Sayıştay 8. Dairesi 190 Kararı - Denetleyici Kurumlar Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8
Sayıştay Kararı
190
22 Aralık 2020
Düzenleyici ve Denetleyici Kurumlar
Daire Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Daire Karar Detayı: Listeye DönYazdır
-
Daire: 8
-
Karar Tarihi: 22.12.2020
-
Karar No: 190
-
İlam No: 262
-
Madde No: 2
-
Kamu İdaresi Türü: Düzenleyici ve Denetleyici Kurumlar
-
Hesap Yılı: 2011
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Başkan ve Üyelerine mevzuata aykırı olarak kira ödemesi yapılması
…………. 2011 yılı hesabına ait Yargılamaya Esas Raporun Dairemizde yargılanması sonucu düzenlenen … sayılı Asıl İlamın …’nci maddesi ile; … Başkan ve Üyelerine mevzuata aykırı olarak “Konut Tahsis Katkısı” adı altında kira yardımı yapılması suretiyle sebep olunan toplam ….. TL tutarındaki kamu zararının sorumlularından tazminine karar verilmişti.
Konu ile ilgili olarak Temyiz Kurulunun …. tarih ve …. tutanak numaralı bozma kararı gereğince 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca konunun Dairemizce yeniden görüşülmesine karar verildi.
Temyiz Kurulunun …. tarih ve …. tutanak numaralı bozma kararında özetle;
Mevzuat hükümlerinin farklı şekillerde yorumlanmasından kaynaklanan bir uygulamanın söz konusu olduğu anlaşıldığından, sorumluların kasıt, kusur ve ihmalinden söz edilemeyeceği, bu meyanda; ortaya çıkan belirsizlikler ve yorum farkları karşısında, 178 sayılı “Maliye Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 10’uncu maddesinin (i) bendinde yer alan; “Yürürlükte bulunan mevzuatın mali hükümlerinin uygulanmasını yönlendirmek, bu konuda ortaya çıkacak her türlü meseleyi çözmek, tereddütleri gidermek” hükmüne istinaden gerekli görülürse konunun Maliye Bakanlığına yazılarak, 5411 sayılı Kanunun 102’nci maddesinin birinci fıkrasında geçen “Başbakanlık Müsteşarı için belirlenen …… mali ve sosyal haklar” içerisinde “konut yardımı”nın bulunup bulunmadığı veya “konut tahsisi” yapılmış ise bedelinin ne olduğu konusunda bilgi alınması gerektiği, bu itibarla; belirtilen bütün bu hususların açıklığa kavuşturulması ve bu hususlar göz önüne alınarak konu hakkında yeniden değerlendirme yapıldıktan sonra hüküm verilmesinin temini için, … sayılı ilamın …’nci maddesi ile …. TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün bozulmasına ve dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
Söz konusu bozma kararı üzerine düzenlenen ek rapor ve eki belgeler üzerinde yapılan incelemede konunun esasına geçilmeden önce “Kurumun, Sayıştayın yargısal denetimine tabi olmadığı” yönündeki itirazlarla ilgili olarak;
Temyiz Kurulunun hesaba ilişkin vermiş olduğu …. tarih ve …. sayılı kararında da ifade edildiği üzere, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinde;
“Bu Kanun, merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri, sosyal güvenlik kurumları ve mahallî idarelerden oluşan genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin malî yönetim ve kontrolünü kapsar.
Avrupa Birliği fonları ile yurt içi ve yurt dışından kamu idarelerine sağlanan kaynakların kullanımı ve kontrolü de uluslararası anlaşmaların hükümleri saklı kalmak kaydıyla, bu Kanun hükümlerine tâbidir.
Düzenleyici ve denetleyici kurumlar, bu Kanunun sadece 3, 7, 8, 12, 15, 17, 18, 19, 25, 42, 43, 44, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 68 ve 76 78 ncı maddelerine tâbidir.” denilmiştir.
“Kamu zararı”na ilişkin 71’inci maddesi ise;
“(Değişik birinci fıkra: 25/4/2007-5628/4 md.) Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.
Kamu zararının belirlenmesinde;
a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,
b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,
c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,
d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,
e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,
f) (Mülga:22/12/2005-5436/10 md.)
g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,
(Değişik üçüncü fıkra: 22/12/2005-5436/10 md.) Kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararı, zararın oluştuğu tarihten itibaren ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faiziyle birlikte ilgililerden tahsil edilir.
Alınmamış para, mal ve değerleri alınmış; sağlanmamış hizmetleri sağlanmış; yapılmamış inşaat, onarım ve üretimi yapılmış veya bitmiş gibi gösteren gerçek dışı belge düzenlemek suretiyle kamu kaynağında bir artışa engel veya bir eksilmeye neden olanlar ile bu gibi kanıtlayıcı belgeleri bilerek düzenlemiş, imzalamış veya onaylamış bulunanlar hakkında Türk Ceza Kanunu veya diğer kanunların bu fiillere ilişkin hükümleri uygulanır. Ayrıca, bu fiilleri işleyenlere her türlü aylık, ödenek, zam, tazminat dahil yapılan bir aylık net ödemelerin iki katı tutarına kadar para cezası verilir.
(Değişik son fıkra: 25/4/2007-5628/4 md.) Kamu zararının, bu zarara neden olan kamu görevlisinden veya diğer gerçek ve tüzel kişilerden tahsiline ilişkin usûl ve esaslar, Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” şeklindedir.
19.12.2010 tarih ve 27790 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 5’inci maddesinde;
“ (1) Sayıştay;
a) Kamu idarelerinin mali faaliyet, karar ve işlemlerini hesap verme sorumluluğu çerçevesinde denetler ve sonuçları hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisine doğru, yeterli, zamanlı bilgi ve raporlar sunar.
b) Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin; gelir, gider ve mallarına ilişkin hesap ve işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygun olup olmadığını denetler, sorumluların hesap ve işlemlerinden kamu zararına yol açan hususları kesin hükme bağlar.
c) Genel uygunluk bildirimini Türkiye Büyük Millet Meclisine sunar.
ç) Kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini yapar.” hükmüne yer verilerek Sayıştayın görevleri sayılmıştır.
Aynı Kanun’un 48’inci maddesinde de “Yargılamaya esas rapor” düzenlenmiştir. Söz konusu maddede;
“(1) Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin hesap ve işlemlerinin denetimi sırasında denetçiler tarafından kamu zararına yol açan bir husus tespit edildiğinde sorumluların savunmaları alınarak mali yıl sonu itibariyle yargılamaya esas rapor düzenlenir. Ancak bu Kanunun 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen hususlara ilişkin düzenlenen yargılamaya esas raporlar için mali yıl sonu beklenmez. Yargılamaya esas raporun düzenlenmesinde, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde cevap vermeyen sorumluların savunmaları dikkate alınmaz.
(2) Yargılamaya esas raporlar eki belgelerle birlikte Başkanlığa sunulur. Başkanlık bu raporları en geç onbeş gün içinde hesap yargılamasının yapılacağı daireye gönderir.” denilmektedir.
5018 sayılı Kanun’un 2’nci maddesindeki; “Düzenleyici ve denetleyici kurumlar, bu Kanunun sadece 3, 7, 8, 12, 15, 17, 18, 19, 25, 42, 43, 44, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 68 ve 76 78’inci maddelerine tâbidir.” hükmü yukarıda yer verilen, 6085 sayılı Kanun’un 5 ve 48’inci madde hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmemektedir. Kaldı ki 6085 sayılı Kanun’un “Kaldırılan hükümler” başlıklı 82’nci maddesinde yer alan;
“(1) Bu Kanunun geçici maddelerindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla;
a) Geçici 11’inci maddesi hariç, 21/2/1967 tarihli ve 832 sayılı Sayıştay Kanunu ile ek ve değişiklikleri,
b) 24/6/1983 tarihli ve 72 sayılı Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile ek ve değişiklikleri,
c) Diğer kanunların Sayıştay denetiminden istisna veya muafiyet tanıyan hükümleri ile bu Kanuna aykırı hükümleri,
yürürlükten kaldırılmıştır.” şeklindeki hüküm de buna cevaz vermektedir.
Ayrıca 6085 sayılı Kanun 5018 sayılı Kanun’dan sonra yürürlüğe girmiş olup yargılama hükümleri söz konusu Kanun ile yeniden belirlenmiştir. Denetimle birlikte yargı alanı genişletilmiş, denetleyici ve düzenleyici kurumlar bu yargı alanına tabi kılınmıştır. Bu itibarla ……’nın Sayıştay tarafından yapılan yargısal denetime tabi olduğunda kuşku bulunmamaktadır.
Esasa ilişkin yapılan incelemede;
Mülga 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun “Kurum çalışanlarının özlük ve mali hakları, Kurumun bütçesi” başlıklı 6’ncı maddesinin 2’nci fıkrasında;
“Kurum personelinin ücret ve diğer mali hakları, Bakanlar Kurulunca belirlenecek esaslar çerçevesinde Kurulca tespit olunur.” denilmiş ve Bakanlar Kurulunun 17/8/2000 tarih ve 2000/1118 sayılı “Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Personelinin Ücret ve Diğer Mali Haklarına İlişkin Esasların Tespit Edilmesi Hakkında Karar”ının 4’üncü maddesinde;
“Kurum personeline verilecek aile, doğum, evlenme, sağlık, ölüm, cenaze, yiyecek, ulaşım, giyecek ve kira yardımları şeklindeki sosyal hak ve yardımlar Kurul tarafından ayrıca belirlenir.” denilerek Kurum personeline Kurulca belirlenecek şekilde kira yardımı yapılabileceği düzenlenmiştir. Kanun Koyucu, Kurum personeli için böyle bir ödeme yapılmasını 5411 sayılı Kanun döneminden önce düzenlemiştir.
5411 sayılı Kanun’un “Ücretler, malî ve diğer sosyal haklar” başlıklı 102’nci maddesinin 1’inci fıkrasında ise;
“Kurul Başkanına en yüksek Devlet memuru için belirlenen her türlü ödemeler dâhil malî ve sosyal haklar tutarında aylık ücret ödenir. En yüksek Devlet memuruna ödenenlerden, vergi ve diğer yasal kesintilere tâbi olmayanlar bu Kanuna göre de vergi ve diğer kesintilere tâbi olmaz. Kurul üyelerine ise Kurul Başkanına yapılan ödemelerin yüzde doksanbeşi oranında aynı usûl ve esaslara göre ödeme yapılır.” hükmüne yer verilmektedir.
Söz konusu fıkrada yer verilen “...en yüksek devlet memuru için belirlenen her türlü ödemeler dâhil mali ve sosyal haklar tutarında...” ifadesiyle Kanun Koyucunun, Kurul başkan ve üyelerine yapılacak ödemeler açısından, en yüksek devlet memuruna sağlanan mali hakların yanında, sosyal haklar tutarının da dikkate alınarak, kira ve benzeri ödemeler açısından 4389 sayılı Kanun dönemindeki uygulamanın devamını sağlamayı amaçladığı görülmektedir.
Ayrıca Sayıştay Temyiz Kurulunun …. tarih ve …. sayılı ilamıyla;
“…Bununla beraber; …. Kurulu Başkan ve üyelerinin 631 sayılı KHK’nin 14’üncü maddesi kapsamına dahil edilmemiş olması durumu karşısında; böyle bir belirlemeye gerek olmaksızın, “... Başbakanlık Müsteşarı için belirlenen her türlü ödemeler dahil mali ve sosyal haklar tutarı” kapsamında, Başbakanlık Müsteşarının yararlandığı “özel tahsisli konut” sosyal hakkının bir tutar olarak rakamlaştırılarak tavan hesabına dahil edilmesi ve buna göre ödemede bulunulması mümkündür.
…İlamda da; bu yönde bir değerlendirme yapılmaksızın ve yapılmış bulunan konut tahsis katkısı ödemelerinin diğer ödemelerle birleştirilmesi suretiyle aylık sınırın aşılıp aşılmadığının tespiti yapılmaksızın, “konut tahsis katkısı” olarak ödenen tutarın tümüne tazmin hükmolunması mevzuata uygun görülmemiştir…” şeklinde karar verilerek, uyuşmazlık konusu ile ilgili olarak, söz konusu ödemelerin yapılabileceğine hükmetmiştir.
631 sayılı KHK’nın 14’üncü maddesi kapsamındaki personelin mali ve sosyal haklarına ilişkin çıkarılan 2002/3729 sayılı BKK’nın 1’inci maddesiyle ise;
“Genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler, kamu iktisadi teşebbüsleri, döner sermayeler, meslek kuruluşları, kefalet sandıkları, mahalli idareler ve bunların birlikleri hariç olmak üzere, özel kanunlarla kamu tüzel kişiliğini haiz olarak kurul, üst kurul, kurum, enstitü, teşebbüs, teşekkül, fon ve sair adlarla kurulmuş olan bütün kamu kurum ve kuruluşları tarafından; yönetim ve denetim kurulu ile kurul, üst kurul üyeleri dahil tüm personeli için; ilgili mevzuatları uyarınca belirlenen her türlü maaş, aylık, ücret, ek ücret, prim, zam, tazminat, ikramiye, fazla mesai, kar payı ve her ne ad altında olursa olsun yapılan diğer mali ödemeler ile sosyal hak kapsamında yapılan bütün ayni ve nakdi ödemeler bu Karar hükümlerine göre yapılır.” hükmü getirilmiş ve 27.12.2005 tarih ve 2005/9857 sayılı Kararname’nin eki Karar ile bu hükümde;
“Madde 1 - 8/2/2002 tarihli ve 2002/3729 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının eki Kararın 1’inci maddesinde yer alan “üst kurul üyeleri” ibaresinden sonra gelmek üzere "(Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Kurulu Başkan ve üyeleri hariç)" ibaresi; aynı maddede yer alan “dahil tüm personeli” ibaresinden sonra gelmek üzere “(Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu personeli dahil)” ibaresi eklenmiştir.” şeklinde değişiklik yapılarak Kurul başkan ve üyeleri 631 sayılı KHK’nın ödeme tavanına ilişkin sınırının dışında bırakılmıştır.
5411 sayılı Kanun öncesi mevzuat hükümleri ve uygulamaları ile 5411 sayılı Kanun’un 102’nci maddesi ve 27.12.2005 tarih ve 2005/9857 sayılı BKK’nın 1’inci maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde Kurul başkan ve üyelerine, konut tahsis katkısı ödemelerinin yapılması için kanuni bir engel olmadığı açıktır.
Ancak Kurul başkan ve üyelerine yapılacak ödemeler için Kurul kararlarının temel teşkil edip edemeyeceği konusunda ise;
5411 sayılı Kanun’un 102’nci maddesinin 2’nci fıkrasında;
“Kurumun kadro karşılığı sözleşmeli personelinin ücretleri ile diğer malî ve sosyal hakları birinci fıkrada belirlenen ücret tavanını geçmemek üzere Kurul tarafından tespit edilir.” Hükmüne yer verilmekte,
Aynı Kanun’un “Kuruluş ve bağımsızlık” başlıklı 82’nci maddesinde;
“…
Kurum, bu Kanunda ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununda belirtilen usûl ve esaslar çerçevesinde kendisine tahsis edilen malî kaynaklarını görev ve yetkilerinin gerektirdiği ölçüde, kendi bütçesinde belirlenen usûl ve esaslar dahilinde serbestçe kullanır…” Denilmekte,
“Kurumun görev ve yetkileri” başlıklı 93’üncü maddesinde ise;
“…Kurum, bu Kanun ve ilgili diğer mevzuat hükümleri çerçevesinde kendisine verilen yetkilerini, Kurulca tesis edilecek düzenleyici işlemler veya alınacak özel nitelikli kararlar ile kullanır. Kurum, Kurul kararıyla bu Kanunun uygulanmasına ilişkin yönetmelikler ve tebliğler çıkarmaya yetkilidir.” Hükmü yer almaktadır.
…. tarih ve ….. sayılı kurul kararıyla kadro karşılığı sözleşmeli olarak çalışan Kurum personeline konut tahsis katkısı ödemesi yapılabilirken, …. tarih ve …. sayılı kurul kararıyla, Kurul başkan ve üyelerine de ödeme yapılması düzenlenmiştir.
Kanun’un 102’inci maddesinin birinci fıkrası Başbakanlık Müsteşarı için belirlenen haklardan sadece mali hakları değil sosyal hakları da dikkate almakta ve daha da önemlisi “sosyal haklar tutarında” diyerek Başbakanlık Müsteşarı için belirlenen sosyal hakların ödenecek ücrette bir “tutar” olarak hesaba katılmasını öngörmektedir. Dolayısıyla söz konusu düzenleme, hem Başbakanlık Müsteşarı için belirlenen sosyal hakların ne olduğu, hem de aylık ücrette bunların “tutar” olarak nasıl dikkate alınacağına ilişkin bir belirleme yapmayı gerektirmektedir. Kurulun …… tarihli ve …… sayılı kararı bu belirlemeyi yapması nedeniyle 102’inci maddeye aykırılık teşkil etmemektedir.
Öte yandan, Kuruma ait lojman bulunmadığı da dikkate alındığında yukarıda yer verilen mevzuat çerçevesinde, Başbakanlık Müsteşarının yararlandığı “özel tahsisli konut” gibi ayni olarak belirlenen sosyal hak ödemesinden, Kurul Başkan ve Üyelerinin de yararlandırılması öngörüldüğünden, söz konusu ödeme unsuruna ilişkin belirlemenin de “tutar” olarak rakamlaştırılmak suretiyle tespitinde Kanun’a aykırılık bulunmamaktadır.
Ayrıca, Temyiz Kurulu’nun …. tarih ve …. sayılı ilamında karar verildiği üzere Maliye Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 10’uncu maddesinin (i) bendinde yer alan, “Yürürlükte bulunan mevzuatın mali hükümlerinin uygulanmasını yönlendirmek, bu konuda ortaya çıkabilecek her türlü meseleyi çözmek, tereddütleri gidermek” hükmüne istinaden Maliye Bakanlığından istenilen görüşe, Maliye Bakanlığınca cevaben verilen …… sayı ve ……. tarihli yazıda;
“……
Diğer taraftan, Kamu Konutları Yönetmeliğinin 4 üncü maddesinin (h) bendinde yer alan hüküm uyarınca bütçelerinde yeterli ödeneğin bulunması kaydıyla, bağlı veya ilgili bulunan Bakanlığın teklifi ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Başbakanlıktan izin alınması suretiyle kamu kurum ve kuruluşlarının diğer personeli için konut kiralanabilmektedir. Bu kapsamda, 2012 yılında kamu kurumuna tefrik edilen ödeneğin aşılmaması ve Başbakanlıktan izin alınması kaydıyla, Müsteşar kadrosuna …... TL’yi geçmemek üzere, Müsteşar Yardımcısına …... TL’yi geçmemek üzere lojman kiralanmasına Bakanlığımızca izin verilmiş bulunmaktadır.”
denilerek, bütçesinde yeterli ödenek bulunması ve gerekli izinler alınması halinde, belirtilen ödeme sınırları dahilinde lojman kiralanabileceği belirtilmiştir.
5411 sayılı Kanun’un yukarıda yer verilen 82 ve 93’üncü maddelerinde Kurum’un özerkliği ile görev ve yetkilerini icra ederken sahip olduğu yetkileri belirtilmiştir.
Söz konusu mevzuat hükümlerine göre …. idari ve mali özerkliğe sahip bir kurum olarak kendisine tahsis edilen mali kaynaklarını bütçesinde belirlenen usul ve esaslara göre serbestçe kullanabilmektedir. Yapılan incelemede, kurumun konut tahsis katkısı ödemelerine ilişkin ödenekleri ile ilgili bir sıkıntının mevcut olmadığı ve Maliye Bakanlığınca verilen görüşte belirtilen parasal tutarlara ilişkin sınırlara uyulduğu görülmektedir.
Bu itibarla, ….. Başkan ve Üyelerine yapılan konut tahsis katkısı ödemesinin yukarıda belirtilen gerekçelerle mevzuatına uygun olduğu görüldüğünden, uyuşmazlık konusu ….. TL ile ilgili olarak ilişilecek husus bulunmadığına,
Üye ……………..’ın karşı oyu ile ve oy çokluğuyla karar verildi.
Azınlık Görüşü:
Üye …………..’ın karşı oy gerekçesi:
“...… tarihli ve …... sayılı Kurul Kararının 3’üncü maddesiyle, Kurul başkan ve üyelerine ……. TL’nin her ayın 15’inde net olarak ödenmesine karar verilmiştir. Oysaki 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun “Ücretler, Mali ve Diğer Sosyal Haklar” başlıklı 102’nci maddesinin, ilk fıkrasında;
“Kurul Başkanına Başbakanlık Müsteşarı için belirlenen her türlü ödemeler dâhil malî ve sosyal haklar tutarında aylık ücret ödenir. Başbakanlık Müsteşarına ödenenlerden, vergi ve diğer yasal kesintilere tâbi olmayanlar bu Kanuna göre de vergi ve diğer kesintilere tâbi olmaz. Kurul üyelerine ise Kurul Başkanına yapılan ödemelerin yüzde doksan beşi oranında aynı usûl ve esaslara göre ödeme yapılır.” ve son fıkrasında;
“Kurul Başkan ve Üyelerine birinci fıkraya göre belirlenen ücretler tutarında, damga vergisi hariç herhangi bir kesintiye tabi tutulmaksızın, her ay tazminat verilir” denilerek Kurul başkan ve üyelerinin aylık ücretleri bu hükümlerle düzenlenmiştir.
Aynı Kanun maddesinin ikinci fıkrasında yer alan;
“Kurumun kadro karşılığı sözleşmeli personelinin ücretleri ile diğer mali ve sosyal hakları birinci fıkrada belirlenen ücret tavanını geçmemek üzere Kurul tarafından tespit edilir” ifadesiyle, Kurula sadece kadro karşılığı kurum personelinin mali ve sosyal haklarını belirleme yetkisi tanınmıştır.
Aynı Kanun’un “Kurum Personeli” başlıklı 92’nci maddesinde kadro karşılığı sözleşmeli Kurum personeli olarak Başkan Yardımcıları, Daire Başkanları, Müdürler, Başkanlık Müşavirleri ve meslek personeli sayılmaktadır. Kurulun aylık ücretler ile diğer mali ve sosyal haklarını düzenleme yetkisi bu kadrolarda çalışan personel ile sınırlıdır. Bu nedenlerle Kurul tarafından Kurul başkan ve üyelerine sosyal haklar çerçevesinde “konut tahsis katkısı” adı altında bir ödemenin Kurul Kararıyla yapılmasının hukuki dayanağı bulunmamaktadır.
Ayrıca, Temyiz Kurulu’nun ………. tarih ve …….. sayılı ilamında karar verildiği üzere Maliye Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 10’uncu Maddesinin (i) bendinde yer alan, “Yürürlükte bulunan mevzuatın mali hükümlerinin uygulanmasını yönlendirmek, bu konuda ortaya çıkabilecek her türlü meseleyi çözmek, tereddütleri gidermek” hükmüne istinaden Maliye Bakanlığından istenilen görüşe, Maliye Bakanlığınca cevaben verilen ……. sayılı ve ………… tarihli yazısında;
“…
Söz konusu mevzuat hükümlerinde de açıkça ifade edildiği üzere, ….. Başkanına, Başbakanlık Müsteşarı için belirlenen her türlü ödemeler dahil mali ve sosyal haklar tutarında, Üyelerine, Kurul Başkanına yapılan ödemenin % 95’i oranında ve diğer personele 631 sayılı KHK’nın 14’üncü maddesi ile bu madde uyarınca yürürlüğe konulan 2002/3729 sayılı BKK hükümleri uyarınca belirlenen ortalama ücret toplamı üst sınırını aşmamak üzere Kurul tarafından belirlenen tutarda ödeme yapılabilmektedir. 5411 sayılı Kanun’un 102’nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Başbakanlık Müsteşarı için belirlenen her türlü ödemeler dahil mali ve sosyal haklar” ifadesinin ise, yukarıda belirtilen ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde oluşturulan ve ekte yer alan 1 nolu Tabloda belirtilen maaş unsurlarını kapsaması gerektiği değerlendirilmektedir. Ayrıca Başbakanlık Müsteşarı, medeni ve şahsi durumuna bağlı olarak 84/8813 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 8’nci maddesine göre Devlet memurlarına ödenen aile, doğum ve ölüm yardımları ödenekleri ile 375 sayılı KHK’nın 2’nci maddesi uyarınca ödenen yabancı dil tazminatından Devlet memurlarıyla aynı esas ve usuller çerçevesinde faydalanabilmektedir.
Diğer taraftan, Kamu Konutları Yönetmeliğinin 4 üncü maddesinin (h) bendinde yer alan hüküm uyarınca bütçelerinde yeterli ödeneğin bulunması kaydıyla, bağlı veya ilgili bulunan Bakanlığın teklifi ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Başbakanlıktan izin alınması suretiyle kamu kurum ve kuruluşlarının diğer personeli için konut kiralanabilmektedir. Bu kapsamda, 2012 yılında kamu kurumuna tefrik edilen ödeneğin aşılmaması ve Başbakanlıktan izin alınması kaydıyla, Müsteşar kadrosuna …... TL’yi geçmemek üzere, Müsteşar Yardımcısına …... TL’yi geçmemek üzere lojman kiralanmasına Bakanlığımızca izin verilmiş bulunmaktadır…” denilmiştir ve ilk paragrafta bahsedilen yazı eki tabloda aynen;
“En Yüksek Devlet Memuru Aylığını Oluşturan Maaş Unsurlarının Hesaplanışı ve 2011 Yılı İtibariyle Brüt Tutarları”
En Yüksek Devlet Memuru Aylığını Oluşturan Maaş Unsurları Hesaplanışı 2011 YILI BRÜT TUTARI (TL)
Birinci Altı Ay İkinci Altı Ay
-
Sözleşme Ücreti Bakanlar Kurulunca belirlenmektedir. …… …….
-
İkramiye Sözleşme ücreti tutarı kadar...….. ……...
-
Özel Hizmet Tazminatı 9.500 x Aylık Katsayı x %345…….. ……..
-
Makam Tazminatı 7.500 (15.000/2) x Aylık Katsayı …... ……..
-
Fazla Çalışma Ücreti 9.500 x Aylık Katsayı x %35 ……. ……. gösterilmiştir. Bakanlıkça yapılan yazılı açıklamada;
-her türlü ödemeler için 631 sayılı KHK ve 2002/3729 sayılı BKK’nın ilgili hükümleri uyarınca belirlenen “ortalama ücret toplamı üst sınırı”nın aşılmaması ve tabloda gösterilen ödeme unsurlarına riayet edilmesi gerektiği,
-konut kiralanması yoluna gidilecek ise; “bağlı veya ilgili bulunan Bakanlığın teklifi ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Başbakanlıktan izin alınması” kaydıyla ve Müsteşar ve Müsteşar Yardımcısı için gösterilen tutarları aşmamak şartıyla kiralama yapılabileceği izah edilmiştir.
Ortalama ücret tavanını aşacak şekilde ve mevzuatınca Başbakanlık Müsteşarı için belirlenmiş ödeme kalemlerinin dışında bir ödemede bulunulması veya Kurum personeli ödemeleri için emsal teşkil eden en yüksek devlet memuruna sağlanan lojmanın bedelinin, parasal bir tutar olarak personele ödenmesi gibi uygulamalara cevaz verilmediği görülmektedir.
Bu gerekçelerle, Kurul başkan ve üyelerine, hukuki bir dayanağı olmaksızın konut tahsis yardımı ödemesi yapılarak, oluşan kamu zararının raporda belirtilen sorumlularına ödettirilmesi gerekir."
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:07