Sayıştay 8. Dairesi 33312 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

33312

Karar Tarihi

30 Mayıs 2012

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2007

  • Daire: 8

  • Dosya No: 33312

  • Tutanak No: 35090

  • Tutanak Tarihi: 30.05.2012

  • Konu:

KARAR

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü:

1063 sayılı ilamın 2. maddesiyle Sağlık İşleri Müdürlüğü görevini yürüten Nurdan Çakıcı Köşedar’a memuriyet aylığının yanı sıra işyeri hekimliği ücreti ödendiği gerekçesiyle 9.060,12 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde özetle;

12.07.2006 tarihinde 5538 sayılı Kanun'la, 81. maddeye yeni bir fıkra eklenmiştir. Bu düzenlemenin yürürlüğe girmesinden sonra kimi kamu kurum ve kuruluşlarının bu fıkrayı, kurum hekimlerine işyeri hekimliği görevinin de ayrıca ücret ödenmeksizin gördürülebileceği şeklinde yorumlandığı öğrenilmiştir.

Nitekim "İş Kanunu 'nun 81. maddesinin son fıkrası gereği, ödenmiş bulunan ücretlerin" geri istenmesi de bu yanlış yorum çerçevesinde değerlendirilmelidir.

Belirtmek gerekir ki, 81. madde düzenlemesinin bu şekilde yorumlanması; işyeri hekimliği hizmetinin önemi ve niteliğini göz ardı etmek, özellikle Belediyeler, İl Özel İdareleri, İSKİ vs. gibi kurumlarda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında çalışan hekimlere büyük bir iş yükü getirilmek ve Anayasa ile güvence alınan temel hakları ihlal etmek anlamına gelmektedir.

Öte yandan İş Kanunu'nun 81. maddesi gerekçe gösterilerek işyeri hekimliği görevinin halen bu görevi sürdüren-sürdürmeyen kurum bünyesindeki hekimlere ücretsiz olarak gördürülmek istenmesi/gördürülmesi ve bu nedenle işyeri hekimliği sözleşmelerinin feshedilmesi de hukuka aykırıdır.

Sözleşme gereği, fiilen çalışmam karşılığında tarafıma ödenmesi hukuka uygun olan ücretlerin geri istenmesi de, bu hatalı yorumun bir sonucudur. Zira;

a. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesine göre, bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye "işçi", işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara "işveren", işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye "iş ilişkisi" denileceği belirtilmiştir. Belirtilen yasal tanımlara göre, işçi sayılmanın esaslı unsurlarından birisi, "iş sözleşmesine dayalı çalışma" diğeri ise "ücret karşılığı çalışmadır".

Keza Borçlar Kanunu'nun 313. maddesinde hizmet akdinin tanımı, "hizmet akdi öyle bir mukaveledir ki onunla işçi muayyen ve gayri muayyen bir zamanda hizmet görmeyi ve iş sahibi de ona bir ücret vermeyi taahhüt eder" şeklindedir.

Görüldüğü gibi işyeri hekimleri, İş Kanunu'na tabi olarak; iş sözleşmesiyle ve bir ücret karşılığında, işyeri sağlık biriminde görev yaparlar. Dolayısıyla hekim, mesleksel statüsü olan bir işçidir. Ücretlerinin miktarı ve ödeme biçimi ise sözleşmelerinde gösterilir.

b. Kamu kurumlarında çalışan hekimlerin de, işyeri hekimliği mevzuatının aradığı şartları taşıması halinde aynı kurumda veya başka bir kurumda işyeri hekimliği yapmalarının önünde yasal bir engel bulunmamaktadır. Ancak bu görevler niteliği itibarıyla birbirinden farklı olduğu, iki ayrı iş olduğu için ayrı ayrı ücretlendirilmektedir. Zira hekimin yerine getirdiği hizmet 657 sayılı Kanun anlamında hizmetin bir gereği olmadığı gibi, işyeri hekimliği ile 657 sayılı yasaya tabi olarak yapılan hekimlik, nitelikleri itibarıyla da birbirinden farklıdır. Şöyle ki;

İşyeri hekimliği;

•İşçi sağlığı ve güvenliği düzenlemelerinin bir gereği olarak, işyerinde çalışan işçilere yönelik/ bu işçilerle sınırlıdır.

•İşyeri hekimliğinde, koruyucu hekimlik yapılmakta, en özet ifadesiyle, hastalık ortaya çıkmadan gerekli düzenlemeler ve önlemler alınmaktadır.

•Üstelik işyeri hekimliği yapabilmek için, tıp fakültesi mezunu olmak yeterli olmamakta, ancak ilgili mevzuatta belirtilen koşulları taşıyan hekimler tarafından üstlenilebilmektedir.

•İşyerinde sürekli olarak en az 50 işçinin çalışması halinde, işyeri hekimi istihdamı zorunludur.

•İş hukuku ve mevzuatı hükümlerine tabidir.

Kurum hekimliği / belediye tabipliği ise;

•Tedavi edici bir hekimliktir.

•657 sayılı Kanun kapsamında görev yapan memurlara (ve bakmakla yükümlü oldukları yakınlarına), Emekli Sandığı ve Bağ-Kur emeklileri, yeşil kart sahipleri ve hiçbir sağlık güvencesi olmayanlara hizmet vermektedir. Belediye tabipleri hasta muayene hizmetlerinin yanı sıra, cenaze muayene hizmetleri ve defin ruhsatı düzenlemek, gayrisıhhi müesseselerin incelenmesi, gıda ile ilgili işyerlerinin denetlenmesi, Belediye sınırları içinde ücretsiz açlık kan şekeri, kolesterol, trigliserit kontrolleri yapmak vb görevleri yürütmektedir.

•Tıp fakültesi mezunu olmak ve 657 sayılı Kanun kapsamında devlet memuru olmak için aranan koşulları taşımak yeterlidir.

Görüldüğü üzere işyeri hekiminin yerine getirdiği hizmet 657 sayılı Kanun anlamında hizmetin bir gereği olmadığı gibi, yine 657 sayılı Kanun'un "ikinci görev" tanımına da uygun değildir. Bu nedenle, kurum hekimliği ve işyeri hekimliği görevlerinin niteliksel farklılığı nedeniyle de, ayrı ayrı (devlet memuru maaşı + işyeri hekimliği ücreti) ücretlendirilmesi zorunludur.

Demiş ayrıca Sayıştay Temyiz Kurulu'nun 02.10.2001 tarihli kararını gerekçe göstererek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.

Savcılık Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.

4857 sayılı İş Kanunu’nun İşyeri Hekimleri başlıklı 81 inci maddesinin sonuna, 12.07.2006 tarih ve 26226 sayılı Resmi gazetede yayımlanan 5538 sayılı Kanunu’nun 18 inci maddesiyle eklenen son fıkrasında, "Kanuna veya kanunun verdiği yetkiye dayanılarak kurulan kamu kurum ve kuruluşlarında ilgili mevzuatına göre çalıştırılmakta olan hekimlere, üçüncü fıkrada öngörülen eğitimler aldırılmak suretiyle ve aslî görevleri kapsamında, çalışmakta oldukları kurum ve kuruluşların asıl işveren olarak çalıştırdıkları işçilerin iş yeri hekimliği hizmetleri gördürülür. Bu kurum ve kuruluşların diğer personel için oluşturulmuş olan sağlık birimleri iş yeri sağlık birimi olarak da kullanılabilir." Denilmektedir.

Bu hükümle; kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan hekimlerin, çalıştıkları kurum ve kuruluşlarda çalışan işçilerin işyeri hekimliği hizmetlerini görmeleri asli vazifeleri haline getirilmiştir. Bu nedenle, işyeri hekimliğinin ayrı bir vazifeymiş gibi algılanmak suretiyle ücretlendirilmesi, İş Kanununun ilgili maddesine eklenen hükümden sonra yasal açıdan mümkün bulunmamaktadır.

Bu itibarla, dilekçi iddialarının reddiyle 1063 sayılı ilamın 2. maddesiyle verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

Karar verildiği 30.05.2012 tarih ve 35090 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:02:02

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim