Sayıştay 8. Dairesi 33638 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8
Sayıştay Kararı
33638
6 Mart 2012
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2007
-
Daire: 8
-
Dosya No: 33638
-
Tutanak No: 34509
-
Tutanak Tarihi: 06.03.2012
-
Konu:
KARAR
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;
847 sayılı ilamın 5 inci maddesiyle; Eyüp Belediyesi Yemek Servisi her gün düzenli olarak memur ve işçi personeline yemek verecek şekilde en az 500-600 kişilik yemekhanesi ile birlikte bu hizmeti çok daha düşük bir maliyetle yerine getirdiği halde, Multinet Kurumsal Hizmetler A.Ş. tarafından gificard adı altında hazırlanan ve yemek maliyetinin tamamını içeren kart bedelinin memur katkısı düşülmeden Yemek Yardımı Yönetmeliği ve Bütçe Kanunu'nun ilgili hükümlerine aykırı bir şekilde yemek yardımı ödenmesi sonucu 248.742,84 YTL.’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle:
Sayıştay İlamının 5. maddesinde yemek yardımının 2/3 ünün kurum tarafından karşılanıp geri kalan kısmının memurdan kesilmesi gerektiği ifade edilerek bunun aksine yapılan bir uygulamayla yardımın tümünün belediye bütçesinden karşılanması sebebiyle kamu zararı oluştuğu iddia edilmekte ve oluşan söz konusu kamu zararının tarafımızdan tazminen tahsil edilmesi istendiğini,
Coğrafi alan olarak İstanbul'un en geniş sınırlarına sahip ilçelerinden biri olan Eyüp İlçesi sınırları içerisinde yoğun bir şekilde yaşanan şehirleşmenin ve yapılaşmanın getirdiği sorunlarla birincil derecede Eyüp Belediyesinin muhatap olduğu, Bu geniş alan, yoğun ve hızlı şehirleşmeye paralel olarak Eyüp Belediye Başkanlığının hizmet birimleri ilçenin değişik kesimlerinde yer almakta kamu hizmeti tek bir bina ve tesis içinden yürütülmediğini, Belediyenin birçok müdürlüğü ya da müdürlük çalışanları merkez idare binasının dışında hatta şehir merkezinin haricinde yer aldığını, Bu kadar geniş bir alana dağınık bir şekilde yerleşmiş bulunan belediyenin memurları için yiyecek yardımını tek bir yemekhanede sunması mümkün olmadığı gibi her birim için ayrı yemekhane tesisi kurulması da kamu hizmetinin verimliliği ve sürekliliği açısından uygun olmayacağı, İlçenin ücra bir köşesinde çalışmakta olan bir memurun yarım saatlik öğle tatilinde merkeze gelerek yemeğini yemesi ve işinin başına dönmesinin mümkün olmadığı, Bu sebeple yapılan geniş kapsamlı değerlendirmeler sonucunda memura yemekhanede yemek vermekten ziyade kendisine en uygun ve yakın yerde bu ihtiyacını giderebilecek bir yöntemin sunulması cihetine gidilmiş ve yemek ihtiyacını giderebileceği kart verildiğini, Memur bu şekilde kendisine en yakın yerde yemeğini yiyerek en kısa zamanda görevinin başına dönebildiğini, Elbette ki yemek ihtiyacının karşılanması sırasında fiilen yaşanan sorunları bu sorunlardan mütevellit hizmetin uğradığı aksaklıkları ve memur personelin çektiği sıkıntıları en yakından Eyüp Belediyesi görevlilerinin bildiğini, Dolayısıyla memurun yemek ihtiyacının en uygun şekilde giderilmesini amaçlayan ve Eyüp Belediyesinin içinde bulunduğu özel şartlara da uygun bulunan yiyecek yardımının sunulması yönteminde hukuka, kamu hizmeti anlayışına, insan haklarına, personel rejimine, kaliteli, sürekli ve etkin yönetim anlayışına aykırı bir durumun olmadığını,
Yiyecek yardımının yukarıda izah edildiği şekilde yapılabilmesini temin için 4734 sayılı yasa doğrultusunda hizmet alımı ihalesi yapıldığını, İlçe sınırları içinde ve memur personelin çalışma ve yaşam alanı içerisinde yer alan lokanta ve gıda işi yapan merkezlerde yapılan araştırmalar neticesinde 2500 kalori değeri taşıyan dört çeşit yemeğin ortalama maliyeti 20.50 YTL olarak tespit edildiğini, İşbu tespit belediyenin resmi görevlilerinin yer aldığı fiyat araştırma komisyonu tarafından yapıldığını,
Fiyat araştırma komisyonu tarafından memurun günlük yiyecek yardımı maliyeti olarak tespit edilen 20.50 YTL rakamı yapılacak ihalede yaklaşık maliyet olarak baz alındığını, Daha farklı bir açıdan ifade edilecek olursa Eyüp belediye Başkanlığı kurumsal olarak memurunun günlük yemek ihtiyacının 20.50 YTL olduğunu tespit ve kabul ettiğini, Günlük ihtiyaç tespit edildikten sonra bu ihtiyaç tutarı yapılacak ihalenin de yaklaşık maliyeti olarak belirlendiğini,
İhalenin İdari Şartnamesinin 2. maddesinde " Memur yemek Yardımı Yönetmeliği gereğince yemek bedelinin 1/2 si belediyemiz tarafından ödenecektir" ibaresi açık bir şekilde yer aldığını, Esasen şartnamedeki bu fıkra belediyenin yemek parasının yarısını ödeme konusundaki açık ve kesin kurumsal iradesini de ortaya koyduğunu, Belediye tarafından memurun 1 günlük yiyecek yardımı maliyeti (20.50 YTL) belirlenerek bu maliyetin yarısının (10.25) memura ödenmesi hedeflendiğini, İhaleye çıkarken belediyenin hareket noktası ve iradesinin bu yönde olduğunu, Ancak rutin olarak yapılan bir iş olmadığından ve uygulaması da çok fazla bulunmadığından belediyenin iradesi ihale dokümanına olduğu gibi yansıtılamadığını, Ancak her ne kadar belediyenin bu açık iradesi ihale evrakına yansıtılmamış ise de kurumsal irade ortaya konulmuş ve yemek maliyeti olarak belirlenen miktarın yarısına en yakın olan ve aynı zamanda diğerlerine nazaran en düşük olan teklif kabul edilerek ihale neticelendirildiğini, Belediye, 2/3 oranına kadar yemek maliyetini karşılamaya yetkili olmakla birlikte maliyetin yarısını karşılamakla yetindiğini,
Yemekhane kurmak suretiyle yemek yardımı yapılmadığından ayrıca memurdan yemek parası kesilmediğini, memur yemeğini yediği sırada maliyetin kendisine düşen kısmını bizzat ödediğini, Memurun önüne yemek konulmamış ancak daha iyi şartlarda yemek yeme fırsatı sunulduğunu, Memura para verilmemiş görevine en yakın yerde ve seçenekleri bol yemek yeme fırsatı verildiğini, Bu uygulama da memura yemek yardımının ayni olarak yapılması olduğunu, Yemek yardımının bu şekilde sunulmasındaki amaç, görev ve kamu hizmetini aksatmadan görevi başındaki memurun o görev sırasında duyduğu yemek ihtiyacının hızlı ve kolay yolla karşılanması olduğunu, Eğer bu ihtiyaç memurun insanca ve onuruyla yaşama seviyesi ile örtüşür mahiyette karşılanmakta ise yasa koyucunun öngördüğü amaca ulaşılmış olduğunu,
Sonuçta belediye tarafından bir memurun günlük yemek maliyeti Eyüp sınırları içindeki lokanta ve gıdacılardan araştırılarak bulunmuş ve bu miktarın yarısı memura yemek yardımı olarak sunulduğunu, Yardım, nakit para olarak değil ilgili firmanın anlaşmalı olduğu lokantalarda yemek yeme olanağını tannan bir kart vermek suretiyle yapıldığını, Sosyal bir devlet olan Türkiye Cumhuriyetini ayakta tutan, kalkındıran memurların elbette ki insan hak ve onuruyla birlikte çalışma şartlarına sahip olması da gerektiğini,
Nihayetinde yemek yardımının 1/2 sinin memura verileceği yapılan ihalenin idari şartnamesinde yer aldığına göre memura yapılan yiyecek yardımının yemek maliyetinin yarısı olduğunu anlamak gerekmekte olduğunu, Gerçekten de memurun günlük yiyecek ihtiyacı maliyetinin yarısını belediye ilgili firmaya ödemiş olup memurdan kesilmesi gereken miktar ise personel tarafından ihtiyacın giderildiği yerde üstlenilip ödendiğini, Yiyecek yardımı direkt olarak belediye tesislerinde ve belediye tarafından yemek olarak yapılmadığından artık belediyenin memurdan parasal anlamda bir kesinti yapması da gerekmediğini, Çünkü yemek yardımının sunucusu artık belediye değil bir firma olduğunu, Memurdan yemek yardımı için kesinti yapılmamış olması tüm maliyetin kurum üzerinde kaldığı anlamına gelmediğini, Çünkü personel yemeğini dışarıda yemektedir ve kendisinden kesilmesi gereken maliyet payını bizzat kendisi üstlenmiştir.Yemek için memurdan katkı kesilmesini düzenleyen yasa, bu durumu, yemeğin bizzat kurum tarafından personele sunulması hali için öngördüğünü, Çünkü bu durumda yemek işini tamamen bizzat kurum üstlendiğini, Kart sisteminde ise kurum sadece kendi payını ödemekte ve personeli bu noktada serbest bırakmakta olduğunu, Mevzuat hükümlerini yasa koyucunun hedeflediği yarar doğrultusunda yorumlamak gerektiğini, Gelişen şartlara ve memurların çalışma alanı ve düzenine göre yiyecek yardımının yapılma şeklinde gerekli esnekliği göstermek çağdaş devlet anlayışının gereği olduğunu, Yemekhane yapmak suretiyle yiyecek yardımını memurlarına sunmak Eyüp belediyesi açısından pratik ve etkin bir çözüm olmadığını, Zaten bu yüzden yemekhane sisteminden vazgeçildiğini, Şu anda belediye, bünyesinde memurlara yönelik olarak yemek yardımının sunulduğu bir yemekhane olmadığı gibi ilgili firmaya yapılan ödemelerin haricinde memurların aldığı herhangi bir yiyecek yardımı da söz konusu olmadığını, Memura verilen yemek kartları personelin yasadan kaynaklanan bir hakkıdır ve bu hakkın devlet tarafından personelden esirgenmesinin mümkün olmadığını, Yemekhane tesisi kurulmak suretiyle bu yardım verilemiyorsa mutlaka bir başka yöntemle verilmesi gerektiğini, Bu yöntemi de elbette ki memuru çalıştıran kurumların bulacağını, Nitekim Eyüp Belediyesinin yaptığı da bundan başka bir şey olmadığının,
Çalışma ortamı ve şartlarının gerekleri açısından. kamu hizmetinin sürekliliği ve verimliliğini temin için belediyede yemek yardımı yukarıda izah edildiği şekilde yapıldığını, Nitekim yapılan inceleme sonucunda Sayıştay Başkanlığı tarafından da yemek yardımının işbu şekilde yapılmasında bir sorun görülmemiş sadece yemek yardımı maliyetinin memur tarafından karşılanması gereken oranı hususunda kamu zararı iddiasına yer verildiğini, Yukarıda da izah ettiğimiz üzere yemek yardımının Sayıştay Başkanlığı tarafından da uygun görülen işbu usulle yapılması yeni bir uygulamadır. Savunmanın başlangıç kısmında da izah ettiğimiz üzere belediyenin yemek yardımı maliyetinin yarısını karşılama konusundaki açık ve kesin iradesi ile ihale iş ve prosedürleri uyum göstermekte zorlanmıştır. Bu durum tamamen uygulamanın yeni ve tecrübe birikiminin bulunmayışından kaynaklandığını, Kesin olan husus şudur ki belediye yemek maliyetinin yarısını karşılayacağı yönündeki iradesini ihale dokümanına açık ve net olarak yansıttığını, İhale sırasında yasal zorunluluk gereği yapılan fiyat araştırması sonucunda bulunan( 20.50YTL) YAKLAŞIK MALİYET yemek bedelinin tamamı olarak öngörülmüş ve bu bedelin yarısı ile üçle ikisi arasında yer alan (10 YTL) tutar yemek bedeli olarak kabul edilip memura verildiğini, Yemek yardımı mevzuatta düzenlenmiş yasal dayanağı bulunan bir tasarruftur. Harcanan ve kamu zararı olarak nitelendirilen paranın memura yemek yardımı olarak verildiğinde şüphe yoktur. Yasal dayanağa istinaden memura verilen gerçek ve somut bir harcamanın kamu zararı olarak adlandırılması yasanın özüne ve çağdaş yönetim anlayışına uymadığını, Sonuçta dayanaksız olarak boşa ve beyhude yere yapılmış bir harcamanın söz konusu olmadığını,
Öte yandan 01.08.2010 tarih ve 27659 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6009 sayılı yasanın Geçici 8. maddesi konuyla ilgili yeni düzenleme getirmiştir.6009 Sayılı yasanın Geçici 8. Maddesi : "Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, bu Kanunun yayımı tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idarî veya malî yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır.” Yasa hükmü çok açıktır.6009 Sayılı yasanın yayım tarihi olan 01.08.2010 tarihine kadar memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi yaparak veya başkaca bir tasarrufta bulunarak belediyede çalışan kamu personeline yapılmış olan ek ödemeler nedeniyle kamu görevlileri hakkında idari veya mali yargılama ve takibat yapılmayacak, başlatılmış olanlar da işlemden kaldırılacaktır. Yasanın hükmü açık ve emredici niteliktedir.
Yasanın yürürlüğe girmesinden önce yemek yardımı adıyla memura yapılan ek ödemeler nedeniyle Sayıştay Başkanlığı tarafından başlatılmış bulunan işbu mali takibatın 6009 sayılı yasanın Geçici 8. maddesinin emredici ve açık hükmü gereğince işlemden kaldırılması gerekmektedir. Aksine bir tutum yasanın açık ve amir hükmüne aykırı davranmak anlamına gelecektir. Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devleti olup kişi ve kurumların tamamı yasalara ve ilgili mevzuat hükümlerine uymakla sorumludur.Yukarıda dile getirdiğimiz savunmalarımız ve zikrettiğimiz yasa hükmü birlikte veya ayrı ayrı değerlendirilerek takibatın işlemden kaldırılması gerekmektedir.
İzah edilen nedenlerle 2007/847 say ılı ilamının 5. maddesinde dile getirilen hususlara karşı işbu savunmanın kabulüyle Sayıştay İlamının bozulmasını ve hakkımda çıkartılmış bulunan kamu zararı isnadı ile bu zararın tazminen tahsiline ilişkin hükmün kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Yiyecek Yardımı" başlıklı 212 inci maddesi uyarınca çıkanları Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği'nin "Yemek Servisi Giderleri" başlıklı 4 üncü maddesinde.
"Yiyecek yardımının gerektirdiği giderler, yemek maliyetlerinin yarısını aşmamak üzere bu yönetmelik kapsamına dahil memur kadrosu adedine göre kurum bütçelerine konacak ödeneklerle karşılanır.
Ödenek dağıtımı yemek servisi kurulacak kurumdaki memur sayısı dikkate alınmak suretiyle yapılır. Yemek bedelinin bütçeden karşılanamayan kısmı yemek yiyenlerden alınır. 2215 sayılı 'Bazı Kamu Personeline Tayın Bedeli Verilmesi Hakkındaki Kanun'a göre tayın bedeli verilen personel İle sözleşmeli olarak çalıştırılanların, bu yönetmeliğe göre yiyecek yardımı yapılan yemek servislerinde yemeleri halinde yemek bedelinin tamamı-kendilerinden alınır.' denilmektedir.
Öte yandan "2007 yılı Bütçe Kanununu eklenen ve Bazı Ödeneklerin Kullanımına ve Harcamalara İlişkin Esaslan Düzenleyen (E) Cetveli" nin 28 inci maddesine göre 657 sayılı Kanunun 212 inci maddesine dayanılarak hazırlanan ve 11.11.1986 tarihli ve 86/11220 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği'nin 4 üncü maddesi uyarınca, yemek maliyetlerinin yarısını aşmamak üzere Kurum bütçelerinden yapılan yemek yardımı Ankara, İstanbul ve İzmir illerinin büyükşehir belediyesi sınırları içinde görev yapan personel için yemek maliyetlerinin azami üçte ikisi olarak uygulanabilir.
Buna göre kurum bütçesinden kadrolu memurların her gün yiyebileceği ihtimaline karşılık konulan yiyecek yardımı ödeneğinden yemek maliyetinin üçte ikisini aşmamak üzere harcama yapılabileceğinden, yemek maliyetinin bütçeden karşılanamayacak olan kısmı yemek yiyenlerden karşılanacaktır. Yemek yiyenlerden alınacak yemek ücretleri tarifesi ise her yılbaşında Bütçe Uygulama Talimatı ile asgari rakamlar üzerinden belirlenmekte olup kurumlar yemek maliyetinin kalan kısmını karşılayacak şekilde bu rakamların daha üstünde fiyatlar tespit edebilecektir.
Bu nedenle Bütçe Uygulama Talimatı ile belirlenen miktarlar en az alınması gereken miktarı ifade etmektedir. Eğer Bütçe Uygulama Talimatında belirtilen miktarlar üzerinden kişilerden tahsil edilen bedel, yemeğin maliyetinin kalanını karşılamaya yetmiyorsa, kişilerden tahsil edilen miktarın yemeğin maliyetinin kalan kısmını karşılayacak şekilde artırılması veya yemeğin maliyetinin düşürülmesi gerekmektedir. Aksi takdirde yemek maliyetinin üçte ikisinden fazla bir miktarı bütçeden karşılanmış olacaktır ki bu da yukarıda ifade edilen Bütçe Kanunu hükmüne aykırıdır. Kaldı ki devlet memurlarının yiyecek yardımından hangi hallerde, ne şekilde faydalanacaklarını ve bu yardımın uygulanması ile ilgili esasları belirlemek amacıyla hazırlanan Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği'nin "Yardım Şekli" başlıklı 3 üncü maddesinde yiyecek yardımının yemek verme şeklinde yapılacağı ve bu yardım karşılığında nakten bir ödemede bulunulmayacağı açık bir şekilde ifade edilmektedir.
Zira bahsi geçen Yönetmeliğin "Yardımın Şartları" başlıklı 5. maddesinde yer alan: "Kurum bütçelerine yiyecek yardımı karşılığı konulan ödenek memurlara yemek vermek üzere kurulan yemek servisi, yardım sandığı, dernek veya bu mahiyette kuruluşa ödenir.” hükmü karşısında, özel firmalardan yemek teminine açıkça cevaz verilmediği anlaşılmakta ise de bunun Kanunda öngörülmüş sosyal bir hak oluşu, bu hakkın bir şekilde yerine getirilmesi gerekliliği; aksi halde, yemek yardımından yemek vermek üzere kurulan yemek servisi, yardım sandığı, dernek veya bu mahiyetteki kuruluş vasıtasıyla faydalanan memurlara nazaran Kanunda öngörülmüş bir haktan mahrum bırakılma gibi eşitlik ilkesine aykırı bir durumun söz konusu olacağı hususları göz önüne alındığında, bu tür bir uygulamanın memur lehine değerlendirilerek kabul edilmesi gerekmektedir.
Multinet Kurumsal Hizmetler A.Ş. tarafından giftcard adı altında hazırlanan ve yemek maliyetinin tamamını içeren kart bedelinin memur katkısı düşülmeden yemek yardımı yönetmeliği ve bütçe kanunun hükümlerine aykırı bir şekilde yemek yardımı olarak ödenmesi mümkün değildir.
Dilekçi her ne kadar, çağdaş devlet anlayışının gereği olarak yemekhanede yemek vermek yerine, ihaleye çıkılarak Multinet A.Ş.'ye bastırılan yemek kartları ile ihtiyacın karşılandığı, ihale şartnamesinde yemek maliyetinin yarısının belediye tarafından ödeneceği belirtildiği halde, belediyenin iradesi ihale dokümanına aynen yansıtılmadığından ihaleye çıkılarak teklif alınan yemek maliyetinin 10.25 YTL gibi göründüğü, ancak asıl niyetlerinin ihaleye yemek maliyetinin yarısını yazmak olduğu belirtilerek bu nedenle de memurdan bir kesinti yapılmadığı ve yemek yenilen yerde maliyete katkıda bulunup bulunmamak konusunda personelin serbest bırakıldığı ifade edilmektedir.
Ancak, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Yiyecek yardımı" başlıklı 212 nci maddesi uyarınca çıkarılan Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinde, yardımın şeklinin yemek verme şeklinde yapılacağı, kurum bütçesine yemek maliyetinin yarısını aşmamak üzere yiyecek yardımı karşılığı konulan ödeneğin ise yemek vermek üzere kurulan tabldot gibi yemek servisi veya bu mahiyette kurulan kuruluşlara ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
Öte yandan, memurlara yapılacak yemek yardımı ihale dosyası incelenmesi sonucu, öğlen yemeği maliyetinin 10,25 YTL olarak belirlendiği, bu bedelin yarısının belediye tarafından verileceği bertilerek listeye çıkılıp değişik firmalardan bir öğün yemek maliyeti ile ilgili olarak değişik teklifler alındığı ihalenin ise en düşük teklif veren Multinet A.Ş.'ye verildiği tespit edildiği halde, belediyenin iradesini ihaleye yansıtmadığı için yemek maliyeti olan 10,25 YTL'nin, yemek maliyetinin yarısı olarak yazılamadığı iddiası gerçekleri yansıtmadığı kanaatine varılmıştır. Çünkü İhaleye, maliyetin yarısı ile değil yemek maliyeti ile çıkılarak teklif alınıp ihale sonuçlandırılmaktadır.
Zira, yemek maliyetinin tamamını ödedikten sonra, memurun bu bedele katkıda bulunup bulunmaması konusunda serbest bırakılması da ilgi çekicidir. Çünkü zaten memurun yemek maliyetinin tamamı bütçeden ödenmiştir ki, asıl olan, bütçeden ödenmesi gereken tutarı aşan kısmın, memur tarafından ödenmesi kanuni bir zorunluluktur.
Buna göre, kurum bütçesine, kadrolu memurların her gün yiyebileceği ihtimaline karşılık konulan yiyecek yardımı ödeneğinden Bütçe Kanununun 28 inci maddesine göre yemek maliyetinin üçte ikisini aşmamak üzere harcama yapılabileceğinden, yemek maliyetinin bütçeden karşılanmayacak olan kısmı yemek yiyenlerden karşılanacaktır. Yemek yiyenlerden alınacak yemek ücretleri tarifesi ise, her yılbaşında Bütçe uygulama talimatı ile asgari rakamlar üzerinden belirlenmekte olup, kurumlar tarafından yemek maliyetinin kalan kısmını karşılayacak şekilde yemek yiyenlerden alınan miktarın artırılması veya yemeğin maliyetinin düşürülmesi gerekmektedir. Aksi takdirde yemek maliyetinin üçte ikisinden fazla bir miktarı bütçeden karşılanmış olacaktır ki, bu da anılan Bütçe Kanunu hükümlerine aykırıdır. Kaldı ki, yaklaşık maliyet cetvelinde de görüleceği üzere belediye civarında bulunan lokantalardan bir öğün yemeğin maliyetinin 20.50 YTL olacağına ilişkin fiyat alınmak suretiyle, aslında biz bunun yarısını ödemekteyiz gibi bir iddiada bulunulamayacağı gibi, ihaleye çıkılan rakam ile maliyetimizin yarısını kastetmiştik de denilemez. İstanbul Ticaret Odasından alınan yazıda da 2007 yılı için İstanbul'da 1. öğün (öğle) yemek maliyetinin 4 ila 8 YTL arasında tespit edilebileceği belirtilmektedir. Bununla birlikte memurlardan herhangi bir kesinti yapılmamış yemek maliyeti rayicin çok üzerinde ihale edilmiştir.
Ayrıca yemek hizmetine ilişkin ihaleyle gerçekleştirilmiş firmaya yapılan ödemenin 6009 sayılı Kanunun Geçici 8 inci maddesi kapsamında bir ödeme olarak değerlendirilmesi de mümkün değildir.
Bu itibarla dilekçilerin iddialarının reddedilerek 847 sayılı İlam’ın 5. maddesi ile 248.742,84 YTL.’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
Karar verildiği 06.03.2012 tarih ve 34509 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:02:02