Sayıştay 8. Dairesi 34950 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8
Sayıştay Kararı
34950
29 Ocak 2013
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2008
-
Daire: 8
-
Dosya No: 34950
-
Tutanak No: 36210
-
Tutanak Tarihi: 29.01.2013
-
Konu:
KARAR
Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten ve duruşmada hazır bulunan murafaacılar ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamaları dinlendikten sonra gereği görüşüldü:
858 sayılı ilamın 1.maddesi ile;Türk Akreditasyon Kurumunun muhasebe işlerini serbest muhasebeci mali müşavir eliyle gördürmesi nedeniyle 74.688,48 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle;Türk Akreditasyon Kurumunun (TÜRKAK) 4457 sayılı Kanunla, tüzel kişiliği ve İdari mali özerkliği haiz bir teşkilat olarak 1999 yılında kurulduğunu,
Mezkur Kanunun 10/h maddesinin açık bir şekilde, gerek duyulan hallerde TÜRKAK'ın hizmet satın almasına imkan verdiğini, 4457 sayılı Türk Akreditasyon Kurumu Kuruluş Ve Görevleri Hakkında Kanunun 1. maddesinde yer alan "...özel hukuk hükümlerine tabi, tüzel kişiliği haiz, idari ve mali özerkliğe sahip.. " kuruluş tanımlamasından, Personel ve nitelikleri başlıklı 20. maddenin 2. fıkrasında yer alan "Personelde aranacak özel nitelikler yönetmelikle belirlenir." hükmü dayanak tutularak hazırlanan TÜRKAK Personel Yönetmeliğinin ikinci bölümünün istihdam şekilleri kenar başlığı altında düzenlenen 6. maddesi içeriğinde düzenlenen (b) ve (c) bendlerinde "Kurum hizmetlerinin gerektirdiği görevlerin gerçekleştirilmesi için ihtiyaç duyulan personelin istihdam şekilleri”nin gösterildiğini,
"c) Kısmi Zamanlı Personel: Geçici nitelikte olan hizmetleri yapmak üzere haftanın belirli günlerinde çalıştırılan ve kadrolu sayılmayan personeldir." içeriğindeki açık düzenlemeden yola çıkarak muhasebe hizmetlerinin sağlıklı olarak verine getirilmesi amacıyla kısmi zamanlı olarak istihdam edilen veya danışmanlık hizmeti satın alınan mali müşavirin verdiği danışmanlık hizmetinin tamamen hukuki bir kamu hizmeti olduğunu söylemenin yanlış olmayacağını,
4734 sayılı Kanunun 4. ve 62/e maddelerinin de Kanun kapsamındaki kamu idarelerine muhasebe, danışmanlık gibi hizmetleri satın alma imkânı verdiğini,
Ayrıca 3568 sayılı Kanunun 2. maddesinin bir mali müşavir ile Kurumları arasında danışmanlık hizmeti konulu bir sözleşme yapılmasına mani teşkil etmediğini,
Özel hukuk hükümlerine tabi olan Kurumun; KDV Kanunu Kapsamındaki işlemlerini sorunsuz olarak yürütmek, Yönetim Kurulu ve Denetim Kuruluna bilanço tablolarının hazırlanması, özel hukuk kapsamındaki mali mevzuatta Kurumu ilgilendiren hususların yorumlanması ve bilgilendirmede bulunulması, 4457 sayılı Kanunun 21/a maddesi uyarınca, birçoğu anonim veya limited şirket durumundaki akredite kuruluşların yıllık gelirlerinden alınacak %1 ödentilerine dair beyan ve tespitlerin sağlıklı yapılması konularında Kurumda muhasebe işleri ile görevli personelin mesleki bilgisini takviye etmek için müşavirlik hizmeti alımı gerekliliğinin ortaya çıktığını ve bir mali müşavir ile (Fatih KAPLANHAN- Sicil No. 8159) sözleşme yapılarak danışmanlık hizmeti alındığını,
Bu sözleşmenin 2008 yılı başlarında Genel Sekreter olan M. Atakan Baştürk döneminde bir önceki yılda olduğu gibi hazırlandığını ve bir yıllık süreli olarak imzalandığını, 2008 yılı üçüncü ayında kendisinin görevden alınması üzerine genel sekreterliğe vekaleten getirilen Emre SEZER döneminde de bir yıllık süresi doluncaya kadar sözleşme ilgili işlemlerin devam ettiğini, bu hizmetin ifası sırasında, sözleşme yapılan müşavirin istihdam etmiş bulunduğu iki elemanın, mali müşavirlik hizmetinin tamamlayıcısı olan işleri görmek üzere Kuruma ait mekanda çalıştırıldığını ve bunlara dair ödemelerin sözleşme gereği, mali müşavire fatura karşılığında yapıldığını,
Kurumun olağan muhasebe işlemlerinin ise Personel İdari ve Mali İşler Müdürlüğü bünyesindeki Kurum personeli eliyle görüldüğünü,
Esasen, Kurumun muhasebe işlemleri ve kayıtlarının, Maliye Bakanlığının talimatı ile 2006 yılından itibaren Kurum içinde tesis edilmiş bilgisayarla bağlanılan "say 2000'i" otomasyon sistemi ile gerçekleştirildiğini, bu sebeple 5018 sayılı Kanun, ilgili yönetmelikleri ve tebliğleri ile düzenlenmiş kamu idaresi bütçesi kapsamındaki muhasebe hizmetinin serbest mali müşavir eliyle gördürülmesinin mümkün olmadığını, bu dönem içinde tüm muhasebe işlemlerinin, 5018 sayılı Kanunun geçici 5. maddesi uyarınca muhasebe hizmetlerinden sorumlu olarak görev yapmış olan Personel ve İdari - Mali İşler Müdürünün (Bülent AYDEMİR) kontrolünde yürütüldüğünü,
Personel ve İdari - Mali İşler Müdürünün, 5018 sayılı Kanunun 62. maddesi uyarınca bilahare Yönetim Kurulunun 17.12.2007 tarih ve (2007/502) sayılı Kararıyla Muhasebe Yetkilisi olarak atandığını, Bülent AYDEMİR’in, yapılan sözleşmelerin, mali işlemlerin, ilgili kanun ve yönetmeliklere uygun olarak hazırlanmasından, gerçekleştirilmesinden, kontrol edilmesinden ve üst yönetime, harcama yetkilisine uygun bir şekilde sunulmasından sorumlu olan birimin amiri olduğunu,
Yapılan tüm mali işlerin, bu konuda yetişmiş elemanlar istihdam eden bu birim içerisinde, birim amiri gözetiminde gerçekleştirildiğini, birim amiri tarafından kanun ve yönetmeliklere uygun olduğu kontrol edilip onaylandıktan sonra "kontrol edilip onaylanmıştır" kaşesi basılıp imzalanarak "uygun görüşle" idari genel sekreter yardımcısına sunulduğunu,
Aynı "kontrol edilmiştir ve onaylanmıştır kaşesi vurularak", "uygun görüşle'" Teknik personel olan Genel Sekreterlik makamına arz edildiğini,
TÜRKAK Kanununa göre esas harcama yetkilisi olan Yönetim Kurulunun, işlerin daha süratli yürüyebilmesi için, kendisine vekaleten, üst sınırı belirlenmiş bir miktara kadar Genel Sekreter'e harcama yetkisi verdiğini, Genel Sekreterin, Yönetim Kurulundan aldığı yetki ile Yönetim Kurulu adına harcama yetkilisi olarak bu evrakları imzaladığını, Yönetim Kurulu ve denetim Kurulu tarafından denetlenen, kontrol edilen bu işlemlerin her yıl mayıs ayında yapılan TÜRKAK genel kurulunda delegeler tarafından kontrol edilerek "ibra" edildiğini,
Yukarıda açıklanan şartlarda, 858 sayılı İlamda yer alan tazmin hükmünü, Kurumun muhasebe işlemlerinin serbest muhasebeci mali müşavir ve beraberindeki iki personele sözleşmeyle yaptırmış olma tespitine dayandırmanın uygun olmadığını çünkü, kurum tarafından, 2008 yılı içinde mali müşavirden danışmanlık hizmeti alınarak ödemede bulunulduğunu,
Kurumun 5018 sayılı Kanunun 61. maddesinde muhasebe hizmeti kapsamında açıklanan işlemlerini yaptırmak için işgücü teminine münhasır bir sözleşme imzalanmamış ve bu bağlamda kişilere ödemede bulunulmamış olduğunu,
Kurumun, 2008 Yılı içinde, ilgili mevzuatına uygun olarak tedarik ettiği mali müşavirlik hizmeti ile ilişkili olarak sözleşme yapılan mali müşavirin istihdam etmiş olduğu personelin, Kurum mekanında müşavirlik hizmetini tamamlayıcı işleri yapmak için müşavirlik hizmeti kapsamında Kurumda görülecek işlere tahsisinin normal olduğunu,
Nitekim 31.12.2005 tarihli Resmi Gazetede yayımlanmış 97 seri no.lu KDV Genel Tebliğinin ''İş Gücü Hizmetlerinde Tevkifat Uygulanması"' başlıklı 2. maddesi altında yer alan 4 no.lu örnekten anlaşılacağı üzere, Kuruma vereceği danışmanlık hizmetinin akışı ve tamamlayıcılığını teminen mali müşavirin istihdam etmiş olduğu, sevk ve idaresinden kendisinin sorumlu bulunduğu personelin ilgili sözleşmede belirtilen şartlardaki maliyetinin, Kurum tarafından müşavirlik sözleşmesi kapsamında mali müşavire ödendiğini,
Mali müşavirlik sözleşmesinin "Yapılacak işlerin konusu ve kapsamı" başlıklı 3. maddesinde; 5018 sayılı Kanunun 61. maddesindeki muhasebe hizmeti tanımına dahil olan, gelirlerin ve alacakların tahsili, giderlerin hak sahiplerine ödenmesi, para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin alınması, saklanması, ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve diğer tüm mali işlemlerin kayıtlarının yapılması ve raporlanması işlemlerinin belirtilmediğini,
Çünkü bu işlemlerin, Personel ve İdari - Mali İşler Müdürlüğü personeli tarafından gerçekleştirildiğini,
Mezkûr sözleşmede kayıtların kontrolü, beyanname düzenleme, mali danışmanlık, tablo hazırlama şeklinde tipik müşavirlik konularının gösterildiğini, burada vurgulanan kamu hizmeti tanımının 4457 sayılı Türk Akreditasyon Kurumu Kuruluş Ve Görevleri Hakkında Kanun ve bu kanun uyarınca yürürlükte olan Personel Yönetmeliği ve diğer mevzuat birlikte değerlendirildiğinde "Bir kamu kurumunun ya kendisi tarafından ya da yakın gözetimi altında olarak özel girişim (teşebbüs) eliyle kamuya sağlanan hizmettir." şeklinde anlaşılması gerektiğinin de yanlış olmayacağını,
Ayrıca 5018 sayılı Kanunun Kamu zararı kenar başlıklı 71.maddesinde;
“(Değişik birinci fıkra: 25/4/2007-5628/4 md.) Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.Kamu zararının belirlenmesinde;
a)İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,
b)Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,
c)Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,
d)İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,
e)İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması.
f)(Mülga: 22/12/2005-5436/10 md.)
g)Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,
esas alınır.” denildiğini,
71/son fıkrada ise "Kamu zararının, bu zarara neden olan kamu görevlisinden veya diğer gerçek ve tüzel kişilerden tahsiline ilişkin usûl ve esaslar, Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." düzenlemesine yer verildiğini, bu manada bir kamu zararından söz edilemeyeceğini,
TÜRKAK’ın, 2004 yılından beri bütçeden pay almayan, akreditasyon faaliyetleri çerçevesinde yıllardan beri kendi gelirleri ile ayakta kalan özel hukuk hükümlerine tabi, tüzel kişiliği haiz, idari ve mali özerkliğe sahip bir kuruluş olduğunu,
Tüm ödemeler hukuka uygun olarak yapıldığını,
Kamu ihale Kurumu (KİK) tarafından yayınlanan yönetmelikle, Kamu ihalelerinde alımı yapılan mal ve hizmetler ile ilgili sunulan kalite belgelerinin geçerliliğinin kontrolünün TÜRKAK'a tevdi edildiğini, 2006 yılından bu yana büyük bir miktarda ilave bir iş yükü getiren bu KİK yönetmeliği devam ettiği sürece, hizmetin aksamadan ve istenilen zamanda yürütülmesinin mali işlerle görevli birimin işlerini ciddi bir şekilde artırdığını, Kamu ihalelerini doğrudan ilgilendirilen bu işlemlerin doğru yapılması için konunun uzman kişilerce kontrol edilmesine ihtiyaç duyulduğunu,
KİK yönetmeliğinde TÜRKAK'a tevdi edilen bu görev her ne kadar yıllardır devam etse de her an sonlandırılabilecek geçici bir görev olduğunu, dışarıdan alınan bu müşavirlik hizmetinin bu işlemlerin doğru ve zamanında gerçekleştirilmesine imkan verdiğini,
Aynı zamanda yapılan bu işlemlerden alınan harçlarla elde edilen gelirin TÜRKAK'ın gelirlerini yaklaşık iki misli artırdığını belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Savcılık; “İlgili temyiz dilekçesinde: “Kurumlarının, ticari hizmet üreten bir kurum olduğunu, hizmet akdi ile işçi statüsüne giren personel istihdamı yapıldığını, bu durumda çalışanlarının Anayasanın 128. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirtmek suretiyle haklarında 657 sayılı kanunun 4 ve 5. maddelerinin uygulanamayacağı gerekçesi ile, 4457 Sayılı Kanunun 3/h, 4, 10/h maddeleri ve 4734 sayılı Kanunun 62. maddesine uygun Mali Müşavirlik hizmeti satın aldığını ileri sürerek, tazmin kararının kaldırılmasını” istemektedir. Türkiye Akreditasyon Kurumu’nun muhasebe işlemlerini düzenlenen sözleşmeye dayanarak Serbest Mali Müşavire gördürülmesi karşılığı yapılan ödemenin yasal olduğuna ilişkin 19.07.2011 tarih ve 33574 tutanak no lu Temyiz Kurulu kararı bulunduğundan, tazmin hükmünün 832 sayılı Kanun’un 73. maddesi gereği kaldırılmasına karar verilmesinin uygun olacağı,” şeklinde görüş bildirmiştir.
Temyize konu ilamda; Türk Akreditasyon Kurumu’nun 5018 sayılı Kanuna ekli “Özel bütçeli idareler” cetvelinde yer almasından dolayı, bir kamu idaresi olduğuna, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olduğuna, 5018 sayılı Kanunun “muhasebe hizmeti ve muhasebe yetkilisinin yetki ve sorumlulukları” başlıklı 61. maddesinde hareketle; muhasebe yetkilisinin kurum personeli içinden olması gerektiğine, sonuç olarak da hizmet satın alınması yoluyla muhasebe hizmetinin özel şahıslara gördürülmesinin mevzuata aykırı olduğuna hükmedilmiştir.
Rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesinde; söz konusu ödemenin, teknik bilgi ve destek alımı şeklinde sözleşmeye dayalı olarak hizmet alımı karşılığında yapıldığı, mali müşavirin muhasebe yetkilisinin yerine geçmesi ve evrakları imzalamasının söz konusu olmadığı görülmüştür.
4734 sayılı Kamu İhale Kanununun “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinde;
“ Bu Kanunun uygulanmasında;
Mal : Satın alınan her türlü ihtiyaç maddeleri ile taşınır ve taşınmaz mal ve hakları,
Hizmet: (Değişik: 30/7/2003-4964/3 md.) Bakım ve onarım, taşıma, haberleşme, sigorta, araştırma ve geliştirme, muhasebe, piyasa araştırması ve anket, danışmanlık, (…), tanıtım, basım ve yayım, temizlik, yemek hazırlama ve dağıtım, toplantı, organizasyon, sergileme, koruma ve güvenlik, meslekî eğitim, fotoğraf, film, fikrî ve güzel sanat, bilgisayar sistemlerine yönelik hizmetler ile yazılım hizmetlerini, taşınır ve taşınmaz mal ve hakların kiralanmasını ve benzeri diğer hizmetleri,
… ifade eder.” denilmiş ve muhasebe hizmetleri de “hizmet” tanımı içinde yer almıştır.
Söz konusu olayda, mali müşavir, kurum personeli şeklinde istihdam edilmemekte, muhasebe hizmetini teknik destek olarak sunmaktadır ve yukarıda belirtilen Kanun hükmü, bu şekilde muhasebe hizmet alımına cevaz vermektedir.
Bu nedenle 858 sayılı ilamın 1. maddesi ile 74.688,48 TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
Karar verildiği 29.01.2013 tarih ve 36210 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:00:56