Sayıştay 8. Dairesi 28933 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8
Sayıştay Kararı
28933
22 Nisan 2008
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2003
-
Daire: 8
-
Dosya No: 28933
-
Tutanak No: 30104
-
Tutanak Tarihi: 22.04.2008
-
Konu:
KARAR
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü:
- 740 sayılı ilamın 1 inci maddesinde, geçici görevle yurt dışına gönderilen Hukuk İşleri Müdürü Avukat Haydar Han’a yurtdışı geçici görev yolluğu hesaplanırken yatak ücretinin hatalı hesaplanması nedeniyle toplam 704.786.000 liraya tazmin hükmolunmuştur.
Dilekçi dilekçesinde özetle, "Geçici görevli olarak yurt dışına gönderilen Hukuk İşleri Müdürü Av. Haydar Han'a fazla ödenen yurt dışı geçici görev yolluğunun taksitler haline geri ödenmeye başlaması sebebiyle tazmin kararının kaldırılmasını istemektedir.
Fazla ödendiği iddia sahibi tarafından kabul edilen Yurt dışı görev yolluğunun taksitler halinde ödenmeye devam edilmesi kararının kararın infazı mahiyetinde olduğundan ve tazmin hükmüne herhangi bir itiraz da sözkonusu olmadığından Kurulumuzca Yapılacak İşlem Bulunmadığına,
- 740 sayılı ilamın 2 nci maddesinde, Belediye Başkanı Haydar Yılmaz’ın geçici görevle yurtdışında bulunduğu günler için geçici görev yolluğu hesaplanırken gündelik miktarının hatalı alınması nedeniyle toplam 295.275.000 liraya tazmin hükmolunmuştur.
Dilekçi ilamın 2. maddesi ile ilgili olarak: "Belediye Başkanı Haydar Yılmaz"ın yurt dışı geçici görev yolluğunun fazla ödendiğini kabul ettiğini ileri sürerek tazmin kararının kaldırılmasını" istemektedir.
Fazla ödemenin kabul edilmesi ve tazmin hükmüne herhangi bir itiraz sözkonusu olmaması nedenleri ile Kurulumuzca Yapılacak İşlem Bulunmadığına,
- 740 sayılı ilamın 3 üncü maddesinde, Belediyeye ait Aşağı Öveçler Mahallesi 8. Cadde No:27 adresinde bulunan lojman için kablo Tv yayın tesisat hattı çekilerek bedelinin bütçeden ödenmesi nedeniyle toplam 700.000.000 liraya tazmin hükmolunmuştur.
Dilekçi ilamın 3. maddesi ile ilgili olarak: "Mülkiyeti Çankaya Belediyesine ait Öveçler Mahallesi 8. Cadde 27 nolu lojmanın yeni inşasının tamamlanması aşamasında yapılan kablolu TV yayın tesis hattı inşasını ilk tesis gideri olup, binanın mülk sahibi olan belediyeye ait olduğunu, belediyenin kalıcı gideri olduğunu dolayısıyla belediye bütçesinden ödenmesinin yasal olduğunu ileri sürerek tazmin kararının kaldırılmasını" istemektedir.
Lojmanları kablo TV çekilmesi işi binanın inşası sırasında yapılan bir gider olup binanın tamamlayıcı bir parçasıdır. Burada kişilerin talebine bağlı bir harcama sözkonusu olmayıp, kurulan tesis binanın müştemilatı olarak kalmaktadır. Bu nedenle dilekçi iddialarının kabul edilerek 740 sayılı ilamın 3 üncü maddesiyle toplam 700.000.000 liraya dair tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
- 740 sayılı ilamın 4 üncü maddesinde, Belediyeye ait yedi lojmanda kullanılmak üzere abonelik işlemi kapsamında alınan doğalgaz sayaçlarının bedelinin bütçeden karşılanması nedeniyle toplam 3.070.000.000 liraya tazmin hükmolunmuştur.
Dilekçi ilamın 3. maddesi ile ilgili olarak: "Belediyelerine ait yeni inşa edilen lojman binasına ait doğalgaz sayaç bedellerinin ilk tesis ücreti olup belediye bütçesinden karşılanmasının yasal olduğunu ileri sürerek tazmin kararının kaldırılmasını" istemektedir.
Kamu Konutları Yönetmeliğine göre düzenlenen 242 Seri nolu Milli Emlak Genel Müdürlüğü tebliğinin 3/3. maddesinde “ Kamu Kurum ve Kuruluşları Tarafından Karşılanacak Giderler ;
Kamu konutu olarak tahsis tarihinden itibaren;
a) Özel tahsisli konutların ısınma, işletme, bakım ve onarım giderleri ile demirbaş eşya ve mefruşat giderleri ve konutun aydınlatma, elektrik, su, gaz, temizlik, telefon, kapıcı, aşçı, kaloriferci, bahçıvan ve benzeri giderleri,
b) Eşyalı görev tahsisli konutların demirbaş eşya ve mefruşat giderleri,
c) Konutların, tahsis edilenlerce karşılanacak giderleri dışındaki esaslı bakım ve onarım giderleri,
d) İdarelerce inşa veya satın alma yoluyla edinilenler hariç olmak üzere; diğer yollarla edinilen kullanılmış konutlardan ilk defa kamu konutu olarak kullanılacak olanlardan onarıma ihtiyaç duyulan kamu konutlarının, bu Genel Tebliğin 3.2. bölümünde belirtilen hükümlere uyulmadan, söz konusu konutların kullanıma uygun duruma getirilmesi için yapılması gereken onarım giderleri,
kamu kurum ve kuruluşları tarafından karşılanır.” Denilmektedir.
Anılan tebliğde kamu kurum ve kuruluşlarınca karşılanacak giderler arasında sayılmayan ve lojmanlarda oturanların kişisel ihtiyaçlarına yönelik olan harcamanın belediye bütçesinden ödenmesi mümkün değildir. Bu nedenle dilekçi iddialarının reddi ile 740 sayılı ilamın 4 üncü maddesiyle toplam 3.070.000.000 liraya dair tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- 740 sayılı ilamın 5 inci maddesinde, Şehit Cevdet Özdemir Mahallesi Sokulu Caddesi Hacı Bektaş Kültür Parkında yıkılan gecekondu hattından kaçak su kullanılmasından kaynaklanan idare zararının sebep olanlara rücu edilmemesi nedeniyle toplam 370.000.000 liraya tazmin hükmolunmuştur.
Dilekçi ilamın 5. maddesi ile ilgili olarak: "Kendisinin 17. İcra Müdürlüğü yazısına istinaden, kaçak kullanılan su bedeli ve 6 kat cezasını faizleri ile birlikte ödemek zorunda olduğunu, ödenen mablağın olayın vukuu bulduğu tarihte görevde olan Fevzullah Özcan'a rûcu edilmesi için dilekçesini Belediye Başkanlığına verdiğini, Başkanlığın gerekli işlemleri yapmaya başladığını ileri sürerek tazmin kararının kaldırılmasını" istemektedir.
Belediye tarafından kaçak su kullanımından dolayı mahkeme kararı ile belediye suçlu bulunmuş ve hesaplanan tutar Belediye tarafından karşı tarafa ödenmiştir. Yapılan ödeme yargılama sonucunda mahkeme tarafından düzenlenmiş olan ilam hükmünün infazı mahiyetinde olup, ödenmesi zorunludur. Sayman rücu işlemini başlatmakla, kamu zararıyla ilgili olarak üzerine düşen ödevi yerine getirmiş olmaktadır. Esasen mahkeme ilamı ile belirlenen tutarın ödendiği verile emriyle yapılan ödemeye tazmin hükmedilmesi mevzuata uygun değildir. Tüm bu nedenlerle 740 sayılı ilamın 5. maddesi ile verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
- 740 sayılı ilamın 6 ncı maddesinde, Belediyede çalışan memurların işe gidiş gelişlerinde kullanmaları için EGO Genel Müdürlüğünden kişi başına her ay 60 kontörlük manyetik kart ile EGO Genel Müdürlüğünce özelleştirilen hatlarda ikamet edenlere ise, kişi başına her ay 60 adet özel serbest topla taşıma bileti alınarak bedelinin bütçeden ödenmesi nedeniyle toplam 679.814.500.000 liraya tazmin hükmolunmuştur.
Dilekçi, ilamın 6. maddesi ile ilgili olarak: "Belediyelerinde 657 sayılı yasa kapsamında çalışan personellerine 237 sayılı taşıt kanununun 7. maddenin 6. fıkrası ile Kamu Kurum ve Kuruluşları Personel Servis Hizmetleri Yönetmeliğinin ikinci bölümünün 5. maddesi ve 31.07.2000 tarih ve 2000/376 sayılı EGO Genel Müdürlüğü İdare Encümeni kararına istinaden Manyetik kart ve özel toplu taşıma bilet bedellerinin Belediye bütçesinden ödenmesinin yasal olduğunu ileri sürerek tazmin kararının kaldırılmasını" istemektedir.
237 sayılı Taşıt Kanunu’nun 7 nci maddesinde, Devlet dairelerinin sıkışık bulunduğu büyük merkezlerde işletilen muayyen tarifeli taşıtlarla memurların zamanında işbaşında bulunmalarını temin edecek yeterlikte olmadığı hallerde kurumlarca ve devlet dairelerince memurlar için otobüs seferleri ihdas olunabileceği, bunların Ulaştırma Bakanlığınca hazırlanacak ve Bakanlar Kurulunca tasdik olunacak esaslar dairesinde işletilebileceği hüküm altına alınmıştır.
6/2206 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan 237 sayılı Taşıt Kanununun 7’nci maddesine Göre Kurumlar Tarafından İhdas Edilecek Otobüs Seferlerinin İşletme Esasları Hakkında Yönetmeliğin 4’üncü maddesinde “Kurumlarca İhdas edilecek ve işletilecek otobüs seferleri bir yükümlülük doğurmaz ve faydalanacak personel de herhangi bir hak isteyemez.” denilmektedir.
Diğer taraftan 657 sayılı Kanunun 146 ncı maddesinde, memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerin tayin ettiği görevler karşılığında bu Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemeyeceği hiçbir yarar sağlanamayacağı hüküm altına alınmış bulunmaktadır.
Servis hizmeti yerine personele, otobüs kartı ödenmesinde; hizmetlerin gereği olarak kurum personelinin mesai saatlerinin farklılık arzetmesi, personele nakdi herhangi bir ödeme yapılmayıp ödemenin hizmet alımı şeklinde bir kamu kuruluşu olan E.G.O.’ya yapılması, ödenen otobüs bilet bedelinin ödenecek personel servis taşıma bedelinden daha az olması, ayrıca bu uygulamada hazine ve kurum zararı bulunmaması nedenleriyle dilekçi iddialarının kabulüne ve 740 sayılı ilamın 6. maddesi ile toplam 679.814.500.000 liraya verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
- 740 sayılı ilamın 7 nci maddesinde, Teftiş Kurulu Müdürlüğü’ne vekaleten atanan müfettiş A.Serap Fırat’a eski kadrosu ile vekalet ettiği kadroya ait tazminat miktarlarından yüksek olanın ödenmesi gerekirken vekalet ettiği kadroya ait tazminat ile birlikte müfettişlik kadrosuna ait denetim tazminatının da ödenmesi nedeniyle toplam 781.978.000 liraya tazmin hükmolunmuştur.
Dilekçi dilekçesinde; Çankaya Belediye Başkanlığı Teftiş Kurulu Yönetmeliğinin "Teftiş Kurulu Müdürünün Atanması, Görev, Yetki ve Sorumlulukları" başlığını taşıyan 2. Bölümün "Teftiş Kurulu Müdürünün Atanması" na dair olan 6.maddesinde "Çankaya Belediyesi Teftiş Kurulu Müdürünün, ...müfettiş sıfatını iktisap etmiş olmasının" temel koşul olduğunu,
Aynı yönetmeliğin "Teftiş Kurulu Müdürünün Görev Yetki ve Sorumlulukları"na dair 7.maddesinde de "Teftiş Kurulu Müdürünün, Müfettiş sıfat ve yetkisine sahip olup, Başkanlık Makamının emir veya onayı üzerine doğrudan doğruya Çankaya Belediye Başkanı adına görev yaptığının" vurgulandığını, aynı maddenin c fıkrasında da görevler arasında, "Gerektiğinde bizzat teftiş, denetim inceleme ve soruşturma yapmak" görevinin açıkça yer aldığını,
Bu hükümlere istinaden 1984 yılından bugüne Çankaya Belediye Başkanlığında Teftiş Kurulu Müdürlüğü görevine asli kadroya atama yapılmadığını, ve Müdürlük görevi vekaleten yürütülmekle birlikte müfettişlik görevinin de bilfiil yerine getirildiğini, fazla ödeme sorgusunun yapıldığı 2002 yılından önceki Sayıştay denetimlerinde bu hususta bir usulsüzlük vurgusu yapılmadığını, benzer şekilde Ankara Büyükşehir Belediyesine bağlı metropol ilçe belediyelerinin tümünde de uygulama bu şekilde olduğunu, bu kamu kurumlarına bugüne kadar ki Sayıştay denetimlerinde de ödemenin usulsüzlüğü şeklinde bir işlem yapılmadığını, kamu iş ve işlemlerinde birlik ve süreklilik ilkesi çerçevesinde usulsüz bir işlem varsa tüm kurum ve dönemlere şamil işlem yapılması gerektiğini,
15.04.2004 gün ve 25434 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan "zam ve tazminatlara ilişkin 2004/6996 sayılı Bakanlar Kurulu kararının" 11. maddesinin B fıkrası 3 numaralı bendinde, "Kurul Başkanı kadrosunda bulunanlara denetim tazminatı" ödenmeyeceğinin açıkça zikredildiğini, daha önceki Bakanlar Kurulu kararında yer almayan bu hususta bir engelleyici hüküm getirilmesinin uygun görüldüğünün anlaşıldığını, anılan kısıtlamanın ancak 15.04.2004 tarihinden sonra geçerli olduğunun kabul edilmesinin gerekeceğini,
Belediyelerde Teftiş Kurullarının az sayıda müfettiş ile çalışmalarından dolayı, hizmetin yürütülmesi için diğer Bakanlıklardaki Teftiş Kurulu Başkanlıklarından farklı olarak bizzat Teftiş Kurulu Müdürlerinin de teftiş ve soruşturma yapmalarının kaçınılmaz olduğunu, denetim tazminatı ise ancak bilfiil denetim görevi yürütülmesi halinde kazanılan bir mali hak olduğundan bu ödemenin yapılmasında yasal bir sorun bulunmaması gerektiğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemektedir.
19.01.1998 gün ve 98/10548 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 6.h.B maddesinde; “Kurumlarınca bir göreve kurum içinden veya diğer kurumlardan vekalet ettirilenlere, bu kararnamede asli kadroları için öngörülen zam ve tazminatlarının toplamı ile vekalet ettikleri kadro için öngörülen zam ve tazminatların toplamının net tutarları mukayese edilerek fazla olanı; 657 sayılı Kanunun 175 inci maddesindeki oranlar dikkate alınmaksızın, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve bu görevin fiilen yapıldığı sürece ödenir” denilmektedir. 10.01.2002 gün ve 2002/3546 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile de 98/10548 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen zam ve tazminatların 2002 yılında da uygulanacağı kararlaştırılmıştır.
Dilekçi, 2004/6996 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 11. maddesinin B fıkrası 3 numaralı bendinde, "Kurul Başkanı kadrosunda bulunanlara denetim tazminatı" ödenmeyeceğinin açıkça zikredildiğini, daha önceki Bakanlar Kurulu kararında yer almayan bu hususta, bir engelleyici hüküm getirilmesinin uygun görüldüğünün anlaşıldığını, anılan kısıtlamanın ancak 15.04.2004 tarihinden sonra geçerli olduğunun kabul edilmesinin gerekeceğini iddia etmektedir. 2004 yılında ödenecek zam ve tazminatların belirlendiği 6996 sayılı karar 01.01.2004 tarihinden itibaren geçerli olup, söz konusu hükümde vekalet göreviyle ilgili olmayıp ikinci görevle ilgidir. 2003 yılında geçerli olan 10548 sayılı kararın vekalet ile görevlendirilenlere ödenecek zam ve tazminatlara ilişkin 6.h.B maddesi hiçbir yoruma neden olmayacak kadar açık bir düzenlemedir. Teftiş Kurulu Müdürlüğüne vekaleten atanan Müfettiş A. Serap Fırat’ a her iki kadroya ait özel hizmet tazminatının ödenmesi mümkün değildir. İki göreve ait zam ve tazminatların fazla olanını alması gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle dilekçi iddialarının reddiyle, 740 sayılı ilamın 7. maddesiyle verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- 740 sayılı ilamın 8 inci maddesinde, Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.09.2001 gün ve 2001/59 sayılı kararına istinaden Tuna Caddesi No:7 adresinde bulunan 026174 abone nolu sayacın yerine boru bağlanmak suretiyle kaçak su kullanılmasından kaynaklanan idare zararının sebep olanlara rücu edilmemesi nedeniyle toplam 1.345.650.000 liraya tazmin hükmolunmuştur.
İlamın 8. maddesi ili ilgili olarak: "Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.09.2001 tarih ve 2001/61 sayılı kararı ile kullanılan kaçak su bedeli ve faizlerini ASKİ'ye ödenmesine karar vermesi özerine ödendiğini, kaçak suyun kullanılan binanın Belediyelerinin başka birimlerinin içinde bulunduğu bina olduğunu, binanın Başkanlık binasının dışında olması sebebiyle karar gereği ödemenin Hukuk İşleri Müdürlüğünün yazının üzerine şerh düşmesi sebebiyle müdürlüklerince yapıldığı, kaçak suyu kullananların başka birimde olması sebebiyle ödenen meblağın rûcu edilmesinin mümkün olmadığını dolayısıyla sorumluluğun ita amirine ait olduğunu ileri sürerek tazmin kararının kaldırılmasını" istemektedir.
İşbu tutanağın 5 inci maddesindeki gerekçeler ve üye görüşü aynı kalmak üzere 740 sayılı ilamın 8 inci maddesiyle toplam 1.345.650.000 liraya dair tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
- 740 sayılı ilamın 9 uncu maddesinde, Belediye Meclisinin olağan ve olağanüstü toplantıları dışında komisyon (ihtisas komisyonları) çalışmalarına katılan meclis üyelerine huzur hakkı verilmesi nedeniyle toplam 193.234.908.000 liraya tazmin hükmolunmuştur.
Dilekçi ilamın 9. maddesi ile ilgili olarak: "Belediye Meclis üyelerinin 1580 sayılı kanunun 54 ve 62. maddeleri gereği olağan ve olağanüstü toplanabileceğini olağan toplantının Ekim, Şubat ve Haziran aylarında 15 gün, bütçe ayında 30 gün olduğunu, bu sürelerden önce iş bitmezse Vali 15 günü aşmamak üzere süre uzatarak sebeplerini İçişleri Bakanlığına bildirir. Diğer taraftan olağanüstü hallerde Vali, Belediye Başkanı veyahut Üyelerin üçte birinin teklifi ile olağanüstü konuları görüşmek üzere toplanır. Bu toplantılara katılan üyelere 1580 sayılı kanunun 156. maddesinde belirtilen esaslara göre katıldıkları oturum sayısına göre huzur hakkı verileceğini yine Meclisin olağan ve olağanüstü toplantılar sırasında 1580 sayılı kanunun 62 ve 63. maddeleri ile 29.01.1993 uyarınca kurulacak ihtisas komisyonlarında görevlendirilen üyelere, toplantıya katıldıkları sürece (Belediye Meclisinin toplantı sureleri ile bağlı kalmaksızın) 17.04.1990 tarih ve B.050.MAH.006.0001-521-93-0610/4115 sayılı ve 30.10.1985 tarih ve 521-84-306-5/26.901 sayılı genelgeleri gereği huzur ücreti ödemesinin yasal olduğunu dolayısıyla tazmin kararının kaldırılmasını " istemektedir.
1580 sayılı Belediye Kanununun “Meclisin adi ve olağanüstü toplantısı” başlıklı 54. maddesinde (Değişik: 29/4/1946-4878/13 md.); “Meclisin adi toplantısı Ekim, Şubat ve Haziran ayları başlarında olmak üzere yılda üç defadır.
Bütçe görüşmesine rastlayan toplantı süresi en çok 30 gün olup, diğer toplantıların süresi en çok 15 gündür. Bu sürelerden önce iş bitmezse vali 15 günü aşmamak üzere görüşme sürelerini uzatarak sebeplerini İçişleri Bakanlığına bildirir. Önemli ve acele bir iş çıkarsa belediye başkanının yazılı çağrısı veya üyeden üçte birinin gerekçeli teklifi veyahut valinin doğrudan doğruya çağırması üzerine meclisler olağanüstü toplanırlar. Olağanüstü toplantılarda çağrıyı gerektiren konudan başka bir iş görüşülemez.” denilmektedir.
Aynı Kanunun 62. maddesinde; “Belediye meclisi her içtima müddeti için ruznamelerdeki meseleleri tetkik etmek üzere encümenler teşkil edebilir. Encümenler mütalaalarını o içtima müddeti içinde meclise bildirirler.” denilmektedir.
Belediye Kanununun Belediye Meclis Üyelerine Huzur Hakkı Verilmesi İle İlgili 156. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Esasların 2. maddesinde aynen; “ …üyelere meclisin olağan ve olağanüstü toplantıları sırasında katıldıkları oturumlar için gün hesabı ile huzur hakkı verilir.
Bu olağan ve olağanüstü toplantılar sırasında, Belediye Kanununun 62 ve 63. maddeleri uyarınca kurulacak encümenlerde görevlendirilecek üyelere de, meclisin toplantı süresini aşmamak kaydıyla huzur hakkı verilebilir.” denilmektedir.
Görüldüğü üzere, Belediye Meclisinin olağan ve olağanüstü toplantı süreleri kanunla tespit edilmiş ve yine meseleleri tetkik etmek amacıyla Encümenler kurulması ve kurulacak encümenlerin mütalaalarını meclis toplantı müddeti içerisinde meclise bildirmesi de kanunla tespit edilmiştir. Yine adı geçen Kanuna dayanılarak çıkarılan esaslarda da görevlendirilecek üyelere, meclisin toplantı süresini aşmamak kaydıyla huzur hakkı verilebileceği tespit edilmiştir. Meclislerin olağan ve olağanüstü toplantı süreleri dışında komisyon çalışması yapılması ve bu çalışmalar karşılığı olarak huzur ücreti ödenmesi yasal olarak mümkün bulunmamaktadır.
Dilekçinin dilekçesi ve verile emirlerinin incelenmesi neticesinde, 2003 yılında Belediye meclisinin Ekim, Şubat ve Haziran aylarındaki olağan toplantılarının zamanında yapıldığı, bu sürelere ilişkin huzur ücreti ödemelerinin kanunlara uygun olarak ödendiği görülmektedir.
Sonuç olarak, açıklanan nedenlerle dilekçi iddialarının reddiyle, 740 sayılı ilamın 9. maddesiyle toplam 193.234.908.000 liraya verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
Karar verildiği 22.04.2008 tarih ve 30104 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilâm tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:03:53