Sayıştay 8. Dairesi 29750 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8
Sayıştay Kararı
29750
24 Haziran 2008
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2005
-
Daire: 8
-
Dosya No: 29750
-
Tutanak No: 30259
-
Tutanak Tarihi: 24.06.2008
-
Konu:
KARAR
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;
- 287 sayılı ilamın 1.maddesi ile Belediyede görevli 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi personele maaş dışında 657 sayılı Kanun hükümlerine aykırı olarak “iyileştirme paketi” adı altında ödeme yapıldığı gerekçesiyle 466.546,84 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi 287 sayılı ilamın 1 ve 2.maddeleri ile ilgili olarak özetle; İlamın Türkiye’nin kendi iç hukukunda gerekli yasal düzenlemeleri yapmadan memur statüsündeki çalışanlarla toplu sözleşme yapılmasının yasal olmadığı gerekçesi ile verildiğini, bu gerekçenin hukukun genel ilkelerine ve uluslar arası hukukla çeliştiğini, Sayıştay’ın görevlerinin Anayasanın 160. maddesinde tanımlandığını, Anayasanın 5170 sayılı kanunla değişen 90. maddesinin son fıkrasına “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır” cümlesinin eklendiğini, yapılan değişiklikle yasa ile uluslar arası antlaşmanın çelişmesi durumunda uluslar arası antlaşmanın esas alınacağının hükme bağlandığını, ilamda bu hususa dikkat edilmeden tazmin hükmedildiğini, bu çerçevede iş bu davanın çözümünde temel alınması gereken hukuksal dayanaklarının, başta İLO’nun onaylanarak yürürlüğe konulmuş bulunan 87,98,151 sayılı sözleşmeleri ile bu sözleşmelere dayalı olarak verilen ILO denetim organlarının kararlarının olması gerektiğini, uluslar arası sözleşmelerin iç hukukta doğrudan sonuç doğurduğunu, uygulanmaları için ayrıca bir düzenleme yapılmasının gerekmediğini, sonuç doğurması için çalışma yaşamına ilişkin hak ve özgürlüklerin 1987 tarihli Birleşmiş Milletler Genel Kurulunca “insan hakları” arasında mütalaa edildiğini, çalışma yaşamına ilişkin evrensel hukuki değerler haline gelmiş bulunan hak ve özgürlüklerin ise İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, İnsan Hakları ve Temel Özgürlükler Sözleşmesi ve Avrupa Sosyal şartı gibi evrensel belgelerle tanımlandığını, sözleşme hakkının da çalışma hayatına ilişkin hak ve özgürlük olduğunu buna görede Anayasasını insan haklarına ve evrensel değerlere saygılı hukuk devleti ilkesi üzerine oturtan bir ülke bakımından sözleşme hakkının evrensel bir değer olması bakımından yasalar üstü bir konuma sahip olduğunu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 21.11.2006 tarihli kararında ulusal mahkemeler, başvuranların bağlı oldukları sendikaların tüzel kişiliğini tanımayı reddettiklerinden ve sendika tarafından işverenle imzalanan Toplu İş Sözleşmesinin geçersiz olarak değerlendirilmesinden dolayı AİHS’nin 11.maddesinin ihlal ettiklerinden T.C. Hükümetini 20.500 € tazminat ödemeye mahkum ettiğini, ilamın özgür ve gönüllü pazarlık hakkını hukuka aykırı kabul ederek tarafına kişi borcu çıkarmasının hukuka, hukukun genel ilkelerine ve uluslar arası hukuka aykırı olduğunu belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
İlam hükmü; Belediyede görevli personele iyileştirme paketi adı altında ödemede bulunulması sonucu fazla ödeme yapıldığı gerekçesiyle verilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun mali hükümlerin kapsamını belirleyen 146. maddesinde aynen;
“Bu Kanunun birinci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren memurlar aylık, ücret, ödenek, hizmetle ilgili her çeşit ödeme ve bunların şekil ve şartları bakımından bu Kanundaki hükümlere, aynı maddenin ikinci fıkrası kapsamına giren memurlar özel kanunlardaki hükümlere tabidir.
Memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerin tayin ettiği görevler karşılığında bu Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemez, hiçbir yarar sağlanamaz. (Gençlik ve Spor hizmetleri uygulamasında fiilen görevlendirilecekler hariç).” hükmü bulunmaktadır.
Anayasanın “Toplu İş Sözleşmesi Hakkı” başlıklı 53’üncü maddesinde - (Değişik: 23.7.1995-4121) “İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.
Toplu iş sözleşmesinin nasıl yapılacağı kanunla düzenlenir.
128 inci maddenin ilk fıkrası kapsamına giren kamu görevlilerinin kanunla kendi aralarında kurmalarına cevaz verilecek olan ve bu maddenin birinci ve ikinci fıkraları ile 54 üncü madde hükümlerine tabi olmayan sendikalar ve üst kuruluşları, üyeleri adına yargı mercilerine başvurabilir ve idareyle amaçları doğrultusunda toplu görüşme yapabilirler. Toplu görüşme sonunda anlaşmaya varılırsa düzenlenecek mutabakat metni taraflarca imzalanır. Bu mutabakat metni, uygun idari veya kanuni düzenlemenin yapılabilmesi için Bakanlar Kurulunun takdirine sunulur. Toplu görüşme sonunda mutabakat metni imzalanmamışsa anlaşma ve anlaşmazlık noktaları da taraflarca imzalanacak bir tutanakla Bakanlar Kurulunun takdirine sunulur. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usuller kanunla düzenlenir.
Aynı işyerinde, aynı dönem için, birden fazla toplu iş sözleşmesi yapılamaz ve uygulanamaz.” Denilmektedir.
Görüldüğü üzere, Anayasamızda Toplu iş sözleşmesi hakkı, sadece işçiler için tanınmış olup, memurlara ise sadece toplu görüşme hakkı tanınmıştır.
Anayasanın bu hükmünün uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla 25.06.2001 tarih ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu yürürlüğe konulmuştur.
Söz konusu Kanunun 29. maddesinde “Toplu görüşmenin tarafları, kamu işverenleri adına Kamu İşveren Kurulu, kamu görevlileri adına her hizmet kolunda kurulu yetkili kamu görevlileri sendikaları ile bunların bağlı bulundukları konfederasyonlardır. Kamu İşveren Kurulu, Başbakan tarafından görevlendirilen bir Devlet Bakanının başkanlığında a) Başbakanlık Müsteşarı b) Maliye Bakanlığı Müsteşarı c) Hazine Müsteşarı .....gibi Kanunda yazılı kamu görevlilerinden oluşur denilmektedir. Yine söz konusu Kanunun 30. maddesiyle toplu görüşme yapma yetkisi de her hizmet kolunda en çok üyeye sahip sendika ile bunların bağlı bulunduğu konfederasyonlara tanınmıştır. Aynı kanunun 34. maddesinde; Toplu görüşmenin sonunda anlaşmaya varılırsa düzenlenen mutabakat metni uygun idari icrai ve yasal düzenlemeleri yapabilmesi için Bakanlar Kuruluna sunulur. Bakanlar kurulu üç ay içinde mutabakat metni ile ilgili uygun idari ve icrai düzenlemeleri gerçekleştirir ve kanun tasarılarını Türkiye Büyük Millet Meclisine sunar.” Denilmektedir.
Görüldüğü üzere Kanunda Toplu Sözleşme hakkı tanınmamış sadece Toplu Görüşme hakkı tanınmıştır. Yine Toplu Görüşme yapma yetkisi kamu işverenleri adına Kanunda sayılan kamu görevlilerinden oluşan Kamu İşveren Kuruluna ait olup Belediye Başkanının Toplu görüşme yapma yetkisi de bulunmamaktadır. Ayrıca Toplu Görüşme sonunda hazırlanan mutabakat metni memurlar üzerinde doğrudan uygulama imkanı olan bir metin olmayıp ancak Bakanlar Kurulunun idari ve icrai düzenlemeleri ile ve Kanunla uygulanabilir hale gelmektedir.
Mevzuatımızda yeni bir düzenleme yapılmadığı sürece, mevcut hükümlerin tespit ettiği memur statüsünün, akdi düzenlemelerle değiştirilmesi ve dolayısıyla belediyelerin, toplu iş sözleşmeleri akdetmek suretiyle veya başka birtakım tasarruflarla memurlar için yasalarda öngörülen hak ve statülerin dışına çıkılmasına yol açacak bir uygulamaya gitmeleri mümkün bulunmamaktadır.
Açıklanan sebeplerle dilekçi iddialarının reddi ile, 287 sayılı ilamın 1.maddesiyle 466.546,84 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- Aynı ilamın 2.maddesi ile Belediyede çalışan memurlara 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun öngördüğü sosyal yardımlar dışında memur sendikası ile yapılan sözleşme uyarınca ek sosyal verilmesi nedeni 1.359,99 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Bu ilamın 1.maddesinde belirtilen gerekçelerle dilekçi iddialarının reddi ile 287 sayılı ilamın 2.maddesiyle 1.359,99 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
Karar verildiği 24.06.2008 tarih ve 30259 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:03:53