Sayıştay 8. Dairesi 27721 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

27721

Karar Tarihi

7 Mart 2006

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2001

  • Daire: 8

  • Dosya No: 27721

  • Tutanak No: 28402

  • Tutanak Tarihi: 07.03.2006

  • Konu:

KARAR

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü.

Duruşma talebinde bulunan Adıgüzel Tozanlı ile Sayıştay Savcı Vekilinin sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü.

685 sayılı ilamın 3. maddesinde, Belediye meclis üyelerine her ay huzur ücreti ödenmesi nedeniyle 168.256.000.000.- liraya tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde, Meclisinin olağanüstü dönemlerde yapmış olduğu çalışmaları ve ihtisas komisyonu çalışmalarının belediye meclisince belirlediğini ve belirlenen bu sürede ihtisas komisyonlarının çalıştığını, tahakkuk memuru olarak kendisinin çalışma süresine ve çalışacak meclis üyelerinin tespitinde yetkili olmadığını, ayrıca Anayasanın 2. kısım 2. bölümün 18. maddesi gereği çalışılan surenin bedelinin ödenmesinin zorunlu olduğunu ileri sürerek tazmin kararının kaldırılmasını" istemektedir.

Sorumlulukla ilgili olarak yapılan itiraz;

1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanununun 13. maddesinde; “Gelir ve Gider tahakkuk memurları ile saymanlar düzenledikleri belgelerin doğruluğundan ve kanunlara uygunluğundan sorumludurlar. Memurların kanuna aykırılığını ileri sürüp yapılmasından sakındıkları ödemelerin yerine getirilmesi ita amirleri tarafından yazılı olarak tebliği edilirse, sorumluluk emri veren ita amirlerine ait olur.” denilmektedir..

Belediye Bütçe ve Muhasebe Usulü Tüzüğünün 43. maddesinde de; “Gelir ve Gider tahakkuk memurları ile saymanlar düzenledikleri belgelerin doğruluğundan ve kanunlara uygunluğundan sorumludurlar. Memurların kanuna aykırılığını ileri sürüp yapılmasından sakındıkları ödemelerin yerine getirilmesi ita amirleri tarafından yazılı olarak tebliği edilirse, sorumluluk emri veren ita amirlerine ait olur.” Denilmek suretiyle 1050 sayılı kanunun 13. maddesi aynen alınmıştır.

Söz konusu hükümlerden anlaşılacağı üzere, 1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanunun 13. maddesi ve Belediye Bütçe ve Muhasebe Usulü Tüzüğünün 43. maddesinde Tahakkuk Memurları ile Saymanların düzenledikleri belgelerin doğruluğundan ve kanunlara uygunluğundan sorumlu oldukları hükme bağlandığından ve tahakkuk memuru ya da saymanın bu yasal hükmü yerine getirmesi zorunlu olduğundan dilekçinin sorumluluğa yönelik itirazlarının REDDİNE karar verildikten sonra esasa geçildi.

Esasa ilişkin olarak;

1580 sayılı Belediye Kanununun “Meclisin adi ve olağanüstü toplantısı” başlıklı 54. maddesinde (Değişik: 29/4/1946-4878/13 md.); “Meclisin adi toplantısı Ekim, Şubat ve Haziran ayları başlarında olmak üzere yılda üç defadır.

Bütçe görüşmesine rastlayan toplantı süresi en çok 30 gün olup, diğer toplantıların süresi en çok 15 gündür. Bu sürelerden önce iş bitmezse vali 15 günü aşmamak üzere görüşme sürelerini uzatarak sebeplerini İçişleri Bakanlığına bildirir. Önemli ve acele bir iş çıkarsa belediye başkanının yazılı çağrısı veya üyeden üçte birinin gerekçeli teklifi veyahut valinin doğrudan doğruya çağırması üzerine meclisler olağanüstü toplanırlar. Olağanüstü toplantılarda çağrıyı gerektiren konudan başka bir iş görüşülemez.” denilmektedir.

Aynı Kanunun 62. maddesinde; “Belediye meclisi her içtima müddeti için ruznamelerdeki meseleleri tetkik etmek üzere encümenler teşkil edebilir. Encümenler mütalaalarını o içtima müddeti içinde meclise bildirirler.” denilmektedir.

Belediye Kanununun Belediye Meclis Üyelerine Huzur Hakkı Verilmesi İle İlgili 156. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Esasların 2. maddesinde aynen; “ …üyelere meclisin olağan ve olağanüstü toplantıları sırasında katıldıkları oturumlar için gün hesabı ile huzur hakkı verilir.

Bu olağan ve olağanüstü toplantılar sırasında, Belediye Kanununun 62 ve 63. maddeleri uyarınca kurulacak encümenlerde görevlendirilecek üyelere de, meclisin toplantı süresini aşmamak kaydıyla huzur hakkı verilebilir.” denilmektedir.

Görüldüğü üzere, Belediye Meclisinin olağan ve olağanüstü toplantı süreleri kanunla tespit edilmiş ve yine meseleleri tetkik etmek amacıyla Encümenler kurulması ve kurulacak encümenlerin mütalaalarını toplantı müddeti içerisinde meclise bildirmesi de kanunla tespit edilmiştir. Yine adı geçen Kanuna dayanılarak çıkarılan esaslarda da görevlendirilecek üyelere, meclisin toplantı süresini aşmamak kaydıyla huzur hakkı verilebileceği tespit edilmiştir.

Dilekçinin dilekçesi ve verile emirlerinin incelenmesi neticesinde, 2001 yılında Belediye meclisinin Ekim, Şubat ve Haziran aylarındaki olağan toplantılarının zamanında yapıladığı, Şubat ayı toplantısı ile Haziran ayı toplantısının Ankara Valiliğinin onayıyla 15 şer gün uzatıldığı, bu sürelere ilişkin huzur ücreti ödemelerinin kanunlara uygun olarak ödendiği, ancak 12.3.2001, 6.7.2001 ve 05.11.2001 tarihlerinde Belediye Başkanının meclisi olağanüstü toplantıya çağırdığı,12.03.2001 tarihinde olağanüstü toplantıya çağıran yazıya istinaden Mart, Nisan ve mayıs aylarında, Meclisi 06.07.2001 tarihinde toplantıya çağıran yazıya istinaden Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında, Meclisi 05.11.2001 tarihinde toplantıya çağıran yazıya istinaden Kasım ve Aralık aylarında,01.11.2000 tarihli olağanüstü toplantı yazısına istinaden de 2001 yılı Ocak ayında, ihtisas komisyonları toplantıları yapıldığı gerekçesi ele tüm meclis üyelerine düzenle olarak huzur hakkı ödemesinde bulunulduğu, olağanüstü toplantı çağrısındaki gündemlerin kanunun öngördüğü acil ve önemli konular olmadığı ilgili belediyece sırf huzur hakkı ödemek maksadıyla olağanüstülüğün olağan hale getirildiği görülmüştür.

1580 sayılı Belediye Kanununun 54. ve 55. maddelerindeki şartlara uymayan toplantılar, hukuki açıdan geçerlilik taşımadığı gibi, aynı zamanda adı geçen Kanunun 62. maddesi ile 156. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Esasların 2. maddesine göre huzur hakkı ödenmesine de imkan bulunmamaktadır.

Bu husus, Danıştay Kararları ile de istikrar bulmuştur. Danıştay 2. Dairesinin 53/2449 sayılı kararında; “ 1580 sayılı Kanununun 55. maddesindeki şartlara uymayan toplantılar hukuken geçersiz olup, o nedenle bu gibi toplantılar için huzur hakkı ödenmez.” denilmektedir.

Yine Danıştay 3. Dairesinin 68/384 sayılı kararında; “Huzur hakkı, ancak belediye meclislerinin toplanma süresi sırasında ödenebilir. Meclisin kurduğu komisyon ve heyetlerde görev alanlara da aynı şartlarla ödeme yapılabilir.” denilmektedir.

Ayrıca, dilekçinin dilekçesinde kendi görüşünü destekleyen yargı kararlarından bahsedilse de genel mahkemelerce verilen hükümler Sayıştay’ın hesap ve işlemler yönünden denetimine ve hükmüne engel teşkil etmemektedir.

Sonuç olarak, açıklanan nedenlerle dilekçi iddialarının reddiyle, 685 sayılı ilamın 3.maddesiyle verilen 168.256.000.000.-TL. na ilişkin tazmin hükmünün TASDİKİNE,

Karar verildiği 07.03.2006 tarih ve 28402 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilâm tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:04:44

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim