Sayıştay 8. Dairesi 33593 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

33593

Karar Tarihi

18 Ekim 2011

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2007

  • Daire: 8

  • Dosya No: 33593

  • Tutanak No: 33851

  • Tutanak Tarihi: 18.10.2011

  • Konu:

KARAR

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü:

1075 sayılı ilamın 1’inci maddesinde, İl Özel İdaresine bağlı birimlerin su tüketim bedelleri hesaplanırken atık su bedelinin de dahil edilerek faturalandırılması ve ödemenin bütçeden karşılanması nedeniyle toplam 4.330,40 TL.’ye tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçi dilekçesinde, Antalya Büyükşehir Belediyesi Su ve Atık Su İdaresi Genel Müdürlüğü Abone Hizmetleri Dairesi Başkanlığının 29.09.2010 tarihli yazılarında, 2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanunun 41. ve 44.maddeleri Çevre Temizlik vergisi ile ilgili hususları düzenlediği, ilgili maddede "Su ve Kanalizasyon hizmetleri ayrı bir kanunla düzenlenmiş bulunan belediyeler de ise atık su bedellerinin tahsiline ilişkin uygulamada kendi hükümlerine tabi olduğu, Su ve Kanalizasyon hizmetlerinin 2560 Sayılı kanun ile düzenlenmiş ve bu kanun hükümleri doğrultusunda işlemlerin yapıldığı, ayrıca atık suyun çevre temizlik vergisi olmadığı, bunun bir hizmet bedeli olduğu, bu nedenle de atık su bedellerinden hizmet veren kurumun bedel alması gerektiği;

Konu ile ilgili yargı sürecini sonuçlandıran ve emsal teşkil eden ve bir örneği ekte gönderilen KOSKİ davasında Uyuşmazlık Mahkemelerinin 16/06/2003 tarih E.2002 / 56 k.2003 / 33 Sayılı Kararı ile Atık su ücretinin vergi mahiyeti bulunmadığı, maliyet - kar esasına dayalı hizmet bedeli olduğu hükme bağlandığından sorgu maddesinin bu açıklamalar dikkate alınarak kaldırılmasını talep etmektedir.

Sayıştay Savcılığı, dilekçe ekinde sunulan Antalya Büyükşehir Belediyesi Su ve Atık Su İdaresi Genel Müdürlüğünün 14.10.2010 tarih ve 3201 sayılı yazısının tetkikinden kurumun ödemiş olduğu su faturası tutarının içinde atık su bedelinin bulunmadığı ve bu ad altında çevre temizlik vergisi alınmadığının anlaşıldığını,

Diğer taraftan tazmin kararının kaldırılması yönünde verilmiş Temyiz Kurulu’nun birden fazla kararı bulunduğunu belirterek tazmin kararının kaldırılması uygun olur şeklinde görüş belirtmektedir.

26.5.1981 tarih ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununa 15.7.1993 tarih ve 3914 sayılı Kanunun 1’inci maddesi ile eklenen “Çevre temizlik vergisi” başlıklı mükerrer 44’üncü maddenin birinci fıkrasında, belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde bulunan ve belediyelerin katı atık toplama ile kanalizasyon hizmetlerinden yararlanan konut, işyeri ve diğer şekillerde kullanılan binaların, Çevre Temizlik Vergisine tabi oldukları belirtilmiş, ikinci fıkrasında da bu vergiden muaf olan kurum ve kuruluşlar sayılmıştır.

Anılan maddenin, on ikinci fıkrasında ise, belediyelerin atık su ile ilgili olarak da Çevre Temizlik Vergisi alacakları belirtilmiş ve atık su ile ilgili vergi miktarının nasıl belirleneceği ve tahsil edileceği açıklandıktan sonra, “Su ve kanalizasyon hizmetleri ayrı bir kanunla düzenlenmiş bulunan belediyelerde ise, atık su bedellerinin tahsiline ilişkin uygulama kendi kanunlarındaki hükümlere tabidir.” denilmiştir. Bu hükümden de anlaşılacağı üzere, su ve kanalizasyon hizmetleri ayrı bir kanunla düzenlenmiş olan belediyelerin atık su konusundaki uygulamaları mükerrer 44’üncü madde ile getirilen düzenlemenin dışına çıkartılmıştır.

20.11.1981 tarih ve 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 13’üncü maddesinin (a) bendinde, su satışı ve kullanılmış suların uzaklaştırılmasına karşılık, tarifesine göre abonelerden alınacak ücretler İSKİ’nin gelirleri arasında sayılmış ve 23’üncü maddesinde de, su satışı, kanalizasyon tesisi bulunan yerlerdeki kullanılmış suların uzaklaştırılması, septik çukurların boşaltılması giderleri için ayrı tarifeler yapılacağı; tarifelerin tespiti ile tahsilâta ilişkin usul ve esasların bir yönetmelikle belirleneceği ifade edilmiştir

2560 sayılı Kanuna, 5.6.1986 tarih ve 3305 sayılı Kanunun 3’üncü maddesi ile eklenen “Bu Kanun diğer büyükşehir belediyelerinde de uygulanır.” şeklindeki ek 5’inci madde hükmü ile de anılan Kanun bütün büyükşehir belediyeleri hakkında geçerli bir kanun haline getirilmiştir.

Dolayısıyla, 2560 sayılı Kanunun yukarıda açıklanan 13 ve 23’üncü maddelerinde yer alan hükümler, büyükşehir belediyelerine, belirlemiş oldukları tarifeler üzerinden kullanılmış suların uzaklaştırılması hizmetine karşılık olmak üzere abonelerden atık su bedeli adı altında bir ücret tahsil etmelerine cevaz vermekte olup, Kanunda herhangi bir muafiyet hükmüne de yer verilmemiştir. O nedenle bütün abonelerin bu bedeli ödemesi gerekmektedir.

2560 sayılı Kanun 20.11.1981 tarihinde kabul edilmiş, 2464 sayılı Kanunun Çevre Temizlik Vergisine ilişkin mükerrer 44’üncü maddesi ise 15.7.1993 tarihinde bu Kanuna eklenmiştir. Çevre Temizlik Vergisine ilişkin düzenleme 2560 sayılı Kanunun kabul tarihinden daha sonraki bir tarihte yapılmasına karşılık, 2560 sayılı Kanunda herhangi bir değişiklik yapılmamıştır. Ayrıca, sonraki tarihlerde de 2560 sayılı Kanuna, büyükşehir belediyelerinin atık su bedeli adı altında abonelerinden aldıkları ücretten kamu kurum ve kuruluşlarının muaf tutulmaları yönünde herhangi bir hüküm getirilmemiştir. Dolayısıyla 2560 sayılı Kanunun bu konuya ilişkin hükümleri, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten bu yana nasıl uygulanıyorsa, bundan sonra da aynı şekilde uygulanmak durumundadır.

Diğer taraftan, 2464 sayılı Kanunun mükerrer 44’üncü maddesinin on ikinci fıkrasında yer alan, “Su ve kanalizasyon hizmetleri ayrı bir kanunla düzenlenmiş bulunan belediyelerde ise, atık su bedellerinin tahsiline ilişkin uygulama kendi kanunlarındaki hükümlere tabidir.” hükmünden hareketle, Kanunun sadece tahsilât bakımından özel kanun hükümlerine atıfta bulunduğu, bu nedenle ikinci fıkradaki muafiyet hükmünün uygulanması gerektiği yönündeki düşüncenin kabulü de mümkün değildir. Zira söz konusu hüküm, esas itibariyle atık su konusundaki özel düzenlemelerin, mükerrer 44’üncü madde hükmünün dışında bırakılması amacıyla getirilmiştir.

Bu durumda, su ve kanalizasyon hizmetleri açısından özel bir kanun olan ve bütün büyükşehir belediyelerinde uygulanan 2560 sayılı Kanunun 13’üncü ve 23’üncü maddeleri gereğince, kullanılmış suyun uzaklaştırılmasına karşılık bir ücret olarak abonelerden tahsil edilen atık su bedelinin, 2464 sayılı Kanunun mükerrer 44’üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan muafiyet hükmü kapsamında mütalâa edilmesine imkân yoktur.

Açıklanan mevzuat hükümleri ve bu konudaki Sayıştay Genel Kurulu’nun 5057/1 sayılı kararı gereği dilekçi iddialarının kabulü ile 1075 sayılı ilamın 1’inci maddesiyle toplam 4.330,40 TL.’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,

Karar verildiği 18.10.2011 tarih ve 33851 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:03:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim