Sayıştay 8. Dairesi 35567 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8
Sayıştay Kararı
35567
22 Ocak 2013
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2008
-
Daire: 8
-
Dosya No: 35567
-
Tutanak No: 36146
-
Tutanak Tarihi: 22.01.2013
-
Konu:
KARAR
Duruşma talep eden dilekçi Necati BAHÇECİ’YE 03.01.2013 tarihinde duruşma günü bildirilmiş olmasına karşın duruşmaya katılmadığından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369’uncu maddesi hükmü uyarınca dosya üzerinde ve gıyabında, gereği görüşüldü:
1244 sayılı ilamın 13. maddesiyle; Antalya İl Özel İdaresini 2008 yılı hesap ve işlemlerinin incelenmesi sonucunda, özel birlik olan Elmalı Meyve Üreticileri Birliği ve bu birlik için yaptırılan Elmalı Soğuk Hava Deposu yapım işi için özel idare bütçesine ödenek konduğu ve ilgili ödeneklerin söz konusu üretici birliklerine gönderilmesinin hukuki olarak mümkün olmamasından dolayı "Köylere Hizmet Götürme Birlikleri" (KHGB) üzerinden söz konusu birliklere ulaştırıldığı ve Meyve Üreticileri, Bal Üreticileri, Süt Üreticileri ve Örtü Altı Sebze Üretici Birliklerinin giderlerinin 2007 yılından arta kalan başka bir iş için tahsis edilmiş ödenekten karşılandığı gerekçesi ile 400.000,00 TL’ ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi temyiz dilekçesinde özetle; İl Genel Meclisi olarak 04.03.2008 tarih ve 152 no'lu kararı alırken; 5200 sayılı Üretici Birlikleri kanununa göre üretici birliklerinin ticari amaçları olmadığı için kâr dağıtma yetkisinin bulunmaması, Avrupa Birliğinde uygulamalar incelendiğinde tarımsal faaliyetlerin büyük ölçüde üretici birlikleri üzerinden yürütülmesi ve Türkiye'nin Avrupa Birliği ile müzakere süreçleri başlatıldığında, tarımsal faaliyetlerin büyük ölçüde üretici birlikleri üzerinden yürütülecek olması gibi birçok hususlar göz önüne alınarak, üretici birlikleri vasıtası ile bölgenin ekonomik yönden kalkınması ve hayat standartlarının yükseltilmesi, ayrıca tarımsal ürünlere ve fiyatlara standartlar getirilerek tüketicilerin korunması, üreticilerin ürün bazında örgütlenmesi ile dünya pazarlarında rekabet etmelerine yardımcı olmak gibi hedefler amaçlandığını,
İl Genel Meclislerinin, seçilmiş, siyasi meclis üyelerinden oluştuğunu ve toplumun değişik kesimleri tarafından sürekli taleplerle baskı altında olduğunu, İl Genel Meclisi üyelerinin toplumdan gelen bu talepler ve baskılar karşısında duyarsız kalamayacağını ve zaman zaman hukuka aykırı kararları bilmeden alabilmekte olduğunu, bu durumun İl Genel Meclisinin hukuka aykırı karar almasına elbette bir gerekçe olamayacağını, ancak kanun yapıcı da bu durumları bildiği için, İl genel Meclisinin zaman zaman hukuka aykırı karar alabileceğini öngörmüş ve bu hukuka aykırı kararların yürürlüğünü önlemek için 5302 sayılı İl özel İdaresi kanununda önlemler aldığını, “MADDE 15. - İl genel meclisi tarafından alınan kararların tam metni, en geç beş gün içinde valiye gönderilir. Vali, hukuka aykırı gördüğü kararları, yedi gün içinde gerekçesini de belirterek yeniden görüşülmek üzere il genel meclisine iade edebilir. Valiye gönderilmeyen meclis kararları yürürlüğe girmez. Yeniden görüşülmesi istenilmeyen kararlar ile yeniden görüşülmesi istenip de il genel meclisi üye tam sayısının salt çoğunluğuyla ısrar edilen kararlar kesinleşir. Vali, meclisin ısrarı ile kesinleşen kararlar aleyhine on gün içinde idarî yargıya başvurabilir." Denildiğini, burada Valiye İdari Mahkemeye başvurma yetkisinin; İl Genel Meclisi "hukuka aykırı bir karar alırsa", hukuk dışı bu kararın icrasının durdurularak, hukuk dışı bir uygulamanın ortaya çıkmasını önlemek amacıyla verildiğini, nitekim Anayasa Mahkemesi 29.12.2008 tarihinde yürürlüğe giren kararında, 5302 sayılı İI Özel İdaresi Kanununda bu madde ile ilgili verdiği kararında, “... ile yeniden görüşülmesi istenip de il genel meclisi üye tam sayısının salt çoğunluğuyla ısrar edilen kararlar... " ibaresi kaldırılarak Valinin dava konusu ettiği kararların kesinleşmesini önlediğini, Valinin uygun görmediği hiçbir İl Gene Meclis Kararının uygulanma imkânının da kalmadığını,
En üst amir olarak Valinin itiraz ettiği ve iptali için dava açtığı bir İl Genel Meclisi kararının, İl Özel İdaresinin hiç bir alt birimi tarafından durumdan vazife çıkarıp icra etmesinin kanunen mümkün olmadığını, 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanununda. Valinin görev ve yetkileri içinde bu durum açıkça belirtildiğini, "MADDE 29 - Vali, il özel idaresinin başı ve tüzel kişiliğinin temsilcisidir. Valinin görev ve yetkileri MADDE 30.- a) İl özel idaresi teşkilâtının en üst amiri olarak il özel idaresi teşkilâtını sevk ve idare etmek, il özel idaresinin hak ve menfaatlerini korumak, h) İl genel meclisi ve encümen kararlarını uygulamak, i) Bütçeyi uygulamak,... " olarak belirtildiğini,
Sayıştay ilamında konu edilen kamu zararına gerekçe gösterilen İl Genel Meclisinin 04.03.2008 tarih ve 152 no'lu kararına, 19.03.2008 tarihinde Antalya Valiliği tarafından mevzuata aykırı bulunarak, söz konusu kararın iptali için Antalya 1. İdari Mahkemesinin Esas No: 2008/540 sayılı dosyası ile dava açıldığını ve Mahkemece Valinin bu başvurusu haklı bulunarak, söz konusu İl Genel Meclisi kararını 30.06.2010 tarihinde iptal edildiğini,
İl Genel Meclisinin 04.03.2008 tarih ve 152 no'lu kararına, Vali’nin 5302 sayılı İl Özel İdaresi kanunun kendisine verdiği yetki ve kendisine yüklediği sorumluluk gereği bu davayı açtığını, Vali söz konusu İl Genel Meclisi kararına, kararda mevzuata aykırı birtakım hususlar olduğu gerekçesiyle, "hukuka aykırı olup olmadığını" anlamak ve "mahkeme sonlanıncaya kadar" söz konusu kararı elbette "icra etmemek" için dava açtığını,
Sayıştay ilamında konu edilen kamu zararına, aslında Vali tarafından hukuka aykırı olduğu gerekçeyle iptali için dava açılan 04.03.2008 tarih ve 152 sayılı İl Genel Meclisi kararı değil, Vali tarafından iptali için dava açılmış olmasına rağmen, bu kararı yürürlükteki kanunların açık hükümlerine aykırı olarak icra eden, Elmalı İlçesi Köylere Hizmet Götürme Birliği Başkanı olan kaymakam ve birlik yöneticilerinin sebep olduğunu, Şöyle ki;
-
Sayıştay ilamında kamu zararına konu edilen 400. 000. - TL harcamayı, kaymakamın kendisini üst yöneticinin yerine koyarak, 5018 sayılı kanuna aykırı olarak yaptığını, İl Genel Meclisi 04. 03. 2008 tarih ve 152 sayılı kararında, 5302 sayılı İl Özel İdare Kanunun kendisine verdiği yetki kapsamında, 2007 yılı bütçe programında. Elmalı ilçesinin Karamık, Eymir, Akçaeniş ve Pirhasanlar köyleri, çevre ve meydan düzenleme işlerinde kullanılmak üzere, Elmalı İlçesi Köylere Hizmet Götürme Birliği hesaplarına aktarılmış olan ve 2007 yılı içinde kullanılmayan, köy meydan düzenleme işi için birlik hesaplarında mevcut bulunan ödenekler hakkında "konu değişikliği" kararı aldığını, "MADDE 10. - b) Bütçe ve kesin hesabı kabul etmek, bütçede kurumsal kodlama yapılan birimler ile fonksiyonel sınıflandırmanın birinci düzeyleri arasında aktarma yapmak. " İl Genel Meclisinin 04. 03. 2008 tarih ve 152 sayılı kararından sonra, Elmalı İlçesi Köylere Hizmet Götürme Birliği hesaplarında mevcut bulunan 400. 000 . - TL ödeneğin "Konu Değişikliği" yapıldığı için, söz konusu konu değişikliğine uygun olarak Elmalı İlçesi Köylere Hizmet Götürme Birliğini tarafından harcama yetkisinin sona erdiğini, söz konusu İl Genel Meclisi kararı gereğince birlik başkanı kaymakam ve birlik yetkililerinin, birlik hesaplarındaki bu paranın anılan meclis kararındaki konu değişikliğine uygun harcama yapabilmeleri için öncelikle durumu İl Özel İdaresine bildirip, kendisine köy meydan düzenleme işi için gönderilen ödeneği tenkis ederek, bu ödeneği konu değişikliğine uygun olarak İl Özel İdaresinin üst yöneticisinden (Validen) izin alınması (uygun görüş izni) gerektiğini, Kaymakamın kendisini üst yöneticinin yerine koyarak, Valinin onayını almadan, söz konusu harcamayı yapması 5018 sayılı kanun hükümlerine aykırı olduğunu,
-
Sayıştay ilamında kamu zararına konu edilen 400. 000. - TL harcamayı, Elmalı İlçesi Köylere Hizmet Götürme Birliği başkanı ve yöneticilerinin "5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunun 29 maddesi " hükümlerine de aykırı olarak yaptığını, zaten bu kanun hükümlerine göre hareket etselerdi Valinin iptali için dava açtığı söz konusu İl Genel Meclisi kararının icra etmekten kaçınmaları gerektiğini, burada bir kamu zararının ortaya çıkmasına, Vali tarafından hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile iptali için dava açılmış olan söz konusu İl Genel Meclis kararının değil, bu kararı 5018 sayılı kanun 29 maddesi hükümlerine aykırı olarak icra eden, Elmalı İlçesi Köylere Hizmet Götürme Birliği başkanı kaymakam ve yöneticileri olduğunu,
-
Sayıştay ilamında kamu zararına konu edilen 400. 000. - TL harcamanın, Valinin bilgisi ve izni olmadan yapıldığını, İl Genel Meclisinin 04. 03. 2008 tarih ve 152 sayılı kararına Vali iptal davası açmamış olsaydı, zaten İl Özel İdare yetkilileri söz konusu İl Genel Meclis kararını ve karardaki konu değişikliğine uygun icranın yapılmasına yönelik resmi yazışmaları yapacak, Elmalı İlçesi Köylere Hizmet Götürme Birliği başkanı kaymakama, yasalara uygun olarak gerekli yazı ve olurları bir üst yazıyla bildirilmesi gerektiğini, ancak anılan meclis kararına Vali iptal davası açtığı için, İl Özel İdare yetkililerince herhangi bir yazışma yapılmadığını, İI Genel Meclisinin 04. 03. 2008 tarih ve 152 sayılı kararını, Elmalı İlçe kaymakamı öğrendikten sonra, İl Özel İdaresi yetkililerinden söz konusu İl Genel Meclisi kararı ve bu kararın uygulamasına yönelik herhangi bir resmi üst yazı almamaları üzerine, söz konusu meclis kararındaki konu değişikliğine uygun harcama yapmak için, İl Özel İdaresine kendileri müracaat etmeleri, konu değişikliğine uygun gerekli harcama izinlerini talep etmeleri gerektiğini, oysaki söz konusu harcamada konu değişikliği ile ilgili, İl Özel İdaresi yetkililerince verilen ne bir "resmi yazı" ne de bir "yetki" olmadığını, Elmalı İlçesi Köylere Hizmet Götürme Birliği başkanı kaymakam durumdan kendine vazife çıkarıp söz konusu harcamayı keyfi olarak yaptığını, bu şekilde 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanunun 46. Maddesine aykırı hareket ettiklerini, 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanununda; "MADDE 46. - İl özel idaresi bütçesiyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisidir. İlçelerde bu yetki kaymakam tarafından kullanılır. Ayrıca mahalli idareler bütçe ve muhasebe usul yönetmeliğine göre, "ödenek gönderme işlemleri İl Özel İdaresi mali hizmetler birimince üst yöneticinin veya bunların yetkilendireceği memurlar tarafından imza edilmesi gerekir. " Denildiğini,
-
Sayıştay ilamında kamu zararına konu edilen 400. 000. - TL harcama, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunun 63 Maddesi hükümlerine de aykırı olduğunu, İl Genel Meclis kararlarının uygulamasından Valinin sorumlu olduğunu, Elmalı İlçesi Köylere Hizmet Götürme Birliği başkanı kaymakam ve birlik yöneticilerinin İl Genel Meclisine karşı sorumlu olmayıp, Valiye karşı sorumlu olduğunu, Valinin İtiraz ve iptali için dava açtığı 04. 03. 2008 tarih ve 152 sayılı İl Genel Meclisi kararını, Elmalı Köylere Hizmet Götürme Birliği başkanı kaymakamın, durumdan kendine vazife çıkararak, kendi başıma "ben uyguluyorum" diyerek, kanunen sorumlu olduğu Valiye rağmen, Valinin bilgisi ve onayı olmadan icra yapamayacağını Elmalı İlçesi Köylere Hizmet Götürme Birliği başkanı kaymakam ve birlik yöneticilerinin bu keyfi uygulamasının 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunun 63 Maddesine aykırı olduğunu, "MADDE 63. . . Kaymakamlar, valinin verdiği il özel idaresinin görevlerini yapmakla yükümlü ve bu görevlerin yapılmasından Valiye karşı sorumludur. " MADDE 44. - . . . Vali ve harcama yetkisi verilen diğer görevliler, bütçe ödeneklerinin verimli, tutumlu ve yerinde harcanmasından sorumludur. " denildiğini, bir tarafta kanunlar ve Valiye karşı sorumluluk, diğer tarafta Vali tarafından iptali için dava konusu edilmiş bir İl genel Meclisi kararı, bu durumda harcama yetkilisinin kanunlara ve sorumlu olduğu Valiye göre hareket etmesi gerektiğini, Anayasamızın 137 nci maddesi ". . . Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz. . . " hükmüne amir olduğunu, kanunun suç saydığı, kamu zararına kim sebep olmuşsa sorumlusunun da, tazmin mükellefinin de onun olması gerektiğini, İlçe Köylere Hizmet Götürme Birliklerinin Sayıştay denetimlerinin dışında kalması, bu kanun hükümlerine aykırı hareket etmelerine gerekçe olamayacağını,
-
Sayıştay İlamında söz konusu İl Genel Meclis kararı, adeta bir "icra uygulaması" gibi gösterilerek, İl Genel Meclisi üyelerine icra görevi ve sorumluluğu yüklendiğini, bu yaklaşımın, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa aykırı olduğunu, burada anlaşılması gereken birbirinden ayrı iki husus olduğunu, 1. İl Genel Meclis kararı, 2. İl Genel Meclis kararının icra edilmesi olduğunu, İl Genel Meclisi İl Özel İdaresinin karar organı olduğunu, İcra organı olmayıp icra yetkisi ve sorumluluğu bulunmadığını, Kanunun İl Genel Meclisi kararlarını icra etme görevi Valiye verdiğini, söz konusu İl Genel Meclis kararı, bir 'İcra uygulaması" olmayıp, icra edilmek üzere alınmış bir "meclis kararı" olduğunu, Karar aşamasındaki bir durumdan İl Genel Meclis üyelerinin sorumlu tutulamayacağını, İl Genel Meclisi kararını icra etme görevi verilen Vali, söz konusu meclis kararını hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle, uygulamamak, hukuki yaptırımlar ile karşılaşmamak için iptal davası açtığını, bu durumda söz konusu İl Genel Meclisi kararı, mahkeme son kararı verinceye kadar icra edilmeyerek beklenilmesi gerektiğini, söz konusu İl Genel Meclis kararını Elmalı İlçe Köylere Hizmet Götürme Birliği başkanı kaymakam ve birlik yöneticilerinin üstüne vazife olmadığı halde, durumdan kendine vazife çıkararak, üstelik kanun hükümlerine aykırı olarak uygulanması ve bu uygulamadan kamunun zarar ettirilmesi, tamamen bu uygulamayı icra edenlere ait olması gerektiğini,
Nitekim burada kamu zararına konu edilen 400.000.- Tl, ödenek, 2007 yılı Bütçe Programı İl Genel Meclisi kararı ile bütçelendirilmiş ve Elmalı İlçesi Köylere Hizmet Götürme Birliği hesaplarına gönderildiğini, ancak bu para 2007 yılı içinde harcanmayarak, 2008 yılına aktarıldığını, yani diğer bir deyişle, 2007 yılı Bütçe Programı İl Genel Meclisi kararının uygulanmadığını, İl Genel Meclisi kararının uygulanmaması ile ilgili kaymakam ve birlik yöneticileri hakkında, "neden İl Genel Meclisi kararının uygulamadınız diye" bir sorgulama ya da yaptırımın da söz konusu olmadığını, Elmalı İlçesi Köylere Hizmet Götürme Birliği başkanı kaymakam ve birlik yöneticilerinin birlik hesaplarında bulunan bu 400.000.- TL ödeneği, 2007 yılı içinde tüm mevzuat hükümleri uygun olmasına rağmen harcanmayarak 2008 yılına aktarmaları ve 2008 yılında da Valinin itiraz ve iptali için dava açtığı İl Genel Meclisi kararına dayanarak, mahkeme kararını beklemeden, alelacele, üstelik mevzuatlara aykırı olarak harcamalarının manidar olduğunu,
Sayıştay İlamında "... ilgili ödeneklerin söz konusu üretici birliklerine gönderilmesinin hukuki olarak mümkün olmamasından dolayı "Köylere Hizmet götürme Birlikleri" (KHGB) üzerinden söz konusu birliklere ulaştırıldığı..." denerek, İl Genel Meclisi kararında kasıt aranıyor ve İl Genel Meclisi üyeleri töhmet altına sokulduğunu, oysa süreç ve uygulamalar incelendiğinde, bunun böyle olmadığının görüleceğini, asıl kasıt aranması gereken noktanın, Elmalı İlçesi Köylere Hizmet Götürme Birliği başkanı kaymakam ve birlik yöneticilerinin 2007 yılında harcamaları gereken parayı, tüm yasal imkânları var iken harcamayarak, zaten birlik hesaplarında bulunan bu parayı 2008 yılında, iptali için dava açılmış bir meclis kararına dayandırarak, üstelik yukarıda açıklanan kanun hükümlerine aykırı olarak, mahkeme kararını bile beklemeden alelacele uygulama cihetine gitmeleri, olduğunu,
Sayıştay ilamında, Vali tarafından itiraz görmüş ve iptali için dava açılarak mahkeme tarafından iptal edilen, yok hükmündeki bir meclis kararı gerekçe gösterilerek İl Genel Meclis Üyelerinin adeta bir "icra organı harcama yetkilisi" gibi cezalandırılmasının ne kanunla, ne de insaf ve kamu vicdanı ile bağdaşmadığını,
Sonuç olarak; Elmalı İlçesi Köylere Hizmet Götürme Birliği başkanı kaymakam ve birlik yöneticileri yukarıda açıklanan yasal hükümlere uygun davranmış olsalardı, ilamda konu edilen 400.000.- TL kamu zararının da olmayacağını,
Savcılık karşılamasına karşı gönderdiği ikinci dilekçesinde de birinci dilekçesinde belirttiği hususlara ilaveten; yasal mevzuatın gereklerini yerine getirmeyerek, mevzuata aykırı karar, işlem, eylem veya ihmal sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması suretiyle kamu zararına neden olanların; üst yönetici olarak savın vali ve onun görevlendirdiği, harcama yetkilileri, gerçekleştirme görevlileri ve muhasebe hizmetlileri ve KHGB başkanı ilçe kaymakamı olduğunu, zira kendilerinin kamu kaynakları ile yükümlülüklerinin yönetilmesinde, değerlendirilmesinde, korunmasında veya kullanılmasında gerekli önlemleri almadıklarını, özen göstermediklerini bu sebeple öz kaynağın azalmasına sebebiyet yermiş, mevzuatça öngörülmediği halde ödeme yapılmasını sağladıklarını,
Dolayısıyla il genel meclisi üyeleri olarak hatalı olduğu kabul edilse bile bir meclis kararından ötürü kararın uygulama aşamasında da kendileri varmış gibi tüm tazmin sorumluluğunun kendilerine yüklenmesini, hatta yukarıda belirttikleri gibi kendilerinin kanuna aykırı bir şekilde gerçekleştirme görevlileri olarak tanımlanabilmesini anlayamadıklarını, zira yukarıda ayrıntısıyla izah edilmeye çalışıldığı üzere mecliste alınmış kararların icra organı ve harcama yetkilisi sıfatına il genel meclisi haiz olmadığını, ayrıca kendi kararlarında ısrar etmelerinin yine 5302 sayılı yasanın 15.maddesine dayandığını, il genel meclisi olarak yasadan aldıkları bir yetkiyi kullandıklarını, yasaya dayanmayan bir yetki kullanımı söz konusu olmadığını, yukarıda ayrıntısıyla açıklanan mevzuat uyarınca ısrar üzerine de alınmış olsa bu kararın uygulanıp uygulanmaması tamamen üst yönetici ve harcama yetkilisi olarak sayın valinin ve ona bağlı ve onun emrinde çalışan harcama yetkilileri, gerçekleştirme görevlileri ve muhasebe birimine ait olduğunu,
Ayrıca Anayasa mahkemesi 29.12.2007 tarih 2005/32 E, 2007/3 sayılı kararıyla (işbu davaya konu il genel meclisi kararından yaklaşık 15 ay önce alınmış bir iptal kararıdır) 5302 sayılı yasanın birçok maddesi gibi ilgili 15. maddenin ilgili fıkralarını da iptal ettiğini, İptal gerekçesinde de özellikle 123. maddedeki merkezi ve yerinden yönetim esaslarına aykırı olduğuna 127. maddenin 5.fıkrası uyarınca da merkezi idarenin mahalli idareler üzerinde birlik ve bütünlüğü sağlayabilmesi ve toplum yararının korunması için idari vesayet yetkisine sahip olduğu ve idari vesayet yetkisinin zayıflatıldığından bahisle yasa maddesinin ilgili fıkraları hakkında iptal kararı verildiğini, İptale ilişkin karar tarihinin 18.01.2007, Resmi Gazete de yayımlanma tarihinin 29.12.2007, yürürlüğe girme tarihinin ise 29.12.2008 olduğunu, yani il genel meclisinin karar aldığı tarihten çok önce yasa iptal edilmiş yine çok önce resmi gazete de yayımlanarak yürürlük tarihi tespit edildiğini, 5302 sayılı yasanın il genel meclisine kararında ısrar etme yetkisi veren ilgili maddesi iptal edildiği için yürürlük tarihine kadar bir zararın meydana gelmesini önlemek için üst yöneticinin olması gerekenden daha fazla ihtimam göstermesi ve ilgili tedbirleri ivedilikle alması gerekmekte olduğunu, bu sebeple yetki ve sorumluluğu gereği idari vesayet yetkisini kullanacak olan il özel idaresinin başı valilik ve onun talimatları doğrultusunda kararları uygulayacak yada uygulamayacak ilgili birliğin başkanı kaymakamın gerekli tedbirleri alması ve bu kararı hiçbir şekilde uygulamaması gerektiğini, bu sebeple kararın kesinleştiğinden bahisle ilgili mevzuatı uygulamayıp gerekli tedbirleri almayarak bu kararın uygulanmasının bir mecburiyet olduğunu kimsenin ileri süremeyeceğini, aksine kararın uygulanmamasının valilik ve ilgili birlik başkanı yönünden bir mecburiyet olduğunu, yukarıda belirttikleri gibi il genel meclisi üyeleri kanunun kendilerine verdiği bir hakkı ve yetkiyi kullanarak kararlarında ısrar ettiklerini,
Davaya konu il genel meclisi kararı konu değişikliği yapılmak suretiyle de olsa yeni bir karar olduğunu, dolayısıyla yukarıda ayrıntısıyla belirtilen mevzuat uyarınca yeni bir harcama talimatı verilmek suretiyle bu kararın icra edilebileceğini, bu karar gereği birlik hesabında bulunan paraya ilişkin birliğin faaliyet alanına ilişkin hiçbir harcama yetkisi kalmadığı gibi birliğin bu parayı kendi başına aktarma ve harcama yetkisi de kalmadığını, ancak valiliğin dava açmasına rağmen gerekli tedbirleri almamasıyla birlikte birlik başkanı sayın kaymakam ve birlik yöneticileri üst yöneticisi vali den hiçbir yazlı görüş ve talimat almadan bu parayı kendi başına birliklere aktardıklarını, paranın mevzuata göre bu şekilde harcanması mümkün olmadığını, araştırmaları sonucu sayın kaymakama il özel idaresinden biz böyle bir karar aldık bu kararı uygula şeklinde hiçbir yazılı talimat bilgi, görüş dahi gitmediğini tespit ettiklerini, durumun il özel idaresi kayıtlarınca sabit olduğunu, ancak birlik başkanı ve yöneticilerinin adeta kulaktan duyma bilgiyle böyle bir uygulama yapma ihtiyacı duyduklarını, bu sebeple zarara sebebiyet veren durum da yanlış alınmış bir il genel meclisi kararı değil, il genel meclisi kararını birlik yöneticilerinin mevzuata aykırı şekilde keyfi olarak uygulamasından kaynaklandığını, İlgili birlik bu kararı kendilerine bir yazılı talimat, tebliğ gelmediği halde illaki uygulamak istiyor idiyse il özel idaresine müracat ederek konu değişikliğine uygun gerekli harcama izinlerini talep etmeli ve yazılı izni almaları gerektiğini, harcamanın 5302 ve 5018 sayılı kanunun ilgili maddelerine ve bu kanuna göre çıkarılmış yönetmeliklere tamamen aykırı şekilde yapıldığını,
Temyiz olunan söz konusu ilamda oluştuğu belirtilen 400.000 TL kamu zararının taraflarından müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verildiğini, hangi yasanın hangi maddesine dayanılarak tazmin sorumluluklarına hükmedildiğini, hiçbir mevzuatta ilamda açıklandığı şekilde il genel meclisinin bir kararından ötürü karar organı olarak il genel meclis üyelerinin müşterek ve müteselsilen sorumlu olacağına ilişkin bir düzenleme mevcut olmadığını, tazmine ilişkin sorumlu olduklarına ilişkin ilamın son derece mesnetsiz olduğu gibi birde bu sorumluluğun müşterek ve müteselsil olduğuna hükmedilmesinin izah edilebilir vicdani ve hukuki hiçbir dayanağının bulunmadığını, ayrıca hatalı uygulanmış her karardan karar organı olarak il genel meclisi üyelerinin sorumlu tutulması halinde bu kararlar emsal niteliğinde olacak ve bu tür meclislerden karar çıkartabilmek bu organları çalıştırabilmek mümkün olmayacağını, zira gönüllü olarak yapılan bu görevlere ilişkin herkes sorumluluk almaktan imtina edecek kimse bu görevlere talipte olmayacağını, il genel meclis üyelerinin gerçekleştirme görevlisi olduğu şeklinde zorlama bir yorumla sorumluluğa hükmedilmesinin kanunlara ve anayasaya aykırı olduğunu,
Sayıştay dairesi ilamından önce ilk savunmalarının istendiği başdenetçi raporunda kendilerinin gerçekleştirme görevlileri olarak nitelendirilip tazmin sorumlulukları olduğuna ilişkin beyanlar dışında sorumluların tespiti yönünden doğru bir kısım değerlendirmeler de yapıldığını, zira yukarıda anlatmaya çalıştıkları üzere 5018 sayılı yasa çerçevesinde ve onun emrettiği şekilde üst yöneticinin, harcama yetkililerinin, gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu belirtilmişken, işbu ilamda denetçi raporunun aksine onların sorumluluktan kurtarılarak sorumluluklarına hükmedilmesini anlayamadıklarını, belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Sayıştay Başsavcılığı karşılama yazısında;” 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 15’inci maddesinde il genel meclisi tarafından alınan kararların tam metninin en geç beş gün içinde valiye gönderileceği, valinin hukuka aykırı gördüğü kararları yedi gün içinde gerekçesini de belirterek yeniden görüşülmek üzere il genel meclisine iade edebileceği, yeniden görüşülmesi istenilmeyen kararlar ile yeniden görüşülmesi istenip de il genel meclisi üye tam sayısının salt çoğunluğuyla ısrar edilen kararların kesinleşeceği hükmünün yer almaktadır.
İlama konu olan işlemde de, Vali tarafından hukuka aykırı görülen 04.03.2008 tarih ve 152 nolu il genel meclis kararı yeniden görüşülmek üzere İl Genel Meclisine iade edilmiş; karar, İl Genel Meclisinin ısrarı üzerine kesinleşmiştir. Elmalı İlçesi Köylere Hizmet Götürme Birliğinin işlemi de kesinleşen bu karar üzerine gerçekleşmiştir. Belli ticaret kişilerinin kurdukları birliklere para aktarımı yapılmasının herhangi bir yasal dayanağı bulunmamaktadır. Bu nedenle talebin reddedilerek Daire kararının onanmasının uygun olacağı” belirtilmiştir.
Konu ile ilgili olarak duruşmaya katılan diğer dilekçiler Hasan TEKER, Ali ERKAN, İzzet Rasim EMİRDAR, Ali YALÇINKAYA ve Turhan ANATÜR, dilekçelerinde belirttikleri hususlara ilaveten, il genel meclisinin il özel idaresinin karar organı olduğunu, stratejik plân ile yatırım ve çalışma programlarını, il özel idaresi faaliyetlerini ve personelinin performans ölçütlerini görüşmek ve karara bağlamak, bütçe ve kesinhesabı kabul etmek, bütçede kurumsal kodlama yapılan birimler ile fonksiyonel sınıflandırmanın birinci düzeyleri arasında aktarma yapmakla görevli ve yetkili olduğunu, İl Özel idaresi Kanunu’nun 6. Maddesinde, tarımın il özel idaresinin görev sorumlulukları arasında sayıldığını, il genel meclisi olarak bu amaçla hareket ettiklerini, amaçlarının il özel idaresini zarar uğratmak olmadığını, üretici birliklerinin kuruluş amacının piyasaya norm ve standartlara uygun ürün sevk etmek ve ürünlerin ulusal ve uluslararası ölçekte pazarlama gücünü artırıcı tedbirler alarak halkın daha iyi şartlarda ürüne sahip olmasını ve ülkemizin ekonomik gelişmesine katkı sağlanması olduğunu, bu amaç doğrultusunda tarım üreticilerinin, ürün veya ürün grubu bazında bir araya gelerek, tüzel kişiliği haiz tarımsal üretici birlikleri kurmalarının sağlandığını ve hiçbir ticari amacı olmayan birlikler vasıtası ile vatandaşlarımızın ekonomik yönden kalkınmasını ve hayat standartlarını yükseltmelerini amaçlandığını, üretici birliklerinin desteklenmesinin İl Özel idaresi Kanununa aykırı olmayıp başta yöre halkı olmak üzere ülke ekonomisinin gelişmesine katkı sağlanmasının amaçlandığını, bu amaçla kurulan üretici birliklerine ödenen paranın hukuka aykırı veya kamunun zarara uğratılmasında bahsetmenin mümkün olmadığını, paranın ilamda belirtilen üretici birliklerin hesabına nakit olarak yatırılmadığını, Elmalı Köylere Hizmet Götürme Birliği hesabına aktarıldığını, adı geçen birliğin tüzüğünün bu tür harcamalara izin verdiğini, ayrıca ilam konusu aktarmalar ile ilgili olarak valiliğin talebi ile Mülkiye Müfettişlerinde inceleme yaptırıldığını, yapılan denetimde mevzuata aykırı bir husus tespit edilmediğini belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.
Savcılık Makamı ise önceki mütalaalarında belirttiği hususları tekrarlamıştır.
5302 sayılı Kanun’un İl özel İdaresi’nin görev yetki ve sorumluluklarını düzenleyen 6’ncı maddesinde;
İl özel idaresi mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla;
a) Gençlik ve spor Sağlık, tarım, sanayi ve ticaret; Belediye sınırları il sınırı olan Büyükşehir Belediyeleri hariç ilin çevre düzeni plânı, bayındırlık ve iskân, toprağın korunması, erozyonun önlenmesi, kültür, sanat, turizm, sosyal hizmet ve yardımlar, yoksullara mikro kredi verilmesi, çocuk yuvaları ve yetiştirme yurtları; ilk ve orta öğretim kurumlarının arsa temini, binalarının yapım, bakım ve onarımı ile diğer ihtiyaçlarının karşılanmasına ilişkin hizmetleri il sınırları içinde,
b)…………………
Yapmakla görevli ve yetkilidir” Denilmektedir.
İl Özel İdaresi Kanunu’nun 43’üncü maddesinin “e” bendinde ise “… Köylere ve Köylülerin aralarında kurdukları birliklere yapılacak yardımlar” İl Özel İdaresinin giderleri arasında sayılmıştır.
Antalya İl Genel Meclisinin 09.01.2008 tarih ve 17 sayılı kararıyla; 2007 yılında Elmalı İlçesi Karamık, Eymir, Akçaeniş ve Pirhasanlar köyleri çevre ye meydan düzenleme projelerine ayrılan 400.000.- TL ödeneğin Elmalı Köylere Hizmet Götürme Birliği hesaplarına gönderildiği, ancak yılı içinde bu ödeneğin harcanmaması nedeniyle Elmalı'da kurulmuş bulunan ve yaptığı projeleri Tarım Bakanlığı Kırsal Yatırımları Destekleme Programı çerçevesinde hibe desteğine hak kazanan 4 üretici birliğe (Meyve Üreticileri Birliği, Süt ve Süt Ürünleri Üreticileri Birliği, Bal Üreticileri Birliği ve örtüaltı Sebze Üreticileri Birliği) eşit olarak harcanmak üzere karar verilmiştir. Antalya Valiliğince 22.01.2008 tarihinde bahse konu kararın Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı Çerçevesinde Tarıma Dayalı Yatırımların Desteklenmesi Tebliğinin (2007/3) 13 üncü maddesine uygun olmadığı gerekçesiyle İl Genel Meclisinde yeniden görüşülmesinin istenmesi üzerine, İl Genel Meclisinin 04.03.2008 tarih ye 152 sayılı kararıyla, Elmalı İlçesinde kurulmuş bulunan 4 adet üretici birliğin söz konusu faaliyetlerinde eşit olarak kullanılmak üzere konu değişikliği yapılarak 400.000.-YTL nin harcanmasının uygun bulunduğuna ikinci kez karar verilmiştir.
Elmalı KHGB Tüzüğünün Birliğin Amacı ve Üyelerce Birliğe Devredilen Görev ve Hizmetler başlığını taşıyan 5. maddesinin 1. fıkrasında;" Birliğe, üye köylere kanunlarla verilen hizmetlerin yerine getirilmesine yardımcı olmak, gerektiğinde bu hizmetleri bizzat yapmak veya yaptırmak. Bir veya birden fazla köy halkının yararına alabilecek hizmetlerin, (İlçelerde, tarım ürünlerinin pazarlanması hariç olmak Üzere) sosyal, kültürel, sağlık, sportif, sanayi, kırsal kesimin ekonomik kalkınması için, zirai çalışmalara, ticari ve turistik v.b. faaliyetlere yardımcı olmak ……….",
Yine, aynı tüzüğün 5, maddesinin 4 üncü fıkrasında " Üye köy hudutları içerisinde ticaretin ve ekonominin geliştirilmesi İlçenin ve üyelerinin kırsal kesimin sosyal refahının artırılması, kırsal kesimin ekonomik kalkınmasının sağlanması için her türlü sanayi ve ticari kuruluşları kurmak, işletmek, kuranlara yardımcı veya ortak olmak bu konuda diğer kuruluşlarla işbirliği yapmak,"
Hükümlerine yer verildiği ve yapılan yardımların birlik tüzüğüne aykırı olmadığı anlaşıldığından Elmalı KHGB nce söz konusu üretici birliklerine İl Özel İdaresi tarafından gönderilen 400.000- TL ödeneğin bu birliklere harcanmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Öte yandan, 5355 sayılı Kanunun Ortak hükümler başlıklı Madde 22- (Ek birinci fıkra: 29/12/2005 - 5445/4 md.) “Mahallî idare birliklerinin denetimi İçişleri Bakanlığınca yapılır. Valiler ve kaymakamlar gerekli gördüklerinde ülke düzeyinde kurulan birlikler dışındaki birlikleri denetleyebilirler.
(Ek ikinci fıkra: 29/12/2005 - 5445/4 md.) Sayıştay’ın dış denetimine tâbi olmayan mahallî idare birliklerinin, İçişler Bakanlığı, valiler veya kaymakamlarca malî denetimi sonucunda tespit edilen kamu zararı üzerine yapılan kişi borcu teklifleri, birlik meclisinde görüşülerek karara bağlanır. Bu kararın örneği, birlik merkezinin bulunduğu yerin valiliğine, ülke düzeyinde kurulan birlikler ile başkanı vali veya vali yardımcısı olan birliklerde ise İçişleri Bakanlığına gönderilir. Karara karşı, ülke düzeyinde kurulan birlikler ile başkanı vali veya vali yardımcısı olan birliklerde İçişleri Bakanlığı, diğerlerinde ise valiler veya hakkında kişi borcu çıkarılanlar on gün içinde idarî yargıya başvurabilirler. İdarî yargı kararı doğrultusunda işlem sonuçlandırılır.” denilmektedir.
Bu amaçla, ilam konusu harcamalar ile ilgili olarak, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişlerince yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 05.06.2009 tarih ve (N.K:42/24 ve K.B: 132/9) sayılı Raporda; Antalya İl Özel İdaresi yetkilileri ve gerekse Elmalı KHGB yönetim kurulu üyeleri hakkında yapılacak herhangi bir işlem olmadığı, kanaat ve sonucuna varılmış olduğunun belirtilmesi üzerine Antalya Valiliği İl İdare Kurulunun 07.07.2009 tarih ve 31 sayılı OLUR’unda,
“Bu nedenle Antalya İl özel İdaresi Yetkilileri ve Elmalı Köylere Hizmet Götürme Birliği Yönetim Kurulu Üyeleri hakkında yapılacak her hangi bir işlem olmadığından 4483 sayılı Yasanın 4 maddesi ile aynı kanunun uygulanması ile ilgili olarak İçişleri Bakanlığınca Yürütülecek İşleme İlişkin Yönergenin 9. maddesine göre ihbar ve şikâyetin "İŞLEME KONULMAMASINA” karar verilmiştir. Yani ilam konusu yapılan harcamalar İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişlerince yapılan inceleme sonucunda da mevzuata aykırı bulunmamıştır.
Bu itibarla, dilekçi talebinin kabulü ile 1244 sayılı ilamın 13. maddesi ile 400.000,00 TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
Karar verildiği 22.01.2013 tarih ve 36146 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:00:56