Sayıştay 8. Dairesi 294 Kararı - Yüksek Öğretim Kurumları Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8
Sayıştay Kararı
294
26 Eylül 2023
Yüksek Öğretim Kurumları
Daire Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Daire Karar Detayı: Listeye DönYazdır
-
Daire: 8
-
Karar Tarihi: 26.09.2023
-
Karar No: 294
-
İlam No: 205
-
Madde No: 1
-
Kamu İdaresi Türü: Yüksek Öğretim Kurumları
-
Hesap Yılı: 2019
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Dekanlığa vekâlet nedeniyle yapılan fark ödemeler
… Fakültesi Dekanlığı görevini vekâleten yürüten Prof. Dr. ….’ya, dekanlık görevi ile ilgili ödemelerin yapılmasından kaynaklanan … TL kamu zararı hakkında, … sayılı İlam’ın …’üncü maddesiyle verilen tazmin hükmüne ilişkin olarak sorumlulardan …. (...) tarafından Temyiz Kurulu’na sunulan dilekçe üzerine Temyiz Kurulu tarafından verilen … tarihli ve … tutanak numaralı bozma kararı çerçevesinde 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü gereğince konunun görüşülmesine karar verildi.
T.C. Anayasası’nın “Yükseköğretim Kurumları” başlıklı 130’uncu maddesinde; yükseköğretim kurumlarının kuruluş ve organları, işleyişleri, bunların seçimleri, görev, yetki ve sorumlulukları, öğretim elemanlarının görevleri, unvanları, atama, yükselme ve emeklilikleri, disiplin, ceza ve mali işleri, özlük hakları ile üniversitelerarası ihtiyaçlara göre öğretim elemanlarının görevlendirilmesi vb. hususların kanunla düzenleneceği hükme bağlanmıştır.
Bu kapsamda, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 16’ncı maddesinde; dekanın, rektörün önereceği üniversite içinden veya dışından üç profesör arasından Yükseköğretim Kurulunca üç yıl süreyle seçilip normal usulle atanacağı; dekana, görevi başında olmadığı zaman yardımcılarından birinin vekâlet edeceği, göreve vekâletin altı aydan fazla sürmesi halinde yeni bir dekanın atanacağı; ayrıca, dekanın, kendisine çalışmalarında yardımcı olmak üzere fakültenin aylıklı öğretim üyeleri arasından en çok iki dekan yardımcısı seçeceği ve bu kişilerin üç yıl için atanacağı hüküm altına alınmıştır.
Görüleceği üzere, 2547 sayılı Kanun’un öngördüğü vekâlet usulü, dekanın görevi başında olmadığı zamanlarda yerine yardımcılarından birinin en çok altı aya kadar vekâlet etmesi şeklinde olup, belirtilen bu durum haricinde vekâleten dekan atanmasına imkân bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu’nun; “Gösterge tablosu ve ek göstergeler” başlıklı 5’inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan;
“Aylıkların hesabında ayrıca, bu Kanuna ekli ek gösterge cetvelinde unvan ve derecelere göre belirlenen ek gösterge rakamları dikkate alınır.” hükmü ile öğretim elemanlarının unvan ve derecelerine göre ne kadar ek gösterge rakamından yararlanacakları belirlenmiştir. Bahse konu cetvelde, profesörlerden; rektör, rektör yardımcısı, dekan, dekan yardımcısı, yüksekokul müdürü olanlar ile profesörlük kadrosunda dört yılını tamamlamış bulunanlara ödenecek ek gösterge rakamı 6.400, diğer profesörler için ise 5.300 olarak gösterilmiştir.
Aynı Kanun’un;
“Üniversite ödeneği” başlıklı 12’nci maddesinde; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi en yüksek Devlet memurunun brüt aylık (ek gösterge dahil) tutarının; profesörlerden rektör, rektör yardımcısı, dekan, dekan yardımcısı, yüksekokul müdürü olanlar ile profesörlük kadrosunda üç yılını tamamlamış bulunanlara %245’inin, diğer profesör kadrosunda bulunanlara ise %215’inin üniversite ödeneği olarak,
“İdari görev ödeneği” başlıklı 13’üncü maddesinde; almakta oldukları aylık gösterge ve ek gösterge brüt tutarının; rektörlere %70'inin, rektör yardımcıları ve dekanlara %30'unun, dekan yardımcıları, enstitü ve yüksekokul müdürleri, konservatuar müdürleri ile bölüm başkanlarına %20'sinin, enstitü, yüksekokul ve konservatuar müdür yardımcılarına ise %15'inin idari görev ödeneği olarak,
Ödeneceği belirtilmiştir.
Anılan Kanun’un; “Geliştirme ödeneği” başlıklı 14’üncü maddesinde ise, diğer yükseköğretim kurumlarına göre sosyo-ekonomik açıdan daha az gelişmiş yerlerde öğretim yapan ve/veya yeterli sayıda öğretim elemanı sağlanamayan yükseköğretim kurumları ile bunların bölümlerinde görevli öğretim elemanlarına; almakta oldukları aylık gösterge ve ek gösterge toplamının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca belirlenen aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarın beş katına kadar geliştirme ödeneği ödenebileceği hükme bağlanmış olup, bu maddeye dayalı olarak çıkartılan 25/2/2009 tarihli ve 2009/14736 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile bu oran …. ili için %480 olarak belirlenmiştir.
Yine, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 9’uncu maddesinde; 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu’na göre aylık almakta olan personele, mali haklar kapsamında yapılan her türlü ödemeler dahil almakta oldukları toplam ödeme tutarı dikkate alınmak suretiyle aynı veya benzer kadro ve görevlerde bulunan personel arasındaki ücret dengesini sağlamak amacıyla, en yüksek Devlet memuru aylığına (ek gösterge dahil), ekli (I) sayılı Cetvelde yer alan kadro ve görev unvanlarına karşılık gelen oranların uygulanması suretiyle hesaplanan tutarda ek ödeme yapılacağı hükme bağlanmıştır. Bahse konu I sayılı Cetvelde bu oranın; profesörlerden rektör, rektör yardımcısı ve dekan olanlar için %72, profesörlerden dekan yardımcısı, yüksekokul müdürü olanlar ile profesörlük kadrosunda üç yılını tamamlamış bulunanlar için %70, diğer profesör kadrosunda bulunanlar için ise %63 olduğu belirtilmiştir.
Yukarıda yer verildiği üzere, Yükseköğretim Kurumlarında çalışan akademik personelin özlük hakları esas itibarıyla 2547 sayılı Kanun ile 2914 sayılı Kanunda düzenlendiğinden, dekanlık görevinin vekâleten yürütülmesinde, 2547 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesinde öngörülen usule uygun davranılması gerekmektedir. Bu usulün dışında yapılan tüm vekâleten görevlendirmeler için ise, gerek 2547 sayılı Kanunda gerekse 2914 sayılı Kanunda vekâlet aylığı ile zam ve tazminat farkı ödemesine izin veren bir düzenlemeye yer verilmediğinden, vekâlet görevine bağlı herhangi bir fark ödemesi yapılması mevzuata uygun değildir.
Nitekim, Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü’nün, ….. tarih ve … sayılı, …. tarih ve … sayılı görüş yazıları ile Temyiz Kurulu’nun … tarihli ve … tutanak no.lu, … tarihli ve … tutanak no.lu kararlarında da; idari görevlere atanabilecek olanlar ve atanma usulleri ile bu görevlere vekâlet edebilecek olanların, 2547 sayılı Kanun’la belirlenmiş olması nedeniyle söz konusu idari görevleri anılan kanunda belirtilen usul dışında vekâleten yürüten öğretim elemanlarına, yürüttükleri görevlerinden dolayı herhangi bir ödeme yapılmasının mevzuata uygun olmadığı ifade edilmiştir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 71'inci maddesinde kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucu kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması şeklinde tanımlanmış ve mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak haller arasında sayılmıştır.
Dolayısıyla, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanlığı görevini vekâleten yürüten Prof. Dr….’a, yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine aykırı olarak, dekanlık görevi için öngörülen ek gösterge, ek ödeme, üniversite ödeneği, idari görev ödeneği ve geliştirme ödeneği verilmesi mevzuatına aykırıdır.
Konu ile ilgili olarak, 2914 sayılı Kanun’un 20’nci maddesinde yer alan “Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümleri uygulanır.” hükmü ile 2547 sayılı Kanun’un 62’nci maddesinde yer alan “Üniversite öğretim elemanları ve üst kuruluşlar ile üniversitelerdeki memur ve diğer görevlilerin özlük hakları için bu kanun, bu kanunda belirtilmeyen hususlar için Üniversite Personel Kanunu, Üniversite Personel Kanununda bulunmayan hususlar için ise genel hükümler uygulanır.” hükmü dikkate alınarak, 657 sayılı Kanundaki vekâlet müessesesinin kıyasen uygulanabileceği iddia edilmekteyse de, dekana vekâlet hususu 2547 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesinde, “Dekana, görevi başında olmadığı zaman yardımcılarından biri vekalet eder.” şeklinde düzenlendiğinden, Prof. Dr. ….’ın, yeni dekan ataması yapılıncaya kadar YÖK’ün onayıyla dekanlık görevini vekâleten yürütmesi ve adı geçene bu görev nedeniyle dekana yapılan ödemelerin yapılması mümkün değildir. Kaldı ki, 657 sayılı Kanun’un 86’ncı maddesinde; vekâlet edilecek görev için mutlak surette dolu ya da boş bir kadronun mevcut bulunması koşulu getirildiğinden, ancak yükseköğretim kurumlarında “Dekan” unvanı ile ihdas edilmiş bir kadro mevcut olmadığından, 657 sayılı Kanun’un vekâlet müessesesi ile ilgili hükümlerinin somut olayda işletilmesine ve ilgiliye bu kapsamda dekana sağlanan mali hakların ödenmesine imkân bulunmamaktadır.
Ayrıca, işbu İlamın konusu mevzuatta öngörülen usule uygun olmayan bir görevlendirme ile ilgili olduğundan, sorumlunun asilde aranan şartları taşımasının ve ortada mükerrer bir ödeme yapılmamış olmasının herhangi bir önemi bulunmamaktadır.
Yine, sorumlu tarafından Temyiz Kurulu’na sunulan dilekçede; sorgu konusu edilen kamu zararı kapsamında yer alan geliştirme ödeneğinden kaynaklanan farkın “dekan vekili olarak mı” yoksa “öğretim üyesi ve maliye bölüm başkanı olarak mı” fazla ödendiğinin açık olmadığı belirtilmişse de, İlamın ekinde yer alan kamu zararı tablosu incelendiğinde, söz konusu farkın dekanlık görevinin vekâleten yürütülmesine bağlı olarak ilgiliye 5300 yerine 6400 ek gösterge rakamı üzerinden ödeme yapılmasından kaynaklandığı açıkça görülmektedir.
Diğer taraftan, Yargılamaya Esas Raporda, mevzuatın öngördüğü usulün dışında atama teklifinde bulunması nedeniyle Üst Yönetici (Rektör) ….’ın sorumlu tutulduğu görülmüşse de, sorgu konusu edilen fark ödemelerin yapılmasına ilişkin olarak adı geçenin herhangi bir emir veya talimatı bulunmadığından, oluşan kamu zararı nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Sonuç olarak; İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanlığı görevini vekâleten yürüten Prof. Dr. ….’a dekanlık görevi için öngörülen ödemelerin (ek gösterge, ek ödeme, üniversite ödeneği, idari görev ödeneği ve geliştirme ödeneği) yapılmasından kaynaklanan … TL kamu zararının,
…. TL’sinin Harcama Yetkilisi (...) …. ile Gerçekleştirme Görevlisi (….) …..’ye,
…. TL’sinin Harcama Yetkilisi (...) …. ile Gerçekleştirme Görevlisi (….) …..’ye,
…. TL’sinin Harcama Yetkilisi (...) …. ile Gerçekleştirme Görevlisi (….) …..’ye,
müştereken ve müteselsilen,
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereğince işleyecek faizleri ile ödettirilmesine,
Daire Başkanı ….. ile Üye ….’ın karşı oyları ile ve oy çokluğuyla karar verildi.
Azınlık Görüşü:
Daire Başkanı ….’ın karşı oy gerekçesi;
“Boş bulunan İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanlığına YÖK tarafından tüm gerekli sıfatları ve atama kriterlerini taşıyan Prof. Dr. … vekâleten atanmıştır.
YÖK tarafından boş bulunan kadroya vekâleten atanan Prof. Dr. …., Dekanlık kadrosunun gerektirdiği şartları taşımakta olup, kendisine vekâlet ettiği dönem için asaleten atanan dekana yapılan mali haklar (üniversite ödeneği, idari görev ödeneği, geliştirme ödeneği, ek ödeme ve ek gösterge) ödenmiştir.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’ nun 16’ncı maddesinde; “Dekan, rektörün önereceği, üniversite içinden veya dışından üç profesör arasından Yükseköğretim Kurulunca üç yıl süre ile seçilir ve normal usul ile atanır.
…
Dekan kendisine çalışmalarında yardımcı olmak üzere fakültenin aylıklı öğretim üyeleri arasından en çok iki kişiyi dekan yardımcısı olarak seçer.
….
Dekana, görevi başında olmadığı zaman yardımcılarından biri vekâlet eder. Göreve vekâlet altı aydan fazla sürerse yeni bir dekan atanır.” hükümleri yer almaktadır. Bu kanun hükmünde açıkça görüleceği üzere dekana görevi başında olmadığı (izin, geçici görev, hastalık, rapor vb gibi) durumlarda yerine geçici olarak bakacak personelin görevlendirilmesinden bahsedilmektedir.
Dekanın özlük hakları ile ilgili olarak anılan Kanun’un 62’nci maddesindeki “Üniversite öğretim elemanları ve üst kuruluşlar ile üniversitelerdeki memur ve diğer görevlilerin özlük hakları için bu kanun, bu kanunda belirtilmeyen hususlar için Üniversite Personel Kanunu, Üniversite Personel Kanununda bulunmayan hususlar için ise genel hükümler uygulanır.” hükmü uyarınca 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu hükümlerine, burada da hüküm bulunmaması halinde ise 657 sayılı Kanun hükümlerine bakmak gerekmektedir.
2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu’nun; “Gösterge tablosu ve ek göstergeler” başlıklı 5’inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan;
“Aylıkların hesabında ayrıca, bu Kanuna ekli ek gösterge cetvelinde unvan ve derecelere göre belirlenen ek gösterge rakamları dikkate alınır.” hükmü ile öğretim elemanlarının unvan ve derecelerine göre ne kadar ek gösterge rakamından yararlanacakları belirlenmiştir. Bahse konu cetvelde, profesörlerden; rektör, rektör yardımcısı, dekan, dekan yardımcısı, yüksekokul müdürü olanlar ile profesörlük kadrosunda dört yılını tamamlamış bulunanlara ödenecek ek gösterge katsayısı 6.400 olarak belirlenmiştir.
Aynı Kanun’un;
“Üniversite ödeneği” başlıklı 12’nci maddesinde; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi en yüksek Devlet memurunun brüt aylık (ek gösterge dahil) tutarının; profesörlerden rektör, rektör yardımcısı, dekan, dekan yardımcısı, yüksekokul müdürü olanlar ile profesörlük kadrosunda üç yılını tamamlamış bulunanlara %245’inin, diğer profesör kadrosunda bulunanlara ise %215’inin üniversite ödeneği olarak ödeneceği,
“İdari görev ödeneği” başlıklı 13’üncü maddesinde; almakta oldukları aylık gösterge ve ek gösterge brüt tutarının; rektörlere %70'inin, rektör yardımcıları ve dekanlara %30'unun, dekan yardımcıları, enstitü ve yüksekokul müdürleri, konservatuar müdürleri ile bölüm başkanlarına %20'sinin, enstitü, yüksekokul ve konservatuar müdür yardımcılarına ise %15'inin idari görev ödeneği olarak ayrıca ödeceği,
Belirtilmiştir.
Anılan Kanun’un; “Geliştirme ödeneği” başlıklı 14’üncü maddesinde ise, diğer yükseköğretim kurumlarına göre sosyo-ekonomik açıdan daha az gelişmiş yerlerde öğretim yapan ve/veya yeterli sayıda öğretim elemanı sağlanamayan yükseköğretim kurumları ile bunların bölümlerinde görevli öğretim elemanlarına; almakta oldukları aylık gösterge ve ek gösterge toplamının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca belirlenen aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarın beş katına kadar geliştirme ödeneği ödenebileceği hükme bağlanmış olup, bu maddeye dayalı olarak çıkartılan 25/2/2009 tarihli ve 2009/14736 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile bu oran … ili için %480 olarak belirlenmiştir.
Yine, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 9’uncu maddesinde; 2914 sayılı Kanun’a göre aylık almakta olan personele, mali haklar kapsamında yapılan her türlü ödemeler dahil almakta oldukları toplam ödeme tutarı dikkate alınmak suretiyle aynı veya benzer kadro ve görevlerde bulunan personel arasındaki ücret dengesini sağlamak amacıyla, en yüksek Devlet memuru aylığına (ek gösterge dahil), ekli (I) sayılı Cetvelde yer alan kadro ve görev unvanlarına karşılık gelen oranların uygulanması suretiyle hesaplanan tutarda ek ödeme yapılacağı hükme bağlanmıştır. Bahse konu I sayılı Cetvelde bu oranın; profesörlerden rektör, rektör yardımcısı ve dekan olanlar için %72 olarak düzenlenmiştir.
Görüleceği üzere gerek 2547 sayılı Kanunda, gerekse 2914 sayılı Kanunda, dekan kadrosuna atama ile ilgili hükümler ve dekana yapılacak ödemeler ile dekanın görevi başında olmadığı zamanlarda yerine bakacak dekan yardımcısından bahsedilmektedir. Ancak, dekan kadrosunun boş olması durumunda nasıl bir yol izleneceği hususunda gerek 2547 sayılı Kanun’da, gerekse 2914 sayılı Kanun’da bir hüküm bulunmamaktadır.
Bu durumda, 2914 sayılı Kanun’un 20’nci maddesinde yer alan “Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümleri uygulanır.” hükmü gereğince 657 sayılı Kanun hükümlerine bakılması gerekmektedir. 657 sayılı Kanun’un 86, 174 ve 175’nci maddeleri göz önünde alındığında boş bulunan dekan kadrosuna vekâleten atanan Profesöre, ikinci görev veya vekâlet ücreti ödenebileceği değerlendirilmektedir.
Bu nedenle, dekanın hastalık, izin, rapor veya geçici bir görevle başka bir yere gitmesi nedeniyle görevinin başında bulunamadığı hallerde dekanlık görevini vekâleten yürüten dekan yardımcısına rapora konu edilen mali hakların (üniversite ödeneği, idari görev ödeneği, geliştirme ödeneği, ek gösterge ve ek ödeme farkı) ödenebileceğini, ancak boş bulunan dekanlık görevine YÖK tarafından gerekli şartları taşıyan bir başka öğretim üyesinin vekâleten atanması halinde, söz konusu fark ödemelerin yapılamayacağını savunmak Anayasaya ve 657 sayılı Kanun hükümlerine aykırıdır.
Ayrıca, Raporda bahsi geçen, Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün …. tarih ve …… sayılı görüşlerinde; “idari görevlere atanabilecek olanlar ve atanma usulleri ile bu görevlere vekâlet edebilecek olanların 2547 sayılı Kanunla belirlenmiş olması nedeniyle söz konusu idari görevleri anılan kanunda belirtilen usul dışında vekâleten yürüten öğretim elemanlarına yürüttükleri görevlerinden dolayı herhangi bir ödeme yapılması söz konusu olmadığı gibi, 2914 sayılı Kanunla öngörülen ders yükü muafiyeti ve indirimlerinden yararlanmalarına da imkan bulunmamaktadır.” şeklinde yer verilen açıklamanın da yasal dayanağı bulunmamaktadır.
Kaldı ki, Maliye Bakanlığının bu görüşünden 7 yıl sonra 15 Temmuz 2016 tarihindeki darbe girişimi sonrası 1176 Devlet üniversitesi dekanı istifasını vermiş olup uzunca bir süre dekanlık görevleri YÖK tarafından atanan vekil dekanlar tarafından yürütülmüştür. Bu konumdaki dekan vekillerine de asaleten atanan dekanlara verilen mali hakların ödemesi yapılmıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, yapılan ödeme mevzuatına uygun olduğundan, konu ile ilgili olarak ilişilecek bir husus bulunmadığına karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.”
Üye ….’ın karşı oy gerekçesi;
“2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 16’ncı maddesinin (a) fıkrasında; dekanın, Rektörün üniversite içinden veya dışından önereceği üç profesör arasından YÖK tarafından üç yıl süre ile seçilerek normal usul ile atanacağı hüküm altına alınmıştır. Prof. Dr. …., rektörün önerisi üzerine YÖK’ün … tarihli ve ….. sayılı yazısı ile İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanlığı görevine vekaleten atanmıştır. Her ne kadar, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 16’ncı maddesinin (a) fıkrası hükmüne uygun olarak, Rektörün YÖK’ e üç aday önermesi gerekirken, sadece adı geçen kişiyi önermesi, usule aykırı olmakla birlikte, iptal edilmediği ya da geri alınmadığı sürece idari işlemler sonuçlarını doğuracağından ve asalaten atamaya yetkili makamın kural olarak vekaleten görevlendirme için de yetkili olması, İdare Hukuku’nun temel ilkelerinden olduğundan, uyuşmazlık konusu edilen işlemin yasal düzenlemelere uygun olduğu konusunda kuşku yoktur.
Kaldı ki, ilgilinin dekanlık görevine asaleten atanabilmek için mevzuatta aranılan şartları haiz olduğu konusunda aksine bir iddia bulunmadığı gibi, bahse konu dekanlık kadrosu dolu kadro olmadığı için bu görev için aynı anda farklı kişilere de ödeme yapılmamıştır.
Yukarıda sayılan gerekçelerle, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanlığı görevini vekaleten yürüten Prof. Dr. …..’a, fazladan yapılan ödemeler nedeniyle herhangi bir kamu zararına sebebiyet verilmediği değerlendirildiğinden, konu hakkında ilişilecek bir husus bulunmadığına karar verilmesi gerekmektedir.”
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:17