Sayıştay 8. Dairesi 194 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8
Sayıştay Kararı
194
19 Ocak 2021
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Daire Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Daire Karar Detayı: Listeye DönYazdır
-
Daire: 8
-
Karar Tarihi: 19.01.2021
-
Karar No: 194
-
İlam No: 35
-
Madde No: 12
-
Kamu İdaresi Türü: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Hesap Yılı: 2019
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
..........................görevli ve Meclis Üyesi olan …………………………... sosyal denge tazminatı ödenmesi sonucu kamu zararına sebebiyet verilmesiyle ilgili olarak;
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 15’inci maddesinde;
“Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir.”
Denilmektedir.
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun “Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinde;
“Bu Kanun, Devletin veya diğer kamu tüzel kişilerinin yürütmekle görevli oldukları kamu hizmetlerinin görüldüğü genel, katma ve özel bütçeli idareler, il özel idareleri ve belediyeler ile bunlara bağlı kuruluşlarda kamu iktisadî teşebbüslerinde, özel kanunlarla veya Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle ya da bunların verdiği yetkiye dayanarak kurulan banka ve teşekküller ile bunlara bağlı kuruluşlarda ve diğer kamu kurum veya kuruluşlarında işçi statüsü dışında çalışan kamu görevlileri hakkında uygulanır.”
Hükmüne yer verilmiş olup, aynı Kanunun “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinin (a) bendinde ise; “Kamu Görevlisi” teriminin; “Bu Kanun kapsamında yer alan kurum ve kuruluşların kadro veya pozisyonlarında istihdam edilenlerden işçi statüsü dışında çalışan kamu görevlilerini,” ifade ettiği belirtilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “İstihdam Şekilleri” başlıklı 4’üncü maddesinde, kamu hizmetlerinin memur, sözleşmeli personel, geçici personel (20/11/2017 tarih ve 696 sayılı KHK’nın 17 maddesi ile mülga edilmiştir.) ve işçiler eliyle gördürüleceği ve anılan Kanunun 5’inci maddesinde ise; bu Kanuna tabi kurumların, dördüncü maddede yazılı dört istihdam şekli dışında personel çalıştıramayacakları vurgulanmıştır.
5393 sayılı Belediye Kanununun “Norm Kadro ve Personel İstihdamı” başlıklı 49’uncu maddesinin 7’nci fıkrasında;
“Norm kadrosunda belediye başkan yardımcısı bulunan belediyelerde norm kadro sayısına bağlı kalınmaksızın; belediye başkanı, zorunlu gördüğü takdirde, nüfusu 50.000'e kadar olan belediyelerde bir, nüfusu 50.001-200.000 arasında olan belediyelerde iki, nüfusu 200.001-500.000 arasında olan belediyelerde üç, nüfusu 500.000 ve fazla olan belediyelerde dört belediye meclis üyesini belediye başkan yardımcısı olarak görevlendirebilir. Bu şekilde görevlendirilen meclis üyelerine belediye başkanına verilen ödeneğin 2/3'ünü aşmamak üzere belediye meclisi tarafından belirlenecek aylık ödenek verilir ve taleplerine göre bir sosyal güvenlik kurumu ile ilişkilendirilir. Bu şekilde görevlendirme, memuriyete geçiş, sözleşmeli veya işçi statüsünde çalışma dâhil ilgililer açısından herhangi bir hak teşkil etmez ve belediye meclisinin görev süresini aşamaz. Sosyal güvenlik prim ve benzeri giderlerden kurum karşılıkları belediye bütçesinden karşılanır.”
Denilmektedir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden, sosyal denge tazminatı ödenmesine kaynak teşkil eden gerek 375 sayılı KHK, gerek 4688 sayılı Kanun’da bahsi geçen “belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlisi” ifadesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda öngörülen 4 istihdam şekli içerisinden memur ve sözleşmeli personelin kastedildiği açıktır. Buna göre, Başkan Yardımcısı olarak görevlendirilen Meclis Üyelerinin 4688 sayılı Kanunda bahsedilen “kamu görevlisi” kapsamında değerlendirilerek kendilerine sosyal denge tazminatı ödenmesi mümkün değildir. Ayrıca, meclis üyeleri arasından görevlendirilen .....................görevlerinin başlarında bulundukları sürece 5393 sayılı Belediye Kanununun 49’uncu maddesi hükmü uyarınca verilen ödenek, aylık olarak değerlendirilemeyeceğinden bu kişilere 657 sayılı Kanun hükümlerinin kıyas yapılmak suretiyle uygulanması ve bu suretle de sosyal denge tazminatı ödenmesi imkanı bulunmamaktadır.
Yapılan incelemede, ....................Sendikası) ile .....................arasında 26....................tarihinde imzalanan ve 01.01.2018-31.03.2019 tarihleri arasında geçerli sözleşmede “Sosyal Denge Yardımı Miktarları" başlıklı 13’inci maddesinde;
“a) 657 sayılı Kanununa tabi tüm memurlara aylık ..............TL (Brüt) sosyal denge maddi yardımı yapılır.
b) Asaleten ve vekaleten olmak üzere görev yapan birim müdürlerine aylık …………….TL(Brüt) sosyal denge maddi yardımı yapılır. Bir kişinin birden fazla birime müdürlük yapmakta olması, alacağı sosyal denge maddi yardımı miktarını (………..) değiştirmez.
c) 5393 sayılı Kanunun 49/3’üncü maddesi gereğince çalışmakta olan sözleşmeli personele aylık ............TL (Brüt) sosyal denge maddi yardımı yapılır.
d) 657 sayılı Kanun ve 5393 sayılı Kanunun 49’uncu Maddesi kapsamında görev yapan başkan yardımcılarına aylık ...........TL. (Brüt) sosyal denge maddi yardımı yapılır.”
Denilmiştir.
Ayrıca, ........................….Sendikası) ile ...............….arasında ....................tarihinde imzalanan ve 01.04.2019-14.08.2022 tarihleri arasında geçerli sözleşmede “Sosyal Denge Yardımı Miktarları" başlıklı 15’inci maddesinde;
“Kamu Görevlilerine 4688 sayılı Kanun kapsamında en yüksek devlet memuru maaşının (9500xMaaş Katsayısı) %100’ünü geçmemek şartıyla maaşla birlikte peşin olarak verilebilecek aylık net Sosyal Denge aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir:
a) 15.07.2019 tarihine kadar tüm memurlara ve Başkan yardımcılarına (%55) ödenir.
b) 15.07.2019 tarihinden itibaren tüm memurlara ve Başkan yardımcılarına (%85) ödenir.”
İfade edilmiştir.
Yukarıda bahsedilen ....................ile .................arasında yapılan sözleşmelerde Belediye Meclisi üyeleri arasından Belediye Başkan Yardımcısı olarak görevlendirilenlere mevzuata aykırı olarak sosyal denge tazminatı ödendiği görülmüştür. Şöyle ki; Kanun ve Toplu sözleşmeye göre Belediyenin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen memur ve sözleşmeli personelle Belediye arasında sosyal denge sözleşmesi imzalanabilir. Meclis üyeleri arasından görevlendirilen başkan yardımcıları ise herhangi bir kadro veya pozisyonda istihdam edilmediğinden söz konusu sosyal denge sözleşmesi hükümlerinden faydalanması mümkün değildir. Ayrıca, meclis üyeleri içinden görevlendirilen başkan yardımcısına verilen ödenek aylık olmadığı gibi bu kişi de memuriyet hak ve yetkilerine sahip değildir. Dolayısıyla, görevinin başında bulunduğu sürece kendisine, 5393 sayılı Kanunca öngörülen ödenek verilecektir. Ancak, bu kişilere 657 sayılı Kanun hükümlerinin kıyas yapılmak suretiyle uygulanması ve bu suretle sosyal denge tazminatı ödenmesi mümkün bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, .....................görevli ve Meclis Üyesi olan ........................….sosyal denge tazminatı ödenmesi sonucu oluşan ..................TL tutarındaki kamu zararının;
.................TL'sinin .................tarih ve ..................no.lu Muhasebe İşlem Fişiyle ..................’den,
..................….TL'sinin .........….tarih ve ………………. no.lu Muhasebe İşlem Fişi ile ...............….’ten,
.......................TL'sinin ...............….tarih ve ………………... no.lu, ...............….TL'sinin .....................tarih ve ………………. no.lu, ..................….TL'sinin ............….tarih ve............….no.lu, .....................TL'sinin .................tarih ve …………... no.lu, ..............TL'sinin .................tarih ve …………….. no.lu, ............….TL'sinin ...............….tarih ve ………………….. no.lu Ödeme Emri Belgeleri ile .....................….’dan,
..................….TL'sinin ........................tarih ve …………….. no.lu, ..................….TL'sinin ...............….tarih ve ……………. no.lu, ..................TL'sinin .....................tarih ve ……………. no.lu, ....................TL'sinin ...............….tarih ve ………………. no.lu, ..................….TL'sinin ...............….tarih ve...............no.lu, ...............….TL’sinin ..................tarih ve ..............no.lu Ödeme Emri Belgeleri ile ............….’den,
Tahsil edildiği anlaşıldığından, tahsil edilen toplam ..................….TL’lik kamu zararı için ilişilecek husus kalmadığına,
Geriye kalan toplam .....................TL tutarındaki kamu zararının ise;
Harcama Yetkilisi (………………..) ile Gerçekleştirme Görevlisi (………..) ............….’a, müştereken ve müteselsilen,
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile ödettirilmesine,
Daire Başkanı ..............................’in karşı oyu ile ve oy çokluğuyla karar verildi.
Azınlık Görüşü:
Daire Başkanı ........................’in karşı oy gerekçesi;
“Norm kadrosunda Belediye Başkan Yardımcısı bulunan belediyelerde 5393 sayılı Kanunun 49/7 nci maddesi düzenlemesi gereğince Belediye Başkanı Belediye Meclisi Üyeleri arasından Belediye Başkan Yardımcısı görevlendirebilmektedir. Söz konusu görevlendirme ile görevlendirilen Belediye Meclisi Üyesi belediyede, Belediye Başkan Yardımcısı pozisyonunda istihdam edilmektedir. 4688 sayılı Kanunun 3/a maddesinde yer alan tanım gereğince de bahsi geçen Belediye Başkanı kamu görevlisi statüsünü haizdir. 375 sayılı KHK nın Ek 15 inci maddesi ise Sosyal Denge Tazminatı ödenebilecekleri, Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlileri olarak belirlemiş, bunlara söz konusu tazminatın ödenmesi halinde ise ödenecek tutarın, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere, ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirleneceği, hüküm altına alınmıştır. Yine 4688 sayılı Kanunun 2’nci maddesinde bu Kanunun madde metninde sayılan Kurum ve Kuruluşlarda işçi statüsü dışında çalışan kamu görevlileri hakkında uygulanacağı ifade edilmiştir.
Şu halde Belediyelerin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine ödenecek Sosyal Denge Tazminatının yasal dayanağını İş Sözleşmeleri değil 375 sayılı KHK’nın Ek 15’inci maddesi oluşturmaktadır. Bahsi geçen Ek 15’inci maddede yer alan atıf ise ödenecek tazminatın tutarını tespite yöneliktir. Zira bahsi geçen Ek 15’inci maddede Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilmesi, iş sözleşmelerinde bu yönde bir hükmün bulunması şartına bağlanmamıştır. Bir başka anlatımla, Belediyelerde kamu görevlisi statüsünde çalışanlara sosyal denge tazminatı 375 sayılı KHK’nın Ek 15’inci maddesi gereğince ödenecek, ancak bu ödemenin tutarı yukarıda bahsedilen limiti aşmamak üzere iş sözleşmeleri ile belirlenecektir.
Bununla birlikte yasa hükümleri yorumlanırken ve uygulanırken anayasal eşitlik ilkesi göz ardı edilmemelidir. Anayasa hukuku semantiğinde (anlambiliminde) eşitlik, aksini haklı kılan akla uygun (makul) özel nedenler bulunmadıkça, eşit kişiye ve olguya eşit, eşit olmayan kişiye ve olguya ise bu eşitsizliğe uyacak şekilde eşit olmayan işlemin yapılması anlamına gelir. (Rona SEROZAN; Hukukta Yöntem sf. 60, İstanbul 2015) Dolayısıyla, Belediye Meclis Üyeleri arasından görevlendirilen Belediye Başkan Yardımcısı ile diğerleri arasında, kendilerine yasalarca verilen görevleri yerine getirmesi sırasında bir farklılık bulunmamaktadır.
Bu nedenle, bahsi geçen tazminat ödemesinde diğer başkan yardımcıları ile aynı yetki ve sorumlulukları paylaşan belediye meclis üyesi başkan yardımcıları arasında bir farklılık oluşturmanın makul bir sebebi de bulunmamaktadır.
Yukarıda yer alan gerekçelerle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.”
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:07