Sayıştay 8. Dairesi 306 Kararı - Denetleyici Kurumlar Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

306

Karar Tarihi

8 Şubat 2024

İdare

Düzenleyici ve Denetleyici Kurumlar

Daire Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Daire Karar Detayı: Listeye DönYazdır

  • Daire: 8

  • Karar Tarihi: 08.02.2024

  • Karar No: 306

  • İlam No: 306

  • Madde No: 1

  • Kamu İdaresi Türü: Düzenleyici ve Denetleyici Kurumlar

  • Hesap Yılı: 2016

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Yersiz konut tahsis katkısı ödenmesi

15.01.2012 tarihinden sonra Kurum kadro ve pozisyonlarına ilk defa veya yeniden atanan Kurul Başkan ve üyelerine 375 sayılı KHK’nın Ek 11’inci maddesinin (b) fıkrası hükümlerine aykırı olarak konut tahsis yardımı ödenmesi sonucu toplam ..... TL kamu zararına neden olunduğu iddiası ile ilgili olarak;

..... tarih ve ..... sayılı Kurul Kararı ile Kurul başkan ve üyelerine konut tahsis katkısı ödenmesine karar verilmiş ve bu karara istinaden 2016 yılı içinde ödeme yapılmaya devam edildiği görülmüştür.

19.10.2005 tarih ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun;

“Kurumun görev ve yetkileri” başlıklı 93’üncü maddesinde;

“...

Kurum, bu Kanun ve ilgili diğer mevzuat hükümleri çerçevesinde kendisine verilen yetkilerini, Kurulca tesis edilecek düzenleyici işlemler veya alınacak özel nitelikli kararlar ile kullanır. Kurum, Kurul kararıyla bu Kanunun uygulanmasına ilişkin yönetmelikler ve tebliğler çıkarmaya yetkilidir.

...” denilmekte,

“Ücretler, mali ve diğer sosyal haklar” başlıklı 102’nci maddesinde ise;

“Kurul Başkanına Başbakanlık Müsteşarı için belirlenen her türlü ödemeler dâhil malî ve sosyal haklar tutarında aylık ücret ödenir. Başbakanlık Müsteşarına ödenenlerden, vergi ve diğer yasal kesintilere tâbi olmayanlar bu Kanuna göre de vergi ve diğer kesintilere tâbi olmaz. Kurul üyelerine ise Kurul Başkanına yapılan ödemelerin yüzde doksanbeşi oranında aynı usûl ve esaslara göre ödeme yapılır.

Kurul Başkan ve Üyelerine birinci fıkraya göre belirlenen ücretler tutarında, damga vergisi hariç herhangi bir kesintiye tabi tutulmaksızın, her ay tazminat verilir.” Hükümleri yer almaktadır.

375 sayılı KHK’nın Ek 11’inci maddesinin (b) fıkrasında;

“b) (Değişik 14/4/2016-6704/30 md.) 5018 sayılı Kanuna ekli (III) sayılı Cetvelde sayılan düzenleyici ve denetleyici kurumlar ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun kadro ve pozisyonlarına 15/1/2012 tarihinden sonra ilk defa veya yeniden atanan kurul başkanı, kurul üyesi ve başkan yardımcısı ile murakıp ve uzman unvanlı meslek personeline, ilgili mevzuatı uyarınca ödenen her türlü maaş, aylık, ücret, ek ücret, prim, zam, tazminat, ikramiye, fazla çalışma ücreti, kâr payı ve her ne ad altında olursa olsun yapılan diğer ödemeler ile sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılan bütün ayni ve nakdî ödemelerin bir aylık toplam net tutarı; kurul başkanı için bakanlık müsteşarı, kurul üyesi için bakanlık müsteşar yardımcısı başkan yardımcısı için bakanlık genel müdürü, murakıp ve uzman unvanlı meslek personeli için Başbakanlık uzmanlarına mevzuatında kadrosuna bağlı olarak mali haklar ile sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılması öngörülen ödemelerin bir aylık toplam net tutarını geçemez ve bunlar, emeklilik hakları bakımından da emsali olarak belirlenen personel ile denk kabul edilir.

(Değişik ikinci fıkra: 12/7/2013-6495/73 md.) Diğer mevzuatın bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz.” denilmiştir.

Diğer taraftan, Maliye Bakanlığı tarafından çıkarılmış olan 161 Seri No.lu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliği’nin (E) bölümünde;

“3-15/1/2012 tarihinden sonra;

…….

b) Düzenleyici ve denetleyici kurumlara kurul başkanı veya kurul üyesi olarak ilk defa veya yeniden atananların,

Mali ve sosyal hakları, 375 sayılı KHK ek 11’nci maddesi ve bu madde uyarınca yürürlüğe konulacak Bakanlar Kurulu Kararında yer alacak hükümlere ve belirlemelere göre tespit edilecektir." hükmüne yer verilmiştir.

Buna göre, Kurum personeline yapılacak ödemelere ilişkin esaslar 5411 sayılı Kanun’un 102’nci maddesinde düzenlenmesine rağmen, bu ödemelere 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 11’inci maddesinin (b) fıkrası ile bir tavan getirilmiştir.

14.04.2016 tarih ve 6704 sayılı Kanun’un 30’uncu maddesi ile değiştirilen, 375 sayılı KHK’nın Ek 11’inci maddesinin (b) fıkrası hükmü yürürlükte olduğu sürece 15.01.2012 tarihinden sonra kurum kadro ve pozisyonlarına atanan Kurul başkan ve üyelerine yapılan ödemelerin bu maddede yapılan belirlemelere göre tespit edilmesi gerekmektedir.

Her ne kadar Ek 11’inci madde yürürlüğe girmeden önceki süreçte, kurum personeline yapılacak ödemelerde 5411 sayılı Kanun’un 102’nci maddesindeki belirsizlik ve tereddütleri gidermeye yönelik ve 5411 sayılı Kanun’un 93’üncü maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak alınan ..... tarih ve ..... sayılı Kurul Kararı geçerli olsa da; Ek 11’inci madde yürürlüğe girdikten sonraki süreçte söz konusu kurul kararının uygulanmaya devam edilmesi, 375 sayılı KHK’nın Ek 11’inci maddesinin “b” fıkrasının son paragrafındaki “Diğer mevzuatın bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz” hükmüne de aykırılık teşkil etmektedir.

Anılan hükümler çerçevesinde; 15.01.2012 tarihinden sonra başkan ve üye kadro ve pozisyonlarına ilk defa veya yeniden atanan personele uygulanacak ücret tavanının belirlenmesinde emsal alınacak devlet memuru kadroları sırasıyla; Kurul başkanı için bakanlık müsteşarı, kurul üyesi için bakanlık müsteşar yardımcısıdır. Kurumun söz konusu personelinden, emsali burada sayılmış olanlara, emsalleri için “yapılması öngörülen ödemelerin bir aylık net tutarı” sınırına uyularak ödeme yapılabileceği düzenlenmiştir. Ödeme olarak belirlenen kalemler dışında sağlanan hak ve yardımların parasal tutarlarının, ayrıca hesaplanarak yapılacak ödemelere eklenmesi, bu maddede belirlenmiş olan ödeme tavanının aşılması anlamına gelecektir.

Ayrıca sosyal yardımların nelerden ibaret olduğu 657 sayılı Kanun’da sayılmış, konut tahsis yardımı olarak herhangi bir parasal ifadeye yer verilmemiştir. Müsteşar ve müsteşar yardımcısı için sosyal haklar kapsamında lojman tahsisi öngörülmüş ise de bu, ayni bir haktır. Kurumun lojmanı varsa tahsis edilebilir ya da Kamu Konutları Yönetmeliği kapsamında kiralama suretiyle tahsis yapılabilir. Müsteşar ve müsteşar yardımcısına sağlanan kamu konutunun, rakamlaştırılıp bir maaş unsuru olarak doğrudan personele konut tahsis yardımı olarak ödenmesine yönelik bir uygulamadan bahsedilmediği gibi, bu hakkın hiçbir surette nakdi yardıma dönüştürülmesi de mümkün değildir.

2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu’nun 2’nci maddesi ve Kamu Konutları Yönetmeliği’nin 2’nci maddesi gereğince Kurul’un ilgili Kanun ve Yönetmelik kapsamında olduğu, Yönetmelik’in 4/h maddesi uyarınca Kurul Başkan ve üyelerine ancak konut kiralanabileceği, bir nakit ödemesinin söz konusu olmadığı, konut kiralanması için de 2016 yılında Maliye Bakanlığından bir görüş ve Başbakanlıktan bir izin alınmadığı anlaşılmıştır.

Konu hakkında sorumlular tarafından gönderilen savunmalarda, 5018 sayılı Kanun’un 2’nci maddesi gereğince, Düzenleyici ve Denetleyici Kurumların aynı Kanun’un 71’inci maddesine tabi bulunmadığı, dolayısıyla bu kurumların kamu zararı ile ilgili hükümlere tabi olmadığı; bunun yanında, 71’inci madde kapsamında olunsa bile 2016 yılında yapılan ödemeler nedeni ile kamu zararı oluştuğunun iddia edilmesinin zamanaşımı hükümleri nedeniyle hukuken mümkün olmadığı, nitekim Düzenleyici ve Denetleyici Kurumların; kamu zararından kaynaklı alacak taleplerinin on yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu hususunu düzenleyen 5018 sayılı Kanun’un 74’üncü maddesine tabi olmadığı belirtilmiş olsa da, 19.12.2010 tarihli ve 27790 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun;

“Tanımlar” başlıklı 2’nci maddesinin 1’inci fıkrasında;

“Bu Kanunun uygulanmasında;

e) Hesap yargılaması: Kanunlarla belirlenen sorumluların hesap ve işlemlerinin mevzuata uygun olup olmadığının yargılama yoluyla kesin hükme bağlanmasını ve bununla ilgili kanun yollarını,

f) Yargılamaya esas rapor: Sayıştay dairelerince yapılacak yargılamaya esas olmak üzere, denetçiler tarafından genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin hesap ve işlemlerinin denetimi sırasında tespit edilen kamu zararına ilişkin düzenlenen raporu,

k) Kamu zararı: Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununda belirtilen kamu zararını

ifade eder.”,

“Sayıştayın görevleri” başlıklı 5’inci maddesinin 1’inci fıkrasında;

“Sayıştay;

b) Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin; gelir, gider ve mallarına ilişkin hesap ve işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygun olup olmadığını denetler, sorumluların hesap ve işlemlerinden kamu zararına yol açan hususları kesin hükme bağlar.

...”

“Yargılamaya esas rapor” başlıklı 48’inci maddesinde;

“(1) Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin hesap ve işlemlerinin denetimi sırasında denetçiler tarafından kamu zararına yol açan bir husus tespit edildiğinde sorumluların savunmaları alınarak mali yıl sonu itibariyle yargılamaya esas rapor düzenlenir. Ancak bu Kanunun 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen hususlara ilişkin düzenlenen yargılamaya esas raporlar için mali yıl sonu beklenmez. Yargılamaya esas raporun düzenlenmesinde, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde cevap vermeyen sorumluların savunmaları dikkate alınmaz.

…”

Denilmektedir.

5018 sayılı Kanun’un 2’nci maddesindeki; “Düzenleyici ve denetleyici kurumlar, bu Kanunun sadece 3, 7, 8, 12, 15, 17, 18, 19, 25, 42, 43, 44, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 68 ve 76, 78 ncı maddelerine tâbidir.” hükmü yukarıda yer verilen, 6085 sayılı Kanun’un 5 ve 48’inci madde hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmemektedir. Kaldı ki 6085 sayılı Kanun’un “Kaldırılan hükümler” başlıklı 82’nci maddesinde yer alan;

“(1) Bu Kanunun geçici maddelerindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla;

c) Diğer kanunların Sayıştay denetiminden istisna veya muafiyet tanıyan hükümleri ile bu Kanuna aykırı hükümleri,

yürürlükten kaldırılmıştır.” şeklindeki hüküm de buna cevaz vermektedir.

Ayrıca 6085 sayılı Kanun, 5018 sayılı Kanundan sonra yürürlüğe girmiş olup yargılama hükümleri söz konusu Kanun ile yeniden belirlenmiştir. Denetimle birlikte yargı alanı genişletilmiş, düzenleyici ve denetleyici kurumlar bu yargı alanına tabi kılınmıştır.

5018 sayılı Kanun’un kabul tarihi 10.12.2003’tür ve Düzenleyici ve denetleyici kurumların bu Kanun’un 71 ve 74’üncü maddesine tabi olmadıklarının ifade edildiği 2’nci maddede, kabul tarihinden itibaren herhangi bir değişiklik yapılmamıştır. Dolayısıyla 6085 sayılı Sayıştay Kanunu kabul edilene kadar (03.12.2010), Düzenleyici ve denetleyici kurumlar; hesap yargılamasına tabi kamu idarelerinin dışında tutulmuştur.

Fakat Sayıştay Kanunu’nun yukarıda zikredilen maddelerinin yürürlüğe girmesi ile, Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinden biri olan Kurumun hesap ve işlemlerinden kamu zararına neden olanlar hakkında yargılamaya esas rapor düzenlenmesi zorunlu kılınmış ve söz konusu kurum hesap yargılamasına tabi hale gelmiştir.

Bunun yanında, yine Sayıştay Kanunu’nun yukarıda yer verilen 2’nci maddesinde, Sayıştay Kanunu’nun uygulanmasında kamu zararı; Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nda belirtilen kamu zararı olarak tanımlanmıştır. Sayıştay Kanunu’nun 2 ve 5’inci maddesinin beraber değerlendirilmesi neticesinde; bu Kanun’la Kurumun hesap yargılaması kapsamına alındığı, yargılamaya esas raporda kamu zararına sebebiyet veren hesap ve işlemlerin konu edileceği; kamu zararından 5018 sayılı Kanun’da yapılan tanımlamanın anlaşılması gerektiği; dolayısıyla Kurum hesap ve işlemleriyle ilgili olarak 5018 sayılı Kanun’un “Kamu zararı” başlıklı 71’inci maddesinin uygulanacağı, bir diğer ifade ile Kurum daha önce 5018 sayılı Kanun’un 2’nci maddesi ile aynı Kanun’un 71’inci maddesinin kapsamı dışındayken, Sayıştay Kanunu’nun ilgili maddeleri gereği, kurumun 71’inci maddeye tabi hale getirildiği anlaşılmaktadır.

Diğer taraftan, 5018 sayılı Kanun’un 71’nci maddesinde kamu zararının tanımı ve kamu zararı ile ilgili diğer hususlara yer verilirken, kamu zararının hangi şartlarda zamanaşımına uğrayacağı 74’üncü maddede düzenlenmiştir. Dolayısıyla kamu zararının tanımının yapıldığı 71’inci madde ve kamu zararına ilişkin zamanaşımı hususunun düzenlendiği 74’üncü madde, kavramsal olarak birbirini tamamlayan ve birbirinden ayrılması uygulamada eksiklik ortaya çıkaracak iki düzenlemedir. Bu değerlendirmelerin sonucu olarak; kamu idarelerinde hesap ve işlemlerden 71’inci madde kapsamında olan hususların, aynı zamanda doğal olarak 74’üncü madde kapsamında olması gerektiği görülmektedir.

Yukarıda ifade edilen açıklamalar ışığında, savunmalarda bahsedilen Kurumun 5018 sayılı Kanun’un 74’üncü maddesine tabi olmadığı iddiası yerinde görülmemektedir. 5018 sayılı Kanun’dan daha sonra yürürlüğe giren Sayıştay Kanunu’nun ilgili maddeleri değerlendirildiğinde; kurumun hesap ve işlemlerinin, 5018 sayılı Kanun’un 2’nci maddesi gereğince aynı Kanun’un 74’üncü maddesinden istisna tutulması ile ilgili düzenlemenin geçerliliğini yitirdiği ve Kurum hesabında kamu zararının zamanaşımı incelemesinin, 5018 sayılı Kanun’un 74’üncü maddesine göre sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmaktadır.

Bunun yanında sorumlularca gönderilen savunmalarda, sorguda ..... tarihli ve ..... sayılı Kurul Kararı’nda imzaları bulunan kişilerin de “Diğer sorumlular” olarak gösterildiği, ancak söz konusu Kurul Kararı’nın, o tarihte yürürlükte olan düzenlemeler çerçevesinde hukuka ve mevzuata uygun şekilde tesis edildiği ifade edilmiştir. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 93’üncü maddesi ile Kurumun Kurul kararıyla bu Kanunun uygulanmasına ilişkin yönetmelikler ve tebliğler çıkarmaya yetkili olduğu yani düzenleme yetkisiyle donatıldığı görülmektedir. Kurul Başkanı ve üyeleri dahil olmak üzere Kurum personeline yapılacak ödemeleri belirleyen ..... tarih ve ..... sayılı Kurul Kararı’nın Kanun’un 102’nci maddesinin uygulanmasına yönelik olduğu, Kanun’un 93’üncü maddesiyle tanınan yetkinin kullanılmasına dayandığı, 375 sayılı KHK daha sonra yürürlüğe girdiği için ..... tarihli ve ..... sayılı Kurul Kararı’nda mevzuata aykırı bir hususun bulunmadığı anlaşılmıştır. Netice olarak kararın alındığı tarih itibariyle mevzuata uygun olan söz konusu kararı alan Diğer Sorumlular ....., ....., ....., ....., ..... ve .....’in oluşan kamu zararından sorumluluğunun bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Ayrıca savunmada, Sayıştay’ın yaklaşık 10 yıl devam eden ve artık yerleşik içtihat niteliğini alan karar ve uygulamasının “Kurul Başkan ve üyelerine ‘konut tahsis katkısı’ adı altında yapılan ödemelerin mevzuata uygun olduğu” yönünde olduğu; bu kararlarda hukuka uygun olduğuna hükmedilen ödemelerin, daha sonra sorgu konusu edilmesinin hukuki güvenlik ilkesine aykırılık teşkil ettiği ifade edilmiş olsa da; Bu ek ilam maddesine esas teşkil eden, 2016 yılı hesabına ilişkin ek sorgu maddesinde konu edilen husus: 15.01.2012 tarihinden sonra Kurum kadro ve pozisyonlarına ilk defa veya yeniden atanan Kurul Başkan ve üyelerine 375 sayılı KHK’nin Ek 11’inci maddesinin (b) fıkrası hükümlerine aykırı olarak konut tahsis yardımı ödenmesidir. İlgili ek sorguya dayanak olarak gösterilen 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Ek 11’nci maddesi, 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 8’inci maddesi gereğince 15.01.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu nedenle Kurumun 2011 ve 2016 yılı hesaplarının tabi olduğu mevzuat farklı olup, sorgu konusu edilen husus ile Kurumun 2011 yılı hesabına ilişkin Sayıştay 8. Dairesinin ..... tarih ve ..... no’lu Ek İlamının 2’nci maddesinin aynı yönde değerlendirme içermemesinde bir çelişki bulunmamaktadır. 2018 yılı hesabına ilişkin ..... sayılı Asıl İlamın; 4’üncü maddesinde, 15.01.2012 tarihinden sonra Başkan Yardımcısı, Daire Başkanı ve Müdür kadro ve pozisyonlarına ilk defa veya yeniden atanan kadro karşılığı sözleşmeli personele “konut tahsis katkısı” ödenmesi; aynı İlamın 5’inci maddesinde, 15.01.2012 tarihinden önce Başkan Yardımcısı, Daire Başkanı, Müşavir ve Müdür kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kadro karşılığı sözleşmeli personele "konut tahsis katkısı” ödenmesi hakkında hüküm verilmiştir. ..... sayılı Asıl İlamın 4’üncü maddesinde karar verilen konu; kadro unvan ve türleri bakımından; aynı İlamın 5’inci maddesinde karar verilen konu ise 15.01.2012 tarihinden önce atanan görevlileri ilgilendirmesi bakımından, bu ek ilama esas ek sorgu maddesinde konu edilen olaydan ayrılmaktadır. Dolayısıyla söz konusu ek sorgu ile yukarıda yer verilen İlam hükümleri; ya aynı konuya ilişkin olmadığından ya da aynı mevzuata tabi olmadığından, söz konusu ilamlarla aynı yönde hüküm verilmesini gerektirecek bir koşulun oluşmadığı ve hukuki güvenlik ilkesine aykırı bir durumun bulunmadığı görülmektedir.

Bununla birlikte savunmada, Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulunun ...tarihli ve ... sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, ... tarihli ve E:...., K:... sayılı kararı çerçevesinde “kamu zararı”nın varlığının kabulü halinde dahi, ilk hatalı ödemenin yapılmasından başlamak üzere idari dava açma süresi içinde söz konusu hatalı ödemelerin geri alınmasının mümkün olduğu, bu süre geçtikten sonra mümkün olmadığı belirtilse de, Sayıştay yargılaması sonucunda tazmin kararı kamu zararına yol açan sorumlular hakkında verilir. Bu nedenle söz konusu tutarın ahize rücu edilerek tahsil edilip edilmemesinin sonuca etkisi yoktur. Bu bağlamda Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulunun ... tarih ve e: ..., k: ... sayılı kararının konuyla ilgisi bulunmamaktadır.

Bunun yanında, savunmada Danıştay İkinci Dairesinin ... Esas No’lu ve ... Karar No’lu kararına atıf yapılarak, ödenen konut tahsis katkısının 5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesinde tanımlanan kamu zararı hallerinden birine girmediği, zira kararda da belirtildiği üzere “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” şeklinde oluşan kamu zararı halinin, mal ve hizmet alımları kapsamında oluşan kamu zararı olduğu iddia edilmişse de; 5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesi incelendiğinde, madde metninde kamu zararının tanımı yapıldıktan sonra kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak hususların sıralandığı ve bu hususlardan biri olarak, (g) bendinde; “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması”nın belirtildiği fakat söz konusu (g) bendinin başında veya sonunda veya madde metninin başka bir yerinde, (g) bendindeki hususun sadece mal ve hizmet alımlarıyla sınırlı olduğu sonucuna yönlendirecek bir ifadeye yer verilmediği görüldüğünden; 5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesinin (g) bendinin sadece mal ve hizmet alımlarına özel bir düzenleme olduğu ve dolayısıyla personel ödemelerinin bu bendin kapsamı dışında bulunduğu iddiası kabul görmemiştir.

Ek olarak, savunmada yine Danıştay İkinci Dairesinin ... Esas No’lu ve ... Karar No’lu kararına atıf yapılarak, ödenen konut tahsis katkısının 5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesinde tanımlanan kamu zararı hallerinden birine girmediği, zira söz konusu 71’inci maddenin “g” bendinde yer alan “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” ifadesinin kamu görevlisine mevzuatında öngörülen bir ödemenin yapılması sırasında hataya düşülmesini kapsamadığı iddia edilmiş ise de; sorgu konusu edilen hususun, “15.01.2012 tarihinden sonra kurul başkanı ve üye kadro ve pozisyonlarına ilk defa veya yeniden atananlara mevzuatında öngörülmediği halde “konut tahsis katkısı” ödenmesi” olduğu dikkate alındığında, kamu zararına yol açan hususun “g” bendinde yer alan “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” kapsamına girdiği ve dolayısıyla konut tahsis katkısı ödenmesi suretiyle kamu zararına sebebiyet verilmediği iddiasını kabul etmenin mümkün olmadığı değerlendirilmiştir.

Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar çerçevesinde, Kurul Başkan ve üyelerine, 375 sayılı KHK’nın Ek 11’inci maddesinin (b) fıkrası hükümlerine aykırı olarak konut tahsis yardımı ödenmesi sonucu oluşan ..... TL kamu zararının Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlilerine müştereken ve müteselsilen,

6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereğince işleyecek faizleri ile ödettirilmesine oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:57

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim