Sayıştay 8. Dairesi 37239 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

37239

Karar Tarihi

8 Nisan 2014

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2009

  • Daire: 8

  • Dosya No: 37239

  • Tutanak No: 38798

  • Tutanak Tarihi: 08.04.2014

  • Konu:

KARAR

TEMYİZ KURULU KARARI

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;

1119 sayılı ilamın 1. maddesi ile Hakan Çilkaya (Aras Kargo Ticari Vekili Bolvadin Şubesi) yükleniminde bulunan Beyhekim Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi 5 Ay süreyle 77 İşçi ile Temizlik ve İlaçlama Hizmet Alımı İşi'nde 01.10.2008 tarihinden itibaren malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta primlerinden işveren hissesinin beş puanlık kısmı hazine tarafından karşılanmasına rağmen fiyat farkı hesabında bu düşüşün dikkate alınmayarak ödeme yapılması nedeniyle 4.047,22 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde özetle; Sayıştay 8. Dairesi kanunu yanlış yorumladığını, 5510 sayılı kanunun konu ile ilgili 81. maddesinin (i) bendinde; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin, bu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanır. İşveren hissesine ait primlerin Hazinece karşılanabilmesi için, işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak bu Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna vermeleri, sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarı yasal süresinde ödemeleri, Sosyal Güvenlik Kurumuna prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunmaması şarttır (...)" denildiğini,

SGK'nın 2008/93 sayılı "Malullük, Yaşlılık Ve Ölüm Sigortaları Prim Oranın İşveren Hissesinden Beş Puanlık İndirim Hakkında Genelge"si gereği işyeri mahiyet kodu 1-2-3 olan işyerleri bu destekten yararlanamayacakken ilama konu işyerinin mahiyet kodu 4 olduğundan bu destekten yararlanabileceğini,

İlgili maddenin amacının kriz ortamında işverenlere destek olmak ve istihdamı desteklemek olduğunu, bu desteğin de işverenin SGK priminin işveren kısmını % 5 daha az ödemesi şeklinde gerçekleştiğini, 5 puanlık indirimin mutlak olmayıp çalıştırılan işçilerin SGK'ya süresinde bildirilmesi, aylık prim ve hizmet belgelerinin süresinde verilmesi ve SGK'ya prim borcunun bulunmaması gibi şartları haiz bulunduğunu, dolayısıyla hükmün amacının sorumluluklarını zamanında yerine getiren işverenleri teşvik etmek olduğunu, bu nedenle ilam hükmünün 5510 sayılı Kanunun mezkur bendinin lafzına ve ruhuna aykırı olduğunu,

Sayıştay 8. Dairesinin kararı nedeniyle 01.03.2011 tarihinde yapılan değişiklik öncesi dönem için Kanunun uygulanamaz hale geldiğini, öncesinde istihkak ödemesi yapan kurumun, kesinti yapılmaksızın istihkakı ödeyerek, taşeron tarafından 5 puanlık işveren primi de alınan istihkak içinden SGK veznesine yatırıldığını, bu düzenlemenin yürürlüğe girmesi sonrasında ise Sayıştay 8. Dairesinin hatalı olduğu düşünülen kararına göre olması gerekenin; doğrudan kurumca taşeronun istihkaklarından primin, hazine tarafından karşılandığı ileri sürülerek 5 puanlık kesintinin yapılması olduğunu, böylelikle kurumun taşeronun istihkakını eksik ödeyeceğini, yani Eski kanuni durum ile yeni kanuni durumun Sayıştay 8. Dairesince yorumu arasında fark olmadığını, bir örnekle açıklanacak olursa; 5510 sayılı yasa md. 81/i yürürlüğe girmeden önce 100,00 TL ücret alacak bir işçi için % 20 nisabı üzerinden işveren 20,00-TL SGK işveren hissesi primi ödeyeceğini, 5510 sayılı yasa md. 81/i yürürlüğe girdikten sonra bu primin 15,00 TL'si işveren tarafından 5,00 TL'si ise hazine tarafından karşılanacağını, bu yolla 5,00 TL taşeron işverenin cebinde kalarak istihdamı devam ettireceğini, ancak Sayıştay 8. Dairesinin kararı ile savunduğu uygulamaya göre hazinenin karşılayacağı 5,00 TL’nin taşeron işverenin istihkakından peşinen kesilerek ödenmeyeceğini, yani bu 5,00 TL’nin hazinenin cebinde kalacağını,

Yasama organının öngördüğü bu lehe düzenlemelerin, Kamu İhale Kurumunun yayımladığı esas açısından yanlış değerlendirmeler içeren bir tebliğ ile kanun koyucunun kast etmediği şekilde yorumlanıp uygulanamayacağını, Normlar hiyerarşisi gereğince bir tebliğin kanun hükmünü uygulamadan kaldırması veya değiştirmesinin mümkün olmayacağını,

B) Kaldı ki ilam hükmü Kurulca kabul edilirse dahi başkaca yanlış hususların bulunduğunu; her ne kadar bir tarafı kurum olsa da yapılan hizmet alımı tip sözleşmelerinin özel hukuka tabi sözleşmeler olduğunu, bu sözleşmeler yapılırken taraflar belirli bir bedel üzerinde anlaşıp bu bedelin ödeneceğini imza altına aldıklarını, bu özel hukuka tabi sözleşmelerin tarafların karşılıklı rızaları veya hâkimin sözleşmeye müdahalesi dışında değiştirilemeyeceğini, kurumun bu şekilde bir yetkisinin olmadığını, ihale yetkililerinin işveren maliyet rakamlarının düşmesi halinde sözleşme bedelini fiilen düşürme yetkisi varsa; yemekhane ihalesinde sebze fiyatları düştüğü için, güvenlik ihalesinde güvenlik personeli elbise fiyatları düştüğü için, temizlik ihalesinde temizlik malzeme fiyatları düştüğü için sözleşme bedelini düşürme yetkisinin de olması gerektiğini, bu örneklerle aynı mahiyette olduğundan bunun aksine bir kararın haksız olacağını,

Kurum ile taşeron belirli bir bedel üzerinden sözleşme imzaladığını ve bu anlaşma gereği yüklenicinin gerekli vergi, katkı payı ve teminat yükümlülüklerini yerine getirdiğini, bu halde kurumun fatura edilen rakamları geri istemesi halinde bu isteği sadece fazla ödendiğini iddia ettiği bedeller üzerinden yöneltmesi ne kadar doğru olduğunu, Sayıştay 8. Dairesinin hatalı kararı haklı kabul edilse dahi; iadesi istenen rakamlardan, bu rakamlar için ödenen KDV, Kurumlar Vergisi, Karar pulu, Damga Vergisi, KİK katkı payı, banka teminat mektubu komisyon miktarının düşülmesi gerektiğini, Sayıştay 8. Dairesinin hatalı kararının haklı kabul edilmesi halinde doğmamış bir alacak için taşerondan bu bedellerin tahsil edildiğinin açık şekilde ortaya çıkacağını, bu fazla ödemelerin iadesi istenen tutarlardan mahsubunun gerekli olduğunu,

C) Yapılan işlemlerle kamu zararının oluşmadığı gibi kamu yararının sağlandığını, Beyşehir Devlet Hastanesinde yükleniciden söz konusu prim oranının istenmesi sonucu anlaşmazlığın çözümü için yüklenici tarafından dava açıldığını, Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin vermiş olduğu 2011/412 Karar sayılı nihai kararda; "nizanın 5510 sayılı yasanın 81. maddesi 1 fıkrasına 5763 sayılı yasanın 24. maddesi ile eklenen (ı) bendi hükmünün nasıl yorumlanacağından kaynaklandığı, niza ile ilgili kararlılık kazanan Yargı Kararları ve Yasa ile sağlanan % 5'lik indirimin işverene sağlanan hazine yardımı olup bu indirimin işsizliğin azaltılması ve yatırımların istihdam odaklı artırılması amaçlı teşvik olması nedeni ile fiyat farkı olarak nitelendirilemeyeceği, işverene hazinece sağlanan ek bir katkı olduğu dolayısı ile söz konusu % 5'lik yardımın hak edişlerden kesilerek işverenin bu yardımdan mahrum edilemeyeceği sonucuna varılmıştır." ifadelerine yer verilerek bu bedellerin yükleniciden istenemeyeceği ve kesildiyse yükleniciye iadesi gerektiğine karar verildiğini, davalı (Sağlık Bakanlığı) Sayıştay 8. Dairesinin temyize konu ilamında yer alan gerekçelere benzer gerekçelerle temyiz yoluna başvurulmuş ise de kararın Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2012/11553 Esas 2012/13677 Karar sayılı ilamı ile 29.05.2012 tarihinde onandığını,

Bu nedenle kendisinin de bu kesintiyi yapmış olsaydı dava sonucu yükleniciye bu bedelleri faizi ile birlikte ödemek zorunda kalacağı gibi yargılama giderleri ve vekâlet ücretlerinin de kuruma ek bir külfet getireceğini ve asıl bu halde kamu zararı doğacağını,

D) 01.03.2011 tarihinde 5510 sayılı Kanunun ilgili bendine ihaleli iş alan işverenlerin bu indirimden yararlanamayacağı eklendiğini, söz konusu değişiklik öncesinde ise bu konuda yükleniciler aleyhine bir düzenleme olmadığına göre yüklenicilere ödeme yapılabilmesi gerektiğini ve bu görüşlerinin Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin içtihatları ile de desteklendiğini belirterek, tüm açıklamalar ve resen dikkate alınacak diğer hususlar göz önünde bulundurularak ilamın bu maddesi ile verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Başsavcılık karşılamasında; “Dilekçede özetle, Beyhekim Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Temizlik Hizmet Alımı işinde, malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta primlerinden işveren hissesinin 5 puanlık kısmının hazine tarafından karşılanmasına rağmen fiyat farkı hesabında bu düşüşün dikkate alınmayarak kamu zararına neden olunduğu gerekçesiyle tazmin hükmolunduğu; oysa, tazmin kararının 5510 sayılı Kanunun 81’inci maddesinin (ı) bendinin 2009 yılında yürürlükte bulunan şeklinin lafzına ve ruhuna aykırı olduğu, ilgili maddenin yasama organınca kanunlaştırılmasının amacının, işverenlere destek yoluyla istihdamın artırılmak olduğu ve bu desteğin işverenin SGK priminin işveren kısmını %5 daha az ödemesi şeklinde gerçekleştiği, 5 puanlık indirimin mutlak olmadığı, indirimden faydalanabilmenin koşulunun, çalıştırılan işçilerin SGK’ya süresinde bildirilmesi, aylık prim ve hizmet belgelerinin süresinde verilmesi ve SGK’ya prim borcunun bulunmaması şartına bağlandığı, burada amacın sorumluluklarını zamanında yerine getiren işverenleri teşvik etmek olduğu; Yasama organının öngördüğü lehe düzenlemelerin, Kamu İhale Kurumunun yayımladığı bir tebliğ ile kanun koyucunun kast etmediği şekilde yorumlanıp uygulanamayacağı; diğer taraftan dilekçe ekinde sunmuş olduğu benzer olaya ilişkin Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/412 K.sayılı kararında, prim indiriminin işsizliğin azaltılması ve yatırımların istihdam odaklı artırılması amaçlı teşvik olması nedeniyle fiyat farkı olarak nitelendirilemeyeceği ve hak edişlerden kesilerek işverenin bu yardımdan mahrum bırakılamayacağı sonucuna varıldığı ve Kararın Yargıtay’ca da onandığı belirtilerek, tazmin kararının kaldırılması talep edilmektedir.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Prim Oranları ve Devlet Katkısı” başlıklı 81 inci maddesinin bir numaralı fıkrasının “ı” bendinde yer alan düzenleme ile özel sektör işverenleri üzerindeki sosyal güvenlik prim yükünün hafifletilerek istihdamın artırılması amaçlanmış olup hazinece karşılanan 5 puanlık prim indiriminin teşvik mahiyetinde olması nedeniyle, fiyat farkı olarak nitelendirilmemesi gerekir. Bu nedenlerle sorumlunun talebi doğrultusunda tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.” şeklinde görüş bildirmiştir.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Prim oranları ve devlete katkısı” başlıklı 81. maddesinin (ı) bendinde;

“(Ek: 17/4/2008-5763/24 md.) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin, bu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanır. İşveren hissesine ait primlerin Hazinece karşılanabilmesi için, işverenlerin çalıştırdıktan sigortalılarla ilgili olarak bu Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna vermeleri, sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarı yasal süresinde ödemeleri, Sosyal Güvenlik Kurumuna prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunmaması şarttır. Ancak Kuruma olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarını 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine göre tecil ve taksitlendiren işverenler ile 29/7/2003 tarihli ve 4958 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununa ve 22/2/2006 tarihli ve 5458 sayılı Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile diğer taksitlendirme ve yapılandırma Kanunlarına göre taksitlendiren ve yapılandıran işverenler bu tecil, taksitlendirme ve yapılandırmaları devam ettiği sürece bu fıkra hükmünden yararlandırılır. Bu fıkra hükümleri Kamu idareleri işyerleri ile bu Kanuna göre sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz (...)” denilmektedir.

01.10.2008 tarihinden sonra yürürlüğe giren düzenlemeye göre, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanmaya başlanılmıştır. Dolayısıyla Fiyat Farkı Kararnamesinin 8. madde esaslarına göre yapılacak fiyat farkı ödemelerinde Hazinece karşılanan tutarların dikkate alınması ve hakediş ödemelerinden düşülmesi gerekir. Aksi halde aynı prim tutarının hem bütçeden hem de Hazineden ödenmesi yolu açılmış olur.

Nitekim bu husus, Kamu İhale Genel Tebliği’nin “Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımlarında Teklif Fiyata Dahil Olacak Masraflar” başlıklı maddesinin 17. fıkrasında;

“(Ek: 25/10/2008 – 27035 R.G. / 4 md.) 15/5/2008 tarihli ve 5763 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi ile 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 81 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (ı) bendinde; özel sektör işverenlerinin, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutarın Hazinece karşılanacağı hüküm altına alınmıştır.

İhale dokümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatlerinin tamamının idare için kullanıldığı tüm hizmet alımı ihalelerinde, teklifler Hazine tarafından karşılanacak olan işveren sigorta primi tutarı dikkate alınmadan, işveren payları üzerinden hesaplanarak sunulacak ve değerlendirilecektir. Bu çerçevede, fiyat farkı hesaplanması öngörülen ihalelerde sözleşmenin yürütülmesi aşamasında, yüklenicinin yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca prim teşvikinden yararlanması halinde 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhalesi Yapılacak Olan Hizmet Alımlarına İlişkin Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esasların 8 inci maddesinde yer alan, ‘b) İhale (son teklif verme) tarihi itibarıyla işveren tarafından karşılanacak olan sosyal sigorta primi ve işsizlik sigortası primine ilişkin toplam tutarda; asgari ücret değişikliği veya sigorta primi alt sınır değişikliği ile prim oranları değişikliği gibi sebeplerle meydana gelecek fark,

(…) 506 sayılı Kanun gereğince işveren nam ve hesabına Hazinece yapılacak olan ödemeler de dikkate alınmak suretiyle bu Esasların 7 nci maddesi uygulanmaksızın ödenir veya kesilir.’ hükmü gereğince, Hazine tarafından karşılanan prim tutarı, idare tarafından yüklenicinin hakedişinden kesilecektir.” denilmek suretiyle açık bir biçimde ifade edilmiştir.

01.10.2008 tarihinden itibaren malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmı hazine tarafından karşılandığından aynı mahiyetteki ikinci kez prim ödenmesinin önlenmesi için buradaki ödemeden %5 prim tutarının düşülmesi gerekir. %5 prim tutarı düşülmediği takdirde mükerrer ödeme yapılmış olacaktır. Şöyle ki; Firma tarafından gerçekleştirilen hizmet alımı işinde; firma teklif verirken işçi ücreti, primler gibi birçok unsuru içeren toplam maliyetini hesaplamıştır. Firmanın teklifinde, primler de işverenin maliyeti içerisinde yer almakta ve idare tarafından 1.10.2008 tarihine kadar bu primler de firmaya ödenmektedir. İdare işçilerin prim dahil tüm ücretlerini yükleniciye ödemekte diğer taraftan da Hazine bu işçilere ait işveren payını karşılamaktadır. Böylece işveren payı bir yandan idarece bir yandan da Hazinece ödenmiş olmaktadır.

Öte yandan, aynı konuda yargı organlarınca verilen kararlar şahsına, olayına ve dönemine münhasır olduğundan, mahkeme kararlarına göre üçüncü kişiler hakkında işlem yapılması, kararlar kesinleşmiş dahi olsa, mümkün bulunmamaktadır.

Ayrıca ilamda tazmin hükmedilen tutardan vergi ve katkı payı gibi tutarların düşülmediği yönünde itirazda bulunulmakta ise de, 12.01.1981 tarih ve 4107/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararında da belirtildiği üzere genel bütçeli daireler dışındaki kuruluşlarda mevzuata aykırı ödemelerin hesabında kesintisiz tutarların esas alınması gerekeceğinden indirim tutarları üzerinden hesaplanan KDV dışında yapılan itiraz hukuki dayanaktan yoksundur.

Hakedişlerden kesilmesi gereken % 5 prim tutarının KDV’si yönünden inceleme:

08.08.2011 tarih ve KDVK-60/2011-1 sayılı Katma Değer Vergisi Sirkülerinde;

“(…)

    1. Hazinece Karşılanan Prim Tutarlarının İdarece Yüklenicinin Hakedişinden Kesilmesinde KDV Matrahı

(…)

İşveren sigorta priminin belli bir tutarının Hazine tarafından karşılanması suretiyle yapılacak hakediş ödemelerinde, (söz konusu primler indirilse dahi) işveren sigorta priminin Hazinece indirilmeden önceki hakediş bedeli üzerinden KDV hesaplanması gerekmektedir. Bu itibarla; 5510 sayılı Kanunun 81/ı maddesi kapsamında işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutarın Hazine tarafından karşılanması nedeniyle işçilik maliyetleri içerisinde yer alan sigorta primlerinde, dolayısıyla da toplam maliyetlerde bu tutar kadar bir azalma meydana gelmekle birlikte, söz konusu tutar Hazine tarafından işveren adına ilgili Kuruma aktarıldığından, bu tutar indirilmeksizin belirlenen toplam işlem bedelinin KDV matrahı olarak dikkate alınması ve bu bedel üzerinden fatura düzenlenerek KDV hesaplanması gerekmektedir.

Ayrıca; fazladan yararlanıldığı tespit edilen sigorta primi teşvik tutarının mükellefin hakediş bedeli üzerinden kesilmek suretiyle geri alınmasına yönelik uygulama, fazla yararlandırılan Hazine yardımının tahsiline yönelik bir uygulama olup, bu durumun KDV matrahı ile ilişkilendirilmesine imkân bulunmamaktadır.” denilmektedir.

Diğer taraftan 5763 sayılı Kanunla getirilen 5 puanlık (%5) işveren indiriminden (5510 Sayılı Kanundan Doğan İndirim) yüklenici firma tarafından yararlanılmasına ve bu indirimin (asgari ücret) fiyat farkı kesintisi olarak fatura ve hakedişlere yansıtılmasına rağmen Katma Değer Vergisi matrahına dahil edilmemesi ile ilgili Gelir İdaresi Başkanlığının 27.03.2012 tarih ve 2986 tarihli son görüşünde yer alan; “5510 sayılı Kanunun 81/ı maddesi kapsamında işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutarın Hazine tarafından karşılanması nedeniyle işçilik maliyetleri içerisinde yer alan sigorta primlerinde dolayısıyla da toplam maliyetlerde bu tutar kadar bir azalma meydana gelmekle birlikte söz konusu tutar Hazine tarafından işveren adına ilgili Kuruma aktarıldığından, bu tutar indirilmeksizin belirlenen toplam hak ediş bedelinin KDV matrahı olarak dikkate alınması ve bu bedel üzerinden fatura düzenlenmesi gerektiği” yönündeki ifadesi de dikkate alındığında 5763 sayılı Kanunla getirilen 5 puanlık (% 5) işveren indirim doğrultusunda hakedişlerden yapılan kesintilerin KDV’siz olarak gerçekleştirilmesinde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.

Bu itibarla, dilekçi talebinin kısmen kabulü ile 1119 sayılı İlamın 1. maddesi ile verilen 4.047,22 TL tutarındaki tazmin hükmünden mevzuata uygun olarak ödenen 617,36 TL’nin düşülerek, geriye kalan ve mevzuata aykırı olarak ödenen 3.429,86 TL’nin;

702,97 TL'sinin Harcama Yetkilisi (Başhekim) Dt. H. Eymen Ödevoğlu ile Gerçekleştirme Görevlisi (Hastane Müdürü) Rifat Yerlikaya'nın,

  1. 726,89 TL'sinin Harcama Yetkilisi (Başhekim Vekili) Dt. Avni Duvarcı ile Gerçekleştirme Görevlisi (Hastane Müdürü) Rifat Yerlikaya'nın uhdesinde kalmak üzere, hükmün 3. 429,86 TL olarak DÜZELTİLEREK TASDİKİNE

Karar verildiği 08.04.2014 tarih ve 38798 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:10

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim