Sayıştay 8. Dairesi 29925 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

29925

Karar Tarihi

20 Ocak 2009

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2005

  • Daire: 8

  • Dosya No: 29925

  • Tutanak No: 30584

  • Tutanak Tarihi: 20.01.2009

  • Konu:

KARAR

Duruşma talebinde bulunan dilekçi Recep Büyükbaş ile Sayıştay Savcı Vekilinin sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;

  1. 301 sayılı ilamın 1.maddesiyle; Ankara Jandarma Defterdarlığı birimlerine ait ASKİ’ye yapılan su faturası ödemelerinde su tarife bedelinin hatalı alındığı gerekçesi ile 3.424,00. YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi aynı mahiyette olan ilamın 1,2,4,5,6,7,8,9,10,11 maddeleri ile ilgili olarak temyiz gerekçelerini 6 madde halinde sıralamış birinci maddede özetle; Bilindiği üzere 2560 Sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanunun (3305 Sayılı Kanunun Ek 5. maddesi Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi bu kanun kapsamına alınmıştır) 13. maddesinde İSKİ-ASKİ gelirlerinin su satışı ve kullanılmış suların uzaklaştırılmasına karşılık tarifesine göre abonelerden alınacak ücretler ve 23. maddesinde belirtilen su satışı ve kanalizasyon tesisi bulunan yerlerdeki kullanılmış suların uzaklaştırılması, septik çukurların boşaltılması karşılığında tarifeye göre alınacak ücretlerden oluştuğunun belirlendiğini, böylece Büyükşehir statüsünde bulunan belediyelerde yetkili organlara hem su tarifesi hem de suyun boşaltılması sebebi İle atık su tarifesi belirleme yetkisinin verilmiş bulunduğunu, sorunun 2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanununun mükerrer 44. maddesi ile yapılan düzenleme çerçevesinde atık su bedelinin anılan 44. maddede belirtilen çevre temizlik vergisi kapsamında mütalaa edilip edilemeyeceği İle bağlantılı olarak ortaya çıktığını, çünkü mükerrer 44. madde ile yapılan düzenlemede Kamu kurum ve kuruluşlarının çevre temizlik vergisinden muaf olduğunun hükme bağlandığını, bu çerçevede Sayıştay nezdinde de bu hususun bazı daireler tarafından sorgu ve tazmin konusu yapıldığını, bir kısım daireler tarafından ise çevre temizlik vergisi ile atık su bedelinin ayrı ayrı mütalaa edilmesi gerektiği, atık su bedelinin çevre temizlik vergisi kapsamında olmayıp ayrı bir hizmet karşılığı alındığına hükmedilerek Saymanlık ve Kamu kurum ve kuruluşlarının ilgili yıllar hesaplarında sorgu konusu yapılmadığını,

  1. madde de özetle; ASKİ Genel Müdürlüğünün 10. 01. 2002-06. 12. 2007 tarihleri arasında 2560 Sayılı Kanuna dayalı olarak abonelerine uyguladıkları ve her ay itibariyle değişen tarife bedelleri incelendiğinde 10. 01. 2002-10. 04. 2003 (dahil) tarihi itibariyle su ve atık su bedellerinin ayrı gösterildiğinin görüleceğini, ancak 2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanununun mükerrer 44. maddesi uyarınca atık su bedelinin ve çevre temizlik vergisinin kapsamında olup olmadığı yönündeki yoğun karışıklık ve karmaşa sebebi ile ve Danıştay 9. Dairesinin almış olduğu 1998/3256 Esas ve 1999/2719 Karar sayılı, 2001/234 Esas 2001/2447 Karar sayılı kararlan ile Genel ve Katma Bütçeli Kuruluşlara atık su bedeli tahakkuk ettirilmemesi yönündeki kararları gereği zorunlu olarak Belediye meclisince alınan 10. 06. 2003 tarih ve 265 sayılı kararla tarifede atık su bedelinin gösterilmediğini, bu tarifenin bu meclis kararı doğrultusunda 10. 12. 2003 tarihinden bugüne kadar yeni atık su bedeli sıfır olarak gösterilmek sureti ile düzenlendiği ve uygulamanın bu şekilde devam ettiğini, Belediye Gelirleri Kanununun mükerrer 44. maddesindeki çevre temizlik vergisi ile atık su bedelinin ayrı ayrı mütalaa edilmesi gerektiği, dolayısıyla Kamu kurum ve kuruluşlarına Belediye tarafından atık su ücreti salınabileceği ve ödeme yapılabileceği yönündeki Sayıştay Genel Kurulunun 05. 05. 2003 tarih ve 5057/1 sayılı kararını bulunduğunu, Sayıştay Genel Kurulu kararından sonra Belediye Meclisince tarifelerde yeni bir düzenlemeye gidilmesi gerekirken bu hususun gözardı edildiğini ve tarifelerde bugüne kadar bu içerik ve şekil hatasının devam edegeldiğini, dolayısıyla tarife şekil itibariyle hatalı olmakla birlikte içerisinde atık su bedelinin mevcut olduğunun kabulü gerektiğini, aksi takdirde yargı mercilerince Kamu kurum ve kuruluşlarından atık su bedeli tahsil edilebileceğine karar verilmiş olmakla birlikte tarifedeki atık su bedelini sıfır olarak okumak ASKİ'nin bu gelirinden vazgeçtiği anlamı taşıyacaktır ki bunun imkan dahilinde bulunmadığını,

  2. madde de özetle; 1999 ve 2000 yılları Bütçe Kanunlarında su bedelleri ile ilgili aynı paralelde düzenlemeler getirildiğini ve mukayesenin Su + Atık su toplamı üzerinden yapılması gerektiğinin belirtildiği halde 2005 yılı Bütçe Kanununda atık su bedeli ayrık tutulmakla beraber bu hususun mukayesedeki temel esasa aykırılık teşkil ettiğini,

  3. madde de özetle; Kamu kurum ve kuruluşlarına su bedeli ödemelerinde uyulacak esaslara ilişkin düzenleme, 2005 yılı Bütçe Kanununun 37/f fıkrası ile getirilmiş bir düzenleme olduğunu, ancak anılan 2005 yılı Bütçe Kanununun 37. maddesinin (f) fıkrasının Anayasa Mahkemesinin 29. 11. 2005 tarih ve 2005/6 Esas 2005/93 Karar sayılı kararı ile iptal edildiğini, her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yönelik olarak hüküm teşkil etmez ise de burada sorumlular açısından sorumluluğu kaldırıcı bir husus gibi mütalaa edilmesi gerektiğini,

  4. madde de özetle; 2005 yılı Bütçe Kanununun 37/f fıkrasındaki Kamu kurum ve kuruluşlarına atık su bedeli hariç m3 başına fiyatlandırılacak su tarife bedelinin özel işyerlerine ve abonelere uygulanacak bedeli geçemeyeceği yönündeki düzenlemenin Anayasa Mahkemesinin iptal hükmü karşısında bir bütün olarak ve özellikle atık su hariç ibaresi açısından hukuki bir değer taşımayacağına göre burada bu iptal hükmü karşısında bile bir mukayese yapılması gerekiyorsa mukayesenin Su + Atık Su = Toplam bedel üzerinden yapılması gerektiğini, bu mukayese yapıldığında Saymanlıklarınca yapılan ödemede herhangi bir fazla ve yersiz ödemenin bulunmadığının görüleceğini,

  5. madde de özetle; Jandarma Saymanlık Müdürlüğünün 2005 yılı İdare Hesabı ile ilgili olarak 2005-12/934 sayılı sorgusuna Saymanlık, Jandarma İkmal Merkez Komutanlığı ve tarafından verilen cevabi yazıya ekli ASKİ Genel Müdürlüğünün yazılarında da görüleceği üzere tahsil dairesinin (ASKİ’NİN) su bedellerine ilişkin olarak tahakkuk ettirdiği faturalardaki su tarifesinin içerisinde 1/3 ünün atık su bedeli olduğunu açıkça beyan ettiğini,

Jandarma Saymanlık Müdürlüğünün 2005 Yılı Yönetim Dönemi Hesabı sorgusuna konu su bedeli ödemelerine ilişkin toplam 149 adet faturanın tutarlarının ne kadarının su bedeli ne kadarının atık su bedeli olduğu yönünde Jandarma Saymanlık Müdürlüğünün ASKİ Genel Müdürlüğüne yazmış olduğu 03.12.2007 tarih ve 1232 sayılı yazılarına ASKİ Genel Müdürlüğünce verilen 02.01.2008 tarih ve 31355-07 sayılı cevabi yazıda tahakkuk ettirilen su bedelleri içerisinde atık su bedelinin de bulunduğunun açıkça bir kez daha resmi olarak beyan edildiğini ve 149 adet fatura tek tek ayrıntılı olarak su bedeli, atık su bedeli, şube yolu ücreti, şube yolu KDV si, KDV si ve toplam bedel olarak ayrıştırıldığını, yazı eki listenin incelenmesinden de görüleceği üzere ASKİ'ye yapılan ödemelerin hiçbiri 2005 yılı Bütçe Kanununun 37/f fıkrasını ihlal eder durumda olmadığını,

Daha sonraki dilekçesinde konu ile ilgili olarak Sayıştay Temyiz Kurulunun 12/02/2008 tarih ve 29917 tutanak sayılı kararının bulunduğunu,

Sonuç olarak izah edilen gerekçelerle temyiz talebinin kabulü ile 30.10.2007 tarih ve 2005/301 sarılı ilamın 1,2,4,5,6,7,8,9,10,11'inci maddeleri ile kendisi için düzenlenen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

İlamın konusu, atık su bedelinin çevre temizlik vergisi kapsamında olduğu ve bu vergiden muaf olmaları nedeniyle Kamu Kurum ve kuruluşlarından atık su bedeli alınmaması ile ilgili olmayıp, Belediyeler ile Büyükşehir belediyelerince kamu kurum ve kuruluşlarına uygulanacak su tarife bedelleri ilgilidir.

Anayasa Mahkemesinin 28 Ekim 2006 Tarih ve 26330 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2005/6 Esas, 2005/93 Karar Sayısı Kararı ile iptal edilen 5277 sayılı 2005 mali yılı Bütçe Kanunu’nun 37inci maddesinin (f) fıkrasında; “f) Belediyeler ile büyükşehir belediyelerince kamu kurum ve kuruluşlarına uygulanacak su tarife bedelleri, özel işyerlerine uygulanan en düşük tarife bedelini aşamaz”.denilmektedir.Bu hükümden; belediyelerce kamu kurumlardan alınacak su bedelinin, özel işyerleri için öngörülen su tarife bedelindeki tutarı aşmayacağı anlaşılmaktadır.

26.5 1981 tarih ve 2464 sayılı Belediye Gelir Kanunu’nun 25.12.2003 tarih ve 5035 sayılı Kanunun 41 maddesi ile değiştirilen “Çevre temizlik vergisi” başlıklı mükerrer 44’üncü maddenin birinci, ikinci ve yedinci fıkralarında;

“Belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde bulunan ve belediyelerin çevre temizlik hizmetlerinden yararlanan konut, iş yeri ve diğer şekillerde kullanılan binalar çevre temizlik vergisine tabidir.

Genel ve katma bütçeli idareler, il özel idareleri, belediyeler, köyler, bunların kuracakları birlikler, darülaceze ve benzeri kuruluşlar ve üniversiteler tarafından münhasıran hizmetlerinde kullanılan binalar, Kızılay Genel Merkezi ile şubeleri ve kampları, Kredi ve Yurtlar Kurumuna ait öğrenci yurtları ile umuma açık ibadet yerleri, karşılıklı olmak şartıyla elçilik ve konsolosluk hizmetlerinde kullanılanlarla elçilerin ikametine mahsus olan binalar, milletlerarası kuruluşlar ve bunların temsilcilikleri tarafından kullanılan binalar ile bunların müştemilatı vergiye tâbi değildir.

Su tüketim miktarı esas alınmak suretiyle hesaplanan çevre temizlik vergisi, su faturasında ayrıca gösterilmek suretiyle tahakkuk etmiş sayılır. Bu suretle tahakkuk eden vergi, su tüketim bedeli ile birlikte belediyelerce tahsil edilir. Su ve kanalizasyon hizmetleri ayrı bir kanunla düzenlenmiş bulunan büyük şehir belediye sınırları ve mücavir alanlardaki çevre temizlik vergisi ise 20.11.1981 tarihli ve 2560 sayılı Kanun hükümlerine göre kurulan su ve kanalizasyon idarelerince tahsil edilir”. Denilmektedir.

2464 sayılı Kanunun mükerrer 44.maddesinde 5035 sayılı Kanunun 41. maddesiyle yapılan değişiklik ile çevre temizlik vergisi tarife, tarh, tahakkuk ve tahsil usulleri yeniden düzenlenmiş ve çevre temizlik vergisinin, çevre temizlik hizmetlerinden yararlananlardan alınacağı belirtilmek suretiyle atık su bedeli çevre temizlik vergisi kapsamı dışına çıkarılmıştır. Nitekim, anılan Kanunda katı atık ve atık su bedeline yer verilmediği gibi gerekçesinde de büyükşehir belediyesine dahil bulunmayan belediyelerin sınırları ve mücavir alanları içinde bulunan binaları kullananlardan su tüketim bedeli üzerinden alınmakta olan atık suya ilişkin çevre temizlik vergisinin kaldırıldığı vurgulanmıştır.

2560 sayılı İstanbul Su Ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş Ve Görevleri Hakkında Kanunu’nun 13 üncü maddesinin a fıkrasında, su satışı ve kullanılmış suların uzaklaştırılmasına karşılık, tarifesine göre abonelerinden alınacak ücretler İSKİ’nin gelirleri arasında sayılmış ve 23’üncü maddesinde de, su satışı, kanalizasyon tesisi bulunan yerlerdeki kullanılmış suların uzaklaştırılması, septik çukurların boşaltılması giderleri için ayrı tarifeler yapılacağı; tarifelerin tespiti ile tahsilata ilişkin usul ve esasların bir yönetmelikle belirleneceği ifade edilmiştir.

2560 sayılı Kanuna, 5.6.1986 tarih ve 3305 sayılı Kanunun 3’üncü maddesi ile eklenen “Bu Kanun diğer Büyükşehir belediyelerinde de uygulanır.”şeklindeki ek 5’inci madde hükmü ile de anılan Kanun bütün Büyükşehir belediyeleri hakkında geçerli bir kanun haline getirilmiştir.

Dolayısıyla, 2560 sayılı Kanunun yukarıda açıklanan 13 ve 23’üncü maddelerinde yer alan hükümler, Büyükşehir belediyelerine, belirlemiş oldukları tarifeler üzerinden kullanılmış suların uzaklaştırılması hizmetine karşılık olmak üzere abonelerden atık su bedeli adı altında bir ücret tahsil etmelerine cevaz vermekte olup, Kanunda herhangi bir muafiyet hükmüne de yer verilmemiştir. O nedenle bütün abonelerin bu bedeli ödemesi gerekmektedir.

2560 sayılı Kanun 20.11.1981 tarihinde kabul edilmiş, 2464 sayılı Kanunun Çevre Temizlik Vergisine ilişkin mükerrer 44’üncü maddesi ise 15.7.1993 tarihinde bu Kanuna eklenmiş ve 25.12.2003 tarih ve 5035 sayılı Kanunun 41 maddesi ile değiştirilmiştir. Çevre Temizlik Vergisine ilişkin düzenleme 2560 sayılı Kanunun kabul tarihinden daha sonraki bir tarihte yapılmasına karşılık, 2560 sayılı Kanunda herhangi bir değişiklik yapılmamıştır. Ayrıca, sonraki tarihlerde de 2560 sayılı Kanuna, Büyükşehir belediyelerinin atık su bedeli adı altında abonelerinden aldıkları ücretten kamu kurum ve kuruluşlarının muaf tutulmaları yönünde herhangi bir hüküm getirilmemiştir. Dolayısıyla 2560 sayılı Kanunun bu konuya ilişkin hükümleri, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten bu yana nasıl uygulanıyorsa, bundan sonra da aynı şekilde uygulanmak durumundadır.

Bu durumda, su ve kanalizasyon hizmetleri açısından özel bir kanun olan ve bütün Büyükşehir belediyelerinde uygulanan 2560 sayılı Kanunun 13’üncü ve 23’üncü maddeleri gereğince, kullanılmış suyun uzaklaştırılmasına karşılık bir ücret olarak abonelerden tahsil edilen atık su bedelinin, 2464 sayılı Kanunun mükerrer 44’üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan muafiyet hükmü kapsamında mütalâa edilmesine imkân yoktur. Dolayısıyla anılan fıkrada belirtilen binalar ile bunların müştemilâtına ait atık su bedelinin Büyükşehir belediyelerine ödenmesi mümkün bulunmaktadır.

2560 sayılı Kanunun 23’üncü maddesine göre çıkarılan ASKİ Tarifeler Yönetmeliğinin Abone Tanımı Başlıklı 5’inci maddesinde:” ASKİ Genel Müdürlüğü ile bir hizmet sözleşmesi yapan gerçek ve tüzel kişilere “abone” adı verilir.

a-) Su abonesi.

b-) Atık su (kullanılmış su) abonesi.

Olmak üzere 2 tür abone vardır.

Her su abonesi ayrı bir sözleşme yapmaya gerek olmaksızın aynı zamanda kullanılmış su abonesidir. Su abonesi olmaksızın su tüketenlerde atık su üreteceklerinden, bu gibilerle atık su aboneliği sözleşmesi yapılır.” Denilmektedir.

Madde hükmünden de anlaşılacağı her su abonesi ayrı bir sözleşme yapmaya gerek olmaksızın aynı zamanda kullanılmış su abonesidir.Bu nedenle resmi kurumlar doğal atık su abonesi olmaktadırlar. Su abonesi olmaksızın su tüketenlerde atık su üreteceklerinden, bu gibilerle atık su aboneliği için sözleşmesi yapılması gerekmektedir. Su Abonesi olmayan atık su abonelerinden Tarife Yönetmeliğinin 23’üncü maddesinde konut, işyeri ve resmi kurumlar için öngörülen esaslar dahilinde, yürürlükteki tarifeye göre tahakkuk ve tahsilat yapılacağı hükme bağlanmıştır.

Su satış tarifesi ve atık su tarifesi anılan Yönetmeliğin 30 ve 34’üncü maddelerinde düzenlenmiştir.

Yönetmeliğin 30’ncu maddesinde su satış tarifesinin, 6. Maddede sayılan abone türlerine yapılacak su satış gelirinin, 27, 28 ve 29. Maddede belirtilen yönetim ve işletme giderlerini, amortismanları ve %10’dan aşağı olmayacak şekilde belirlenecek kârı sağlayabilecek düzeyde olmasının esas olduğu,

34’ünü maddesinde de atık su tarifesinin, her su abonesinin tükettiği kadar suyu kirleteceğinden bunların uzaklaştırılması için atık su bedeli ödemekle yükümlü olduğu, tüketilen beher m3 üzerinden alınan atık su bedeli 27, 28 ve 29. Maddelerde sayılan yönetim ve işletme giderleri ile amortismanlar ve kâr oranının kanalizasyonla ilgili miktarının 29. Maddede nasıl hesaplanacağı belirtilen tahmini su satış miktarına bölünmesiyle bulunacağı, bu miktarın da tüketilen su miktarının %50’sinden aşağı olamayacağı, İşyeri ve resmi abonelerce üretilecek atık sular boşaltıldıkları kanalizasyon tesislerine ve çevreye daha çok zarar vereceğinden, bunlar için atık su bedelinin konutlara oranla daha yüksek saptanabileceği belirtilmiştir.

Yukarıda bahsedilen mevzuat hükümleri ve yargı kararları dikkate alındığında, Büyükşehir belediyelerinde kullanılmış suların uzaklaştırılması karşılığı olarak alınan atık su bedeli vergi olmayıp, hizmet karşılığı olduğundan bu hizmetten yararlanan tüm abonelerin atık su bedeli ödemeleri zorunlu olmaktadır.

Bu nedenle 2005 mali yılı bütçe Kanununun 37’nci maddesin (f) fıkrasına göre Büyükşehir belediyelerinde Resmi Kurumlar için yapılacak tarife kıyaslamalarında su tarife bedellerinin atık su dahil veya hariç olarak tespit edilmiş olmasına bakılmaksızın, özel işyerleri için uygulanan su tarifesinin toplam ( su bedeli + atık su bedeli) tutarının dikkate alınması ( yani 1 M3 su için ödenen nihai bedelin esas alınması) gerekir.

Jandarma Saymanlık Müdürlüğünün 2005 Yılı Yönetim Dönemi Hesabı ilamına konu su bedeli ödemelerine ilişkin toplam 149 adet faturanın tutarlarının ne kadarının su bedeli ne kadarının atık su bedeli olduğu yönünde Jandarma Saymanlık Müdürlüğünün ASKİ Genel Müdürlüğüne yazmış olduğu 03.12.2007 tarih ve 1232 sayılı yazılarına ASKİ Genel Müdürlüğünce verilen 02.01.2008 tarih ve 31355-07 sayılı cevabi yazıda tahakkuk ettirilen su bedelleri içerisinde atık su bedelinin de bulunduğu açıkça ifade edilmiştir.

Bu açıklamalar ışığında ASKİ’nin 2005 yılında uyguladığı su tarife bedelleri incelendiğinde, Resmi kurumlar için belirlenen tarifenin toplam (Ocak ayı için 3,99) tutarının özel işyerleri için belirlenen toplam (Ocak ayı için 4,47 )tutarından düşük olduğu görülecektir.Bu nedenle yapılan ödemeler mevzuata uygundur.

Diğer taraftan 5277 sayılı 2005 mali yılı Bütçe Kanunu’nun 37inci maddesinin (f) fıkrası Anayasa Mahkemesinin 28 Ekim 2006 Tarih ve 26330 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2005/6 Esas, 2005/93 Karar Sayısı Kararı ile iptal edilmiştir.

1982 Anayasasının 153’üncü maddesinde; “Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz.

Anayasa Mahkemesi bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez.

Kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmi Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.

İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun tasarı veya teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar.

İptal kararları geriye yürümez.

Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.” denilmektedir.

İptal davası veya itiraz üzerine bir kuralın iptali sonucu, Mahkemeler bakmakta oldukları davaları bu karara göre çözmekle yükümlüdürler. Bu sonuç Anayasa’nın, “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.” yolundaki 153. maddesinin altıncı fıkrasında yer alan kuralın sonucudur.

Sayıştay ilamının hüküm tarihi 05.06.2007 tarihidir. Hüküm tarihinde 5277 sayılı 2005 mali yılı Bütçe Kanunu’nun 37inci maddesinin (f) fıkrası Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi nedeniyle hukuken yürürlülükte değildir. Bu nedenle söz konusu ilam hükmü bu açıdan da konusuz kalmıştır.

Bu itibarla, dilekçi iddialarının kabulü ile, 301 sayılı ilamın 1. maddesiyle 3.424,00-YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,

  1. 301 sayılı ilamın 2. maddesi ile; Ankara Jandarma Defterdarlığı birimlerine ait ASKİ’ye yapılan su faturası ödemelerinde su tarife bedelinin hatalı alındığı gerekçesi ile 8.505,00. YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

İş bu ilamın 1.maddesinde belirtilen gerekçelerle; dilekçi iddialarının kabulü ile, 301 sayılı ilamın 2. maddesiyle 8.505,00-YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,

  1. 301 sayılı ilamın 4. maddesi ile; Ankara Jandarma Defterdarlığı birimlerine ait ASKİ’ye yapılan su faturası ödemelerinde su tarife bedelinin hatalı alındığı gerekçesi ile 43.068,00. YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

İş bu ilamın 1.maddesinde belirtilen gerekçelerle; dilekçi iddialarının kabulü ile, 301 sayılı ilamın 4. maddesiyle 43.068,00-YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,

  1. 301 sayılı ilamın 5.maddesi ile; Ankara Jandarma Defterdarlığı birimlerine ait ASKİ’ye yapılan su faturası ödemelerinde su tarife bedelinin hatalı alındığı gerekçesi ile 32.457,00. YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

İş bu ilamın 1.maddesinde belirtilen gerekçelerle; dilekçi iddialarının kabulü ile, 301 sayılı ilamın 5. maddesiyle 32.457,00-YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,

  1. 301 sayılı ilamın 6. maddesi ile; Ankara Jandarma Defterdarlığı birimlerine ait ASKİ’ye yapılan su faturası ödemelerinde su tarife bedelinin hatalı alındığı gerekçesi ile 575.726,00. YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

İş bu ilamın 1.maddesinde belirtilen gerekçelerle; dilekçi iddialarının kabulü ile, 301 sayılı ilamın 6. maddesiyle 575.726,00-YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,

  1. 301 sayılı ilamın 7. maddesi ile; Ankara Jandarma Defterdarlığı birimlerine ait ASKİ’ye yapılan su faturası ödemelerinde su tarife bedelinin hatalı alındığı gerekçesi ile 162.305,00. YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

İş bu ilamın 1.maddesinde belirtilen gerekçelerle; dilekçi iddialarının kabulü ile, 301 sayılı ilamın 7. maddesiyle 162.305,00-YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,

  1. 301 sayılı ilamın 8. maddesi ile; Ankara Jandarma Defterdarlığı birimlerine ait ASKİ’ye yapılan su faturası ödemelerinde su tarife bedelinin hatalı alındığı gerekçesi ile 75.573,00. YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

İş bu ilamın 1.maddesinde belirtilen gerekçelerle; dilekçi iddialarının kabulü ile, 301 sayılı ilamın 8.maddesiyle 75.573,00-YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,

  1. 301 sayılı ilamın 9. maddesi ile; Ankara Jandarma Defterdarlığı birimlerine dahil olan Bala İlçe Komutanlığına ait su faturası ödemelerinde su tarife bedelinin hatalı alındığı gerekçesi ile 554,00. YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

5277 sayılı 2005 mali yılı Bütçe Kanunu’nun 37inci maddesinin (f) fıkrası Anayasa Mahkemesinin 28 Ekim 2006 Tarih ve 26330 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2005/6 Esas, 2005/93 Karar Sayısı Kararı ile iptal edilmiştir.

1982 Anayasasının 153’üncü maddesinde; “Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz.

Anayasa Mahkemesi bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez.

Kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmi Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.

İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun tasarı veya teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar.

İptal kararları geriye yürümez.

Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.” denilmektedir.

İptal davası veya itiraz üzerine bir kuralın iptali sonucu, Mahkemeler bakmakta oldukları davaları bu karara göre çözmekle yükümlüdürler. Bu sonuç Anayasa’nın, “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.” yolundaki 153. maddesinin altıncı fıkrasında yer alan kuralın sonucudur.

Sayıştay ilamının hüküm tarihi 05.06.2007 tarihidir. Hüküm tarihinde 5277 sayılı 2005 mali yılı Bütçe Kanunu’nun 37inci maddesinin (f) fıkrası Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi nedeniyle hukuken yürürlülükte değildir. Bu nedenle söz konusu ilam hükmü bu açıdan konusuz kalmıştır.

Bu itibarla; dilekçi iddialarının kabulü ile, 301 sayılı ilamın 9. maddesiyle 554,00-YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,

  1. 301 sayılı ilamın 10. maddesi ile; Ankara Jandarma Defterdarlığı birimlerine ait ASKİ’ye yapılan su faturası ödemelerinde su tarife bedelinin hatalı alındığı gerekçesi ile 4.336,00. YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

İş bu ilamın 1.maddesinde belirtilen gerekçelerle; dilekçi iddialarının kabulü ile, 301 sayılı ilamın 10. maddesiyle 4.336,00-YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,

10-301 sayılı ilamın 11. maddesi ile; Ankara Jandarma Defterdarlığı birimlerine ait ASKİ’ye yapılan su faturası ödemelerinde su tarife bedelinin hatalı alındığı gerekçesi ile 4.967,00-YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

İş bu ilamın 1.maddesinde belirtilen gerekçelerle; dilekçi iddialarının kabulü ile, 301 sayılı ilamın 11. maddesiyle 4.967,00-YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,

Karar verildiği 20.01.2009 tarih ve 30584 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:03:53

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim