Sayıştay 8. Dairesi 34016 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8
Sayıştay Kararı
34016
30 Eylül 2014
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2008
-
Daire: 8
-
Dosya No: 34016
-
Tutanak No: 39536
-
Tutanak Tarihi: 30.09.2014
-
Konu:
KARAR
TEMYİZ KURULU KARARI
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;
- 332 sayılı ilamın 1. maddesi ile Belediyeye ait araçlara Kasko Sigortası yapılıp bedelinin belediye bütçesinden ödenmesi nedeniyle 10.665,15 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi birinci dilekçesinde özetle; “Sayıştay Temyiz Kurulunun 22.06.1993 tarih ve 23084 numaralı kararında, belediyelerin araçlarına kasko sigortası yaptırabileceklerine ve bu sigorta giderlerinin bütçelerinden ödenmesine herhangi bir yasal engel bulunmadığının açıkça belirtildiğini, buna göre Sayıştay 8. Dairesinin Kararının, Sayıştay Temyiz Kurulu Kararına ve içtihatlarına açıkça aykırı olduğunu, kararda da belirtildiği gibi, belediyelerin araçlarını kasko sigortası yaptırmasını yasaklayıcı ve emredici amir bir hüküm ve düzenleme de bulunmadığını,
5393 sayılı Belediye Kanunun 60/h maddesinde belediye giderleri arasında sigorta giderleri sayılmış olup bu gider kaleminde kasko ve zorunlu trafik sigortası olarak, yasa koyucu tarafından herhangi bir ayrım yapılmadığı gibi kasko sigortası yaptırılmayacağına ilişkin açık ve yasaklayıcı bir amir hüküm de getirilmediğini, buna göre Çayırhan Belediye Başkanlığının 2008 yılı bütçesinde de sigorta giderleri için 12.000.00 TL ayrıldığını, Daire kararının gerekçesinde kasko sigortası giderinin bütçe giderleri arasında sayılmamış olduğu yönündeki gerekçenin hukuka uygun olmadığını,
Kararda belirtilen Belediye mallarına karşı işlenmiş suçların devlet malına karşı işlenmiş olması ve bu mallarının haczedilmesinin mümkün olmaması yönündeki gerekçelerin de yerinde olmadığını, araçların devlet malı ve haczedilemeyecek olmasının, meydana gelen ve genelde taksirli suç kapsamında değerlendirilen trafik kazalarında oluşan zararın, tahsili ve tazminini sağlamayacağını ve kolaylaştıracak hususlar olmadığını, ayrıca bu hususların araçların kasko sigortası yaptırılmasını engelleyici hükümler de olmadığını,
Yasaklayıcı hükümlerin, açık ve emredici ifadeler ile ve kanunla açıkça belirlenmesi gerektiğinin hukukun genel ilkelerinden olup yorum ve kıyas yolu ile yasaklayıcı hükümler oluşturulamayacağını ve genişletilemeyeceğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Sayıştay Savcılığı birinci karşılamasında; “2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 106. maddesi gereğince belediyelere ait araçların kasko sigorta primlerine ait giderlerin belediye bütçesinden ödenmesi yasal değildir. Ayrıca 5393 sayılı kanunda belediye araçlarının kasko yapılacağına ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Bu durumda tazmin hükmünün tasdikine karar verilmesi uygun olur.“ şeklinde görüş bildirmiştir.
Dilekçi ikinci dilekçesinde özetle; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 106. maddesinde, Belediye araçlarına kasko sigortası yaptırılmasının yasak olduğuna dair herhangi bir hüküm bulunmadığını, 106. maddede kanun koyucunun, diğer vatandaşlara olduğu gibi Belediye araçlarına da trafik sigortası yaptırılmasını zorunlu kıldığını,
Zorunlu trafik sigortası yaptırılmasının kanun koyucu tarafından zorunlu tutulmasının, kasko sigortası yaptırılmasının yasak olduğu anlamına gelmeyeceğini, 5393 sayılı Belediye kanununun 60/h bendinde Belediye giderleri arasında 'sigorta giderleri'nin de sayılmış olup, kanun koyucunun bu sigorta giderlerini kasko veya zorunlu sigorta giderleri olarak da ayırmadığını ve kasko sigortası yaptırmayı da yasaklamadığını, şayet kanun koyucunun kasko sigortası yaptırmayı yasaklayacak olsaydı, kanun metninde genel olarak sigorta giderleri ifadesi kullanmayıp, kasko sigortalarını hariç tutması gerektiğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Sayıştay Savcılığı ikinci karşılamasında; “Adı geçen tarafından ileri sürülen hususların 24 Şubat 2011 tarih ve 7831-12762 sayılı yazımızda belirttiğimiz görüşlerimizin değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı anlaşıldığından, yargılamanın söz konusu mütalâamıza göre karara bağlanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.” şeklinde görüş bildirmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 106. maddesinde “Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine ve belediyelere, kamu iktisadi teşebbüslerine ve kamu kuruluşlarına ait motorlu araçların sebep oldukları zararlardan dolayı, bu Kanunun işletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümleri uygulanır. Bu kuruluşlar, 85 inci maddenin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere 101 inci maddedeki şartları haiz milli sigorta şirketlerine mali sorumluluk sigortası yaptırmakla yükümlüdürler.” denilmek suretiyle belediyelere ait motorlu araçlara sadece mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu getirilmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 60. maddesinin (h) bendinde “faiz, borçlanmaya ilişkin diğer ödemeler ile sigorta giderleri” denilerek sigorta giderleri, belediyenin giderleri arasında sayılmıştır. Ancak burada ifade edilen sigorta giderleri mevzuatın izin verdiği sigorta giderlerini kapsamaktadır.
İl özel idaresi, belediye, bağlı idare ve mahalli idare birliklerinin bütçe ve muhasebe kayıt ve işlemlerini kapsayan Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği 10.03.2006 tarih ve 26104 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 01.01.2006 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. Söz konusu yönetmelikte kasko sigorta giderinin ödeneceğine dair açık bir hüküm bulunmadığı gibi “Hüküm Bulunmayan Haller” başlıklı 464. maddesinde de; “Bütçeye ilişkin olarak bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan ve ihtiyaç duyulan hallerde, Maliye Bakanlığınca Genel Bütçe için yapılan düzenlemeler esas alınır.” denilmektedir.
Buradan hareketle; 2008 Mali Yılı Bütçesinin “Bazı Ödeneklerin Kullanımına ve Harcamalara ilişkin Esaslar” başlıklı E cetvelinin 20. Sırasında; “Bütçelerin diğer tertiplerinin esas giderlerine ilişkin olarak ödenen sigorta giderleri dışında Devlet mallarının sigorta edilmemesi esastır.
Ancak;
a) Yanıcı, patlayıcı maddeler, gemi, uçak ve ilaç depolama yerlerinin sigorta giderleri,
b) Dış ülkelerdeki Devlete ait temsilcilik binaları ile Devlete ait eşyanın ve kira ile tutulan bina için yapılan sözleşmede sigorta zorunluluğu varsa kiralık binanın, Türk mülkiyetinde olan veya kira ile tutulan yerlerde organizatör şirket tarafından sigorta zorunluluğu konulmuşsa söz konusu yerlerin sigorta giderleri,
c) Dış kuruluşlarla ilgili olarak taşıt sigortası (misyon şefinin uygun gördüğü hallerde tam kasko) giderleri,
d) Belgelerine göre ayrılması mümkün olmayan sigorta ve navlun giderleri, bütçelerin ilgili tertiplerinden, Sağlık Bakanlığına ait 112 acil ambulanslarının kasko sigortası giderleri ise döner sermaye bütçelerinden ödenir.” denilmektedir.
Mevzuat gereği Devlet malının yukarıda sayılan istisnalar dışında sigorta edilmemesi esastır. Sayılan istisnalar arasında (112 acil ambulansları ve dış temsilcilik araçları dışında) devlete ait araçların kasko gideri bulunmamaktadır.
Ayrıca dilekçi Sayıştay Temyiz Kurulunun 22.06.1993 tarih ve 23084 numaralı kararının göz önünde bulundurularak tazmin hükmünün kaldırılmasının gerektiğini iddia etmişse de, aynı konuda yargı organlarınca verilen kararlar şahsına, olayına ve dönemine münhasır olduğundan, mahkeme kararlarına göre üçüncü kişiler hakkında işlem yapılması mümkün bulunmamaktadır.
Bu itibarla dilekçi iddialarının reddedilerek 332 sayılı ilamın 1. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- Dilekçi 332 sayılı ilamın 2. maddesi ile tazminine hükmolunan 1.416,00 TL’lik tutarın tahsil edildiğini bildirmekte ise de, bir kısmı hüküm tarihinden önce, bir kısmı da hüküm tarihinden sonra yapılan bu tahsilat hakkında yargılamanın iadesi yoluyla düzenlenen 22.11.2011 karar tarihli 1594 sayılı Ek İlam ile hüküm (hüküm tarihinden önce tahsil edilen 1.411,00 TL sorumluların uhdesinden kaldırılmış, hüküm tarihinden sonra tahsil edilen 5,00 TL için ilamın infazı mahiyetinde olduğundan yapılacak işlem bulunmadığına karar verilmiştir) verilmiş bulunduğundan bu hususta Kurulumuzca YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA,
Karar verildiği 30.09.2014 tarih ve 39536 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:10