Sayıştay 8. Dairesi 35197 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8
Sayıştay Kararı
35197
12 Kasım 2013
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2008
-
Daire: 8
-
Dosya No: 35197
-
Tutanak No: 37860
-
Tutanak Tarihi: 12.11.2013
-
Konu:
KARAR
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü:
- 852 sayılı ilamın 2’nci maddesinde, Yalova İl Özel İdaresi Lojmanlarında oturanlardan gerçek tüketimleri üzerinden kesilmesi gereken lojman yakıt gideri bedellerinin, gerçek tüketimleri üzerinden kesilmediği gerekçesiyle toplam 21.329,5 YTL.’ye tazmin hükmolunmuştur.
Dilekçi dilekçesinde, Yalova İl Özel İdaresi Lojmanlarında oturanlardan gerçek tüketimleri üzerinden kesilmesi gereken lojman yakıt gideri ile ilgili olarak Kamu Konutları Yönetmeliği'nin "Konut Tahsis Edilenler Tarafından Karşılanacak Giderler" başlıklı 28'inci maddesinde; "Madde 28 - a) Kalorifersiz konutlar ile 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa tabi olan kaloriferli konutların ısınma giderleri, .." lojmanda oturanlar tarafından karşılanması, yine 294 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin 1 YAKIT GİDERLERİ' başlıklı ikinci maddesinde aynen; "2 - YAKIT GİDERLERİ; 2.1. Kamu konutlarının yakıtının konutlarda oturanlar tarafından tedariki ve bedellerinin konutlarda oturanlarca karşılanması esastır..." hükümlerine rağmen, söz konusu lojmanlarda genel olarak Yer değiştirmeye (Rotasyon) tabi personelin ikamet etmesi ve bu personellerin atama ve yer değiştirmelerinin sık sık yapılıyor olmasının, yakıt alımında bir çok sorunlarla karşılaşılmasına sebebiyet verdiğini, Bu nedenle, 294 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin ' YAKIT GİDERLERİ' başlıklı ikinci maddesinde ikinci paragrafındaki "Ancak, .... konutların tahsisli olduğu idarenin gerek görmesi halinde, idarece yakıt temin edilebilir. İdarece temin edilecek yakıt, Kamu Konutları Kanunu ile Kamu Konutları Yönetmeliği'ne göre hesaplanan kontenjan için geçerlidir." hükmü göz önünde bulundurularak 31 Aralık 2007 Tarihli ve 26743 Sayılı (3. Mükerrer) Resmi Gazetede yayımlanan 317 sıra Nolu Milli Emlak Genel Tebliğinde belirlenen "... her bir metrekare için 15.01.2008 tarihinden itibaren 0,74 YTL/m2 yakıt bedeli tahsil edilir." İfadesine istinaden konutlarda oturanlardan her bir metrekare için 0,74 YTL yakıt bedeli, ortak kullanım alanlarındaki aydınlatma, elektrik, su, otomat ve benzeri giderleri içinde kira ve yakıt bedellerine ek olarak her bir metrekare başına 15.01.2008 tarihinden itibaren 0,07 YTL ilave bedel tahsil edildiğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.
Sayıştay Başsavcılığı; “Kamu Konutları Yönetmeliğinin 28/a-e maddesi, 294 sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinde lojman yakıt giderleri ile yönetmeliğin 29. maddesine göre tespit edilen yakıt ihtiyacından fazla kullanılan yakıt giderlerinin konut tahsis edilenler tarafından karşılanacağı hüküm altına alınmıştır. Bu hüküm karşısında lojman yakıt bedelinin tamamının lojmanda oturanlar tarafından karşılanması gerektiğinden fazla harcanan ve ilgililer tarafından karşılanmayan yakıt gideri dolayısıyla verilen tazmin kararının tasdikine,832 sayılı Kanun’un 73. maddesi gereği karar verilmesinin uygun olacağı mütalaa edilmektedir.” Şeklinde görüş bildirmiştir.
“Kamu Konutları Yönetmeliği”nin “Konut Tahsis Edilenler Tarafından Karşılanacak Giderler” başlıklı 28 inci maddesinde;
“a)Kalorifersiz konutlar ile 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa tabi olan kaloriferli konutların ısınma giderleri,
b)Küçük bakım ve onarım giderleri (Kiracı tarafından kırılan camların takılması, bozulan muslukların değiştirilmesi veya tamir edilmesi ve benzeri işler gibi) ile kötü kullanımdan dolayı meydana gelen zarar ve ziyan giderleri,
c)Ortak kullanım alanları dahil, konutun aydınlatma, elektrik, su, gaz, otomat ve benzeri giderleri,
d)Konutlarda istihdam edilen kapıcı, bahçıvan, kaloriferci, elektrikçi ve benzerleri ile çeşitli ihtiyaçların karşılanması için gerekli olan giderler,
e)Yönetmeliğin 29 uncu maddesine göre, tesbit edilen yakıt ihtiyacından fazla kullanılan yakıt giderleri, Konut tahsis edilenler tarafından karşılanır.” denilmektedir.
294 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği’nin “Yakıt Giderleri” başlıklı 2 nci maddesinde aynen;
“Kamu konutlarının yakıtının konutlarda oturanlar tarafından tedariki ve bedellerinin konutlarda oturanlarca karşılanması esastır. Ancak, tamamı kamu kurum ve kuruluşlarının (634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa tabi olanlar hariç) mülkiyetinde bulunan veya tamamı kiralanan konutların tahsisli olduğu idarenin gerek görmesi halinde, idarece yakıt temin edilebilir. İdarece temin edilecek yakıt, Kamu Konutları Kanunu ile Kamu Konutları Yönetmeliği’ne göre hesaplanan kontenjan için geçerlidir. Bu halde, bütçe imkânları ve tasarruf tedbirleri göz önünde bulundurulur. Doğal gazla ısıtılan kamu konutlarında yakıtın tedarikinde bir güçlük söz konusu olmadığından (Devlet mahalleleri ve hizmet binası gibi aynı kazandan ısıtılan konutlar hariç) bu konutların yakıt giderleri idarelerce kesinlikle karşılanmayacak ve oturanlarca karşılanmaya devam edilecektir.” denilmektedir.
Dilekçiler tarafından 294 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin ' YAKIT GİDERLERİ' başlıklı ikinci maddesinde ikinci paragrafındaki "Ancak, .... konutların tahsisli olduğu idarenin gerek görmesi halinde, idarece yakıt temin edilebilir. İdarece temin edilecek yakıt, Kamu Konutları Kanunu ile Kamu Konutları Yönetmeliği'ne göre hesaplanan kontenjan için geçerlidir." hükmü göz önünde bulundurularak 31 Aralık 2007 Tarihli ve 26743 Sayılı (3. Mükerrer) Resmi Gazetede yayımlanan 317 sıra Nolu Milli Emlak Genel Tebliğinde belirlenen "... her bir metrekare için 15.01.2008 tarihinden itibaren 0,74 YTL/m2 yakıt bedeli tahsil edilir." İfadesine istinaden konutlarda oturanlardan her bir metrekare için 0,74 YTL yakıt bedeli, ortak kullanım alanlarındaki aydınlatma, elektrik, su, otomat ve benzeri giderleri içinde kira ve yakıt bedellerine ek olarak her bir metrekare başına 15.01.2008 tarihinden itibaren 0,07 YTL ilave bedel tahsil edildiği belirtilmekte ise de; yukarıda yer alan mevzuat hükümlerine göre, yakıt giderlerinin kurumlarca karşılanması ve oturanların bu giderlere belli oranda iştiraki, yakıt giderlerinin lojmanda oturanlarca karşılanacak tutarının belirlenememesi durumunda geçerlidir. Bunun dışında konutların yakıt giderlerinin idarelerce kesinlikle karşılanamayacağı ve oturanlarca karşılanacağı hükmü açıkça ifade edilmiştir. Yakıt tedarikinin ayrılabileceği yani hizmet binası–lojman ayrımının yapılabileceği durumlarda lojmandan faydalananların yakıt giderlerinin fiili tüketim üzerinden hesap edilmesi gerekmektedir. İl Özel İdaresi Hizmet Binasındaki kalorifer tesisatı hizmet binası ve lojman ayrımı yapılarak düzenlendiği, aynı kazandan ısıtılmadıkları anlaşılmaktadır. Bu durumda, yakıt giderinin lojmanda oturanlarca gerçek tüketimleri üzerinden ödenmesi ve lojman yakıt giderinin Özel İdare Bütçesi ile ilişkilendirilmemesi gerekmektedir.
Bu nedenle dilekçi iddialarının reddi ile, 852 sayılı ilamın 2’nci maddesiyle toplam 21.329,5 YTL.’ye tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- 852 sayılı ilamın 3’üncü maddesinde, Yalova İl Özel İdare Müdürlüğü lojmanı içerisinde bulunan kazan dairesine ait elektrik tüketim bedeli ile merdiven otomatiği elektrik tüketim bedellerinin kurum bütçesinden ödendiği gerekçesiyle toplam 458,7 YTL.’y tazmin hükmolunmuştur.
Dilekçi dilekçesinde, Kamu Konutları Yönetmeliğinin "Konutların Tipleri ve Aylık Kira Birim Bedelleri ile Yakıt Giderleri Bedellerinin Tesbiti" başlığını taşıyan 21. Maddesinde;
"a) Kamu konutları, mülkiyet durumu, yapı cinsleri ve kullanılış özelliklerine göre aşağıda belirtilen yedi tipe ayrılır.
………….4 - (D) Tipi konutlar;
Tamamı kamu kurum ve kuruluşunun mülkiyetinde bulunan veya tamamı kiralanan, kapıcı giderlerinin konutta oturanlar tarafından karşılandığı; kaloriferci ile ortak tesis ve ortak kullanım alanlarının ise sadece, su, elektrik ve aydınlatma giderlerinin kamu kurum ve kuruluşunca karşılanması zorunluluğu olan kaloriferli konutlardır." Şeklinde hüküm altına alındığını, İl Özel idaresi Mülkiyetinde bulunan konutlar, Kamu Konutları Yönetmeliğinin 21 Maddesinin 4. bölümünde sayılan (D) Tipi konut olup, yönetmeliğin 21/4. madde hükmünde sayılan tüm giderlerin idarece ödendiğini, İdarece yapılan bu ödemelere paralel olarak da 21. maddenin (b) bölümünde belirtilen " b) Kamu konutlarının, tiplerine göre aylık kira bedellerinin hesaplanmasına esas olacak aylık kira ve yakıt birim bedelleri, sosyal yardım amacı da göz önünde bulundurularak, Maliye ve Gümrük Bakanlığının koordinatörlüğünde, Milli Savunma, İçişleri, Dışişleri, Bayındırlık ve iskan, Sanayi ve Ticaret ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlıkları temsilcilerinden teşekkül eden komisyon tarafından her takvim yılının başlangıcından en az üç ay önceden belirlenir. Başbakanın onayı ile yılbaşından itibaren uygulanmak üzere Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulur." Hükmü gereği her yıl Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğünce yayımlanan Genel Tebliğde belirlenen bedeller üzerinden kiraların tahsil edildiğini, Kaldı ki, tazmin hükmüne konu olan giderlerin ilavesi ile belirlenecek kira miktarların neredeyse piyasadaki kira miktarları ile aynı seviyede olan kamu konutlarının kiralarında bu konutlardan yararlananlar açısından olumsuz yönde bir artış meydana getireceğini ve konutların yararlanacaklara sosyal yardım amacının ortadan kalkmasına neden olacağını, Ayrıca ilamın 3.maddesinin 7. paragrafında " Zira, her ne kadar D Tipi konutla belirtilen ortak kullanım yerlerindeki su ve elektrik sayaçlarının kamu hizmet binalarında ayrılmaması durumuna göre bedellerinin kamu kurumu tarafından karşılanacağı sonucu çıksa da ….." denilerek yukarıda arz edilen husus karar veren Sayıştay Dairesince de kabul edildiğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.
Sayıştay Başsavcılığı: “Binalara ait ortak kullanım alanlarına ait elektrik, su, gaz, otomat ve benzeri giderlerin 84/8345 sayılı Kamu Konutları Yönetmeliğinin 28/c maddesi ile Maliye Bakanlığının 294-317 sayılı Milli Emlak Genel tebliğleri gereğince, konutta oturanlar tarafından karşılanacağı belirtildiğinden anılan mevzuata aykırı yapılan ödeme dolayısıyla verilen tazmin kararının tasdikine” karar verilmesinin uygun olacağı şeklinde görüş bildirmiştir.
84/8345 sayılı Kamu Konutları Yönetmeliği’nin “Konut Tahsis Edilenler Tarafından Karşılanacak Giderler” başlıklı 28 inci maddesinin (c) bendinde; ortak kullanım alanları dahil, konutun aydınlatma, elektrik, su, gaz, otomat ve benzeri giderlerinin, konutta oturanlar tarafından karşılanacağı belirtilmiştir.
Ayrıca Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan 26.05.2005 tarih ve 294 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği’ne ekli “Konutlarda Oturanlarca Karşılanacak Giderler” başlıklı tablonun 28 inci sırasında; “binalara ait ortak kullanım alanları elektrik, su, gaz, otomat ve benzeri giderleri” nin konutlarda oturanlarca karşılanacağı ifade edilmektedir.
Bu düzenlemeler neticesinde lojmanın ısıtılmasında kullanılan kazan dairesine ait elektrik tüketiminin yine lojmanda oturanlarca karşılanması gerekmektedir. 2008 yılında lojmanda oturanlarca ortak alan kullanım bedeli olarak ilave 0,07 YTL/m2 tahsil edilmiş olsa da, 317 sıra no.lu Milli Emlak Genel Tebliği’nin 3’üncü maddesi ikinci paragrafında aynen; “Ayrıca, yakıtı kurumlarca tedarik edilen kamu konutlarında, ortak kullanım alanlarındaki aydınlatma, elektrik, su, gaz, otomat ve benzeri giderlerin zorunlu nedenlerle kurumlarca karşılanıyor olması halinde, bu giderler karşılığında kira ve yakıt bedellerine ek olarak her bir metrekare başına 15/1/2008 tarihinden itibaren 0,07 YTL/m2 tahsil edilir.” denilmektedir. Bu hükümden, ortak kullanım alanlarına ilişkin elektrik,otomat ve benzeri giderlerin kamu kurumlarınca karşılanmasının zorunlu olduğu durumlarda mümkün olduğu anlaşılmaktadır. Ancak, Yalova İl Özel İdaresi lojmanları hizmet binasından ayrı olduğu anlaşıldığından , burada yapılan her türlü harcamanın gerçek tutarlar üzerinden lojmanlarda oturanlarca karşılanması gerekmektedir.
Dilekçi tarafından Kamu Konutları Yönetmeliğinin 21 Maddesinin 4. bölümünde sayılan (D) Tipi konut olup, yönetmeliğin 21/4. madde hükmünde sayılan tüm giderlerin idarece ödendiğini belirtmekte ise de; bu konutların su, elektrik ve aydınlatma giderlerinin kamu kurum ve kuruluşunca karşılanması zorunluğu olan kaloriferli konutlar olduğu belirtilmiş olup, yukarıda da belirtildiği üzere Yalova İl Özel İdaresi lojmanları hizmet binasından ayrı olduğu için zorunluluk durumu sözkonusu değildir.
Bu nedenlerle, dilekçi iddialarının reddi ile, 852 sayılı ilamın 3’üncü maddesiyle toplam 458,7 YTL.’ye tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- 852 sayılı ilamın 6’ncı maddesinde, Yalova İl Özel İdaresine 26.12.2007 tarihinde Genel Sekreter Yardımcısı olarak ataması yapılan A. Osman TUNALI’ya 213 sayılı Vergi Usul Kanununun Ek 3.maddesinin 4. fıkrasında düzenlenen ve yalnız Maliye Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında çalışan memurlar ile sözleşmeli personeline verilmesi öngörülen ek ödemenin özel idare bütçesinden ödendiği gerekçesiyle toplam 3.408,00 YTL.’ye tazmin hükmolunmuştur.
Dilekçi dilekçesinde, Maliye Bakanlığı Yalova Defterdarlığı Milli Emlak Müdür Yardımcısı olarak görev yapmakta iken, 5302 sayılı il Özel idaresi Kanununu ile il Özel idare Müdürlüklerinin kaldırılması ve yerine İl Özel İdaresi adı altında yeni bir yapılanmaya gidilmesi sonucu, aynı yasanın 35 ve 36 ıncı maddesine istinaden Valilik Makamının 12.12.2006 tarih ve 4368 sayılı olurları ile il Özel idaresi idari ve Mali işler Müdürü olarak vekaleten görevlendirildiğini, Valilik Makamının 12.12.2006 tarih ve 4368 sayılı olurlarında açıkça görüldüğü üzere; "5302 sayılı Kanunun 35. Maddesi; İl Özel İdaresi teşkilatının kurulmasını öngördüğünden, ihdas edilen yeni kadrolara birim amirlerinin atanması ile bunlara bağlı olarak yeni kurulacak birimlerin, yasa ve norma kadrolara uygun olarak hizmetlerini yürütebilmesi için, görev tanımlarına acilen ihtiyaç bulunmaktadır. Bu nedenle, Yalova Defterdarlığında, 1. Dereceli Milli Emlak Müdür Yardımcısı kadrosunda müktesebi olan 1. Derecenin 4. Kademesiyle Milli Emlak Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Ali Osman TUNALI'nın boş bulunan İdari ve Mali İşler Müdürü kadrosuna vekaleten görevlendirilmesini.." şeklinde belirtme yapıldığını, Aynı yasanın "Norm kadro ve personel istihdamı" başlığını taşıyan 36 maddesinin 6 ncı fıkrasındaki "Kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilmekte olan memurlar, valinin talebi, kendilerinin isteği ve kurumlarının muvafakatiyle il özel idarelerinin birim müdürü ve üstü yönetici kadrolarında görevlendirilebilirler." Hükmüne istinaden öncelikle Valilik Makamının 02.11.2007 tarih ve 4457 sayılı olurları ile boş bulunan birim müdürü üstü yönetici Genel Sekreter Yardımcısı kadrosuna vekaleten görevlendirilme yapıldığını, Bu görevlendirme üzerine yasa gereği talebi alınarak kadrosunun bulunduğu Maliye Bakanlığından alınan muvafakat sonucunda da 27.12.2007 tarih ve 5212 sayılı Personel Hareket Onayı ile asaleten görevlendirme gerçekleştirildiğini, 5302 sayılı Kanunun 36 maddesinin 6 ncı fıkrasının devamında; "Bu personelin görevlendirildikleri süre zarfındaki, görevlendirildikleri kadroya ait her türlü malî hakları ile kurumları tarafından karşılanması gereken sosyal güvenlik ve benzeri diğer hakları il özel idaresi tarafından ödenir." şeklinde belirlendiğinden, daha önceden görev yaptıkları kurumlarındaki karşılanması gereken sosyal güvenlik ve benzeri diğer hakları ile görevlendirildikleri kadroya ait her türlü mali hakların Özel idare tarafından karşılanması zorunlu olduğunun hüküm altına alındığını, Bu maddeden dolayı ilgiliye, geldiği kurumca karşılanması gereken sosyal güvenlik ve benzeri diğer hakların ödemesinin yapıldığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.
Sayıştay Başsavcılığı: "6, 7 ve 17. maddesi ile ilgili olarak: “İlçe Kaymakamlarına 5302 sayılı Kanununun 28 ve 63. maddesi gereği yapılan ödemelerden 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanununda değişiklik yapan 5540 sayılı Kanunun ek ödeme başlığını taşıyan ek-5. maddesi, ayrıca benzeri olaylarla ilgili dilekçede belirtilen Vergi Mahkemesi ve Danıştay kararlarını örnek göstererek gelir vergisi kesintisi yapılmayacağını, Ayrıca 5917 sayılı kanunun 36. maddesi ile 5302 sayılı Kanuna eklenen geçici 4. maddesi gereği tazmin hükmünün yasal dayanağı kalmadığı bahsi ile tazmin kararının kaldırılmasını,” istemektedir.
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63. maddesi gereği kaymakamlara yapılan ödemelerden, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 2010/290 esas ve 2011/240 karar sayılı kararı ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa göre gelir vergisi kesintisi yapılacağı yönünde karar verildiğinden tazmin kararının tasdikine, Diğer taraftan 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa göre gelir vergisi kesintisi 5302 sayılı Kanuna eklenen geçici 4. maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığından bu yöndeki iddiaların reddine, 832 sayılı Kanun’un 73. maddesi gereği karar verilmesinin uygun olacağı mütalaa edilmektedir.” Şeklinde görüş bildirmiştir.
Yalova İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı Ali Osman TUNALI’nın 26.12.2007 tarihli atama onayıyla; Maliye Bakanlığı G.İ.H. Milli Emlak Müdür Yardımcısı kadrosunda bulunup, Yalova İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcı Vekili iken, 1.dereceli münhal bulunan İl Özel İdare Genel Sekreter Yardımcısı kadrosuna 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68/B ve 74 üncü maddeleri gereğince naklen atamasının yapıldığı anlaşılmaktadır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 74 üncü maddesi memurların bir kurumdan diğerine nakillerini düzenlemektedir. Nitekim, A.Osman TUNALI da 657 sayılı Kanunun 74. maddesine göre Maliye Bakanlığı Milli Emlak Müdür Yardımcılığı kadrosundan İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcılığı kadrosuna naklen atanmıştır ve aylığını da artık bu kadroya göre alması gerekir.
Dilekçi tarafından öne sürülen 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun “Norm Kadro ve Personel İstihdamı” başlıklı 36 ncı maddesi; “atama” değil “görevlendirme” şeklindeki personel istihdamını düzenlemektedir ve memurun 657 sayılı Kanunun 74. maddesine göre 26.12.2007 tarihinden itibaren atanmasından dolayı 5302 sayılı Kanunun 36. maddesine göre görevlendirilmesinin hükmü kalmamıştır.
Bu nedenlerle dilekçi iddialarının reddi ile, 852 sayılı ilamın 6’ncı maddesiyle toplam 3.408,00 YTL.’ye tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- 852 sayılı ilamın 7’nci maddesinde, Yalova ili Vali yardımcılarına, 5302 sayılı Kanunun 63 üncü maddesi uyarınca yapılan ödemeden gelir vergisi kesintisi yapılmadığı gerekçesiyle toplam 7.125,03 YTL.’ye tazmin hükmolunmuştur.
Dilekçi dilekçesinde, 5302 Sayılı İl Özel idaresi Kanununun 63. maddesinin "görev ve ek ödenek" başlığını taşıdığını, 5540 Sayılı Kanunla İl Özel İdaresinden ek ödenek almayan mülki idare amirlerine sağlanan hakkın, esas itibariyle bir ek ödenek biçiminde düzenlendiğini, Dolayısıyla, 5540 Sayılı Kanunun ek 5. maddesinin uygulanması çerçevesinde Bakanlıkları ve Maliye Bakanlığı tarafından mutabık kalınarak hazırlanan Mülki İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında bulunan İçişleri Bakanlığı personeline yapılacak Ek Ödemeye ilişkin Usul ve Esaslar ile merkez ve taşra teşkilatında eş değer görevleri yapan aynı memuriyet kıdemindeki mülki idare amirlerinin aylıklarının eşitlenmesinin amaçlandığını, bu ödemede damga vergisi dışındaki bir kesintinin yapılmadığını,
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63 üncü maddeleri kapsamında yapılan ödemelerin gelir vergisine tabi olup olmayacağı konusu ile ilgili, içişleri Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün Maliye Bakanlığı Gelir idaresi Başkanlığına göndermiş olduğu 12.10.2006 tarih ve B050.PGM.0730001/27714 sayılı yazısında;" 5540 sayılı kanuna dayanılarak yapılan ek ödemeler ile İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında eş değer görevleri yapan aynı memuriyet kıdemindeki Mülki İdare Amirlerinin aylıklarının eşitlenmesi amaçlanmış olup, bu çerçevede 5302 Sayılı Kanunun 28 ve 63. maddelerine göre yapılacak ilave ödemelerin ek ödemeler konusunda dikkate alındığı ve bu nedenle de 5302 sayılı kanuna göre yapılan bu ödemelerin 5540 Sayılı Kanunun ek 5. maddesinin kapsamında bir ek ödeme sayılması gerektiğine kuşku bulunulmadığı" nın belirtildiğini, ilgili görüş nedeniyle Vergi Dairesi Başkanlıklarının da 5302 sayılı kanunun 28 ve 63. maddelerine göre yapılan ödemelerden kesilen gelir vergilerini ilgililerine iade edilmesine karar verdiğini ve daha sonraki tarihlerde yapılan ödemelerden de gelir vergisi kesintisi yapılmamaya başlandığını,
Diğer taraftan 10.07.2009 tarih ve 27284 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan, 5917 Sayılı Kanunla, 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanununa eklenen geçici maddede "Bu Kanunun 28 inci ve 63 üncü maddeleri gereğince, 4/3/2005 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ilgililere yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılmaz, çıkarılmış olan borç tutarlarının tahsilinden vazgeçilerek borç takibi işlemine son verilir." denildiğini, bu nedenle, tarafına kişi borcu olarak çıkarılan paranın, 5917 sayılı kanun gereğince, borç takibi işlemlerine son verilmesi gerektiğini,
Ayrıca benzer kesilen gelir vergisinin iadesi için kaymakamlar tarafından Vergi mahkemesinde açılan davaların idare aleyhine sonuçlandığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 32 nci maddesi’nde; "Vali, görev ve yetkilerinden bir kısmını uygun gördüğü takdirde, vali yardımcılarına, yöneticilik sıfatı bulunan il özel idaresi görevlileri ile ilçelerde kaymakamlara devredebilir.",
63 üncü maddesi "Vali Yardımcıları ve Kaymakamlar, valinin verdiği il özel idaresinin görevlerini yapmakla yükümlü ve bu görevlerin yapılmasından valiye karşı sorumludur. Vali Yardımcılarına ve Kaymakamlara yaptıkları görevler karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verilir.” Denilmektedir.
10 Temmuz 2009 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5917 sayılı Bütçe Kanunlarında Yer Alan Bazı Hükümlerin İlgili Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelere Eklenmesi İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanununun 36. maddesi ile 22.02.2005 tarihli 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa geçici 4.madde eklenmiştir. Söz konusu geçici 4.maddede de;
“Bu Kanunun 28 inci ve 63 üncü maddeleri gereğince, 04.03.2005 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ilgililere yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılmaz, çıkarılmış olan borç tutarlarının tahsilinden vazgeçilerek borç takibi işlemine son verilir.” denilmektedir.
5917 sayılı Kanunun 36.maddesi ile 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa eklenen geçici 4.madde ile getirilen düzenleme ile ilgili uygulama, 5302 sayılı kanunun 28 ve 63’üncü maddeleri gereği yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılamayacağı şeklindedir. Oysa ilamın 7’nci maddesinde, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 63 üncü maddesi gereğince verilen il özel idaresi ödeneği için değil, ödenekten gelir vergisi kesintisinin yapılmaması nedeniyle tazmin hükmü verilmiştir.
193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun "Ücretin Tarifi" başlıklı 61 inci maddesinde (Değişik: 24.12.1980-2361/43 md.);
Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.
Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunmasının onun mahiyetini değiştirmeyeceği,
"Vergi Tevkifatı" başlıklı 94 üncü maddesinde; (3946 sayılı Kanunun 22'nci Maddesiyle değişen madde. Yürürlük;1.1.1994)
Kamu idare ve müesseselerinin, aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dâhil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları, hükme bağlanmıştır.
Yukarıdaki hükümlerden anlaşılacağı üzere, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 28 ve 63 üncü maddelerine göre, Encümen Başkanı, Encümen üyeleri, Vali Yardımcıları ve Kaymakamlara yapılan ödemenin, Gelir Vergisi Kanunu'nun 61. maddesinde belirtilen kazançlar kapsamında bir ücret ödemesi olduğu tartışmasızdır. Çünkü Gelir Vergisi Kanunu'nun "Ücretin Tarifi" başlıklı 61 inci maddesinde, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler ücret olarak tanımlanmış ve bu şekilde bir iş ilişkisi bulunan personele işveren tarafından yapılan ödemenin adının (ödenek, tazminat, kasa tazminatı tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması) o ödemenin ücret olma mahiyetini değiştirmeyeceği açıkça ifade edilmiştir. Dolayısıyla, 5302 sayılı Kanun kapsamında encümen başkanı(Vali), encümen üyeleri, vali yardımcıları ve kaymakamlara yapılan ödenek ve ek ödenek, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu anlamında bir ücret ödemesi olduğundan, ayrıca 5302 sayılı İl özel İdaresi Kanunu'nun 28. maddesinde de, brüt ödenek verileceği şeklinde düzenleme yapılmak suretiyle kendi özel Kanunu’nda da, yapılan bu ödemeden vergi kesintisi yapılmayacağına dair bir düzenleme bulunmadığından, yukarıda sayılan personele yapılan ödemelerden gelir vergisi kesintisinin yapılması gerekmektedir.
Ayrıca, Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunca verilen 03.6.2011 tarihli ve E: 2010/290, K: 2011/240 sayılı Karar da sözü edilen ödemelerden gelir vergisi kesilmesi gerektiği yönündedir.
Bu nedenlerle, dilekçi iddialarının reddi ile 852 nolu ilamın 7. maddesiyle toplam 7.125,03 YTL.’ye verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- 852 sayılı ilamın 9’uncu maddesinde, Yalova İl Özel İdaresi’nde çalışan sürekli işçiler ile Köye Yönelik Hizmetler Müdürlüğü işçilerine ödenen ilave tediyeden prim kesintilerinin yapılmadığı gerekçesiyle toplam 2.652,46 YTL.’ye tazmin hükmolunmuştur.
Dilekçi dilekçesinde, sorgu aşamasındaki cevaplamalarda da izah ve ifade edildiği üzere savunmalarının yeterli görülmeyerek ilama bağlandığının anlaşıldığını, Prim kesintisinin yapılmamasından dolayı fazla yapılan ödeme ile ilgili olarak;…… tarih ve …… numaralı teslimat müzekkeresi ile 2.701,00 TL tahsil edilmiş olup, tahsilata dair makbuz ve banka dekontu tasdikli örneklerinin ilişikte sunulduğunu belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.
Sayıştay Başsavcılığı: “dilekçede ilamın 9’uncu maddesiyle ilgili olarak yapılan mahsuben tahsilata ilişkin bordroların tasdikli örneklerinin ekte yer aldığı belirtilmekte ise de, dilekçe ekinde yer alan bordrolardaki isimlerle ilamda ahiz olarak gözüken isimler örtüşmemekte ve kesinti yapıldığına dair bir bilgide bulunmamaktadır. İlamın 9. maddesi ile tazmine hükmedilen meblağın tahsil edildiğini ilişkin belge sunulmadığından talebin reddi ile tazmin kararının tasdikine, karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.” Şeklinde görüş belirtmiştir.
Dilekçi tarafından konunun esası ile ilgili bir itiraz sözkonusu olmayıp, fazla ödemenin tahsil edildiği belirtilmekte ise de; dilekçe ekinde gönderilen bordrolardaki isimlerle ilamda ahiz olarak gözüken isimler aynı kişiler olmayıp, kesinti yapıldığına dair bir bilgi de bulunmamaktadır. Bu nedenle dilekçi iddialarının reddi ile 852 sayılı ilamın 9’uncu maddesi ile toplam 2.652,46 YTL.’ye tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- 852 sayılı ilamın 11’inci maddesinde, İl Genel Meclisinin 21.11.2008 tarih ve 239 sayılı “İl Özel İdaresi Personeline Sosyal Yardım Ödenmesi” konulu kararı doğrultusunda, İl Özel İdaresinde görev yapan sürekli işçilere Toplu İş Sözleşmesi hilafına sosyal yardım ödemesinde bulunulduğu gerekçesiyle toplam 6.694,64 YTL.’ye tazmin hükmolunmuştur.
Dilekçi dilekçesinde, Örnekleri birçok bakanlık ve katma bütçeli kuruluşlarda sayabileceği, personel özlük hakları konusunda yapılan iyileştirmeler ve ödemelerin, ilgili kurumun en üst organı durumundaki karar mercilerince (Bakanlar Kurulu, Bakan, Yönetim Kurulu vb.) personellerin çalışma şartları ve ücret durumları göz önünde bulundurularak, ek ücret, ek ödeme, sosyal yardım, fazla mesai, bayram parası, okul öncesi giysi ücreti, döner sermaye payı gibi çeşitli isim ve nam altında bir takım ödemeler yapılması kararlaştırılarak ilgili personellere ödemeler yapıldığının bir gerçek olduğunu, Yalova İl Özel İdaresi personellerinin, her ne kadar genel nitelikleri diğer genel ve katma bütçeli kuruluşlarda çalışan personeller gibi aynı çerçevede görev yapmakta iseler de, il Özel İdarelerinin kuruluş ve görevlerini belirleyen özel nitelikteki 5302 sayılı il Özel idaresi Kanununda belirlenen hususlara göre işlevlerini yerine getirmekle yükümlü olduklarını, Bu cümleden olarak, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun "il Genel Meclisinin Görev ve Yetkileri" başlığını taşıyan 10 uncu maddesinin a) fıkrasındaki "Stratejik plân ile yatırım ve çalışma programlarını, il özel idaresi faaliyetlerini ve personelinin performans ölçütlerini görüşmek ve karara bağlamak." Şeklindeki hükmün il Genel Meclisine vermiş olduğu yetkiye dayanarak, il Genel Meclisinin 21.11.2008 tarihli oturumunda, "il Özel idaresi Personeline Sosyal Yardım Ödenmesi" konulu gündem görüşülerek, "... Ekonomik açıdan sıkıntı çeken ve il Özel idaresinde geçici iş pozisyonundan sürekli iş pozisyonuna geçen, ancak; çok düşük ücret alan 19 işçinin bir nebze de olsa mağduriyetlerinin giderilmesi ve bayramda gerekli olan ihtiyaçlarının karşılanması ve bu sayede refahlarının artırılması amacıyla, 5302 sayılı il Özel idaresi Kanununun 6. Maddesinin İl Özel İdaresinin görev ve sorumlulukları başlığı altında yer alan "sosyal hizmet ve yardımlar" hükmüne istinaden Özel idare bütçesinin 44 77 01 04 00 01 6 0 -5- 09 1 1 01 Personel Giderlerini Karşılama Ödeneği tertibinden her yıl (2 bayram öncesi) yukarıda belirtilen personelin her birine en yüksek memur maaşının ele geçen net tutarının %75'ine tekabül eden kısmının (2008 yılı için 9500 x 0,051448 x %75 = 366,56 YTL Brüt) sosyal yardım olarak ödenmesi," şeklinde 239 sayılı tutanak ile karara bağlandığını, T. C. Anayasasının, personellerin sosyal yönden eşitlik ilkesinin uygulanmasını, yasaya dayanılarak verilmiş hakların gasp edilemeyeceğini ve yapılan işin önem ve özelliğine göre çalışanların eşit işe eşit ücret ilkesi göz önünde bulundurulması gerektiğini hüküm altına aldığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.
Sayıştay Başsavcılığı: “İl Özel idaresinde sürekli görev yapılan işçilere düşük ücret almaları nedeniyle bir nebze olsun mağduriyetlerini gidermek ve bayramda gerekli olan ihtiyaçlarının karşılanması bu sayede refah seviyesinin artırılması amacıyla İl Genel Meclisi Kararına göre İl Özel idare Bütçesinden yapılan sosyal denge ödemesinin 5302 sayılı kanunun 6. maddesi ile 01.01.2008-31.12.2008 tarihleri arası için düzenlenen toplu sözleşme hükümlerine aykırı olduğundan tazmin kararının tasdikine” karar verilmesinin uygun olacağı şeklinde görüş bildirmiştir.
İl Genel Meclisi kararı “19 işçinin bir nebze de olsa mağduriyetlerinin giderilmesi ve bayramda gerekli olan ihtiyaçlarının karşılanması ve bu sayede refahlarının artırılması amacıyla 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 6. Maddesinin İl Özel İdaresinin görev ve sorumlulukları başlığı altında yer alan “sosyal hizmet ve yardımlar” hükmüne istinaden her yıl (2 bayram öncesi ) belirtilen personelin her birine en yüksek memur maaşının ele geçen net tutarının %75’ine tekabül eden kısmının (2008 yılı için 9500 x 0,051448 x %75 = 366,56 YTL Brüt) sosyal yardım olarak ödenmesi, şeklindedir.
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun “İl Özel İdaresinin görev ve sorumlulukları” başlıklı 6 ncı maddesi “a” bendinde aynen;
“İl özel idaresi mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla;
a) Sağlık, Gençlik ve spor, tarım, sanayi ve ticaret; (Ek ibare : 01/07/2006 - 5538 S.K/26/a.mad) Belediye sınırları il sınırı olan Büyükşehir Belediyeleri hariç ilin çevre düzeni plânı, bayındırlık ve iskân, toprağın korunması, erozyonun önlenmesi, kültür, sanat, turizm, sosyal hizmet ve yardımlar, yoksullara mikro kredi verilmesi, çocuk yuvaları ve yetiştirme yurtları; ilk ve orta öğretim kurumlarının arsa temini, binalarının yapım, bakım ve onarımı ile diğer ihtiyaçlarının karşılanmasına ilişkin hizmetleri il sınırları içinde,…” denilmektedir.
Madde hükmünden anlaşılacağı üzere, İl Özel İdaresinin sosyal hizmet ve yardımlarda bulunabilmesi için yardımın mahalli müşterek nitelikte olması şartı getirilmiştir. Ancak, meclis kararı mahalli müşterek bir ihtiyacın giderilmesi amacını taşıyan sosyal yardım niteliğinde değildir. Ayrıca, Kararda bahsi geçen işçilere ilişkin yapılacak sosyal yardımların neler olacağı ve nasıl ödeneceği ise 01.01.2008 - 31.12.2008 tarihleri arasında geçerli olan toplu iş sözleşmesi ile belirlenmiş olup, sözleşmede sayılan yardımların 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre yapılacağı kararlaştırılmıştır. Bu yardımlar dışında başka yardım alacaklarına ilişkin düzenleme de yapılmamıştır. Bu durumda, işçilere meclis kararı ile sosyal yardım yapılması mümkün değildir.
Bu nedenle dilekçi iddialarının reddi ile 852 sayılı ilamın 11’inci maddesiyle toplam 6.694,64 YTL.’ye tazmin hükmünün TASDİKİNE
- 852 sayılı ilamın 17’nci maddesinde, İl Encümeni üyelerine 5302 sayılı Kanunun 28 inci maddesine göre ödenen ödenekten gelir vergisi kesintisinin yapılmadığı gerekçesiyle toplam 8.902,82 YTL.’ye tazmin hükmolunmuştur.
Dilekçi iddiaları ve Başsavcılık görüşü işbu ilamın 4’üncü maddesinde açıklandığı gibidir. İşbu ilamın 4’üncü maddesinde belirtilen gerekçelerle 852 sayılı ilamın 17’nci maddesiyle toplam 8.902,82 YTL.’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
Karar verildiği 12.11.2013 tarihli ve 37860 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:00:01