Sayıştay 7. Dairesi 52764 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Çeşitli Konular

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

52764

Karar Tarihi

24 Mayıs 2023

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2020

  • Daire: 7

  • Dosya No: 52764

  • Tutanak No: 55264

  • Tutanak Tarihi: 24.05.2023

  • Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar

KARAR

Konu: Avukatlık Vekalet Ücreti

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

  1. 97 sayılı İlamın 3’üncü maddesi ile; … Belediyesinde görev yapan avukatlara Mayıs ayında yılın ilk altı aylık dönemi (01.01.2020. 30.06.2020) için geçerli olan katsayı üzerinden (0,146001) peşin olarak avukatlık vekalet ücreti dağıtımı yapıldığı halde yılın ikinci altı aylık dönemi (01.07.2010. 31.12.2020) için geçerli olan Temmuz ayı katsayısı (0,154461) dikkate alınarak tekrardan bir fark ödemesi yapılması sonucu oluşan … TL kamu zararının tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.

Esas yönünden inceleme:

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Avukatlık ücretinin dağıtımı” başlıklı 82’nci maddesinde; “Belediye lehine sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil olunan vekâlet ücretlerinin; avukatlara (49 uncu maddeye göre çalıştırılanlar dâhil) ve hukuk servisinde fiilen görev yapan memurlara dağıtımı hakkında 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun hükümleri kıyas yolu ile uygulanır.”

26.09.2011 tarih ve 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin “Yürürlükten kaldırılan ve uygulanmayacak hükümler ile atıflar” başlıklı 18’inci maddesinin ilk fıkrasında; “2/2/1929 tarihli ve 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmıştır. Diğer mevzuatta 1389 sayılı Kanuna yapılan atıflar bu Kanun Hükmünde Kararnameye yapılmış sayılır.” denilmektedir.

659 sayılı KHK’nın “Davalardaki temsilin niteliği ve vekalet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı” başlıklı 14’üncü maddesinde;

“(1) Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edilir.

(2) İdareler lehine karara bağlanan ve tahsil olunan vekalet ücretleri, hukuk biriminin bağlı olduğu idarenin merkez teşkilatında bir emanet hesabında toplanarak idare hukuk biriminde fiilen görev yapan personele aşağıdaki usul ve sınırlar dahilinde ödenir.

a) Vekalet ücretinin; dava ve icra dosyasını takip eden hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü veya avukata %55’i, dağıtımın yapıldığı yıl içerisinde altı aydan fazla süreyle hukuk biriminde fiilen görev yapmış olmak şartıyla, hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara %40’ı (…) eşit olarak ödenir.

b) Ödenecek vekalet ücretinin yıllık tutarı; hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü, avukatlar için (10.000) gösterge (…) rakamının, memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının oniki katını geçemez.

c) Yapılacak dağıtım sonunda arta kalan tutar, hukuk biriminde görev yapan ve (b) bendindeki tutarları dolduramayan hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara ödenir. Bu dağıtım sonunda arta kalan tutar üçüncü bütçe yılı sonunda ilgili idarenin bütçesine gelir kaydedilir.

(3) Hizmet satın alınan avukatlara yapılacak ödemeler bu madde kapsamı dışındadır.” hükmü yer almaktadır.

659 sayılı KHK’nin 16’ncı maddesindeki yetkiye dayanılarak çıkarılan ve 08.07.2012 tarihli ve 28347 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Vekâlet Ücretlerinin Dağıtımına Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’te de benzer düzenlemeler yer almaktadır.

01.01.2020-31.12.2021 dönemini kapsayan 28.08.2019 tarihli ve 2019/1 karar numaralı Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararının İkinci Kısmının “Avukatlık Vekalet Ücreti” başlıklı 20’nci maddesinde; “659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14’üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde öngörülen “10.000” gösterge rakamı, “20.000” olarak uygulanır.” denilmektedir.

Olayda;

27.05.2020 tarih ve … no.lu Ödeme Emri Belgesi ile, Hukuk İşleri Müdürlüğünde avukat (memur) kadrosunda görev yapan 4 avukata, KHK ve Yönetmeliğin ilgili hükümlerine uygun olarak yılık üst sınır üzerinden avukatlık vekalet ücreti dağıtımı yapılmıştır.

24.07.2020 tarih ve … no.lu Ödeme Emri Belgesi ile, Hukuk İşleri Müdürlüğünde görev aynı 4 avukata memur maaş katsayısında yılın ikinci yarısında yapılan artış karşılığı tutarda avukatlık vekalet ücreti farkı hesaplanarak ödeme yapılmıştır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “katsayı” başlıklı 154’üncü maddesine göre, gösterge rakamlarının aylık tutarlarına çevrilmesinde uygulanacak katsayılar üçer veya altışar aylık dönemler itibariyle uygulanmak üzere Genel Bütçe Kanunu ile tespit olunur. Ancak mali yılın ikinci yarısında memleketin ekonomik gelişmesi, genel geçim şartları ve Devletin mali imkânları göz önünde bulundurulmak suretiyle Cumhurbaşkanı bu katsayıları ikinci yarının tamamı veya üçer aylık dönemleri itibariyle uygulanmak üzere değiştirmeye yetkilidir.

659 sayılı KHK ve Yönetmeliğin ilgili hükümlerine göre, avukatlık vekalet ücretinin yıllık üst tutarı, 20.000 gösterge sayısının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarın on iki katını geçemez. Burada kullanılan “memur aylıklarına uygulanan katsayı” nın yılın ilk veya ikinci yarısında geçerli katsayıdan hangisi olduğu açıkça belirtilmemiştir. Uygulamada da avukatlık vekâlet ücreti, “20.000 gösterge rakamı x memur aylıklarına uygulanan katsayı x 12 ay” üst sınırı yıllık olarak korunacak şekilde yılda bir defa veya yıl içinde birden fazla defa dağıtımı yapılabilir. Ancak avukatlık vekâlet ücreti tutarının hesaplanmasında, ödemenin yapıldığı tarihte yürürlükte olan memur maaş katsayısının esas alınması gerekmektedir.

Yılın ilk yarısında ve bu dönemde geçerli olan katsayı esas alınarak yıllık üst sınır üzerinden ödenen avukatlık vekâlet ücreti ile ilgili olarak, yılın ikinci yarısında memur maaş katsayısındaki artışa tekabül eden tutarda fark ödemesi yapılması, 659 sayılı KHK’nın yukarıda belirtilen hükümlerine aykırılık teşkil etmektedir.

Ayrıca bu uygulama, memur maaş katsayısındaki artışın amacıyla da bağdaşmamaktadır. Memur maaş katsayısında yılın ikinci yarısında artış yapılması, memleketin ekonomik gelişmesi, genel geçim şartları ve Devletin mali imkânları göz önünde bulundurulmak suretiyle yılın ikinci yarısında yapılacak ödemelerin satın alma gücünün korunması amacına dönüktür. Oysaki somut olayda, avukatlık vekâlet ücretinin tamamı yılın ilk yarısında ve yıllık üst sınır üzerinden ödenmiştir.

Temyiz dilekçelerinde; konunun esası ile ilgili itirazların yanı sıra kamu zararı hesabının brüt üzerinden yapılmasının da hakkaniyete, hukuka uygun olmadığı, zira kişilere brüt tutarların değil, vergi kesintileri sonrası kalan net tutarların ödendiği, vergi kesintilerinin kamu zararı olarak değerlendirilemeyeceği söylenmiş ise de;

12.02.1981 tarihli ve 4107/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararı uyarınca, mevzuata aykırı ödemelerden, genel bütçeli dairelerle ilgili bulunanların vergi kesintileri düşüldükten sonra kalan tutarlar üzerinden, katma bütçeli dairelerle diğer kuruluşlara ilişkin olanların ise bütçelere gider olarak kaydedilen kesintisiz tutarlar üzerinden hesaplanması gerekmektedir. Personele net olarak ödenen avukatlık vekâlet ücretine ait vergi kesintilerinin ilgili kuruma gönderilmesi nedeniyle Belediye bütçesinde brüt tutar üzerinden bir eksiliş oluşmakta ve kamu zararı da brüt olarak hesaplanmaktadır. Dolayısıyla yapılan hesaplamada hukuki bir beis bulunmamaktadır.

Sorumluluk yönünden inceleme:

İlam hükmünde ödemeyi gerçekleştiren harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi sorumlu tutulmuştur.

Gerçekleştirme Görevlisi; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 11. maddesine göre; amirleri tarafından verilen görevleri yerine getirdiğini, kamu zararı söz konusu olsa bile sorumluluğunun bulunmadığını belirtmiştir.

5018 sayılı Kanunun “Giderlerin Gerçekleştirilmesi” başlıklı 33’üncü maddesinde;

“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.

Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.” hükmüne yer verilmiştir.

Yine, aynı Kanunun 55 ve devamı maddelerinde kamu idarelerinin iç kontrol sistemlerini oluşturmaları öngörülmüş ve bu çerçevede harcama birimlerinin yapılan mali işlemler üzerinde gerçekleştirecekleri kontroller açıklanmış olup, harcama birimlerinin asgari yapmaları gereken kontroller, malî hizmetler birimi tarafından ön malî kontrole tâbi tutulacak malî karar ve işlemlerin usul ve esasları ile ön malî kontrole ilişkin standart ve yöntemler Maliye Bakanlığınca belirleneceği hükme bağlanmıştır.

Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esasların 10’uncu maddesinde ön mali kontrol işleminin harcama birimleri tarafından da yerine getirileceği belirtilerek, gelir, gider, varlık ve yükümlülüklere ilişkin mali karar ve işlemlerin harcama birimi tarafından mali mevzuat hükümlerine uygunluk yönüyle kontrol edileceği, aynı Usul ve Esasların 12’nci maddesinde de süreç kontrolünün nasıl yapılacağı belirtilerek, mali işlemlerin yürütülmesinde görev alanların yapacakları işlemden önceki işleri de kontrol edecekleri, ödeme emrini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlilerinin de ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön mali kontrol işlemini yapacakları belirtilmektedir.

Sayıştay Genel Kurulunun 14.06.2007/5189-1 sayılı Kararının “sorumlular” başlıklı 3’üncü bölümünde ise, harcama yetkililerinin ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumlulukları açıklanmış olup; ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilmiş gerçekleştirme görevlilerinin düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan harcama yetkilisi ile birlikte sorumlu tutulması gerektiği ifade edilmiştir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden; harcama yetkilileri ile birlikte harcamanın gerçekleşmesinde görev alanların, süreç kontrolü çerçevesinde yaptıkları işlemden önceki işlemleri de mevzuat hükümlerine uygun olup olmadığı yönüyle ön mali kontrole tabi tutarak kontrol etmekten sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.

Dolayısıyla, 5018 sayılı Kanun ve yukarıda belirtilen Sayıştay Genel Kurul Kararı uyarınca, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri, giderin gerçekleştirilmesi ve harcamanın yapılması süreçlerinde, mevzuata uygunluk açısından kontrolleri sağlamakla yükümlüdürler. Yapılacak harcama, nitelik itibariyle hukuka aykırı nitelik taşıyorsa, söz konusu işlemleri yapmaktan kaçınmak durumundadırlar. Bu minvalde, mevzuata aykırı olarak avukatlık vekalet ücreti farkı ödemesinde harcama yetkilisi ile birlikte gerçekleştirme görevlisinin de sorumluluğu bulunmaktadır.

Bu itibarla; Belediyede avukatlık vekalet ücreti olarak yıllık ücretin tamamı ödendikten sonra memur maaş katsayısındaki artış gerekçe gösterilerek ilave bir ödeme yapılması 659 sayılı KHK’nın 14’üncü maddesi ile 657 sayılı Kanun’un 154’üncü maddesi düzenlemelerine uygun düşmeyeceğinden, yapılan hatalı işlemle 5018 sayılı Kanunun 71(g) maddesine göre kamu zararına sebebiyet verildiği anlaşılmış olup, bu hususta sorumluların tüm itirazları reddedilerek, 97 sayılı İlamın 3’üncü maddesi ile verilen … TL’lik tazmin hükmünün TASDİKİNE,

(Üye … ve Üye …’un karşı oy gerekçesi karşısında) oy çokluğuyla,

6085 sayılı Kanunun 57’nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren on beş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,

Karar verildiği 24.05.2023 tarih ve 55264 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

Karşı oy gerekçesi

Üye … ve Üye …:

Mevzuata göre; avukatlara yapılabilecek avukatlık vekâlet ücreti dağıtımının yıllık tutarı, 20.000 gösterge sayısının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarın on iki katını geçmeyecektir. Ayrıca, bu ödemenin ne zaman yapılacağı ile ilgili mevzuatta bir düzenleme bulunmamaktadır.

Memur aylık katsayıları yılın ilk altı aylık döneminde ve ikinci altı aylık döneminde geçerli olmak üzere yılda iki defa belirlenmektedir.

Somut uygulamada Belediye tarafından avukatlık vekâlet ücreti yılın ilk yarısında, yıllık 240.000 gösterge sayısı ile ilk altı aylık dönemde geçerli olan memur aylık katsayısının çarpımı suretiyle hesaplanıp ödenmiştir. Daha sonra 240.000 gösterge sayısı ile ikinci altı aylık dönemde geçerli memur maaş katsayısı çarpılarak avukatlık vekâlet ücreti tekrar hesaplanmış, yılın ilk yarısında ödenen tutar düşüldükten sonra kalan fark, avukatlık vekâlet ücreti adıyla ödenmiştir. Netice olarak 240.000 göstergenin tamamına karşılık gelen avukatlık vekâlet ücreti yılın ilk yarısında ödenmiş olmakla birlikte, bu ücretin hesaplanmasında yılın ikinci altı aylık döneminde geçerli olan memur maaş katsayısı uygulanmıştır.

Daire Kararında ise; 240.000 gösterge sayısının birinci dönemde geçerli olan memur maaş katsayısı ile çarpılarak bulunan rakam ile yapılan ödeme arasında ortaya çıkan fark tutarı kamu zararı olarak değerlendirilmiş, gerekçe olarak da 240.000 gösterge sayısı ile birinci dönem memur maaş katsayısı esas alınmak suretiyle avukatlık vekâlet ücretinin yılın ilk yarısında ödenmesi dolayısıyla, yılın ikinci yarısında geçerli olan maaş katsayısının uygulanamayacağı şeklinde ifade edilmiştir.

Oysa yukarıya alınan mevzuat ve ödemenin yapıldığı 2020 yılında geçerli olan memur maaş katsayılarına göre, bir avukata ödenebilecek yıllık azami vekâlet ücreti tutarı;

İlk altı aylık dönem için: 20.000 x 6 ay x yılın ilk altı ayında yürürlükte olan memur maaş katsayısı ile

İkinci altı aylık dönem için: 20.000 x 6 ay x yılın ikinci altı ayında yürürlükte olan memur maaş katsayısının

Toplamından oluşmaktadır.

Yukarıdaki hüküm ve açıklamalara göre yılın ilk yarısına tekabül eden 120.000 gösterge sayısına karşılık gelen fark ödemesi mevzuata aykırıdır ve kamu zararını teşkil eder. Yılın ikinci yarısına karşılık gelen 120.000 gösterge sayısına karşılık gelen fark ödemesi ise mevzuata uygundur.

Bu itibarla, yukarıda belirtilen gerekçeyle, 97 sayılı İlamın 3’üncü maddesi ile verilen tazmin hükmünün Bozularak, yeniden hüküm kurulmasını teminen Dosyanın Dairesine Gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:17

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim