştur.
Sayıştay Başsavcılığı; “ İleri sürülen hususlar daire kararında karşılanmış olup, dilekçede farklı bir konuda belirtilmediğinden, talebin reddedilerek Daire kararının onanmasına karar verilmesinin, uygun olacağı değerlendirilmektedir.” şeklinde görüş belirtmiştir.
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun “Yetki Devri” başlıklı 32.maddesinde;
“Vali, görev ve yetkilerinden bir kısmını uygun gördüğü takdirde, vali yardımcılarına, yöneticilik sıfatı bulunan il özel idaresi görevlileri ile ilçelerde kaymakamlara devredebilir.” denilmekte,
“Görev ve ek ödenek” başlıklı 63. maddesinde de;
“Vali yardımcıları ve Kaymakamlar, valinin verdiği il özel idaresinin görevlerini yapmakla yükümlü ve bu görevlerin yapılmasından valiye karşı sorumludur. Vali yardımcılarına ve Kaymakamlara yaptıkları görevler karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verilir.
Bu madde ile 28 inci maddede belirtilen ödeneklerin ödenmesinde, 4505 sayılı Sosyal Güvenlikle İlgili Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Temsil Tazminatı Ödenmesi Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin (c) fıkrası ile 631 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Malî ve Sosyal Haklarında Düzenlemeler ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 16 ncı maddesi hükümleri uygulanmaz.” denilmektedir.
Anayasa’nın 128 inci maddesinin 2 inci fıkrasında;
“Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir.” hükmü yer almaktadır.
Bu hükümlere göre, söz konusu ödenek, kaymakamlara bir hizmet karşılığı olarak aynı bütçeden (Özel İdare Bütçesi) ödendiğinden; vekalet halinde hem görev yapılan ilçede, hem de vekalet edilen ilçeden ayrı ayrı ödenmemesi, sadece aslen görevli olunan ilçeden ödenmesi gerekmektedir.
Diğer taraftan 5302 sayılı kanunda bu ek ödemenin vekillere ödeneceğine dair bir hükme de yer verilmemiştir.
Dilekçi tarafından uygulamanın İçişleri Bakanlığı’nın 2007/70 sayılı genelgesi doğrultusunda yapıldığını belirtilmekte ise de, söz konusu genelge kural koyucu, emredici nitelikte hukuki bir işlem değildir. Anayasanın 128. maddesine göre memurların hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenecektir. Söz konusu hüküm dikkate alındığında bu konuda açık bir yasal düzenleme olmadığı müddetçe il özel idare bütçesinden iki ayrı ödenek ödenmesi mümkün değildir. Dolayısıyla her mülki idare amirinin vekâleten baksa da her ay bir defa bu ödeneği alması gerekmektedir. İçişleri Bakanlığı’nın 2005/99 sayılı genelgesinde ise aynı konu ile ilgili olarak, her mülki idare amirinin vekalete baksa da her ay bir defa bu ödeneği alması gerektiği, vekaletten dolayı mükerrer ödeme yapılamayacağı ifade edilmektedir.
10 Temmuz 2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 5917 sayılı Bütçe Kanunlarında Yer Alan Bazı Hükümlerin İlgili Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelere Eklenmesi İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerdi Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 36. md. ile 22.02.2005 tarihli ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa eklenen geçici 4. Madde gereğince, bu maddenin yürürlük tarihinden (10.07.2009) sonraki ödemeler hakkında tazmin hükmü verilmiştir.
Bu itibarla, dilekçi talebinin reddi ile 945 sayılı ilamın 13. maddesiyle 514,46 TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- 945 sayılı ilamın 15. Maddesi ile; Çarşıbaşı İlçe Özel İdaresinde Kaymakamlık görevine vekalet eden diğer ilçe Kaymakamı Erol Özkan’a vekalet görevi nedeniyle il özel idaresi ödeneğinin mükerrer olarak ödenmesi suretiyle kamu zararına sebebiyet verildiği gerekçesi ile 446,00 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
İşbu ilamın 1. Maddesinde belirtilen gerekçelerle, dilekçi talebinin reddi ile 945 sayılı ilamın 15. maddesiyle 446,00 TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- 945 sayılı ilamın 17. Maddesi ile; Düzköy İlçe Özel İdaresinde Kaymakamlık görevine vekalet eden diğer ilçe Kaymakamı Erol Özkan’a vekalet görevi nedeniyle il özel idaresi ödeneğinin mükerrer olarak ödenmesi suretiyle kamu zararına sebebiyet verildiği gerekçesi ile 803,19 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
İşbu ilamın 1. Maddesinde belirtilen gerekçelerle, dilekçi talebinin reddi ile 945 sayılı ilamın 17. maddesiyle 803,19 TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- 945 sayılı ilamın 18. Maddesi ile; Maçka İlçe Özel İdaresinde Kaymakamlık görevine vekalet eden Özkan Demir ve Erol Özkan’a vekalet görevi nedeniyle il özel idaresi ödeneğinin mükerrer olarak ödenmesi suretiyle kamu zararına sebebiyet verildiği gerekçesi ile 603,99 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
İşbu ilamın 1. Maddesinde belirtilen gerekçelerle, dilekçi talebinin reddi ile 945 sayılı ilamın 18. maddesiyle 603,99 TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
Karar verildiği 03.12.2013 tarihli ve 38074 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:59:05