Sayıştay 8. Dairesi 32394 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

32394

Karar Tarihi

19 Temmuz 2011

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2007

  • Daire: 8

  • Dosya No: 32394

  • Tutanak No: 33574

  • Tutanak Tarihi: 19.07.2011

  • Konu:

KARAR

TEMYİZ KURULU KARARI

Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten ve duruşmada hazır bulunan murafaacılar ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamaları dinlendikten sonra gereği görüşüldü:

  1. 327 sayılı ilamın 1. maddesi ile Türk Akreditasyon Kurumu’nun muhasebe işlemlerinin, hizmet alımı şeklinde, serbest muhasebeci mali müşavir ve beraberindeki iki personele gördürülmesi sebebiyle 60.867,50 TL için tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde özetle;

İlamda; TÜRKAK, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na ekli II Sayılı Cetvel’de Özel Bütçeli İdarelerin, 17 inci sırasında yer alan, merkezi yönetim kapsamında bir kamu idaresi olduğu için, genel idare esaslarına göre yürüttüğü asli ve sürekli kamu hizmetlerini 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilen personel eliyle yapması gerektiğinin vurgulandığı,

657 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinde; genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerini ifa ile görevlendirilenlerin “memur” olması gerektiğinin belirtildiği, Mezkûr Kanun maddesinde; sözleşmeli personel (4/B), geçici personel (4/C) ve işçilerin (4/D) tanımlandığı, ancak memur haricindeki personele, genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli hizmetlerin yaptırılmasının mümkün olmadığının belirtildiği,

Bu itibarla İlamda yazılı; "Türk Akreditasyon Kurumu’nun da içinde bulunduğu kamu idarelerince genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda belirtilen personel eliyle yürütülmesi gerekmektedir." şeklindeki tespitin, Kanun’un 4 üncü maddesinde belirtilen geçici personel ve işçilere de "genel idare esaslarına göre yürütülen kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler verilebileceği anlamına geldiğinden Anayasa’nın 128. maddesine uygun bulmadıkları, "genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmeti" ifadesinin uygun bir ifade olmadığı,

Bu ifadenin; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın kamu hizmeti görevlileriyle ilgili genel ilkeleri düzenleyen; 128. maddesinde: "Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve sair kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler" şeklinde olduğu, bu ifadeyi kullanarak TÜRKAK bünyesindeki personel eliyle yürütülen işlerin, genel idare esaslarına göre yürütülen kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevlerle ilişkilendirilmesinin, aşağıda izah edilecek hususlara nedeniyle mümkün olmadığı,

TÜRKAK’ın Başbakanlıkla ilgilendirilmiş, 4457 sayılı Kanunla saklı tutulan hususlar dışında özel hukuk hükümlerine tabi bir tüzel kişilik olduğu,

TÜRKAK’ın bir kamu kuruluşu olmasının yanında, kanuni görevi olarak belirlenmiş akreditasyon hizmetinin; Danıştay 1. Dairesi’nin 17.04.2000 tarih ve E. 2000/29, K.2000/59 sayılı Kararında; "umuma arz edilen, sürekli ve kesintisiz bir biçimde işlemesi zorunlu, toplumun genel ve ortak gereksinimlerini karşılamak amacıyla, kanunla kurulan idarenin, doğrudan ya da yakın gözetim ve sorumluluğu altında kamusal yetki ve usuller kullanarak yürüttüğü faaliyetlerdir" şeklinde ifadesini bulan bir kamu hizmeti niteliğinde olmadığı,

TÜRKAK hakkındaki 4457 sayılı Kanun’da akreditasyon hizmetinin, başvuru yapılarak talep edilmesi halinde yurtiçindeki ve yurtdışındaki kuruluşlara verileceği, hizmetin ücret karşılığı yapılacağı, hizmeti veren personelin hizmet akdi (iş sözleşmesi) yapılarak istihdam edileceğine dair hükümler bulunduğu,

Hizmet akdinin, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 313 üncü maddesinde; " hizmet akdi bir mukaveledir ki onunla işçi, muayyen veya gayri muayyen bir zamanda hizmet görmeyi ve iş sahibi dahi ona ücret vermeyi taahhüt eder" şeklinde tanımlandığı,

TÜRKAK'ın kuruluşuna dair 4457 sayılı Kanun incelendiğinde; TÜRKAK'ın akreditasyon hizmeti ile ilgili olarak kamu gücüne dayalı tek yanlı idari düzenleme yapma ve emretme yetkisine sahip olmadığının açıkça anlaşıldığı, çünkü öncelikle personelinin statüsünün, aşağıda açıklanacak hususlardan dolayı kamu gücü kullandırmaya uygun olmadığı,

Buna ilaveten akreditasyon hizmetinin mahiyetinin kamu gücü kullanımına uygun olmadığı, akreditasyon hizmetinin, almak için başvuru yapanlara bedeli karşılığında verileceğinin Kanun’da belirtildiği,

Akreditasyon hizmetinin alımı için yapılacak başvurunun ihtiyari olduğu, Kanun’un, TÜRKAK'ın görevi olan akreditasyon hizmetini, alınması mecburi bir hizmet haline getirmediği, (kuruluş amaçları arasında yurtdışından başvuranlara da akreditasyon hizmeti vermek bulunan bir kamu kuruluşunun ülke sınırları ötesinde yerleşik unsurlara hizmet sunarken kamu gücü ile tek yanlı idari işlem gerçekleştirme gücü ve yetkisi kullanmasının esasen mümkün olmadığı),

TÜRKAK ile hizmeti alan taraflar (akredite edilen unsurlar) arasındaki ilişkinin özel hukuk sözleşmeleri ile kurulduğu,

TÜRKAK'ın kuruluşu ve görevleri hakkındaki 4457 sayılı Kanun’un; akreditasyon hizmetinin, yurtiçi ve yurtdışından başvuran isteklilere, diğer akreditasyon kuruluşlarıyla rekabet ederek verileceği dikkate alınarak hazırlandığı ve Kurum’un idamesini elde edeceği kendi gelirleriyle sağlamasını öngördüğü, Buna karşılık, 5018 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra tabi olunan dış denetim uygulamasında, TÜRKAK'ın 4457 sayılı Kanun’un öngördüğü işletmecilik anlayışına göre çalışmasına tahdit getiren hatalı bir değerlendirmeyle, genel idare esaslarına göre kamu hizmet yürüten idari (klasik) bir kamu kuruluşu olarak ele alınmasının, ücreti karşılığında akreditasyon hizmeti almak için TÜRKAK'ı tercih eden başvuru sahiplerinin beklentilerine uygun muhtevada hizmet sunumuna olumsuz tesirde bulunacağı,

TÜRKAK'ın kuruluşu hakkındaki 4457 sayılı Kanun, bir bütün olarak incelendiğinde, Kurumun;

— hizmet akdi (iş sözleşmesi) ile personel istihdam ettiği,

— idari ve mali özerkliği haiz tüzel kişilik olduğu,

— kuruluşuna dair kanun hükümlerine göre genel kurul, yönetim kurulu, denetim kurulu ve genel sekreterlikten oluşan organları vasıtasıyla yönetildiği,

— yıllık bütçesinin genel kurul onayına sunulduğu,

— yönetim kurulunun genel kurulca ibra edildiği

— çalışma usul ve esaslarını yönetim organının belirlediği,

— özel hukuk hükümlerine tabi olduğu,

— 2286 sayılı ve 1050 sayılı kanunlardan muaf olduğu,

— hizmetini başvuru yapılması halinde yurtiçi ve yurtdışına sözleşme yaparak sunduğu,

— hizmetini, belirlediği ücret mukabilinde vermekte olduğunun görülerek,

TÜRKAK'ın idari (klasik) bir kamu kurumu değil, ticari hizmet üreten bir kamu kurumu olduğunun anlaşılacağı, Kurum’un bu niteliğinden dolayı, faaliyet ve işlemlerinin, 4457 sayılı Kanun’un kapsamadığı hususlarda, özel hukuk hükümlerine tabi kılındığı,

TÜRKAK’ın 4457 sayılı Kanun’da açıklanan kurumsal nitelikleriyle, Türk Ticaret Kanunu’nun 18. maddesinde yer alan tacir tanımlamasına uyduğu, bu konuda Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 2007/1110 E. , 2007/1177 K. Sayılı ve 03.04.2007 tarihli ASKİ Genel Müdürlüğü hakkındaki İçtihadının yol gösterici olduğu,

Temyiz talebine konu kararda; TÜRKAK'ın genel idare esaslarına göre yürütülen kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevleri bulunduğuna hükmedildiği ancak TÜRKAK personelinin özel niteliklerinin, 4457 sayılı Kanun’un 20. maddesi uyarınca yönetmelikle belirlendiği, personelin statüsü ile ilgili olarak 657 sayılı Kanuna ve 06.06.1978 tarihli ve 7/14754 sayılı “Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar Hakkındaki Bakanlar Kurulu Kararı”na bir atıfta bulunulmadığı, 190 sayılı KHK ile uyumlu bir kadro cetvelinin olmadığı, 4457 sayılı Kanuna göre personelin hizmet akdi ile çalıştırıldığı (işçi statüsünde olduğu), dikkate alındığında; TÜRKAK personelinin, Anayasa’nın 128 inci maddesinde belirtilen genel idare esaslarına göre yürütülen kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerde çalıştırılmasının mümkün bulunmadığı, (Yargıtay Genel Ceza Kurulu Kararı 2004/E. - 2004/53 K Tarih: 24.02.2004).

TÜRKAK personelinin statüsü hakkında, 4483 sayılı Kanun’dan hareketle bir değerlendirme yapılması durumunda; “Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında” 4483 sayılı Kanun’un 2/1 maddesi hükmü uyarınca; bir memur ve kamu görevlisi hakkında bu Kanun’un uygulanabilmesi için, bu kimsenin, "devletin ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütülen kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevleri yapan memur ve diğer kamu görevlilerinden" olması gerektiği,

Kanun koyucunun, akreditasyon hizmeti vermek üzere, TÜRKAK bünyesinde istihdam edilen personele, "Memurun Muhakematı Hakkında Kanunu Muvakkat" in uygulanmayacağına dair hükmü 4457 sayılı Kanunun 22 nci maddesine koymak suretiyle hizmetin yapısal ve işlevsel özelliklerinden dolayı devletin başlıca görevleri arasında olmadığı için genel idare esasları dışında yürütülen bir hizmet olarak belirlediği,

Bunun sonucunda, Kurum personelinin, daha sonra çıkarılan; 4483 sayılı Kanun kapsamı dışında kaldığı, anılan Kanun kapsamı dışında tutulan personel hakkında özel hukuk hükümlerinin uygulandığı, diğer bir ifade ile personelin merkezi idare ile statüer bir ilişki içinde bulunmadığı ve kamu gücü kullanma yetkisine sahip olmadığı, bu personelin yaptığı hizmetin kamu görevi olarak kabul edilmediği, (Danıştay 1.Dairesi Esas: 2000/29 Karar: 20002000/59 K.Tarihi 17.04.2000).

Sayıştay 8. Dairesi’nde yapılmış yargılama neticesinde alınmış olan kararda, atıfta bulunulan; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4 üncü maddesinin, TÜRKAK' a uygulanmasının mümkün olmadığı, TÜRKAK’ın 657 sayılı Kanun’a tabi olmadığı ve kuruluşuna dair 4457 sayılı Kanun’un metninde TÜRKAK personelinin statüsü, sosyal ve mali hakları, özlük işleri hakkında 657 sayılı Kanunun tamamen veya kısmen uygulanacağına dair bir hüküm olmadığı,

Bu itibarla, 657 sayılı Kanun’un 5 inci maddesindeki; "Bu Kanuna tabi kurumlar, dördüncü maddede yazılı dört istihdam şekli dışında personel çalıştıramazlar" hükmünün TÜRKAK’ı bağlayıcı olmadığı,

TÜRKAK tarafından yapılan denetimlerde, Kurum personeli olmayan bilirkişilerin, 4457 sayılı Kanun kapsamında, sözleşme ile görevlendirilmesinin mümkün olduğu, 4457 sayılı Kanun’un, yardımcı hizmet olarak nitelendirmiş olduğu mali işler (muhasebe) için dışarıdan sözleşme ile hizmet tedarikini engellemediği, 4457 sayılı Kanun’da (md. 19) yardımcı hizmet olarak nitelendirilen muhasebe işlerinin, dışarıdan hizmet almaksızın tamamen Kurum personelince görüldüğünü varsaymamız halinde dahi, ilgili Kurum personelinin statüsü sebebiyle 657 sayılı Kanun’un 4 ve 5'inci maddeleri hükümlerine uygunluk sağlamanın mümkün olmadığı,

Hizmet akdi ile istihdam edilen işçi statüsüne giren personelin asli ve sürekli görevlere atanamayacağının Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2004/4MD-27 E.2004/53 K. Sayılı ve 24.02.2004 tarihli kararında gösterildiği,

Hizmet akdi ile işe alınmış TÜRKAK personelinin, 4457 sayılı Kanun’un 20 inci maddesinin sağlamış olduğu Emekli Sandığı ile ilişkilendirilme imkânının varlığından dolayı memur veya diğer kamu görevlisi sayılacağı görüşüne karşı, hizmet akdi ile çalışanın sosyal güvenlik bakımından Emekli Sandığı’na tabi bulunmasının onun memur sayılmasını gerektirmediğine dair; Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin kararına (Esas No: 2002/10708 Karar No:2002/9407 Tarih: 03.06.2002) vurgu yapılması gerektiği,

Kanun koyucunun, 4457 sayılı Kanun’un ilgili maddesinde; (madde 20) personeli statü hukukuna bağlayan atama veya idari hizmet sözleşmesi usullerini değil, hizmet akdi (iş sözleşmesi) ile personel istihdam etme usulünü öngördüğü, Hizmet akdi ile işe alınan personelin, Anayasa’nın 128 inci maddesinde ifade edilen; memurlar ve diğer kamu görevlileri kapsamında bulunmadığı,

  • 4457 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin “h” bendinin, Kurum’a faaliyet alanlarına giren konularda hizmet satın alma yetkisi verdiği,

  • 4457 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin “h” bendinin, Yönetim Kuruluna,

"Görevleri ile ilgili olarak ihtiyaç duyduğu konularda araştırma, teknik inceleme, etüt, proje ve bunlarla ilgili her türlü mal ve hizmetlerin sağlanması gibi işleri yerli ve yabancı gerçek ve tüzel kişilere sözleşme veya pazarlık suretiyle yaptırmak ve bu konularla ilgili mal ve hizmet satın almak" yetkisi verdiği,

  • Bağımsız bütçeli kuruluş olarak 4734 sayılı Kanun kapsamında olan TÜRKAK'ın satın almış olduğu muhasebe ve danışmanlık hizmetlerinin, mezkur Kanun’un 4 üncü maddesinde; “kamu idarelerince ihaleye konu edilecek hizmetler” arasında sayıldığı,

  • 4734 sayılı Kanun’un 62 maddesinin “e” bendinde; "İdarelerce kanun, tüzük ve yönetmeliklere göre istihdam edilen personelin yeterli nitelik veya sayıda olmaması halinde, ihale yetkilisinin onayı alınmak kaydıyla bu Kanunda belirtilen hizmetler için ihaleye çıkılabilir" hükmü bulunduğu,

Kurumda muhasebe işlerinden sorumlu birimde görev yapan personelin mevcut iş yükü karşısındaki yetersiz olduğu,

  • 5018 sayılı Kanun’la, TÜRKAK'ın da dahil edildiği merkezi yönetim kamu kuruluşlarını kapsamına alan 31.12.2005 tarih ve 26040–3. mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış “Merkezi Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliği”nin "Çeşitli Hizmet Alımları" başlıklı 46 ıncı maddesinde; “muhasebe ve danışmanlık hizmetlerinin” kapsama giren kamu kuruluşlarınca alımı yapılabilecek hizmetler arasında gösterildiği ve bu hizmetler karşılığı yapılacak ödemelerde gereken belgelerin belirlendiği, tazmin hükmünün hukuka uygun olmadığı belirtilmiştir.

Sayıştay Savcılığı karşılamasında;

“Türkiye Akreditasyon Kurumu 5018 sayılı Kanununa ekli II sayılı Cetvelde Özel Bütçeli Diğer İdarelerin 17 sırasında yer alan bir kamu kurumudur. Bu nedenle kamu kurumları 5018 sayılı Kanun’un 61. ve aynı kanunun geçici 5. maddesi gereği, muhasebe işlemlerini kendi bünyesinde bulunan personele yaptırmak zorundadır. Ayrıca kurumlarını gerçek ve tüzel kişilere ait teşebbüs ve işletmeleri gibi değerlendirilerek, muhasebe işlemlerini 3568 sayılı Serbest Muhasebeci ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu’nun 2. maddesi gereği serbest mali müşavire yaptırılması mümkün değildir. Bu durum karşısında tazmin kararının tasdikine, karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.” Şeklinde görüş bildirmiştir

Temyiz Kurulu Kararı:

Temyize konu ilamda; Türk Akreditasyon Kurumu’nun 5018 sayılı Kanun’a ekli “Özel bütçeli idareler” cetvelinde yer almasından hareketle, bir kamu idaresi olduğuna, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi olduğuna, 5018 sayılı Kanun’un “muhasebe hizmeti ve muhasebe yetkilisinin yetki ve sorumlulukları” başlıklı 61. maddesinde hareketle; muhasebe yetkilisinin kurum personeli içinden olması gerektiğine, sonuç olarak da hizmet satın alınması yoluyla muhasebe hizmetinin özel şahıslara gördürülmesinin mevzuata aykırı olduğuna hükmedilmiştir.

Dilekçede yer alan ifadeler ve ödeme evrakları incelendiğinde; söz konusu ödemenin “Muhasebe Hizmeti” alımı olduğunu görüyoruz. Mali müşavirin Muhasebe Yetkilisinin yerine geçmesi ve evrakları imzalaması söz konusu değildir, sadece teknik bilgi ve destek alınmıştır.

Nitekim 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 4. maddesinde;

“Tanımlar

Madde 4- Bu Kanunun uygulanmasında;

Mal : Satın alınan her türlü ihtiyaç maddeleri ile taşınır ve taşınmaz mal ve hakları,

Hizmet: (Değişik: 30/7/2003-4964/3 md.) Bakım ve onarım, taşıma, haberleşme, sigorta, araştırma ve geliştirme, muhasebe, piyasa araştırması ve anket, danışmanlık, (…) (1) , tanıtım, basım ve yayım, temizlik, yemek hazırlama ve dağıtım, toplantı, organizasyon, sergileme, koruma ve güvenlik, meslekî eğitim, fotoğraf, film, fikrî ve güzel sanat, bilgisayar sistemlerine yönelik hizmetler ile yazılım hizmetlerini, taşınır ve taşınmaz mal ve hakların kiralanmasını ve benzeri diğer hizmetleri, (1)

… ifade eder.”

..Denilmekle; “Muhasebe” hizmetleri de “hizmet” tanımı içinde yer almıştır.

İlama konu ödemede mali müşavir, kurum personeli şeklinde, iş akdi ile istihdam edilmemektedir, muhasebe hizmeti sunmaktadır ve teknik destek vermektedir. Yukarıda da belirtildiği gibi, Kanun, bu şekilde muhasebe hizmet alımına cevaz vermektedir. Ayrıca Kurum’un Personel Genel Müdürlüğü’ne bağlı olarak çalışan bir Muhasebe Yetkilisi de mevcuttur ve ilamda anılan görevleri gerçekleştirmektedir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle 327 sayılı ilamın 1. maddesi ile verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,

  1. 327 sayılı ilamın 2. maddesi ile Denetim Kurulu üyelerine, huzur ücretleri ödenmesinde üst limitlerin aşılması sonucu fazla ödeme yapılması sebebiyle, 14.408,70 TL için tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde özetle;

4457 sayılı Türk Akreditasyon Kurumu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un Genel Kurulun görev ve yetkilerini düzenleyen 7 inci maddesinin (c) bendinde; "Yönetim Kurulunca hazırlanan yıllık bütçe, Yönetim Kurulu üyelerinin aylık huzur hakkı, Denetim Kurulu üyelerinin ücretleri ile Genel Kurul üyelerinin toplantı huzur hakkı ve bu kapsamdaki mali konular hakkında karar vermek," şeklinde düzenleme yapılmış, madde içeriğinden de açıkça görüleceği üzere huzur hakkı ve bu kapsamdaki mali konular hakkında karar vermek görevi genel kurula verilmiş olduğu, Genel Kurul’un, 4457 Sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ve ilgili mevzuat gereği bu hususta karar almaya en yetkili ve en üst karar organı olduğu, kararlarının da tüm organları bağladığı,

Genel kurulun yetkisi çerçevesinde, 15 Mayıs 2007 tarihli toplantısında; yönetim kurulu üyeleri ve denetim kurulu üyeleri ücretlerinin aylık net 1.500,00 (binbeşyüz) TL olarak belirlendiği,

Genel Kurulun ayrıca, ücret haricinde, ödemelerin ne zaman yapılacağı, ücretlerin ödenmeyeceği haller, ikramiye ödemeleri ve benzeri hususlara ilişkin olarak, Yüksek Planlama Kurulu Kararları çerçevesinde uygulama yapılmasını kararlaştırdığı, dolayısıyla ücret tutarının YPK kararlarına göre belirlenmesinin söz konusu olmadığı, ücrete ilişkin diğer hususların bu kararlara göre belirleneceği,

Nitekim 2007 yılında bu şekilde belirlenen denetim kurulu ücretlerinin, 2008 ve 2009 yılı Genel Kurulu’nda değiştirilmeyerek aynen uygulandığı, oysa YPK kararları çerçevesinde bahse konu ücretlerin her yıl belirli bir oranda arttığı,

Ayrıca, YPK kararlarında belirlenen ücretlerin Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) ve bağlı ortaklıklarının yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile yine bu kuruluşlarda görevli denetçiler için bağlayıcı olduğu,

Kısacası Genel Kurulun, Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu üyelerine ödenecek net ücret tutarını 4457 sayılı Kanun’dan kaynaklanan kendi yetkisi çerçevesinde 1.500.00 TL olarak belirlediği, Sadece ödemenin zamanı, ikramiyeler, ödemenin yapılamayacağı haller vs. gibi uygulamaya ilişkin hususlar için YPK kararlarına atıf yapıldığı,

Dolayısıyla söz konusu ödemelerin, TÜRKAK'ın kuruluş kanunu ve diğer mali mevzuat açısından hukuka uygun olduğu,

Harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin, en üst karar organının bu konuda almış olduğu bir kararı icra etmekten başka bir çıkış yolu olmadığı, dolayısıyla, bu hususta yapılan ödemelerin kamu zararı oluşturduğu hükmüyle gerçekleştirme görevlisi ve harcama yetkilisinden tahsiline karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir.

Sayıştay Savcılığı karşılamasında;

İlamın 2. maddesi ile ilgili olarak: 4457 Sayılı Türk Akreditasyon Kurumu Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanun’un 7/c maddesi gereği; huzur ücreti hakkında karar verme yetkisi genel kurula aittir. Kanunun açık olan bu hükmü karşısında huzur Haklarının ödenmesi ile ilgili konunun bir tutanakla Genel Kurul gündemine getirildiği ve Yüksek Planlama Kurulu üst limiti altında kalmak kaydı ile oylamaya sunulduğu ifade edilmiş ancak kararı ibraz edilmemiştir. Bu durum karşısında 832 sayılı Kanun’un 87. maddesi gereği, verilen tazmin kararının tasdikine, karar verilmesi uygun olur görüşündeyim.” Şeklinde görüş bildirmiştir.

Temyiz Kurulu Kararı:

327 sayılı ilamın 2. maddesi ile; TÜRKAK Denetim Kurulu üyelerine yapılan huzur hakkı ödemelerinde Yüksek Planlama Kurulu kararında yer alan üst limitlere uyulmaması nedeniyle tazmin hükmü verilmiş ve TÜRKAK Genel Kurulu’nun 15.05.2007 tarihli kararı dayanak alınmıştır.

Genel Kurul, 4457 sayılı Türk Akreditasyon Kurumu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un Genel Kurulun görev ve yetkilerini düzenleyen 7 inci maddesinin (c) bendinde yer alan;

"Yönetim Kurulunca hazırlanan yıllık bütçe, Yönetim Kurulu üyelerinin aylık huzur hakkı, Denetim Kurulu üyelerinin ücretleri ile Genel Kurul üyelerinin toplantı huzur hakkı ve bu kapsamdaki mali konular hakkında karar vermek,"

…Hükmünden hareketle, Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu üyelerine ödenecek, ücret tutarını belirleme yetkisine sahiptir.

Ancak, ilama konu tazmin hükmünün dayandırıldığı Genel Kurul Kararı’nda ödenecek net ücrete, ücret üst sınırına ve diğer hususlara ilişkin net ifadeler yer almamaktadır.

Şöyle ki; TÜRKAK Genel Kurulu’nun 15.05.2007 tarihli toplantısında; dört Kurul Üyesi tarafından verilen önergede;

“Yönetim Kurulu üyelerinin huzur haklarının ve denetim kurulu üyelerinin ücretlerinin;

  1. 01.01.2007 tarihinden geçerli olmak üzere aylık net 1.500 TL olarak belirlenmesini,

  2. Birinci maddenin dışındaki ödeme ve diğer hususlarda Yüksek Planlama Kurulu Kararları çerçevesinde uygulama yapılmasını,

Arz ve teklif ederiz.”

…Denilmektedir. Ancak önergenin kabul ya da ret edildiğine dair herhangi bir ifade yoktur.

Anılan kurul kararında; kurul üyelerine ödenecek ücret tartışılırken YPK kararından bahsedilmiş, fakat kesin olarak atıf yapılmamıştır.

Kaldı ki adı geçen; 31.7.2007 tarih ve 2007/T–17 sayılı Yüksek Planlama Kurulu Kararı’nın “EK II” kısmında;

“399 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN 34 ÜNCÜ

MADDESİNE TABİ YÖNETİM KURULU BAŞKAN VE ÜYELERİ İLE

DENETÇİ VE TASFİYE KURULU ÜYELERİNİN ÜCRETLERİ

1 - Kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıklarının yönetim kurulu başkan ve üyelerine, 1.335-YTL net aylık ücret verilir. Bu aylık ücretin her türlü vergi ve kesintileri ilgili kuruluş tarafından ödenir.

… …

3 - Devletin, kanunla kurulmuş kamu kuruluşlarının, kamu iktisadi teşebbüslerinin ve bağlı ortaklıklarının iştiraklerinde, bunları temsilen yönetim, denetim ve tasfiye kurullarında görev alanlara ücret, prim, ikramiye, temettü ve sair adlar altında yapılacak ödemelerin yıllık net tutarı; 1 inci maddede belirlenen miktarın yönetim kurulunda görev alanlar için 14 katını, denetim ve tasfiye kurullarında görev alanlar için 14 katının 3/4 ünü aşamaz.” Denilmektedir.

Yukarıda yer verilen karar, 399 sayılı “Kamu İktisadi Teşebbüslerinin Personel Rejiminin Düzenlenmesi ve 233 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname”nin 34. maddesine tabi kişiler için ücret belirlemektedir. Ancak TÜRKAK “yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile denetçi ve tasfiye kurulu üyeleri” aşağıda yer verilen 34. madde kapsamına girmemektedir;

Çeşitli Kurul Başkan ve Üyelerinin Ücretleri

Madde 34 – a) Teşebbüslerde, bağlı ortaklıklarda ve bunları temsilen iştiraklerde teşebbüs mensupları ile kamu görevlilerinden ve dışarıdan atanan veya seçilen bütün yönetim ve danışma kurulu başkan ve üyeleri, denetçi ve tasfiye kurulu üyelerine, her yıl Yüksek Planlama Kurulu'nca belirlenen miktarda aylık ücret ve diğer ödemeler yapılabilir.

b) Tahakkuk ettirilen ücret, prim, temettü ve benzeri ödemelerin, Yüksek Planlama Kurulu'nca kararlaştırılan miktarı aşan kısmı ilgililere verilmeyerek bir ay içinde temsil olunan teşebbüs veya bağlı ortaklığa ödenir.

c) (Mülga : 20/6/2001 - 4684/4 md.)

TÜRKAK Genel Kurulu’nun 15.05.2007 tarihli toplantısında; Yönetim Kurulu Üyelerinin huzur ücretleri ve Denetim Kurulu Üyeleri ücretlerinin tespitine ilişkin kesin bir karar alınmamıştır.

Yukarıda yapılan açıklamalar ve anılan hükümler doğrultusunda; ödenecek ücretlere ilişkin Genel Kurul tarafından alınan başka bir karar var ise bulunmasını ve ücret miktarlarının tespitini teminen, dosyanın ilgili DAİREYE TEVDİİNE,

Karar verildiği 19.07.2011 tarih ve 33574 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:03:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim