Sayıştay 8. Dairesi 176 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8
Sayıştay Kararı
176
6 Şubat 2020
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Daire Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Daire Karar Detayı: Listeye DönYazdır
-
Daire: 8
-
Karar Tarihi: 06.02.2020
-
Karar No: 176
-
İlam No: 73
-
Madde No: 2
-
Kamu İdaresi Türü: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Hesap Yılı: 2018
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Aile Yardımı Ödeneği ve Asgari Geçim İndirimi:
Eşleri çalışan veya sosyal güvenlik kuruluşundan aylık alan memur ve sözleşmeli personele mevzuata aykırı olarak aile yardımı ödeneği verilmesi ve hatalı oranda asgari geçim indirimi uygulanması ile ilgili olarak;
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Aile yardımı ödeneği” başlıklı 202’nci maddesinde, evli bulunan devlet memurlarına aile yardımı ödeneği verileceği, bu yardımın eşi her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan devlet memuruna 1500 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpılması sonucu bulunacak miktar üzerinden ödeneceği ifade edilmiştir. 03.07.2011 tarih ve 2011/2022 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki Kararın 3’üncü maddesi ile eş için ödenmekte olan aile yardımı ödeneğine esas (1500) gösterge rakamının 01.07.2011 tarihinden itibaren (2134) olarak uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 8’inci maddesinde ise; ayın veya haftanın bazı günleri ya da günün belirli saatleri gibi kısmi zamanlı çalışan sözleşmeli personel hariç olmak üzere, kamu kurum ve kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatları ile döner sermaye işletmelerinde sözleşmeli personel pozisyonlarında istihdam edilenlerden aile yardımı ödeneğinden veya başka bir ad altında da olsa aynı amaçla yapılan herhangi bir ödemeden yararlanamayanlara, Devlet memurlarına verilen aile yardımı ödeneğinin, herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaksızın aynı usul ve esaslar çerçevesinde ödeneceği belirtilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden de anlaşıldığı üzere, evli olan devlet memurlarının ve sözleşmeli personelin aile yardımı ödeneğinden yararlanabilmesi için eşlerinin her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmaması veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almaması gerekmektedir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 32’nci maddesinde; asgarî geçim indiriminin; ücretin elde edildiği takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgarî ücretin yıllık brüt tutarının; mükellefin kendisi için % 50’si, çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi için % 10’u olduğu ifade edilmiştir.
İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünden 2018 yılında aile yardım ödeneği alan personele ilişkin bilgilerin temin edilmesini müteakip ……Sosyal Güvenlik Merkezinden, aile yardımı alan kişilerin eşlerine ait hizmet dökümlerinin (sigortalılık tescil ve hizmet kayıtları) incelenmesi neticesinde; 2018 yılında 1’i sözleşmeli, 5’i memur olmak üzere toplamda 6 personelin; eşleri tüm yıl veya belli dönemlerde menfaat karşılığı çalıştığı veya sosyal güvenlik kuruluşundan aylık aldığı halde bu hususu Belediyeye bildirmedikleri ve mevzuata aykırı olarak aile yardımı aldıkları görülmüştür. Ayrıca bu personele, herhangi bir geliri olmayan eş için Kanunda öngörülen %10 oranında asgari geçim indirimi uygulandığı tespit edilmiştir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 32’nci maddesinde harcama yetkililerinin, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumlu olduğu; 33’üncü maddesinde ise gerçekleştirme görevlilerinin harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanmasından sorumlu olduğu belirtilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 202’nci maddesi gereğince, aile yardımı ödeneğinden faydalanmak isteyen Belediye personelinin, Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin 11’inci maddesinde öngörülen Aile Yardımı Bildirimini vermesi gerekmektedir. Aile Yardımı Bildirimi, aile yardımının ödenmesine esas teşkil ettiğinden personel tarafından bu bildirimin verilmesi bir gerçekleştirme işlemi sayılmakta olup, bildirimde yer alan bilgilerin doğruluğundan bildirimi verenlerin (Diğer Gerçekleştirme Görevlisi-Ahiz sıfatıyla) de harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri ile birlikte sorumluluğu bulunmaktadır.
Sorumlular savunmalarında konuya ilişkin gerekli takibin başlatılarak, ilgililerin maaşından Haziran/2019 döneminden itibaren kesinti yapılmaya başlandığını ifade etmişlerdir.
Bu itibarla; eşleri çalışan veya sosyal güvenlik kuruluşundan aylık alan memur ve sözleşmeli personele mevzuata aykırı olarak eş için öngörülen aile yardımı ödeneği verilmesi ve hatalı oranda asgari geçim indirimi uygulanması sonucu oluşan toplam …… TL kamu zararının;
…… TL’sinin …… tarihli ve …… no.lu, …… tarihli ve …... no.lu, …… tarihli ve no.lu ödeme emri belgeleri ile ahiz ……’nın 2019/6-7-8-9-10 dönemi maaşından;
…… TL’sinin …… tarihli ve …… no.lu, …… tarihli ve …… no.lu, …… tarihli ve no.lu ödeme emri belgeleri ile ahiz ……’nın 2019/6-7-8-9-10 dönemi maaşından;
…… TL’sinin …… tarihli ve …… no.lu, …… tarihli ve …... no.lu, …… tarihli ve no.lu ödeme emri belgeleri ile ahiz ……’nın 2019/6-7-8-9-10 dönemi maaşından;
…… TL’sinin …… tarihli ve …… no.lu, …… tarihli ve …… no.lu, …… tarihli ve no.lu ödeme emri belgeleri ile ahiz ……’nın 2019/6-7-8-9-10 dönemi maaşından;
…… TL’sinin …… tarihli ve …… no.lu, …… tarihli ve …… no.lu, …… tarihli ve no.lu ödeme emri belgeleri ile ahiz ……’nın 2019/6-7-8-9-10 dönemi maaşından;
…… TL’sinin …… tarihli ve …… no.lu, …… tarihli ve …… no.lu, …… tarihli ve no.lu ödeme emri belgeleri ile ahiz ……’nın 2019/6-7-8-9-10 dönemi maaşından;
Olmak üzere toplam …… TL’nin ilgililerin maaşından kesinti yapılmak suretiyle tahsil edildiği anlaşıldığından, bu tutar için ilişilecek husus bulunmadığına, oy birliğiyle,
Geriye kalan …… TL kamu zararının;
…… TL’sinin, Harcama Yetkilisi (Plan Proje Müd. V.) ……, Gerçekleştirme Görevlisi (Tahakkuk Memuru) …… ve Diğer Gerçekleştirme Görevlisi (Teknisyen) ……’ya,
…… TL’sinin, Harcama Yetkilisi (Plan Proje Müd. V.) ……, Gerçekleştirme Görevlisi (Tahakkuk Memuru) …… ve Diğer Gerçekleştirme Görevlisi (Teknisyen) ……’ya,
…… TL’sinin, Harcama Yetkilisi (Kültür ve Sos. İşl. Müd.) ……, Gerçekleştirme Görevlisi (V.H.K.İ) …… ve Diğer Gerçekleştirme Görevlisi (Kültür ve Sosyal İşler Müdürü) ……’ya,
…… TL’sinin, Harcama Yetkilisi (Kültür ve Sos. İşl. Müd.) ……, Gerçekleştirme Görevlisi (Tahakkuk Memuru) …… ve Diğer Gerçekleştirme Görevlisi (Kültür ve Sosyal İşler Müdürü) ……’ya,
…… TL’sinin, Harcama Yetkilisi (Mali Hiz. Müd.) ……, Gerçekleştirme Görevlisi (Tahakkuk Memuru) …… ve Diğer Gerçekleştirme Görevlisi (Bilgisayar İşletmeni) ……’ya,
…… TL’sinin, Harcama Yetkilisi (Mali Hiz. Müd.) ……, Gerçekleştirme Görevlisi (V.H.K.İ) …… ve Diğer Gerçekleştirme Görevlisi (Bilgisayar İşletmeni) ……’ya,
…… TL’sinin, Harcama Yetkilisi (Fen İşl. Müd.) ……, Gerçekleştirme Görevlisi (İşçi) …… ve Diğer Gerçekleştirme Görevlisi (Sözleşmeli Personel) ……’ya,
…… TL’sinin, Harcama Yetkilisi (Yapı Kontrol Müd. V.) …… Gerçekleştirme Görevlisi (Tahakkuk Memuru) …… ve Diğer Gerçekleştirme Görevlisi (Mühendis) ……’ya
…… TL’sinin, Harcama Yetkilisi (Yapı Kontrol Müd. V.) …… Gerçekleştirme Görevlisi (V.H.K.İ) …… ve Diğer Gerçekleştirme Görevlisi (Mühendis) ……’ya
…… TL’sinin, Harcama Yetkilisi (Fen İşl. Müd.) ……., Gerçekleştirme Görevlisi (Tahakkuk Memuru) …….. ve Diğer Gerçekleştirme Görevlisi (Mühendis) ……’ya
…… TL’sinin, Harcama Yetkilisi (Fen İşl. Müd.) ……., Gerçekleştirme Görevlisi (Tahakkuk Memuru) …….. ve Diğer Gerçekleştirme Görevlisi (Mühendis) ……’ya
…… TL’sinin, Harcama Yetkilisi (Zabıta Müd. V.) ……, Gerçekleştirme Görevlisi (Tahakkuk Memuru) …… ve Diğer Gerçekleştirme Görevlisi (Zabıta Memuru) ……’ya,
…… TL’sinin, Harcama Yetkilisi (Zabıta Müd. V.) ……, Gerçekleştirme Görevlisi (Tahakkuk Memuru) …… ve Diğer Gerçekleştirme Görevlisi (Zabıta Memuru) ……’ya,
…… TL’sinin, Harcama Yetkilisi (Zabıta Müd. V.) ……,, Gerçekleştirme Görevlisi (V.H.K.İ) …… ve Diğer Gerçekleştirme Görevlisi (Zabıta Memuru) …….’ya,
Müştereken ve müteselsilen,
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile ödettirilmesine, Üye ……’nın karşı oyu ile ve oy çokluğuyla karar verildi
Azınlık Görüşü:
Üye ……’nın karşı oy gerekçesi;
“6085 sayılı Sayıştay Kanununun “Tanımlar” başlıklı 2 nci maddesinin birinci fıkrasında;
“1) Bu Kanunun uygulanmasında;
(…)
e) Hesap yargılaması: Kanunlarla belirlenen sorumluların hesap ve işlemlerinin mevzuata uygun olup olmadığının yargılama yoluyla kesin hükme bağlanmasını ve bununla ilgili kanun yollarını”
(…)
ifade eder.”
“Sorumlular ve sorumluluk halleri” başlıklı 7 nci maddesinde;
“(1) Bu Kanunun sorumlular ve sorumluluk halleri uygulamasında; 5018 sayılı Kanun ve Sayıştay denetimi ile ilgili diğer kanunlarda belirtilen sorumlular ve sorumluluk halleri esas alınır.
(2) Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar; kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur. Bu sorumluluğun yerine getirilip getirilmediği Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulacak Sayıştay raporlarında belirtilir. Kamu zararına sebep olunan durumlar ise bu zararın tazminine ilişkin hükme bağlama işlemi ile sonuçlandırılır.
(3) Sorumlular; mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri ile illiyet bağı kurularak oluşturulan ilamda yer alan kamu zararından tek başlarına veya birlikte tazmin ile yükümlüdür.
(4) Usulüne uygun biçimde görevlendirilmediği halde kendiliğinden veya verilen emir üzerine gelirleri tahakkuk ettiren, toplayan, harcayan ve bu işlemleri onaylayanlar, malları muhafaza eden ve idare edenlerle her türlü mali iş ve işlemleri yürütenlerin işlemleri bir hesaba dahil edilmediği takdirde, sorumluluk bu kişiler hakkında da uygulanır. Bu durum yöneticilerin yazılı emirleri üzerine meydana gelmiş ise sorumluluğa yöneticiler de ortak olur.”
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8 inci maddesinde;
“Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”
“Harcama yetkisi ve yetkilisi” başlıklı 31 inci maddesinde;
“Bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisidir.
Ancak, teşkilât yapısı ve personel durumu gibi nedenlerle harcama yetkililerinin belirlenmesinde güçlük bulunan idareler ile bütçelerinde harcama birimleri sınıflandırılmayan idarelerde harcama yetkisi, üst yönetici veya üst yöneticinin belirleyeceği kişiler tarafından; mahallî idarelerde İçişleri veya Çevre ve Şehircilik Bakanlığının, diğer idarelerde ise Hazine ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine yürütülebilir.(1)(3)
Kanunların veya Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur.”
“Harcama talimatı ve sorumluluk” başlıklı 32 nci maddesinde;
“Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.
Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun ve diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.”
“Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33 üncü maddesinde;
“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. (Değişik son cümle: 22/12/2005-5436/10 md.) Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.”
Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.
(…)
Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.”
“Yetkisiz tahsil ve ödeme” başlıklı 72 nci maddesinin birinci fıkrasında;
“Kanunların veya Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin öngördüğü şekilde yetkili kılınmamış hiçbir gerçek veya tüzel kişi, kamu adına tahsilat veya ödeme yapamaz.”
Hükümleri yer almaktadır.
Söz konusu düzenlemeler gereğince hesap yargılamasının taraflarından birisi olan sorumluların kanunlarca ve açıkça belirlenmiş olması gerekmektedir. Zira kamu zararının tazmin edilmesinin sağlanmasının yanı sıra, sorumlunun kamu zararına yol açan eyleminin bir yaptırımı mahiyetinde de olan tazmin kararlarının sadece sorumlular hakkında verilmesi gerekmektedir. Aksi durumda, yasalarda açıkça belirtilmemesine rağmen kıyas ya da diğer yollarla sorumluluğun genişletilmesi halinde hesap yargılamasına konu uyuşmazlığın tarafı olmayan kişiler de yargılanabilecek ve haklarında hüküm kurulabilecektir.
Bu durum 6085 sayılı Kanunda, bu Kanunun uygulanmasında hesap yargılamasının Kanunlarla belirlenen sorumluların hesap ve işlemlerinin mevzuata uygun olup olmadığının yargılama yoluyla kesin hükme bağlanmasını ve bununla ilgili kanun yollarını ifade edeceği şeklinde belirtilmiştir.(Md. 2/1-e) Madde metninde sorumluların kanunla belirlenmesi gerektiği açıkça ortaya konulmuştur. Yine aynı Kanunun 7 nci maddesinde de, bu Kanunun sorumlular ve sorumluluk halleri uygulamasında; 5018 sayılı Kanun ve Sayıştay denetimi ile ilgili diğer kanunlarda belirtilen sorumlular ve sorumluluk hallerinin esas alınacağı (birinci fıkra), kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumlu olanların her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar olduğu ve kamu zararına sebep olunan durumlarda ise sürecin bu zararın tazminine ilişkin hükme bağlama işlemi ile sonuçlandırılacağı (ikinci fıkra), usulüne uygun biçimde görevlendirilmediği halde kendiliğinden veya verilen emir üzerine gelirleri tahakkuk ettiren, toplayan, harcayan ve bu işlemleri onaylayanların malları muhafaza eden ve idare edenlerle her türlü mali iş ve işlemleri yürütenlerin, sayılan işlemleri bir hesaba dahil edilmediği takdirde, sorumluluğun bu kişiler hakkında da uygulanacağı (dördüncü fıkra) hüküm altına alınmıştır. Dördüncü fıkrada dikkat çeken husus ise, sorumluların usulüne uygun bir görevlendirme ile belirleneceğinin ifade edilmiş olmasıdır.
Sorumluluğun ve sorumluların kanunla tespit edilmesi gerektiğine yönelik bir diğer düzenleme ise 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 8 inci maddesinde yer almaktadır. Söz konusu maddede kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumlu olanlar ile yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorunda olanların her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar olduğu ifade edilmiştir. Dolayısıyla 6085 sayılı Sayıştay Kanunu ile kurulan hesap yargılaması sistematiği içerisinde kamu kaynaklarının kullanılması nedeniyle sorumlu tutulanların diğer bir ifade ile Sayıştay yargılamasının taraflarından birisi olan sorumluların ancak kanun ile tespit edilmesi gerekmektedir.
Söz konusu tespit ise yine 5018 sayılı Kanunun 31 vd. maddelerinde vuzuha kavuşturulmuştur. Şöyle ki, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 31 inci maddesinde, bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisinin harcama yetkilisi olduğu (birinci fıkra), Kanunların veya Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluğun kurul, komite veya komisyona ait olduğu (üçüncü fıkra), 32 nci maddesinde, bütçelerden harcama yapılabilmesinin, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkün olduğu (birinci fıkra), harcama yetkililerinin, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun ve diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumlu oldukları (ikinci fıkra), 33 üncü maddesinde de, “Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33 üncü maddesinde; bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerektiği, giderlerin gerçekleştirilmesinin; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanacağı (birinci fıkra), gerçekleştirme görevlilerinin, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütecekleri (ikinci fıkra), gerçekleştirme görevlilerinin, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumlu oldukları (dördüncü fıkra) hüküm altına alınmıştır. Şu halde söz konusu düzenlemelerle, bir giderin yapılması sürecinin her bir aşaması sorumluları ile birlikte tespit edilmiş, konuyla ilgili yasal çerçeve çizilmiştir. Dolayısıyla bir kamu gideri, nitelikleri ve görevleri kanunda belirlenen harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlileri tarafından tamamlanan bir idari işlem sonucunda gerçekleşmektedir. Sorumluluktaki yasallık 5018 sayılı Kanununun 72 nci maddesinde ve bir kez daha “Kanunların veya Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin öngördüğü şekilde yetkili kılınmamış hiçbir gerçek veya tüzel kişi, kamu adına tahsilat veya ödeme yapamaz.” Denilmek suretiyle vurgulanmıştır.
Adı geçen idarede görevli memur ve sözleşmeli personele aile yardımı ödeneği ödenmesi ve asgari geçim indirimi uygulanması işlemlerinde işleme esas teşkil eden beyannamelerin ahiz durumundaki ilgili kamu görevlisi tarafından düzenlenmesi nedeniyle bu kişiler de “diğer gerçekleştirme görevlisi” sıfatı ile sorumluluğa dahil edilmiştir. Ancak yukarıda da belirtildiği üzere bir giderin yapılması ile ilgili bütün süreç sorumluları ile birlikte yasalarla belirlenmiştir ve sorumluluk, Hesap Yargısının görev alanının belirlenmesinde etkili olup kamu düzenindendir dolayısıyla da kıyas yolu ile genişletilmesi mümkün değildir. Diğer taraftan kamu görevlisi statüsündeki ahizin beyannamesi, ödeme ile ilgili idari işlemin gerçekleşme sürecinde idari işlemin icrai nitelikte sonuç doğuran halkalarından birisi değildir. Ahizin idareye sunduğu beyanname yıllık izin, tayin gibi ahiz tarafından idareden yapılmış bir talep olup, idarece ancak yasaların izin verdiği ölçüde karşılanabilecektir. Dolayısıyla beyanname sahibi ödeme ile ilgili işlemin bir parçası olmamakta, ödemeye ait yasal sorumluluğa dahil bulunmamaktadır. Beyannamenin gerçeği yansıtmamasının idari ve cezai sorumluluğunun ise burada açıklanan sorumlulukla ilgisinin bulunmadığı ise açıktır. Dolayısıyla söz konusu tazmin kararının ahizler dışındaki sorumlular hakkında verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.”
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:48