Sayıştay 8. Dairesi 170 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8
Sayıştay Kararı
170
29 Kasım 2019
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Daire Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Daire Karar Detayı: Listeye DönYazdır
-
Daire: 8
-
Karar Tarihi: 29.11.2019
-
Karar No: 170
-
İlam No: 36
-
Madde No: 5
-
Kamu İdaresi Türü: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Hesap Yılı: 2018
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Sosyal Denge Tazminatı:
…… Müdürlüğünde görevli memur ve sözleşmeli personele toplu iş sözleşmesi ile belirlenen üst limit üzerinden sosyal denge tazminatı ödenmesine rağmen ayrıca yeni mali ve sosyal haklar ödenmesi nedeniyle tavan tutarın aşılması sonucu kamu zararına sebebiyet verilmesi ile ilgili olarak;
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun “Mahalli idarelerde sözleşme imzalanması” başlıklı 32’nci maddesinde, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ek 15’inci maddesi hükümleri çerçevesinde, belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince sosyal denge tazminatının ödenmesine karar verilmesi halinde, toplu sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın temsilcisi ile belediye başkanı arasında sözleşme yapılabileceği belirtilmiştir.
Aynı Kanunun Geçici 14’üncü maddesinde;
“15/3/2012 tarihinden önce 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzeri adlar altında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebilir. Anılan sözleşmelerin uygulanmasına devam edildiği dönem için 32 nci madde hükümleri çerçevesinde ayrıca sözleşme yapılamaz. Söz konusu sözleşmeleri 31/12/2015 tarihinden önce sona eren veya mevcut sözleşmeleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra karşılıklı olarak feshedilen kapsama dahil idareler, sözleşmelerinin sona eriş veya fesih tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmelerin sona erdiği veya feshedildiği tarih ile bu Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapabilir. Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir. Bu şekilde yapılacak ödemeler kazanılmış hak sayılmaz.” denilmektedir.
Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşme’nin “Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme” başlıklı 4’üncü bölümünün, Sosyal denge tazminatı süre uzatımına ilişkin 7’nci maddesinde; “4688 sayılı Kanunun geçici 14 üncü maddesinde yer alan “31/12/2015” ibaresi “31/12/2019” şeklinde uygulanır.” hükmüne yer verilmektedir.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 15’inci maddesinde ise;
“Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir.” hükmü yer almaktadır.
Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşme’nin “Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme” başlıklı 4’üncü bölümünün “Sosyal Denge Tazminatı” başlıklı 1’inci maddesinde; Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine 4688 sayılı Kanun’un 32’nci maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatının aylık tavan tutarı, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %100’ü olarak belirlenmiştir.
4688 sayılı Kanun’un Geçici 14’üncü maddesi ile Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşmenin “Sosyal denge tazminatı süre uzatımı” başlıklı 7’nci maddesi birlikte değerlendirildiğinde; Geçici 14’üncü maddenin yürürlüğe girdiği tarih olan 11.04.2012 tarihinde geçerli olan sözleşmede ödenen tutar, 2018 yılında yapılan sözleşmede tavan tutar olarak esas alınabilecektir. Ancak ……Belediyesi 6360 sayılı Kanun ile 2014 yılında kurulmuş bir belediye olduğu için 11.04.2012 tarihinde iş sözleşmesi bulunmamaktadır. Dolayısıyla …… Belediyesinin 2018 yılı sosyal denge sözleşmesinde, 4. Dönem Toplu Sözleşme ile belirlenen tavan tutarın (en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %100’ü) esas alınması gerekmektedir.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 15 inci maddesinde düzenlenen sosyal denge tazminatı ödenmesini sağlamak üzere adı geçen Belediye ile Tüm Yerel Yönetim Çalışanları Sendikası arasında 04.01.2018 tarihinde imzalanan ve 01.01.2018-31.12.2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Toplu İş Sözleşmesi düzenlenmiştir.
Söz konusu Sözleşmenin “İyileştirme Yardımı” başlıklı 23’üncü maddesinde;
“1-İşbu Toplu sözleşmenin birinci bölümünde belirtilen hukuksal dayanaklar çerçevesinde; tüm memurlara ve sözleşmeli memurlara, halen almakta oldukları aylıklara ilaveten her ayın maaş günü;
a) 4688 Sayılı Yasanın 32’nci maddesi gereği tavan tutarın %100’ü oranında Sosyal Denge Tazminatı verilir.
b) Ramazan ve Kurban Bayramlarında tavan tutar (%100’ü) kadar bayram ikramiyesi verilir.
c) “1 Mayıs Emek ve Dayanışma” gününde tavan tutar (%100’ü) kadar ikramiye ödenir.
d)2018-2019 yıllarını kapsayan Yerel Yönetimler Hizmet Kolundaki Toplu Sözleşmesinin “Toplu Taşıma Kartı” başlığında yer alan “Büyükşehir kapsamına giren illerdeki belediyelerde veya büyükşehir belediyelerine bağlı kamu tüzel kişiliğine haiz kuruluşlarda çalışmakta olan kamu görevlilerine toplu taşıma araçlarından yaralanacak şekilde mesaiye geliş ve gidişlerinde kullanılmak üzere toplu taşıma kartı verilebilir” maddesi gereğince aylık kart bedeli brüt 250 TL her ay nakden ödenir, personelin izinli ya da raporlu olduğu günler için ödeme yapılamaz.
e) Çalışanların birinci derece yakınlarının (Anne, baba, kardeş, eş ve çocukları) ölümü halinde çalışanın kendisine 5.000,00 TL ölüm yardımı yapılır.
f) Çalışanın vefatı halinde yasal mirasçılarına 10.000,00 TL ölüm yardımı çalışanın eşine ödenir.”
Hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda tarih ve sayıları yazılı ödeme emri belgeleri ve eklerinin incelenmesi sonucunda; …… Belediyesinin kadro ve pozisyonlarında görevli memurlara, bahsi geçen sözleşmenin 23’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereği her ay, sosyal denge tazminatının yasal üst sınırından (en yüksek devlet memuru aylığının ek gösterge dahil %100’ü tutarında) ödeme yapıldığı görülmüştür.
Bahsi geçen sözleşmenin 23 üncü maddesinin (a) bendi kapsamında yapılan sosyal denge tazminatı, bu tazminat için öngörülen tavan tutar üzerinden ödenmesi nedeniyle artık 4688 sayılı Kanunun 32 ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 15 inci maddeleri gereğince düzenlenen bir sözleşme gereğince belediye personeline her ne ad altında olursa olsun yapılan ödemelerin bu tavan tutarı aşmaması gerekmektedir. Söz konusu sözleşmenin 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile Kurban ve Ramazan Bayramı ikramiyeleri, (c) bendi ile 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü ikramiyesi ve (d) bendi ile de toplu taşıma yardımı adları altında ödemeler yapılmıştır. Her ne kadar adı geçen Sözleşmenin 23/1’inci maddesinin (b), (c) ve (d) bentlerinde sayılan ödemeler sosyal denge tazminatı olarak isimlendirilmemiş olsalar bile esas itibariyle bu ödemeler, 4688 sayılı Kanunun 32 ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 15 inci maddeleri gereğince belediyelere sadece sosyal denge tazminatı ödenmesine yetki ve izin veren yasal düzenlemeler kapsamında yapılan ödeme mahiyetinde olup, ödemenin adının farklılaştırılması ödemenin mahiyetini değiştirmemektedir. Bir başka anlatımla 4688 sayılı Kanunun 32 ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 15 inci maddeleri memurlara sadece sosyal denge tazminatı ödenmesine izin veren sözleşme düzenlenmesine münhasır olup başkaca mali hak sağlanmasına imkân tanımamaktadır. Aksi takdirde bahsi geçen yasal düzenlemelerle getirilen sınırlamanın bir anlamı kalmayacak, yasal düzenleme dolanılıp, ödemenin adı değiştirilerek tavan sınırsız bir şekilde aşılabilecektir ki, söz konusu yasal düzenlemeler ile öngörülen amacın bu olmadığı gayet açıktır.
Sorumlular savunmalarında;
Anayasa’nın 90’ıncı maddesine ve ilgili ILO sözleşmelerine atıf yaparak, uyuşmazlık konusunun toplu iş sözleşmesine ve sendikal örgütlülüğe müdahale kapsamında olduğunu belirtmişlerdir. Ancak uyuşmazlık konusu, toplu sözleşme ya da sendikal özgürlükle ilgili olmayıp, sözleşme kapsamında yapılan ödemelerin tavan tutarı aşmasıyla ilgilidir. ILO sözleşmelerinde sendikal örgütlenme ve toplu sözleşme hakkının korunmasına ilişkin temel hükümler yer almakta olup, bu özgürlüklerin uygulanmasına ilişkin düzenlemeler ülkelerin kendi iç hukuk metinlerine bırakılmıştır. 4688 sayılı Kanunun 32’inci maddesi ve Geçici 14’üncü maddesi ile 375 sayılı KHK’nin ek 15’inci maddesi, mahalli idarelerde ödenecek sosyal denge tazminatına ilişkin hükümler ve sınırlamalar içermektedir,
İdari işlemin geri alınmasına ilişkin Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu kararı örnek gösterilerek, tavanı aşan sosyal denge ödemelerinin kamu zararı oluşturmadığı iddia edilmektedir. Ancak söz konusu Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu kararının, hatalı terfi veya intibak işleminin idare tarafından geri alınmasına ve bu hatalı işlem sonucu ödenen aylık tutarların ödeme yapılan kişilerden tahsiline ilişkindir. Burada konu edilen ise, kusurlu eylemleri ile kamu zararına yol açan sorumluların 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ve 6085 sayılı Sayıştay Kanunu ile belirlenen sorumluluklarıdır. Sayıştay Dairelerince verilen tazmin kararları işte bu kamu zararına yol açma eyleminin yaptırımı mahiyetindedir.
4688 sayılı Kanun’un Geçici 4’üncü maddesi uyarınca, bu Kanunun yayımı tarihine kadar memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdetmeleri nedeniyle; kamu görevlileri haklarında idarî, malî veya adlî takibat yapılmayacağı, başlatılanların işlemden kaldırılacağı ileri sürülmekte ise de 4688 sayılı Kanun 12.07.2001 tarihinde yayımlandığından ilgili madde sadece yayım tarihinden önceki işlemler üzerinde hüküm doğurmaktadır.
4688 sayılı Kanun’un 32’nci maddesinin son fıkrasında yer alan, sözleşmeyi hükümsüz kılacak şartlar gerçekleşmediği müddetçe; sözleşmenin yasal geçerliliğini koruyacağı ve hükümsüz kalmasından söz edilemeyeceği ifade edilmekte ise de sosyal denge sözleşmesinin geçersiz olduğu ile ilgili bir iddia bulunmamaktadır. Söz konusu olan ödenen sosyal denge tazminatının tavan tutarı aşmasıdır.
Ayrıca Sayıştay 5’inci Dairesinin …… tarihli ve …… ilam numaralı (…… tutanak tarihli ve …… karar nolu) kararı dayanak gösterilerek kamu zararı oluşmadığının ifade edildiği görülmektedir. Ancak, söz konusu ilam hükmünde, idarelere sosyal denge sözleşmesi imzalama konusunda sınırsız bir yetki tanınmadığı, 11.04.2012 tarihinde yürürlükte olan sözleşmeye göre ödenen ortalama aylık tutar kadar, sosyal denge tazminatı ödeyebilme yetkisi verildiği görülmektedir. …… Belediyesi 2014 yılında kurulduğundan ve 2012 yılında sözleşmesi bulunmadığından, sosyal denge ödemelerinde tavan tutar olarak 2018 ve 2019 yıllarını kapsayan 4. dönem toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın alınması gerekmektedir.
Anayasa’nın “Ücrette adalet sağlanması” başlıklı 55’inci maddesi uyarınca; Devletin, çalışanları ücrette adaletin sağlanması için sosyal yardımlarla desteklemesi gerektiği belirtilmiştir. Söz konusu madde ücrette adaletin sağlanmasına ilişkindir ve sosyal denge tazminatı ödemeleri için tavan tutar belirlenmesine engel teşkil etmemektedir. Ücrette adalete aykırılık iddiasıyla tavan tutarı aşan miktarlarda sosyal denge tazminatı ödenmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Savunmada ayrıca, yapılan harcamaların bütçede karşılığının bulunduğu, bütçe ile belirlenen tutarın aşılmadığı, bütçede karşılığı bulunan bir iş için ödeme yapılmasında herhangi bir sakınca bulunmadığı; aksine sözleşme ile belirlenen tutarın, bütçede karşılığı bulunduğu sürece, zamanında ödenmemesinin kamu zararı oluşturacağı ayrıca kamu zararı oluşması için de mevzuata aykırı karar, eylem ve işlemle zarar arasında illiyet bağının oluşması gerektiği ancak böyle bir illiyet bağının oluşmadığı iddia edilmektedir. 5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesinin birinci fıkrasında kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.” şeklinde tanımlanmış, aynı maddenin ikinci fıkrası (g) bendinde; “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” kamu zararı olarak sayılmıştır. Buna göre; bütçede ödeneği olsa da, mevzuat ile belirlenen tavan tutarı aşan sosyal denge tazminatı ödemeleri, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” kapsamına girdiğinden kamu zararı olarak değerlendirilmektedir.
Son olarak sorumlularca, sosyal denge tazminatının tavan tutarının belirlenmesine esas teşkil eden “en yüksek devlet memuru aylığı” kavramının dar anlamda yorumlanmasının hukuka uygun olmadığı, gösterge ve ek gösterge toplamından oluşan aylık kavramına taban aylık ve kıdem aylık tutarlarının da dahil edilmesi gerektiğinin ifade edildiği görülmektedir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 43’üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Kanuna tabi kurumların kadrolarında bulunan personelin aylık ve ek göstergeleri aşağıda gösterildiği şekilde tespit edilir:” denildiği, aynı fıkranın (A) bendinde aylık göstergesinin, (B) bendinde ise ek göstergenin tanımlandığı, söz konusu maddeden anlaşılacağı üzere “aylık” kavramının aylık göstergesi ve ek gösterge toplamının aylık katsayısı ile çarpımını ifade ettiği, sosyal denge tazminatının tavan tutarının belirlendiği 4. Dönem Toplu Sözleşmenin Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Dördüncü Bölümünün 1’inci maddesinde; “… ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %100’üdür.” denildiği, burada “ek gösterge dahil” ifadesinin en yüksek devlet memuru aylığı hesaplanırken aylık göstergeye ek göstergenin de dahil edileceğini belirtmek için kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Konu mali sorumluluk yönünden değerlendirildiğinde;
5018 sayılı Kanun’un “Üst Yöneticiler” başlıklı 11’inci maddesinde;
“Bakanlıklarda müsteşar, diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. (Mülga ikinci cümle: 3/10/2016-KHK-676/69 md.)
Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve bu Kanunda belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden Bakana; mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar.
Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler.” denilmektedir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediye Başkanı” başlıklı 37’nci maddesinde belediye başkanının belediye idaresinin başı ve belediye tüzel kişiliğinin temsilcisi olduğu,
38’inci maddesinde, belediyenin hak ve menfaatlerini korumanın belediye başkanının görev ve yetkisinde olduğu,
61’inci maddesinde, Belediye başkanı ve harcama yetkisi verilen diğer görevlilerin, bütçe ödeneklerinin verimli, tutumlu ve yerinde harcanmasından sorumlu olduğu belirtilmiştir.
Bu hükümlerden hareketle Belediye Başkanının imzaladığı sosyal denge tazminatı ödenmesine ilişkin sözleşme, temsilcisi olduğu idare için bağlayıcılık taşımakta olduğundan, mevzuata aykırı hükümler içeren sözleşmeyi imzalayan Üst Yönetici Belediye Başkanının oluşan kamu zararından dolayı sorumluluğu bulunmaktadır.
5018 sayılı Kanunun Harcama yetkililerinin harcama sürecindeki görev ve sorumluluklarını düzenleyen “Harcama Talimatı ve Sorumluluk” başlıklı 32 nci maddesinde;
“Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.
Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, Ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.” hükmüne yer verilmiştir.
Yine, aynı Kanunun 55 ve devamı maddelerinde kamu idarelerinin iç kontrol sistemlerini oluşturmaları öngörülmüş ve bu çerçevede harcama birimlerinin yapılan mali işlemler üzerinde gerçekleştirecekleri kontroller açıklanmış olup, harcama birimlerinin asgari yapması gereken kontroller, malî hizmetler birimi tarafından ön malî kontrole tâbi tutulacak malî karar ve işlemlerin usûl ve esasları ile ön malî kontrole ilişkin standart ve yöntemlerin Maliye Bakanlığınca belirleneceği hükme bağlanmıştır.
Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar'ın “Ön Mali Kontrolün Kapsamı” başlıklı 10’uncu maddesinde, ön mali kontrol işleminin harcama birimleri tarafından da yerine getirileceği belirtilerek gelir, gider, varlık ve yükümlülüklere ilişkin mali karar ve işlemlerin harcama birimi tarafından mali mevzuat hükümlerine uygunluk yönüyle kontrol edileceği belirtilmektedir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre harcama yetkilileri harcama yapılması süreçlerinde, mevzuata uygunluk açısından gereken kontrolleri sağlamakla yükümlüdürler ve yapılacak harcama, nitelik itibariyle hukuka aykırı nitelik taşıyorsa, söz konusu işlemleri yapmaktan kaçınmak durumundadırlar. Dolayısıyla, Belediye ile Sendika arasında imzalanan ve hukuka aykırı nitelik taşıyan sözleşme hükümlerini yerine getiren harcamalar ile ilgili harcama yetkililerinin sorumluluğu bulunmaktadır.
5018 sayılı Kanunun 33’üncü maddesinin ikinci fıkrasında gerçekleştirme görevlilerinin, iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alınması veya gerçekleştirilmesi hususlarında sorumluluklarının bulunduğu hüküm altına alınmıştır. Ancak Üst yönetici Belediye Başkanı tarafından imzalanmış bir sözleşme ve kanuna aykırılığı araştırmakla sorumlu harcama yetkilisince verilmiş harcama talimatı varken, söz konusu sözleşme ve harcama talimatına uygun işlem yapan gerçekleştirme görevlilerinin sözleşme gereği yapılan harcamalarla ilgili olarak sorumlulukları bulunmamaktadır.
Bu itibarla, …… Müdürlüğünde görevli memur ve sözleşmeli personele toplu iş sözleşmesi ile belirlenen üst limit üzerinden sosyal denge tazminatı ödenmesine rağmen ayrıca yeni mali ve sosyal haklar ödenmesi nedeniyle tavan tutarın aşılması sonucu oluşan toplam …… TL kamu zararının;
…… TL’sinin Üst Yönetici …… (Belediye Başkanı) ile Harcama Yetkilisi ……’ya (Hukuk İşleri Müdürü),
…… TL’sinin Üst Yönetici …… (Belediye Başkanı) ile Harcama Yetkilisi ……’ya (Hukuk İşleri Müdür V.) müştereken ve müteselsilen,
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile ödettirilmesine, Üyeler …… ve ……’nın sorumluluğa ilişkin karşı oyları ile ve oy çokluğuyla karar verildi.
Azınlık Görüşü:
Üye ……’nın karşı oy gerekçesi;
“Gerçekleştirme görevlilerinin harcama sürecindeki görev ve sorumlulukları 5018 sayılı Kanunun 33’üncü maddesinde düzenlenmiştir. Anılan Kanunun “Giderin Gerçekleştirilmesi” başlıklı 33 ncü maddesinde;
“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır. Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.” denilmektedir.
Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar'ın 12’nci maddesinde de, süreç kontrolünün nasıl yapılacağı belirtilerek, mali işlemlerin yürütülmesinde görev alanların yapacakları işlemden önceki işleri de kontrol edecekleri, ödeme emrini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlilerinin de ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön mali kontrol işlemini yapacakları belirtilmektedir. Dolayısıyla her bir harcamanın gerçekleştirme görevlisi tarafından süreç kontrolü çerçevesinde mevzuat hükümlerine uygun olup olmadığının ön mali kontrole tabi tutularak kontrol edilmesi gerekmektedir.
Sayıştay Genel Kurulunun 14.06.2007/5189-1 sayılı Kararının “Sorumlular” başlıklı 3 üncü bölümünde, gerçekleştirme görevlilerinin sorumlulukları açıklanmış olup; ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilmiş gerçekleştirme görevlilerinin düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan harcama yetkilisi ile birlikte sorumlu tutulması gerektiği belirtilmiştir.
5018 sayılı Kanun ve yukarıda belirtilen Sayıştay Genel Kurul Kararı uyarınca, gerçekleştirme görevlileri, giderin gerçekleştirilmesi süreçlerinde, mevzuata uygunluk açısından kontrolleri sağlamakla yükümlüdürler. Yapılacak harcama, nitelik itibariyle hukuka aykırı nitelik taşıyorsa, söz konusu işlemleri yapmaktan kaçınmak durumundadırlar. Dolayısıyla, Belediye ile Sendika arasında imzalanan ve hukuka aykırı nitelik taşıyan sözleşme hükümlerini yerine getiren harcamalar ile ilgili gerçekleştirme görevlilerinin de üst yönetici ve harcama yetkilisiyle birlikte sorumluluğu bulunmaktadır.”
Üye ……’nın karşı oy gerekçesi;
“4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun “Mahalli idarelerde sözleşme imzalanması” başlıklı 32’nci maddesinde, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 15’inci maddesi hükümleri çerçevesinde, belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince sosyal denge tazminatının ödenmesine karar verilmesi halinde, toplu sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın temsilcisi ile belediye başkanı arasında sözleşme yapılabileceği belirtilmiş, bu çerçevede 04.01.2018 tarihinde …… Belediyesini temsilen Belediye Başkanı ile Sendika temsilcileri tarafından 01.01.2018-31.12.2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Toplu İş Sözleşmesi imzalanarak ilgili personelin mali hakları düzenlenmiş ve ödemelerde bulunulmuştur.
4688 sayılı Kanunun 32 nci maddesi, belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince sosyal denge tazminatının ödenmesine karar verilmesi halinde söz konusu sosyal denge tazminatının ödenmesini ön gören sözleşmenin imzalanması için Belediye Başkanına yetki vermektedir. Şu halde sosyal denge tazminatının ödenebilmesi için;
a)Belediye Başkanının bu yönde bir teklifinin olması,
b)Belediye meclisince sosyal denge tazminatının ödenmesine karar verilmesi,
c)Belediye Başkanı tarafından, çerçevesi yine yasalarla çizilmiş olan sosyal denge tazminatının ödenmesi için gerekli sözleşmenin imzalanmış olması,
gerekmektedir.
Bu durumda, 4688 sayılı Kanunun 32 nci maddesi, Belediye Başkanını bahsi geçen sözleşmenin yapılabilmesi konusunda yetkilendirmekte ancak sözleşme Belediye Başkanı tarafından imzalanmak suretiyle hukuken geçerlilik kazanmaktadır. Diğer bir ifade ile sosyal denge tazminatının ödenmesi konusunda taraflara hak ve borçlar yükleyen hukuki işlem Belediye Başkanı ile yetkili sendika temsilcisi tarafından imzalanan sözleşme olmaktadır. Sözleşme kapsamında bulunan personele ödenecek sosyal denge tazminatının talep temelini işte bu sözleme oluşturmaktadır. Sözleşmenin içeriğinin yasal çerçeve içerisinde kalıp kalmadığının gözetilmesi de bu bağlamda sözleşmeyi belediye adına imzalayan belediye başkanının yetki ve sorumluluğunda bulunmaktadır.
5018 sayılı Kanunun 71’inci maddesine göre kamu zararı, kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda meydana gelmektedir. Uyuşmazlık konusu olayda, ilgililere yapılan sosyal denge tazminatı ödemesinde, bu tazminat için yasalarla belirlenen tavan tutarın aşılması nedeniyle bir kamu zararına sebebiyet verilmiş olması söz konusudur. Ancak bu eylem Belediye başkanı tarafından imzalanan sözleşme ile gerçekleştirilmiştir. Dolayısıyla sözleşmenin Belediye Başkanı tarafından imzalanarak sözleşmeye hukuken geçerlilik kazandırılması, bu sözleşmeye dayanılarak yapılan ödemelere ait belgeleri imzalayan Harcama Yetkilileri ve Gerçekleştirme Görevlilerinin eylemleri ile kamu zararının oluşması sonucu arasındaki illiyet bağını kesmektedir. Zira bahsi geçen sorumluların ödemeye dayanak teşkil eden sözleşmenin hukuken geçerlilik kazanmasında bir dahli mevcut değildir.
Açıklanan nedenlerle, söz konusu kamu zararından sözleşmeyi imzalayan Belediye Başkanının tek başına sorumlu tutulması gerekmekte olup Harcama Yetkilisinin 5018 ve 6085 sayılı Kanunlarla belirlenen sorumluluğu bulunmamaktadır.”
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:35