Sayıştay 8. Dairesi 37403 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8
Sayıştay Kararı
37403
1 Nisan 2014
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2009
-
Daire: 8
-
Dosya No: 37403
-
Tutanak No: 38703
-
Tutanak Tarihi: 01.04.2014
-
Konu:
KARAR
Duruşma talebinde bulunan dilekçiye 24.03.2014 tarihinde duruşma günü bildirilmiş olmasına karşın duruşmaya katılmadığından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369’uncu maddesi hükmü uyarınca dosya üzerinde ve gıyabında, gereği görüşüldü:
- 1168 sayılı ilamın 1. maddesiyle; Erzurum İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği'nde görevli Genel Sekreter Selami ALTINOK’a özel hizmet tazminatının fazla ödendiği, Daire Başkanı Lütfi KARAKAŞ’a ve Genel Sekreter Yardımcısı Ednan YAZICI’ya ise herhangi bir mevzuat hükmü olmamasına rağmen Makam ve Görev Tazminatı ödendiği gerekçesi ile 24.368,10 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde Genel Sekreter Selami ALTINOK ile ilgili olarak özetle;
Genel Sekreterlerin özlük haklarıyla ilgili düzenlemenin Yasa'nın 36'ıncı maddesinin 4'üncü fıkrası hükmünde yer aldığını, 5302 sayılı yasanın 36'ıncı maddesinin Genel Sekreterlerin mali ve sosyal haklarını tek tek saymadığını, madde de" Genel Sekreterlik kadrosuna atananlar, Büyükşehir Belediyesi bulunan illerde genel idare hizmetleri sınıfına dahil Bakanlık Genel Müdürü, diğer illerde ise Genel İdare Hizmetleri sınıfına dahil müstakil Daire Başkanı için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar" denildiğini,
"İlgili mevzuatında" öngörülen tüm haklardan aynen yararlanılacağı belirtilmesine rağmen, bu hak kullanılırken baz alınacak Genel Müdür özlük haklarını ne 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu ne de diğer kanuni düzenlemelerde belirtilen hak kısıtlayıcı ifadelere atıfta bulunmadığını,
Dolayısıyla "Genel Müdür" ve "ilgili mevzuat" terimlerinden hareketle hangi Bakanlığın kastedildiğinin muğlak olduğunu, İl Özel İdaresi Genel Sekreterinin özlük haklarının ödenmesinde kriterleri 5302 sayılı Kanunun 36.maddesi üç temel unsura bağladığını,
a) Genel İdare Hizmetleri Sınıfına dahil olma,
b) Bakanlık Genel Müdürü olma,
c) İlgili mevzuatında sağlanan tüm haklardan aynen yararlanma ifadelerinin kullanıldığını,
Yasanın "ilgili mevzuatı" ibaresinin herhangi bir mevzuatı işaret etmediğini, dolayısıyla genel müdürlerin mevzuatta çok değişik kurumlarda ve bakanlıklarda farklılıklar gösteren özlük haklarından faydalandıklarını, Maliye Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Genel Müdürleri burada sayılmayan diğer Genel Müdürlere göre 657 Sayılı Kanunda belirtilen zam ve tazminatların dışında çeşitli yasal düzenlemelerle "Ek Tazminat" almakta olduklarını, 5302 Sayılı Kanunun Genel Sekreter için kullanmış olduğu "aynen yararlanma" ifadesinin "ek tazminat" uygulamasının yasal dayanağı olarak görüldüğünü,
2802 Sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 102 maddesindeki "her türlü ödeme" ibaresine dayanılarak, hakim ve savcılara en yüksek Devlet Memuru aylığı (Müsteşar) ödendiğini, "her türlü ödeme" kavramına dayanılarak Müsteşar maaşı ödenebiliyorsa, "aynen yararlanma" ifadesiyle de Maliye Bakanlığı Genel Müdürüne sağlanan ek tazminat uygulamasından yararlanılabileceğini düşündüklerini,
Konunun kamu zararı açısından değerlendirilmesinde, yasalarda açıkça belirtilmediği, işaret edilmediği takdirde emsal aylık ve tazminat uygulamalarının kişinin lehinde olan oranlan kullanması yönünde olacağının hukuka aykırılık teşkil etmeyeceği ve kamu zararı oluşturmayacağı görüşüyle İl Özel İdaresi Genel Sekreterine ek tazminat ödemesi yapıldığını,
01.08.2010 tarih ve 27659 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 6009 sayılı Kanunun GEÇİCİ MADDE 8'de konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla bu konunun yayımı tarihe kadar, memur temsilcileri ile Toplu İş Sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak Belediye Büyükşehir Belediyesi ve II Özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari ve mali yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır, denildiğini,
Bursa İl Özel İdaresi'nin 2008 yılı hesabının Sayıştay 1'inci Dairesince 01.12.2010 tarihinde yapılan müzakere ve muhakemesi neticesinde düzenlenen 9838 tutanak nolu kararında aynı mahiyetteki ödeme için sorumluların beraatine karar verilmesinin tüm Türkiye deki personelleri ümitlendirdiğini,
Yine, 2 Kasım 2011 Çarşamba günü resmi gazetenin 28103 sayılı (mükerrer) sayısında yayımlanan 666 sayılı KHK'nin (I Sayılı Cetvel EK ÖDEME ORANLARI A Başlıklı c alt başlığında Genel Müdür ile ek göstergeleri Genel Müdür düzeyinde veya daha yüksek tespit edilen kadrolarda bulunanlara % 195 oranında ödemeyi uygun bulduğunu ve haklılıklarını tescil ettiğini,
Lütfü KARAKAŞ ve Ednan YAZICI ile ilgili olarak özetle;
a) 04.03.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun "Norm Kadro ve Personel İstihdamı" başlıklı 36'ıncı maddesinin;
"Norm kadro ilke ve standartları İçişleri Bakanlığı ve Devlet Personel Başkanlığı tarafından müştereken belirlenir. Bu ilke ve standartlar çerçevesinde norm kadro çalışmasını il özel idaresi yapar veya yaptırır. İl özel idaresi personeli, vali tarafından atanır ve ilk toplantıda il genel meclisinin bilgisine sunulur. (Ek üçüncü fıkra: 3/7/2005-5393/85 md.) İl özel idarelerinde sözleşmeli personel ile kısmi zamanlı sözleşmeli personel çalıştırılması hususunda Belediye Kanununun 49 uncu maddesi hükümleri uygulanır. (Mülga üçüncü ve dördüncü fıkra: 3/7/2005-5393/85 md.)
Genel Sekreterlik kadrosuna atananlar, büyükşehir belediyesi bulunan illerde genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürü, diğer illerde ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil müstakil daire başkam için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar; bunlar valinin teklifi ve İçişleri Bakanlığının onayı ile atanır..." hükmünü, ihtiva ettiğini,
23.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunun "Büyükşehir Belediyesi Teşkilatı" başlıklı 21'inci maddesinde ise;
"Büyükşehir belediyesi teşkilâtı; norm kadro esaslarına uygun olarak genel sekreterlik, daire başkanlıkları ve müdürlüklerden oluşur. Birimlerin kurulması, kaldırılması veya birleştirilmesi büyük şehir belediyesi meclisinin kararı ile olur. Büyükşehir belediyesinde başkan yardımcısı bulunmaz. Hizmetlerin etkili ve verimli bir şekilde yürütülebilmesi için, genel sekretere yardımcı olmak üzere, nüfusu üçmilyonun üzerindeki büyükşehir belediyelerinde en fazla beş, diğerlerinde en fazla üç genel sekreter yardımcısı atanabilir. Büyükşehir belediyesinde hizmetlerin yürütülmesi belediye başkanı adına onun direktifi ve sorumluluğu altında mevzuat hükümlerine, belediyenin amaç ve politikalarına, stratejik plânına ve yıllık programlarına uygun olarak genel sekreter ve yardımcıları tarafından sağlanır." Hükmünü, "Personel istihdamı" başlıklı 22.maddesi; "Büyükşehir belediyesi personeli büyükşehir belediye başkanı tarafından atanır. Personelden müdür ve üstü unvanlı olanlar ilk toplantıda büyükşehir belediye meclisinin bilgisine sunulur. Genel sekreter, belediye başkanının teklifi üzerine İçişleri Bakanı tarafından atanır. Genel sekreter kadrosuna atananlar, genel idare hizmeti sınıfına dahil bakanlık genel müdürleri, genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananlar ise bakanlık bağımsız daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar.
Büyükşehir belediyesi daire başkanları, bağlı genel müdürlüklerin daire başkanlarının yararlandığı makam ve görev tazminatından aynen yararlanırlar. Sözleşmeli ve işçi statüsünde çalışanlar hariç belediye memurlarına, başarı durumlarına göre toplam memur sayısının % 10'unu ve Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayının (30.000) gösterge rakamı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarı geçmemek üzere hastalık ve yıllık izinleri dahil olmak üzere, çalıştıkları sürelerle orantılı olarak encümen kararıyla yılda en fazla iki kez ikramiye ödenebilir." Denildiğini,
21'inci maddeye göre Büyükşehir Belediyesi Teşkilatı; norm kadro ve esaslarına uygun olarak Genel Sekreterlik, daire başkanlıkları ve müdürlüklerden oluştuğunu, 22'inci maddeye göre personel istihdamında ise Genel Sekreterin, Belediye Başkanının teklifi üzerine İçişleri Bakanı tarafından atandığı, Genel Sekreter kadrosuna atananların Genel İdari hizmetine dahil Bakanlık Genel Müdürleri, Genel Sekreter Yardımcısı sınıfına atananların Bakanlık bağımsız daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanacağı, Büyükşehir Belediyesi Hukuk Müşaviri ve Daire Başkanlarının bağlı Genel Müdürlüklerin Daire Başkanlarının yararlandığı, makam ve görev tazminatından aynen yararlanacağı ifade edildiğini, bahse konu hükümlerde Genel Sekreter, Genel Sekreter Yardımcısı, Daire Başkanları ve Hukuk Müşavirinin ek gösterge, makam ve görev tazminatı ile her türlü hak ve alacakları net olarak ifade edildiğini,
Oysa 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun yukarıda bahsedilen 35 ve 36'ıncı madde hükümleri 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunun 21 ve 22'inci maddelerinden farklı olarak Genel Sekreter dışında kalan Genel Sekreter Yardımcısı, Daire Başkanları ve Hukuk Müşavirinin ek gösterge, makam ve görev tazminatları ile diğer hak ve alacakları konusunda herhangi bir düzenleme getirmediğini, halbuki Büyükşehir Belediyesi Kanununa istinaden belediye mücavir alan sınırları içerisinde yapılan kamu hizmetleriyle 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa istinaden belediye mücavir alan sınırlan dışında kalan alanlarda gerçekleştirilen kamu hizmetleri arasında fark bulunmadığını,
5302 sayılı yasanın 35'inci maddesi İl Özel İdaresi teşkilatından bahsederken teşkilatın Genel Sekreterlik, mali işler, sağlık, tarım, imar, insan kaynakları, hukuk işleri birimlerinden oluştuğunu kabul ettiğini, 36'ncı madde ise sadece Genel Sekreterlik makamına ait özlük hakları ile ilgili düzenleme yaparak diğer birimleri unuttuğunu,
Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 10'uncu maddesinde "Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. (Ek fıkra:07.05.2004-5170 S.K./l.mad.) Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar." Hükmünün yer aldığını,
Yasanın ruhu gereğince genel sekreter yardımcısı, hukuk müşaviri ve daire başkanlıklarının Genel Sekreterlikten ayrı tutulması ve başka düzenlemeye tabi tutulması mümkün görülmediğini, Kanunun sözünde boşluk olması Büyükşehir belediyesi teşkilatındaki genel sekreter yardımcısı, hukuk müşaviri ve daire başkanlıklarının aynısı, belki de daha fazlası görev ve yetkilere sahip olan İl Özel İdaresi genel sekreter yardımcısı, hukuk müşaviri ve daire başkanlıklarının her türlü mali ve özlük haklarından mahrum bırakılacağı anlamına gelemeyeceğini, nasıl ki 5302 sayılı yasanın 36'ncı maddesindeki sözleşmeli personel ile ilgili boşluk (Ek üçüncü fıkra: 3/7/2005-5393/85 md.) İl özel idarelerinde sözleşmeli personel ile kısmi zamanlı sözleşmeli personel çalıştırılması hususunda Belediye Kanununun 49 uncu maddesi hükümleri uygulanır.) Belediye Kanunun 49'uncu maddesi ile doldurulmuş ise bu husustaki boşluğun da yine 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunun 22'inci maddesi ile giderilebileceği; aksi halde eşit işe eşit ücret prensibi ile Anayasanın yukarıda belirtilen "EŞİTLİK" ilkesine aykırılık oluşturacağını,
Yukarıda açıklanan gerekçelere dayanılarak 5302 sayılı İl Özel İdaresi kanununda Genel sekreter Yardımcısı, Hukuk Müşaviri ve Daire Başkanlıklarının özlük hakları ile alakalı hüküm bulunmamakla birlikte İl Özel İdaresinin Mahalli İdare olması nedeniyle en yakın olan 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi kanunu emsal alınarak ödemeler gerçekleştirildiğini,
b) Sayıştay ilamında 1. sırasında daire başkan ve genel sekreter yardımcısının Özel Hizmet Tazminat Puanı izah edilirken, daire başkanının Özel Hizmet Puanı olarak 2006/10344 sayılı devlet memurlarına ödenecek zam ve tazminatlara ilişkin Bakanlar Kurulu kararında II Sayılı Başlıklı cetvelin (A) Üst Yönetici ve Genel İdare Hizmetleri başlıklı bölümünün 6.ıncı grubun gereken %200 oranında Özel Hizmet Puanı alınması gerektiği vurgulanmış ve bu ahizelerde tazmin çıkarılırken gösterildiğini,
Şayet Özel Hizmet Puanı yönüyle daire başkanı olarak değerlendiriliyorsa, makam tazminatı yönüyle de değerlendirilmesi gerektiğini,
Genel Sekreter Yardımcısı Mücahit ERCOŞKUN (Jeoloji Mühendisi), Mali İşler Daire Başkanı Osman ARDAHANLIOGLU (Ziraat Mühendisi), Köye yönelik daire Başkanı Bedri ÖZDEMİR (İnşaat Mühendisi) ve İmar ve İnşaat İşleri Daire Başkanı Suat ALAGÖZ (İnşaat Mühendisi) Genel Sekreter Yardımcısı teknik kökenli ve hizmet, derece ve kademe olarak 1/4' olduğunu, aynı durumda 1/4'ündeki mühendis örneğin Sadullah TUNÇ’un 1.729.44.TL maaş ilave olarak 3'er aylık dönemlerde ise ek özel hizmet tazminatı 291.49.TL olmak üzere toplam 97.16.TL aylık ortalama ise 1.826.60.TL olduğunu, İmar ve İnşaat Daire Başkanı Suat ALAGÖZ’ün 2.354.72.TL aylık maaş aldığını, Daire başkanı ile mühendis arasındaki ücret farkının 528.12.TL olduğunu,
Ayrıca ahizelerde makam tazminatı ödemesinin tamamının tazmin olarak çıkarıldığını, şayet tazmin çıkarılacaksa; Denge tazminatı ile ilgili yönetmelikte makam tazimatı alanların denge tazminat oranları daha az oranda alacakları belirlendiğini, dolayısıyla çıkarılan tazminlerde denge tazminatı hesaplanarak çıkarılması gerektiğini, 01.07.2011 memur maaş katsayısına göre daire başkanına denge tazminatı 324.56.TL, makam ve temsil Tazminatı olarak 541.46.TL olmak üzere toplam 866.02.TL, 14'de görev yapan Şube Müdürü ise 698.10.TL denge tazminatı ödendiğini, Şube Müdürü ile daire başkanı arasındaki ödenen maaş farkının 167.92.TL olduğunu,
c) 01.08.2010 tarih ve 27659 sayılı resmi gazetede yayımlanan 6009 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair geçici 8'inci maddesinde "konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararma müstenit olmamak kaydıyla bu kanunun yayımı tarihine kadar memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak, belediye, Büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır" hükmünü de dikkate alarak 8'inci Dairenin tazmin hükmünün kaldırılmasını talep ettiklerini,
d) Nitekim bu hususlarla ilgili Bursa İl Özel İdaresi'nin 2008 yılı hesabının Sayıştay 1'inci Dairesince 01.12.2010 tarihinde yapılan müzakere ve muhakemesi neticesinde düzenlenen 9838 tutanak nolu kararında da görüleceği üzere aynı mahiyetteki ödeme için sorumluların beraatine karar verildiğini,
e) Ayrıca; 2011/1 Esas No 5333/1 15 Aralık 2011 tarihli Sayıştay Genel Kurulu İçtihadı Birleştirme Kararı ile özel bütçeli genel müdürlük statüsündeki kuruluşlarda görev yapan daire başkanları ve I.Hukuk müşaviri makam ve görev tazminatı almasında mevzuata aykırı bir işlem olmadığı somut bir şekilde vurgulandığını,
8'inci Dairenin sayın yüksek hakimlerince mezkûr tazmin hükümlerinin kaldırılması hem mevzuat hem hukuk hem de hakkaniyete uygun olacağını, aksi takdirde aynı konuda eksik mevzuat ve farklı denetlemelerden dolayı ayrı sorgular, ayrı kararlar ve ayrı tazminler doğacak ve Erzurum İl Özel idaresi çalışanları kendi ellerinde olmayan nedenler ve kanuni boşluklardan dolayı haksızlığa ve mağduriyete uğrayacaklarını, şöyle ki:
İdare hukuku açısından birebir örtüşen yerel yönetim kuruluşları olan il özel idareleri ile belediyelerin mevzuat ve norm kadro yönetmeliği olarak da örtüştüğü; yer yer yeni çıkan 5302 sayılı yasadaki boşlukların belediye kanununa atıf yapılarak doldurulduğu; her iki kurumda da genel sekreterin özlük haklarının düzenlendiği; her iki kurumun da kurumsal yapısının genel sekreter yardımcılığı, daire başkanlığı ve müdürlük şeklinde oluştuğu; her iki kurumda da daire başkanlarının harcama yetkilisi oldukları ve birimlerini temsil eden makamlar olduğu ve hemen hemen tüm işleyişin paralel yürüdüğü apaçık olduğu halde; sadece il özel idaresi genel sekreter yardımcısı ve daire başkanlarının özlük hakları ile ilgili düzenlemenin mevzuatımızda yer almaması nedeniyle il özel idaresindeki genel sekreter yardımcısı ve daire başkanının kendi emrinde çalışan şube müdürlerinden daha düşük maaş alması herhalde hakkaniyet açısından da kabul edilemeyeceğini,
Örneğin Erzurum İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı Ednan YAZICI 27.11.2008 tarihinde İl Özel İdaresine ve Genel Sekreter Yardımcısı olmadan önce Erzurum Büyükşehir Belediyesinde Daire Başkanı olarak görev yaptığını ve de 5216 sayılı Yasanın 22.maddesine göre makam ve görev tazminatı almakta olduğunu, 5302 sayılı Yasada ve mevzuatta düzenlenmemiş diye maiyetindeki bir şube müdüründen daha kötü özlük haklarına sahip ve daha düşük maaş alması ve657 sayılı Kanuna göre de kişinin daha önceki özlük haklarından feragat ettirilmeyeceği hukuken aşikar olduğunu,
Bu durum Türkiye'nin tamamında tüm genel sekreter yardımcısı, hukuk müşaviri ve daire başkanları için geçerli olduğunu, yasal düzenlemenin yapılması beklenmiş ancak 5 yıldır bir düzenleme yapılmadığını, 5 yıllık bu süreçte ciddi bir hak kaybı yaşandığını, Ancak il özel idaresi yetkililerinin, bu boşluğu Türkiye genelinde aralarında bir konsensüse vararak hukuka, akla, mantığa ve hakkaniyete en uygun olan Büyükşehir belediyelerindeki personellerin özlük haklarını ölçü alarak bir fiili uygulama durumu oluşturmuş olduklarını, yapılan bu ödemelerde belediyeler esas alınırken Sayıştay Temyiz Kurulunun 08.01.2002 tarih, 25454 sayılı kararı yol gösterici olduğunu, Temyiz Kurulunun kararında TODAİE "...faaliyetleri itibariyle üniversiteye benzeyen enstitünün, görev ve sorumlulukları itibariyle rektörlere benzeyen genel müdürüne rektörler gibi ödeme yapıldığından, görev ve sorumlulukları üniversite genel sekreterinin görev ve sorumluluklarına benzeyen enstitü genel sekreterine de üniversite genel sekreterleri gibi ek gösterge ve makam tazminatı ödenmesinin haliyle kabulü gerekmektedir" denilerek açıkça mezkûr duruma dayanak oluşturulduğunu,
Nitekim bu kanuni boşluk ve mağduriyetin 2 Kasım 2011 Çarşamba günü Resmi Gazetenin 28103 (mükerrer) sayısında yayımlanan 661 sayılı KHK'nin 62.maddesinde giderildiğini, belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Sayıştay Başsavcılığı karşılama yazısında; ” 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 36’ncı maddesindeki; ‘‘…Genel Sekreterlik kadrosuna atananlar, büyükşehir belediyesi bulunan illerde genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürü, diğer illerde ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil müstakil daire başkanı için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar….’’hükmünde geçen tüm haklar ifadesinden anlaşılması gereken, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve ekli cetvellerine göre bakanlık genel müdürleri veya müstakil daire başkanlarına ödenen; ek gösterge, özel hizmet tazminatı, iş güçlüğü zammı gibi ödemeler olup, Maliye Bakanlığı veya diğer bakanlıkların kendi teşkilatları ile ilgili kanuni düzenlemelere göre sadece kendi personeline yapılan ödemeler değildir. Bu nedenle İl Özel İdare Genel Sekreteri Selami ALTINOK’a Maliye Bakanlığı personeli için öngörülmüş olan ek ödemenin yapılması mümkün görülmemektedir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Ek 26’ncı maddesinde, Kanuna ekli IV sayılı cetvelde unvanları yazılı görevlerde bulunanlara hizalarında gösterilen gösterge rakamlarının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunan miktarda makam tazminatı ödeneceği belirtilmiş olup, söz konusu cetvelde il özel idarelerinde görevli olan Genel Sekreter Yardımcısı ile Daire Başkanlarının makam tazminatı alabileceklerine ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Ayrıca, anılan personele makam tazminatı ödenemediğinden, makam tazminatı göstergesine göre hesaplanan görev tazminatının Genel Sekreter Yardımcısı Ednan YAZICI ile Daire Başkanı Lütfi KARAKAŞ’a ödenmesi de mümkün görülmemektedir. Dilekçede ayrıca, 01.08.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6009 sayılı Kanunun Geçici 8’inci maddesi hükmü uyarınca hakkında verilmiş olan tazmin hükmünün kaldırılması talep edilmekte ise de 6009 sayılı Kanunun Geçici 8’inci maddesiyle getirilen düzenleme, sadece memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline yapılan ödemelere ilişkin olup tazmine konu olan olayla bir ilgisi bulunmamaktadır. Bu nedenlerle talebin reddedilerek, Daire kararının onanmasının, uygun olacağı değerlendirilmektedir.” Demiştir.
Erzurum İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği'nde görevli Genel Sekreter Selami ALTINOK’a özel hizmet tazminatının fazla ödenmesi ile ilgili olarak;
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun “Norm Kadro Ve Personel İstihdamı” başlıklı 36. maddesinde; “Genel Sekreterlik kadrosuna atananlar, büyükşehir belediyesi bulunan illerde genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürü, diğer illerde ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil müstakil daire başkanı için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar; bunlar valinin teklifi ve İçişleri Bakanlığının onayı ile atanır” hükmü yer almaktadır.
213 sayılı Vergi Usul Kanununa 3418 sayılı Kanunun 32. maddesi ile Ek 13. madde eklenmiş ve bu maddenin 4.fıkrası (a) bendi ile Maliye Bakanlığı personeline ek ödeme yapılması için yetki verilmiş ve verilen yetkiye istinaden de, “Maliye Bakanlığı Personeline Yapılacak Ek Ödemeye İlişkin Usul ve Esaslar” ile bu esaslara “ekli cetvellerde” gösterilen oranlarda Maliye Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında çalışan memurlar ile sözleşmeli personeline (bağlı kuruluşların kadro karşılığı sözleşmeli personeli hariç), 08.05.2007 tarihli Bakan oluruyla ek ödemede bulunulmasına ilişkin usul ve esaslar tespit edilmiştir.
Maliye Bakanlığı Personeline Yapılacak Ek Ödemeye İlişkin Usul ve Esasların, “Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinde “Bu usul ve esaslar, Maliye Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında çalışan memurlar ile sözleşmeli personeli (bağlı kuruluşların kadro karşılığı sözleşmeli personeli hariç) kapsar.” denilmektedir. “Ek Ödeme Oran ve Miktarları” başlıklı 3’üncü maddesinde “Bu usul ve esaslar kapsamına giren personele en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) ekli cetvellerde yer alan oranların uygulanması suretiyle hesaplanan miktarlarda ek ödeme yapılır.” denilmiş olup, ekli 1 Sayılı Cetvelin 2’nci sırasında “Müsteşar Yardımcısı, Kurul Başkanı, Genel Müdür, Strateji Geliştirme Başkanı, Maliye Yüksek Eğitim Merkezi Başkanı için %195” oranında ek tazminat öngörülmüştür. Bu esaslar, Yürürlük başlıklı 6’ncı maddedeki “Bu usul ve esaslar 15.05.2007 tarihinde yürürlüğe girer.” Hükmü ile son bulmuştur.
5302 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinde belirtilen “ilgili mevzuat” ve “haklar” ibarelerinden; üstlenilen görevin özelliği ve hizmet gereği gibi farklı nedenlerle ödemeler öngören mevzuat hükümleri değil, görev yaptığı kurum ne olursa olsun, “genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürleri” ve “genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık müstakil daire başkanları” için istisnasız aynı miktar ve oranda mali hakların (aylık, ek gösterge, taban aylığı, kıdem aylığı, iş güçlüğü zammı, temininde güçlük zammı, makam tazminatı, özel hizmet tazminatı, görev tazminatı, denge tazminatı) ödenmesini düzenleyen 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 4505 sayılı Temsil Tazminatı Ödenmesi Hakkında Kanun ile 375 ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler olarak anlaşılması gerekmektedir.
Bunun dışında hizmetin gereği ve özelliği gibi nedenlerle, Bakanlıklara göre farklılık arz eden ve bir kısmında hiç ödenmeyen; ek ödeme, fon, ikramiye, teşvik ikramiyesi, döner sermaye ve katkı payı gibi ödemeleri öngören özel nitelikteki mevzuatı, 5302 sayılı Kanunun 36 ncı maddesindeki “ilgili mevzuat” ve “haklar” kapsamında yorumlayıp, il özel idare genel sekreterlerine de kıyasen uygulamanın hiçbir yasal dayanağı bulunmamaktadır.
Bu durum, Sayıştay Dairelerinin ilamları üzerine Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü 07.05.2009 tarihli 2009/41 sayılı genelgesi ile teyit edilerek, il özel idarelerince buna göre uygulama yapılması istenilmiştir.
Daire Başkanı Lütfi KARAKAŞ’a ve Genel Sekreter Yardımcısı Ednan YAZICI’ya Makam ve Görev Tazminatı ödenmesi ile ilgili olarak;
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Ek 26’ncı maddesinde; “Kanuna ekli IV sayılı cetvelde unvanları yazılı görevlerde bulunanlara hizalarında gösterilen gösterge rakamlarının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunan miktarda makam tazminatı ödenir. Makam tazminatı damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz ve ödemelerde aylıklara ilişkin hükümler uygulanır. Bu tazminattan yararlananlara ayrıca yüksek hakimlik tazminatı ödenmez.” denilmekte olup ilgili IV sayılı Cetvelin 7’nci sırasında “Birinci dereceli kadroya atanmış olmak kaydıyla, Başbakanlık, Bakanlık, Müsteşarlık, Kurum Başkanlığı ve Müstakil Genel Müdürlüklerin merkez teşkilatı Daire Başkanı kadrolarına atananlara ödenebilecek olan makam tazminatı göstergesinin 2.000 olduğu bildirilmiştir.
Yukarıda anılan mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere sadece İl Özel İdare Genel Sekreteri için makam tazminatı öngörülmüş olup, genel sekreter yardımcısına ve il özel idaresinde görevli daire başkanlarına makam tazminatı ödenebileceğine dair herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Keza, 657 sayılı Kanun’a ekli IV sayılı cetvelde anılan daire başkanları Başbakanlık, Bakanlık, Müsteşarlık, Kurum Başkanlığı ve Müstakil Genel Müdürlüklerin merkez teşkilatı kadrolarına atanan daire başkanları olup il özel idaresinde görevli daire başkanları bu kapsama dahil değildir.
Dilekçi, tazmin konusu edilen makam, temsil ve görev tazminatlarını hiçbir mevzuat hükmüne dayandıramamış olup sadece Büyükşehir Belediyesi Kanunu’ndaki hükümlerle mukayese yoluna gitmişlerdir.
Ancak, Anayasanın 128’inci maddesinde, Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği; memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği belirtilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 146. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında da:
“Bu Kanunun birinci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren memurlar aylık, ücret, ödenek, hizmetle ilgili her çeşit ödeme ve bunların şekil ve şartları bakımından bu Kanundaki hükümlere, aynı maddenin ikinci fıkrası kapsamına giren memurlar özel kanunlardaki hükümlere tabidir.
Memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerin tayin ettiği görevler karşılığında bu Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemez hiçbir yarar sağlanamaz.” denilmektedir.
Bununla birlikte, il özel idaresi genel sekreter yardımcısı ve daire başkanlarına yapılan makam, temsil ve görev tazminatı ödemelerinin 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 22’inci maddesi hükümleri ile mukayese edilerek ödenmesi yersizdir. Zira, ilgililer İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği’nde çalışmakta olup Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 22’inci maddesi hükümlerinin kendilerine uygulanması mümkün değildir.
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 22’inci maddesinin ilgili hükümleri aynen aşağıdaki gibidir:
“Genel sekreter, belediye başkanının teklifi üzerine İçişleri Bakanı tarafından atanır. Genel sekreter kadrosuna atananlar, genel idare hizmeti sınıfına dahil bakanlık genel müdürleri, genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananlar ise bakanlık bağımsız daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar.
Büyükşehir belediyesi 1.hukuk müşaviri ve daire başkanları, bağlı genel müdürlüklerin daire başkanlarının yararlandığı makam ve görev tazminatından aynen yararlanırlar.”
Yukarıya alınan mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, İl Özel İdaresi Kanunu’nda, sadece il özel idaresi genel sekreterliği kadrosuna atananların yararlanacakları mali haklar hüküm altına alınmış olup, Genel Sekreter Yardımcıları, Daire Başkanları ve Hukuk Müşavirleri için mevzuatta herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 22’nci maddesinde ise büyükşehir belediyesi genel sekreterliği kadrosuna atananların, büyükşehir belediyesi genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananların ve büyükşehir belediyesi daire başkanlarının yararlanacakları mali haklar ayrı ayrı belirlenerek hüküm altına alınmıştır. Buna göre, eğer dilekçinin iddia ettiği gibi İl Özel İdaresinde çalışanlara başka kurumların tabi oldukları mevzuat hükümleri ile mukayese edilerek ödeme yapılabilecek olsaydı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 36’ncı maddesi ile Genel Sekretere yapılacak olan ödemeyi de tespit etmeye gerek kalmazdı. Zira Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 22’nci maddesinde Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreterinin yararlanacağı mali haklar sayılmıştır.
Bu nedenle, Kanun Koyucu tarafından İl Özel İdaresi Kanunu’nda Genel Sekreter Yardımcısı, Daire Başkanların ve Hukuk Müşavirinin Makam Tazminatı, Temsil Tazminatı ve Görev Tazminatı alabileceğine dair herhangi bir hüküm konulmamasına rağmen, Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısının ve Büyükşehir Belediyesi Daire Başkanlarının yararlanacağı mali hakların gerekçe gösterilmesi mümkün değildir.
Öte yandan, aynı konuda yargı organlarınca verilen kararlar şahsına, olayına ve dönemine münhasır olduğundan, mahkeme kararlarına göre üçüncü kişiler hakkında işlem yapılması mümkün bulunmamaktadır.
Dilekçi, tazmin hükmünün 6009 sayılı kanunun Geçici 8. maddesi kapsamında değerlendirilerek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemekte ise de; 6009 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesinde, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı hükmü, herhangi bir mevzuatla öngörülmemiş olan, toplu sözleşme ile ya da idari bir tasarrufla mahalli idarelerin bütün personeli için çalışanların koşullarını iyileştirici nitelikte genel olarak bütün çalışanlar için yapılan ek ödemelerle ilgili olup, İl Özel İdaresi Genel Sekreterine 5302 sayılı kanun hükümlerine aykırı olarak ödenen ek ödemeyi, bu kanun kapsamında değerlendirmek mümkün değildir.
Dilekçede ifade edilen 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ise 2. Kasım 2011 tarihinde yürürlüğe girdiğinden 2009 yılında yapılan ödemelere yasal dayanak teşkil etmesi mümkün değildir.
Bu itibarla, dilekçi talebinin reddi ile 1168 sayılı ilamın 1. maddesiyle 24.368,10 TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- 1168 sayılı ilamın 2. maddesiyle; Genel Sekreter Yardımcısı Mücahit ERCOŞKUN, Daire Başkanları Bedri ÖZDEMİR, Osman ARDAHANLIOĞLU, Suat ALAGÖZ ve Orhan BOROĞLU ile Hukuk Müşaviri Özlem KÜÇÜKDEMİR’e mevzuata aykırı makam ve görev tazminatı ödendiği gerekçesi ile 34.271,88 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
İşbu ilamın 1. Maddesinde belirtilen gerekçelerle, dilekçi talebinin reddi ile 1168 sayılı ilamın 2. maddesiyle 34.271,88 TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- 1168 sayılı ilamın 4. maddesiyle; 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'na göre Vali ve Vali Yardımcılarına ödenen ödeneklerden Gelir Vergisi Kesintisi yapılmadığı gerekçesi ile 3.494,13 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özete; Vali ve Yardımcılarına ödenen ödeneklerden gelir vergisi kesilmemesinin, İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün 20.12.2009 tarih ve B.050.MAH.074.0003/40645/14914 sayılı yazıları ile 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunun 28 ve 63 maddelerine göre yapılan ödemelerde 5540 sayılı Kanunun EK:5 madde kapsamına girdiği görüşü esas alınarak yapılmadığını,
Yine 10.07.2009 tarih ve 27284 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5917 sayılı Bütçe Kanunlarında yer alan bazı hükümlerin ilgili Kanun ve Kanunun Hükmünde Kararnamelere eklenmesi ile Bazı Kanunun ve Kanunun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 36.maddesinde 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa eklenen "GEÇİCİ MADDE 4 Bu Kanununun 28 inci ve 63 üncü maddeleri gereğince, 04.03.2005 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ilgililer yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılamaz, çıkarılmış olan borç tutarlarının tahsilinden vazgeçilerek borç takibi işlemine son verilir." Hükmü gereğince verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Sayıştay Başsavcılığı karşılama yazısında; ” 5302 sayılı Kanun’a istinaden Vali ve Vali Yardımcılarına yapılan ödemeler 193 sayılı Kanun’a göre ücret mahiyetinde ödemelerdir. Söz konusu ödemelerin gelir vergisinden istisna tutulduğuna dair gerek 5302 sayılı Kanun’da, gerekse 193 sayılı Kanun’da herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Ayrıca Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'nun 03.06.2011 günlü ve E.2010/290, K:2011/240 sayılı Kararında da, anılan ödemelerin gelir vergisine tabi tutulması gerektiği nihai olarak karara bağlanmıştır.Diğer taraftan Daire kararında da belirtildiği üzere 5917 sayılı Kanunun 36’ncı maddesiyle getirilen düzenleme, 5302 sayılı Kanunun 28 ve 63’üncü maddeleri gereği yapılan ödemenin esasıyla ilgili olup tamamen ayrı bir kanun olan gelir vergisi açısından herhangi bir düzenleme getirmemekte ve vergiyle ilgili bir husustan bahsetmemektedir. Bu nedenlerle talebin reddedilerek Daire Kararının onanmasının, uygun olacağı değerlendirilmektedir.” demiştir.
Bilindiği üzere; 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 61’inci maddesinde; “Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.
Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanunun 94’üncü maddesinin birinci fıkrasında, maddede bentler halinde sayılan ödemeleri nakden veya hesaben yapanların, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları belirtilmektedir. Bu maddenin 1 numaralı bendinde “Hizmet erbabına ödenen ödenen ücretler ile, 61’inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalanan hariç), 103 ve 104’üncü maddelere göre” vergi tevkifatı yapılacağı hükmü yer almaktadır.
Bu hükümlere göre; ücret ve ücret sayılan ödemelerin Gelir Vergisi Kanunu’nun 61, 94, 103 ve 104’üncü maddelerine göre vergi tevkifatı yapılması suretiyle verilendirilmesi gerekmektedir.
Diğer taraftan, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun “Encümen Üyelerine Verilecek Ödenek” başlıklı 28’inci maddesinde; “Encümen başkanına 14000, üyelerine 12000 gösterge rakamının Devlet memurları için belirlenen aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık brüt ödenek verilir. Encümenin memur üyelerine encümen üyeleri için belirlenen gösterge rakamının yarısı ödenir. “Görev ve Ek Ödenek” başlıklı 63’üncü maddesinin birinci fıkrasında da “ Vali Yardımcıları ve Kaymakamlar, valinin verdiği il özel idaresinin görevlerini yapmakla yükümlü ve bu görevlerin yapılmasından valiye karşı sorumludur. Vali Yardımcılarına ve Kaymakamlara yaptıkları görevler karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verilir.”
01.07.2006 tarih ve 5540 sayılı Dahiliye Memurları, İl İdaresi Kanunu, İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ve Devlet Memurları Kanunlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 1’inci maddesiyle 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanununa eklenen “Ek Ödeme” başlıklı Ek 5’inci maddesinde ise “İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında Mülki İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında bulunan personele, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 200’ünü geçmemek üzere ek ödeme yapılabilir. Ek ödemenin oranı ile esas ve usulleri; personelin görev mahalli, çalışma şartları, unvanı, görevi, aylık derecesi gibi kriterler dikkate alınarak Maliye Bakanlığı’nın uygun görüşü üzerine İçişleri Bakanı tarafından belirlenir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28’inci ve 63’üncü maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ilave ödemeden yararlananlara emsali unvanlara göre belirlenen oranların altında ek ödeme oranları tespit edilebilir veya hiç belirleme yapılmayabilir. Ek ödemenin hak kazanılmasında ve ödenmesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun aylıklara ilişkin hükümleri uygulanır ve bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz. Bu ödemenin yapılmasında, 27/1/2000 tarihli ve 4505 sayılı Kanunun 5’inci maddesinin (c) bendi ile 4/7/2001 tarihli ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 16’ıncı maddesi hükümleri uygulanmaz. Bu ödemeden yararlanan personele 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 3’üncü maddesine göre ödeme yapılmaz.”
Hükümleri yer almaktadır.
Bu hükümlerin tetkikinden; encümen başkanı ve üyeleri ile vali yardımcıları ve kaymakamlara iki ayrı yasaya dayanılarak ek ödeme yapılabileceği sonucu çıkmaktadır. Bu ödemelerden birisi 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63’üncü maddeleri kapsamında encümen başkanı ve üyeleri ile vali yardımcıları ve kaymakamlara yapılan ödemeler, ikincisi ise 1700 sayılı Kanunun ek 5’inci maddesine istinaden yapılan ek ödemedir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28’inci ve 63’üncü maddelerine göre yapılan ödemeler özel idare bütçesinden karşılanırken, 1700 sayılı Kanunun ek 5’inci maddesine göre yapılan ödemeler genel bütçeden karşılanmaktadır.
Buna göre, 1700 sayılı Kanunun ek 5’inci maddesinde yer alan istisna hükmü sadece bu madde kapsamında verilen ek ödemeleri kapsamakta olup, 5302 sayılı Kanunun 28 ve 63’üncü maddeleri uyarınca yapılan ödemeleri kapsamamakta ve bu ödemelerin, diğer kanunlarda da istisna hükmü olmaması nedeniyle eskiden olduğu gibi genel hükümler çerçevesinde vergilendirilmesi gerekmektedir.
5540 sayılı Kanun ile getirilen ek ödemenin amacı, İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatındaki eş değer görevleri yapan ve aynı memuriyet kıdemindeki Mülki İdare Amirleri sınıfına dahil personelin aylıklarının eşitlenmesi ise; burada yapılması gereken, 5540 sayılı Kanuna dayanılarak yapılan ek ödeme miktarlarının, diğer Kanunlara istinaden yapılan ödemelerin gelir vergisine tabi olduğu dikkate alınarak yeniden belirlenmesidir.
Öte yandan, aynı konuda yargı organlarınca verilen kararlar şahsına, olayına ve dönemine münhasır olduğundan, mahkeme kararlarına göre üçüncü kişiler hakkında işlem yapılması mümkün bulunmamaktadır. Ayrıca Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'nun 03.06.2011 tarihli ve 2011/240 Karar, 2010/290 Esas Sayılı Kararında açıkça gelir vergisi kesilmesi nedeniyle açılan davanın temyizi sonrasındaki direnme kararında hukuka aykırılık görülmemiş ve gelir vergisi kesileceği karara bağlanmıştır.
Diğer taraftan, 5917 sayılı Kanunun 5302 sayılı kanunun 28 ve 63’üncü maddeleri gereği yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılamayacağı şeklindeki hükmü ise, ödeneğin kendisi ile ilgili olup ödenekten yapılacak kesintilerle bir ilgisi bulunmamaktadır. Ek ödeneğin gelir vergisinden istisna edildiğine dair gerek Gelir Vergisi Kanununda gerekse İl Özel İdaresi Kanununda herhangi bir hüküm bulunmadığına göre, Vali ve kaymakamlara 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28 ve 63. maddeleri uyarınca yapılan ödemelerden gelir vergisi kesilmesi gerekmektedir.
İlamda yer alan tazmin hükmünü 6009 sayılı kanunun Geçici 8. maddesi kapsamında değerlendirmekte mümkün değildir. Zira 6009 sayılı kanunun geçici 8. maddesinde, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı hükmü, herhangi bir mevzuatla öngörülmemiş olan, toplu sözleşme ile ya da idari bir tasarrufla mahalli idarelerin bütün personeli için çalışanların koşullarını iyileştirici nitelikte genel olarak bütün çalışanlar için yapılan ek ödemelerle ilgili olup, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28’inci ve 63’üncü maddelerine göre yapılan ödemelerden gelir vergisi kesilmemesini bu Kanun kapsamında değerlendirmek de mümkün değildir.
Bu itibarla, dilekçi talebinin reddi ile 1168 sayılı ilamın 4. maddesiyle 3.494,13 TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
Karar verildiği 01.04.2014 tarih ve 38703 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:10