Sayıştay 8. Dairesi 32083 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

32083

Karar Tarihi

10 Mayıs 2011

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2006

  • Daire: 8

  • Dosya No: 32083

  • Tutanak No: 33229

  • Tutanak Tarihi: 10.05.2011

  • Konu:

KARAR

TEMYİZ KURULU KARARI

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü:

856 sayılı ilamın 2’nci maddesinde, Dünya Sigarasız Günü Reklam Spotu Yarışmasında dereceye girenlere verilen ödüllerden damga vergisi kesintisi yapılmaması nedeniyle toplam 570,00 YTL’ye tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçi dilekçesinde, Kurumun 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 8 inci maddesinde tanımlanan "resmi daire" kapsamında olmadığından bugüne kadar bu yönde bir kesinti yapılmadığını yasal dayanağı ve düzenlemesi olmadan vergi konulması, değiştirilmesi veya kaldırılmasının mümkün olmadığını, Damga Vergisi Kanunu'nda yer alan "resmi daire" tanımı açıkça bu kanuna atıf yapılarak gerçekleştirilecek bir kanun değişikliğiyle genişletilmediği sürece Kurumları ve diğer benzeri kurumların Damga Vergisi açısından resmi daire kapsamı dışında kalacaklarını , Genel veya Katma Bütçeli idare olmayan Kurumun Damga Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinde yer alan tanıma göre resmi daire sayılmaması gerektiğinin açık olduğunu, Her şeyden önce, mali yönetim ve kontrolle ilgili hükümler getiren 5018 sayılı Kanunun kapsamı ile bir vergi kanunu olan Damga Vergisinde yer alan "resmi daire" tanımının kapsamını mukayese ederek bazı sonuçlara ulaşmanın mümkün olmadığını, 5018 sayılı Kanunun 81 inci maddesinin (f) bendinde bahsi geçen "diğer kanunların bu kanuna aykırı hükümleri yürürlükten kaldırılmıştır" hükmünün 5018 sayılı Kanun ile doğrudan veya dolaylı olarak ilişkili olan düzenlemelere ilişkin olup, 488 sayılı Kanunda yer alan "resmi daire" tanımı ile ilgili olmadığının düşünüldüğünü, Düzenleyici ve denetleyici kurumların 5018 sayılı Kanunun sınırlı sayıdaki maddesine tabi olmakla birlikte Kanunun gerekçesinde de belirtildiği üzere, genel olarak Kanun kapsamı dışında tutulduğunu, Öte yandan sorgu kağıdında, 5018 sayılı Kanunun 81 inci maddesinin (f) fıkrasında yer alan "Diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümlerinin" yürürlükten kaldırıldığına ilişkin hükümden hareketle Damga Vergisi Kanununun kapsamının da kendiliğinden değiştiği kabul edildiğini, "Aykırı hükmün" bu şekilde yorumlanmasının da mümkün olmadığını, Kaldı ki, Damga Vergisi Kanununda 5018 sayılı Kanuna aykırı herhangi bir hükmün yer almadığını, Bilindiği üzere, Anayasanın "Vergi Ödevi" başlığını taşıyan 73 üncü maddesinde "Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır." hükmü yer aldığını, Bununla birlikte; 4.1.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3/A maddesinde ise "Vergi Kanunları lafzı ve ruhu ile hüküm ifade eder. Lafzın açık olmadığı hallerde vergi kanunlarının hükümleri, konuluşundaki maksat, hükümlerin kanunun yapısındaki yeri ve diğer maddelerle olan bağlantısı göz önünde tutularak uygulanır." Denildiğini, Yine 213 sayılı Kanunun 413 üncü maddesinde "Mükellefler, Maliye Bakanlığından veya Maliye Bakanlığının bu hususta yetkili kıldığı makamlardan vergi durumları ve vergi uygulaması bakımından müphem ve tereddüdü mucip gördükleri hususlar hakkında izahat isteyebilirler." hükmü kapsamında, konuyla ilgili, Maliye Bakanlığından alınan görüş yazılarında, "Kurumun; 4733 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde yer alan ayrı tüzel kişiliği haiz, idari ve mali özerkliğe sahip olduğu, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 8 inci maddesi hükmüne göre damga vergisi uygulaması bakımından resmi daire kapsamında bulunmadığı" hususunun açıkça teyit edildiğini, Kaldı ki; Kurumun 5018 sayılı Kanunun hangi maddelerine tabi olduğu anılan Kanunun 2 nci maddesinde belirtilmiş olup, 81 inci madde bu kapsamda sayılmadığını, Yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.

Sayıştay Savcılığı “5018 sayılı kanunun 81 maddesinin f bendiyle, diğer kanunların bu kanuna aykırı hükümleri yürürlükten kaldırılmış olduğundan, 488 Sayılı Damga Vergisi Kanunun 8 Maddesindeki (Resmi Daire) tabirinin 5018 sayılı kanunun 3 maddesinde tanımlanan (Genel Yönetim Kapsamındaki Kamu İdareleri) olarak anlaşılması gerekir. Genel Yönetim Kapsamındaki Kamu idareleri ise 5018 sayılı kanununa ek I,II,III ve 1V sayılı cetvellerde sayılan kamu kurumları ile mahalli idarelerdir. Düzenleyici ve denetleyici kurumlar III sayılı cetvelde belirtildiğinden, resmi daire kapsamında olup yapılan ödemelerden damga vergisi kesmek mecburiyetinde olduğundan tazmin kararının tasdikine karar verilmesi uygun olur” şeklinde görüş bildirmiştir.

488 sayılı Damga Vergisi Kanunun 1. maddesinde, bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda sayılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu belirtilmiştir. Kanuna ekli (1) sayılı tablonun “IV- Makbuzlar ve Diğer Kağıtlar” başlıklı bölümünün 1-a fıkrasında ise resmi daireler tarafından yapılan mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemeler (avans olarak yapılanlar dahil) nedeniyle kişiler tarafından resmi dairelere verilen ve belli parayı ihtiva eden makbuz ve ibra senetleri ile bu ödemelerin resmi daireler nam ve hesabına, kişiler adına açılmış veya açılacak hesaplara nakledilmesini veya emir ve havalelerine tediyesini temin eden kağıtların binde 7.5 nispetinde damga vergisine tabi tutulacağı hükme bağlanmıştır.

Aynı Kanunun 8. maddesinde; “Bu kanunda yazılı resmi daireden maksat, genel ve katma bütçeli daire ve idarelerle, il özel idareleri, belediyeler ve köylerdir.

Bu dairelere bağlı olup ayrı tüzel kişiliği bulunan iktisadi işletmeler resmi daire sayılmaz.” denilmektedir.

Damga Vergisi Kanunundaki “resmi daire” tanımı 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile getirilen mevcut sistem ile kıyaslandığında; 5018 sayılı Kanun, merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri, sosyal güvenlik kurumları ve mahalli idarelerden oluşan genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin mali yönetim ve kontrolünü kapsamakta, aynı Kanunun 81. maddesinin (f) fıkrasında da diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümlerinin kaldırılmış olduğu hükmü yer almaktadır. 5018 sayılı Kanuna ekli (III) sayılı cetvel içerisinde sayılan Tütün Tütün Mamulleri ve Alkollü İçecekler Piyasası Düzenleme Kurulunun, Düzenleyici ve Denetleyici Kurum olarak merkezi yönetim kapsamında, özel kanunla kurulmuş resmi dairelerden olduğu anlaşılmaktadır.

Diğer yandan, Damga Vergisi Kanunun 8. maddesinin ikinci fıkrası hükmü de resmi dairelere bağlı olup, ayrı tüzel kişiliği bulunan iktisadi işletmeleri resmi daire saymamaktır. Düzenleyici ve Denetleyici Kurumların ise iktisadi işletme olmadıkları göz önüne alındığında, Damga Vergisi Kanuna göre resmi daire sayılacağı sonucuna ulaşılmaktadır.

Bu nedenlerle, dilekçi iddialarının reddi ile 856 sayılı ilamın 2. maddesiyle verilen toplam toplam 570,00 YTL’ye ilişkin olarak tazmin hükmünün TASDİKİNE,

Karar verildiği 10.05.2011 tarih ve 33229 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:03:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim