Sayıştay 8. Dairesi 34756 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

34756

Karar Tarihi

28 Haziran 2011

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2008

  • Daire: 8

  • Dosya No: 34756

  • Tutanak No: 33470

  • Tutanak Tarihi: 28.06.2011

  • Konu:

KARAR

Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Dilekçinin dilekçesinde aynen;

“İstanbul Bakırköy Belediye Başkanlığımın 2008 yılı hesaplarının denetimine bağlı olarak Sayıştay Başkanlığı tarafından yapılan 03/08/2010 tarih 2009/379-150 sayılı yazıya ekli sorgu neticesinde alınan karar. Başkanlığınız tarafından İçişleri Bakanlığına gönderilmiş olup, Bakırköy Kaymakamlığı marifetiyle Bakırköy Belediye Başkanlığına bildirilmiştir.

Başkanlığınıza ait kararda; dava dosyalarının kamu zararı olarak tespit edilen ana paraları için değil, feri giderler olan yargılama giderleri için kamu zararında kusur olup olmadığı hususunun incelenmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Burada davanın açılmasına sebep olan personelin kusur veya kastı araştırılması gerekirken, ya da Avukatla birlikte bu personellerin de kusuru kastı araştırılmalıyken, sadece davaya bakan Avukatın kusurunun araştırılmasına anlam verilememiştir. Karar bu yönüyle objektif değildir.

Kararınız tarafımıza tebliğ edilmemiş olduğu gibi, kararda kanun yolu ve süresi hakkında bilgi verilmeyerek, yol gösterilmemiştir.

Ekte örneğini sunduğumuz 09/03/2011 tarih 9059 sayılı Maliye Bakanlığı Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü yazısı ile de savunmalarımız tevsik edildiği üzere; Hukuk İşleri Müdürlüğüme gönderilecek ödeme bilgilerinde "rücu hususunun değerlendirilip değerlendirilmediğinin" açıkça anlaşılabilmesi ve "zararın miktarı ile zararın meydana gelmesinde sorumluluğu kesin olan kişilerin bildirilmesi" gerekmektedir. İst.Valiliği'nce Bakırköy Belediye Başkanlığı'na gönderilen 07/04/2011 tarih 16632 sayılı yazı ile "işbu yazıda belirtilen hususların dikkate alınması" bildirilmiştir.

Rücu durumunun söz konusu olup olmadığı idaresince değerlendirilerek, rücu davası açılmasını gerektirir durumun varlığının tespit edilmesi ve rücu tespiti halinde:

Dava açılmasına esas olacak ödeme belgeleri, olay nedeniyle düzenlenen rapor/ceza mahkemesi kararı, rücu edilecek kişilerin kimlik ve tebligata elverişli adres bilgileri ile sair gerekli bilgi belgelerin, rücu davası açılması yönündeki görüşleri ile birlikte Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğüne, Muhakemat Müdürlüklerine, Hazine Avukatlıklarına intikal ettirilmesi gerekmektedir.

Muhakemat Müdürlüklerinin ifa ettiği görevler Belediyelerde Hukuk İşleri Müdürlüğü tarafından yerine getirilmekte olup, Maliye Bakanlığımın "İlama Bağlı Borçlarda Rücu" konulu yazısından da anlaşıldığı üzere; Avukatların zarardan sorumlu kişiyi bilmesi ve kendiliğinden rücu davası açması mümkün değildir.

Şahsıma sorgu konusu olan davalar ; Belediye personeli olan Mehmet Sümer 'in 2004-2005 yılı sicil notunun somut ve objektif gerekçeler olmadan olumsuz değerlendirilmesine bağlı olarak açılan davalar ile ilgilidir.

Mahkeme kararları personel ile ilgili Müdürlük olan İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğüne ve görev yaptığı Zabıta Müdürlüğüne gönderilmiştir.

Kesinleşen bu kararlar gereği açılacak rücu davası için, Mali Hizmetler Müdürlüğünün ödeme yapmış olduğunu, sorumlu Müdürlüğe bildirmesi, bu Müdürlüğünde sorumlu personelini tespit etmesi gerekir.

Bu araştırmayı yapmak Hukuk İşleri Müdürlüğünün veya Avukatın işi değildir. Ancak savunmamın haklılığı, ekte sunduğum ve yukarıda açıkladığım resmi yazılarla da sabittir. Nitekim "Devlete ve Kişilere Memurlarca Verilen Zararların Nevi ve Miktarlarının Tespiti, Takibi, Amirlerinin Sorumlulukları, Yapılacak Diğer İşlemler Hakkında Yönetmelik" hükümleri de bu yönde olup, 10.maddesinde açıkça; sorumlu memurun "AMİRİ" tarafından tespit edileceği emredilmiştir. Ve; ödeme yapıldığını yani zararın doğduğunu bilmeyen Avukata (ki bu husus sorguya tabi dava dosyasından anlaşılmaktadır) "zararı neden tahsil etmediğinin" sorulması da hak ve hukuka aykırıdır.

Bu nedenlerle, hakkımda hak ve hukuka aykırı olarak başlatılan sorguya karşı vermiş olduğum savunmamın kabul edilmemesi, açık kanun ve yönetmelik hükümleri karşısında yerinde değildir.

Sonuç olarak;

Sorguya ait dava dosyalarına ödeme bilgilerinin gelmediği görülebilir durumdayken, Rücu etme ve sorumlu personeli tespit etme yetkimin olmadığı, bu nedenle sorumluyu tespit etmemin mümkün olmadığı hususları yasayla ve yönetmelik hükümleriyle açık iken,

Yasaya aykırı şekilde hakkımda sorgu açılması ve sorgumuzun konusunun;neden rücu edilmediği' olması hasebiyle, savunmama rağmen hakkımda beraat hükmü verilmemesi, hukuka ve yasalara aykırıdır.

Kararda ifade edilen "sorumluluğu bulunan personele rücu edilmesini teminen İçişleri Bakanlığı'na yazılması" hükmü, yargılama giderleri için Avukatlar sorgulandığından ve ana paralar için değil sadece yargılama giderleri için bu hüküm kurulduğundan, Bakırköy Belediyesi tarafından "Avukatların kusurunun araştırılması" şeklinde yorumlanmış olup, kararınızı takiben sadece Avukatlar hakkında Teftiş işlemleri başlatılmıştır.

Tek başına yargılama giderleri kamu zararı oluşturmuş ise ve Avukatın görevini gereği gibi yerine getirip getirmediği araştırılıyor ise, bu durumda aynı zamanda davanın açılmasına sebep olan personelin kusur ve kastının da araştırılmasına karar verilmemiş olması anlaşılır değildir.

Tüm bu nedenlerle, hakkımda kurulan karar, yasalara, hukuka, hak ve adalete aykırı olup, mürafaalı olmak üzere temyiz incelemesi ile beraatime karar verilmek üzere BOZULMASINI, arz ve talep ederim.”denilmiştir.

İstanbul Bakırköy Belediyesi Muhasebe Birimi 2008 mali yılına ilişkin olarak Sayıştay 8.Dairesi tarafından yapılan yargılama sonucunda düzenlenen 26.10.2010 tarihli 861 sayılı ilamda iki maddeye tazmin hükmü verilmiştir.

Söz konusu ilamın 1.maddesi, İçişleri Bakanlığı genelgesine aykırı olarak Bakanlık izni alınmadan seminer için belediye bütçesinden ödeme yapılması ile 2.maddesi de fiyat farkı ödemeleri ile ilgilidir.

Dilekçede itiraz edilen konu ise, 861 sayılı ilamda yer almayan yine Sayıştay 8.Dairesine ait 26.10.2010 tarihli D.8 2010-99 karar nolu ve Rapor-6776 esas nolu Kararda yer almaktadır.

Belirtilen Kararda;

“Raporun13.maddesinin incelenmesi sonucunda;

Bakırköy Belediyesi aleyhine değişik nedenlerle açılan davaların kaybedilmesi sonucu, İst. 3. İdare Mah. E:2006/1181, K:2006/1670; İst. 2. İdare Mah. E:2005/567, K:2006/1014; İst. 7. İdare Mah. E:2006/1536, K:2007/2143; İst.12. Asliye Huk. Mah. E:2008/1 K:2008/3; İst.4. İdare Mah. E:2002/1199, K:2003/ 744; Bakırköy 4. Asliye Hukuk Mah. E:2002/631, K:2007/ 368 Şişli İcra Md.lüğü 2008/ 4839 Esas Dosya numaralı mahkeme kararları ile bu kararlara istinaden gönderilen icra emirleri gereğince ödenen yargılama giderleri, icra inkar tazminatı, gecikme faizi, icra masrafları ve vekalet ücretlerinin tamamının Belediye bütçesinden ödenerek bu ödemelerin kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği bulunan personele rücu edilmediği hususu sorgu konusu yapılmış, gönderilen savunmalarda ise, bu giderlerin ödenmesinin mahkeme kararlarının gereği olduğu ve rücu edilecek personeli tespit etmelerinin mümkün olmadığı belirtilmiştir. Ancak, rücu edilecek personelin tespit edilememesi sorumluların sorumluluklarını ortadan kaldırmayacağından, Belediye bütçesinden ödenen yargılama giderleri, icra inkar tazminatı, gecikme faizi, icra masrafları ve vekalet ücretlerinin kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucu bu ödemelerin yapılmasına neden olan kişilere rücu edilmesi gerekmektedir. Zira, Anayasanın 129'ncu maddesinde, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davalarının kendilerine rücu edilmek kaydıyla idare aleyhine açılacağı belirtilmiştir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ‘Kişilerin Uğradıkları Zararlar’ başlıklı 13. maddesinde;

‘Kişiler kamu hukukuna tabi görevlerle ilgili olarak uğradıkları zararlardan dolayı bu görevleri yerine getiren personele değil, ilgili kurum aleyhine dava açarlar. … Kurumun genel hükümlere göre sorumlu personele rücu hakkı saklıdır’ hükmü bulunmaktadır.

Yine aynı Kanunun 12. maddesinde ise;

‘Devlet memurlarının görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmek zorunda oldukları, Devlet memurunun kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucu idare zarara uğratılmışsa bu zararın ilgili memur tarafından ödenmesinin esas olduğu’ belirtilmiştir.

Ayrıca, Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in

‘Kamu Zararının Belirlenmesi’ başlıklı 6. maddesinde;

  1. Kamu zararının belirlenmesinde;

…g) Kamu idaresinin yükümlülüklerinin mevzuatına uygun bir şekilde yerine getirilmemesi nedeniyle kamu idaresine faiz, tazminat, gecikme zammı, para cezası gibi ek malî külfet getirilmesi,

…esas alınır.’denilmektedir.

Bu itibarla, yukarıda bahsedilen mevzuat hükümleri gereğince, Bakırköy Belediyesi aleyhine değişik nedenlerle açılan ve yukarıda esas ve karar numaraları belirtilen, ekli tabloda ayrıntıları ayrıca gösterilen davaların kaybedilmesi sonucu mahkeme kararları gereğince ödenen yargılama giderleri, icra inkar tazminatı, gecikme faizi, icra masrafları ve vekalet ücretlerinin, bu ödemelere kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucu neden olan personele rücu edilmesini teminen konunun İçişleri Bakanlığı’na yazılmasına,

26.10.2010 tarihinde karar verildi.”

denilmiştir.

Daire kararı ile Bakırköy Belediyesi aleyhine değişik nedenlerle açılan davaların kaybedilmesi sonucu mahkeme kararları gereğince ödenen yargılama giderleri, icra inkar tazminatı, gecikme faizi, icra masrafları ve vekalet ücretlerinin, bu ödemelere kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucu neden olan personele rücu edilmesini teminen konunun İçişleri Bakanlığı’na yazılmasına, karar verildiği anlaşılmaktadır.

861 sayılı ilamda tazminine hükmedilmemiş ve sorumluluk yükletilmemiş olmasına rağmen 6.10.2010 tarihli D.8 2010-99 karar nolu ve Rapor-6776 esas nolu Daire kararıyla Bakanlığına yazılmasına karar verilmiş bir konu hakkında dilekçi tarafından beraatine karar verilmesine yönelik temyiz talebinde bulunulmakta ise de, söz konusu ilam hükmünde herhangi bir tazmin hükmü verilmediği gibi dilekçinin kendisine sorumluluk da tevcih edilmemiş olduğundan bu aşamada Kurulumuzca Yapılacak İşlem Olmadığına,

Karar verildiği 28.06.2011 tarih ve 33470 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:03:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim