Sayıştay 8. Dairesi 28751 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8
Sayıştay Kararı
28751
10 Nisan 2007
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2002
-
Daire: 8
-
Dosya No: 28751
-
Tutanak No: 29282
-
Tutanak Tarihi: 10.04.2007
-
Konu:
KARAR
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü:
-
828 sayılı ilamın 1. maddesiyle; tazmin hükmolunan 11.768.2550.000. liranın 20.04.2006 tarihli banka dekontu ile tahsil edildiği bildirilmiş olup, hükümden sonra yapılan bu tahsilat ilam hükmünün infazı mahiyetinde olduğu ve ilam hükmüne karşı herhangi bir itiraz da bulunmadığı cihetle, bu hususta KURULUMUZCA YAPILACAK BİR İŞLEM OLMADIĞINA,
-
828 sayılı ilamın 2. maddesiyle; tazmin hükmolunan 3.462.246.000. liranın 20.04.2006 tarihli banka dekontu ile tahsil edildiği bildirilmiş olup, hükümden sonra yapılan bu tahsilat ilam hükmünün infazı mahiyetinde olduğu ve ilam hükmüne karşı herhangi bir itiraz da bulunmadığı cihetle, bu hususta KURULUMUZCA YAPILACAK BİR İŞLEM OLMADIĞINA,
-
828 sayılı ilamın 3. maddesiyle; sözleşmeden sonra, işin niteliğinde bir değişme olmadığı halde fiyatının değiştirildiği gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde; söz konusu işin 14.03.2002 tarihinde % 55,10 kırım ile ihale edildiğini ve ihalenin Çankaya bölgesindeki tüm parkları kapsadığını,
Yapım esnasında keşifte yer alan (DSİ) 37.091 makine ile çim biçimi pozunun yapılacak çim biçim işine karşılık gelmediğinin, işin niteliğinin farklı olduğunun görüldüğünü,
(DSİ) 37.091 makine ile çim biçimi pozunda el ile itilen veya çekilen mekanik tekerlekli ve döner tambur bıçaklı makine olduğundan böyle bir makine ile çim biçildiğinde özellikle yeni ekilen çimlerin büyük kısmını çekip kökünden sökeceğinden büyük tahribatlara yol açacağını, bölge parklarındaki çimlerin yaklaşık dörtte birinin yoğun kullanımından dolayı her yıl yeniden ekildiğini,
Çim ekim işinin maliyetinin, biçimin en az 10 katı olduğunu,
Bu kadar büyük bir alanın bu makineler ile biçilmesinin olanaksız olduğunu, bu makinelerin günümüzde kullanılmadığını,
Makine ile çim biçimi birim fiyatının, kırım yapılmadığı zaman bile zarar kalemi olduğunu, keşif toplamı içinde en küçük parasal miktarlardan birini oluşturduğunu ve ihale sonucunu asla etkilemeyeceğini, rekabete de neden olmadığını,
Söz konusu DSİ birim fiyatı pozuyla yapılacak biçim makinesinin arkasında toplama sepeti olmadığını, kullanılması durumunda çimleri gelişigüzel dağıtacağı için de mevcut çimlerin çürüyüp bozulmasına neden olacağını,
Çim hızlıca biçilmez tohuma kalırsa büyük kısmının tahrip olacağını,
Yukarıdaki nedenlerden ve zaruretlerden dolayı işi tekniğine uygun ve hızlıca yapmak zorunda olduklarından, ilk keşifte yer alan birim fiyat söz konusu işe karşılık gelmediğinden ve işin yapılmasına olanak tanımadığından dolayı yapım işleri için kapalı teklif usulü ile ihale şartnamesinin 25. maddesinin ( j ) bendine göre keşifte değişiklik yapılarak, Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi 20. maddesine göre yeni birim fiyat düzenleme gereği duyulduğunu,
Çim biçim işinin, benzinli, dört zamanlı ve sepetli çim makineleriyle tekniğine uygun olarak, çim alanlara zarar verilmeden yapıldığını,
Ankara Büyükşehir Belediyesinin uzun yıllardır ihalelerde söz konusu analizleri kullandığını, buna göre ödeme yaptığını, sorgu sonucu motorlu makine ile çim biçimi pozunun doğru olduğunun saptandığını, hala aynı analiz ve pozun kullanıldığını,
Ödemelerin keşfe göre değil gerçekte yaptırılan işe göre yapıldığını, keşif özetine söz konusu (DSİ) 37.091 pozunun yanlışlıkla konulduğunu, yaptırılan işin yukarıda açıkladığı gibi çok farklı nitelikte olduğunu, tüm bunlardan dolayı fazla ödemede bulunulmadığını,
Belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemektedir.
İlam hükmü keşifte yer alan ve niteliğinde herhangi bir değişiklik olmayan işin fiyatının değiştirilmesinin mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle verilmiştir.
37.091 poz nolu makine ile çim veya çayır biçme birim fiyat tarifi şöyledir: Makine ile çim veya çayır sahalarının biçilmesi, biçilen otların toplanması ve 50 metre mesafe dahilinde yığın yapılması için gerekli her türlü işçilik, malzeme ve zayiatı, makine, alet ve edevat giderleri ile her nev'i yükleme, taşıma, boşaltma; müteahhit kârı ve genel giderler karşılığı dahil, makine ile çim veya çayır biçme beher dekar fiyatı.
37.091/A poz nolu makine ile çim veya çayır biçme birim fiyat tarifi şöyledir: 6 BG gücündeki motorlu çim biçme makinesi ile 5 cm olan çim alanının 2-3 cm lik kısmının biçilmesi, 50 mt ye kadar biçilmiş çimlerin poşete konarak taşınması için gerekli her türlü işçilik, malzeme ve zayiatı, makine, alet ve edevat giderleri ile müteahhit kârı ve genel giderler dahil fiyatı.
Gerekçe raporunda; 37.091/A poz nolu imalatta yer alan makinenin, el ile itilen mekanik tekerlekli ve döner tambur bıçaklı makine olduğu, yeşil alanlarda çim biçme işinin benzinle çalışan motorlu makineler ile yapıldığını, bu fiyatın ise Bayındırlık Bakanlığı, Karayolları Genel Müdürlüğü, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü birim fiyat cetvellerinde yer almadığı için yeni fiyat yapıldığı belirtilmektedir.
İlamda işin niteliğinde bir değişiklik olmadığı, bu nedenle de fiyatın değiştirilemeyeceğine hükmedilmiştir. Dilekçiler 37.091 poz nolu fiyatın yeşil alanlarda çim biçme işine uygun olmadığını söz konusu fiyatın keşfe yanlışlıkla konulduğunu söyleyerek, işin niteliğinde bir değişiklik olmamakla beraber yeni fiyat düzenleyerek işin niteliğine uygun fiyatın tespit edildiğini iddia etmektedirler.
Özel Teknik Şartnamenin Çimlerin Biçimi başlıklı bölümünde; “Yıl boyunca ince halı dokumasında kalması istenen çim alanlarda çim boyu 5 cm. i bulduğunda 2-3 cm. yüksekliğinde biçilecektir.
Biçim işi bıçakları ve makası çok keskin el aletleri ve makinelerle zemin kuru iken yapılacaktır. Biçim sırasında çim, çim makası ve bıçaklar arsında çiğnenmeyecek, kesme gevelenmeyecektir. Motorla çim biçimi sırasında motorun çimi alamadığı alanlarda biçim işlemi çim biçme makası ile biçim yüksekliğinde olmak üzere itinalı bir şekilde biçilecek ve bu iş için hiçbir suretle idareden ödeme hususunda makasla biçilen alanlar için ücret talep edilmeyecektir” denilmektedir.
Özel İdari ve Fenni Şartnamenin Birim Fiyatı Esası başlıklı bölümünde; ise “İdare proje ve keşiflerde istediği değişikliği yapabilir” denilmektedir.
Özel Teknik Şartnamede işin nasıl yapılacağı ayrıntılı olarak tarif edilmiştir. Keşifte yer alan 37.091 poz nolu fiyatın burada tarif edilen işi yapamayacağının kabulü durumunda Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesinin 20. maddesine göre yeni fiyat yapılabilecektir. Şartname ve keşfin, işin uzmanı olan aynı kişilerce hazırlanmış olması nedeniyle 37.091 poz nolu fiyatın söz konusu işe uygun olduğunun kabul edilerek, 828 sayılı ilamın 3. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- 828 sayılı ilamın 4. maddesi ile; Belediye ihtiyacı için fuel oil alımında, alış fiyatının hatalı alınması nedeniyle 4.441.405.000. liraya tazmin hükmedilmiştir.
Dilekçi 828 sayılı ilamın 4. maddesiyle verilen tazmin hükmüyle ilgili olarak bir bölümünün tahsilat edildiğini kalanının da tahsil edileceğini bildirmekte ise de, hükümden sonra yapılan tahsilat ilam hükmünün infazı mahiyetinde olup ilam hükmüne karşı da herhangi bir itirazda bulunulmadığından, bu hususta Kurulumuzca YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA,
- 828 sayılı ilamın 5. maddesi ile; Belediyeye ait aracın kaza yapması sonucunda belediye bütçesinden ödenen tazminatın kusurlu araç sürücüsüne eksik rücu edilmesi nedeniyle 3.009.844.000. liraya tazmin hükmedilmiştir.
Dilekçi 828 sayılı ilamın 5. maddesiyle verilen tazmin hükmünün; 600.000.000- lirasının hükümden önce, 700.000.000- lirasının hükümden sonra tahsilat edildiğini kalanının da tahsil edileceğini bildirmektedir.
Belediyeye ait araç kaza yapmış ve mahkeme kararı ile sürücüsü suçlu bulunmuş ve hesaplanan tutar Belediye tarafından karşı tarafa ödenmiştir. Yapılan ödeme yargılama sonucunda mahkeme tarafından düzenlenmiş olan ilam hükmünün infazı mahiyetinde olup, ödenmesi zorunludur. Belediye rücu işlemini başlatmakla, Toplu İş Sözleşmesinde yer alan ve sürücünün kusuru oranında kendisi tarafından karşılanacak kamu zararıyla ilgili olarak üzerine düşen ödevi yerine getirmiş olmaktadır. Esasen mahkeme ilamı ile belirlenen tutarın ödendiği verile emriyle yapılan ödemeye tazmin hükmedilmesi mevzuata uygun değildir. Tüm bu nedenlerle 828 sayılı ilamın 5. maddesi ile verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
- 828 sayılı ilamın 6. maddesi ile; Belediyeye ait aracın kaza yapması sonucunda belediye bütçesinden ödenen tazminatın kusurlu araç sürücüsüne rücu edilmemesi nedeniyle 288.739.000. liraya tazmin hükmedilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde; Belediyeye ait aracın kaza yapması sonucu, Belediye tarafından adı geçen şoför adına yargı kararı gereğince Türk Telekom A.Ş ye; 1.077.739.000,- TL , 788.650.000.- TL ve 78.412.000.- TL olmak üzere üç ayrı ödeme yapıldığını, Fen İşleri Müdürlüğünün 05.07.2004 tarih ve 09/04-4053 sayılı Oluru ile 788.650.000.- TL nin tamamının ilgiliden geri alındığını, kalan tutarın geri alınmasına devam edildiğini, 14.03.2006 tarih ve 1927 tasnif numarası ile 232.000.000.-TL ve 14.04.2006 tarih ve 2906 tasnif numarası ile 232.000.000.- TL tahsilat yapıldığını, tazmin hükmünün kaldırılması gerektiğini bildirmektedir.
İşbu tutanağın 5. maddesinde belirtilen gerekçelerle, 828 sayılı ilamın 6. maddesi ile verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
- 828 sayılı ilamın 7. maddesi ile; Belediye Meclisinin olağan ve olağanüstü toplantıları dışında, ihtisas komisyonu çalışmalarına katılan meclis üyelerine huzur hakkı verildiği gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde; Belediye Meclis üyelerine 2002 yılı meclis çalışmalarından dolayı yasal dayanağı bulunmayan hiçbir ödeme yapılmadığını, ödemelerin belediye meclisinin kararı doğrultusunda, belediye meclisinin olağan ve olağanüstü dönemlerdeki çalışmaları ile 1580 sayılı yasanın 62 ve 63. maddeleri doğrultusunda oluşturulan ihtisas komisyonlarının çalışmalarına dayalı olarak yapıldığını,
İlamda "... 1580 sayılı kanunun 62 ve 63. maddelerine göre kurulan ihtisas komisyonlarında görevli olan üyelere aynı kanunun 156. maddesinin uygulamasına ilişkin esasların 2. maddesinin 2. fıkrasında olağan ve olağanüstü meclis toplantı süresini aşmamak şartı ile huzur ücreti ödenmesi gerekmektedir. Anılan hüküm karşısında iddia edildiği gibi ihtisas komisyonlarında fiili olarak yapmış olduğu toplantıların kanunda belirtilen süresinin aşan kısmı için huzur ücreti ödenmesi mümkün değildir" denilerek tazmin hükmedildiğini, ancak yapılan açıklamalarda ihtisas komisyonlarının çalışma süresi belirtilmediği gibi meclis tarafından komisyonlara havale edilen konuların ne zaman görüşüleceğinin de açıklanmadığını,
1580 sayılı yasada olağanüstü meclis çalışma süresini sınırlayan bir hüküm bulunmadığını, bu çalışmaların genellikle İçişleri Bakanlığı genelgeleri doğrultusunda sürdürüldüğünü,
İçişleri Bakanlığı' nın 29.01.1993 gün ve B.050.MAH.006.0001-521-93-06-10/4115 sayılı genelgesinin 3. maddesinin (a) fıkrasında "1580 sayılı kanunun 62 ve 63. maddelerine göre belediye meclislerince bir yıl süre ile seçilen ihtisas komisyonu üyelerine meclis toplantı günlerine ek olarak olağan ve olağanüstü toplantı süresindeki komisyon çalışmaları için ayrıca toplanılmış ise üyelerin toplantılara katılmaları şartıyla o günler içinde huzur hakkı ödenebilir" denildiğini,
19.12.1984 gün ve 521-84-306-5/18.803 sayılı genelge ile belediye meclislerinin çalışmaları yıllık 150 gün olarak belirlendiğini, bazı belediyelerin çalışma süresinin kısıtlanmasının çalışmalarını aksattığını belirtmesi üzerine, sınırlama aynı bakanlığın 30.10.1985 gün ve 521-84-306-5/26.901 sayılı genelgesi ile 150 günlük sınırlama kaldırıldığını, bu sürenin belediye meclislerinin hizmetin gereklerini ve belediye kanununun 54 ve 62. maddelerindeki esasları göz önünde tutularak bizzat tespit edeceklerinin belirtildiğini,
Bu genelgeler ışığı altında Çankaya Belediye Meclisinin almış olduğu kararlar doğrultusunda 2002 yılı içerisinde belediye meclisinin 25 adet olağanüstü toplantı yaptığını, yine aynı meclisin dönem başında 1 yıl süre ile seçmiş olduğu 6 adet ihtisas komisyonunun bu süre zarfında ayrı ayrı 150-160 gün arası toplantı yaptığını, bu ödemelerin de belediye meclis üyelerinin fiili olarak katıldıkları meclis ve komisyon toplantıları için yapıldığını, belediye meclis yoklama ve imza cetvelleri ile komisyon raporları ve komisyon karar defterleri esas alınarak hazırlanan puantaj cetvellerine göre ödeme yapıldığını,
Uygulama bütün belediyelerde aynı şekilde yapıldığını, Ankara Büyükşehir Belediyesi ve metropol ilçe belediyelerinde de uygulamanın aynı yönde olduğunu, ancak bu belediyelerde konuya ilişkin tazmin hükmünün olmadığını, yargı kararları ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıkların dikkate alınarak aynı ve benzer hadiselere dayalı farklı kararların ortadan kaldırılması gerektiğini,
Belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemektedir.
1580 sayılı Belediye Kanununun “Meclisin adi ve olağanüstü toplantısı” başlıklı 54. maddesinde (Değişik: 29/4/1946-4878/13 md.); “Meclisin adi toplantısı Ekim, Şubat ve Haziran ayları başlarında olmak üzere yılda üç defadır.
Bütçe görüşmesine rastlayan toplantı süresi en çok 30 gün olup, diğer toplantıların süresi en çok 15 gündür. Bu sürelerden önce iş bitmezse vali 15 günü aşmamak üzere görüşme sürelerini uzatarak sebeplerini İçişleri Bakanlığına bildirir. Önemli ve acele bir iş çıkarsa belediye başkanının yazılı çağrısı veya üyeden üçte birinin gerekçeli teklifi veyahut valinin doğrudan doğruya çağırması üzerine meclisler olağanüstü toplanırlar. Olağanüstü toplantılarda çağrıyı gerektiren konudan başka bir iş görüşülemez.” denilmektedir.
Aynı Kanunun 62. maddesinde; “Belediye meclisi her içtima müddeti için ruznamelerdeki meseleleri tetkik etmek üzere encümenler teşkil edebilir. Encümenler mütalaalarını o içtima müddeti içinde meclise bildirirler.” denilmektedir.
Belediye Kanununun Belediye Meclis Üyelerine Huzur Hakkı Verilmesi İle İlgili 156. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Esasların 2. maddesinde aynen; “ …üyelere meclisin olağan ve olağanüstü toplantıları sırasında katıldıkları oturumlar için gün hesabı ile huzur hakkı verilir.
Bu olağan ve olağanüstü toplantılar sırasında, Belediye Kanununun 62 ve 63. maddeleri uyarınca kurulacak encümenlerde görevlendirilecek üyelere de, meclisin toplantı süresini aşmamak kaydıyla huzur hakkı verilebilir.” denilmektedir.
Görüldüğü üzere, Belediye Meclisinin olağan ve olağanüstü toplantı süreleri kanunla tespit edilmiş ve yine meseleleri tetkik etmek amacıyla Encümenler kurulması ve kurulacak encümenlerin mütalaalarını meclis toplantı müddeti içerisinde meclise bildirmesi de kanunla tespit edilmiştir. Yine adı geçen Kanuna dayanılarak çıkarılan esaslarda da görevlendirilecek üyelere, meclisin toplantı süresini aşmamak kaydıyla huzur hakkı verilebileceği tespit edilmiştir. Meclislerin olağan ve olağanüstü toplantı süreleri dışında komisyon çalışması yapması ve bu çalışmalar karşılığı olarak huzur ücreti ödenmesi yasal olarak mümkün bulunmamaktadır.
Dilekçinin dilekçesi ve verile emirlerinin incelenmesi neticesinde, 2002 yılında Belediye meclisinin Ekim, Şubat ve Haziran aylarındaki olağan toplantılarının zamanında yapıldığı, Şubat ayı toplantısının Ankara Valiliğinin onayıyla 15 gün uzatıldığı, bu sürelere ilişkin huzur ücreti ödemelerinin kanunlara uygun olarak ödendiği görülmektedir.
1580 sayılı Belediye Kanununun 54. ve 55. maddelerindeki şartlara uymayan toplantılar, hukuki açıdan geçerlilik taşımadığı gibi, aynı zamanda adı geçen Kanunun 62. maddesi ile 156. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Esasların 2. maddesine göre bu toplantılar için huzur hakkı ödenmesine de imkan bulunmamaktadır.
Sonuç olarak, açıklanan nedenlerle dilekçi iddialarının reddiyle, 828 sayılı ilamın 7. maddesiyle verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
-
828 sayılı ilamın 8. maddesi ile verilen 10.570.000.000. liranın tazminine dair hükmün, aynı tazmin hükmünde encümen üyesi sıfatıyla iştiraki bulunan Lale Onursal ’ın başvurusu üzerine düzenlenen 10.04.2007 gün ve 29278 Temyiz Kurulu Kararı ile bozularak, yeniden hüküm tesisinin temini için 28726 nolu dosyanın ilgili daireye tevdiine karar verilmiş olduğundan, aynı mahiyette olan iş bu dosyanın da söz konusu dosya ile birleştirilerek ilgili daireye TEVDİİNE,
-
828 sayılı ilamın 9. maddesi ile verilen 5.205.462.000. liranın tazminine dair hükmün, aynı tazmin hükmünde tahakkuk memuru sıfatıyla iştiraki bulunan Gürsel Kamacı ’nın başvurusu üzerine düzenlenen 10.04.2007 gün ve 29279 tutanak sayılı Temyiz Kurulu kararı ile kaldırılmış bulunduğu anlaşılmakla, dilekçinin iş bu madde ile ilgili itirazı üzerine Kurulumuzca YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA,
10- Dilekçi 828 sayılı ilamın 10. maddesiyle verilen tazmin hükmüyle ilgili olarak tahsilat bildirmekte ise de, hükümden sonra yapılan bu tahsilat ilam hükmünün infazı mahiyetinde olup ilam hükmüne karşı da herhangi bir itirazda bulunulmadığından, bu hususta Kurulumuzca YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA,
11- 828 sayılı ilamın 11. maddesiyle; kaçak su kullanıldığı gerekçesiyle mahkeme kararıyla ASKİ’ye ödenen cezanın sorumlu personele geri ödettirilmediği gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde; söz konusu ödemenin 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.09.2001 tarih ve 2002/582 E., 2002/59 sayılı kararına istinaden adı geçen kuruma ödendiğini, Hesap İşleri Müdürlüğünün 10.12.2002 tarih ve 08.07/2907 sayılı yazılarıyla sorumlu personeller var ise rücu edilmesi için Zabıta Müdürlüğüne yazı yazıldığını,
Anayasanın 2 maddesinde Türkiye Cumhuriyetinin bir hukuk devleti olduğunun vurgulandığını ve 138.maddesinin son fıkrasında "Yasama ve Yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır. Bu organlar mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez" yolunda açık, kesin ve buyurucu bir kurala yer verildiğini, yapılan ödemenin yargı kararı gereği yapıldığını ve sorumlu personellere rücu edilmesi için ilgili Müdürlüğe yazı yazıldığını,
Belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemektedir.
İşbu tutanağın 5. maddesinde belirtilen gerekçelerle, 828 sayılı ilamın 11. maddesi ile verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
12- 828 sayılı ilamın 12. maddesiyle; Teftiş Kurulu Müdürlüğüne vekaleten atanan Müfettiş A. Serap Fırat’ a her iki kadroya ait özel hizmet tazminatının ödendiği gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde; Çankaya Belediye Başkanlığı Teftiş Kurulu Yönetmeliğinin "Teftiş Kurulu Müdürünün Atanması, Görev, Yetki ve Sorumlulukları" başlığını taşıyan 2. Bölümün "Teftiş Kurulu Müdürünün Atanması" na dair olan 6.maddesinde "Çankaya Belediyesi Teftiş Kurulu Müdürünün, ...müfettiş sıfatını iktisap etmiş olmasının" temel koşul olduğunu,
Aynı yönetmeliğin "Teftiş Kurulu Müdürünün Görev Yetki ve Sorumlulukları"na dair 7.maddesinde de "Teftiş Kurulu Müdürünün, Müfettiş sıfat ve yetkisine sahip olup, Başkanlık Makamının emir veya onayı üzerine doğrudan doğruya Çankaya Belediye Başkanı adına görev yaptığının" vurgulandığını, aynı maddenin c fıkrasında da görevler arasında, "Gerektiğinde bizzat teftiş, denetim inceleme ve soruşturma yapmak" görevinin açıkça yer aldığını,
Bu hükümlere istinaden 1984 yılından bugüne Çankaya Belediye Başkanlığında Teftiş Kurulu Müdürlüğü görevine asli kadroya atama yapılmadığını, ve Müdürlük görevi vekaleten yürütülmekle birlikte müfettişlik görevinin de bilfiil yerine getirildiğini, fazla ödeme sorgusunun yapıldığı 2002 yılından önceki Sayıştay denetimlerinde bu hususta bir usulsüzlük vurgusu yapılmadığını, benzer şekilde Ankara Büyükşehir Belediyesine bağlı metropol ilçe belediyelerinin tümünde de uygulama bu şekilde olduğunu, bu kamu kurumlarına bugüne kadar ki Sayıştay denetimlerinde de ödemenin usulsüzlüğü şeklinde bir işlem yapılmadığını, kamu iş ve işlemlerinde birlik ve süreklilik ilkesi çerçevesinde usulsüz bir işlem varsa tüm kurum ve dönemlere şamil işlem yapılması gerektiğini,
15.04.2004 gün ve 25434 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan "zam ve tazminatlara ilişkin 2004/6996 sayılı Bakanlar Kurulu kararının" 11. maddesinin B fıkrası 3 numaralı bendinde, "Kurul Başkanı kadrosunda bulunanlara denetim tazminatı" ödenmeyeceğinin açıkça zikredildiğini, daha önceki Bakanlar Kurulu kararında yer almayan bu hususta bir engelleyici hüküm getirilmesinin uygun görüldüğünün anlaşıldığını, anılan kısıtlamanın ancak 15.04.2004 tarihinden sonra geçerli olduğunun kabul edilmesinin gerekeceğini,
Belediyelerde Teftiş Kurullarının az sayıda müfettiş ile çalışmalarından dolayı, hizmetin yürütülmesi için diğer Bakanlıklardaki Teftiş Kurulu Başkanlıklarından farklı olarak bizzat Teftiş Kurulu Müdürlerinin de teftiş ve soruşturma yapmalarının kaçınılmaz olduğunu, denetim tazminatı ise ancak bilfiil denetim görevi yürütülmesi halinde kazanılan bir mali hak olduğundan bu ödemenin yapılmasında yasal bir sorun bulunmaması gerektiğini,
Belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemektedir.
19.01.1998 gün ve 98/10548 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 6.h.B maddesinde; “Kurumlarınca bir göreve kurum içinden veya diğer kurumlardan vekalet ettirilenlere, bu kararnamede asli kadroları için öngörülen zam ve tazminatlarının toplamı ile vekalet ettikleri kadro için öngörülen zam ve tazminatların toplamının net tutarları mukayese edilerek fazla olanı; 657 sayılı Kanunun 175 inci maddesindeki oranlar dikkate alınmaksızın, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve bu görevin fiilen yapıldığı sürece ödenir” denilmektedir. 10.01.2002 gün ve 2002/3546 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile de 98/10548 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen zam ve tazminatların 2002 yılında da uygulanacağı kararlaştırılmıştır.
Dilekçi, 2004/6996 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 11. maddesinin B fıkrası 3 numaralı bendinde, "Kurul Başkanı kadrosunda bulunanlara denetim tazminatı" ödenmeyeceğinin açıkça zikredildiğini, daha önceki Bakanlar Kurulu kararında yer almayan bu hususta, bir engelleyici hüküm getirilmesinin uygun görüldüğünün anlaşıldığını, anılan kısıtlamanın ancak 15.04.2004 tarihinden sonra geçerli olduğunun kabul edilmesinin gerekeceğini iddia etmektedir. 2004 yılında ödenecek zam ve tazminatların belirlendiği 6996 sayılı karar 01.01.2004 tarihinden itibaren geçerli olup, söz konusu hükümde vekalet göreviyle ilgili olmayıp ikinci görevle ilgidir. 2002 yılında geçerli olan 10548 sayılı kararın vekalet ile görevlendirilenlere ödenecek zam ve tazminatlara ilişkin 6.h.B maddesi hiçbir yoruma neden olmayacak kadar açık bir düzenlemedir. Teftiş Kurulu Müdürlüğüne vekaleten atanan Müfettiş A. Serap Fırat’ a her iki kadroya ait özel hizmet tazminatının ödenmesi mümkün değildir. İki göreve ait zam ve tazminatların fazla olanını alması gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle dilekçi iddialarının reddiyle, 828 sayılı ilamın 12. maddesiyle verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
Karar verildiği 10.04.2007 tarih ve 29282 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilâm tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:04:44