Sayıştay 8. Dairesi 34021 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

34021

Karar Tarihi

5 Haziran 2012

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2008

  • Daire: 8

  • Dosya No: 34021

  • Tutanak No: 35117

  • Tutanak Tarihi: 05.06.2012

  • Konu:

KARAR

Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü:

404 sayılı ilamın 1.maddesi ile; İl özel idaresi genel sekreterine aldığı maaşa ilave olarak Maliye Bakanlığı personeline 213 sayılı Vergi Usul Kanununun ek 13.maddesi uyarınca yapılan ek ödemenin ödenmesi nedeniyle 11.890,78 YTL.tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde özetle; Genel Sekreter özlük haklarıyla ilgili düzenlemenin 5302 sayılı kanunun 36. maddesinin 4. fıkrası hükmünde yer aldığını,

Yasanın 36. maddesinin, Genel Sekreterin mali ve sosyal haklarını tek tek saymadığını,

"Genel Sekreterlik kadrosuna atananlar, büyük şehir belediyesi bulunan illerde genel idare hizmetleri sınıfına dâhil Bakanlık Genel Müdürü, diğer illerde ise genel idare hizmetler sınıfına dahil müstakil daire başkanı için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanır" hükmünde olduğunu,

İlgili mevzuatında ön görülen, tüm haklardan aynen yararlanılacağı belirtilmesine rağmen, hak kullanılırken baz alınacak müstakil daire başkanı özlük haklarının, ne 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ne de diğer kanuni düzenlemelerde belirtilen hak kısıtlayıcı ifadelere atıfta bulunmadığını,

"İlgili mevzuat" ifadesi genel bir ifade olduğunu,

Bu ifadeden İçişleri Bakanlığı Müstakil Daire Başkanı kastediliyor şeklinde anlaşılması gerekiyor olsa da İçişleri Bakanlığında müstakil daire başkanlığı kadrosu bulunmadığını,

Üstelik İl Özel İdarelerin, İçişleri Bakanlığı ve diğer bakanlıkların taşra teşkilatı konumunda olmadığını,

Yerel yönetimler ve dolayısıyla İl Özel İdaresinin merkezi idare ile bağının, Anayasa'nın 127. maddesinde düzenlenen idari vesayete dair hükmü ile sınırlı olduğunu,

dolayısıyla, "müstakil daire başkanı" ve ilgili mevzuat" terimlerinden hareketle hangi bakanlığın kastedildiğinin muğlak kaldığını,

Yerel yönetimlerin, yeniden yapılanma çerçevesinde büyük değişimlere uğradığını, hem faaliyet alanın genişletildiğini hem de sorumluluklarının artırıldığını,

Kendisinden yapı olarak daha büyük ve karmaşık mevzuat yapısı içinde faaliyet göstermekte olan Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünün lav edilerek İl Özel İdaresinin bünyesi içerisine alındığını,

5302 sayılı kanunun içeriği incelendiğinde, yakın bir zamanda Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ve SHÇEK Genel Müdürlüğü teşkilatlarının yürüttükleri faaliyetlerin de İl Özel İdarelerine devredileceğinin açıkça görülmekte olduğunu,

Yasanın bu kadar ağır sorumluluk yüklediği İl Özel İdaresinin daha işin başında "Müdürlük" sıfatından arındırılarak "Müstakil Daire Başkanı" seviyesinde "Genel Sekreter" marifetiyle idare edilmesini gerektirdiğini,

İl Özel İdaresi Genel Sekreterinin özlük haklarının ödenmesinde aranan kriterlerin 5302 sayılı kanunun 36. maddesi ile üç temel unsura bağlandığını,

a)Genel idare hizmetleri sınıfına dahil olma.

b)Müstakil Daire Başkanı olma.

c)İlgili mevzuatında sağlanan tük haklardan aynen yararlanma, ifadelerini kullandığını,

Yasanın "İlgili Mevzuat" ibaresinin herhangi bir mevzuatı işaret etmediğini,

Dolayısıyla müstakil daire başkanının, mevzuatımızda çok değişik kurumlarda ve bakanlıklarda farklılıklar gösteren özlük haklarından faydalanmakta olduklarını,

Maliye Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Müstakil Daire Başkanlarının, burada sayılmayan diğer müstakil daire başkanlarına göre 657 sayılı kanunda belirtilen zam ve tazminatların dışında çeşitli yasal düzenlemelerle "ek tazminat" aldığını,

5302 sayılı kanunun genel sekreter için kullanılmış olduğu "aynen yararlanma" ifadesinin "ek tazminat" uygulamasının yasal dayanağı olarak görüldüğünü,

Bu ödemenin, bütün hakların, diğer bir ifade ile ücretin bir parçası ve her ay mutat olarak ücretin parçası olarak ödendiğini,

Eğer, sadece görevin özel önemi veya işin riski nedeniyle ödenmiş olsaydı, izinli, ya da raporlu olduğu zaman ödenmemesi gerekeceğini,

Diğer taraftan ek ödeme olan bakanlıkların genel müdür ve müstakil daire başkanlarının, ek ödeme almayan bakanlıkların aynı personeline göre farklı bir çalışma saatine de tabi olmadığını,

2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 102. maddesindeki "her türlü ödeme" ibaresine dayanılarak hakim ve savcılara en yüksek devlet memuru aylığı ödendiğini,

"Her türlü ödeme" kavramına dayanılarak müsteşarın maaşı ödenebiliyorsa, "aynen yararlanma" ifadesiyle de Maliye Bakanlığı Müstakil Daire Başkanına sağlanan ek tazminat uygulamasından yararlanılabileceğini düşündüklerini,

Yasalarda açıkça belirtilmediği, işaret edilmediği takdirde emsal aylık ve tazminat uygulamalarının kişinin lehinde olan oranları kullanması yönünde olacağından, hukuka aykırılık teşkil etmeyeceği ve kamu zararı oluşturmayacağını,

Ayrıca, 23.07.2010 tarih ve 6009 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun geçici 8. maddesine göre; konusu suç teşkil etmek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, bu kanunun yayımı tarihine kadar memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdedilerek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyük şehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun, ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri hakkında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır, hükmüne istinaden, verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.

Savcılık;İl Özel İdaresi Genel Sekreterine, Maliye Bakanlıklardaki müstakil daire başkanlığına ait ek ödemeden yararlandırılarak yapılan ödeme, 5302 sayılı Kanun’un 36. maddesi, 2007/11930 sayılı B.K.Kararı ile 2007 yılında uygulanmasına devam edileceği belirtilen 2006/10344 sayılı B.K.K. kararı ile Maliye Bakanlığı (BÜMKO Genel Müdürlüğü) nın 31.08.2007 tarihli ve 115920 sayılı yazısına aykırı bulunmaktadır.

Diğer taraftan yapılan ödeme 6009 sayılı Kanun’un geçici 8. maddesi kapsamında yapılan ödeme değildir. Bu durum karşısında tazmin hükmünün tasdikine,

karar verilmesi uygun olur, şeklinde görüş bildirmiştir.

5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununda;

“Madde 36: Genel Sekreterlik kadrosuna atananlar, büyükşehir belediyesi bulunan illerde genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürü, diğer illerde ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil müstakil daire başkanı için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar; bunlar valinin teklifi ve İçişleri Bakanlığının onayı ile atanır.” hükmü yer almaktadır.

213 sayılı Vergi Usul Kanununa 3418 sayılı Kanunun 32. maddesi ile ek 13. madde eklenmiş ve bu maddenin 4.fıkrası (a) bendi ile Maliye Bakanlığı personeline ek ödeme yapılması için yetki verilmiş verilen yetkiye istinaden de, “Maliye Bakanlığı Personeline Yapılacak Ek Ödemeye İlişkin Usul ve Esaslar” ile bu esaslara “ekli cetvellerde” gösterilen oranlarda Maliye Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında çalışan memurlar ile sözleşmeli personeline (bağlı kuruluşların kadro karşılığı sözleşmeli personeli hariç), 08.05.2007 tarihli Bakan oluruyla ek ödemede bulunulmasına ilişkin usul ve esaslar tespit edilmiştir.

Maliye Bakanlığı Personeline Yapılacak Ek Ödemeye İlişkin Usul ve Esasların, Kapsam başlıklı 2. maddesinde;

“Bu usul ve esaslar, Maliye Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında çalışan memurlar ile sözleşmeli personeli (bağlı kuruluşların kadro karşılığı sözleşmeli personeli hariç) kapsar.” denilmektedir.

Ek ödeme Oran ve Miktarları başlıklı 3. maddesinde;

“Bu usul ve esaslar kapsamına giren personele en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) ekli cetvellerde yer alan oranların uygulanması suretiyle hesaplanan miktarlarda ek ödeme yapılır.” denilmiş olup, ekli 1 Sayılı Cetvelin 2. sırasında;

“Müsteşar Yardımcısı, Kurul Başkanı, Genel Müdür, Strateji Geliştirme Başkanı, Maliye Yüksek Eğitim Merkezi Başkanı için % 195” oranında ek tazminat öngörülmüştür.

Bu esaslar, Yürürlük başlıklı 6. maddedeki “Bu usul ve esaslar 15.05.2007 tarihinde yürürlüğe girer.” hükmü ile son bulmuştur.

5302 sayılı Kanunun 36. maddesinde belirtilen “ilgili mevzuat” ve “haklar” ibarelerinden; üstlenilen görevin özelliği ve hizmet gereği gibi farklı nedenlerle ödemeler öngören mevzuat hükümleri değil, görev yaptığı kurum ne olursa olsun, “genel idare hizmetleri sınıfına dâhil bakanlık genel müdürleri,” ve “genel idare hizmetleri sınıfına dâhil bakanlık müstakil daire başkanları” için istisnasız aynı miktar ve oranda mali hakların (aylık, ek gösterge, taban aylığı, kıdem aylığı, iş güçlüğü zammı, temininde güçlük zammı, makam tazminatı, özel hizmet tazminatı, görev tazminatı, denge tazminatı) ödenmesini düzenleyen 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 4505 sayılı Temsil Tazminatı Ödenmesi Hakkında Kanun ile 375 ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler olarak anlaşılması gerekmektedir.

Bunun dışında hizmetin gereği ve özelliği gibi nedenlerle, Bakanlıklara göre farklılık arz eden ve bir kısmında hiç ödenmeyen; ek ödeme, fon, ikramiye, teşvik ikramiyesi, döner sermaye ve katkı payı gibi ödemeleri öngören özel nitelikteki mevzuatı, 5302 sayılı Kanunun 36. maddesindeki “ilgili mevzuat” ve “haklar” kapsamında yorumlayıp, il özel idare genel sekreterlerine de kıyasen uygulamanın yasal dayanağı bulunmamaktadır.

Bu durum, Sayıştay Dairelerinin ilamları üzerine Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü 07.05.2009 tarihli 2009/41 sayılı genelgesi ile teyit edilerek, il özel idarelerince buna göre uygulama yapılması istenilmiştir.

Dilekçi, ilamın 5. maddesinde yer alan tazmin hükmünün 6009 sayılı Kanunla getirilen af kapsamında değerlendirilerek, tazmin hükmünün kaldırılmasını istemekte ise de; 6009 sayılı Kanunun geçici 8. maddesinde, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı hükmü, herhangi bir mevzuatla öngörülmemiş olan, toplu sözleşme ile ya da idari bir tasarrufla mahalli idarelerin bütün personeli için çalışanların koşullarını iyileştirici nitelikte genel olarak bütün çalışanlar için yapılan ek ödemelerle ilgili olup, İl Özel İdaresi Genel Sekreterine, 5302 sayılı Kanun hükümlerine aykırı olarak ödenen ek ödemeyi (Maliye Bakanlığı personeli olmadığı için), bu kanun kapsamında değerlendirmek mümkün değildir.

Bu nedenle 404 sayılı ilamın 1.maddesi ile 11.890,78 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

Karar verildiği 05.06.2012 tarih ve 35117 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:02:02

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim