Sayıştay 8. Dairesi 36478 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8
Sayıştay Kararı
36478
29 Ocak 2013
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2008
-
Daire: 8
-
Dosya No: 36478
-
Tutanak No: 36212
-
Tutanak Tarihi: 29.01.2013
-
Konu:
KARAR
Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten ve duruşmada hazır bulunan murafaacı ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamaları dinlendikten sonra gereği görüşüldü:
- 1506 sayılı ilamın 1.maddesi ile; Diyarbakır İl Özel İdaresi genel sekreter, genel sekreter yardımcısı, daire başkanları ve hukuk müşavirine Maliye Bakanlığı personeline ödenen ek tazminatların farkı ve geriye dönük ödemelerinin yapılması nedeniyle 54.049,82 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi ilamın 1,2 ve 4.maddesine ilişkin olarak dilekçesinde özetle; Genel sekreter, genel sekreter yardımcısı, daire başkanları ve hukuk müşavirinin, Maliye Bakanlığı personeline ödenen ek tazminatlardan (özel hizmet tazminatı) yararlanmasının hukuk ve hakkaniyete uygun olduğunu,
Genel sekreterlerin mali ve sosyal haklarının atfen düzenlendiğini, 5302 sayılı Yasa'nın 36. maddesi, genel sekreterlerin mali ve sosyal haklarını tek tek saymayıp, başka bir kurum personelinin mali ve sosyal haklarına atıfta bunmak suretiyle düzenlediğini, Yasa'nın 36. maddesinin, il özel idaresi genel sekreterinin mali ve sosyal haklarını başka bir kurum memuruna atfen düzenlerken;
a-Genel idare hizmetleri sınıfından olma,
b-Bakanlık genel müdürü veya müstakil daire başkanı olma,
c-İlgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanma,
olmak üzere üç temel koşul aramakta ve bunun dışında başka bir şart getirmediğini,
Büyükşehir belediyeleri genel sekreterlerinin mali ve sosyal haklarının da atfen düzenlendiğini,
5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 22. maddesinde; "Genel sekreter kadrosuna atananlar, genel idare hizmeti sınıfına dahil bakanlık genel müdürleri, genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananlar ise bakanlık bağımsız daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar." hükmü ve 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanunun 36. maddesinde de……" genel sekreterlik kadrosuna atananlar, Büyükşehir belediyesi bulunan illerde genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürü, diğer illerde ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil müstakil daire başkanı için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar." hükmü bulunduğunu,
Farklı iki kanundaki bu hükümler karşılaştırıldığında aynı içeriğe sahip ve birbiriyle paralellik arz ettiğini,
Birbirine denk makamda bulunan ve Kanunlarında aynı hükümler bulunan genel sekreterlerden, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreterlerinin 657 sayılı Kanunla sağlanan mali ve sosyal haklar dışında Maliye Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı genel müdürleri için ilgili mevzuatlarında ödenen ek ödemeden yararlandırılması; buna karşın İl Özel İdareleri Genel Sekreterlerinin bu ek ödemelerden yararlandırılmamasının eşitlik ilkesine ve kanundaki açık düzenlemeye aykırı olduğunu,
Yasada bakanlık tanımının yapılmadığını ve il özel idarelerinin hiçbir bakanlığın taşra teşkilatı olmadığını,
Yerel yönetimler üzerinde ağırlıklı olarak idari vesayet yetkisinin İçişleri Bakanlığınca kullanılması ve il özel idaresinin başında vali olması nedeniyle, "bakanlık' ifadesinden İçişleri Bakanlığının anlaşılarak emsal alınması gerektiğini ifade edenler olsa da, İçişleri Bakanlığında genel idare hizmetleri sınıfından genel müdür ve müstakil daire başkanı bulunmadığını, diğer taraftan il özel idarelerinin İçişleri Bakanlığı dâhil hiçbir bakanlığın taşra teşkilatı olmadığı gibi, idari ve mali özerkliğe sahip kamu tüzel kişiliği olan merkezi yönetimden ayrı bir yerel yönetim birimi olduğunu,
Yerel yönetimlerin ve dolayısıyla il özel idaresinin merkezi idare ile bağı Anayasa'nın 127. maddesinde düzenlenen idari vesayet ile sınırlı bulunduğunu,
"İlgili mevzuat" ifadesinin bu konuda yürürlükte bulunan bütün yasaları kapsadığını,
Nitekim, Kocaeli İdare Mahkemesinin, 29/12/2006 gün ve E:2006/2805, K:2006/4054 sayılı kararında, 5302 sayılı Yasa'nın 36. maddesinde yer alan "genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürü için ilgi mevzuatta öngörülen tüm haklardan aynen yararlandırılır" hükmünü dayanak göstererek, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanuna dayanılarak çıkarılan Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmelik hükmüne göre bakanlık genel müdürleri gibi Büyükşehirlerde bulunan genel sekreterlere silah taşıma ruhsatı verilmesi gerektiğine karar verdiğini,
Hâkim, savcı ve Sayıştay mensuplarının özlük haklarının da benzer şekilde hesaplandığını,
2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununun 102. maddesi, kıstas aylığın; "En yüksek Devlet memuruna mali haklar kapsamında fiilen yapılmakta olan her türlü ödemeler toplamının brüt tutarı" olarak tanımlandığını, 2802 sayılı Yasanın 102. maddesindeki "her türlü ödeme" ifadesine dayanılarak, Başbakanlık Müsteşarına 657 sayılı Yasa ve diğer yasalarla sağlanan her türlü mali haklar esas alınarak belirtilen oranlar nispetinde hâkim ve savcılara aylık ödendiğini,
213 sayılı Vergi Usul Kanununun Ek-13. maddesine göre ek ödeme alan Maliye Bakanlığı personeli; 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 29. maddesine göre ek ödeme alan Sanayi ve Ticaret Bakanlığı personeli; 3146 sayılı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 39. maddesine göre ek ödeme alan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personelinin görevinin özel öneminden dolayı bu ek ödemeyi almadıklarını, belirtilen yasaların ne metninde ne de gerekçesinde böyle bir ifade bulunmadığını,
Bu ödemenin "bütün hakların", diğer bir ifadeyle ücretin bir parçası olduğunu,
Eğer görevin özel önemi veya işin riski nedeniyle ödenmiş olsaydı, izinli, raporlu olduğu zaman ödenmemesi gerekeceğini,
İl Özel İdaresi Genel Sekreterlerinin, 5302 sayılı Yasa'nın 35. maddesinin verdiği yetki çerçevesinde, yine 5302 sayılı Yasa'nın 6. ve 7. maddeleri ile diğer Yasaların il özel idaresine verdiği görevlerin yerine getirilmesinden sorumlu olduğunu,
5302 Yasa'nın 36. maddesinde yer alan "tüm haklar" kapsamında hangi yasayla olursa olsun bütün mali ve sosyal hakların olduğunu,
5302 sayılı yasa'nın 36. maddesinde yer alan düzenleme karşısında il özel idaresi genel sekreterlerinin mali ve sosyal haklarının daha alt hukuk kurallarıyla sınırlandırılamayacağını,
375 sayılı kanun hükmünde kararnamenin ek-3. maddesi uyarınca yapılacak ek ödemeye ilişkin BKKnın il özel idare genel sekreterlerinin ek ödemesi ile ilgili daraltıcı hüküm içeremeyeceğini oysa bu BKK ek ödeme cetvelinin A-1/a-4 ve gruplarında il özel idare genel sekreterlerinin ek ödemelerinin 5302 sayılı Yasa'nın 36. maddesine aykırı olarak daraltıldığını,
Yukarıda genel sekreterin ek tazminatlardan yararlanma gerekçelerinin aynı kanunda düzenlenen Genel sekreter Yardımcısı, Hukuk Müşaviri ve Daire Başkanlıkları için de geçerli olacağını,
Her ne kadar daha önce özlük hakları ile alakalı bir düzenleme yapılmamış olsa da meclisin bu yasal eksikliği fark ederek 02 Kasım 2011 tarihli 28103 mükerrer sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 661 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 62. maddesi ile giderdiğini,
Nihayet bu maddede "Büyükşehir belediyesi bulunan illerde genel sekreter kadrosuna atananlar, genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürleri, genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananlar bakanlık bağımsız daire başkanları, 1. hukuk müşaviri ve daire başkanı kadrosuna atananlar ise bakanlık daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen ek gösterge, makam, görev ve temsil tazminatları ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 152. maddesi uyarınca ödenen zam ve tazminatlardan aynen yararlanırlar; hükmünün bulunduğunu,
Dolayısıyla il özel idaresi genel sekreterinin tabi olduğu hukuki sürecin, genel sekreter yardımcısı, hukuk müşaviri ve daire başkanları için de geçerli olduğunu, çünkü bu kadroların ülkemizin personel yönetim ve organizasyonunda sonradan 5302 sayılı yasanın yürürlüğe girmesi ile ihdas edilen kadrolar olduğunu ve özlük hakları ile ilgili oturmuş bir uygulama bulunmadığını,
666 sayılı KHK ile de eşit işe eşit ücret prensibinin belirlendiğini ve bu yasayla aynı işi yapıp da az maaş alan idarecilerin aynı işi yapıp da fazla maaş alan idarecilerle ücret noktasında eşitlenmeye çalışıldığını,
Sonuç olarak temyize konu bu ödemelerde 2008 yılında yapılan uygulamanın şu anda kanun düzenlenerek onaylandığını,
Bu hususlarla ilgili Bursa İl Özel İdaresi'nin 2008 yılı hesabının Sayıştay 1. Dairesince 01.12.2010 tarihinde yapılan müzakere ve muhakemesi neticesinde düzenlenen 9838 tutanak nolu kararında da aynı mahiyetteki ödeme için sorumluların beraatine karar verildiğini,
01.08.2010 tarih ve 27659 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6009 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair geçici 8. maddesinde "konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla bu kanunun yayımı tarihine kadar memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak, belediye, Büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır." hükmünü de dikkate alarak verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Savcılık; Savcılık; Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 36.maddesinde;
“…
Genel Sekreterlik kadrosuna atananlar, büyükşehir belediyesi bulunan illerde genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürü, diğer illerde ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil müstakil daire başkanı için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar; bunlar valinin teklifi ve İçişleri Bakanlığının onayı ile atanır.…” denilmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun Ek 13.maddesinde;
“4. Maliye Bakanı:
a) (Mülga : 5/7/1991 - KHK - 433/16md.; Yeniden düzenleme: 19/8/1991 - KHK - 449/3 md. Değişik : 20/3/1997 - KHK - 570/12 md.) Maliye Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatında çalışan memurlar ile sözleşmeli personele (Vergi Denetim Kurulu Başkan ve Yardımcıları, Vergi Müfettişi ve Yardımcıları ile bağlı kuruluşların kadro karşılığı sözleşmeli personeli hariç) en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 200'ünü geçmemek üzere ek ödeme yaptırmaya,
b) Maliye Bakanlığı ile Gelir İdaresi Başkanlığı merkez ve taşra teşkilatında çalışan (sözleşmeli olarak istihdam edilenler dahil) personele, normal mesai gün ve saatleri dahilinde, daire dışında yapılan çalışmalarda, aylık toplam 100 saati geçmemek üzere, dışarıda geçirilen her bir saat için, karşılığı genel bütçeden ödenen fazla mesai ücreti esas alınmak suretiyle, bu ücretin üç katını aşmayacak şekilde ödeme yaptırmaya;
c) Maliye Bakanlığı ile Gelir İdaresi Başkanlığı merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında çalışan memurlar ile sözleşmeli personele, ayda 100 saati aşmayacak şekilde yaptırılacak ek fazla mesai karşılığında, fazla mesainin yaptırıldığı saatler, çalışma mahalleri, çalışmaların resmi tatil ve bayram günlerinde yaptırılması gibi hususlar dikkate alınmak suretiyle, Genel Bütçeden ödenen fazla mesai ücretinin beş katını aşmayacak şekilde, saat başına farklı fazla mesai ücreti tespitine,
d) (Ek: 28/12/2001-4731/4 md.) Şehirler arası yollarda yapılacak vergi denetimlerine yardımcı olmak üzere görevlendirilen güvenlik görevlilerine de bu esaslar dahilinde fazla çalışma ücreti ödenmesine,
yetkilidir.
Ek ödemelerde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun aylıklara ilişkin hükümleri uygulanır.
(Ek hüküm : 26/12/1993 - 3946/2 md.) Görev yapılan birim ve iş hacmi,görev mahalli, görevin önem ve güçlüğü,personelin sınıfı, kadro ünvanı,derecesi ve atanma biçimi gibi kriterlere göre yapılacak ek ödemelerin farklı miktarları ve ödemeye ilişkin usul ve esasları Maliye Bakanı tarafından tespit edilir.
…” hükmüne yer verilmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun Ek 13.maddesi uyarınca Maliye Bakanlığı Personeline Yapılacak Ek Ödemeye İlişkin Usul ve Esaslar’ ın 1. maddesinde; esasların Maliye Bakanlığı ile bağlı kuruluşları personeline yapılacak ek ödemenin usul esas ve oranlarının tespiti amacıyla hazırlandığı, 2.maddesinde; esasların Maliye Bakanlığı ile bağlı kuruluşların merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında çalışan memurlar ile sözleşmeli personeli (bağlı kuruluşların kadro karşılığı sözleşmeli personeli hariç) kapsadığı belirtilmiş, izleyen maddelerde de uygulamaya yönelik açıklamalar yapılmış, ortaya çıkacak tereddütlerin personel genel müdürlüğü tarafından giderileceği belirtilmiştir.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinden görüleceği üzere, gerek 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun Ek 13. maddesi gerekse bu madde hükmü uyarınca Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan “Maliye Bakanlığı Personeline Yapılacak Ek Ödemeye İlişkin Usul ve Esaslar” da Maliye Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının personeli dışında diğer kamu kurum ve kuruluşlarının personeline ek ödeme yapılabileceğine ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Ayrıca İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği ne teşkilat ne de kadro anlamında Maliye Bakanlığı ile ilgili değildir.
Dilekçede; 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 35 ve 36. madde hükümleri 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 21 ve 22. maddelerinden farklı olarak Genel Sekreter dışında kalan Genel Sekreter Yardımcısı, Daire Başkanları ve Hukuk Müşavirlerinin ek gösterge, makam ve görev tazminatları ile diğer hak ve alacakları konusunda herhangi bir düzenleme bulunmadığı bu durumun büyükşehir belediyesi ile aynı nitelikte görev ifa eden personelin mağduriyetine sebep olduğu, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununda Genel Sekreter Yardımcısı, Hukuk Müşaviri ve Daire Başkanlarının özlük hakları ile alakalı hüküm bulunmadığından ve İl Özel İdaresinin mahalli idare olması hasebiyle en yakın 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu esas alınarak ödeme yapıldığını ifade etmişlerse de;
İlam maddesinin konusu İl Özel İdaresi genel sekreter, genel sekreter yardımcısı, daire başkanları ve hukuk müşavirine 213 sayılı VUK’un ek 13. maddesi uyarınca sadece Maliye Bakanlığı personeline ödenen ek tazminatların farkının ve geriye dönük ödemelerinin yapılmasıdır.
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 36. maddesinde; Genel Sekreterlik kadrosuna atananların, büyükşehir belediyesi bulunan illerde genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürü, diğer illerde ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil müstakil daire başkanı için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanacağı belirtilmektedir. Burada herhangi bir bakanlık ismi zikredilmemiştir. Kaldı ki genel idare hizmetleri sınıfında zaten belirtilen kadrolar bulunmakta ve ödenebilecek özlük hakları belirtilmektedir. Bazı bakanlıklar kendi personeli için ek ödeme imkanı sunmaktadır. Bu durum bakanlığın kendi personelini ilgilendiren bir uygulamadır.
- madde hükmünde yer alan ilgili mevzuat ve haklar ibarelerinden; üstlenilen görevin özelliği ve hizmet gereği gibi farklı nedenlerle ödemeler öngören mevzuat hükümleri değil, görev yaptığı kurum ne olursa olsun, genel idare hizmetleri sınıfına dâhil bakanlık genel müdürleri ve genel idare hizmetleri sınıfına dâhil bakanlık müstakil daire başkanları için istisnasız aynı miktar ve orandaki mali hakların (aylık, ek gösterge, taban aylığı, kıdem aylığı, iş güçlüğü zammı, temininde güçlük zammı, makam tazminatı, özel hizmet tazminatı, görev tazminatı, denge tazminatı) ödenmesini düzenleyen 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 4505 sayılı Temsil Tazminatı Ödenmesi Hakkında Kanun ile 375 ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerin anlaşılması gerekmektedir.
Bu nedenle, herhangi bir bakanlığın kendi personeli için öngördüğü ek ödemenin, il özel idare genel sekreteri, genel sekreter yardımcısı, daire başkanları ve hukuk müşavirine ödenme imkan bulunmamaktadır.
02 Kasım 2011 tarihli 28103 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 661 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 62.maddesinde;
“5302 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiş, mevcut beşinci fıkrası yürürlükten kaldırılmış ve mevcut altıncı fıkrasının son cümlesinde yer alan “kadrolarına” ibaresi “kadrolarında göreve başlatılırlar” şeklinde değiştirilmiştir.
“Genel sekreter, valinin teklifi ve İçişleri Bakanının onayı ile atanır ve aynı usulle görevden alınır. Büyükşehir belediyesi bulunan illerde genel sekreter kadrosuna atananlar, genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürleri, genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananlar bakanlık bağımsız daire başkanları, 1. hukuk müşaviri ve daire başkanı kadrosuna atananlar ise bakanlık daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen ek gösterge, makam, görev ve temsil tazminatları ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 152 nci maddesi uyarınca ödenen zam ve tazminatlardan aynen yararlanırlar; diğer illerde ise genel sekreter kadrosuna atananlar genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık bağımsız daire başkanları, genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananlar ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen ek gösterge, makam, görev ve temsil tazminatları ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 152 nci maddesi uyarınca ödenen zam ve tazminatlardan aynı usul ve esaslar dahilinde yararlanırlar. Genel sekreter olarak atananların bu görevde geçen süreleri mesleki kıdemlerinde geçmiş sayılır.
İl özel idaresinde görev yapmakta iken genel sekreterliğe atananlar görevlerinin sona ermesinden itibaren il özel idaresinde bulunan uzman kadrosuna atanırlar. Diğer kurumlarda görev yapmakta iken genel sekreterliğe atananlar ise görevlerinin sona ermesinden itibaren, en son görev yaptıkları kurumdaki kadrolarına veya eşdeğer bir kadroya bir ay içinde atanırlar. Ayrıldıkları kadronun dolu olması ve eşdeğer kadronun bulunmaması halinde genel sekreterlikten önceki hizmet sınıfında durumlarına uygun bir göreve, bunun da mümkün olmaması halinde il özel idaresinde bulunan uzman kadrosuna atanırlar. Uzman olarak atananlar, doğrudan genel sekretere bağlı olarak çalışırlar.” hükmü getirilmiştir.Ancak 2011 tarihi itibariyle 5302 sayılı Kanunun 36.maddesinde değişiklik yapan söz konusu madde hükmü, herhangi bir bakanlığın kendi personeli için öngördüğü ek ödemenin, il özel idare genel sekreteri, genel sekreter yardımcısı, daire başkanları ve hukuk müşavirine ödenmesine yönelik bir değişiklik içermemektedir.
Yine Dilekçi, ilamdaki tazmin hükmünün 6009 sayılı Kanunla getirilen af kapsamında değerlendirilerek, tazmin hükmünün kaldırılmasını istemekte ise de; 6009 sayılı Kanunun geçici 8. maddesinde, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı hükmü, herhangi bir mevzuatla öngörülmemiş olan, toplu sözleşme ile ya da idari bir tasarrufla mahalli idarelerin bütün personeli için çalışanların koşullarını iyileştirici nitelikte genel olarak bütün çalışanlar için yapılan ek ödemelerle ilgili olup, İl Özel İdaresi Genel Sekreterine, 5302 sayılı Kanun hükümlerine aykırı olarak ödenen ek ödemeyi 6009 sayılı kanun kapsamında değerlendirmek mümkün değildir.
Bu nedenle ilamın 1.maddesi ile 54.049,82 TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- 1506 sayılı ilamın 2.maddesi ile; Diyarbakır İl Özel İdaresi genel sekreter yardımcısı, daire başkanları ve hukuk müşavirine özel hizmet tazminatlarının fazla ödenmesi nedeniyle 52.620,14 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi tarafından 1.madde için ileri sürülen itirazlar 2.madde için de yapılmıştır.
Savcılık, Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
2008/13055 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın “Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlar” başlıklı 3.maddesinde;
“17/04/2006 tarihli ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan “Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar” ve ekli cetvellerin 2008 yılında uygulanmasına devam olunur.” denilmiştir.
2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli II sayılı cetvelin “A-Üst Yönetim ve Genel İdare Hizmetleri” bölümünün Grup 6-10’ da Büyükşehir Belediyesi bulunan illerde genel sekreter yardımcılarına, daire başkanlarına ve hukuk müşavirlerine %200 oranında özel hizmet tazminatı ödeneceği belirtilmektedir. Uygulamada ise özel idare genel sekreter yardımcısına %400, daire başkanları ve hukuk müşavirine de %385 oranında özel hizmet tazminatı verilmiştir.
Özel idare genel sekreter yardımcısı, daire başkanları ve hukuk müşavirine özel hizmet tazminatlarının fazla ödenmesi bahsedilen mevzuat hükmüne aykırıdır.
Yine Dilekçi, ilamdaki tazmin hükmünün 6009 sayılı Kanunla getirilen af kapsamında değerlendirilerek, tazmin hükmünün kaldırılmasını istemekte ise de; 6009 sayılı Kanunun geçici 8. maddesinde, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı hükmü, herhangi bir mevzuatla öngörülmemiş olan, toplu sözleşme ile ya da idari bir tasarrufla mahalli idarelerin bütün personeli için çalışanların koşullarını iyileştirici nitelikte genel olarak bütün çalışanlar için yapılan ek ödemelerle ilgili olduğundan yapılan ödemeyi 6009 sayılı Kanun kapsamında değerlendirmek mümkün değildir.
Bu nedenle ilamın 2.maddesi ile 52.620,14 TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- 1506 sayılı ilamın 3.maddesi ile; Diyarbakır İl Özel İdaresi genel sekreter yardımcısı, daire başkanları ve hukuk müşavirine yersiz makam ve görev tazminatı verilmesi nedeniyle 32.077,25 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle; Yasa ve mevzuata uygun olarak bu makam ve görevlere atanan ve resmen ve fiilen bu görevleri yürütüp sorumluluğunu üstlenip hesabını vermek zorunda kalan genel idare hizmetleri sınıfındaki bahsi geçen memurların sırf yasal düzenlemede unutulan ve sonradan da; "Büyükşehir belediyesi bulunan illerde genel sekreter kadrosuna atananlar, genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürleri, genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananlar bakanlık bağımsız daire başkanları, 1. hukuk müşaviri ve daire başkanı kadrosuna atananlar ise bakanlık daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen ek gösterge, makam, görev ve temsil tazminatları ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 152. maddesi uyarınca ödenen zam ve tazminatlardan aynen yararlanırlar" şeklinde 02 Kasım 2011 tarihli 28103 mükerrer sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 661 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 62. maddesi ile düzeltilen, hukuki boşluk nedeniyle makam ve görev tazminatı alınamayacağına hükmedilmesinin hak ve hakkaniyet noktasında yerinde olmadığını,
04.03.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun "İl Özel İdaresi Teşkilatı" başlıklı 35. maddesinin;
"İl özel idaresi teşkilatı; genel sekreterlik, malî işler, sağlık, tarım, imar, insan kaynakları, hukuk işleri birimlerinden oluşur, ilin nüfusu, fiziki ve coğrafi yapısı, ekonomik, sosyal, kültürel özellikleri ile gelişme potansiyeli dikkate alınarak norm kadro sistemine ve ihtiyaca göre oluşturulacak diğer birimlerin kurulması, kaldırılması veya birleştirilmesi il genel meclisinin kararıyla olur. Bu birimler büyük şehir belediyesi olan illerde daire başkanlığı ve müdürlük, diğer illerde müdürlük şeklinde kurulur.
Genel sekreter, il özel idaresi hizmetlerini vali adına ve onun emirleri yönünde, mevzuat hükümlerine, il genel meclisi ve il encümeni kararlarına, il özel idaresinin amaç ve politikalarına, stratejik plan ve yıllık çalışma programına göre düzenler ve yürütür. Bu amaçla il özel idaresi kuruluşlarına gereken emirleri verir ve bunların uygulanmasını gözetir ve sağlar.
Genel sekreter yukarıda belirtilen hizmetlerin yürütülmesinden valiye karşı sorumludur.
Toplam nüfusu 3.000.000'a kadar olan illerde, ihtiyaca göre en fazla iki, nüfusu bunun üzerinde olan illerde en fazla dört genel sekreter yardımcılığı kadrosu ihdas edilebilir.
ilçelerde, özel idare işlerini yürütmek amacıyla kaymakama bağlı ilçe özel idare teşkilâtı oluşturulabilir." hükmünü,
"Norm Kadro ve Personel istihdamı" başlıklı 36.maddesinin;
"Norm kadro ilke ve standartları İçişleri Bakanlığı ve Devlet Personel Başkanlığı tarafından müştereken belirlenir. Bu ilke ve standartlar çerçevesinde norm kadro çalışmasını il özel idaresi yapar veya yaptırır.
İl özel idaresi personeli, vali tarafından atanır ve ilk toplantıda il genel meclisinin bilgisine sunulur.
(Ek üçüncü fıkra: 3/7/2005-5393/85 md.) İl özel idarelerinde sözleşmeli personel ile kısmi zamanlı sözleşmeli personel çalıştırılması hususunda Belediye Kanununun 49 uncu maddesi hükümleri uygulanır.
(Mülga üçüncü ve dördüncü fıkra: 3/7/2005-5393/85 md.) Genel Sekreterlik kadrosuna atananlar, büyükşehir belediyesi bulunan illerde genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürü, diğer illerde ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil müstakil daire başkanı için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar; bunlar valinin teklifi ve İçişleri Bakanlığının onayı ile atanır..." hükmünü, ihtiva ettiğini,
23.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunun "Büyükşehir Belediyesi Teşkilatı" başlıklı 21. maddesinde;
"Büyükşehir belediyesi teşkilâtı; norm kadro esaslarına uygun olarak genel sekreterlik, daire başkanlıkları ve müdürlüklerden oluşur.
Birimlerin kurulması, kaldırılması veya birleştirilmesi büyük şehir belediyesi meclisinin kararı ile olur.
Büyükşehir belediyesinde başkan yardımcısı bulunmaz. Hizmetlerin etkili ve verimli bir şekilde yürütülebilmesi için, genel sekretere yardımcı olmak üzere, nüfusu üçmilyonun üzerindeki büyükşehir belediyelerinde en fazla beş, diğerlerinde en fazla üç genel sekreter yardımcısı atanabilir.
Büyükşehir belediyesinde hizmetlerin yürütülmesi belediye başkanı adına onun direktifi ve sorumluluğu altında mevzuat hükümlerine, belediyenin amaç ve politikalarına, stratejik plânına ve yıllık programlarına uygun olarak genel sekreter ve yardımcıları tarafından sağlanır." hükmünün,
"Personel istihdamı" başlıklı 22.maddesinde;
"Büyükşehir belediyesi personeli büyükşehir belediye başkanı tarafından atanır. Personelden müdür ve üstü unvanlı olanlar ilk toplantıda büyükşehir belediye meclisinin bilgisine sunulur.
Genel sekreter, belediye başkanının teklifi üzerine İçişleri Bakanı tarafından atanır. Genel sekreter kadrosuna atananlar, genel idare hizmeti sınıfına dahil bakanlık genel müdürleri, genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananlar ise bakanlık bağımsız daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar.
Büyükşehir belediyesi daire başkanları, bağlı genel müdürlüklerin daire başkanlarının yararlandığı makam ve görev tazminatından aynen yararlanırlar.
Sözleşmeli ve işçi statüsünde çalışanlar hariç belediye memurlarına, başarı durumlarına göre toplam memur sayısının % 10'unu ve Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayının (30.000) gösterge rakamı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarı geçmemek üzere hastalık ve yıllık izinleri dahil olmak üzere, çalıştıkları sürelerle orantılı olarak encümen kararıyla yılda en fazla iki kez ikramiye ödenebilir."hükmünün denildiğini,
- maddeye göre Büyükşehir Belediyesi Teşkilatı; norm kadro ve esaslarına uygun olarak Genel Sekreterlik, daire başkanlıkları ve müdürlüklerden oluşmakta, 22.maddeye göre personel istihdamında ise Genel Sekreterin, Belediye Başkanının teklifi üzerine İçişleri Bakanı tarafından atandığı, Genel Sekreter kadrosuna atananların Genel idari hizmetine dahil Bakanlık Genel Müdürleri, Genel Sekreter Yardımcısı sınıfına atananların Bakanlık bağımsız daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanacağı, Büyükşehir Belediyesi Hukuk Müşaviri ve Daire Başkanlarının bağlı Genel Müdürlüklerin Daire Başkanlarının yararlandığı, makam ve görev tazminatından aynen yararlanacağının ifade edildiğini,
Oysa 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun yukarıda bahsedilen 35 ve 36. madde hükümleri 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 21 ve 22. maddelerinden farklı olarak Genel Sekreter dışında kalan Genel Sekreter Yardımcısı, Daire Başkanları ve Hukuk Müşavirinin ek gösterge, makam ve görev tazminatları ile diğer hak ve alacakları konusunda herhangi bir düzenleme getirmediğini,
Halbuki Büyükşehir Belediyesi Kanununa istinaden belediye mücavir alan sınırları içerisinde yapılan kamu hizmetleriyle 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa istinaden belediye mücavir alan sınırları dışında kalan alanlarda gerçekleştirilen kamu hizmetleri arasında fark bulunmadığını,
İl Özel İdaresi teşkilatının hizmet ve yatırımlar konusundaki görev ve sorumlulukları göz önünde tutulduğunda yasanın 36. maddesinin 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunun 22. maddesinden farklı olarak düzenlenmiş olmasının aynı nitelikte görev ifa eden personelin mağduriyetine sebep olacağını,
Nitekim il özel idaresi genel sekreter yardımcısı, hukuk müşaviri ve daire başkanlıklarının yasal düzenlemede unutulan özlük haklarının, kanun koyucu tarafından da fark edildiğini ve 02 Kasım 2011 tarihli 28103 mükerrer sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 661 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 62. Maddesi ile düzeltildiğini,
Yani 661 sayılı yasa çıkmadan önce; yine yürürlükteki kanun ve mevzuata uygun olarak genel sekreter yardımcısı, hukuk müşaviri ve daire başkanlıkları kadrolarına atanan ve resmi/fiili olarak bu makamda görevlerini yerine getiren; genel idare hizmetleri sınıfında bu görevlerde bulunmaktan ve taşıdığı harcama yetkililiği sorumluluğundan dolayı yine Sayıştay sorgusu ve tazminlerine maruz kalan ve bu görevlerin getirdiği tüm yükümlülük ve sorunları taşıyan/yaşayan idarecilerin sırf kanun koyucu bir cümle özlük haklarından bahsetmedi diye tüm bu haklardan yoksun bırakılması ve tazmine hükmedilmesi hususunun 2011 yılında kanun koyucunun bu yanlışlığını 661 sayılı yasaya bir cümle koyarak düzeltmesi ile tüm bu haklardan yararlanır hale gelinmesi ve bundan sonra tazmine konu olmayacak olması hususları arasında hakkaniyet noktasında bir fark olmadığı aslında tazmine konu makam ve görev tazminatlarını fiilen ve resmen hak edip mevzuattaki bir küçük boşluk nedeniyle hak edememesi nedeniyle oluşan haksızlığın ancak Sayıştay kararıyla düzelebileceğini,
İdare hukuku açısından birebir örtüşen yerel yönetim kuruluşları olan il özel idareleri ile belediyelerin mevzuat ve norm kadro yönetmeliği olarak da örtüştüğü; yer yer yeni çıkan 5302 sayılı yasadaki boşlukların belediye kanununa atıf yapılarak doldurulduğu; her iki kurumda da genel sekreterin özlük haklarının düzenlendiği; her iki kurumun da kurumsal yapısının genel sekreter yardımcılığı, daire başkanlığı ve müdürlük şeklinde oluştuğu; her iki kurumda da daire başkanlarının harcama yetkilisi oldukları ve birimlerini temsil eden makamlar olduğu ve hemen hemen tüm işleyişin paralel yürüdüğü apaçık olduğu halde; sadece il özel idaresi genel sekreter yardımcısı ve daire başkanlarının özlük hakları ile ilgili düzenlemenin mevzuatımızda yer almaması nedeniyle il özel idaresindeki genel sekreter yardımcısı ve daire başkanının kendi emrinde çalışan şube müdürlerinden daha düşük maaş almasının hakkaniyet açısından da kabul edilemeyeceğini,
Örneğin Diyarbakır İl Özel idaresi genel sekreter yardımcısı 5302 sayılı yasa çıkmadan önce il özel idaresi müdürü olarak maiyetinde çalışan şube müdürlerinden daha iyi özlük haklarına sahip ve daha yüksek maaş almakta iken; 5302 sayılı yasa ve norm kadro yönetmeliği çıktıktan sonra il genel sekreter yardımcılığı kadrosuna atanmasına rağmen, mevzuatta düzenlenmemiş diye maiyetindeki bir şube müdüründen daha kötü özlük haklarına sahip ve daha düşük maaş aldığını,
Bu durumun Türkiye'nin tamamında tüm genel sekreter yardımcısı, hukuk müşaviri ve daire başkanları için geçerli olduğunu,
Sayıştay Temyiz Kurulunun 08.01.2002 tarih, 25454 sayılı kararının yol gösterici olduğunu,
Temyiz Kurulunun kararında "...faaliyetleri itibariyle üniversiteye benzeyen enstitünün, görev ve sorumlulukları itibariyle rektörlere benzeyen genel müdürüne rektörler gibi ödeme yapıldığından, görev ve sorumlulukları üniversite genel sekreterinin görev ve sorumluluklarına benzeyen enstitü genel sekreterine de üniversite genel sekreterleri gibi ek gösterge ve makam tazminatı ödenmesinin haliyle kabulü gerekmektedir" denilerek açıkça mezkûr duruma dayanak oluşturulduğunu,
Makam, görev ve ek tazminatların ödenmesinde bilerek kamu zararı oluşturulması gibi bir düşünce olmadığını belirterek 01.08.2010 tarih ve 27659 sayılı resmi gazetede yayımlanan 6009 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair Kanunun geçici 8.maddesi hükmü de dikkate alınarak 1506 sayılı ilam ile karar verilen 1,2, 3 ve 4. maddelerdeki tazmin hükümlerinin kaldırılmasını istemiştir.
Savcılık; Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Ek 26.maddesinde;
“Bu Kanuna ekli IV sayılı cetvelde unvanları yazılı görevlerde bulunanlara hizalarında gösterilen gösterge rakamlarının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunan miktarda makam tazminatı ödenir. Makam tazminatı damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz ve ödemelerde aylıklara ilişkin hükümler uygulanır. Bu tazminattan yararlananlara ayrıca yüksek hakimlik tazminatı ödenmez...” denilmektedir.
Kanuna ekli IV sayılı cetvele bakıldığında; cetvelde sayılan unvanlar arasında İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı, Daire Başkanları ve Hukuk Müşaviri yer almamaktadır.
İl Özel İdare Genel Sekreter Yardımcısı, Daire Başkanları ve Hukuk Müşaviri için 5302 sayılı Kanunda ya da diğer mevzuat hükümlerinde bir düzenleme bulunmadığından bunların makam tazminatı alabilmeleri mümkün değildir. Ayrıca söz konusu kişilerin görev tazminatı alabilmeleri de mümkün değildir.
Nitekim 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Görev Tazminatını düzenleyen 1. maddesinde;
“A) Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 3446 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 2914 sayılı Yüksek Öğretim Personel Kanunu ve 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununa göre almakta olan personele…
C) (Ek : 4/7/2001 - KHK-631/11 md.) (A) bendi kapsamına giren ve temsil tazminatı almayan personelden,
1 - 7.000’den daha düşük göstergeler üzerinden makam veya yüksek hakimlik tazminatı öngörülen kadrolara atanmış olanlara, 15.000 gösterge rakamını geçmemek üzere Bakanlar Kurulunca tespit edilecek gösterge rakamlarının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktarda görev tazminatı ödenir...” denilmiştir.
Görev Tazminatı Ödenmesi Hakkında 2002/3546 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 1. maddesinde ise;
“Makam veya yüksek hakimlik tazminatı öngörülen kadrolara atanmış olanlardan..” denilmek suretiyle görev tazminatının makam veya yüksek hakimlik tazminatı öngörülen kadrolara atanmış olanlara ödeneceği hükmü yinelenmiştir. Yani görev tazminatı alınabilmesi için makam tazminatı alınabilen kadrolara atanmış olmak ön şarttır. İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı, Daire Başkanları ve Hukuk Müşaviri kadroları ise makam tazminatı alınması öngörülen kadrolar içinde yer almamaktadır.
Dilekçede, 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu’ nun 22. maddesinde; Genel Sekreter kadrosuna atananların Genel İdare Hizmetleri sınıfına dahil Bakanlık Genel Müdürleri, Genel Sekreter Yardımcısı sınıfına atananların Bakanlık Bağımsız Daire Başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanacağı, Büyükşehir Belediyesi 1. Hukuk Müşaviri ve Daire Başkanlarının ise bağlı genel müdürlüklerin Daire Başkanlarının yararlandığı makam ve görev tazminatından aynen yararlanacaklarının ifade edildiği, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nda ise Genel Sekreter dışında kalan Genel Sekreter Yardımcısı, Daire Başkanları ve Hukuk Müşavirinin hak ve alacakları konusunda düzenleme getirmediği, bu nedenle de en yakın 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu emsal alınarak ödemelerin gerçekleştirildiği belirtilmiştir. Ancak 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nda açıkça düzenleme yapılmayan bir konuda kıyas yoluyla Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nda yer alan düzenlemelerin İl Özel İdaresi için de uygulanması mümkün değildir.
02 Kasım 2011 tarihli 28103 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 661 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 62.maddesinde;
“5302 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiş, mevcut beşinci fıkrası yürürlükten kaldırılmış ve mevcut altıncı fıkrasının son cümlesinde yer alan “kadrolarına” ibaresi “kadrolarında göreve başlatılırlar” şeklinde değiştirilmiştir.
“Genel sekreter, valinin teklifi ve İçişleri Bakanının onayı ile atanır ve aynı usulle görevden alınır. Büyükşehir belediyesi bulunan illerde genel sekreter kadrosuna atananlar, genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürleri, genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananlar bakanlık bağımsız daire başkanları, 1. hukuk müşaviri ve daire başkanı kadrosuna atananlar ise bakanlık daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen ek gösterge, makam, görev ve temsil tazminatları ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 152 nci maddesi uyarınca ödenen zam ve tazminatlardan aynen yararlanırlar; diğer illerde ise genel sekreter kadrosuna atananlar genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık bağımsız daire başkanları, genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananlar ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen ek gösterge, makam, görev ve temsil tazminatları ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 152 nci maddesi uyarınca ödenen zam ve tazminatlardan aynı usul ve esaslar dahilinde yararlanırlar. Genel sekreter olarak atananların bu görevde geçen süreleri mesleki kıdemlerinde geçmiş sayılır.
İl özel idaresinde görev yapmakta iken genel sekreterliğe atananlar görevlerinin sona ermesinden itibaren il özel idaresinde bulunan uzman kadrosuna atanırlar. Diğer kurumlarda görev yapmakta iken genel sekreterliğe atananlar ise görevlerinin sona ermesinden itibaren, en son görev yaptıkları kurumdaki kadrolarına veya eşdeğer bir kadroya bir ay içinde atanırlar. Ayrıldıkları kadronun dolu olması ve eşdeğer kadronun bulunmaması halinde genel sekreterlikten önceki hizmet sınıfında durumlarına uygun bir göreve, bunun da mümkün olmaması halinde il özel idaresinde bulunan uzman kadrosuna atanırlar. Uzman olarak atananlar, doğrudan genel sekretere bağlı olarak çalışırlar.” hükmü getirilmiştir.Ancak 2011 tarihi itibariyle 5302 sayılı Kanunun 36.maddesinde değişiklik yapan söz konusu madde hükmü, ilam yılı 2008 olduğu için geriye dönük olarak uygulanamayacaktır.
Yine Dilekçi, ilamdaki tazmin hükmünün 6009 sayılı Kanunla getirilen af kapsamında değerlendirilerek, tazmin hükmünün kaldırılmasını istemekte ise de; 6009 sayılı Kanunun geçici 8. maddesinde, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı hükmü, herhangi bir mevzuatla öngörülmemiş olan, toplu sözleşme ile ya da idari bir tasarrufla mahalli idarelerin bütün personeli için çalışanların koşullarını iyileştirici nitelikte genel olarak bütün çalışanlar için yapılan ek ödemelerle ilgili olup, ilam maddesine konu ödemeleri, 6009 sayılı kanun kapsamında değerlendirmek mümkün değildir.
Bu nedenle 1506 sayılı ilamın 3.maddesi ile 32.077,25 TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- 1506 sayılı ilamın 4.maddesi ile; Diyarbakır İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Ahmet AYDIN’a özel hizmet tazminatının fazla ödenmesi nedeniyle 11.214,00 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi tarafından bu madde için yapılan itirazlar 1.maddede belirtilmiştir.
Savcılık, Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 36.maddesinde;
“…Genel Sekreterlik kadrosuna atananlar, büyükşehir belediyesi bulunan illerde genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürü, diğer illerde ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil müstakil daire başkanı için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar; bunlar valinin teklifi ve İçişleri Bakanlığının onayı ile atanır…” denilmektedir.
2008/13055 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının “Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlar” başlıklı 3. maddesinde;
“17/04/2006 tarihli ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan “Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar” ve ekli cetvellerin 2008 yılında uygulanmasına devam olunur.” denilmektedir.
17.04.2006 tarih ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 5. maddesinde;
“Bu karara ekli I, II, III sayılı cetvellerde yer alan zam ve tazminatlar, aşağıda belirtilen usule göre hazırlanarak belirtilen merciler tarafından kontrol edilen cetvellere ve dağılım listelerine göre ödenir.
Her kurum bu karara göre ödeme yapılacak personelinin kadro veya görev unvanlarını, sınıflarını, derecelerini, sayılarını, hizmet yerlerini ve bunlara uygun olarak ödenecek zam ve tazminatların miktarlarını serbest kadrolar esas alınmak suretiyle hazırlanan I, II ve III sayılı cetvellerde gösterir.” denilmektedir.
Söz konusu bu karara ekli II sayılı cetvelin A-Grup-4 bölümünde Genel Müdürlere en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %330 oranında özel hizmet tazminatı verileceği belirtilmektedir.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerine göre büyükşehir belediyesi bulunan illerde; İl Özel İdaresi’nce hazırlanıp Valilikçe onaylanan sınıf ve unvanlara göre verilecek zam ve tazminat oranları, cetvelde İl Özel İdaresi Genel Sekreteri için %330 oranında olması gerekirken %525 oranında tespit edilerek uygulanmıştır. Oysa 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli II sayılı cetvelde belirlenen tazminat oranlarının üstünde bir oran belirlenmesi mümkün olmadığı gibi, belirlenip valilikçe onaylanması da mümkün değildir.
Dilekçede; 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 36. maddesinde hangi bakanlık genel müdürünün esas alınacağının belirtilmediği, bu nedenle de özlük hakları bakımından en iyi olan bakanlık genel müdürünün esas alınarak İl Özel İdaresi Genel Sekreterine özel hizmet tazminatının ödendiği belirtilmiştir. Oysa 5302 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinde geçen “Genel sekreterlik kadrosuna atananlar, büyükşehir belediyesi bulunan illerde genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürü için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar.” ifadesinden anlaşılması gereken, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve ekli cetvellerine göre Bakanlık Genel Müdürüne ödenen ek gösterge, özel hizmet tazminatı, iş güçlüğü zammı, temininde güçlük zammı, görev tazminatı gibi Kanun ile getirilmiş genel düzenlemelerdir. Zira kanun koyucunun bu konuda düzenleme yapmayı unutmuş olduğu düşünülemeyeceğine göre, 5302 sayılı Kanunun 36. maddesi geniş yorumlanarak Bakanlıkların kendi teşkilatı ile ilgili özel düzenlemeler gereğince sadece kendi personeli için getirilen ödemelerin, İl Özel İdare Genel Sekreterine de uygulanacağına varmak mümkün değildir.
Yine Dilekçi, ilamdaki tazmin hükmünün 6009 sayılı Kanunla getirilen af kapsamında değerlendirilerek, tazmin hükmünün kaldırılmasını istemekte ise de; 6009 sayılı Kanunun geçici 8. maddesinde, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı hükmü, herhangi bir mevzuatla öngörülmemiş olan, toplu sözleşme ile ya da idari bir tasarrufla mahalli idarelerin bütün personeli için çalışanların koşullarını iyileştirici nitelikte genel olarak bütün çalışanlar için yapılan ek ödemelerle ilgili olup, ilam maddesine konu ödemeleri, 6009 sayılı kanun kapsamında değerlendirmek mümkün değildir.
Bu nedenle 1506 sayılı ilamın 4.maddesi ile 11.214,00 TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- 1506 sayılı ilamın 12.maddesine itiraz olunmakta ise de, söz konusu tazmin hükmü ilamda isimleri yazılı gerçekleştirme görevlisi ve harcama yetkilisine yöneltilmiş olup dilekçi M.Tevfik AYDIN’ın, bu tazmin hükmünde sorumluluğa iştiraki bulunmamaktadır.
Sayıştay Dairelerince verilen kararlara karşı Temyiz Kurulu nezdinde temyize yetkili olanlar 832 sayılı Kanunun 68.maddesinin (c) fıkrasının atıfta bulunduğu 63.maddesinde belirtilen daire ve makamlar ile kendilerine tazmin hükmedilmiş olan memurlardan ibaret olup bunlar arasında yer almayan dilekçinin işbu madde ile ilgili itirazı üzerine Kurulumuzca yapılacak işlem olmadığına,
Karar verildiği 29.01.2013 tarih ve 36212 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:00:56