Sayıştay 8. Dairesi 33888 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

33888

Karar Tarihi

12 Mart 2013

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2007

  • Daire: 8

  • Dosya No: 33888

  • Tutanak No: 36710

  • Tutanak Tarihi: 12.03.2013

  • Konu:

KARAR

Duruşma talebinde bulunan dilekçi Sema ŞAHİN ile Sayıştay Başsavcı Vekilinin sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;

  1. 1163 sayılı ilamın 3. maddesi ile Ankara Üniversitesi ile çeşitli yükleniciler arasında imzalanan sözleşmelere konu mal veya hizmetlerin teslimatının sözleşme ve şartname hükümleri gereğince gecikme ile yapılmasına rağmen, ilgili yüklenici hakedişlerinden gecikme cezası kesilmediği gerekçesiyle 52.606,52 TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.

Öncelikli olarak; İlamda Alto Bilişim’den 250 Adet Taşınır Bilgisayar Alımı, Alto Bilişim’den Kablosuz Alan Ağı Alımı ve Oytek Bilişim’den Yerel Alan Ağı Kablolama Sistemi Alımı üzere üç adet mal alımında gecikme cezası kesilmediği gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir. Tazmin hükmünde Alto Bilişim’den 250 Adet Taşınır Bilgisayar Alımında Harcama Yetkilisi (İdari ve Mali İşler Daire Başkanı) Sema ŞAHİN ile Gerçekleştirme Görevlisi (Müdür) Atiye ESLEK, Alto Bilişim’den Kablosuz Alan Ağı Alım ve Oytek Bilişim’den Yerel Alan Ağı Kablolama Sistemi Alında ise Harcama Yetkilisi (Sağlık Sosyal Kültür Daire Başkanı) Rüştü GÜNER ile Gerçekleştirme Görevlisi (Şube Müdürü) Ferda GÜVEN sorumlu tutulmuştur. Daha sonra Harcama Yetkilisi (Sağlık Sosyal Kültür Daire Başkanı) Rüştü GÜNER ile Gerçekleştirme Görevlisi (Şube Müdürü) Ferda GÜVEN tarafından gönderilen savunmalar neticesinde 1512 sayılı ek ilam ile toplam 52.606,52 TL kamu zararının, ahizi Alto Bilişim olan “Kablosuz Alan Ağı Alımı İşi”ne ilişkin 4.410,00 TL kısmı ile ahizi Oytek Bilişim olan “Yerel Alan Ağı Kablolama Sistemi İşi”ne ilişkin 35.090,00 TL kısmıyla ilgili olarak yapılan savunma neticesinde söz konusu dilekçeler ile eki belgelerin incelenmesi sonucunda; gönderilen savunmaların hesabın yargılanması sırasında gönderilen önceki savunmalarla birebir aynı olduğu anlaşılmakla 832 sayılı Sayıştay Kanununun 74 üncü maddesinde sayılan yargılamanın iadesi sebeplerinin mevcut olmadığına ve bu nedenle konunun yargılamanın iadesi yoluyla görüşülüp karara bağlanmasına gerek bulunmadığına hükmedilmiştir. (Tazmin hükmünün devamına karar verilmiştir.)

Ancak adı geçen sorumlular temyiz dilekçelerinde sadece kendilerini ilgilendiren mal alımlarıyla ilgili itiraz ettiklerinden ve Kurulumuzca her sorumlu için ayrı dosya açıldığından tüm dosyalar Harcama Yetkilisi (İdari ve Mali İşler Daire Başkanı) Sema ŞAHİN’in temyiz dosyası altında görüşülerek işbu ilamda karara bağlanmıştır.

Buna göre; 33888 ve 33889 sayılı dosyalarda kendi sorumluluklarının bulunduğu Alto Bilişim’den 250 Adet Taşınır Bilgisayar Alımı ile ilgili olarak;

Dilekçiler (Harcama Yetkilisi sıfatıyla temyiz talep eden İdari ve Mali İşler Daire Başkanı Sema ŞAHİN ve Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla temyiz talep eden Müdür Atiye ESLEK) temyiz dilekçelerinde özetle; yasal mevzuatta;

  1. 213 sayılı Vergi Usul Kanununda sevk irsaliyesinin şekil şartları ayrı bir madde halinde düzenlenmediğini, ancak Vergi Usul Kanununun "Faturanın Şekli" başlığı altındaki 230. maddesinde faturada en azından;
  • Faturanın düzenlenme tarihi seri ve sıra numarasının,

  • Faturayı düzenleyenin adı, varsa ticaret unvanı, iş adresi, bağlı olduğu vergi dairesi ve hesap numarasının,

  • Müşterinin adı, ticaret unvanı, adresi, varsa vergi dairesi ve hesap numarasının.

  • Malın veya işin nev'i, miktarı, fiyatı ve tutarının,

-Satılan malların teslim tarihi ve irsaliye numarasının, bulunması gerektiğinin hüküm altına alındığını, ayrıca; bu bentte yazılı irsaliyeler hakkında fiyat ve bedel ile ilgili bilgiler hariç olmak üzere, bu madde hükmü ile 231 inci madde hükmünün uygulanacağını, irsaliyelerde malın nereye ve kime gönderildiğinin ayrıca belirtileceğinin hükme bağlandığını,

  1. "Mal Alımları Denetim, Muayene ve Kabul İşlemlerine Dair Yönetmelik”in "Muayene işlemleri" başlığı altındaki 11. maddesinde;

"Bir malın veya yapılan işin komisyon tarafından muayenesine başlanabilmesi için aşağıdaki işlemlerin tamamlanması gerekmektedir.

a) Yüklenici malı teslim edip/işi ifa ettikten sonra muayene ve kabul işlemlerine başlanması için idareye yazılı olarak müracaat eder.

b) İdare başvurunun alınmasını müteakip en fazla on (10) gün içinde muayene ve kabul işlemlerini başlatır.

c) İdare tarafından muayene ve kabul işlemlerine başlanması için daha önce kurulmuş olan komisyona talimat verilir.

d) İdare tarafından yükleniciye muayene ve kabul işlemlerinin yapılacağı tarih bildirilerek belirtilen yerde, gün ve saatte kendisinin veya yetkili vekilinin hazır olması yazılı olarak bildirilir.” denildiğini,

  1. Taşınır Mal Yönetmeliği’nin "Belge ve cetveller" başlığı altındaki 10. maddesinin;
  • (a) bendinde; ilgili mevzuatı çerçevesinde kabul edilerek teslim alınan taşınırların girişleri ile taşınırların çıkış ve ambarlar arasında devir işlemlerinde, dayanıklı taşınırların niteliklerini değiştiren esaslı onarım ve ilaveler sonucu değer artışlarında, kayıtlara esas olmak üzere 5 örnek numaralı Taşınır İşlem Fişinin düzenleneceğini,

  • (d) bendinde ise muayene ve kabul işlemi derhal yapılamayan hallerde, taşınırların geçici olarak teslim alınmasında 9 örnek nolu "'Taşınır Geçici Alındı" belgesinin düzenleneceğini,

hükme bağladığını,

  1. Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in "Kamu zararının belirlenmesi" başlığı altındaki 6. maddesinde;

"Kamu zararının belirlenmesinde;

a) Yapılan iş, alınan mal veya hizmet karşılığı olarak ilgili mevzuatında belirtilen ya da mevzuatında öngörülen karar, onay, sözleşme ve benzeri belgelerde belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,

b) İlgili mevzuatında öngörülen haller dışında, iş yaptırılmadan, mal veya hizmet alınmadan önce ödeme yapılması.

c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması.

ç) İlgili mevzuatı gereğince görevlendirilen komisyon veya kişilerce rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla iş yaptırılması, mal veya hizmet alınması,

d) Kamu idarelerine ait malların kiraya verilmesi, tahsisi, yönetimi, kullanımı ve elden çıkarılması işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması.

e) Görevlilere teslim edilen taşınırların zarara uğraması.

f) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,

g) Kamu idaresinin yükümlülüklerinin mevzuatına uygun bir şekilde yerine getirilmemesi nedeniyle kamu idaresine faiz, tazminat, gecikme zammı, para cezası gibi ek malî külfet getirilmesi,

ğ) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması, esas alınır." hükümlerinin yer aldığını,

belirttikten sonra Sayıştay ilamında her ne kadar sevk irsaliyesinin üzerinde malın teslim alındığı tarihin fiilen yazılmadığı belirtilmiş olsa da bu şekil eksikliğinin o malın 30.11.2007 tarihinde alınmadığını ispat etmediğini, kaldı ki, sevk irsaliyesi üzerindeki fiili sevk tarihi hanesinde 30.11.2007 tarihinin kayıtlı olup yüklenici firmanın iş merkezinin Ankara’da olduğunu, firmanın ikametgahının Ankara dışında olması halinde bu malzemenin aynı gün teslim edilemeyeceği, bir başka ifadeyle en azından bir gün gecikmeyle malın teslim edilebileceği akla gelmekte ise de; firmanın ikametgahının Ankara olması nedeniyle bu varsayımın eşyanın tabiatına aykırı olduğunu, öte yandan, Sayıştay İlamında, Kayıt ve Kontrol Yetkilisi Yusuf ERBAŞ’ın düzenlediği belgelerden malın 04.12.2007 tarihinde teslim alındığının anlaşıldığı iddia edilmişse de bu belgelerin ne olduğunun açıkça belirtilmediğini, taşınır işlem fişinin 13.12.2007 tarihinde tanzim edilmiş olunmasının da bu malzemenin 30.11.2007 tarihinden sonraki bir günde teslim alındığı anlamına gelmediğini, zira, "Mal Alımları Denetim, Muayene ve Kabul İşlemlerine Dair Yönetmelik" in "Muayene işlemleri" başlığı altındaki 11. maddesi gereğince alınan malların sözleşmede belirtilen sürenin son gününde teslim alınması halinde hemen girişe alınmadığını, teslim alınan malın komisyon tarafından muayenesine başlanabilmesi için yüklenicinin malı teslim ettikten sonra muayene ve kabul işlemlerine başlanması için idareye yazılı olarak müracaat etmesinin, İdarenin de başvurunun alınmasını müteakip en fazla on (10) gün içinde muayene ve kabul işlemlerini başlatmasının, İdare tarafından muayene ve kabul işlemlerine başlanması için daha önce kurulmuş olan komisyona talimat verilmesinin, İdare tarafından yükleniciye muayene ve kabul işlemlerinin yapılacağı tarihin bildirilerek belirtilen yerde, gün ve saatte kendisinin veya yetkili vekilinin hazır bulunmasının yazılı olarak bildirilmesinin; Taşınır Mal Yönetmeliğinin 10. maddesinin (a) bendi uyarınca da; ilgili mevzuatı çerçevesinde kabul edilerek teslim alınan taşınırların girişlerinin 5 örnek numaralı Taşınır İşlem Fişi düzenlenerek yapılmasının gerektiğini ifade etmişlerdir.

Dilekçiler son olarak bu açıklamaları doğrultusunda 30.11.2007 tarihinde fiilen teslim edilen malların, geçici olarak 4.12.2007 tarihinde Taşınır Kayıt ve Kontrol Yetkilisince girişe alınması; İlgili Komisyonca muayene ve kabulünün yapıldıktan sonra bu defa Taşınır işlem fişi düzenlenmek suretiyle 13.12.2007 tarihinde ambar girişine alınması işlemlerinin mevzuat hükümlerinin gereği olup bu işlemlerin zaman aldığını, dolayısıyla, burada herhangi bir gecikme olmadığı gibi malzemenin tesliminin 30.11.2007 tarihinde gerçekleştirilmiş olup, sözleşmesinde belirtilen süre içinde malzeme teslimi gerçekleştiğinden, Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre bu işlemde herhangi bir kamu zararından söz edilmesi mümkün olmadığını, bu itibarla yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri nazar-ı dikkate alındığında Sayıştay 8. Dairesinin temyize konu tazmin hükmünün hukuka aykırı olduğunu ve ortadan kaldırılması gerektiğini bildirmişlerdir.

Başsavcılık karşılamasında, ilamın 3. maddesi ile ilgili olarak: dilekçi Ankara Üniversitesinin yüklenici firma ile yapmış olduğu sözleşme gereği 250 adet bilgisayarın 30.11.2007 tarih ve A seri 146422 sevk fişi ile anılan tarihte teslim edildiğini belirtmekte ise de 213 sayılı V.U.K’un 230 maddesinin 5 bendi parantez içi hükmü gereğince sevk irsaliyesi malların yükleniciye gönderildiği tarih ile fatura düzenlenmesi gereken tarih arasında malın sevkinin yapıldığını gösteren mahiyette bir belge olduğundan, dava dilekçesi ekinde sunulan sevk irsaliyesinde malın teslimini gösteren bir tarihin bulunmadığından, Taşınır Kayıt Kontrol Yetkilisi Yusuf ERBAŞ’ın imzaladığı belgelerden malın teslim tarihinin 4 günlük bir gecikme ile 04.12.2007 tarihi olduğu anlaşıldığından ve bu durum karşısında 4 günlük gecikme dolayısıyla sözleşme hükümlerine göre ceza kesilmesi gerektiğinden tazmin hükmünün onanması mütalaa edilmiştir.

Alto Bilişim’den 250 Adet Taşınır Bilgisayar Alımının Esas Yönünden İncelenmesi

Mal Alımları Denetim, Muayene ve Kabul İşlemlerine Dair Yönetmelik’in "Muayene işlemleri" başlığı altındaki 11. maddesi gereğince; alınan mallar sözleşmede belirtilen sürenin son gününde teslim alınması halinde hemen girişe alınmamakta, teslim alınan malın komisyon tarafından muayenesine başlanabilmesi için yüklenicinin malı teslim ettikten sonra muayene ve kabul işlemlerine başlanması için idareye yazılı olarak müracaat etmesi, İdarenin de başvurunun alınmasını müteakip en fazla on (10) gün içinde muayene ve kabul işlemlerini başlatması, İdare tarafından muayene ve kabul işlemlerine başlanması için daha önce kurulmuş olan komisyona talimat verilmesi, İdare tarafından yükleniciye muayene ve kabul işlemlerinin yapılacağı tarihin bildirilerek belirtilen yerde, gün ve saatte kendisinin veya yetkili vekilinin hazır bulunmasının yazılı olarak bildirilmesi; Taşınır Mal Yönetmeliğinin 10. maddesinin (a) bendi uyarınca da; ilgili mevzuatı çerçevesinde kabul edilerek teslim alınan taşınırların girişlerinin 5 örnek numaralı Taşınır İşlem Fişi düzenlenerek yapılması gerekmektedir.

Bu bağlamda taşınır işlem fişinde Taşınır Kayıt ve Kontrol Yetkilisi Yusuf ERBAŞ’ın düzenlediği belge doğrultusunda malın 04.12.2007 tarihinde teslim alındığı söylenemez. Çünkü dilekçe esinde gönderilen ve fiili sevk tarihi hanesinde 30.11.2007 tarihi kayıtlı olan sevk irsaliyesinde ilamda sorumlu tutulan İdare adına Teslim Alan sıfatıyla (İdari ve Mali İşler Daire Başkanı) Sema ŞAHİN ve yüklenici firma adına Teslim Eden sıfatıyla Emrah TÜRKAY’ın karşılıklı imzalarıyla malın teslim alındığı/edildiği açıkça gözükmektedir.

Dolayısyla, malın 4 gün geç teslim alınması/edilmesi söz konusu olmadığından, gecikme cezası kesilmesine gerek bulunmamaktadır.

Bu itibarla, dilekçilerin iddialarının kabulü ile 1163 sayılı ilamın 3. maddesinde Alto Bilişim’den 250 Adet Taşınır Bilgisayar Alımında gecikme cezası kesilmediği gerekçesiyle verilen 13.106,52 YTL’nin tazminine ilişkin hükmün MEVZUATA AYKIRI OLDUĞUNA,

36761 ve 36762 sayılı dosyalarda kendi sorumluluklarının bulunduğu Alto Bilişim’den Kablosuz Alan Ağı Alımı ve Oytek Bilişim’den Yerel Alan Ağı Kablolama Sistemi Alımı ile ilgili olarak;

Dilekçiler (Harcama Yetkilisi sıfatıyla temyiz talep eden Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanı Rüştü GÜNER ve Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla temyiz talep eden Şube Müdürü Ferda GÜVEN) temyiz dilekçelerinde özetle;

  1. Üniversiteye kablosuz alan ağı alımı amacıyla yapılan ihaleyi kazanan Alto Bilişim Çözümleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile sözleşmenin 10 Eylül 2007 günü imzalandığını, işin süresinin 90 (doksan) gün olduğunu, üç gün içinde işe başlanması gerektiğinin 11 Eylül 2007 tarih ve 3059 sayılı yazı ile bildirilmiş olduğunu, yüklenicinin işe başladığını ve işi 12 Aralık 2007 günü teslim etmesi gerektiğini, fakat, önceden öngörülemeyen ve bu işe dahil olmayan mevcut network altyapısındaki sıkıntılar sebebiyle yüklenici bazı kısımlarda cihazların montajını ve testlerini yapamadığından Bilgi İşlem Daire Başkanlığı bu altyapı çalışmalarını bitirene kadar yüklenicinin işi bitiremediğini ve bu nedenle 07 Aralık 2007 günü Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığına başvuruda bulunarak 30 (otuz) günlük süre uzatımı isteğinde bulunduğu hususunu açıklayıp akabinde, hizmet alım sözleşmesinin; Kamu İhale Kurumu tarafından standart form olarak hazırlandığını ve İdarece gerekli yerler düzenlendikten sonra ihale dokümanında yerini aldığını, bu Sözleşmenin 18.2. maddesinde İdareden kaynaklanan sebeplerle süre uzatımı verilebileceğinin hüküm altına alındığını, bu maddenin "İdarenin, sözleşmenin ifasına ilişkin olarak bu sözleşmede ve Genel Şartnamede yer alan yükümlülüklerini Yüklenicinin kusuru olmaksızın öngörülen süreler içinde yerine getirmemesi (yer teslimi, projelerin ve iş programının onaylanması, izin, ruhsat ve olurlar gibi) ve bu sebeple işin süresi içinde bitirilmesinin mümkün olmaması halinde, bu durumun taahhüdün yerine getirilmesine engel nitelikte olması ve Yüklenicinin bu engeli kaldırmaya gücünün yetmemesi kaydıyla, durum İdarece incelenerek işi engelleyici sebeplere ve yapılacak işin niteliğine göre işin süresi, gecikmeyi karşılayacak şekilde işin ilgili kısmı veya tamamı için uzatılabilir." şeklinde olduğunu, Yüklenicinin başvurusunun İdarece incelendiğini ve haklı gerekçelerle yapıldığı sonucuna varıldığını, Başkanlıklarının, Bilgi İşlem Daire Başkanlığı ile yaptığı değerlendirme sonucunda, bu isteğin sözleşmenin 18.2. maddesi gereği haklı bulunarak kabul edildiğini ve süre uzatımı verildiğini, fakat bu sürenin Yüklenicinin talebi olan sürenin (otuz gün) değil 31 Aralık 2007 günü saat 12:00'ye kadar süre verildiğini yani 18 günlük süre uzatımına gidildiğini, konu ile ilgili Bilgi İşlem Dairesinden alınan 13.09.2010 tarih ve B.30.2.ANK.0.77.00.00.719/399-32259 sayılı yazı ve yazının ekinde İdareden kaynaklanan ve önceden öngörülmeyen sorunlar nedeniyle gecikmenin oluştuğuna dair bilgilendirme gönderildiğini, Bilgi İşlem Daire Başkanlığı sözleşmeye dahil olmayan bu eksiklikleri giderdikten sonra Yüklenicinin işi bitirdiğini ve Bilgi İşlem Daire Başkanlığınca 17 Aralık 2007 günü kabulü yapılarak işin teslim alındığını, yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı Sözleşmenin 18.2. maddesinde İdareden kaynaklanan sebeplerle süre uzatımı verildiğinden herhangi bir kamu zararı bulunmadığını,

  2. Üniversitenin Tandoğan Kampusu için yerel alan ağı ve kablolama hizmet alımı için yapılan ihaleyi Oyak Teknolojik Bilişim ve Kart Hizmetleri Anonim Şirketi’nin kazandığını, 07 Ağustos 2007 günü sözleşme imzalandığını, işin süresinin 90 (doksan) gün olduğunu ve sözleşmenin 11.3. maddesi gereği üç gün içinde işe başlanması gerektiğinin 08.08.2007 tarihli yazı ile bildirilmiş olduğunu ve Yüklenicinin işe başladığını, sözleşmeye göre Yüklenicinin 08 Kasım 2007 günü işi teslim etmesi gerektiğini, Tandoğan Kampüsünün Rektörlük ve İdari Birimler ile dört Fakülte ve bir Yüksekokul olmak üzere on dört binadan oluşmakta olduğunu, bu binalarda yüzlerce oda olup bu odalara 1300 adet uç bağlandığını, işin yapıldığı dönemin bir bölümünün yaz tatili olması ve bazı akademik personellere ait oda anahtarlarının temin edilip açılamaması nedeniyle Yüklenicinin iş programına uygun olarak çalışamadığını, bu açılamayan odalar ve bu odalar ile bu odalardan hattı geçen odaların kablolamasının yapılamadığını, bu nedenle de Yüklenicinin 01 Kasım 2007 günü Başkanlığa başvuruda bulunarak 20 (yirmi) günlük ek süre isteğinde bulunduğunu, bu konu ile ilgili Bilgi İşlem Dairesinden alınan 13.09.2010 tarih ve B.30.2.ANK.0.77.00.00.719/399-32259 sayılı yazı ve yazının ekinde İdareden kaynaklanan ve önceden öngörülmeyen sorunlar nedeniyle gecikmenin oluştuğuna dair bilgilendirme bulunduğunu, Yüklenicinin başvurusu İdarece incelendiğinde bu başvurunun haklı gerekçelerle yapıldığı sonucuna varılarak Başkanlığın, Bilgi İşlem Daire Başkanlığı ile yaptığı değerlendirme sonucunda, bu isteğini sözleşmenin 18.2. maddesi gereği haklı bularak kabul ettiğini ve Başkanlığın 13 Kasım 2007 tarih ve 3593 sayılı yazısı ile süre uzatımı verildiğini, bir başka deyişle, Yüklenici sözleşme süresi içerisinde işi bitirebilecek imkana sahipken Üniversiteden kaynaklanan nedenlerle işi bitirememe durumu ortaya çıktığından Başkanlıktan süre uzatımı talep ettiğini ve Bilgi İşlem Daire Başkanlığınca da durumun teyit edilmesi üzerine süre uzatımının verildiğini ve verilen bu süre uzatımının sözleşmenin 18.2. maddesine göre (İdareden kaynaklandığından) sözleşmeye uygun olarak yapıldığını, Yüklenicinin verilen bu süre bitmeden 28 Kasım 2007 günü Başkanlığa başvurarak işi bitirdiğini bildirdiğini ve işin teslim alınmasını istediğini, Üniversitenin Bilgi İşlem Daire Başkanlığınca 28 Kasım 2007 günü işin teslim aldığına dair tutulan tutanağın 06.12.2007 tarih ve 259 sayılı yazı ile kendi Başkanlıklarına gönderildiğinden bahisle sözleşmenin 18.2. maddesinde İdareden kaynaklanan sebeplerle süre uzatımı verildiğinden herhangi bir kamu zararı bulunmadığını,

Sonuç olarak, her iki ihalede de taraflarınca yapılan tüm işlemlerin, kamu yararı gözetilmek suretiyle sözleşmelere ve usulüne uygun olarak yapılmış olduğunu, kamuyu zarara uğratma fiilinin gerek maddi, gerekse de hukuki yönleri ile oluşmadığını belirterek ek ilamdaki hükmün temyiz yolu ile kaldırılmasını talep etmişlerdir.

Başsavcılık karşılamasında, Temyize konu olan her iki ihalede de sözleşmenin 18.2’nci maddesi gereğince süre uzatımının verilmesinin mümkün olmadığı, Zira işteki gecikmenin; yer tesliminden, projelerin ve iş programının onaylanması ile izin, ruhsat ve olurların gecikmesinden kaynaklanmadığı, dolayısıyla idarenin herhangi bir kusuru bulunmadığı, birinci ihalede ileri sürülen network altyapısındaki bazı ekipmanların yerlerinin değiştirilmesi işleminin hem işin kapsamına hem de süresine dahil olduğu, ikinci ihaledeki odaların zamanında açılmaması hususunun ise önceden düşünülerek sözleşmeye bu tür gecikmeleri karşılayacak şekilde 90 günlük iş süresi konulduğu, bu nedenlerle talebin reddedilerek, Daire Kararının onanmasının uygun olacağı mütalaa edilmiştir.

Alto Bilişim’den Kablosuz Alan Ağı Alımının Esas Yönünden İncelenmesi

Sözleşmenin 18.2. maddesinde İdareden kaynaklanan sebeplerle süre uzatımı verilebileceği hüküm altına alınmış olup, bu maddede; "İdarenin, sözleşmenin ifasına ilişkin olarak bu sözleşmede ve Genel Şartnamede yer alan yükümlülüklerini Yüklenicinin kusuru olmaksızın öngörülen süreler içinde yerine getirmemesi (yer teslimi, projelerin ve iş programının onaylanması, izin, ruhsat ve olurlar gibi) ve bu sebeple işin süresi içinde bitirilmesinin mümkün olmaması halinde, bu durumun taahhüdün yerine getirilmesine engel nitelikte olması ve Yüklenicinin bu engeli kaldırmaya gücünün yetmemesi kaydıyla, durum İdarece incelenerek işi engelleyici sebeplere ve yapılacak işin niteliğine göre işin süresi, gecikmeyi karşılayacak şekilde işin ilgili kısmı veya tamamı için uzatılabilir." denilmektedir.

Dosyaya ilişkin bilgi ve belgelerden; bu madde kapsamında yüklenici tarafından süre uzatımı talebinde bulunulduğu, İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı ile Bilgi İşlem Daire Başkanlığı tarafından yapılan değerlendirme sonucunda, bu isteğin sözleşmenin 18.2. maddesi gereği haklı bulunarak kabul edildiği ve süre uzatımı verildiği, fakat bu sürenin yüklenicinin talebi olan sürenin (otuz gün) değil 31 Aralık 2007 günü saat 12:00'ye kadar süre verildiği yani 18 günlük süre uzatımına gidildiği, konu ile ilgili Bilgi İşlem Dairesinin gönderdiği 13.09.2010 tarih ve B.30.2.ANK.0.77.00.00.719/399-32259 sayılı yazı ve yazının ekinde İdareden kaynaklanan ve önceden öngörülmeyen sorunlar nedeniyle gecikmenin oluştuğuna dair bilgilendirme yapıldığı, ve Bilgi İşlem Daire Başkanlığının sözleşmeye dahil olmayan bu eksiklikleri gidermesinden sonra yüklenicinin işi bitirdiği ve Bilgi İşlem Daire Başkanlığınca 17 Aralık 2007 günü kabulü yapılarak işin teslim alındığı anlaşılmaktadır.

Yüklenicinin süre uzatım talebi ise “üniversitenin mevcut network altyapısındaki bazı ekipmanlarının yer değiştirilmesi ve yeniden yapılandırılması” gerekçesine dayanmaktadır.

Sonuç olarak Sözleşmenin 18.2. maddesi gereğince süre uzatımı verilmesinde bir sorun bulunmamaktadır. Zira işteki gecikme; yer tesliminden kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla işin geç yapılmasının idareden kaynaklandığı konusunda şüphe bulunmamaktadır.

Bu nedenle, malın 5 gün geç teslim alınması/edilmesi söz konusu olmadığından, gecikme cezası kesilmesine de gerek yoktur.

Bu itibarla, İdareden kaynaklanan sebeplerle süre uzatımı verildiğinden dilekçilerin iddialarının kabulü ile 1163 sayılı ilamın 3. maddesinde Alto Bilişim’den Kablosuz Alan Ağı Alımında gecikme cezası kesilmediği gerekçesiyle verilen 4.410,00 YTL’nin tazminine ilişkin hükmün MEVZUATA AYKIRI OLDUĞUNA,

Oytek Bilişim’den Yerel Alan Ağı Kablolama Sistemi Alımının Esas Yönünden İncelenmesi

Sözleşmenin 18.2. maddesinde İdareden kaynaklanan sebeplerle süre uzatımı verilebileceği hüküm altına alınmış olup, bu maddede; "İdarenin, sözleşmenin ifasına ilişkin olarak bu sözleşmede ve Genel Şartnamede yer alan yükümlülüklerini Yüklenicinin kusuru olmaksızın öngörülen süreler içinde yerine getirmemesi (yer teslimi, projelerin ve iş programının onaylanması, izin, ruhsat ve olurlar gibi) ve bu sebeple işin süresi içinde bitirilmesinin mümkün olmaması halinde, bu durumun taahhüdün yerine getirilmesine engel nitelikte olması ve Yüklenicinin bu engeli kaldırmaya gücünün yetmemesi kaydıyla, durum İdarece incelenerek işi engelleyici sebeplere ve yapılacak işin niteliğine göre işin süresi, gecikmeyi karşılayacak şekilde işin ilgili kısmı veya tamamı için uzatılabilir." denilmektedir.

Dosyaya ilişkin bilgi ve belgelerden; yüklenicinin 01 Kasım 2007 günü Başkanlığa başvuruda bulunarak 20 (yirmi) günlük ek süre isteğinde bulunduğu, bu konu ile ilgili Bilgi İşlem Dairesince gönderilen 13.09.2010 tarih ve B.30.2.ANK.0.77.00.00.719/399-32259 sayılı yazı ve yazının ekinde İdareden kaynaklanan ve önceden öngörülmeyen sorunlar nedeniyle gecikmenin oluştuğuna dair bilgilendirme yapıldığı, İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı ile Bilgi İşlem Daire Başkanlığı yapılan değerlendirme sonucunda, bu isteğin sözleşmenin 18.2. maddesi gereği haklı bulunarak kabul edildiği ve İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığının 13 Kasım 2007 tarih ve 3593 sayılı yazısı ile süre uzatımı verildiği, bu süre uzatımının sözleşmenin 18.2. maddesine göre (İdareden kaynaklandığından) sözleşmeye uygun olarak yapıldığı, Yüklenicinin verilen bu süre bitmeden 28 Kasım 2007 günü Başkanlığa başvurarak işi bitirdiğini bildirdiği ve işin teslim alınmasını istediği, Üniversitenin Bilgi İşlem Daire Başkanlığınca 28 Kasım 2007 günü işin teslim aldığına dair tutulan tutanağın 06.12.2007 tarih ve 259 sayılı yazı ile İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığına gönderildiği anlaşılmaktadır.

Yüklenicinin süre uzatım talebi ise “işin yapıldığı dönemin bir bölümünün yaz tatili olması ve bazı akademik personellere ait oda anahtarlarının temin edilip açılamaması nedeniyle Yüklenicinin iş programına uygun olarak çalışamaması, bu açılamayan odalar ve bu odalar ile bu odalardan hattı geçen odaların kablolamasının yapılamaması” gerekçesine dayanmaktadır.

Sonuç olarak Sözleşmenin 18.2. maddesi gereğince süre uzatımı verilmesinde bir sorun bulunmamaktadır. Zira işteki gecikme; yer tesliminden kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla işin geç yapılmasının idareden kaynaklandığı konusunda şüphe bulunmamaktadır.

Bu nedenle, malın 22 gün geç teslim alınması/edilmesi söz konusu olmadığından, gecikme cezası kesilmesine gerek yoktur.

Bu itibarla, İdareden kaynaklanan sebeplerle süre uzatımı verildiğinden dilekçilerin iddialarının kabulü ile 1163 sayılı ilamın 3. maddesinde Oytek Bilişim’den Yerel Alan Ağı Kablolama Sistemi Alımında gecikme cezası kesilmediği gerekçesiyle verilen 35.090,00 YTL’nin tazminine ilişkin hükmün MEZUATA AYKIRI OLDUĞUNA,

Sonuç olarak, dilekçi iddialarının kabulü ile 1163 sayılı ilamın 3. maddesi ile verilen 52.606,52 TL’nin tazminine ilişkin hükmün KALDIRILMASINA,

  1. 1163 sayılı ilamın 4. maddesi ile Ankara Üniversitesinin doğrudan temin ve açık ihale ile gerçekleştirdiği iki adet danışmanlık hizmet alımı işine ilişkin ödemelerden KDV tevkifatı yapılmadığı gerekçesiyle 3.771,50 TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.

Dilekçi (Harcama Yetkilisi sıfatıyla temyiz talep eden İdari ve Mali İşler Daire Başkanı Sema ŞAHİN) temyiz dilekçesinde öncelikli olarak tazmin hükmüne esas konu ile ilgili yasal mevzuatta;

  1. KDV tevkifatı yapılmasına ilişkin olarak Maliye Bakanlığınca yayınlanan 89 sıra nolu KDV Genel Tebliğinde; katma değer vergisinde sorumluluk, özel matrah şekli ve mahsup uygulamalarına ilişkin olarak aşağıdaki düzenleme ve açıklamaların yapılmasının gerekli görüldüğü belirtildikten sonra; Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 9 uncu maddesinde gerekli görülen hallerde vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutma konusunda Bakanlığa yetki verildiğinin, Bakanlığa tanınan bu yetkiye dayanılarak; Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 17 nci maddesinin 1 numaralı fıkrasında sayılanlardan siyasi partiler, sendikalar, kamu menfaatine yararlı dernekler, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflar, vakıflarca kurulan üniversiteler ile tarımsal amaçlı kooperatifler dışındaki kurum ve kuruluşlar, bankalar, sermayelerinin %51 veya daha fazlası kamuya ait işletmeler ve özelleştirme kapsamındaki kuruluşların;
  • İnşaat taahhüt işleri.

  • Temizlik hizmeti,

  • Özel güvenlik hizmetleri,

  • Makine, teçhizat ve demirbaşlara ait bakım ve onarım hizmetleri,

  • Personele verilen yemek servisi,

  • Danışmanlık ve denetim hizmetleri,

alımlarına ait bedel üzerinden hesaplanan katma değer vergisini bu Tebliğin Resmi Gazete'de yayımını takip eden ay başından itibaren sorumlu sıfatıyla beyan etmek ve ödemek üzere tevkifata tabi tutmalarının uygun görüldüğünün, tevkifat oranının; temizlik, özel güvenlik, danışmanlık ve denetim hizmetlerine ait katma değer vergisinin % 50"si, diğer işlerde ve hizmetlerde ise hesaplanan katma değer vergisinin 1/3’ü olduğunun, sorumlu sıfatıyla yatırılacak bu verginin, Katma Değer Vergisi Kanunu'na göre indirim hakkına sahip olan mükellefler tarafından genel hükümlere göre indirilebileceğinin, hesaplanan katma değer vergisinin tevkif edilmeyen kısmının ise söz konusu hizmetleri ifa eden mükellefler tarafından beyan edilerek ödeneceğinin tabii olduğunun, belirtildiğini ifade etmiştir.

Dilekçi daha sonra Sayıştay 8. Dairesinin temyize konu tazmin hükmünün Katma Değer Vergisi Kanununa, yukarıda mahiyeti açıklanan 89 nolu KDV Genel Tebliği hükümlerine ve Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine aykırı olduğunu, şöyle ki, vergi sorumluluğunun yerine getirilmesi bakımından burada bir usul eksikliği olduğunu kabul etmekle beraber burada herhangi bir kamu zararı oluştuğunun kabul edilmesinin mümkün olmadığını, çünkü 89 nolu KDV Genel Tebliği hükümlerine göre taraflarınca yapılması gereken KDV tevkifatı yapılmamışsa da bu miktarın ilgili firmaya ödendiğini ve söz konusu tutar ilgili firma açısından "Hesaplanan KDV” mahiyetinde olduğundan, takip eden ay/aylar içinde "Hesaplanan KDV”'ye dahil edildiğini ve vergi dairesine ödendiğini, buna ilişkin belgelerin savunma yazısı ekinde sunulduğunu, zira, bu KDV tevkifatının taraflarınca yüklenici firmaya yapılan hakediş ödemesi esnasında yapılmamış olmasının, o verginin ilgili firma tarafından ödenmeyeceği anlamına gelmediğini, 89 sıra nolu KDV Genel Tebliğinde bu hususun; "……. hesaplanan katma değer vergisinin tevkif edilmeyen kısmının ise söz konusu hizmetleri ifa eden mükellefler tarafından beyan edilerek ödeneceğinin tabi olduğu,...."şeklinde açıkça vurgulandığını, bu gibi durumlarda, hakediş ödemesinin yapılması sırasında sorumlular tarafından yapılmayan ya da yapılması unutulan KDV tevkifatı tutarının, mükellefler tarafından takip eden ay/aylarda verilen KDV beyannamesine dahil edilmesi gerektiğini, hal böyle olunca savunma yazılarına ekli belgelerin tetkikinden de anlaşılacağı üzere Siyasal Kitapevi Nisan/2007 dönemine ilişkin KDV beyannamesinden itibaren "Hesaplanan KDV (Diğerleriyle birlikte 3.370,34-YTL ilave edilmiştir ki; oluştuğu iddia edilen kamu zararı ise 171.50-YTL'dir)” adı altında KDV tutarının beyannameye yansıtıldığını; Trend Araştırma Danışmanlık Pazarlama Firmasının ise Kasım/2007 dönemine ilişkin KDV beyannamesinden itibaren, "Hesaplanan KDV (Diğerleriyle birlikte 6.120,00-YTL ilave edilmiştir ki oluştuğu iddia edilen kamu zararı ise 3.600,00-YTL'dir)” adı altında KDV tutarının beyannameye yansıtıldığını, bu tutarın 1.986,21-TL'si nin de fiilen Vergi Dairesine yatırıldığını, bu durumda KDV tevkifatının zamanında taraflarınca yapılmaması nedeniyle, vergi dairesine ödenmesi gereken KDV tutarının hiç ödenmediğinin, dolayısıyla kamu zararı oluştuğunun iddia edilmesinin 89 Sıra Nolu KDV Genel Tebliği hükümleri ile Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6. maddesine aykırı düştüğünü, Hal böyle iken, sanki taraflarınca yapılmayan KDV tevkifatı daha sonra hiç ödenmemiş gibi işlem yapıldığını ve tazminine karar verildiğini, oysa ki, burada olsa olsa sadece faiz kaybı söz konusu olabileceğini, dolayısıyla yüklenici firmalara ödemenin yapıldığı ayda tevkif edilmek suretiyle ilgili vergi dairesine yatırılmayan KDV tutarının, takip eden ayda/aylarda mükellefler tarafından vergi dairesine yatırılması sırasında oluşan zaman kaybı nedeniyle oluşan faiz kaybının tazmininin istenebileceğini, bu itibarla, tevkif edilmeyen ancak daha sonraki ay/aylarda ilgili firma tarafından vergi dairesine ödenen KDV tutarının kamu zararı olarak değerlendirilmesinin, 89 Sıra Nolu KDV Genel Tebliği hükümlerine, Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6. maddesine ve Katma Değer Vergisi Kanunu hükümlerine aykırı olduğunu ifade etmiş ve tüm bu gerekçelerle Sayıştay 8. Dairesinin 1163 Nolu ilamında yer alan tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini bildirmiştir.

Başsavcılık karşılamasında, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununa ait 89 seri nolu tebliğe göre tevkif edilmesi gereken ödemelere ilişkin faturaların, dava dilekçesi ekinde mevcut K.D.V. beyannameleri ile beyan edilip edilmediğinin anlaşılması mümkün olmadığından talebinin reddine 832 sayılı Kanunun 73. maddesi gereği karar verilmesinin uygun olacağı mütalaa edilmiştir.

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 9 uncu maddesi çerçevesinde yayımlanan 89 seri nolu KDV Genel Tebliği gereğince Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 17 nci maddesinin 1 numaralı fıkrasında sayılanlardan siyasi partiler, sendikalar, kamu menfaatine yararlı demekler, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyet tanınan vakıflar, vakıflarca kurulan üniversiteler ile (belediyeler dahil) kamu kurum ve kuruluşları, bankalar, sermayelerinin % 51 veya daha fazlası kamuya ait işletmeler ve özelleştirme kapsamındaki kuruluşların;

-İnşaat taahhüt işleri,

-Temizlik, bahçe ve çevre bakım hizmetleri,

-Özel güvenlik hizmetleri,

-Makine, teçhizat ve demirbaşlara ait balam ve onarım hizmetleri,

-Her türlü yemek servisi,

-Danışmanlık ve denetim hizmetleri,

alımlarına ait bedel üzerinden hesaplanan Katma Değer Vergisini söz konusu Tebliğin Resmi Gazete’de yayımını takip eden ay başından itibaren sorumlu sıfatıyla beyan etmek ve ödemek üzere tevkifata tabi tutmaları gerekmektedir.

Tevkifat oranı; yemek servisi, bahçe ve çevre bakım, özel güvenlik, danışmanlık ve denetim hizmetlerinde hesaplanan katma değer vergisinin 1/2’si; temizlik hizmetlerinde 2/3’ü; yapım işlerinde 1/6’sı, iş gücü hizmet alımları üzerinden %90, diğer hizmetlerde 1/3’üdür.

Anket hizmetleri ve anketlerle ilgili olarak verilen değerlendirme raporlarının hazırlanmasının danışmanlık hizmeti kapsamında değerlendirilmesi gerektiği yönünde ilgili kurumlarca hazırlanmış muktezalar bulunmaktadır. Örneğin İstanbul Defterdarlığı KDV Gelir Müdürlüğü’nün 25.12.2003 tarih ve KDV.MUK.B.07.4.DEF.0.34.18.09.7204 sayılı muktezasında anket hizmetlerinin ve değerlendirme raporlarının danışmanlık hizmeti kapsamında tevkifata tabi olacağı belirtildiğinden söz konusu bu hizmet alımlarına ilişkin ödemelerde 1/2 oranında KDV tevkifatı yapılması gerekmektedir.

Ancak dilekçe eki belgelerin tetkikinden de anlaşılacağı üzere Siyasal Kitabevi Nisan/2007 dönemine ilişkin KDV beyannamesinden itibaren "Hesaplanan KDV (Diğerleriyle birlikte 3.370,34-YTL ilave edilmiştir ki; oluştuğu iddia edilen kamu zararı ise 171.50-YTL'dir)” adı altında KDV tutarı beyannameye yansıtılmış; Trend Araştırma Danışmanlık Pazarlama Firmasının ise Kasım/2007 dönemine ilişkin KDV beyannamesinden itibaren, "Hesaplanan KDV (Diğerleriyle birlikte 6.120,00-YTL ilave edilmiştir ki oluştuğu iddia edilen kamu zararı ise 3.600,00-YTL'dir)” adı altında KDV tutarı beyannameye yansıtılmış, bu tutarın 1.986,21-TL'si de fiilen Vergi Dairesine yatırılmış bulunmaktadır. Dolayısıyla 89 Sıra Nolu KDV Genel Tebliği hükümleri çerçevesinde kamu zararı oluştuğundan bahsetmek mümkün görülmemektedir.

Bu itibarla, dilekçi iddialarının kabulü ile 1163 sayılı ilamın 4. maddesiyle verilen 3.771,50 TL’nin tazminine ilişkin hükmün KALDIRILMASINA,

Karar verildiği 13.03.2013 tarih ve 36710 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:00:56

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim