Sayıştay 8. Dairesi 288 Kararı - Yüksek Öğretim Kurumları Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

288

Karar Tarihi

30 Mayıs 2023

İdare

Yüksek Öğretim Kurumları

Daire Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Daire Karar Detayı: Listeye DönYazdır

  • Daire: 8

  • Karar Tarihi: 30.05.2023

  • Karar No: 288

  • İlam No: 201

  • Madde No: 8

  • Kamu İdaresi Türü: Yüksek Öğretim Kurumları

  • Hesap Yılı: 2019

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Dekanlığa vekalet nedeniyle yapılan fark ödemeler

Mühendislik Mimarlık Fakültesi Dekanlığı görevini vekaleten yürüten Prof. Dr. …’e, vekâlet ettiği dönemde, dekanlık için belirlenen ödemelerin yapılması sonucu oluşan … TL tutarındaki kamu zararı hakkında, … sayılı İlamın …’uncu maddesiyle verilen tazmin hükmüne ilişkin olarak sorumlu, Gerçekleştirme Görevlisi … tarafından Temyiz Kurulu’na sunulan dilekçe üzerine Temyiz Kurulu tarafından verilen … tarih ve … tutanak numaralı bozma kararı çerçevesinde 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü gereğince konunun görüşülmesine karar verildi.

T.C. Anayasası’nın “Yükseköğretim kurumları” başlıklı 130’uncu maddesinin dokuzuncu fıkrasında;

“Yükseköğretim kurumlarının kuruluş ve organları ile işleyişleri ve bunların seçimleri, görev, yetki ve sorumlulukları üniversiteler üzerinde Devletin gözetim ve denetim hakkını kullanma usulleri, öğretim elemanlarının görevleri, unvanları, atama, yükselme ve emeklilikleri, öğretim elemanı yetiştirme, üniversitelerin ve öğretim elemanlarının kamu kuruluşları ve diğer kurumlar ile ilişkileri, öğretim düzeyleri ve süreleri, yükseköğretime giriş, devam ve alınacak harçlar, Devletin yapacağı yardımlar ile ilgili ilkeler, disiplin ve ceza işleri, mali işler, özlük hakları, öğretim elemanlarının uyacakları koşullar, üniversitelerarası ihtiyaçlara göre öğretim elemanlarının görevlendirilmesi, öğrenimin ve öğretimin hürriyet ve teminat içinde ve çağdaş bilim ve teknoloji gereklerine göre yürütülmesi, Yükseköğretim kuruluna ve üniversitelere Devletin sağladığı mali kaynakların kullanılması kanunla düzenlenir.” hükmüne yer verilmiş olup, bu hükme istinaden öğretim elemanlarının atamalarının Kanunla düzenlenmesi gerektiği açıktır.

Bu kapsamda, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 16’ncı maddesinde; dekanın, rektörün önereceği üniversite içinden veya dışından üç profesör arasından Yükseköğretim Kurulunca üç yıl süreyle seçilip normal usulle atanacağı; dekana, görevi başında olmadığı zaman yardımcılarından birinin vekalet edeceği, göreve vekaletin altı aydan fazla sürmesi halinde yeni bir dekanın atanacağı, ayrıca, dekanın, kendisine çalışmalarında yardımcı olmak üzere fakültenin aylıklı öğretim üyeleri arasından en çok iki dekan yardımcısı seçeceği ve bu kişilerin üç yıl için atanacağı hükme bağlanmıştır.

Dolayısıyla, 2547 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesinde; dekanlık görevine kimlerin, hangi makam tarafından ve hangi usulle atanacağı, ayrıca dekanın görevinin başında bulunamadığı zamanlarda da bu görevin kimler tarafından vekaleten yürütüleceği açıkça düzenlenmiştir. Görüleceği üzere, 2547 sayılı Kanun’un öngördüğü vekalet usulü, dekanın görevi başında olmadığı zamanlarda yerine yardımcılarından birinin vekalet etmesi şeklindedir.

Diğer taraftan, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu’nun; “Gösterge tablosu ve ek göstergeler” başlıklı 5’inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan; “Aylıkların hesabında ayrıca, bu Kanuna ekli ek gösterge cetvelinde unvan ve derecelere göre belirlenen ek gösterge rakamları dikkate alınır.” hükmü ile öğretim elemanlarının unvan ve derecelerine göre ne kadar ek gösterge rakamından yararlanacakları belirlenmiştir. Bahse konu cetvelde; profesörlerden; rektör, rektör yardımcısı, dekan, dekan yardımcısı, yüksekokul müdürü olanlar ile profesörlük kadrosunda dört yılını tamamlamış bulunanlara ödenecek ek gösterge katsayısı 6.400, diğer profesörler için ise 5.300 olarak gösterilmiştir.

Aynı Kanun’un;

“Üniversite ödeneği” başlıklı 12’nci maddesinde; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi en yüksek Devlet memurunun brüt aylık (ek gösterge dahil) tutarının; profesörlerden rektör, rektör yardımcısı, dekan, dekan yardımcısı, yüksekokul müdürü olanlar ile profesörlük kadrosunda üç yılını tamamlamış bulunanlara %245’inin, diğer profesör kadrosunda bulunanlara ise %215’inin üniversite ödeneği olarak ödeneceği,

“İdari görev ödeneği” başlıklı 13’üncü maddesinde; almakta oldukları aylık gösterge ve ek gösterge brüt tutarının; rektörlere % 70'inin, rektör yardımcıları ve dekanlara % 30'unun, dekan yardımcıları, enstitü ve yüksekokul müdürleri, konservatuar müdürleri ile bölüm başkanlarına % 20'sinin, enstitü, yüksekokul ve konservatuar müdür yardımcılarına ise % 15'inin idari görev ödeneği olarak ayrıca ödeneceği,

Belirtilmiştir.

375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 9’uncu maddesinde ise; 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu’na göre aylık almakta olan personele, mali haklar kapsamında yapılan her türlü ödemeler dahil almakta oldukları toplam ödeme tutarı dikkate alınmak suretiyle aynı veya benzer kadro ve görevlerde bulunan personel arasındaki ücret dengesini sağlamak amacıyla, en yüksek Devlet memuru aylığına (ek gösterge dahil), ekli (I) sayılı Cetvelde yer alan kadro ve görev unvanlarına karşılık gelen oranların uygulanması suretiyle hesaplanan tutarda ek ödeme yapılacağı hükme bağlanmıştır. Bahse konu I sayılı Cetvelde bu oranın; profesörlerden rektör, rektör yardımcısı ve dekan olanlar için % 72, profesörlerden dekan yardımcısı, yüksekokul müdürü olanlar ile profesörlük kadrosunda üç yılını tamamlamış bulunanlar için % 70, diğer profesör kadrosunda bulunanlar için ise % 63 olduğu ifade edilmiştir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, dekanlık görevinin vekaleten yürütülmesi ile ilgili olarak, 2547 sayılı Kanun’da öngörülen usul “dekanın görevinin başında olmadığı zamanlarda yardımcılarından birinin vekalet etmesi” şeklinde olduğundan, bu usulün dışındaki tüm vekaleten görevlendirmelerde vekalet görevi nedeniyle herhangi bir fark ödemesi yapılması mevzuata uygun değildir.

Nitekim, Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü’nün, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’na hitaben yazdığı, ... tarihli ve ... (....) sayılı görüş yazısı ile Temyiz Kurulu’nun .... tarihli ve ... tutanak no.lu, .... tarihli ve .... tutanak no.lu kararlarında da; idari görevlere atanabilecek olanlar ve atanma usulleri ile bu görevlere vekalet edebilecek olanların, 2547 sayılı Kanunla belirlenmiş olması nedeniyle söz konusu idari görevleri anılan kanunda belirtilen usul dışında vekaleten yürüten öğretim elemanlarına, yürüttükleri görevlerinden dolayı herhangi bir ödeme yapılmasının mevzuata uygun olmadığı belirtilmiştir.

Bu itibarla, Mühendislik Mimarlık Fakültesi Dekanlığı görevini vekaleten yürüten Prof. Dr. …’e, dekanlık görevi için öngörülen ödemelerin yapılmasından kaynaklanan … TL kamu zararının,

Harcama Yetkilisi (...) … ile Gerçekleştirme Görevlisi (…) …’ya müştereken ve müteselsilen,

6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereğince işleyecek faizleri ile ödettirilmesine,

Daire Başkanı … ile Üye …’in karşı oyları ile ve oy çokluğuyla karar verildi.

Azınlık Görüşü:

Daire Başkanı … ile Üye …’in karşı oy gerekçesi;

“2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Dekan” başlıklı 16’ncı maddesinin (a) fıkrasında:

“a. (Değişik: 14/4/1982 - 2653/2 md.) Atanması: Fakültenin ve birimlerinin temsilcisi olan dekan, rektörün önereceği, üniversite içinden veya dışından üç profesör arasından Yükseköğretim Kurulunca üç yıl süre ile seçilir ve normal usul ile atanır. Süresi biten dekan yeniden atanabilir.

Dekan kendisine çalışmalarında yardımcı olmak üzere fakültenin aylıklı öğretim üyeleri arasından en çok iki kişiyi dekan yardımcısı olarak seçer. (Ek: 2/1/1990 - KHK - 398/2 md.; Değiştirilerek Kabul: 7/3/1990 - 3614/2 md.) Ancak merkezi açıköğretim yapmakla görevli üniversitelerde, gerekli hallerde açıköğretim yapmakla görevli fakültenin dekanı tarafından dört dekan yardımcısı seçilebilir.

Dekan yardımcıları, dekanca en çok üç yıl için atanır.

Dekana, görevi başında olmadığı zaman yardımcılarından biri vekalet eder. Göreve vekalet altı aydan fazla sürerse yeni bir dekan atanır.”

Denilmektedir.

Yukarıya alınan madde hükmüne göre dekanı “atamaya yetkili makam” Yükseköğretim Kurulu olup, atama işlemi maddede sayılan şartları taşıyanlar arasından “normal usul” ile gerçekleştirilmektedir. Maddenin devamında ise dekana, görevi başında olmadığı zaman yardımcılarından birinin vekâlet edeceği, vekâletin altı aydan fazla sürmesi durumunda yeni bir dekan atanacağı belirtilmektedir.

Kamu zararı tablosunda adı geçen öğretim üyesi ilgili Fakülte Dekanlığına Rektör tarafından önerilmiş ve Yükseköğretim Kurulu tarafından da bu göreve vekâleten atanmıştır.

Burada, öncelikle “Dekana, görevi başında olmadığı zaman yardımcılarından biri vekâlet eder. Göreve vekâlet altı aydan fazla sürerse yeni bir dekan atanır.” hükmünün, dekanlık kadrosunun dolu veya boş ayrımı olmaksızın her iki durumda da vekâleten atama işleminde uygulanması gereken kural olup olmadığının tespit edilmesi gerekmektedir.

Söz konusu hükümde, dekan yardımcılarının dekana vekâlet etmesi, dekanın “görevi başında olmadığı zaman” şartına bağlanmaktadır. Burada, bir kadronun boş olması haline (dekanlık/kadro) değil, o kadroda görev yapan bir kişinin (dekan/şahıs) görevinin başında olmadığı bir zaman dilimine işaret edilmiş, bir başka ifadeyle dekan yardımcısının dekana vekâlet etmesi ile dekanın görevi başında bulunamadığı zaman dilimi arasında bir illiyet bağı kurulmuştur.

Özetle, dekanlık görevine vekâleten atama, benzetme yoluyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’ndaki boş kadroya vekâlet; 2547 sayılı Kanun’da yer alan; “Dekana, görevi başında olmadığı zaman yardımcılarından biri vekâlet eder.” hükmü de dolu kadrodaki geçici ayrılmalar nedeniyle vekâlet olarak değerlendirilmelidir. Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına hitaben yazdığı ... tarihli ve .... sayılı görüş yazısında, benzetmiş olduğumuz dolu kadroya vekâlet durumunda ödeme yapılıp yapılmayacağı açıklanmakta, söz konusu yazı boş kadroya vekâlet durumunu ise kapsamamaktadır.

Kaldı ki, sorumlunun dilekçe ekinde sunduğu 2547 sayılı Kanun’un amacı, kapsamı ve kanun sistematiği ile TBMM’deki yasalaşma süreci incelendiğinde de; Kanunun 16’ncı maddesindeki düzenlemenin dekanlık kadrosunun geçici süreli boşalması haline ilişkin olduğu ve boş bulunan kadroya vekâleten görevlendirmenin ne şekilde yapılacağı ile ilgili olarak Kanunda özel bir düzenleme bulunmadığı görülmektedir.

Olayın bu yönüyle, İlamdaki gibi boş olan dekanlık görevine dekan yardımcıları dışındaki ilgililerin görevlendirilemeyeceğini ve dolayısıyla dekana yapılan ödemelerin bu kişilere yapılamayacağını söylemek, Kanun Koyucunun iradesini aşan bir değerlendirme olacaktır.

Ayrıca aynı ilgili, var olan bir dekanın geçici olarak ayrılması dolayısıyla vekâleten atanmış olmadığından, mükerrer bir ödeme de söz konusu değildir. Bunun yanı sıra, 2547 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesinin (a) fıkrası uyarınca, dekanlık görevine sadece profesör olan öğretim üyeleri arasından atama yapılabilmektedir. Adı geçen ilgili de profesör kadrosunda olup, dekanlık görevine asaleten atanması için aranan akademik koşulları da taşımaktadır.

Öte yandan, her ne kadar Rektör tarafından dekanlık için YÖK’e üç aday önerilmesi gerekirken, sadece bir kişi olarak adı geçen kişi önerilmiş ise de; 2547 sayılı Kanun’un Ek 1’inci maddesinde yer alan; “Üniversite rektörleri, fakülte dekanları, enstitü ve yüksekokul müdürleri ile bunların yardımcıları ve bölüm başkanları, gerektiğinde bu Kanunda belirtilen süreleri dolmadan tayinlerindeki usule uygun olarak görevlerinden alınabilirler.” hükmü uyarınca Kanunda belirtilen süre dolmadan atamadaki usule uygun olarak görevden alma yetkisine sahip olan atamaya yetkili amirin, asaleten atamadaki usule uygun olarak vekâleten dekan atama yetkisine de sahip olduğu konusunda kuşku bulunmadığından; söz konusu işlemdeki usul eksikliği ilgilinin Dekan Vekili olarak atanmasına engel teşkil etmemektedir. Dekanlık görevi kadroya dayalı bir görev değildir, dekanlık kadrosu bulunmamaktadır. Dekan atamasında asil olarak atanma ile vekâleten atama arasında 3 yıllık atamanın getirdiği güvence dışında fark yoktur. Her iki halde de aynı görev aynı sorumluluk ve yetki çerçevesinde yapılmaktadır. Yukarıdaki maddeye göre süre dolmadan da yetkili makamca görevden alınabileceğinden asil olarak atanma ile vekil olarak atanma arasında bu açıdan da fark yoktur.

Tüm bu açıklamalar bağlamında, asaleten atanma şartlarını haiz olan ve dekanlık görevini Kanunda belirtilen usuller dâhilinde vekâleten yürüten öğretim üyesine vekâlet görevi süresince, asaleten atanacak dekana yapılması mümkün olan mali hakların ödenmesinde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.

Sonuç itibarıyla, ilam maddesinde adı geçen öğretim üyesine yürüttüğü dekan vekilliği nedeniyle dekana yapılan ödemelerin yapılmasında 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 71’inci maddesi kapsamında kamu zararı oluşmadığı anlaşıldığından … TL ile ilgili olarak ilişilecek bir husus bulunmadığı değerlendirildiğinden çoğunluğun görüşüne uymak mümkün olmamıştır.”

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:17

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim