Sayıştay 8. Dairesi 37412 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

37412

Karar Tarihi

12 Kasım 2013

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2009

  • Daire: 8

  • Dosya No: 37412

  • Tutanak No: 37845

  • Tutanak Tarihi: 12.11.2013

  • Konu:

KARAR

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden ve sorumlu Sevim YILMAZ adına vekili Av.Ahmet ÇETİN ile Sayıştay Savcılığının sözlü açıklamaları dinlendikten sonra gereği görüşüldü:

  1. 968 sayılı ilamın 1’inci maddesinde, Antalya İl Özel İdaresi bünyesinde Türkiye Yol-İş Sendikasına bağlı olarak çalışan işçilere, çalışılmayan hafta tatili ve genel tatil günlerinde yıpranma priminin ödendiği gerekçesiyle toplam 898.697,42-TL.’ye tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçi dilekçesinde, İl Özel İdaresinde çalışan Türkiye Yol-İş Sendikasına bağlı işçilere çalışılmayan hafta tatili ve Genel tatil günlerinde yıpranma primi ödenmesi suretiyle kamu zararına sebebiyet verildiği hususunu içeren 2009 Sayıştay İlamı için öncelikle, emekli olan ve işyerinden ayrılacak olan işçilerden başlamak suretiyle söz konusu ilamdaki tutarların işçilerden kesinti yapılarak tahsili cihetine gidildiğini, Ancak, bu kişiler tarafından İdare aleyhine, kendisine ait kıdem tazminatından haksız yere kesinti yapıldığı, yapılan işlemin hukuka aykırı olduğu, bu nedenle yapılan kesinti işleminin iptaline ve kesilen miktarın faiziyle birlikte tarafına iadesine karar verilmesi talebiyle davalar açıldığını, Halihazırda yaklaşık 700-800 işçiyi ilgilendiren uygulamaya devam edilmesi ve Sayıştay İlamına istinaden ilgililerden söz konusu tutarların tahsili cihetine gidilmesi durumunda; yukarıda bahsi geçen Mahkeme Kararı doğrultusunda İş Mahkemelerince iptal kararı verileceği anlaşılmakta olup, kesilen paraların iadesi gerekeceği gibi, en yüksek banka mevduat faizi ödemek zorunda kalınacağını, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ile birlikte yüksek meblağlara ulaşacağını ve kurum bütçesine ayrıca yük getireceğini, Söz konusu mahkeme kararı gerekçeleri incelendiğinde; Sayıştay İlamında dayanak gösterilen hafta tatili ve genel tatil günleri için yıpranma primi ödenmeyeceğine dair ilamın hatalı olduğu, Yargıtay Kararları ve Prof. Dr. Sarper Süzek'in hukuki görüşüne itibar edildiğini, uygulamanın işçi lehine olmak üzere TİS hükümleri çerçevesinde geçerli olduğunun belirtildiğini, ayrıca şimdiye kadar tüm kamu kurum ve kuruluşlarınca işçilere yıpranma priminin yıllardır ödenmekte olup, halen bu uygulamaya devam edildiğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.

Sayıştay Başsavcılığı: “4857 sayılı İş Kanunu’nun 50’ nci maddesinde, primlerin hafta tatili ve genel tatil günlerinde verilecek ücretlerin hesabında dikkate alınmayacağı öngörülmesine rağmen, bu hükmün nispi emredici niteliği dikkate alındığında, İl Özel İdaresi bünyesinde çalışan işçilere, Toplu İş Sözleşmesinin, hafta tatili ve genel tatil günlerinde yıpranma primi ödenmesini öngören ve işçilerin lehine olan 96’ncı maddesinin uygulanması gerektiği değerlendirildiğinden, sorumlunun talebi doğrultusunda tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesinin” uygun olacağı şeklinde görüş belirtmiştir.

4857 sayılı İş Kanunu’na tabi işçilere, 394 sayılı Hafta Tatili Hakkında Kanun uyarınca çalıştırılmadıkları hafta tatili (Pazar günü ) için işveren tarafından bugünün ücreti bir iş karşılığı olmaksızın tam olarak ödenir ve çalıştırılmadan ücret ödenen bu süreler 4857 sayılı Kanunun 55 inci maddesi uyarınca çalışılmış gibi işçinin hizmetinden sayılır.

4857 sayılı İş Kanunu”nun “Tatil ücretine girmeyen kısımlar” başlıklı 50 nci maddesinde; “Fazla çalışma karşılığı olarak alınan ücretler, primler, işyerinin temelli işçisi olarak normal çalışma saatleri dışında hazırlama, tamamlama, temizleme işlerinde çalışan işçilerin bu işler için aldıkları ücretler ve sosyal yardımlar, ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri için verilen ücretlerin tespitinde hesaba katılmaz.”

“Yıllık izin ücreti” başlıklı 57 nci maddesinde ise “İşveren, yıllık ücretli iznini kullanan her işçiye, yıllık izin dönemine ilişkin ücretini ilgili işçinin izine başlamasından önce peşin olarak ödemek veya avans olarak vermek zorundadır. Bu ücretin hesabında 50 nci madde hükmü uygulanır.”

Anılan kanunun “Saklı haklar” başlıklı 45’inci maddesinde ise;

“- Toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmelerine hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatillerde işçilere tanınan haklara, ücretli izinlere ve yüzde usulü ile çalışan işçilerin bu Kanunla tanınan haklarına aykırı hükümler konulamaz.

Bu hususlarda işçilere daha elverişli hak ve menfaatler sağlayan kanun, toplu iş sözleşmesi, iş sözleşmesi veya gelenekten doğan kazanılmış haklar saklıdır.” Hükümleri yer almaktadır.

Ayrıca yine 4857 sayılı İş Kanunu’nun “Ücretten indirim yapılamayacak haller” başlıklı 62 nci maddesinde de “Her türlü işte uygulanmakta olan çalışma sürelerinin yasal olarak daha aşağı sınırlara indirilmesi veya işverene düşen yasal bir yükümlülüğün yerine getirilmesi nedeniyle ya da bu Kanun hükümlerinden herhangi birinin uygulanması sonucuna dayanılarak işçi ücretlerinden her ne şekilde olursa olsun eksiltme yapılamaz.” hükmü mevcuttur.

4857 sayılı Kanunun 50’nci maddesi uyarınca, ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri için verilen ücretlerin tespitinde, fazla çalışma karşılığı olarak alınan ücretler, primler, işyerinin temelli işçisi olarak normal çalışma saatleri dışında hazırlama, tamamlama, temizleme işlerinde çalışan işçilerin bu işler için aldıkları ücretler ve sosyal yardımlar dikkate alınmaz. Dolayısıyla işçilerin tatil ücretleri baz (çıplak) gündelikleri esas alınarak ödenir. Ancak, anılan Yasanın 45 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, sözleşmelerine hüküm konulmak kaydıyla, işçilerin Yasa ile belirlenmiş tatil gündeliklerinin, yıpranma primi, ağır vasıta zammı, yemek yardımı gibi ek ödemeler ile genişletilerek ödenmesi mümkündür.

Türkiye Yol-İş sendikası ile Antalya İl Özel İdaresi Adına TÜHİS (Türk Ağır Sanayii ve Hizmet Sektörü Kamu İşverenleri Sendikası) arasında imzalanan 2. dönem toplu iş sözleşmesinin “Ulusal Bayram, Genel Tatil, Hafta sonu tatili ve ücretleri” başlıklı 28 inci maddesinin (a) bendinde “Haftalık iş süresi (5) gün ve (45) saat olarak uygulanan işyerlerinde çalışan işçiler için hafta tatili Pazar günüdür. Ayrıca bu işçiler için Cumartesi günü dinlenme günüdür. Bunlara Cumartesi ve Pazar gündelikleri tam olarak ödenir.” denilmekte ve ilgili toplu iş sözleşmesinin “Yıpranma Primi” başlıklı 96 ncı maddesinde ise “Senelik izin, ücretsiz izin ve raporlu günlerde ödenmemek, müktesep hak sayılmamak ve başkaca ödemeyi etkilememek kaydıyla;…pozisyonlarında çalışan işçilere, çıplak yevmiyelerinin % 20’si, diğer işçilere ise % 15’i oranında yıpranma primi ödenir.” hükmü yer almaktadır.

Toplu İş Sözleşmenin 96’ncı maddesinde, yıpranma primi ödenmeyecek günlerin sayılarak belirtildiği görüldüğünden, maddede sayılan günler dışında ücret ödenen her gün için işçilere yıpranma primi ödenmesi gerektiği sonucu ortaya çıkmaktadır. Buna göre, hafta tatili ve genel tatil, yıpranma primi ödenmeyecek günler arasında sayılmadığı için söz konusu işçilere, çalıştırılmadıkları hafta tatili günü için yıpranma primi ödenebilecektir. Yukarıda da açıklandığı üzere 4857 sayılı Kanunun 50’nci maddesine göre işçilerin tatil ücretlerinde baz (çıplak) gündelikleri esas alınmakla beraber; anılan Yasanın 45 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, sözleşmelerine hüküm konulmak kaydıyla, işçilerin Yasa ile belirlenmiş tatil gündeliklerinin, yıpranma primi, ağır vasıta zammı, yemek yardımı gibi ek ödemeler ile genişletilerek ödenmesi mümkündür.

Bu nedenlerle dilekçi iddialarının kabulü ile, 968 sayılı ilamın 1’inci maddesiyle toplam 898.697,42-TL.’ye tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,

  1. 968 sayılı ilamın 2’nci maddesinde, Antalya İl Özel İdaresi bünyesinde Türkiye Yol-İş Sendikasına bağlı olarak çalışan gazi işçilere, çalışılmayan hafta tatili ve genel tatil günlerinde yıpranma priminin ödendiği gerekçesiyle toplam 5.065,77-TL.’ye tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçi iddiaları ve Başsavcılık görüşü ilamın 1’inci maddesinde olduğu gibidir. İşbu ilamın 1’inci maddesinde belirtilen gerekçelerle(İşbu tutanağın 1’inci maddesinde belirtilen üye görüşü aynı kalmak üzere) 968 sayılı ilamın 2’nci maddesiyle toplam 5.065,77-TL.’ye tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,

  1. 968 sayılı ilamın 3’üncü maddesinde, Antalya İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı Hüseyin Yıldırım’a yersiz olarak makam ve görev tazminatı ödenerek fazla maaş ödemesi yapıldığı gerekçesiyle toplam 7.903,70-TL.’ye tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçi dilekçesinde, İlamda; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na ekli IV sayılı Makam Tazminatı cetvelinde yer almayan İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcılığı unvanı için herhangi bir makam tazminatı ödenmesinin söz konusu olmayacağı, ayrıca makam tazminatı almayanlar için 2008/13694 sayılı BKK'na göre Görev Tazminatının da ödenmesinin mümkün olmadığına hükmedildiğini, Makam ve Görev tazminatlarının Kanunla düzenlenmiş mali bir ödeme olmadığı gerekçe gösterilerek bunun fazladan ödenen bir ödeme olduğunun belirtildiği, ilam hükmünün devamında ise 6009 sayılı Kanunun geçici 8. Maddesinin kanunla düzenlenmiş mali hakları kapsamadığı, bu nedenle makam ve görev tazminatı listelerinde, kadro ve görev unvanı olarak sayılmadığı belirtilerek makam ve görev tazminatı alanlar hakkında 6009 sayılı Kanun 'un söz konusu madde hükmünün uygulanmasının mümkün olmadığına hükmederek tam bir çelişkiye düşüldüğünü, Sekizinci Daire verdiği kararda 657 sayılı Kanuna göre yapılan ödemenin (Makam ve Görev tazminatının) maaş unsuru olmadığına (Yani yapılan ödemenin kanunla düzenlenmiş mali hak olmadığına) karar verdiğini, 6009 sayılı Kanun'un geçici 8. Maddesinin yorumunda ise, kanunla düzenlenmiş mali hakları kapsamadığına hükmederek af kapsamı dışında değerlendirmesine karar verilmesi nedeniyle Dairenin kendi kendisi ile çeliştiğini, 6009 sayılı GELİR VERGİSİ KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN' un GEÇİCİ 8. maddesi hükmüne göre adı geçene 657 sayılı Kanun dışında yapılan ödemelerin 6009 sayılı kanun kapsamında olduğunun çok açık olduğunu, Bu konu ile ilgili olarak gerek Sayıştay Dördüncü Dairesinin 2008/1263 sayılı ilamı (EK: 1) ve gerekse Sayıştay 1. Dairesinin 2008/675 sayılı (EK: 2) İlamlarında bu ödemeler 6009 sayılı Kanunun geçici 8. maddesi kapsamında olduğundan, ilişilecek bir husus bulunmadığına, sorumluların beraatine denilerek, bu nev'i alacakların artık kamu zararı olarak kabul edilemeyeceği ve tahsil edilemeyeceğinin ilam altına alındığını, Sayıştay Daireleri arasındaki bu farklı kararların içtimai ve lehe olanın mağdurlar için uygulanması genel hukuk ilkesinden hareketle, Kanunlar önünde herkesin eşitliği prensibinden ve vatandaşın devletine güveni ve Devletin de vatandaşını mağdur etmeyeceği ilkesi gereği, tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.

Sayıştay Başsavcılığı: “6009 sayılı Kanunun Geçici 8’inci maddesiyle getirilen düzenleme, sadece memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline yapılan ödemelere ilişkin olup tazmine konu olan olayla bir ilgisi bulunmamaktadır. Bu nedenlerle talebin reddedilerek, Daire kararının onanmasının” uygun olacağı şeklinde görüş belirtmiştir.

Dilekçi tarafından, ilamda 6009 sayılı Kanun'un geçici 8. Maddesinin yorumunda, kanunla düzenlenmiş mali hakları kapsamadığına hükmederek af kapsamı dışında değerlendirmesine karar verilmesi nedeniyle Dairenin kendi kendisi ile çeliştiği, 6009 sayılı GELİR VERGİSİ KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN' un GEÇİCİ 8. maddesi hükmüne göre adı geçene 657 sayılı Kanun dışında yapılan ödemelerin 6009 sayılı kanun kapsamında olduğunun çok açık olduğu ifade edilmiş ise de, 6009 sayılı Kanun’un geçici 8 inci maddesinde belediye veya özel idarede görevli memurlara, herhangi bir mevzuatla öngörülmemiş olmasına rağmen toplu iş sözleşmesi ya da başka bir tasarrufta bulunarak yapılan sosyal denge tazminatı gibi ek ödemelere ilişkin olarak takibat ve mali yargılama yapılamayacağı hususu düzenlenmiştir. Oysa makam ve görev tazminatı kanunla düzenlenmemiş bir mali hak olmayıp, hangi kadro ve görev unvanlarına ne miktarda makam ve görev tazminatı ödeneceği mevzuatta düzenlenmiştir ve il özel idaresi genel sekreter yardımcıları bu kadro ve ünvanlar arasında sayılmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle dilekçi iddialarının reddi ile 968 sayılı ilamın 3’üncü maddesiyle toplam 7.903,70-TL.’ye tazmin hükmünün TASDİKİNE,

  1. 968 sayılı ilamın 19’uncu maddesinde, Antalya İl Genel Meclisi Denetim Komisyonu üyelerine Mart ayı içerisinde de huzur hakkı ödemesi yapıldığı gerekçesiyle toplam 2.942,75-TL.’ye tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçi dilekçesinde, Antalya İl Genel Meclisi Denetim Komisyonu üyelerine Mart ayı içerisinde de huzur hakkı ödenmesi sonucu 2.942,75-TL kamu zararı ile ilgili ekli evrakların incelenmesinde de görüleceği üzere bordro ve tahakkuk müzakerelerinde 2. 3. ve 5. sırasında yer alan meclis üyelerine Ocak ve Mart aylarına ait 25 gün üzerinden ödeme yapıldığının görüleceğini, buna göre çıkarılan kamu zararı miktarının 1. ve 4. sıradaki meclis üyelerine 5 gün fazla ödeme olduğunun görüleceğini belirterek adına çıkarılan fazla kamu zararının kaldırılmasını talep etmekte, son olarak göndermiş olduğu dilekçede ise bu meclis üyeleri adına sorguya alınan miktarın yatırıldığı belirtilerek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.

Sayıştay Başsavcılığı: “İlamın 19’uncu maddesine ilişkin olarak, denetim komisyon üyelerine Ocak-Mart dönemi için 3 meclis üyesine 25 gün, diğer 2 üyeye ise 35 gün üzerinde ödeme yapıldığı, dolayısıyla yalnızca bu üyeler için 5 günlük fazla ödeme olduğu ileri sürülmekte ise de tazmin hükmü, mart ayı içerisindeki denetim komisyonu çalışmaları için çıkarılmıştır. Dolayısıyla yapılan açıklamalar Daire kararını değiştirecek mahiyette görülmediğinden Daire kararının onanmasının, Uygun olacağı düşünülmektedir.” Şeklinde görüş belirtmiştir.

Dilekçi tarafından denetim komisyon üyelerine Ocak-Mart dönemi için 3 meclis üyesine 25 gün, diğer 2 üyeye ise 35 gün üzerinde ödeme yapıldığı, dolayısıyla yalnızca bu üyeler için 5 günlük fazla ödeme olduğu ileri sürülmekte ise de tazmin hükmü, mart ayı içerisindeki denetim komisyonu çalışmaları için çıkarılmıştır. Ödeme emri belgesine ekli denetim komisyonu yoklama tutanağına göre 5 meclis üyesine de mart ayında 5 gün huzur hakkı ödemesi yapıldığı anlaşılmaktadır. İlamda da; mart ayı içerisindeki denetim komisyonu çalışmaları için kamu zararı hesaplanmıştır.

Bu nedenle, dilekçi iddialarının reddi ile, 968 sayılı ilamın 19’uncu maddesiyle toplam 2.942,75-TL.’ye tazmin hükmünün TASDİKİNE,

Karar verildiği 12.11.2013 tarihli ve 37845 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:00:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim