Sayıştay 8. Dairesi 296 Kararı - Yüksek Öğretim Kurumları Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

296

Karar Tarihi

10 Ekim 2023

İdare

Yüksek Öğretim Kurumları

Daire Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Daire Karar Detayı: Listeye DönYazdır

  • Daire: 8

  • Karar Tarihi: 10.10.2023

  • Karar No: 296

  • İlam No: 210

  • Madde No: 1

  • Kamu İdaresi Türü: Yüksek Öğretim Kurumları

  • Hesap Yılı: 2019

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Personel Ödemeleri

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması tamamlanmadan göreve başlatılan, 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca rütbesi alınan ve kamu görevinden yasaklanmasına rağmen göreve devam ettirilen …’ya maaş, ek ders ödemelerinin yapılması neticesinde … TL kamu zararına sebebiyet verildiği iddiasına ilişkin olarak;

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Genel ve özel şartlar” başlıklı 48’inci maddesinde;

"Devlet memurluğuna alınacaklarda aşağıdaki genel ve özel şartlar aranır.

A) Genel şartlar:

  1. Türk Vatandaşı olmak,

  2. Bu Kanunun 40 ncı maddesindeki yaş şartlarını taşımak,

  3. Bu Kanunun 41 nci maddesindeki öğrenim şartlarını taşımak,

  4. Kamu haklarından mahrum bulunmamak,

  5. Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, (…) zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak.

  6. Askerlik durumu itibariyle;

a) Askerlikle ilgisi bulunmamak,

b) Askerlik çağına gelmemiş bulunmak,

c) Askerlik çağına gelmiş ise muvazzaf askerlik hizmetini yapmış yahut ertelenmiş veya

yedek sınıfa geçirilmiş olmak,

  1. 53 üncü madde hükümleri saklı kalmak kaydı ile görevini devamlı yapmasına engel

olabilecek (…) akıl hastalığı (…) bulunmamak.

  1. (Ek: 3/10/2016 – KHK-676/74 md. ; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/60 md. ) Güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmış olmak.

B) Özel şartlar:

  1. Hizmet göreceği sınıf için 36 ve 41 nci maddelerde belirtilen öğretim ve eğitim kurumlarının birinden diploma almış olmak,

  2. Kurumların özel kanun veya diğer mevzuatında aranan şartları taşımak. "

Denilmektedir.

676 sayılı KHK'nın 74’üncü maddesiyle 657 sayılı Kanun’un 48’inci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendine eklenen (8) numaralı alt bendi “Güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmış olmak.” Anayasa Mahkemesinin 24/7/2019 tarihli ve E…., K…. sayılı kararıyla iptal edilmiştir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre atamanın yapıldığı yıl itibariyle (2017) devlet memurluğu kadrolarına atanabilmek için kişiler hakkında güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılması gerekmektedir.

08.07.2018 tarihli ve 30472 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 701 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin “Rütbesi alınan Türk Silahlı Kuvvetleri personeli” başlıklı 3’üncü maddesinde ise Türk Silahlı Kuvvetlerinden emekliye sevk edilen, kendi isteğiyle emekli olan, istifa eden veya başka bir sebeple ayrılanlardan, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen ve ekli (4) sayılı listede yer alanların rütbelerinin alınacağı ve emekli kimliklerinin iptal edileceği, bu kişilerin kamu görevine yeniden kabul edilmeyecekleri, doğrudan veya dolaylı görevlendirilemeyecekleri düzenlemesine yer verildiği görülmektedir.

Yargılamaya esas rapor konusu olayda ise … Üniversitesi (…) öğretim üyesi alımı birinci ilanının Resmi Gazete’de yayımlanması üzerine …’nın 05.09.2016 tarihinde Üniversitenin doçentlik kadrosuna başvurduğu, Üniversitenin 21.02.2017 tarih ve … sayılı yazısı ile … Valiliğinden güvenlik soruşturması yapılması talebinde bulunduğu, Üniversitenin öğretim üyesi alımı ikinci ilanının Resmi Gazete’de yayımlanması üzerine anılan kişinin bu sefer 14.04.2017 tarihinde profesörlük kadrosuna başvurduğu, …’nın güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması neticelenmeden 12.07.2017 tarihinde … Siyasal Bilgiler Fakültesi İşletme bölümünde profesör kadrosuna açıktan atamasının gerçekleştirildiği, anılan kişi hakkındaki güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunun … Valiliği Emniyet Müdürlüğü tarafından “Gizli ve Kişiye Özel” kapalı zarfıyla Rektör …’ya gönderildiği, 10.08.2017 tarih ve … sayılı yazıda; “… hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması neticesi ilişik kaydına rastlanılmış olup temin edilen karar ile PVSK Ek madde kapsamında elde edilerek kapalı mazruf içerisine konulan istihbari bilgiler yazımız ekinde gönderilmiştir.” denildiği, …’nın güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucu olumlu sonuçlanmamasına rağmen Üniversite tarafından göreve devam ettirildiği, 701 sayılı KHK’nın 3’üncü maddesine göre kamu görevi alamayacak olmasına rağmen Üniversitedeki görevine 28.06.2019 tarihine kadar devam ettiği, bu tarihte Üniversitedeki görevinden istifa ettiği, 01.08.2019 tarihinde Üniversite tarafından … hakkında işlem başlatıldığı anlaşılmaktadır.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde, …’nın güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının tamamlandığı tarih olan 10.08.2017 tarihinden önce (12.07.2017 tarihinde) … Siyasal Bilgiler Fakültesi İşletme Bölümünde göreve başlatılması 657 sayılı Kanun’un 48’inci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (8) numaralı alt bendine, 03.10.2016 tarih ve 676 sayılı KHK'nın 74’üncü maddesiyle eklenen "Güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmış olmak." kuralına aykırılık teşkil etmektedir. Zira 657 sayılı Kanun’un 48’inci maddesi devlet memurluğuna alınacaklarda aranacak genel ve özel şartları düzenlerken bu maddeye 676 sayılı KHK'nın 74’üncü maddesiyle eklenen kurala göre devlet memurluğu kadrolarına atanabilmek için güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılması şartı getirilmiştir. Bu sebeple profesör kadrosuna atanmak isteyen …’nın güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına tabi tutulması ve bu süreç tamamlanmadan atamasının gerçekleştirilmemesi gerekmektedir.

Diğer taraftan 08.07.2018 tarihli ve 30472 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 701 sayılı KHK ile doğrudan ya da dolaylı kamu görevi alamayacak olan …’ya, bu tarihten anılan kişinin istifa ettiği 28.06.2019 tarihine kadar personel ödemesinde bulunulmasının yasal dayanağı bulunmamaktadır. Hal böyle iken 657 sayılı Kanun’un 48’inci maddesinde yer verilen kurala aykırı biçimde …’nın güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması süreci tamamlanmadan profesörlük kadrosuna atanması ve 701 sayılı KHK ile kamu görevi alamayacak olmasına rağmen göreve devam ettirilerek personel ödemelerinin gerçekleştirilmesi hukuka aykırılık teşkil etmektedir.

Sorumlular tarafından gönderilen savunmalarda 676 sayılı KHK'nın 74’üncü maddesiyle 657 sayılı Kanun’un 48’inci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendine eklenen (8) numaralı alt bendin Anayasa Mahkemesi'nin 24.07.2019 tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile iptal edildiği, Anayasa Mahkemesince bir kanunun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde eldeki dosyanın Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği öne sürülmüştür.

Anayasa’nın 153’üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği, Anayasa Mahkemesince iptal edilen kanun hükmü, iptal kararının Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihte, Anayasa Mahkemesince daha ileri bir tarih belirlenmiş ise o tarihte yürürlükten kalkacaktır. Aynı maddenin dördüncü fıkrası gereği ise Anayasa Mahkemesi iptal kararları geriye yürümeyecektir. Dolayısıyla, Anayasa Mahkemesince iptal edilen bir kanun hükmü, iptal kararının yürürlüğe girdiği tarih itibariyle yürürlükten kalkacak ve iptal kararları geriye yürümeyeceği için de bu kanun hükmüne göre tesis edilmiş işlemler geçerliliklerini sürdüreceklerdir.

Diğer taraftan Anayasa Mahkemesinin iptal kararında özel hayata saygı hakkıyla sınırlı bir inceleme yapıldığı dikkatten kaçırılmamalıdır. Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucu bireylerin kişisel verilerinin toplanmasının, işlenmesinin ve kullanılmasının kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına müdahale teşkil ettiği kabul edilerek bu müdahaleye dayanak oluşturan kanunun hukuk devleti ilkesinin gerektirdiği kriterleri karşılayıp karşılamadığı irdelenmiştir. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması neticesinde devlet memurluğuna atanmada esas alınacak kişisel veri niteliğindeki bilgilerin alınmasına, kullanılmasına ve işlenmesine yönelik güvenceler ve temel ilkeler kanunla belirlenmeksizin bunların alınmasına ve kullanılmasına izin verilmesinin Anayasa’nın 13’üncü, 20’nci ve 128’inci maddeleriyle bağdaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Kaldı ki Anayasa Mahkemesi dahi güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlanmasına ilişkin önüne gelen bireysel başvuruya konu pek çok uyuşmazlıkta derece mahkemelerinin 657 sayılı Kanun’un 48’inci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendine eklenen (8) numaralı alt bendine ilişkin yorumlarının Anayasal bir hakkın ihlaline yol açıp açmadığını incelerken anılan kuralın iptal edilmiş olmasının da bu neticeyi değiştirmeceğini vurgulamıştır. (…, Başvuru Numarası: …). Diğer bir deyişle Anayasa Mahkemesi, derece mahkemeleri tarafından anılan kuralın yürürlükte olduğu döneme ilişkin yapılan yorumların anayasal bir hak ihlaline yol açıp açmadığını bizzat kendisi incelemiş, kuralın daha sonra iptal edilmiş olmasını ise dikkate almamıştır.

Hem Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümeyeceğine ilişkin Anayasa hükmü hem de Anayasa Mahkemesi tarafından konuya ilişkin olarak verilen kararlar dikkate alındığında sorumlular tarafından dile getirilen iddialar yerinde görülmemiştir.

Bunun yanısıra sorumlular, 657 sayılı Kanun’a eklenen bendin sadece soruşturma yapılmasını zorunlu kıldığını, soruşturma sonucunun durumuna göre hangi işlemlerin yapılacağı konusunda ilgili bentte amir bir hükmün yer almadığını, soruşturma sonucu olumsuz çıkan memur adayının memur olarak atanamayacağı şeklinde bir düzenlemenin kesinlikle olmadığını, atayıp atamama konusundaki takdir hakkının atamaya yetkili makama bırakıldığını öne sürmüşlerdir.

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığı gerekçesiyle kamu görevine geçme talebinin reddine dair işleme karşı açılan iptal davalarına ilişkin idari yargı kararları incelendiğinde, derece mahkemelerinin 657 sayılı Kanun'un 48’inci maddesine eklenen alt bentteki şartı güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırmasının olumlu sonuçlanması biçiminde yorumladığı anlaşılmaktadır (…. İdare Mahkemesi E:…, K:…). Derece mahkemelerinin söz konusu fıkranın güvenlik soruşturmasının olumlu sonuçlanmasını gerektirdiği biçimindeki yorumunun veri olarak kabul edildiği hususu Anayasa Mahkemesinin bu konu hakkında önüne gelen bireysel başvurularda ifade edilmektedir (…, Başvuru Numarası: …). Diğer bir deyişle Anayasa Mahkemesi söz konusu yorumu hukuka uygun kabul etmektedir. Hal böyle iken sorumlular tarafından dile getirilen soruşturma sonucu olumsuz çıkan memur adayının memur olarak atanamayacağı şeklinde bir düzenlemenin kesinlikle olmadığı ve atama konusunda yetkili makamın takdir hakkı bulunduğu iddiası bahsi geçen yargı kararları dikkate alındığında yerinde görülmemiştir.

Sorumlular buna ek olarak …’nın her şeye rağmen “profesör” niteliklerini taşıdığı için bu kadroya atandığını ve kendisinden bu unvanın gerektirdiği her türlü akademik hizmetin eksiksiz olarak alındığını, bir bakıma kendisinden alınan iş ve hizmetlerin karşılığı olarak ücret ödemesinde bulunulduğunu, adı geçene ifa ettiği hizmet karşılığı ödenen maaşın geri alınmasının angarya yasağının ihlali anlamına geleceğini ve bu durumun Anayasaya aykırı olduğunu öne sürmüşlerdir.

Anayasa'nın 18’inci maddesinde zorla çalıştırma yasağıyla birlikte angaryanın da yasak olduğu belirtilmiştir. Anayasa'nın 18’inci maddesinin gerekçesinde "kişinin emeğinin karşılığını almadan zorla çalıştırılması"; Anayasa Mahkemesinin çeşitli kararlarında da "bir maldan ya da bir kişinin çalışmasından karşılıksız yararlanma" şeklinde tanımlanmıştır (AYM, E…., K…., ….,; E. ….,, K. ….,, ….,). Buna göre angarya, zorla çalıştırmanın bedel ödenmeksizin yaptırılan şekli olarak kabul edilebilir. Anayasa Mahkemesi zorla çalıştırmayı üstün bir iradenin buyurmasıyla kişinin serbest iradesine aykırı olarak ve yaptırım tehdidi altında yapmış olduğu çalışma olarak tanımlamaktadır (… [GK], B. No: 2014/8881, 25/7/2017). Somut olayda sorumlular tarafından Profesör kadrosuna ataması yapılan ….’ya ifa ettiği hizmet karşılığı ödenen maaşın geri alınmasının angarya yasağının ihlali anlamına geleceği iddia edilmektedir. Anayasa Mahkemesi içtihadında benimsenen ilkeler çerçevesinde sorumluların iddiası değerlendirildiğinde, ….,’nın akademisyenlik görevini yapmasının iradesi dışında, bir tehdit veya baskı sonucu gerçekleştiği söylenemez. Kaldı ki savunmalarda kamuoyunda kara harp okulu davası olarak bilinen davada yargılandığı ifade edilen ….,’nın Üniversitenin Profesörlük kadrosuna başvurduktan sonra güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlanabileceğini ve bunun neticesinde göreve başlatılamayabileceğini öngörmesi gerekir. Bunun yanısıra 701 sayılı KHK ile kamu görevi alamayacağı ifade edilen ….,’nın bu durumu bilmemesi hayatın olağan akışına aykırı olup buna rağmen kamu görevi alamayacağı 08.07.2018 tarihinden istifa ettiği 28.06.2019 tarihine kadar Üniversiteden maaş almaya devam etmiştir. Neticede, Üniversitenin ….,’yı iradesi dışında ve yaptırım tehdidi altında çalıştırdığı söylenemeyeceğinden sorumluların bu husustaki savunmaları da yerinde görülmemiştir.

Ayrıca sorumlular tarafından gönderilen savunmalarda ….,’nın isminin 701 sayılı KHK’ya ekli 4 sayılı TSK personeli listesinde yer aldığı, isminin taraflarca tespitinin mümkün olmadığı, … hakkında yürütülen soruşturma/kovuşturma işlemleri hakkında ilgili merciler tarafından …’ye herhangi bir bilgi verilmediği ifade edilmiştir.

Bilindiği üzere ….,’nın 701 sayılı KHK ile kamu görevi alamayacağı ifade edilmiş olup, söz konusu KHK 08.07.2018 tarihli Resmi Gazete ile ilan edilmiştir. Bahsi geçen kişinin isminin TSK personeli listesinde geçmesi veya ilgili merciler tarafından kişinin durumu hakkında bilgi verilmemesi, Üniversite yönetiminin kamu görevine son verilmesi gereken personeli tespit yükümlülüğünü ortadan kaldırmamaktadır. Sonuçta, hem Üniversitenin teşkilat yapısı içerisinde personel yönetimi konusunda uzmanlaşmış birimlerin bulunduğu hem de bu birimlerin aday veya çalışan personelin yasal mevzuat çerçevesinde çalıştırılmasından sorumlu oldukları hususu dikkate alınmalıdır. Diğer taraftan sivil bir Üniversite bünyesinde asker kökenli çalışan personel sayısının fazla olması beklenemeyeceğinden bu şekilde çalışan personelin takibinden Üniversite idaresinin sorumlu olduğu değerlendirilmektedir. Sayılan gerekçelerle sorumluların dile getirmiş oldukları savunmalar yeterli bulunmamıştır.

Sorumlular tarafından dile getirilen bir diğer iddia ise ….,’nın kadrolu memur olduğu için naklen atanması nedeniyle 657 sayılı Kanun’un 48’inci maddesinde yer alan "Güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmış olmak." kuralına tabi olmadığıdır. Ancak yine sorumlulardan rektör, genel sekreter ve personel daire başkan vekili tarafından imzalanan 12.07.2017 tarihli atama evrakında atamanın “Profesör kadrosuna açıktan atama” şeklinde ifade edildiği dikkate alındığında anılan savunmanın geçerli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Sorumlular tarafından gönderilen savunmalarda Son Soruşturma Yetkili Kurulunun … tarih ve … no’lu kararıyla haklarında “Görevi kötüye kullanma” suçuna sebebiyet verildiği iddiasıyla ilgili olarak Men-i Muhakeme kararı verildiği ifade edilmişse de anılan kararda ceza muhakemesi yönünden sadece kasıt unsurunun varlığı tartışılmıştır. Bilindiği üzere mali sorumluluk yüklenmesinde sadece kasıt unsurunun varlığı aranmamakta olup kusur veya ihmalin olup olmaması da neticeye etki etmektedir. Bu sebeple söz konusu savunmaya itibar edilmemiştir.

Sorumlular tarafından gönderilen savunmalarda son olarak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunun kurum kayıtlarına girmediği, gizli ve kişiye özel olarak gelen evrakın Rektör …’ya teslim edilmediği, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunun olumlu geldiği varsayımıyla atama evrakının imzalandığı, evrakın Yönetmelikte belirlenen süre içerisinde gelmediği öne sürülmüştür.

Daha önce ifade edildiği üzere 657 sayılı Kanun’un 48’inci maddesine 676 sayılı KHK'nın 74’üncü maddesiyle eklenen kural çok açık bir biçimde devlet memurluğu kadrolarına atanabilmek için güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılması şartı getirmiştir. Emredici nitelikteki bu kural güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunun olumlu ya da olumsuz gelmesinden bağımsız olup değerlendirmelerin bu kapsamda yapılması gerekmektedir. Diğer taraftan söz konusu şart getirilirken Kanun maddesinde herhangi bir sürenin zikredilmediği de dikkate alınmalıdır. Dolayısıyla, Kanundan daha alt bir düzenleme ile bir süre öngörülmüş olsa dahi bu sürenin geçmesi atamanın yapılabileceği anlamına gelmemektedir. Kaldı ki Üniversite yönetimi güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucu ile ilgili olarak … Valiliğinden bilgi isteyebilecek durumdadır. Bu yapılmadan dosyanın tekemmül ettiği düşünülerek atamanın gerçekleştirilmesi Kanun’un emredici hükmüne aykırılık teşkil etmektedir. Yapılan atama hukuka uygun olmadığından sorumlular tarafından dile getirilen savunmaya itibar edilmemiştir.

Konunun sorumluluk yönünden değerlendirilmesine gelince;

Yargılamaya esas rapor konusu olayda …’ya yapılan maaş ve ek ders ödemeleri 701 sayılı KHK’nın Resmi Gazete’de yayımlandığı dönemden sonra gerçekleştirilmiştir. Hal böyle iken mali sorumlulukla ilgili olarak bu döneme ilişkin hüküm tesis edilmiştir.

701 sayılı KHK ile kamu görevine son verilmesi gereken …’ya bu tarihten sonra yapılan personel ödemelerine ilişkin sorumluluk:

08.07.2018 tarihli ve 701 sayılı KHK ile kamu görevine son verilmesi gereken …, 701 sayılı KHK’nın 3’üncü maddesine göre kamu görevi alamayacak olmasına rağmen Üniversitedeki görevine 28.06.2019 tarihine kadar devam etmiş, bu tarihte Üniversitedeki görevinden istifa suretiyle ayrılmış, kamu görevine son verilmesi gereken 08.07.2018 tarihinden istifa ettiği 28.06.2019 tarihine kadar Üniversiteden personel ödemesi almaya devam etmiştir.

Yargılamaya esas rapor konusu olayda 701 sayılı KHK ile kamu görevine son verilmesi gereken …’ya bu tarihten sonra yapılan personel ödemelerine ilişkin olarak atama evrakında imzası bulunan ilgililerin illiyet bağının kesilmemesi nedeniyle mali sorumluluklarının devam ettiği değerlendirilmiştir. Olayda illiyet bağının devam etmesinin sebebi ise hatalı atama işlemi tesis edilmesinin ….,’nın 701 sayılı KHK ile kamu görevine son verilmesi gereken bir işlem tesis edilmesine yol açmasıdır (701 sayılı KHK’nın “Kamu personeline ilişkin tedbirler” başlıklı 1’inci maddesinde “Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz.” denilmek suretiyle (1) sayılı listede yer alan kişilerin kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarıldığı ifade edilmiştir. ….,’nın ismi bu listede yer almadığından kamu görevi ile bağı doğrudan kesilmemiştir. Kendisinin ismi 701 sayılı KHK’nın ekli (4) sayılı listesinde yer almakta olup rütbesi alınan TSK personeli içerisindedir. …, … Üniversitesinden istifa etmek suretiyle 12.07.2017 tarihinde …’ye geçerek kamu görevine devam etmiştir. 701 sayılı KHK’nın 3’üncü maddesi ise ekli (4) sayılı listede yer alanların kamu görevine yeniden kabul edilmeyeceklerini ve doğrudan veya dolaylı görevlendirilemeyeceklerini düzenlemiştir. Dolayısıyla Üniversitenin 701 sayılı KHK’nın yayımlandığı tarihte …. hakkında işlem tesis ederek kamu görevine son vermesi gerekirdi.) Diğer bir deyişle … güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması neticelenmediği gerekçesiyle Üniversitedeki kadroya atanmasaydı 701 sayılı KHK’nın 3’üncü maddesi ile kamu görevine son verilmesini gerektirecek işlem tesis edilmesine gerek kalmayacaktı. Bu nedenle atama evrakında imzası bulunan Rektör …, Genel Sekreter … ve Personel Daire Başkan Vekili …’nın 701 sayılı KHK’nın yayımlandığı 08.07.2018 tarihinden itibaren kamu görevine son verilmesi gereken …’ya yapılan personel ödemelerine ilişkin mali sorumlulukları devam etmektedir.

Bunun yanısıra 701 sayılı KHK’nın yayımlandığı 08.07.2018 tarihinden itibaren kamu görevine son verilmesi gereken …’ya yapılan personel ödemelerinden dönemin Personel Daire Başkanı ….,’nın da mali sorumluluğunun bulunduğu kanaatine varılmıştır. Zira Yükseköğretim Üst Kuruluşları İle Yükseköğretim Kurumlarının İdari Teşkilatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin “Personel Daire Başkanlığı” başlıklı 29’uncu maddesi ile anılan birimin görev ve sorumlulukları belirlenmiştir. Buna göre, 15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişimi sonrasında yayımlanan ve kamu görevinden ihraç edilen/kamu görevi alması yasaklanan personelin yer aldığı KHK’ları takip ve ihraç edilen/kamu görevi alması yasaklanan personeli tespit etme görevi öncelikle bu birimdedir. Çalışan personelin yasal mevzuat çerçevesinde çalıştırılmasından bu birimin ve dolayısıyla birim yöneticisinin sorumluluğu bulunmaktadır.

Diğer taraftan sivil bir Üniversite bünyesinde asker kökenli çalışan personel sayısının fazla olması beklenemeyeceğinden bu şekilde çalışan personelin takibinden başta bu birim olmak üzere Üniversite yönetiminin sorumlu olduğunda kuşku yoktur. Sayılan gerekçelerle 08.07.2018 tarihinden itibaren kamu görevine son verilmesi gereken …’ya yapılan personel ödemelerine ilişkin ….,’nın da mali sorumluluğu bulunduğu kanaatine varılmıştır.

701 sayılı KHK ile kamu görevine son verilmesi gereken …’ya bu tarihten sonra yapılan personel ödemelerine ilişkin harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin mali sorumluluğu:

Harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin 701 sayılı KHK ile kamu görevine son verilmesi gereken …’ya bu tarihten sonra yapılan personel ödemelerine ilişkin mali sorumluluklarının bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Zira kamu zararına neden olan husus güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması neticelenmeden yapılan atama işleminden ve 701 sayılı KHK ile kamu görevine son verilmesi gereken ilgilinin göreve devam ettirilmesi sürecindeki kamu görevlilerinin kusurundan doğmaktadır. Bu nedenle anılan sürecin içerisinde yer almayan harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin yapılan personel ödemesi neticesinde gerçekleşen kamu zararına ilişkin mali sorumlulukları bulunmamaktadır.

Yukarıda bahsedilen gerekçelerle …’ya atandığı tarih ile istifa ettiği tarih arasında yapılan personel ödemelerine ilişkin oluşan kamu zararından Harcama Yetkilileri …, … ve … ile Gerçekleştirme Görevlileri … ve …’nın mali sorumluluklarının bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Bu itibarla güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması tamamlanmadan göreve başlatılan, 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca rütbesi alınan ve kamu görevinden yasaklanmasına rağmen göreve devam ettirilen …’ya maaş ve ek ders ödemelerinin yapılmasından kaynaklanan toplam … TL kamu zararının,

Üst Yönetici (…) … ile Diğer Sorumlular (…) …. , (…) …. ve (….) ….’ya

Müştereken ve müteselsilen,

6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile ödettirilmesine,

Daire Başkanı …. ile Üye ….’nın karşı oyları ile ve oy çokluğuyla karar verildi.

Azınlık Görüşü:

Daire Başkanı … ile Üye …’nın karşı oy gerekçesi;

“… Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İşletme bölümünde güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması tamamlanmadan göreve başlatılan ve yaklaşık 1 yıl sonra 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca rütbesi alınan ve kamu görevinden yasaklanmasına rağmen göreve devam ettirilen …’ya maaş, ek ders ödemelerinin yapılması neticesinde kamu zararına sebebiyet verildiği iddiası ile ilgili olarak;

Yarbay (Doçent) ….;

15.04.2015 tarihinde … Üniversitesi (…) ne ilk dilekçesi ile geçiş talebinde bulunmuş, ancak … tarafından bu talebine olumlu olumsuz bir cevap verilmemiştir. İlana çıkılan Doçent kadrosu için …’nın 05.09.2016 tarihinde ikinci dilekçesi ile yaptığı müracaat jüri tarafından da uygun bulunarak atamasının yapılabilmesi için 21.02.2017 tarihinde … Valiliğinden güvenlik soruşturması talep edilmiştir. Bu aşamada Üniversite yönetimi boş bulunan profesör kadrosu için tekrar ilana çıkmış ve 10.04.2017 tarihinde adı geçen kişi üçüncü dilekçesini kuruma vermiş, 20.04.2017 tarihinde jüri tarafından yapılan değerlendirme sonucunda talep uygun bulunarak 12.05.2017 tarih ve …sayılı Yönetim Kurulu kararıyla Profesör kadrosuna atanmasına karar verilmiştir. Doçent kadrosuna yapılacak atama öncesi 21.02.2017 tarihinde … Valiliğinden güvenlik soruşturması talep edildiğinden ve cevap halen gelmediğinden güvenlik soruşturması için ikinci bir talepte bulunulmadığı savunmalarda ifade edilmiştir.

…, 28.06.2017 tarihinde … Üniversitesinden istifa ederek 12.07.2017 tarihinde Personel Dairesi Başkan Vekili …’nın teklifi, Genel Sekreter …’nın onaya sunması ve Rektör …’nın oluru ile Profesör kadrosuna güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kuruma gelmeden açıktan ataması yapılmış ve 13.07.2017 tarihinde göreve başlamıştır.

… tarafından … Valiliğinden …. ile ilgili istenen 21.02.2017 tarihli Güvenlik soruşturması talebine cevaben Valilikten gelen 10.08.2017 tarihli ve … sayılı soruşturma evrakı, Genel Sekreterliğe bağlı bulunan Genel Evrak birimi personeli …’ya 18.08.2017 tarihinde teslim edilmiştir. Ancak söz konusu evrakın Rektöre verildiği/teslim edildiği ile ilgili bir kayda rastlanmamıştır.

…’nın göreve başlamasından yaklaşık bir yıl sonra 08.07.2018 tarihinde 701 sayılı KHK ile 15 Temmuz darbe girişiminde irtibatlı olduğu gerekçesi ile görevine son verilerek rütbelerinin alınmasına ve kimliklerinin iptaline karar verilmiştir.

Rektör … savunmasında; …’nın 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 3'üncü maddesi uyarınca rütbeleri sökülmüş, emekli kimlikleri iptal edilmiş ve tekrar kamu görevine kabul edilmesi, doğrudan veya dolaylı görevlendirilmesi yasaklanmış olduğunu Haziran 2019 tarihinde öğrendiğini ifade etmiştir. Yaklaşık 7000 kişinin atıldığı söz konusu kararnamede … ismi bir yıldır …’da çalışmasına rağmen ve bir yıldır SGK kesintileri bu üniversiteden yapılmasına rağmen MSB listelerinde çıkmıştır. Bu bir yıllık süreçte SGK, … Üniversitesi ve adı geçenin yargılandığı Ağır Ceza Mahkemesinden veya başka bir kurumdan bu kişinin atıldığına dair bir bilginin üniversite yetkililerine iletildiğine dair bir kayıt raporda ve dosyasında yer almamaktadır.

…, 27.06.2019 tarihinde emeklilik işlemlerinin başlatılması için ….’ya başvuruda bulunmuş, 28.06.2019 tarihinde … sayılı cevabi yazı ile emeklilik şartlarının oluşmadığı kendisine bildirilmiştir.

…, 28.06.2019 tarihinde …’ye istifa dilekçesini vererek memuriyetten ayrılmıştır. Rektörlük tarafından da istifası 28.06.2019 tarihinde onaylanmıştır.

01.08.2019 tarihinde, … Rektörü …. tarafından …sayılı yazı ile 701 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'de rütbesi alınan …’nın, Türk Silahlı Kuvvetleri personeli listesinde olduğu bilgisinin haricen tarafına ulaştığını Üniversitenin Hukuk Müşavirliğine bildirmiş ve yürütülecek işlemler hakkında müşavirliğin görüşü talep edilmiş, Hukuk Müşavirliği 02.08.2019 tarihinde şahsa yapılan bütün ödemelerin yasal faizi ile birlikte tahsili hakkında görüş bildirmiştir.

Bu görüşe istinaden Rektör … tarafından 05.08.2019 ve 20.08.2019 tarihlerinde … sayılı ve … sayılı yazılar ile Döner Sermaye Müdürlüğü ve Bilimsel Araştırma Projeleri ofisine adı geçen şahsa yapılan ödemelerin geri alınması hakkında yazı yazılmıştır.

Ayrıca, 19.09.2019 tarihinde …’ya, kişi borcunun geri ödenmesi hakkındaki … sayılı yazı yazılmış bu şahsın çalışmadığı günlerin parasını ödediği geri kalan kısmı ödemediği bu sebeple 15.11.2019 tarihinde Strateji Geliştirme Daire Başkanlığına toplam … TL nin kişi borcu açılarak tahsil edilmesi hakkında … sayılı yazı yazılmıştır.

Kişi borcunun ödenmemesi üzerine … tarafından … 41. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açılmış ve … Tarihli … Karar Sayısı ile Üniversite lehine karar verilmiştir. Bu doğrultuda …7. İcra Dairesi …. Dosyalarından icra takibi başlatılmış olup söz konusu icrai süreç devam etmektedir. Ayrıca … tarafından açılan …16.Asliye Hukuk Mahkemesi …. E. Sayısı ile de yargılaması devam eden alacak dosyası bulunmaktadır.

Yukarıda kronolojik olarak sıralanan olay akışından da anlaşılacağı üzere; …’nın Profesör kadrosuna yapılan atamada kendisinin … Üniversitesi ile ilişiğinin kesildiği, herhangi bir yerde çalışmadığı, Profesör kadrosuna naklen değil açıktan atandığı, bu sebeple 657 sayılı Kanun’un 48’nci maddesinin A) Genel Şartların 8’nci fıkrasındaki “(Ek: 3/10/2016 – KHK-676/74 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/60 md.) Güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmış olmak.” Hükmüne aykırı hareket edilmiş, talep edilen güvenlik soruşturması gelmeden (Güvenlik soruşturmasının gelmemesi üzerine … Valiliğine bir yazı da yazılmamıştır.) adı geçen şahıs 12.07.2017 tarihinde Profesör kadrosuna mevzuata aykırı bir şekilde atanmış ve kendisine ödeme yapılmıştır.

Bu süreçte YÖK tarafından sorumlular hakkında disiplin ve ceza soruşturması açılmış, disiplin yönünden kınama cezası verilmiş, sorumluların idari yargıda itirazları üzerine ceza mahkemece iptal edilmiş, cezai yönden verilen soruşturma iznine yapılan itiraz sonucunda verilen soruşturma izni de ayrıca iptal edilmiş olup kendilerine bir ceza verilmemiştir.

Ancak, … yönetimi Sayıştay denetimi öncesi kendi yönetim birimi tarafından konunun farkına varılması üzerine Rektör … tarafından 05.08.2019 tarih ve …. sayılı yazı ile Döner Sermaye Müdürlüğü ve 20.08.2019 tarihlerinde …. sayılı yazı ile Bilimsel Araştırma Projeleri ofisine yapılan ödemelerin geri alınması hakkında yazı yazılmıştır.

Ayrıca, 19.09.2019 tarihinde ….’ya, kişi borcunun geri ödenmesi hakkındaki … sayılı yazı yazılmış, 15.11.2019 tarihinde ise Strateji Geliştirme Daire Başkanlığına toplam … TL nin yasal faizi ile birlikte kişi borcuna alınarak tahsil edilmesi hakkında … sayılı yazı yazılmış ve muhasebe kayıtlarına alınmıştır.

… yönetimi, konuyu öğrendiği süreç sonrasında Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde, Yönetmeliğin 6/ğ maddesindeki “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,” hükmü uyarınca …’ya kendisine haksız yapılan ödemeleri üniversiteye iade etmesi konusunda yazı yazmış ve yatırmaması üzerine tahsili için süreç başlatmıştır. Yönetmeliğin “Kontrol, denetim veya inceleme sonucunda tespit edilen zararın değerlendirilmesi” başlıklı 7/A maddesinin 6’ncı bendindeki “Kontrol, denetim veya inceleme sonucunda tespit edilen zararın, yapılan değerlendirme sonucunda kamu zararı niteliği taşımamakla birlikte, tahsili gereken bir alacak olduğuna karar verilmesi halinde bu alacak genel hükümlere göre takip ve tahsil edilir.” hükmü uyarınca … tarafından … 41. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açılmış ve …/../2021 Tarihli …. Karar Sayısı ile Üniversite lehine karar verilmiştir. Bu doğrultuda …. 7. İcra Dairesi …. Dosyalarından icra takibi başlatılmış olup söz konusu icrai süreç devam etmektedir. Dolayısı ile idare hatalı ve mevzuata aykırı bir ödemeyi yine kendi tespit ederek ilgili yönetmelik hükümleri çerçevesinde Yönetmeliğin 12’nci maddesinin 2’nci fıkrasının b ve c bentlerine ve “İcra yoluyla tahsilat” başlıklı 15’nci maddesine göre tahsil yoluna gitmiş olup alacağın tahsili imkansız hale henüz gelmemiş ve zaman aşımı doğmamıştır. Bu aşamaya kadar denetimlerde Sayıştay Başkanlığınca kamu zararı ile ilgili bir tespit yapılmamıştır.

Sorumlular, kamu zararının takip ve tahsili için gerekli girişimlerde bulunmuş ve alacağının takibi için yasal yollara başvurmuşlardır. Kurum tarafından alacak ile ilgili mahkeme aşamaları tamamlanıp icraya gidildikten sonra Sayıştay Denetçisi konuyu incelemeye alıp sorumlulardan savunma talep etmiştir. Bu aşamada 5018 sayılı Kanun’un 71’nci maddesi uyarınca bir kamu zararı doğmadığından sorumluların beraatine karar verilmesi uygun olur.”

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:17

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim